• DOLAR
    41.27
  • EURO
    48.66
  • ALTIN
    4850.3
  • BIST
    10.449
  • BTC
    112074.59$
Deneme Reklam

6 milyonluk başkentte su krizi

6 milyonluk başkentte su krizi
Dağlarla çevrili 6 milyonluk başkent adım adım felakete ilerliyor: Yeraltı suları tükendi, kuyular kurudu! 2030’a kadar muslukları tamamen kapanan ilk modern şehir olma tehlikesiyle yüzleşen Kabil'deki insani felaketin detayları endişe veriyor.

Dağlarla çevrili 6 milyonluk başkent adım adım felakete ilerliyor: Yeraltı suları tükendi, kuyular kurudu! 2030’a kadar muslukları tamamen kapanan ilk modern şehir olma tehlikesiyle yüzleşen Kabil'deki insani felaketin detayları endişe veriyor.

Afganistan’ın başkenti Kabil’de uzun süredir devam eden su sorunu, yeraltı kaynaklarının tüketim hızının doğal yenilenme kapasitesini aşmasıyla giderek ağırlaşıyor.

CNN’in ABD merkezli insani yardım kuruluşu Prosper Global’dan aktardığı rapora göre Kabil’de yeraltı suyu, kendini yenileyebildiğinden çok daha hızlı tüketiliyor. Bu nedenle yaklaşık 6 milyon kişinin yaşadığı kent, 2030 gibi erken bir tarihte suyunu tüketen ilk modern şehir olabilir.

Raporda, son 10 yılda yeraltı su seviyelerinin yaklaşık 30 metre gerilediği Kabil’de sondaj kuyularının neredeyse yarısının şimdiden kuruduğu belirtiliyor. Uzmanlar ise bazı mahallelerde su kaynaklarının ihtiyacı karşılayamadığı ‘sıfırıncı gün’ koşullarının fiilen yaşanmaya başladığına dikkat çekiyor.

ŞEHRİN YÜZDE 80’İ YERALTI SUYUNA BAĞIMLI

Kabil’in coğrafi konumu ilk bakışta böylesine ağır bir su krizini şaşırtıcı hale getiriyor. Geniş bir vadi üzerine kurulu kent, Hindu Kush Himalaya dağlarıyla çevrili. Dağlardaki kar ve buzulların erimesiyle ortaya çıkan su, Kabil Nehri’ni ve kentin başlıca yeraltı su rezervlerini besliyor. Bu akiferler, Kabil’de yaşayanların yaklaşık yüzde 80’inin su ihtiyacının karşılanmasında kritik rol oynuyor.

Kabil’in sondaj kuyularının neredeyse yarısı kururken, yeraltından çekilen su ile doğal yollarla yenilenen su arasındaki yıllık açığın yaklaşık 43,9 milyon metreküp olduğu tahmin ediliyor.

Kent nüfusunun yalnızca yaklaşık beşte birinin borulu su şebekesine erişebilmesi ise milyonlarca kişiyi kuyulara, tankerlerle taşınan suya ve ortak kullanım noktalarına bağımlı hale getiriyor.

Uzmanlara göre 2030 uyarısı, Kabil’de bütün muslukların belirli bir tarihte aynı anda kuruyacağı anlamına gelmiyor. ‘Sıfırıncı gün’ olarak adlandırılan süreç, mevcut su kaynaklarının kent nüfusunun ihtiyacını karşılayamaz hale gelmesini; kuyuların birer birer kurumasını, kesintilerin uzamasını ve insanların günlük ihtiyaçları için alternatif su kaynaklarına yönelmek zorunda kalmasını ifade ediyor.

BAZI YERLERDE ŞİMDİDEN TÜKENDİ

Kabil’de bu tablo geleceğe ilişkin bir senaryo olmaktan çıkmış durumda. Birleşmiş Milletler Üniversitesi Su, Çevre ve Sağlık Enstitüsü’nden Profesör Mohd Faizee, kentin bazı mahallelerinde suyun şimdiden tükendiğine dikkat çekerken, Kabil’in karşı karşıya bulunduğu durumu “insani felaket” olarak nitelendiriyor.

KAYNAKLARIN YENİLENMESİNİN ÖNÜNDE BÜYÜK BİR ENGEL VAR

Yaklaşık 6 milyon kişinin yaşadığı kentte krizin temelinde yalnızca kuraklık bulunmuyor. Hızlı nüfus artışı, kontrolsüz kentleşme, yetersiz su altyapısı ve yeraltı sularının aşırı kullanımı sorunu derinleştirirken, iklim değişikliğinin yol açtığı daha sıcak ve kurak koşullar da kaynakların yenilenmesini zorlaştırıyor.

‘SIFIRINCI GÜN’ NE ANLAMA GELİYOR?

Uzmanların kullandığı ‘sıfırıncı gün’ ifadesi, bir kentin bütün musluklarının tek bir anda kuruduğu günü tanımlamıyor.

Kavram, mevcut su kaynaklarının kent nüfusunun ihtiyacını karşılayamaz hale geldiği kritik eşiği ifade ediyor.

Bu aşamada şebekeye verilen su azalıyor, kuyular kuruyor, su kesintileri uzuyor ve halk günlük ihtiyacını karşılayabilmek için tanker suyuna, ortak kuyulara veya el pompalarına yönelmek zorunda kalıyor. Suya ulaşmak mümkün olsa bile erişimin maliyeti ciddi biçimde artabiliyor.

Dolayısıyla ‘sıfırıncı gün’, çoğu zaman tek bir tarihten çok yavaş ilerleyen bir süreç anlamına geliyor. Kabil’de yaşananlar da bunun örneği olarak gösteriliyor.

Bazı bölgelerde yaşayanlar hâlâ kuyulardan veya şebekeden su bulabilirken bazı mahallelerde aileler günlük içme ve kullanım suyunu sağlamak için saatlerce sıra beklemek zorunda kalıyor.

Bu nedenle uzmanlar, Kabil’in bazı kesimlerinde ‘sıfırıncı gün’ koşullarının fiilen başladığı değerlendirmesinde bulunuyor.

 

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.