• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

ÇANAKKALE TABYALARI VE KALELERİ

23 Haziran 2026, Salı 00:01
ÇANAKKALE TABYALARI VE KALELERİ

Tabya, bir bölgeyi savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen yapı demektir. Osmanlı Devleti, İstanbul’un güvenliği için Çanakkale Boğazı’nın savunulmasına büyük önem vermiştir. Bu sebeple Çanakkale Boğazı’nın tahkimatı Fatih Sultan Mehmet’ten başlayarak, özellikle yaklaşan dünya savaşını ön gören II. Abdülhamid döneminde, Boğaz’ın karşılıklı kıyılarında birçok savunma yapısı yapılmıştır. Bu süreçle birlikte tabya mimarisi ilerlemiş, II. Abdülhamit döneminde kaleler müstahkem mevki tabya hâline çevrilmiş ve birçok tabya daha inşa ettirilmiştir. Yine tabyaların askerî topçu personeli için de Kilitbahir Değirmen Burnu’nda bir topçu okulu kurulmuştur. II. Abdülhamit, Boğaz savunmasına çok önem verdiği için dönemin en gelişmiş toplarını üreten Alman Krupp firmasından 1885’te top siparişi vermiştir. Bu açıdan bakılınca 22 şehid ve 74 gazi yaralı verilerek kazanılan 18 Mart Çanakkale Zaferi’nin mimarının Sultan II. Abdülhamid Han’ın olduğunu söylemek pekala mümkündür.

 

Kilitbahir Kalesi

Fatih Sultan Mehmet, İstanbul Boğazı’na Rumeli Hisarı’nı yaptırarak Karadeniz ile Marmara Denizi arasındaki deniz seyrü seferlerini kontrol altına aldığı gibi Çanakkale Boğazı’nın en dar yerine de karşılıklı iki kale yaptırmıştır. Anadolu yakasında Kal’a-i Sultaniye (Çimenlik Kalesi), Avrupa yakasında ise Kilitbahir Kalesi bulunmaktadır. Boğaz’a giriş-çıkış yapan bütün gemiler bu hatta geldiklerinde durdurulmuş ve kontrol edilmişlerdir. Kale top atışlarının etkili ve isabetli olabilmesi için Boğaz’ın en dar bölgesine konumlandırılmıştır. 1462-63 yıllarında yapılan kale, 1541 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından restore edilmiş, bu restorasyon esnasında güney kısmı çevreleyen bir sur duvarıyla dış uçta bir kule (Sarıkule) inşa edilmiştir. Kale, 1870 yılında Sultan Abdülaziz tarafından ikinci kez restore edilmiştir. Kuzey bölümünün orijinal dış deniz duvarı günümüzde yoktur. Bu bölümün kuzey parçası 1893-1894 yıllarında II. Abdülhamid tarafından yeniden inşa ettirilmiştir. Kale içinde inşa edilmiş olan cami ve mektep günümüze ulaşmamıştır.

Çimenlik Kalesi

Çimenlik Kalesi (Kale-i Sultaniye), Çanakkale Boğazı'nın en dar olduğu yerde Anadolu kıyısında Sarıçay ağzındaki düzlük üzerine inşa edilmiştir. Kale, 1461-1462 yılları arasında Fatih Sultan Mehmet tarafından boğazın güvenliğini sağlamak amacıyla yapılmıştır.

Seddülbahir Kalesi

Seddülbahir Kalesi Çanakkale Boğazı’nın girişini savunmak amacıyla Anadolu yakasındaki Kumkale ile birlikte 1659 yılında inşa ettirilmiştir. Seddülbahir’in inşası, Venediklilerle Girit Adası üzerinde süregelen uzun savaşın yeniden başlaması ile birlikte, Kilitbahir ve Kale-i Sultaniye’nin Boğaz savunması için yetersiz kaldığı düşünüldüğü için başlatılmıştır. Bu sebeple, karşı kıyıdaki Kumkale ile birlikte Seddülbahir Kalesi, Venediklilerin Boğaz saldırılarının karşılandığı ilk savunma hattını oluşturmak amacı ile inşa ettirilmiştir. Kale, IV. Mehmet’in annesi, Hatice Turhan Sultan tarafından yaptırılmıştır. Turhan Sultan’ın vakfiyesinde Seddülbahir Kalesi’nin kuruluş aşaması ile ilgili bilgilere ulaşmak mümkündür. Çanakkale savaşları, 3 Kasım 1914'te İngiliz kuvvetlerinin boğazın girişinde yer alan Seddülbahir Kalesi’ni topa tutmasıyla başladı.

