<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Medya Mit</title>
        <link>https://www.medyamit.com.tr/</link>
        <description>Medya Mit</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Randevu talebi sayısını 463 bin  seviyesine  indirdik</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/randevu-talebi-sayisini-463-bin-seviyesine-indirdik-945</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/randevu-talebi-sayisini-463-bin-seviyesine-indirdik-945</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "2024'te 3,9 milyon olan bekleyen randevu talebi sayısını, 463 bin seviyesine indirdik" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">IHAAW105240-SAG/5-05-2026<br><br><br>- Bakan Memişoğlu: "2024'te 3,9 milyon olan bekleyen randevu talebi sayısını, 463 bin seviyesine indirdik"<br><br>Hasan Özkan<br>ANKARA (İHA) - Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "2024'te 3,9 milyon olan bekleyen randevu talebi sayısını, 463 bin seviyesine indirdik" dedi.<br>Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde yaşanan gelişmelere ve vatandaşların sağlık hizmetlerine kolay ulaşımı için yapılan çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Memişoğlu, Türkiye'nin dört bir yanında sağlık hizmetlerini daha erişilebilir ve daha etkin hâle getirmek için kararlılıkla çalıştıklarını ifade etti.<br><br>"2024'te 3,9 milyon olan bekleyen randevu talebi sayısını, 463 bin seviyesine indirdik"<br>Sağlık hizmetlerinin ulaştırılmasında önceliklerinin vatandaşların sağlığı olduğunu ifade eden Memişoğlu, "Ancak ortaya koyduğumuz çabanın somut karşılığını göstermek adına bu verileri paylaşmakta da fayda görüyorum. Temmuz 2024'te 3,9 milyon olan bekleyen randevu talebi sayısını, kararlı adımlarımızla 463 bin seviyesine indirdik. Randevu bekleyen vatandaş sayımızda yüzde 88,3 oranında, rekor bir düşüş sağladık" dedi.<br><br>"Son 1 yılda aile hekimlerimiz üzerinden 13 milyon vatandaşımıza randevu oluşturuldu"<br>Vatandaşların sağlık sorunlarında ilk adım olarak aile hekimlerine başvurmalarının çok kıymetli olduğunu belirten Memişoğlu, "Aile hekimlerimiz, muayene sonrası gerekli gördükleri durumlarda vatandaşlarımıza doğrudan randevu oluşturabiliyor. Bu kapsamda son 1 yılda aile hekimlerimiz üzerinden yaklaşık 13 milyon vatandaşımıza randevu oluşturuldu. Bu süreçte büyük bir özveriyle çalışan aile hekimlerimize, tüm uzman hekimlerimize ve sağlık ordumuzun her bir ferdine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.<br>(HÖ-BÇ-SO-Y)<br><br>5.05.2026 11:04:54 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/randevu-talebi-sayisini-463-bin-seviyesine-indirdik-1777971281.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şimdi akupunktur zamanı</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/simdi-akupunktur-zamani-928</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/simdi-akupunktur-zamani-928</guid>
                <description><![CDATA[“İçinde yasadığımız çağ, çok büyük değişimlere sahne olmakta ve bu değişimler sağlık sahasında kendini çok daha bariz olarak göstermekte. Son 15-20 yıl içinde akupunktur kelimesi günlük, haftalık, aylık basın-yayın organlarında önemli bir yer tutmaya başladı. Akupunktur tedavisi gerçekten geleneksel tıbbın henüz çare bulamadığı birçok rahatsızlıkta akla geliyor ve akupunkturla tedavi edilen hastalıklar listesi gün geçtikçe artıyor.”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Dr.İsmail Maraş akupunkturu anlatıyor…</strong></p><p class="MsoNormal">Bir zamanlar bazı kimseler direniyordu:&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Hayır efendim!" biz bunu kabul edemeyiz, diyorlardı.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Nedenmiş o?&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Bizim netice alamadığımız hastaları siz iğneyle mi tedavi edeceksiniz?&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Ama görüyorsunuz işte, şimdi bütün dünya kabullendi ki akupunktur birçok vakada vazgeçilmez üstünlüğünü koruyor...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Buna bir açıklama yapmanız lazım. Hem de bizim bildiğimiz dilden bir açıklama.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Böyle diyordu bir zamanlar geleneksel tıbbın üzerine bilimsel araştırmaya gerek duymayan kimileri...&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kendi bilgi dağarcığında da olmayan akupunktur tedavi yöntemini merak edip öğreneceği yerde reddetmeyi tercih ediyorlardı. Sanki bu daha kolaydı. Oysa dünya dönüyordu ve var olduğu müddetçe de dönecekti... İşte böyle... Yıllar boyu geleneksel tıbbın kimi temsilcileri alternatif tedavilere alerji kaptı... Kabullenmek istemedi... Ancak onlar her ne kadar kabul etmeseler de yazılı ve görsel basın akupunkturu sevmişti. Dünyada akupunktur beğenilmiş tercih edilmeye başlanmıştı. Çünkü haber değeri olan farklı bir tedavi metoduydu. Vücuda iğne batırılarak yapılan bir tedaviydi. Üstelik hastalar bu durumdan şikâyet etmiyordu.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nihayet, akıl ve vicdan sahibi değerli hekimler, akupunkturu araştırmaya başladılar. Uygulamalara kendileri de katılarak bizzat gördüler ki, akupunktur ile gerçekten birçok rahatsızlık tedaviye alınabiliyor. Sonunda geleneksel tıp akupunkturun bilimsel bir tedavi yöntemi olduğunu kabul edildi ve Sağlık Bakanlığımız GETAT Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıbbın içerisinde akupunktur tedavisini de aldı...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki akupunktur ne demekti? Akupunktur tedavisi nasıl bir şeydi?&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span style="color:red;"><b style="mso-bidi-font-weight:normal;"><strong>Vücuttaki denge sistemi&nbsp;<o:p></o:p></strong></b></span></p><p class="MsoNormal">Alemde, nasıl ki "gece-gündüz", "soğuk-sıcak", "acı-tatlı" gibi zıtlıklar dengesi varsa, insan vücudunda da böyle zıtlıklardan oluşan bir denge sistemi var. Bu sisteme "yin" ve "yang" dengesi deniyor. Sağlıklı kimselerde bu denge yerindedir. Bu denge bozulmaya başladıkça rahatsızlık ortaya çıkmaya başlar. İleri derecesi, hastalık dediğimiz bozulmadır. Bir otomobil düşünün... Nasıl sıfır km otomobil, kullanmaya başlandıktan sonra (kullanmaya da bağlı olarak) zaman içinde arızalar vermeye başlar ve ne kadar iyi bakılırsa bakılsın bir zaman sonra eskir, tıpkı insan vücudu da böyledir. Doğuşta insan da her bakımdan sıfır km'dir. Ancak zamanla bizi de bazı sıkıntılar bekler ve doğuşta bir denge üzerine kurulu sistemimiz etkilenir. O zaman ağzımızdan bu ve benzeri söyle cümleler dökülür:&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Hiç keyfim yok"&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Rahatsızım"&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Hastalandım"&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Ağrılarım var"&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aslında size bu sözleri söyleten şey, vücuttaki enerji akışının bir şekilde kesintiye uğramış olmasıdır.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span style="color:red;"><b style="mso-bidi-font-weight:normal;"><strong>Peki ne sebeple vücuttaki denge bozulur? Neler etkendir?<o:p></o:p></strong></b></span></p><p class="MsoNormal">Binlerce sebebi var...&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Aşırı sıcak ve soğuklar,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Cereyanda kalma,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Hava kirliliği,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Nemli ve rutubetli ortam,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Beslenme bozukluğu,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Stres, gerilim, öfke,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Zor hayat şartları,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Yürüyüş ve hareket azlığı&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Suni gıdalar ve yiyecekler,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Fastfood tarzı, ayakta ve hızlı beslenme,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Sigara ve alkol gibi zararlı maddeler,&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Tuvalet alışkanlığı bozukluğu bu dengeyi etkileyen sebeplerdendir. Akupunktur tedavisi bozulan dengeyi düzeltir ve denge sistemini kuvvetlendirir. Zaten o sebeple, sağlıklı insan dahi yılda bir kür akupunktur tedavisi olup var olan dengesinin bakımını yaptırmalı ve hastalıklara karşı dengesini korumaya almalıdır.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight:normal;"><strong>Akupunktur vücudu bir bütün olarak tedavi eder.&nbsp;<o:p></o:p></strong></b></p><p class="MsoNormal">Akupunktur tedavi yönteminde vücut, öyle parça parça ele alınmaz. Kalp için ayrı, böbrek için ayrı, migren için ayrı tedavi olmaz. Hastaların şikayetlerini, makinenin parçaları gibi tek tek ele alarak tedavi etmek, akupunktur eğitim ve felsefesine uymaz. Çünkü vücut bir bütündür. Yani siz vücudunuzdaki rahatsızlığın ne olduğunu söylemeseniz bile, akupunktur teşhis yöntemiyle vücudunuzda nerede ne tür bir rahatsızlık var genel hatlarıyla belli olur. Örneğin siz bilmeseniz bile, varsa eğer boynunuzdaki kireçlenmeyi ya da boyun fıtığını, midenizdeki ülseri, stres ya da depresyonda olup olmadığınızı, bayanlarda adet düzensizliğini, karaciğerde yağlanma olup olmadığını, böbreklerde sorun olup olmadığını, omuzda, sırtta var olan ve sebebi bilinmeyen ağrıları akupunktur yöntemiyle tedavi edebilirsiniz.&nbsp;</p><p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight:normal;"><strong>Akupunktur nelere iyi geliyor?&nbsp;<o:p></o:p></strong></b></p><p class="MsoNormal">Akupunkturla, ameliyat, acil travma gibi vakalar haricinde her konuda hastaya çare vardır. Bu metotla tedavi edilen hastalıklar her geçen gün daha da artmaktadır. Örneğin, boyun fıtığında akupunktur tedavisi çok başarılı neticeler vermektedir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Önceleri akupunktur koroner kalp hastalıklarında, kalp ritim bozukluklarında, kolesterol yüksekliğinde, gut hastalığında, artrozlarda, Behçet hastalığında, boyun fıtığında vs. hiç düşünülmüyordu. Oysa şimdi yaygın olarak kullanılıyor.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Yine bilhassa yaralanma, yırtılma, menüsküs yırtığı, romatoid artrit, ameliyat yaralarının ve sekel izlerinin, cilt kırışıklıklarının onarım ve tamirinde, selüloitte oldukça iyi neticeler alınmaktadır.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Sütü gelmediği için bebeğini emziremeyen annelerin sütü, akupunktur tedavisiyle gelmektedir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Hamilelerde mide bulantısı, baş ağrısı gibi şikayetler akupunktur tedavisiyle yok olmaktadır. • Sık sık grip, nezle, anjin, farenjit, kulak iltihabı olan çocuklarda bağışıklık sistemleri kuvvetlendirilip, bu hastalıklara yakalanma riski oldukça azaltılmaktadır.