Araç muayene istasyonunda polis memurunu döverek öldürmüşlerdi: Saldırganların ifadesi ortaya çıktı.
Ankara araç muayene istasyonuna giden polis memuru Melih Okan Keskin'in darbedilmesi sonrası hayatını kaybetmesine ilişkin şüphelilerin ifadesi ortaya çıktı. Şüphelilerden S.A. ifadesinde "Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım" derken, M.Y. ise "Olay günü ona zarar verecek veya öldürecek herhangi bir şey yapmadım, neden öldüğünü bilmiyorum. Ben Melih Okan Keskin'i kesinlikle darp etmedim." dedi.
Ankara Batıkent Şehit Ramazan Çağlar Polis Merkezi Amirliği'nde görevli polis memuru Melih Okan Keskin, pazartesi günü otomobilini rutin muayene kontrolünden geçirmek için Yenimahalle ilçesi İvedikköy Mahallesi'ndeki araç muayene istasyonuna götürdü. Burada polis memuru Keskin ile istasyon çalışanları arasında önce tartışma, ardından da kavga çıktı. Kavgada Keskin, çalışanlar tarafından darbedildi. Gazi Üniversitesi Hastanesi'ne kaldırılan ve beyin kanamış geçirdiği tespit edilen Melih Okan Keskin, 3 gün sonra hayatını kaybetti. Olayla ilgili araç muayene istasyonu çalışanları Y.K., M.Y. ve S.A. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilip, mahkemeye çıkarılan şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklandı, Y.K. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
"BANA SALDIRACAĞINI DÜŞÜNEREKTEN YUMRUK ATTIM"
Nöbetçi mahkemedeki ifadesi ortaya çıkan şüpheli S.A., "Tartışma çıktıktan sonra arabayı dışarı çıkartırken 2-3 kez kornaya bastım. Araçtan inerken şahıs bana, 'beni mi ezeceksin' diyerek sinkaflı küfretti. Şahsın bana saldıracağını düşünerekten yumruk attım" dedi.
Şüpheli M.Y. ise, "Ben araç muayene istasyonunda muayene teknisyeni olarak 8 yıldır çalışmaktayım. O gün 08.30 sıralarında mesaime başladım. Olay günü mesaim devam ettiği sırada, akşam mesai bitimine yakın hatırlamadığım bir saatte, araç muayene kısmındayken dışarı bahçeden ve araç muayene istasyonu içerisinden bağrışmalar duydum. 'Koşun adam öldürecekler', 'kadına saldırıyorlar' şeklinde bağrışmalar duydum" dedi.
"ÖLDÜRECEK HERHANGİ BİR ŞEY YAPMADIM"
Sinkaflı küfürleşmeler duyduğunu iddia eden M.Y., "Ben bu şahsı tanımam, ilk defa gördüm. Çalışma arkadaşlarım küfür eden adamın üzerine doğru yürüdü. Ben de bu esnada arkadaşlarımın sağından, adamın da solundan ne yürüme ne koşma şeklinde ortalama bir hızla adama yaklaştım ve ittim. İttikten sonra arkadaşlarım kaç kişi oldu, tam tahmin edemiyorum, kalabalıktık. Olayın heyecanıyla çalışma arkadaşlarımdan kim kiminle kavga etti, kim kimi itti hatırlamıyorum. Ben ölen Melih Okan Keskin'i daha önce hiç görmedim, tanımam. Şahsın öldüğünü de siz görevlilerden öğrendim. Olay günü ona zarar verecek veya öldürecek herhangi bir şey yapmadım, neden öldüğünü bilmiyorum. Ben Melih Okan Keskin'i kesinlikle darp etmedim" beyanında bulundu.
Şüpheli Y.K. ise olay günü bir tartışma yaşandığını, hakaretleşmeler olduğunu ancak kendisinin olayın içerisinde hiç bulunmadığını iddia etti.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Olay, 2 Şubat'ta Ankara'nın Yenimahalle ilçesindeki araç muayene istasyonunda meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, polis memuru Melih Okan Keskin'e, aracının park lambası çalışmadığı için muayeneden geçemeyeceği söylendi. Otomobilini kontrol eden Keskin ise böyle bir arıza ile karşılaşmadığını belirtti. Aracı tekrar muayeneye alamayacaklarını belirten çalışanlar ile Keskin arasında tartışma çıktı. Bir grup tarafından darbedilen Keskin, rahatsızlanarak kendi çabasıyla hastaneye gitti. İlk muayenenin ardından başka bir hastaneye sevk edilen Keskin'in beyninde kayma ve kanama olduğu tespit edildi. Ameliyatın ardından tekrar fenalaşan Keskin tüm müdahalelere rağmen 5 Şubat'ta hayatını kaybetti. Olayla ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler S.A., M.Y. ve Y.K. emniyetteki işlemlerin ardından Ankara Adliyesine sevk edildi. Savcılık ifadelerinin ardından tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen şüphelilerden S.A. ve M.Y. tutuklanırken, Y.K. adli kontrol tedbirleri kapsamında serbest bırakıldı.