Kumkale Kalesi

Çanakkale Boğazı’nın girişinde, Ege denizine bakan yerde Seddülbahir Kalesi’nin tam karşına inşa edilmiştir. Kalenin mevcut halde güney tarafındaki beş kulesi ayaktadır, kuzeye doğru deniz tarafındaki kuleler top ateşi sonucu tahrip olup tamamen yıkılmıştır. Birinci dünya savaşı sırasında tahrip olan kuzey tarafındaki kulelerin yerine savunma amaçlı kullanılan bonetler inşa edilmiştir. On üç tane bonet halen kullanılmaktadır. Kale ana yapısına ek olarak bir cami, bir çifte hamam ve güney kale beden duvarına yapışık bir yeni hamam inşa edilmiştir.

Çamburnu Kalesi

Eceabat’ın Kilitbahir yönündeki çıkışına doğru, Çamburnu mevkiinde yer alan Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihî Alan Başkanlığının bahçesi içerisinde bulunan kale; Boğaz’daki mevcut savunma tahkimatını güçlendirmek için Sultan III. Selim ve Sultan II. Mahmut dönemlerinde yaptırılmıştır. Kale, Çanakkale Muharebeleri sırasında, 12. Tümen Seyyar Hastanesi ve Güney cephesi sıhhiye malzemeleri deposu olarak kullanılmıştır. 12. Tümen Seyyar Hastanesi’nde tedavi gördüğü sırada hayatını kaybederek şehit düşen askerlerimizin, Kale yakınındaki mevzilere gömülmüş olduğu düşünülmektedir. Ayrıca Çamburnu Kalesi’nin muharebelerden önce 25 Şubat 1915-10 Nisan 1915 tarihleri arasında 57. Alay Karargâhı olarak kullanıldığı da bilinmektedir.

Namazgâh Tabyası

Kilitbahir Kalesi’ni geçtikten sonra yolun deniz tarafında bulunan 26 adet bonetten oluşan Namazgâh Tabyası, Çanakkale Boğazı’nın en dar noktasına yaptırılan ilk ve en büyük tabyadır. Sonrasında eklenen yapılarla beraber, Merkez Tabya niteliği kazanmıştır. Burası Çanakkale Muharebeleri’nde, bölgedeki tabyalarda görev yapan bataryaların bağlı olduğu 4. Ağır Topçu Alayı’nın karargâh merkeziydi. Bu nedenle daima müttefik donanmasının başlıca hedeflerinden biri olmuştur.

Değirmenburnu Tabyası

Tabya; Eceabat-Kilitbahir yolu üzerinde sağ tarafta, Değirmen Burnu mevkisinde yer almaktadır. Tabya içerisinde, kitabesinde II. Abdülhamit’in tuğrası bulunan bir kışla binası yer almaktadır. kıyıya paralel olarak inşa edilmiş olan tabyada; 8 bonet ve aralarında 7 top yeri, ayrıca da cephanelik bulunmaktadır.

Ertuğrul Tabyası

Seddülbahir köyünün batısında bulunan ve Çanakkale Boğazı’nın girişini koruyan tabyalardan Tümeni olan Ertuğrul Tabyası, Gözcü Baba Tepesi üzerinde denize dönük olarak inşa edilmiştir. II. Abdülhamit döneminde Asaf Paşa’nın çalışmaları sonucu yaptırılmıştır.

