• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

MAKAMLARIN EN ÜSTÜNÜ: KULLUK MAKAMI

09 Ekim 2026, Cuma 11:13
MAKAMLARIN EN ÜSTÜNÜ: KULLUK MAKAMI

Allahü Teâlâ ezelî ve ebedîdir. Yani başlangıcı ve sonu olmayan tek varlıktır.

Hiçbir şey yok iken O, hep var idi.

Tanınmak istedi, kullarını yarattı.

Olmasını dilediği şeye “Kün” yani “Ol” buyurduğu ve onun hemen oluverdiği Kur’ân-ı kerîmde bildirilmektedir. (Yâsîn 82, Nahl 40)   

Yine Kur’ân-ı Kerîmde:

“Yeryüzü ve gökyüzünde ne varsa hepsini sizin için yarattım…” (Câsiye 13) ve

"Ben cinleri ve insanları yalnız beni tanıyıp kulluk etsinler diye yarattım." (Zâriyat 56) buyurarak,

Bu kâinâtı insan için; insanı da kendine kulluk etmesi için yarattığını haber vermektedir.

İnsan, bu dünyaya sadece yiyip - içmek ve eğlenmek için gelmemiştir.

Onun bu dünyadaki var oluş sebebi, Yaratıcısı’na kul olmaktır.

Kulluk; acziyetini bilmek, O’nun sonsuz kudretine teslim olmak ve hayatını O’nun rızası doğrultusunda şekillendirmektir.

Kulluk şuuruna eren insan, dünyevî kaygılardan, gelecek endişesinden ve yalnızlık hissinden kurtularak hakiki huzura kavuşur.

Kulluk, sadece belirli vakitlerde yerine getirilen ibadetlerden ibaret değildir.

Bilakis nefes alınan her anı, atılan her adımı, ticareti ve insani ilişkileri Allah’ın rızasını gözeterek yaşama bilincidir.

Namaz, oruç, zekât ve dua gibi ibadetler kulluğun önemli parçalarıdır;

Ancak güzel ahlak, dürüstlük, adalet, merhamet ve insanlara faydalı olmak da kulluğun göstergelerindendir.

Allah’a kul olan insan, sahip olduğu nimetlerin Allah’tan geldiğini bilir ve şükreder.

Sıkıntılar karşısında sabreder, hata yaptığında tövbe eder ve Allah’ın rahmetinden ümidini kesmez.

Dünyadaki başarılarıyla kibirlenmek yerine, kendisine bahşedilen nimetleri bir emanet olarak görür.

Gerçek kulluk, en tenha yerlerde bile yaratıcısını hissederek kötülüklerden uzak durabilmektir.

Kulluğun zirve noktası ise, yalnızca O’nun huzurunda eğilerek başka hiçbir gücün önünde eğilmeyeceğini gösterdiği secde anıdır.

Modern dünya, insanı kendi arzularının kölesi yaparken;

Allahü Teâlâya kul olmak, onu, tüm sahte zincirlerden kurtarıp en şerefli makama yükseltmektedir.

Allah’a kulluk bir esaret olmayıp, tam aksine insana bahşedilmiş en büyük hürriyettir.

Çünkü O’na kul olan kişi, insanların iltifatına, makam ve servete esir olmak yerine sadece Rabbinin rızasını gözeterek hayatına anlam ve değer katar.

Zira insan, kendisi gibi aciz olan mahlûkata, paraya, makama veya nefsinin bencil arzularına boyun eğdiğinde alçalmakta;

Ancak kâinâtın hâkimi olan Allahü Teâlâya kul olduğunda, diğer tüm sahte ilahlara ve otoritelere karşı özgürleşmektedir.

Allahü tealaya kul olmak, insanı "eşref-i mahlûkât" yani yaratılmışların en şereflisi olma derecesine yükseltirken;

O’na kulluktan uzaklaşmak ise, “esfel-i sâfilîn” denilen aşağıların en aşağısına düşmesine sebep olmaktadır.

Zira insanın bu dünyada kazanabileceği en büyük rütbe, Yaratıcısı’nın "Kulum" hitabına mazhar olabilmektir.

Gerçek hükümdarlık, dünyevî makamlar değil; Allah’a kul olabilme şuurudur.

Kalp, ancak kusursuz bir teslimiyet ve Yaratıcısı’na duyduğu muhabbetle sükûnete erer.

İnsana düşen;

Acziyetini idrak etmek, nefsine yenildiğinde derhal tövbe kapısına varmak ve "Kün" emriyle başlayan bu serüveni rıza makamına eriştirmektir.

ŞİİR;

KUL OLMAK

Evvel yok idim,
“Kün” emriyle geldim.

Kendimi bilmez idim,
Nefsimle yüzleştim,
“Ben kimim?” dedim,
“Kulumsun” dedi Rabbim.

Dedim: “Kulluk nedir?”
Dedi: “Teslimiyettir.”

Dedim: “Ben çok acizim.”
Dedi: “Ben affı severim.
Eğer uyarsan nefsine,
Tövbe et, gel kendine.”

Meğer gelişim imtihanmış,
Kul olursam eğer,
Rabbim beni sever,
Kalbim huzura erermiş.

Meğer kulluk devletmiş,
Huzur, O’nu sevmekmiş.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.