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">• Koroner kalp hastalıklarının en az %75- 80'inde trigliseritler azalır. Stres, gerilim, yüksek tansiyon düzelir ve böylece şikayetler kısa zamanda ortadan kalkmış olur.<o:p></o:p><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><b style="mso-bidi-font-weight:normal;"><strong>Akupunktur ile tedavi edilen hastalıklardan bazıları&nbsp;<o:p></o:p></strong></b></p><p class="MsoNormal">Bel ve boyun fıtığı Romatoid artrit, Baş ağrısı ve migren Yüz felci Epilepsi (sara) Behçet hastalığı Bronşial astma (astım) Alerjik bronşit Kronik bronşit Farenjit Aftlar (ağızdaki yaralar) Tinnutis (Kulak çınlaması) Meniere sendromu Hipertansiyon (Yüksek Tansiyon) Ateroskleroz (Damar sertliği) İnsomnia (uykusuzluk) Obezite (şişmanlık) Sigara alışkanlığı Sistit (idrar yolu iltihabı) Nörojenik mesane Renalkolik (böbrek ağrısı) Dismenore (sancılı adet) Oligomenore (adet azlığı) Frijidite İmpotans (iktidarsızlık) Menopoz hastalıkları Ağrısız doğum Peptik ulcus (Ülser) Konstipasyon (kabızlık) Alopesi (saç dökülmesi) Zona Akne (ergenlik sivilceleri) Vitiligo Psöriasis (sedef hastalığı) Guatr İnfertilite (kısırlık) Diyabet (şeker hastalığı) Selüloit Alerjik konjonktivit (göz nezlesi) Göz Tembelliği, Gece körlüğü vb.</p><p class="MsoNormal">Maraş Akupunktur ve Lazer Tedavi Merkezi&nbsp;</p><p class="MsoNormal">Tel: (O 216) 443 83 84&nbsp;</p><p class="MsoNormal"><a href="http://www.marasakupunktur.com">www.marasakupunktur.com</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">#drismailmaras<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 11:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/simdi-akupunktur-zamani-1777885471.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tetkik değil hasta tedavi edilmelidir</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/tetkik-degil-hasta-tedavi-edilmelidir-895</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/tetkik-degil-hasta-tedavi-edilmelidir-895</guid>
                <description><![CDATA[Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br><br>IHAAW130401-SAG/1-05-2026<br><br><br>- Prof. Dr. İrfan Koca: "Tetkik değil, hasta tedavi edilmelidir"<br><br>GAZİANTEP (İHA) - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, MR, tomografi ve kan tahlillerinin tanı sürecinin önemli araçları olduğunu belirterek, "Ancak bilimsel çalışmalar, bu tetkiklerin tek başına değerlendirilmesinin yanıltıcı olabileceğini göstermektedir. Uzmanlara göre doğru tanı; hastanın şikayetlerinin ayrıntılı şekilde ele alınması ve dikkatli bir muayene ile mümkündür" dedi.<br>Prof. Dr. İrfan Koca, tetkiklerin ancak doğru klinik çerçevede anlam kazandığını vurgulayarak, şikayeti olmayan kişilerde bile yüksek oranlarda iz saptanabildiğini söyledi. Literatürde yer alan çalışmalara dikkat çeken Koca, "Şikayeti olmayan bireylerde yüzde 37 - yüzde 96 oranında omurga disklerinde aşınma / fıtık benzeri izler, Omuz görüntülemelerinde yüzde 78’e varan sıvı artışı (bursit), Diz MR’larında yüzde 43’e kadar kıkırdak hasarı, Kalça görüntülemelerinde yüzde 68’e varan eklem kenarı hasarı görülebiliyor. Ancak bu tanıların önemli bir kısmı, hastanın şikayetiyle doğrudan ilişkili olmayabilir" şeklinde konuştu.<br>" Tetkikler tek başına belirleyici değildir"<br>Prof. Dr. Koca, "Yeterli öykü alınmadan ve yeterli muayene yapılmadan gerçekleştirilen tetkikler, tek başına doğru tanıya götürmeyebilir. Ayrıca, bu şekilde tetkik temelli tanı ve tedavi girişimleri, bazı durumlarda yanlış tanı ve uygun olmayan tedavi risklerini de beraberinde getirebilir. Bu nedenle tetkiklerin, hastanın klinik durumu ile birlikte değerlendirilmesi esastır" ifadelerini kullandı.<br>"Gereksiz işlemler ve yükler oluşabilir"<br>Koca, "Şikayetle doğrudan ilişkisi olmayan izler üzerinden hareket edilmesi; gereksiz girişimlere, tedavilere ve bazı durumlarda ameliyatlara yol açabilir. Bunun yanı sıra hastalar gereksiz mali yük altına girebilir ve özellikle tomografi gibi yöntemlerle gereksiz radyasyon maruziyeti söz konusu olabilir. Hastaya yeterli zaman ayrılmadan, öykü alınmadan ve muayene yapılmadan doğrudan tetkiklere yönlendirilmesi; hekim-hasta ilişkisinin niteliğini zayıflatabilir. Oysa tıbbi değerlendirme, bireysel ve bütüncül bir yaklaşım gerektirir" ifadelerine yer verdi.<br>"Kas-iskelet sistemi hastalıklarında çoğu zaman ameliyat gerekmez"<br>Kendi alanına ilişkin önemli bir noktayı vurgulayan Koca, "Bel ve boyun fıtıkları, diz ve omuz problemleri gibi birçok kas-iskelet sistemi hastalığında, hastaların önemli bir kısmı ameliyatsız yöntemlerle yönetilebilir. Doğru değerlendirme yapılmadan yalnızca görüntülere bakılarak karar verilmesi, gereksiz cerrahiye yönlendirebilir" Şeklinde açıklamada bulundu.<br>"Doğru sıra: öykü, muayene, gerekirse tetkik"<br>Koca, "Öncelik her zaman hastanın şikâyetinin anlaşılması ve muayenedir. Tetkikler bu sürecin tamamlayıcı bir parçasıdır; tek başına belirleyici değildir. MR veya diğer tetkiklerde görülen her iz, tedavi gerektiren bir hastalık anlamına gelmez. Önemli olan, bu izlerin hastanın şikayetiyle uyumlu olup olmadığının doğru değerlendirilmesidir" diye konuştu.<br>(LO-Y)<br><br>1.05.2026 13:05:39 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 14:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/tetkik-degil-hasta-tedavi-edilmelidir-1777633438.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasta doktoruna böbreğini verdi</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/hasta-doktoruna-bobregini-verdi-887</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/hasta-doktoruna-bobregini-verdi-887</guid>
                <description><![CDATA[Kilis'te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan ve böbrek yetmezliği yaşayan doktor Turgay Happani, yıllardı muayene ettiği hastasının bağışladığı böbrekle hayata tutunarak sağlığına kavuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW140220-SAG/30-04-2026<br><br><br>- Hasta, doktoruna böbreğini verdi<br>- Kronik böbrek hastalığıyla mücadele eden doktor, 35 yıl sonra hastasının böbreğiyle sağlığına kavuştu<br><br><br>Eray Özbudak - Said Vakkas Yağcı<br>GAZİANTEP (İHA) - Kilis'te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan ve böbrek yetmezliği yaşayan doktor Turgay Happani, yıllardı muayene ettiği hastasının bağışladığı böbrekle hayata tutunarak sağlığına kavuştu.<br>Kilis'te aile sağlığı merkezinde hekim olarak görev yapan, daha önceleri ise Çorum ve Kilis İl Sağlık Müdürlüğü görevlerini de yürüten Turgay Happani (56), yıllardır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) rahatsızlığıyla mücadele ediyordu. Yıllar içerisinde hastalığı giderek ilerleyen Turgay Happani'ye böbrek nakli yapılması kararlaştırıldı.<br><br>Bu kez hasta doktora şifa oldu<br>Uzun arayışların ardından uygun donör bulunamayan, kan uyuşmazlığı nedeniyle yakınlarının da organ bağışlayamadığı Happani'ye, görev yaptığı Kilis'te hastası Mehmet Kın (52) böbreğini vermek istedi. Hastasının duyarlı düşüncesine teşekkür edip ilk etapta organ verme teklifini kabul etmeyen Happani, Mehmet Kın'ın ısrarlarının ardından nakil teklifini kabul etti. Yapılan tetkiklerin ardından uygun görülen böbrek, Gaziantep'te Kahraman Eruslu Böbrek Nakil Hastanesi'nde başarılı bir operasyonla nakledildi.<br><br>Kronik böbrek hastalığıyla mücadele eden doktor 35 yıl sonra sağlığına kavuştu<br>Yapılan nakilin ardından yıllar sonra tekrar sağlığına kavuşan doktor Turgay Happani, yaklaşık 35 yıldır kronik böbrek hastalığıyla mücadele ettiğini ve tedavi gördüğünü belirterek tekrar sağlığına kavuştuğu için mutlu olduğunu söyledi. Happani, "Yaklaşık 30-35 yıldır proteinüri (idrarda protein yüksekliği) diye bilinen kronik bir böbrek hastasıydım. Nakil için ailemde uygun donör araştırdım ama maalesef kan grubum uymadı. Ailemde uygun bir donör bulamadım. Mehmet Kın kardeşim, aynı zamanda yıllardır hastam. Benim bu durumu görünce çok üzülmüş. Sonrasında böbreğini bana vermek istedi. Yanıma gelerek böbreğini vermek istediğini söyledi. İlk başta açıkçası bunu çok ciddiye alamadım. Çünkü hekim olarak, bu tür durumlarda aile bireylerinin bile bağış konusunda ne kadar zorlandıklarına defalarca şahit olmuştum. Ben de Mehmet beye teşekkür ettim ama ısrarla yine geldi. Hatta ortak tanıdıklarımızı araya koyarak ne kadar ciddi olduğunu anlatmaya çalıştı. Sonrasında eşiyle birlikte yanıma geldi. Bu kararlılığı ve samimiyeti karşısında artık durumu ciddiye aldım ve tahliller yapılarak organ nakli gerçekleştirildi. Çok teşekkür ediyorum" dedi.<br><br>"İlk başta kabul etmedi"<br>Kendisini defalarca tedavi eden doktoruna böbreğini verdiğini söyleyen Mehmet Kın ise "Kendisi yıllardır aile hekimimizdi. Çocuklarımıza ilaçlarımızı yazdı, her zaman yardımcı oldu. Gerçekten yardımsever ve iyi niyetli bir insandır. Hocamın rahatsızlandığını, ailesinden uygun donör bulunamadığını ve arayış içinde olduklarını duydum. Bir gün tesadüfen kimliğime ve ehliyetime bakarken kan gruplarımızın aynı olduğunu fark ettim. Buna gerçekten çok sevindim. Hocamın yanına gidip durumu anlattım, böbreğimi veririm dedim. Hiçbir karşılık beklemeden, sorgusuz, sualsiz bunu yapabileceğimi söyledim. Hocam bana teşekkür etti ve kabul edemeyeceğini söyledi. Aradan yaklaşık bir hafta geçti. Bu süreçte hocamın durumunu takip ediyordum ve iyiye gitmediğini hissediyordum. Daha sonra hemşirelerle birlikte tekrar yanına giderek niyetimizin ciddi olduğunu söyledim. Hocam da bir süre sonra bizi kırmadı ve bu isteğimizi kabul etti. Ardından tahliller yapıldı ve güzel çıktı. Bu işe gönüllü olarak helali hoş olsun. Rabbim kendisini de bana da sağlık, sıhhat, mutluluk ve huzur versin" diye konuştu.<br>(LO-HA-Y)<br><br>30.04.2026 14:44:33 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/hasta-doktoruna-bobregini-verdi-1777551498.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Oruç vücudu dinlendiriyor</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/oruc-vucudu-dinlendiriyor-596</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/oruc-vucudu-dinlendiriyor-596</guid>
