© Medya Mit

Türkiye'yi karıştırmaya kimse kalkışmamalı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. CHP'deki mutlak butlan tartışmalarına ilişkin konuşan Bahçeli, "Mesele hukuk zemininden demokrasi platformundan, siyasi rekabetten uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir. Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay, konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir." dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulundu. CHP'deki mutlak butlan tartışmalarına ilişkin konuşan Bahçeli, "Mesele hukuk zemininden demokrasi platformundan, siyasi rekabetten uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir. Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay, konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir." dedi. 

Bahçeli'nin açıklamasından satır başları şöyle:

Hangi zaman diliminde ülkemiz siyasi tansiyonu yüksek bir süreçten geçmektedir. Manevi iklimiyle, barış, huzur ve kardeşlik zemini olan bayram CHP açısından kucaklaşmak yerine kutuplaşmanın derinleştiği bir zamana dönüşmüştür. Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyeden siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir.

Türkiye'nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedefleri, güvenlik politikaları yanında siyasi istikrara ve toplumsal uzlaşmaya da bağlıdır. Ülkemizi yakından etkileyen bölgesel gelişmelerin ve terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiği bir dönemde beklentimiz hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak provokasyonları artıracak, tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Politik amaçlar uğruna milli hafıza mekanları ve milli kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir. Mesele hukuk zemininden demokrasi platformundan, siyasi rekabetten uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir. Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merci olan Yargıtay, konunun hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. 

En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahsetmiştim. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya, hatta meşrulaştırılmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır. Unutulmamalıdır ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır. 

Küresel sistemin öngörülemez gidişatının coğrafyamızdaki izdüşümüyse istikrarsızlık, düşmanlık ve çatışma tohumlarının atıldığı, siyonist yayılmacılığının yeni müesses nizam hevesleridir. 

Toplumsal barışı ve demokratik sistemin varlığını tehdit eden, devlet kurumlarına olan güveni sarsan ve toplumsal tahribata neden olan ahlaki kirlilik ve  yolsuzluklarla kararlı ve etkin mücadele suretiyle temiz siyaset, temiz yönetim ve temiz toplumun tesisini ve kalıcılığını hedefliyoruz. Dürüstlüğü teşvik eden ahlaki kuralların oluşturulmasına, eğitimin her kademesindeki insanımıza bu erdemlerine kazandırılmasına önem veriyoruz. Devlet malına sahip çıkmanın, kamu malını öncelemenin bir hayat tarzı olarak benimsenmesini esas alıyoruz. Sağlıklı bir demokrasinin ancak dürüstlük, tutarlılık, hoşgörü ve samimiyet gibi ahlaki değerlerle bezenmiş bir siyasi kültür zemini üzerinde yükseltebileceğine inanıyor, ilkeli, seviyeli ve temiz siyaseti demokrasinin teminatı olarak kabul ediyoruz. 

Son dönemde bazı belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmalar neticesinde ortaya çıkan vahim iddialar, toplumu bir arada tutması gereken ahlaki değerlerin ne denli tahrip olduğunu gözler önüne sermiştir. Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilen ve görevleri belediye ve belde halkına  hizmet etmek olan bazı belediye başkanlarının kamu kaynaklarını istismar, yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşma halleriyle iki cihanda da kurtuluşu olmayan bir düşkünlük halidir. Bunlar hangi siyasi partiye ait olursa olsun hem topluma hem de içinde bulunduğu camiaya zarar vermektedir. Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyaseti kirletmelerine müsaade edilmemeli, siyasetten temizlenmelidir. MHP, temiz siyaset, temiz toplum ilkesi doğrultusunda bu konuda her zaman üzerine düşeni yapmış, partimizi töhmet altında bırakanların kim olursa olsun üzerine giderek gerekli arınmayı tavizsiz sağlamıştır. 

Sorumluluk mevkilerindekilerin yozlaşmanın ve çürümenin baş aktörü olması içine düşülen bataklığı göstermektedir. Bu noktada CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı, toplumun hassasiyetlerini gözeterek arınmalı ve durulmalıdır. 

Siyaset mutlaka daha şeffaf, daha tutarlı bir zemine taşınmalıdır. Siyasetin finansmasından siyasi etik ilkelerine kadar siyasi partiler rejimi gözden geçirilmeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin ruhuna uygun düzenlemeler yapılmalıdır.

Türkiye bir hukuk devletidir. Bölgemiz ateş çemberi içerisindeyken, Türkiye başta milli güvenliği tahkim etmek üzere bölgenin yeniden istikrara kavuşması için uğraş verirken CHP'nin bir gündem yansılaması içinde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır. 

 

İlginizi Çekebilir

TÜM HABERLER