KUR’ÂN-I KERÎM’DE MİTOLOJİ (EFSÂNE) VAR MI?
30 Mart 2026, Pazartesi 11:27
Müsteşriklerin (Oryantalist yâni Müslüman olmayan Doğu Bilimciler) çoğu ve bizim âkıl(!) din bilimcileri (teologlar) bu oryantalistlerin fikirlerini benimseyerek Kitâbımızdaki “kıssa”ların mitolojik unsurlar olduğunu veyâ en azından onlardan etkilendiğini savunmuşlardır. Hâlbuki “kıssa”lar Rabb’imizin vahiyleri yâni kelâm-ı ilâhîdir; nasıl olur da bir uydurma efsaneden etkilenebilir ki?
Tabîî ki “Tevhîd akîdesine ters düşen bir şeyin kabûlü îmânî bir mes’ele olduğu için bu mümkün değildir. Mitolojide geçen Tanrı Zeus ve karısı Hera’nın oğulları ve bunların akrabâları geniş bir bölümdür ve hattâ mitoloji bunlar üzerine kurulmuştur. Tanrı babalar ve çocukları… İşte burada inkâr başlıyor:
Yahûdîler ve Hristiyanlar “Biz Allah’ın oğulları ve sevgilileriyiz” dediler. (Mâide 18)
“Yahûdîler Üzeyr Allah’ın oğludur” dediler. Hristiyanlar da Mesîh (Hazreti Îsâ) Allah’ın oğludur” dediler. Bunlardan daha önceki inkârcıların benzer biçimde ağızlarından çıkan sözlerdir. Allah onları kahretsin. (Gerçeklerden) nasıl da yüz çeviriyorlar.” (Tevbe 30)
“De ki Allah birdir, tektir, Allah sameddir (Her şey ona muhtaçtır.) Ne doğurdu ne de doğuruldu. Hiçbir şey ona denk ve benzer değildir.” (İhlâs 1-4)
KISSALARA EFSÂNE DEMELERİ!..
“İçlerinden Kur’ân okunurken seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler gereriz. Kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mûcizeyi görseler de ona inanmazlar Hattâ tartışma üzerine sana geldiklerinde (“Bu Kur’ân evvelkilerin masallarından (esâtîrü’l-evvelîn) başka bir şey değildir” derler.” (En’âm 25)
“Onlara Rabb’iniz ne indirdi dediklerinde (“Öncekilerin masalları, esâtîrü’l-evvelîn) derler” (Nahl 24)
“Âyetlerimiz okunduğunda (öncekilerin masalları (esâtîrü’l-evvelîn) derler.” (Kalem 15, Mutaffifîn 3)
Yüce kitâbımızın bu kadar açık ifâdelerine rağmen kendi aklî delilleri ile buna yorum getirenlerden biri de Muhammed Ahmed Halefullah’tır. Bu Mısırlı yazarın eserinin adı “El Fennü’l-Kasasi Fi’l-Kur’âni’l- Kerîm”dir. Halefullah “Kehf” Sûresi”ndeki Eshâb-Kehf ve Hazreti Mûsâ kıssalarının mitolojiler üzerine kurulduğunu anlatmıştır. Hattâ, Kur’ân kıssalarında mitoloji olduğunu iddiâ etmiştir. Daha sonra bâzı müellifler Halefullah’ın yolundan giderek bu teoriye açık destek vermişlerdir. Maalesef İslâm câmiasında bu sapık fikirler İslâm temelli tez hâline gelmiştir. Bu teze katılanlar arsında öncekilerden Muhammed Abduh, günümüz ilâhiyatçılarından başka reformist isimler de bulunmaktadır. (Kısmen faydalanılan kaynak, M. Ahmed Halefullah, Kur’ân’ın Anlatım Sanatı, Ankara Okulu Yayınları, 238.)
Görülüyor ki ortada Müslümanların îmânını talan etmek isteyen İslâmî yazar karakteriyle bir sürü insan dolaşmaktadır. Dînimizi ve îmânımızı kaybetmemenin tek yolu, asırlardır bizi aydınlatan Ehl-i sünnet din âlimleri ve onların yolunu tâkip eden hakîkî din büyüklerimizin kitaplarıdır. Yol budur, başkası bid’at yâni dalâlettir…
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.