                <description><![CDATA[Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, iftar ve sahurda aşırıya kaçılmadığı sürece orucun vücuda toparlanma ve dinlenme fırsatı sunduğunu belirtti. Ramazan ayında dengeli beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığını vurgulayan Kurtça, aşırı yüklenmenin önlenmesi halinde mide, bağırsak ve pankreasın da dinlenme imkânı bulduğunu ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, iftar ve sahurda aşırıya kaçılmadığı sürece orucun vücuda toparlanma ve dinlenme fırsatı sunduğunu belirtti. Ramazan ayında dengeli beslenmenin sindirim sistemini rahatlattığını vurgulayan Kurtça, aşırı yüklenmenin önlenmesi halinde mide, bağırsak ve pankreasın da dinlenme imkânı bulduğunu ifade etti.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/kabede-hacilar-ilahisi-cocuklarin-gonlunu-fethetti-1773172" target="_blank"><strong>Ramazan</strong></a>&nbsp;ayıyla birlikte oruç ibadeti devam ederken, değişen beslenme düzeninin insan sağlığına etkileri de dikkat çekiyor. Gün boyu süren açlığın ardından yapılan sahur ve iftar öğünlerinin dengeli ve ölçülü tüketilmesi, vücudun dinlenme sürecine girmesine katkı sağlıyor. Bu süreçte sindirim sisteminin çalışma temposu düşerken, mide ve diğer organların daha az zorlanmasıyla birlikte bünyenin kendini toparlama imkânı buluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ramazan döneminde abur cubur tüketiminin azalması ve gereksiz kalori alımının düşmesi, özellikle sindirim organlarının daha sakin çalışmasına imkân tanıyor. İftar ve sahurda aşırı ve hızlı yemek tüketilmemesi halinde bu olumlu etkinin daha belirgin hale geliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ORUÇ TUTAN BÜNYE KENDİNİ DİNLENMEYE ALIYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Gastroenteroloji Uzmanı Dr. İbrahim Emre Kurtça, oruç tutun bir bünyenin kendini dinlemeye aldığını söyleyerek, "Bu ayda zararlı şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"MİDENİN EN GÜZEL DİNLENDİĞİ AY, RAMAZAN AYIDIR"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Gerektiği gibi oruç tutulduğunda insan vücuduna faydası olduğunu söyleyen İbrahim Emre Kurtça, "Ramazan ayında abur cubur tarzı yiyeceklerin yenmesi azalıyor. Bu ayda böyle şeylerden uzak duruyoruz ve gereksiz yere kalori almıyoruz. Oruç tutmanın bu iyi yönlerinden faydalanarak, iftarda ve sahurda da vücuda aşırı yüklenmeyi yapmazsak vücudumuz dinlenme haline geçer. Herhangi bir yerimiz sakatlandığı zaman kendimizi dinlenmeye alıyoruz. Bizimde midemizin en güzel dinlendiği ay, Ramazan ayıdır. Eğer biz kurallara uyarak oruç tutarsak ve sağlık uzmanlarının verdiği önerilere uyduğumuz zaman bu durum bizim hem bağırsaklarımız, pankreasımız ve midemiz açısından da dinlenmemizi sağlamaktadır. Gerektiği gibi oruç tutarsak bize faydaları daha çok olur. Oruç tutmadan önce herhangi bir rahatsızlığımız varsa doktor görüşü alınmalıdır. Eğer mide ve şeker gibi çeşitli rahatsızlıklar varsa uzman görüşü alınmalıdır. Oruç tutacağız diye sağlığımızdan olmamalıyız" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Editör :&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/melin-ozturk">MELİN ÖZTÜRK</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye Gazetesi<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 02 Mar 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/03/oruc-vucudu-dinlendiriyor-1772433974.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hurmanın faydaları</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/hurmanin-faydalari-582</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/hurmanin-faydalari-582</guid>
                <description><![CDATA[Yüzyıllardır iftar sofralarında yer alan hurma, sadece kültürel bir gelenek değil; aynı zamanda besleyici bir güç kaynağı. Enerji vermesinin yanı sıra beyin fonksiyonlarından kemik sağlığına kadar pek çok fayda sunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Yüzyıllardır iftar sofralarında yer alan hurma, sadece kültürel bir gelenek değil; aynı zamanda besleyici bir güç kaynağı. Enerji vermesinin yanı sıra beyin fonksiyonlarından kemik sağlığına kadar pek çok fayda sunuyor.&nbsp;<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Oruç açarken ilk lokmanın hurma olması tesadüf değil. Doğal şeker içeriğiyle hızlı enerji veren hurma, kan şekerini dengelerken kalp ve bağırsak sağlığını da korumaya yardımcı oluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HURMA NEDİR VE BESİN DEĞERİ NEDİR?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hurma, çoğunlukla kurutularak tüketilen, besin değeri yüksek ve doğal olarak tatlı bir meyvedir. İçerdiği vitamin, mineral ve antioksidanlar sayesinde özellikle kalp ve akciğer sağlığını destekler. Hem taze hem de kuru formda tüketilebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ortalama büyüklükte bir adet kuru hurmanın besin değerleri şöyledir:<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Kalori: 20 kcal<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Toplam yağ: 0,03 g<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Toplam karbonhidrat: 5,33 g<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Diyet lifi: 0,6 g<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şeker: 4,5 g<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Protein: 0,17 g<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">B6 vitamini: 0,012 mg<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Demir: 0,07 mg<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Magnezyum: 3 mg<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Potasyum: 47 mg<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunlara ek olarak hurma; A ve C vitamini ile manganez açısından da zengindir. İçeriğindeki güçlü antioksidanlar sayesinde kanser, felç, tip 2 diyabet ve kalp hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarının riskini azaltmaya yardımcı olabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>UYARI: Bazı kişilerde hurmaya karşı alerjik reaksiyonlar görülebilir. Ayrıca kurutulmuş hurmalarda bulunan sülfit bileşikleri hassas bireylerde alerjik belirtilere yol açabilir. Ağız ve dilde kaşıntı, hapşırma ve burun akıntısı gibi belirtiler görüldüğünde bir uzmana danışmak önemlidir.</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HURMA NASIL TÜKETİLİR?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hurma oldukça pratik ve çok yönlü bir besindir. Tatlı ya da tuzlu birçok tarifte kullanılabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Atıştırmalık olarak:</strong>&nbsp;Badem, ceviz veya Antep fıstığı ile birlikte tüketilebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Salatalarda:</strong>&nbsp;Doğranmış veya dilimlenmiş hurma, salatalara doğal bir tatlılık katar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İçeceklerde:</strong>&nbsp;Muz ile karıştırılarak doğal ve besleyici bir smoothie hazırlanabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Enerji toplarında:</strong>&nbsp;Fındık, yulaf, Hindistan cevizi ve benzeri malzemelerle karıştırılarak pişirmeden enerji topları yapılabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Taze hurmalar buzdolabında hava geçirmez kapta aylarca saklanabilir; dondurucuda ise daha uzun süre dayanır. Kurutulmuş hurmalar ise uygun koşullarda yaklaşık bir yıl, dondurulduğunda ise yıllarca muhafaza edilebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HURMANIN SİNDİRİME FAYDALARI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hurma, yüksek lif içeriği sayesinde bağırsak hareketlerini düzenler ve sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına katkıda bulunur. Düzenli tüketimi kabızlığı hafifletmeye yardımcı olur. Sindirim sisteminin düzenli çalışması, dolaylı olarak karaciğer ve böbrek sağlığını da destekler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>KAN ŞEKERİNİ DENGELEMEYE YARDIMCI OLUR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hurma, doğal bir şeker türü olan fruktoz içerir ve düşük glisemik indeksli bir besindir. İçerdiği lif ve antioksidanlar sayesinde kan şekerinde ani yükselmelere neden olmaz. Bu özelliğiyle rafine şekere alternatif olarak tercih edilebilir. Ancak kalori değeri yüksek olduğundan ölçülü tüketilmesi önemlidir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>KALP SAĞLIĞINI DESTEKLER<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Lif, potasyum ve antioksidan bakımından zengin olan hurma; atardamar sağlığını korumaya yardımcı olur. Kolesterol içermemesi ve tansiyonu dengeleyici etkisi sayesinde kalp hastalıkları riskini azaltmaya katkı sağlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>KRONİK HASTALIKLARA KARŞI KORUMA SAĞLAR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hurma; polifenoller ve lignanlar gibi güçlü antioksidan bileşikler içerir. Bu maddeler, hücreleri serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyarak kronik hastalıkların gelişme riskini azaltabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BEYİN FONKSİYONLARINI DESTEKLER<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">B vitamini içeriği sayesinde hurma, beyin sağlığını destekler. Düzenli tüketiminin nörolojik hastalıklara karşı koruyucu etkisi olabileceği ve Alzheimer riskini azaltmaya yardımcı olabileceği düşünülmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>KEMİK SAĞLIĞINI GÜÇLENDİRİR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hurma; magnezyum, manganez, bakır ve selenyum gibi kemik sağlığı için önemli mineralleri içerir. Ayrıca K vitamini ve bor içeriği sayesinde kemik yoğunluğunu korumaya yardımcı olur ve osteoporoz riskini azaltabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>CİLT SAĞLIĞINA KATKI SAĞLAR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">C ve D vitamini içeriği sayesinde hurma, cildin elastikiyetini korumaya yardımcı olur. Yaşlanma karşıtı etkileriyle bilinir ve melanin birikimini azaltarak cilt görünümünü destekler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>KİLO KONTROLÜNE YARDIMCI OLUR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Yüksek lif oranı sayesinde uzun süre tokluk hissi sağlar. Sabahları, özellikle egzersiz öncesinde tüketildiğinde enerji verir ve kilo kontrolüne yardımcı olabilir. Ancak kalori içeriği göz önünde bulundurularak porsiyon kontrolü yapılmalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Feb 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/02/hurmanin-faydalari-1772088434.