SİVİL TOPLUM KURULUŞLARINDAN TEPKİ
Emekli Polis Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Emniyet Teşkilatı Sendikası, Emniyet Teşkilatı Vazife Malulü ve Şehit Aileleri Vakfı, Kamu Teşkilatları Sendikası, Kolluk Kuvvetleri Personeli Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği, Şehit ve Gazi Çocukları Eğitim Kültür Derneği yöneticileri ve üyeleri ile Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı emekli gazi Emniyet Müdürü Fatih Eryılmaz, polis memuru Melih Okan Keskin'in kavgada hayatını kaybettiği istasyonun önünde toplandı. Grup, istasyonun önüne siyah çelenk bıraktı. Ardından grup adına açıklama yapan Emekli Polis Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Latife Meltem Savaş Yasankal, bugün sadece bir taziye için değil, bir isyan ve bir adaletsizliği haykırmak için toplandıklarını belirterek, "Henüz 44 yaşında, iki evlat babası, ömrünü bu vatanın asayişine adamış polis memuru Melih Okan Keskin, hizmet almak için geldiği bu istasyonda, insanlık onuruna sığmayan bir zorbalıkla hayattan koparılmıştır. Polis memuru Melih Okan Keskin’in yaşadıkları basit bir kavga değil; sistematik bir sorunun, kurumsal bir sorumsuzluğun ve mesleki bir vefasızlığın hazin tablosudur. Görüntüler ortaya çıkana kadar 'kavga' diyenlere sesleniyoruz; olayın ilk anından itibaren sanki karşılıklı bir arbede varmış gibi açıklama yapanlar, kamera kayıtları ortaya çıkınca suspus olmuşlardır. Melih kardeşimiz tek bir yumruk sallamamış sadece canını korumaya çalışmıştır. Gerçekleri örtbas etmek için 'kavga' kılıfına sığınanlar, bu cinayetin manevi ortaklarıdır. TÜVTÜRK yönetimine sesleniyoruz; hizmet vermesi gereken bir istasyon, ne zamandan beri bir 'infaz alanı' haline gelmiştir? 'Artık personelimiz değil' diyerek elinizi bu kandan yıkayamazsınız. Sabıka kaydı kabarık şahısları bünyenizde barındırıp, olay anında 25-30 personelinizin bir insanı linç etmesini nasıl açıklayacaksınız? Bu şahısları burada nasıl işe aldınız? Olaya karışan her bir çalışanınızdan hukuk önünde hesap sorulacaktır. Vatandaşın kanını emen, bu cinayete zemin hazırlayan bu TÜVTÜRK derhal kamulaştırılmalıdır" dedi.
'ASAYİŞ VAKASI DEĞİL, BİR HAYSİYET DAVASIDIR'
Yasankal, "Bu olayın en acı, en kanatıcı tarafı ise şudur. Olay yerine intikal eden ve beyin sarsıntısı geçiren mesai arkadaşına yardım eli uzatmak yerine, Melih Okan Keskin hakkında 'görevi yaptırmamak için direnme' suçundan şikayetçi olan o komiserin vicdanı nerededir? Bir meslektaşınız orada can çekişirken, onu korumak yerine karşısındaki zorbaların dilinden rapor tutmak, emniyet teşkilatının şerefli üniformasına yakışmamıştır. Bu vefasızlığı asla unutmayacak ve unutturmayacağız. Polis memuru Melih Okan Keskin, ameliyata girerken eşinin elini öperek veda etti. Onun yarım kalan hikayesi, hepimizin hikayesidir. Emniyet teşkilatı ile ilişkili tüm paydaşlar ve sivil toplum kuruluşları olarak, bu davanın sadece bir asayiş vakası değil, bir haysiyet davası olduğunu ilan ediyoruz. Sadece o öldürücü darbeyi vuran değil; o linç girişimine katılan, azmettiren, yardım etmeyen ve olayı basit bir kavga gibi göstermeye çalışan her bir sorumlu en ağır cezayı alana kadar peşlerini bırakmayacağız. Kolluk kuvvetlerinin can güvenliğini ve yetki kullanımını, popülist yaklaşımlardan ve yargı baskısından kurtaracak yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmelidir" diye konuştu.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.