Rumeli Hamidiye Tabyası

Rumeli Hamidiye Tabyası’; Kilitbahir köyünün güneyinde, Gonca Tepe’nin eteklerinde yer almaktadır. Bonetin üzerinde yer alan kitabesinde Sultan II. Abdülhamit döneminde Boğaz savunmasını güçlendirmek için yaptırıldığı yazmaktadır.

Rumeli Mecidiye Tabyası ve Şehitliği

Rumeli Hamidiye Tabyası’nı geçtikten 300 m sonra, yolun sağ tarafındaki yokuşlu yoldan ilerlediğimizde Seyit Onbaşı’nın adı ile özdeşleşen tabyaya ulaşılmaktadır. 8 bonet ve 6 top yerinden oluşan tabyanın II. Abdülhamit döneminde yapıldığı bilinmektedir. Tabyanın gerisinde karargâh vb. yapılara ait olduğu düşünülen temel izleri görülebilmektedir. Boğaz Muharebesi esnasında İtilaf donanması tarafından açılan ateş sonucu bataryada görevli 16 er şehit olmuştur. Topların olduğu platformlar ve aksanlar isabet almıştır. Bu askerlerin toplu olarak gömüldüğü alan, 1919 yılında Mecidiye Şehitliği olarak düzenlenmiştir.

Bigalı Kalesi

Bigalı Kalesi, İstanbul yolu üzerinde Tarihi Yarımada’nın Boğaz’a bakan tarafında Bigalı köyüne 5 km uzaklıkta yer alır. Kalenin yapımına Osmanlı sultanlarından III. Selim döneminde başlanmış, kale II. Mahmud döneminde hizmete girmiştir. Bigalı Kalesi, Boğaz’ın karşı yakasında bulunan Nara Kalesi ile aynı dönemde yapılmıştır. Bigalı Kalesi, dikdörtgen formda 70x130 metre ebatlarındadır. İçerisinde kışla binası, cami, cephanelik ve çeşme bulunur. Kale, Çanakkale Muharebeleri esnasında 1915’te, cephe gerisi faaliyetleri arasında önemli bir yer tutan muharebe araçlarının tamir ve bakımı için 3’üncü Kolordu Esliha Tamirhanesi olarak hizmet vermiştir.

Anadolu Hamidiye Tabyası

Boğaz’ın güvenliğinin sağlanması amacıyla 1890’ların başında Sultan II. Abdülhamid tarafından yaptırılan tabya, sahip olduğu topların niteliklerinden dolayı Çanakkale Boğazı’nın en güçlü savunma yapılarından biri olarak kabul edilir. 18 Mart 1915’te itilaf donanmasının başlıca hedeflerinden biri olan Anadolu Hamidiye Tabyası, Çanakkale Muharebeleri sırasında topçu birliklerinin karagahı olarak kullanılmıştır.

Çamburnu(Kakavan) Tabyası

Çamburnu Kakavan Tabyası, Eceabat ilçesinde 133 metre rakımlı Kakavan Tepesi üzerinde yer almakta olup 1888-1889 yılları arasında(Abdülhamid devri) inşa edilmiştir.

Kaynak: Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı,

        İngiliz ve Fransızların, Çanakkale savaşlarında şeref ve haysiyetlerini ayaklar altına alarak firar etmesi üzerine Sultan V. Mehmed Reşad’ın bir şükür nişanesi olmak üzere yazdığı gazel.

 

               Gazel-i Hümayun

Savlet etmişdi Çanakkal‘aya bahr ü berden
Ehl-i İslâmın iki hasm-ı kavîsi birden

Lâkin imdâd-ı ilâhî yetişip ordumuza
Oldu her bir neferi kal‘a-i pûlâd-beden

Asker evlâdlarımın pîşgeh-i azminde
Aczini eyledi idrâk nihâyet düşmen

Kadr ü haysiyyeti pâmâl olarak etdi firâr
Kalb-i İslâma nüfûz etmeğe gelmiş-iken

Kapanıp secde-i şükrâna Reşâd eyle duâ
Mülk-i İslâmı Hudâ eyleye dâim me’men

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.