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İki hedefli akıllı kanser ilacı geliştirdik</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/iki-hedefli-akilli-kanser-ilaci-gelistirdik-456</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/iki-hedefli-akilli-kanser-ilaci-gelistirdik-456</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de ilk defa geliştirilen "iki hedefli akıllı ilaç" kanserle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Göğüs kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde kullanılma potansiyeline sahip bu ilaç adayı, Türkiye'nin ileri biyoteknoloji ligine resmen adım attığının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Türkiye'de ilk defa geliştirilen "iki hedefli akıllı ilaç" kanserle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Göğüs kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde kullanılma potansiyeline sahip bu ilaç adayı, Türkiye'nin ileri biyoteknoloji ligine resmen adım attığının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><strong>&nbsp;</strong>Moleküler biyoloji ve genetik uzmanı&nbsp;<strong>Doç. Dr. Urartu Şeker</strong>&nbsp;ve ekibi iki akıllı ilacı birleştirerek genetik mühendislik yoluyla daha akıllı bir ilaç üretmeyi başardı. Bilim dünyasında<strong>&nbsp;“bispesifik antikor”</strong>&nbsp;(aynı anda iki farklı hedefe bağlanacak şekilde üretilen) olarak adlandırılan bu teknoloji, bugüne kadar Türkiye’de ilk defa başarıyla geliştirildi ve fonksiyonel olarak doğrulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Göğüs kanseri başta olmak üzere birçok kanser türünde kullanılma potansiyeline sahip iki hedefli bu akıllı ilaç adayı Türkiye’nin ileri biyoteknoloji ligine resmen adım attığının güçlü bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TEK İLAÇ, İKİ HEDEF<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Bugüne kadar kullanılan akıllı&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/dunya/boykot-uzerine-boykot-dominos-pizzanin-soslarindaki-kanserojen-madde-yeniden-gundemde-1765085" target="_blank"><strong>kanser</strong></a>&nbsp;ilaçlarının büyük bölümünün yalnızca tek bir hedefe odaklandığını anlatan Doç. Dr. Şeker, “Ancak zamanla kanser hücreleri mutasyon geliştirerek bu ilaçlara karşı direnç kazanabiliyor, tedaviler etkisini kaybedebiliyordu. Direnç gelişiyordu. Geliştirdiğimiz yeni molekül ise bu probleme doğrudan çözüm getirmeyi hedefliyor. Antikor, kanser hücresinin yüzeyindeki EGFR ve HER2 adlı iki kritik reseptörü aynı anda hedef alıyor. Bu sayede tümör hücresinin kaçış yolları büyük ölçüde kapanıyor ve ilaç direncinin ortaya çıkması çok daha zor hâle geliyor. Bu yaklaşım<strong>ı “kanser hücresini iki kapıdan birden kilitlemek”&nbsp;</strong>şeklinde tanımlayabiliriz” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu keşfin en çarpıcı yönlerinden biri de mevcut iki farklı akıllı ilacın özelliklerinin, genetik mühendisliği yoluyla tek bir yeni molekülde birleştirilmesi olduğunu anlatan Doç. Dr. Şeker, “Normalde bu iki ilaç ayrı ayrı verilebiliyor. Ancak bilimsel veriler, bu ilaçların tek bir bispesifik yapı içinde birleştirilmesinin, ayrı kullanımına kıyasla çok daha güçlü ve etkili sonuçlar ortaya koyduğunu gösteriyor. Ayrıca Türkiye’nin bu tarz teknolojiye sahip ilk defa üretilmiş bir ilacı. Dünyada çok fazla var ama Türkiye’de yok” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE İÇİN STRATEJİK ÖNEME SAHİP<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Bu çalışmanın<strong>&nbsp;‘sadece bir yayın değil, bir teknoloji platformu’&nbsp;</strong>olduğunu ifade eden Doç. Dr. Şeker, “Bu başarı, Türkiye’nin artık, antikor mühendisliği, akıllı kanser ilaçları, İleri biyoterapötik geliştirme alanlarında kendi teknolojisini üretebileceğini gösteren bir platform niteliği taşıyor. Bu tür çalışmaların artması için buluşumuzu patentlemedik ve herkese açık hâle getirdik. Başkaları da üzerine yeni şeyler koysun başka çalışmalarla geliştirsin istedik. Bugün Türkiye, kullandığı akıllı kanser ilaçlarının tamamını yurt dışından ithal ediyor. Bu durum hem hastalar hem de sağlık sistemi için ciddi bir ekonomik yük oluşturuyor. Bu çalışma, ilaçta dışa bağımlılığını azaltabilecek stratejik bir adım” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İSTEDİĞİMİZ HER İLACI YAPABİLECEK NOKTADAYIZ<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Doç. Dr. Urartu Şeker, bu çalışmanın en büyük kazanımını şu sözlerle özetliyor: "Biz sadece bir molekül üretmedik. Bu ilacı nasıl geliştireceğimizi öğrendik. Artık knowhow Türkiye’de. Bundan sonra bizi durduracak teknik bir engel yok. Geliştirilen molekül henüz klinik aşamada değil. Bir sonraki hedef; molekülün daha da iyileştirilmesi, ardından faz-1 ve faz-2 klinik çalışmalara geçilmesi. Bunun için kamu destekleri ve yatırım süreçleri planlanıyor."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜBİTAK FONUYLA YAPILDI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Araştırma, TÜBİTAK tarafından fonlandı ve TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezinin ilaç geliştirme altyapısında yürütüldü. Çalışma, tüm zorluklara ve engellere rağmen, bilim insanlarının imece usulü dayanışmasıyla tamamlandı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhabir :&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/ziyneti-kocabiyik">ZİYNETİ KOCABIYIK</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/01/iki-hedefli-akilli-kanser-ilaci-gelistirdik-1769066845.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şekere alternatif bir keşif yapıldı</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/sekere-alternatif-bir-kesif-yapildi-425</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/sekere-alternatif-bir-kesif-yapildi-425</guid>
                <description><![CDATA[Tufts Üniversitesi'nden bilim insanları, sofra şekeriyle neredeyse aynı tada sahip olan ancak sağlık üzerindeki olumsuz etkileri çok daha az olan nadir bir şekerin üretimi için yeni bir yöntem geliştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">"Tagatose" adı verilen bu tatlandırıcı; düşük kalorili olması, kan şekerini minimum düzeyde etkilemesi ve ağız ile <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/bagirsak/" target="_blank">bağırsak</a> sağlığına olası faydalarıyla şeker arayışında dönüm noktası olabilir.</p><h2 style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(0, 0, 0);display:inline-block;font-family:TRT-Bold, sans-serif;font-size:24px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:500;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Tagatose nedir ve nerede bulunur?</h2><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Tagatose; süt ürünlerinde (ısıtma veya enzim işlemi sırasında), elma, ananas ve portakal gibi meyvelerde doğal olarak bulunan ancak doğada çok nadir rastlanan bir şeker tür.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Meyvelerdeki toplam şeker oranının sadece yüzde 0,2'sini oluşturduğu için doğrudan özütlenmesi oldukça zordur. Şimdiye kadar üretimi hem verimsiz hem de çok maliyetli olan bu madde için Tufts Üniversitesi araştırmacıları biyosentetik bir çözüm geliştirdi.</p><h2 style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(0, 0, 0);display:inline-block;font-family:TRT-Bold, sans-serif;font-size:24px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:500;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Bakteriler şeker fabrikasına dönüşüyor</h2><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Cell Reports Physical Science dergisinde yayımlanan çalışmaya göre araştırmacılar, Escherichia coli bakterilerini <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/genetik/" target="_blank">genetik</a> olarak mühendislik işleminden geçirerek adeta minik birer fabrikaya dönüştürdü.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Cıvık mantardan elde edilen ve "Gal1P" adı verilen özel bir enzim, bakterilere aktarıldı.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Bu yöntemle bakteriler, bol miktarda bulunan glikozu yüzde 95 verimlilikle tagatose'a dönüştürmeyi başardı. Geleneksel yöntemlerde bu oran yüzde 40 ile yüzde 77 arasında kalıyordu.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Galaktoz gibi pahalı ham maddeler yerine glikozun kullanılması, üretimi ekonomik olarak çok daha uygulanabilir hale getirdi.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Sofra şekerinin tatlılık oranının yüzde 92'sine sahip. Yüksek yoğunluklu tatlandırıcıların aksine pişirme ve fırınlama sırasında şeker gibi karamelize olur ve ürünün fiziksel yapısını korur.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Sofra şekerinden yaklaşık yüzde 60 daha az kalori içeriyor.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">İnce bağırsakta sadece kısmen emildiği için kan şekeri ve insülin seviyelerinde çok düşük artışlara neden oluyor. Bu özellik <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/diyabet/" target="_blank">diyabet</a> hastaları için büyük önem taşıyor.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Diş çürüklerine yol açan bakterileri beslemek yerine onların büyümesini yavaşlatıyor. Ayrıca bağırsaktaki yararlı bakteriler için probiyotik etkisi gösterebilir.</p><h2 style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(0, 0, 0);display:inline-block;font-family:TRT-Bold, sans-serif;font-size:24px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:500;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Gelecekte bizi ne bekliyor?</h2><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Araştırmacılar, bu yeni biyosentez stratejisinin sadece tagatose için değil, diğer nadir şekerlerin üretiminde de devrim yapabileceği belirtiyor.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">FDA tarafından "genel olarak güvenli" (GRAS) sınıfına alınan tagatose, bu yeni üretim yöntemiyle birlikte <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/gida/" target="_blank">gıda</a> sanayisinde çok daha yaygın ve uygun maliyetli bir alternatif haline gelebilir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Jan 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/01/sekere-alternatif-bir-kesif-yapildi-1768558836.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hekimlikte temsil problemi</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/hekimlikte-temsil-problemi-403</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/hekimlikte-temsil-problemi-403</guid>
