Cinayete kurban gittiği şüphesiyle Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla mezarı açılan eski MİT Asya Bölge Başdanışmanı Kaşif Kozinoğlu'nun otopsi ve laboratuvar raporuna ulaşıldı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla mezarı açılan eski MİT Asya Bölge Başdanışmanı Kaşif Kozinoğlu'nun otopsi ve laboratuvar raporu ortaya çıktı. Kozinoğlu'nun 12 Kasım 2011'de cezaevindeki şüpheli ölümünün ardından resmi ilk açıklamalar ve o dönemki raporlar ölüm nedeninin kalp krizi olduğun yönündeydi.
15 yıl sonra gerçekleştirilen incelemede DNA analiziyle naaşın %99,99 ihtimalle Kozinoğlu'na ait olduğu kesinleşirken, toksikolojik taramalarda siyanür veya ilaç etken maddesine rastlanmadı. Ancak rapordaki en çarpıcı detay, mezar toprağında hiç bulunmayan fakat saçın gramında 548, tırnakta ise 7 bin 2 nanogram gibi son derece yüksek oranlarda saptanan toksik madde antimon oldu.
ANTİMON KALP KRİZİNE YOL AÇABİLİYOR
Antimon'un kimyasal yapısı ve zehirleyici etkisi arsenikle büyük benzerlik gösteren, yüksek dozda akut zehirlenmeler ile kalp krizine yol açabilen antimonun topraktan sızmadığının kanıtlanması kafalarda soru işaretleri yarattı. Dokulardaki bu zehirli unsurlar ve tüm çelişkili bulgular ışığında, ölümün arkasındaki sır perdesini aralayacak nihai kararı Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulu verecek.
DNA İLE KİMLİK DOĞRULANDI, 36 NUMUNE İNCELENDİ
Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 19 Ekim 2026 tarihli raporda, 12 Eylül 2026'da fethi kabir işlemiyle mezardan çıkarılan naaşın ileri derecede çürüme ve iskeletleşme sürecinde olduğu kaydedildi. Biyoloji İhtisas Dairesi'nin incelemesinde, kemik numunelerinden elde edilen DNA profili ile aile bireylerinden alınan örneklerin karşılaştırılması sonucu naaşın Kaşif Kozinoğlu'na ait olduğu tescillendi.
Kimya İhtisas Dairesi Toksikoloji Şubesi'nce doku, kemik, saç, tırnak, kefen ve mezar toprağı dahil 36 ayrı numune üzerinde geniş kapsamlı tarama yapıldı. Siyanür, uyuşturucu veya böcek zehirlerine rastlanmazken; kurşun, nikel, arsenik ve kadmiyum gibi ağır metaller tespit edildi. Fizik İhtisas Dairesi'nin radyasyon taraması ise temiz çıktı.
TOPRAKTA OLMAYIP VÜCUTTA ÇIKAN ZEHİRLİ UNSUR: ANTİMON
Raporda en dikkat çeken husus, incelenen 7 farklı mezar toprağı numunesinin hiçbirinde antimon maddesine rastlanmamasına rağmen, antimonun tırnakta 7.002 ng/g, saçta 548 ng/g, sabunlaşmış dokularda 720 ng/g ve kemiklerde 175 ng/g seviyelerinde tespit edilmesi oldu.
Kurşun, nikel ve arsenik gibi metaller mezar toprağında yüksek çıktığı için post-mortem difüzyon (topraktan sızma) ihtimali bulunurken; toprakta sıfır çıkan antimonun biyolojik dokularda bu denli yüksek olması, maddenin dışarıdan vücuda alınmış olma ihtimalini ve adli şüpheleri kuvvetlendirdi.
ÖLÜM NEDENİ KALP KRİZİ GÖSTERİLMİŞTİ
Adli tıp literatüründe hücre düzeyinde arsenikle benzer tahribat yaratan antimonun; şiddetli gastrointestinal bozukluklara, karaciğer-böbrek yetmezliğine ve kardiyovasküler şoka yol açarak ölümcül sonuçlar doğurabildiği biliniyor. Kozinoğlu'nun 2011'deki şüpheli ölümünde o dönem ölüm nedeni olarak kalp krizinin gösterilmesi de dikkat çekiciydi.
CEZAEVİNDEKİ SON KAHVE VE ZEHİRLENME ŞÜPHESİ
Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce cezaevinde kahve içtiğine dair iddialar ve soruşturma dosyasına yansıyan şüpheler, raporda ortaya çıkan Antimon ve Arsenik bulgularıyla birlikte yeniden değerlendirilmeye alındı. Adli toksikoloji literatüründe kahve, acı aroması, keskin kokusu ve yoğun yapısı nedeniyle kimyasal maddelerin tat ve koku farklılıklarını gizleyebilen son derece etkili bir taşıyıcı araç olarak biliniyor.
Özellikle suda ve sıvılarda çözünebilen Antimon ve Arsenik gibi ağır metallerin, kahve gibi şekerli veya aromalı sıcak içeceklere karıştırıldığında fark edilmesi ise oldukça zor. Sıvı formda alınan zehirli kimyasalların sindirim sisteminden kan dolaşımına hızla karışarak vücutta ani etkiler gösterebildiği ifade edilebiliyor.
SORUŞTURMADA 9 TUTUKLAMA
Kaşif Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen genel soruşturmada bugüne kadar 30 kişi hakkında adli işlem yapıldı. Aralarında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören, eski MİT mensubu Enver Altaylı, infaz koruma memuru ve acil tıp teknisyenlerinin de yer aldığı 9 şüpheli tutuklandı, 1 memur hakkında yakalama kararı çıkarıldı.
Soruşturmanın en ilginç ayrıntılarından birini ise Kurtlar Vadisi Pusu dizisi oluşturdu. Savcılık, Kozinoğlu'nun ölümünden kısa süre önce yayımlanan bölümlerde "Kazım Kaşifoğlu" karakterinin fenalaşarak öldürüldüğü sahneler ile gerçek ölüm arasındaki zamanlamayı mercek altına alarak dizi ekibinin ifadesine başvurmuştu. Delil karartma, gecikmeli müdahale ve suikast iddialarına ilişkin adli süreç çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Kozinoğlu'nun 2011'deki şüpheli ölümüne ilişkin soruşturmada, cezaevi koğuşuna ait saniye saniye kaydedilen son görüntülere ulaşılmıştı. Dosyaya giren kayıtlara göre, Kozinoğlu'nun yürüyüş yaptığı saatlerde koğuş arkadaşı Hasan Atilla Uğur'un ortam ışığını yaklaşık 14 dakika kapattığı belirlenmişti.
Görüntülerde, Kozinoğlu'nun fenalaşarak hastaneye kaldırılmasının hemen ardından koğuş arkadaşları Hasan Atilla Uğur ile Hasan Ataman Yıldırım'ın, Kozinoğlu'nun kahve içtiği bardağı mutfak tezgahında yıkadıkları görülmüştü. Uğur ve Yıldırım, geçtiğimiz aylarda verdikleri ifadelerden sonra ev hapsi verilerek serbest bırakılmıştı.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.