                <description><![CDATA[Meslek odaları, varlık sebebi itibarıyla üyelerini korumak, yönlendirmek ve temsil etmek için vardır. Özellikle hekimlik gibi ağır sorumluluk, yüksek risk ve yoğun baskı barındıran bir meslekte bu temsil hayati önemdedir. Ancak bugün gelinen noktada, tabip odalarının bu temel işlevi ne ölçüde yerine getirdiği ciddi biçimde sorgulanmaktadır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;"><strong>Hekimlikte Temsil Sorunu: Aidat, Kongre ve Sessizlik<o:p></o:p></strong></span></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Meslek odaları, varlık sebebi itibarıyla üyelerini korumak, yönlendirmek ve temsil etmek için vardır. Özellikle hekimlik gibi ağır sorumluluk, yüksek risk ve yoğun baskı barındıran bir meslekte bu temsil hayati önemdedir. Ancak bugün gelinen noktada, tabip odalarının bu temel işlevi ne ölçüde yerine getirdiği ciddi biçimde sorgulanmaktadır.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bir hekimin meslek odasından beklentisi nettir:</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Hakkı yenildiğinde yanında durması,</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">belirsizlik yaşadığında yol göstermesi,</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">devletle ve kurumlarla karşı karşıya kaldığında koruyucu bir şemsiye olması.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Sahadaki tablo ise bu beklentiden oldukça uzaktır. Bugün birçok hekim, tabip odalarını; yüksek aidatlar talep eden, bu aidatların kullanımına dair yeterli şeffaflık sunmayan, ancak hekimin gerçek sorunlarında sessiz kalan yapılar olarak algılamaktadır. Aidatların sanatsal etkinliklere, sembolik ya da ideolojik alanlara harcandığı yönündeki yaygın kanaat, meslek odalarının önceliklerini tartışmalı hale getirmektedir. Sanat elbette kıymetlidir; ancak bir meslek odasının asli görevi, üyelerinin hukukunu, emeğini ve mesleki geleceğini korumaktır. Bu denge bozulduğunda temsil krizi kaçınılmaz olur.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bu krizin en somut örneklerinden biri, geçmişte kamu ve üniversite bünyesinde çalışan hekimlerin muayenehanelerinin kapatılması sürecinde yaşanmıştır. Binlerce hekimin mesleki özgürlüğünü ve ekonomik varlığını doğrudan etkileyen bu süreçte, tabip odalarından güçlü bir duruş ya da kapsayıcı bir savunma hattı yükselmemiştir. Muayenehanesi olan hekimler adeta yalnız bırakılmıştır.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Benzer bir sessizlik, bilimsel kongreler ve akademik etkinlikler alanında da dikkat çekmektedir. Bilimsel kongreler, teoride bilginin paylaşıldığı, deneyimin aktarıldığı ve bilimin canlı tutulduğu platformlar olmalıdır. Ancak bugün özellikle tıp alanında pek çok kongre, bilimsel üretimden çok ekonomik bir ekosistemin parçası haline gelmiş görünmektedir.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal" style="margin-bottom:0cm;"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Artık birçok hekim için kongre takvimine bakmak, bilimsel içerikten önce kayıt ücretleriyle yüzleşmek anlamına gelmektedir. Son dönemde bazı kongrelerde ücretlerin geçmiş yıllara kıyasla düştüğü görülse de, tablo bütünüyle değişmiş değildir. Kayıt bedellerine ek olarak konaklama, ulaşım ve yan etkinlikler eklendiğinde, toplam maliyet kısa sürede ciddi rakamlara ulaşmaktadır. Özellikle kamuda çalışan, serbest hekimlik yapan ya da genç akademisyenler için bu yük hâlâ önemli bir eşik oluşturmaktadır.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Sistemin sunduğu “doğal çözüm” ise sponsorluk mekanizmalarıdır. Böylece bilimsel toplantılara katılım, bireysel mesleki çabadan çok; ilaç ve tıbbi cihaz firmalarıyla kurulan ilişkiler üzerinden mümkün hale gelmektedir. Bilime erişim, emekle değil; sponsor bulabilme imkanıyla ölçülür duruma geldiğinde, bu durum yalnızca ekonomik değil; bilimsel bağımsızlık açısından da ciddi bir kırılma alanı üretmektedir.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Kongre içeriklerinde yaşanan dönüşüm bu tabloyu daha da belirginleştirmektedir. Bilimsel programların içine eklenen “kurs”, “workshop” ve “sertifika programı” başlıklı etkinlikler çoğu zaman ayrı ücretlendirilmekte; katılımcı, zaten bir kayıt bedeli ödemişken bilgiye tam erişim için yeniden ödeme yapmak zorunda bırakılmaktadır. Bilgi, parçalara ayrılmış bir ürün gibi sunulmakta; bilimsel eğitim giderek ticari paketlere dönüşmektedir.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bu ekosistemin en az konuşulan ama en kritik boyutlarından biri ise şeffaflıktır. Kongreleri ve bilimsel toplantıları düzenleyen derneklerin; hekimlerden toplanan kayıt ücretleri ve sponsor firmalardan elde edilen gelirlerin nasıl kullanıldığı konusunda açık, düzenli ve denetlenebilir bilgilendirme çoğu zaman yeterli değildir. Oysa bu yapılar ticari şirketler değil; bilimsel ve mesleki amaçla faaliyet gösteren kurumlardır. Şeffaflık bir tercih değil, etik bir sorumluluktur.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bu noktada meslek örgütlerinin rolü yeniden sorgulanmaktadır. Tabip odaları ve ilgili meslek yapıları; kongre ekosisteminin erişilebilirliği, sponsorluk bağımlılığı ve ticarileşme riskleri karşısında yol gösterici ve koruyucu bir çerçeve sunmakta yetersiz kalmaktadır. Hekimleri bu yükten koruyacak ilkesel sınırlar ve yönlendirici politikalar ortaya konmamaktadır.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal" style="mso-margin-bottom-alt:auto;"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Sonuçta hekimler iki seçenekle baş başa kalmaktadır:</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Ya sponsorluk ilişkilerine mahkum olmak,</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">ya da bilimsel ortamlardan dışlanmak.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bu tablo yalnızca hekimleri değil; mühendislikten temel bilimlere, eczacılıktan sosyal bilimlere kadar bütün akademik alanları ilgilendirmektedir. Bilim, erişilebilir olduğu ölçüde gelişir. Bilgi, belirli bir kesimin imtiyazı haline geldiğinde; eleştirel düşünce daralır, üretim yavaşlar.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bugün pek çok hekim kendine şu soruyu sormaktadır:</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">“Benim adıma konuşan kurum gerçekten benim yanımda mı?”<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bu soru cevapsız kaldıkça, meslek odalarının meşruiyeti zedelenir. Aidatla ayakta duran ama hekim lehine somut bir fonksiyon üretemeyen yapılar zamanla atıl kurumlara dönüşür. Aynı şekilde bilimsel kongreler de bilimin vitrini olmaktan çıkıp pazarlama alanına dönüştüğünde, bilim insanı özne olmaktan çıkar; katılımcı-müşteri konumuna itilir.<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Belki de artık şu soruları daha sakin ama daha net sormanın zamanıdır:</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Meslek odaları kimi temsil ediyor?</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bilimsel kongreler gerçekten kimin için düzenleniyor?<o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Bilim, ancak özgür, erişilebilir ve şeffaf olduğunda ilerler.</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">Aksi halde bilgi artar gibi görünür;</span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;">ama bilgelik eksilir.</span></p><p class="MsoNormal"><strong>Dr. Mehmet Yavuz</strong><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;"><o:p></o:p></span></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Jan 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/01/hekimlikte-temsil-problemi-1768030656.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çorapla uyumak zararlı</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/corapla-uyumak-zararli-391</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/corapla-uyumak-zararli-391</guid>
                <description><![CDATA[Kış aylarında ayaklarını sıcak tutmak için çorapla uyumayı tercih eden milyonlarca kişiye uzmanlardan önemli bir uyarı geldi. Doktorlar, gece boyunca çıkarılmayan çorapların sanılanın aksine sağlık açısından çeşitli riskler barındırdığını belirtiyor. Araştırmalara göre bu alışkanlık, kan dolaşımından sinir sistemine, cilt sağlığından iç organların işleyişine kadar pek çok olumsuz etkiye yol açabiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Kış aylarında ayaklarını sıcak tutmak için çorapla uyumayı tercih eden milyonlarca kişiye uzmanlardan önemli bir uyarı geldi. Doktorlar, gece boyunca çıkarılmayan çorapların sanılanın aksine sağlık açısından çeşitli riskler barındırdığını belirtiyor. Araştırmalara göre bu alışkanlık, kan dolaşımından sinir sistemine, cilt sağlığından iç organların işleyişine kadar pek çok olumsuz etkiye yol açabiliyor.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte çorapla uyuma alışkanlığı yaygınlaşırken, uzmanlar bunun vücudun doğal biyolojik dengesini bozduğuna dikkat çekiyor. Uyku sırasında vücut sıcaklığının doğal olarak düşmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar,&nbsp;<strong>çorap kullanımının bu süreci engelleyerek uyku kalitesini olumsuz etkilediğini&nbsp;</strong>ifade ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>KAN DOLAŞIMI RİSK ALTINDA<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Çorapla uyumanın en önemli risklerinden biri kan dolaşımı üzerindeki olumsuz etkisi olarak gösteriliyor. Özellikle&nbsp;<strong>lastikli ve dar çorapların ayak bileklerinde baskı oluşturarak kan akışını yavaşlattığı&nbsp;</strong>belirtiliyor. Uzmanlar, bu durumun uzun vadede pıhtılaşma ve tromboz gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulunuyor. Sağlıklı bir dolaşım için ayakların gece boyunca serbest bırakılması gerektiği vurgulanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>AŞIRI ISINMA İÇ ORGANLARI ETKİLEYEBİLİR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Uykuya geçiş sırasında vücudun kendini soğutma mekanizmasını devreye soktuğunu belirten uzmanlar,&nbsp;<strong>çorapların bu doğal süreci engellediğini</strong>&nbsp;ifade ediyor. Isının hapsolmasıyla oluşan aşırı ısınmanın yalnızca uyku kalitesini düşürmekle kalmadığı,<strong>&nbsp;iç organların çalışma düzenini de olumsuz etkileyebileceği&nbsp;</strong>belirtiliyor. Uzmanlar, ayakların zaman zaman battaniye dışına çıkarılmasının vücut ısısını dengelemeye yardımcı olacağını söylüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>MANTAR VE CİLT ENFEKSİYONLARINA ZEMİN HAZIRLIYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Gece boyunca çorap içinde kalan ayaklarda terleme ve nem oluşumunun kaçınılmaz olduğuna dikkat çekiliyor. Bu&nbsp;<strong>sıcak ve nemli ortamın mantar enfeksiyonları için uygun koşullar oluşturduğu</strong>&nbsp;belirtiliyor. Ayrıca sentetik ve düşük kaliteli çorapların uzun süreli kullanımının alerjik reaksiyonlara ve çeşitli cilt enfeksiyonlarına yol açabileceği ifade ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>SİNİR SİSTEMİ VE UYKU DÜZENİ OLUMSUZ ETKİLENİYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Uzmanlara göre, ayaklarda oluşan sıkışma hissi yalnızca&nbsp;<strong>fiziksel değil, sinir sistemi üzerinde de olumsuz etkilere</strong>&nbsp;neden oluyor. Sürekli baskı altında kalan sinir uçlarının huzursuzluk hissini artırdığı, bunun da uykuya dalma süresini uzatarak derin uyku evresine geçişi zorlaştırdığı belirtiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>MS HASTALIĞINDA RİSK FAKTÖRLERİ GÜNDEMDE<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Haberin devamında, uzun yıllar&nbsp;<strong>“gizemli hastalık” olarak tanımlanan Multipl Skleroz (MS)&nbsp;</strong>ile ilgili son araştırmalara da yer verildi. Bilim insanları, MS riskinin gebelik döneminden başlayarak yetişkinliğe kadar uzanan genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle şekillendiğini belirtiyor. Araştırmalar ilerledikçe yaşam alışkanlıklarının bağışıklık sistemi üzerindeki rolünün daha net ortaya çıktığı ifade ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Editör:&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/melin-ozturk">MELİN ÖZTÜRK</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Jan 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/01/corapla-uyumak-zararli-1767855662.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Obezite ile savaşmak için abur cubur yasağı geldi</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/obezite-ile-savasmak-icin-abur-cubur-yasagi-geldi-388</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/obezite-ile-savasmak-icin-abur-cubur-yasagi-geldi-388</guid>
                <description><![CDATA[İngiltere Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, yeni kurallara göre daha az sağlıklı olarak sınıflandırılan gıda ve içeceklerin reklamları televizyonlarda 05.30-21.00 saatleri arasında yasaklanırken, çevrim içi platformlarda ise günün her saatinde engellenecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;"><a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/ingiltere/" target="_blank">İngiltere</a> Sağlık Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, yeni kurallara göre daha az sağlıklı olarak sınıflandırılan <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/gida/" target="_blank">gıda</a> ve içeceklerin reklamları televizyonlarda 05.30-21.00 saatleri arasında yasaklanırken, çevrim içi platformlarda ise günün her saatinde engellenecek.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Yasak, çocukluk çağı obezitesinde en büyük paya sahip olduğu belirtilen 13 ürün kategorisini kapsıyor. Bu kapsamda gazlı içecekler, çikolata ve şekerlemeler, pizza, kek ve dondurmaların yanı sıra bazı kahvaltılık gevrekler, yulaf lapaları, sandviçler, şekerli <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/ekmek/" target="_blank">ekmek</a> ürünleri ve aromalı yoğurtlar yer alıyor.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Reklam kısıtlamasına girip girmeyeceği, her ürün için besin değerlerini esas alan bir puanlama sistemiyle belirlenecek. Doymuş yağ, <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/tuz/" target="_blank">tuz</a> ve şeker oranı yüksek olup kabul edilebilir sınırların dışında kalan ürünlerin reklamları yasaklanacak. Daha sağlıklı olarak değerlendirilen ürünlerin ise reklamı yapılabilecek.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Uygulamanın denetimi Reklam Standartları Kurumu (ASA) tarafından yapılacak. Hükümet, bu düzenlemenin gıda sektörünü ürün içeriklerini daha sağlıklı hale getirmeye <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/tesvik/" target="_blank">teşvik</a> etmesini hedefliyor.</p><h2 style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(0, 0, 0);display:inline-block;font-family:TRT-Bold, sans-serif;font-size:24px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:500;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">"Reklamlar çocukların beslenme alışkanlıkları üzerinde doğrudan etkili”</h2><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">İngiltere hükümeti, reklam yasağının her yıl çocukların beslenmesinden yaklaşık 7,2 milyar kalorinin çıkarılmasını sağlayacağını, yaklaşık 20 bin çocukta obezitenin önlenmesine katkı sunacağını ve uzun vadede sağlık sistemine yaklaşık 2 milyar sterlinlik fayda sağlayacağını öngörüyor.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Hükümet, reklamların çocukların beslenme alışkanlıkları üzerinde doğrudan etkili olduğunu belirterek, yeni düzenlemenin çocukları en çok kullandıkları <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/medya/" target="_blank">medya</a> ortamlarında ve en savunmasız oldukları zaman dilimlerinde korumayı amaçladığını vurguluyor.</p><h2 style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(0, 0, 0);display:inline-block;font-family:TRT-Bold, sans-serif;font-size:24px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:500;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">İngiltere'de ilkokula başlayan çocukların yüzde 22,1'i fazla kilolu veya obez</h2><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Ülkedeki resmi verilere göre ilkokula başlayan çocukların yüzde 22,1'i fazla kilolu veya obezken, bu oran ilkokul sonunda yüzde 35,8'e yükseliyor.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">5 yaşına kadar olan çocuklarda diş çürüğü ise ülkede hastaneye yatışın başlıca nedenleri arasında yer alıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 07 Jan 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/01/obezite-ile-savasmak-icin-abur-cubur-yasagi-geldi-1767771014.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanserden ölümler iki katına çıkacak</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/kanserden-olumler-iki-katina-cikacak-268</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/kanserden-olumler-iki-katina-cikacak-268</guid>
                <description><![CDATA[Önlem alınmazsa kanser kaynaklı ölümler 2050’ye kadar iki katına çıkacak…
Küresel Hastalık Yükü (Global Burden of Disease) Kanser Çalışması’nın son verilerine göre, gerekli önlemler alınmadığı takdirde dünya genelinde kanser kaynaklı ölümlerin 2050 yılına kadar iki katına çıkması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Önlem alınmazsa kanser kaynaklı ölümler 2050’ye kadar iki katına çıkacak…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Küresel Hastalık Yükü (Global Burden of Disease) Kanser Çalışması’nın son verilerine göre, gerekli önlemler alınmadığı takdirde dünya genelinde kanser kaynaklı ölümlerin 2050 yılına kadar iki katına çıkması bekleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Araştırmayı yürüten uzmanlar, özellikle Güney Asya ve Sahra Altı Afrika’daki tabloya dikkat çekerek, milyonlarca kişinin önlenebilir ya da erken tedavi edilebilir kanserler nedeniyle hayatını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilim insanlarının 1990-2023 yılları arasındaki verileri inceleyerek 2050’ye yönelik projeksiyonlar oluşturduğu çalışmada, kanserin artık yalnızca yüksek gelirli ülkelerin sorunu olmadığı ortaya kondu. Araştırmaya göre,&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/kanser/" target="_blank">kanser</a>&nbsp;yükünün giderek daha büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelere kayıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2023’te 10,4 milyon kişi kanserden hayatını kaybetti<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Analize göre 2023 yılında dünya genelinde 18,5 milyon yeni kanser vakası tespit edildi, 10,4 milyon kişi ise kanser nedeniyle hayatını kaybetti. Bu rakam, dünya genelindeki her altı ölümden birinin kanser kaynaklı olduğunu gösterdi. Kanser ölümlerinin üçte ikisinden fazlasının düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleştiği belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çalışmada, 2023 yılındaki kanser ölümlerinin yüzde 41,7’sinin değiştirilebilir risk faktörlerinden kaynaklandığı ifade edildi.&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/tutun/" target="_blank">Tütün</a>&nbsp;ve alkol kullanımı, sağlıksız beslenme, yüksek vücut kitle indeksi,&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/hava-kirliligi/" target="_blank">hava kirliliği</a>&nbsp;ile zararlı iş ve çevre koşullarının bu ölümlerde önemli rol oynadığı kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlar, etkili kamu politikalarıyla ve sağlıklı yaşamı&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/tesvik/" target="_blank">teşvik</a>&nbsp;eden düzenlemelerle her yıl milyonlarca kanser vakasının önlenebileceğini vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2050’de 30,5 milyon yeni vaka bekleniyor<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Otuz yılı aşkın verinin kullanıldığı projeksiyonlara göre, 2050 yılında dünyada her yıl yaklaşık 30,5 milyon yeni kanser vakası görülebilir ve yıllık kanser ölümleri 18,6 milyona ulaşabilir. Bu rakamlar, bugünkü seviyelerin neredeyse iki katına işaret ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlara göre&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/nufus/" target="_blank">nüfus</a>&nbsp;artışı ve yaşlanma bu yükselişte etkili olurken, yaşam tarzındaki değişimler, kentleşme, hava kalitesindeki bozulma ve ekonomik dönüşüm de kanser riskini artırıyor. Gerekli müdahaleler yapılmazsa bu eğilimin devam edeceği öngörülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Önleme politikaları küresel öncelik olmalı”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlar, erken teşhisin hayati önem taşıdığına dikkat çekerek, meme, rahim ağzı ve kalın&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/bagirsak/" target="_blank">bağırsak</a>&nbsp;kanseri gibi türler için tarama programlarının yaygınlaştırılması gerektiğini belirtti. Tütün kontrolü, hava kalitesinin iyileştirilmesi, obeziteyle mücadele ve iş güvenliği önlemlerinin de güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca, patoloji laboratuvarlarının artırılması, onkoloji alanında uzman sağlık personelinin yetiştirilmesi ve uygun maliyetli tedavilere erişimin sağlanmasının da sağlık sistemleri açısından zorunlu olduğu ifade edildi. Uzmanlar, güçlü kanser kayıt sistemleri olmadan ülkelerin etkili planlama ve ilerleme ölçümü yapamayacağını da belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kanser artık gençleri de daha fazla etkiliyor<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Araştırmada, kanserin artık yalnızca ileri yaştaki bireylerin hastalığı olmadığına da dikkat çekildi. Birçok bölgede, geçmişte daha ileri yaşlarda görülen bazı kanser türlerinin genç bireylerde de artış gösterdiği kaydedildi. Bu durumun eğitim, istihdam,&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/aile/" target="_blank">aile</a>&nbsp;hayatı ve ekonomik güvence üzerinde ciddi etkiler yarattığı vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlar, 2050 yılına yönelik tahminlerin kesin bir kader olmadığını belirterek, “Önümüzdeki 25 yıl kritik önem taşıyor. Bilgi birikimimiz mevcut, şimdi ihtiyaç duyulan şey ortak irade ve kararlı adımlar” değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Dec 2025 10:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2025/12/kanserden-olumler-iki-katina-cikacak-1765438068.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>204 bin lira ceza</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/204-bin-lira-ceza-246</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/204-bin-lira-ceza-246</guid>
                <description><![CDATA[Ankara'daki bir alışveriş merkezinde down sendromlu çocuğun oyun alanına alınmamasını "ayrımcılık yasağının ihlali" sayan Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu, işletmeye üst sınırdan 204 bin 285 lira ceza verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">TİHEK'in kararına göre, Ankara'nın Etimesgut ilçesindeki bir <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/alisveris/" target="_blank">alışveriş</a> merkezinde M.A.Y. isimli çocuğun down sendromlu olması gerekçe gösterilerek <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/oyun/" target="_blank">oyun</a> alanına alınmadığı yönündeki haberlerin basına yansıması üzerine resen inceleme başlatıldı.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">İnceleme kapsamında işletmeden alınan savunmada, <a style="background-color:transparent;border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(207, 29, 57);display:inline-block;margin:0px;padding:0px;text-decoration:none;" href="https://www.trthaber.com/etiket/ayrimcilik/" target="_blank">ayrımcılık</a> yapılmadığı, küçük çocuğun menfaati gözetilerek yönlendirme yapıldığı ileri sürüldü.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Top havuzunda 90-140 santimetre arasında boy şartı bulunduğu, yetişkinlerin bu alana alınmadığı, ancak diğer oyuncakların kullanılabileceğinin çocuğun öğretmenine iletildiği savunuldu.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Mağdur çocuğun velisi tarafından sunulan görüşte ise 10 Nisan 2025'te yaşanan olayda, çocuğun öğretmeni ve bakıcısı S.K.O. eşliğinde top havuzuna girmek istediği, ancak işletme çalışanlarının "çocuğun diğer çocuklara zarar verebileceği" gerekçesiyle oyun alanına kabul etmediği belirtildi.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">TİHEK, inceleme sonucu "ayrımcılık yasağının" ihlal edildiğine karar vererek, işletmeye üst sınırdan 204 bin 285 lira idari para cezası uygulanmasına hükmetti.</p><h2 style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(0, 0, 0);display:inline-block;font-family:TRT-Bold, sans-serif;font-size:24px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:500;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">"Çocuğun üstün yararı ilkesiyle bağdaşmıyor"</h2><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">TİHEK'in kararında, olaya ilişkin video kayıtları izlendiğinde, çocuğun özel gereksinimi nedeniyle diğer çocuklara zarar verebileceği veya zarar görebileceği hususunun ifade edildiği, ilgili oyun parkı görevlisi tarafından çocuğun bahsedilen boy sınırlaması aralığında olmaması nedeniyle içeri alınamayacağına dair bir değerlendirme yapılmadığının tespit edildiği kaydedildi.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Kararda, M.A.Y'nin diğer çocuklara zarar verebileceği veya zarar görebileceği yönündeki ön yargı ve aşırı korumacı refleks nedeniyle alınmayarak "ayrı tutma" suretiyle dışlanmasının, çocuğun üstün yararı ilkesiyle bağdaşmadığı değerlendirmesine yer verildi.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Anayasa'nın 10'uncu maddesi ile 6701 sayılı Kanun'daki eşit muamele ve ayrımcılık yasağı hükümlerine atıf yapılan kararda, engellilik temelinde ayrımcılığın açıkça yasaklandığı vurgulandı.</p><p style="-webkit-text-stroke-width:0px;background-color:rgb(255, 255, 255);border-width:0px;box-sizing:border-box;color:rgb(42, 42, 42);font-family:NotoSans-Regular, sans-serif;font-size:19px;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;line-height:32px;margin:0px 0px 24px;orphans:2;padding:0px;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Kararda, engelli çocukların akranlarından ayrı tutulmaksızın, eğlence ve dinlenme olanaklarından eşit biçimde yararlanabilmelerinin sağlanması ve sosyal yaşamın tüm alanlarına dahil edilebilmeleri için tüm çocukların erişimine uygun, kapsayıcılık ilkesi çerçevesinde tasarlanmış oyun alanlarının oluşturulması ve engelliliğin önündeki davranışsal bariyerlerin kaldırılmasına yönelik çabaların güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığının altı çizildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Dec 2025 10:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2025/12/204-bin-lira-ceza-1764833153.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nüfusta büyük kriz kapıda...</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/nufusta-buyuk-kriz-kapida-211</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/nufusta-buyuk-kriz-kapida-211</guid>
                <description><![CDATA[Aile kurmak zorlaştı! Gençler geç evleniyor, çocuk sahibi olma şansı azalıyor. Uzmanlardan gençlere uyarı var: “Ertelemeyin!” Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği’nin (TSRM) düzenlediği toplantıda tedavi alanındaki gelişmelerin yanında, doğurganlığın artırılabilmesine yönelik toplumsal ve sosyal noktalar da tartışıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">Türkiye’de de doğurganlık hızı hızla azalıyor. Son TÜİK rakamlarına göre Türkiye’de bu sayı 1,48’e kadar düştü. Bir yandan politika yapıcılar bir yandan bilim adamları Türkiye nüfusunun artırılabilmesi için çözüm arayışında.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği’nin (TSRM)&nbsp;düzenlediği 13. Üreme Sağlığı ve İnfertilite Kongresi’nde kısırlığın sebepleri ve çok istemelerine rağmen çocuk sahibi olamayan ailelerin çocuk sahibi olabilmesi için çözüm önerileri tartışıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Ali Sami Gürbüz, gençlere “erken evlenin” çağrısında bulundu. Günümüzün sosyo ekonomik şartları sebebiyle gençlerin evlilik öncesinde kariyer yapma, evlenenlerin ise çocuktan önce ev ya da araba sahibi olma veya gezip tozma gibi kriterleri öncelediklerini hatırlatan Doç. Dr. Gürbüz,&nbsp;“Kısırlık hem kadın hem de erkeklerin problemi. Yaş ilerledikçe hem kadının hem de erkeğin çocuk sahibi olma ihtimali zayıflamaya başlıyor. 25 yaşındaki sağlıklı bir kadının aylık olarak anne olma şansı yüzde 25-30 iken, 35 yaşında bu yüzde 15’e düşer. Düşük yapma riski 25 yaşında yüzde 10 iken 35 yaşında bu yüzde 20’ye yükselir. 35 yaşındaki bir erkeğin baba olma şansı hâlâ yüksektir ancak sperm hareketliği azalmaya başlar. DNA hasar oranı artabilir. Gebelik elde etmek daha uzun sürebilir. Günümüzde 15-20 yıl öncesine göre daha geç evleniliyor. Bu da çocuk sahibi olma şansını düşürüyor. Erken evliliklerin teşvik edilmesi gerekir. Gerçi doğru bir kararla devlet çeşitli krediler vererek ekonomik sebeplerle evlenemeyen gençleri destekliyor. Bu desteklerin daha da artırılması gerekir”&nbsp;dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği’nin (TSRM) Başkanı Prof. Dr. Barış Ata da tıbbın bugün ulaştığı noktada çocuk doğar doğmaz ileride çocuk sahibi olup olamayacağının belirlenebileceğini söyledi. Kısırlığı gösteren yaklaşık 10 tane genin tanımlandığını ifade eden Prof. Dr. Ata, bu genetik mutasyonların bulunduğu kişilerin çocuk sahibi olma konusunda problem yaşadığını belirterek,&nbsp;“Bunu doğar doğmaz ölçmek mümkün. Şu anda 20 genetik hastalığa bakan genetik paneller var. Mesela SMA hastalığına bakılıyor. Bunlara eklenen başka testlerle çocuk doğunca alınacak kandan erken menopoza girip girmeyeceği öğrenilebilir. Buna göre tedbirler alınır. Özellikle bizim ülkemizde akraba evlilikleri fazla olduğu için genetik mutasyonlar daha fazla görülüyor”&nbsp;dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">10 YILDA BİR EDİRNE KAYBETTİK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Toplumların nüfusunun sabit kalabilmesi için doğurganlık hızının en az 2,1 seviyesinde olması gerekiyor. Yani sağlıklı&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/nufus" target="_blank" title="nüfus">nüfus</a>&nbsp;artışı için bir kadının en az 2,1 çocuk doğurması bekleniyor. Oysa bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de doğurganlık hızı hızla azalıyor. Son TÜİK rakamlarına göre Türkiye’de bu sayı 1,48’e kadar düştü. 2015 yılında 1 yılda yapılan canlı&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/dogum" target="_blank" title="doğum">doğum</a>&nbsp;1 milyon 336 bin 908 iken, 2023 yılında ilk kez bir milyonun altına düşerek 958 bin 408 oldu. 2024 yılında ise 937 bin 559’a geriledi. Bu 10 yıl içinde yaklaşık olarak bir Edirne ilinin nüfusumuzdan eksildiğini gösteriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">YUMURTA DONDURMA KRİTERLERİ KOLAYLAŞTIRILMALI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Günümüz hayat şartları ve çevresel etkenler sebebiyle kadınlarda yumurta rezervlerinin genç yaşta hızla azalmaya başladığı ve bunun da kısırlık oranlarının artışında önemli bir faktör olduğunun altını çizen Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği (TSRM) Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Işıl Kasapoğlu,&nbsp;“Bu durumda ileri yaşta da çocuk sahibi olabilmek için yumurta dondurma önerilebilir. Ancak bu tedavinin de erken yaşta yapılması gerekir. Çünkü 20 yaşındaki bir kadının yumurta kalitesi ve sayısı ile 40 yaşındaki kadının aynı değildir. Eve bir canlı bebek götürebilmek için 42 yaşındaki kadının 33 tane yumurtasını dondurması gerekirken, 32 yaşındaki kadının 15 tane dondurması yeterlidir. Türkiye’de yumurta dondurma izni bazı özel kriterlere göre verilmektedir. Oysa günümüzde doğurganlığın korunabilmesi için bu kriterler kolaylaştırılmalı ya da serbest bırakılmalıdır”&nbsp;dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DOĞURGANLIK CHECK-UP’I YAPILSIN<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Birçok çiftin çocuk sahibi olmayı ertelerken kendi üreme sağlığı hakkında hiçbir bilgisi olmadığını söyleyen Türk Üreme Sağlığı ve İnfertilite Derneği’nin (TSRM) Genel Sekreteri Prof. Dr. Yaprak Üstün, erteleme kararından önce evli çiftlerin çocuk sahibi olup olmayacaklarının kontrol edilebileceği bir check-up yaptırması gerektiğine dikkat çekti. Prof. Dr. Üstün,&nbsp;“Hem kadınlar hem erkekler için bunu ölçebilecek testler var. Yumurtalık rezervi taraması, sperm sayısı ve kalitesi ölçme gibi... Çiftlerin çocuk erteleme kararından önce mutlaka doktora giderek ne kadar zamanlarının kaldığını öğrenmesi gerekir. Eğer doktor bekleyebilirsiniz derse, çocuk sahibi olmak istediklerinde çok geç kalmış olmazlar”&nbsp;diye açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KISIRLIK TEDAVİLERİ ÖZEL DAL OLMALI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tıptaki teknolojik gelişmelerle birlikte kısırlık tedavileri ve tüp bebek uygulamalarının büyük bir hızla geliştiğine dikkat çeken Prof. Dr. Barış Ata,&nbsp;“Bu kapsamda, Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite alanı, modern tıbbın en hızlı gelişen, en çok bilimsel yenilik üreten ve en yüksek multidisipliner iş birliği gerektiren dallarından biri olarak öne çıkmaktadır. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığının temel eğitiminden çok daha ileri düzeyde hormonal, genetik, metabolik, cerrahi ve laboratuvar bilgi birikimi gereklidir. Bu alanlarda yeterliliğin sağlanması, yalnızca temel uzmanlık eğitimiyle mümkün değildir. İleri düzey süreç, özel bir eğitim gerektirir. Üreme endokrinolojisi ve infertilite, batıda uzun yıllardır bağımsız bir yan dal olarak kabul edilmiştir. Bizde ise sadece 6 aylık bir sertifikasyon ile üremeye yardımcı teknoloji eğitimi verilmektedir Türkiye, tüp bebek uygulamalarında dünya çapında başarıya sahip bir ülke olmasına rağmen, bu alanda yan dal yapılanmasının eksikliği hem klinik hizmetlerde hem akademik üretimde hissedilmektedir. Bu kongrede yabancı uzmanlarla üreme endokrinolojisi ve infertilite alanın bir yan dal olabilmesi için atılması gereken temel adımlar da tartışıldı”&nbsp;dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 25 Nov 2025 10:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2025/11/nufusta-buyuk-kriz-kapida-1764055762.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin tuzu bağımlılık yapıyor</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/cin-tuzu-bagimlilik-yapiyor-200</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/cin-tuzu-bagimlilik-yapiyor-200</guid>
                <description><![CDATA[Yiyeceklere lezzet vermek için eklenen Çin tuzu kullanımının her yaşta sağlık riskleri oluşturduğunu vurgulayan çocuk hastalıkları uzmanları, özellikle çocukluk çağında tüketilmesinin ileri yaşlarda MS ve kanser gelişme riskini artırdığı uyarısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Yiyeceklere lezzet vermek için eklenen Çin tuzu kullanımının her yaşta sağlık riskleri oluşturduğunu vurgulayan çocuk hastalıkları uzmanları, özellikle çocukluk çağında tüketilmesinin ileri yaşlarda MS ve kanser gelişme riskini artırdığı uyarısında bulundu. Türk Pediyatri Kurumu tarafından düzenlenen 60. Türk Pediyatri Kongresi’nde birçok ülkede yasaklanan ve Dünya Sağlık Örgütünün ‘en zararlı yiyecekler’ listesinin içeriklerinde yer alan Çin tuzu tehlikesinin boyutlarına dikkat çekildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Halk arasında Çin tuzu olarak bilinen monosodyum glutamat (MSG) maddesinin bağırsak iç yüzeyini bozduğunu söyleyen Kocaeli Üniversitesi Çocuk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı ve Türk Pediyatri Kurumu Yönetim Kurulu Üyesi, Prof. Dr. Metin Aydoğan&nbsp;<strong>“Katkı maddesi içeren yiyecek ve içecekler, hazır meyve suları, işlenmiş gıdalar, bağırsak epitelini darmadağınık ediyor. Bu da pek çok hastalığın sadece alerjik hastalıkların değil, MS’i de artıyor, ilerde kanser riskini de artırıyor. Sindirim sisteminin merkezi olan ve ikinci beyin olarak tanımlanan bağırsakların sağlığı, bütün metabolizmayı etkilemektedir. Bağışıklık sistemi hücrelerinin yüzde 70’i bağırsaklarda bulunmaktadır. Bağırsak iç yüzeyi bozulursa, sızan toksinler, mikroplar ve sindirilmemiş besinler kan dolaşımına karışır, bağışıklık sistemi ise tanımadığı bu maddelere karşı saldırıya geçer. Yani bağışıklık sistemi kendi dokusuna saldırır”&nbsp;</strong>dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Abur cuburların içindeki Çin tuzunun bağımlılık yaptığını ifade eden Prof. Dr. Aydoğan&nbsp;<strong>“Paketlenmiş ve işlenmiş gıdalar en çok MSG içeren ürünlerdir. Özellikle noodllelar, hazır çorbalar, cipsler, işlenmiş et ürünleri (sucuk, salam, sosis), krakerler, dondurulmuş gıdalar ve fast food ürünleri MSG içerebilir. Bu tür yiyecekler çocukların lezzet algısını bozarak ya da yanıltarak o gıdaların daha çok tüketilmesine sebep oluyor yani bir tür bağımlılık oluşturuyor. Ayrıca çocuklarda beyin gelişimi ve dikkat eksikliği gibi problemlerle birlikte hormonal bozukluklar, diyabet ve obezite riskini de artıyor. Eğer çocuklarınıza zarar vermek istiyorsanız cips yedirin”</strong>&nbsp;diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TEMİZLİK MADDELERİNE DİKKAT<o:p></o:p></strong></p><ul><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;">Evde kullanılan ve dışarıda maruz kalınan temizlik maddelerinin de hava yolu ya da ağızdan alınarak hava yolları epiteli ile bağırsak epitelini bozduğunu söyleyen Prof. Dr. Metin Aydoğan dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle sıraladı:<o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;">Kargodan, market ve manavdan gelen paketleri evin içinde açmayın. O plastik partiküller, havada asılı kalıyor. Çocuklar ve erişkinler bunları soluduklarında dolaşım sistemine katılıyor.<o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;">Bulaşık makinelerinin içine parlatıcı koymayın.<o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;">Çamaşır makinesine yumuşatıcı koymayın.<o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;">Özellikle büyük restoranlarda çok hızlı yıkamalar yapıldığı için tabak ve bardakların üzerinde çok ciddi deterjan kalıntıları kalıyor. Bunları da ağız yoluyla alıyoruz.<o:p></o:p></li></ul><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 23 Nov 2025 10:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2025/11/cin-tuzu-bagimlilik-yapiyor-1763799299.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Unutkanlık</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/unutkanlik-22</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/unutkanlik-22</guid>
                <description><![CDATA[Unutkanlık modern çağın en yaygın şikayetlerinden biri.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">Unutkanlık modern çağın en yaygın şikayetlerinden biri. Neyse ki, beynimiz biz onu ne kadar çok çalıştırırsak o kadar güçleniyor! İşte hafızanı güçlendirmek ve zihnini keskin tutmak için her gün uygulayabileceğin basit ama etkili alışkanlıklar:</span></span><br><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">1. Zihnini Çalıştır: ? Bulmaca çöz, kitap oku, yeni bir dil veya müzik aleti öğren. Beyin egzersizleri yeni nöron bağlantıları oluşturur ve hafızayı kuvvetlendirir.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">2. Beynini Besle: ? Omega-3 (somon, ceviz), antioksidanlar (yaban mersini, ıspanak) ve B vitaminleri beyin sağlığının en iyi dostlarıdır. İşlenmiş gıdalardan ve aşırı şekerden uzak dur.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">3. Hareket Et: ?‍♂️ Düzenli fiziksel aktivite, beyne daha fazla oksijen gitmesini sağlar. Yürüyüş, her iki kol ve ayağı çalıştıran sporlar veya yüzme gibi aktiviteler hafıza merkezlerinin gelişimine katkıda bulunur.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">4. Kaliteli Uyu: ? Beyin, gün boyu öğrendiklerini uyku sırasında işler ve depolar. 7-9 saat kaliteli uyku, hafıza konsolidasyonu için olmazsa olmazdır.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">5. Stresini Yönet: ?‍♀️ Kronik stres, hafızaya zarar verir. Dua, Meditasyon, derin nefes egzersizleri ve doğada zaman geçirmek zihni sakinleştirir ve odaklanmayı artırır.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">6. Sosyalleş ve Su İç: ?? Sosyal etkileşim zihni canlı tutar, yeterli su tüketimi ise beynin temel ihtiyacıdır. Susuz kalan beyin, odaklanmakta zorlanır.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">7. Düzenli Ol: ? Küçük ama istikrarlı adımlar her zaman çok faydalıdır.. Bu alışkanlıkları günlük rutinine yayarak uzun vadede inanılmaz farklar oluşturabilirsin.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 18:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2025/09/unutkanlik-1758122623.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uyksuzluk neden önemli</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/uyksuzluk-neden-onemli-21</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/uyksuzluk-neden-onemli-21</guid>
                <description><![CDATA[İnsan vücudu ve zihni için uyku hayati bir ihtiyaç. Hiç uyumamak veya uzun süre uykusuz kalmak ciddi sonuçlar doğurur:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">İnsan vücudu ve zihni için uyku hayati bir ihtiyaç. Hiç uyumamak veya uzun süre uykusuz kalmak ciddi sonuçlar doğurur:</span></span><br><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">? Beyin Üzerine Etkileri</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• Dikkat ve hafıza bozulur: Beyin bilgiyi işleyemez, karar verme zorlaşır.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• Halüsinasyonlar ve paranoya: 2–3 gün uykusuz kalınca gerçeklik algısı bozulur.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• Duygusal dengesizlik: Stres hormonu artar, öfke ve kaygı yükselir.</span></span><br><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">? Vücut Sağlığına Etkileri</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• Bağışıklık çöküşü: Vücut enfeksiyonlara karşı savunmasız kalır.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• Kalp-damar yükü: Tansiyon ve kalp ritmi bozulabilir.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• Metabolizma sorunları: Açlık-tokluk hormonları dengesizleşir, şeker regülasyonu bozulur.</span></span><br><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">⏱️ Kritik Süreler</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• 24 saat uykusuzluk: Dikkat ve refleksler alkol etkisi altındaki kadar bozulur.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• 48–72 saat uykusuzluk: Şiddetli konsantrasyon kaybı, halüsinasyonlar.</span></span><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">• Uzun süreli (günlerce): Organ sistemlerinde ciddi bozulma ve hayati risk.</span></span><br><br><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(0,0,0);font-family:-apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:14px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:left;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:normal;widows:2;word-spacing:0px;">? Sonuç: Uykusuzluk sadece yorgunluk değil, sinir sistemi, hormonlar, bağışıklık ve kalp sağlığı için bir krizdir. Düzenli ve kaliteli uyku, beynin ve bedenin tamir mekanizmasıdır.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 18:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2025/09/uyksuzluk-neden-onemli-1758122265.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Stresin Sessiz Yolculuğu</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/stresin-sessiz-yolculugu-17</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/stresin-sessiz-yolculugu-17</guid>
                <description><![CDATA[Stres bazen bir baş ağrısı, bazen yorgun bir bakış, bazen de içimizde sessizce büyüyen bir ağırlık…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Stres bazen bir baş ağrısı, bazen yorgun bir bakış, bazen de içimizde sessizce büyüyen bir ağırlık…&nbsp;</p><p>Günlük hayatın koşuşturması, fark etmeden bedenimizi ve zihnimizi yıpratıyor. Sindirim sistemimizden bağışıklığımıza, kalbimizden uyku düzenimize kadar her şeyi etkiliyor. Bedeninizin sessiz mesajlarını görmezden gelmeyin. Kendinize zaman ayırın, zihninizi dinleyin, ruhunuza şefkatle yaklaşın. Çünkü stres, görmediğimiz yerlerde bile iz bırakıyor.&nbsp;</p><p>Stres erkeklerde bedeni, kadınlarda ruhu daha çok yıpratır. Erkek bedeni stresle kasılır, yorulur; kadın zihni ise suskun fırtınalarla dolup taşar. Bedeninin sesini dinle, zihnini sakinleştir. Stres seni parçalamadan önce, sen onu yönet.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 00:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2025/09/stresin-sessiz-yolculugu-kaynak-linki-1758057039.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
