<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Medya Mit</title>
        <link>https://www.medyamit.com.tr/</link>
        <description>Medya Mit</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Siyonist medya kan ağlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/siyonist-medya-kan-agliyor-1284</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/siyonist-medya-kan-agliyor-1284</guid>
                <description><![CDATA[Siyonist İsrail medyası İran'la mutabakata varan ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e "ihanet ettiğini", bölge ülkelerinin bundan sonra Washington'a güvenerek "yalnız bırakılmış" bir Tel Aviv yönetimiyle normalleşme adımı atmayacağını yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Siyonist İsrail medyası İran'la mutabakata varan ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e "ihanet ettiğini", bölge ülkelerinin bundan sonra Washington'a güvenerek "yalnız bırakılmış" bir Tel Aviv yönetimiyle normalleşme adımı atmayacağını yazdı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Yedioth Ahronot gazetesinde Boaz Haetzni imzasıyla çıkan görüş yazısında, ABD'nin İran'la mutabakat sağlamasına atıfla "80 yaşındaki çocuk (Trump) oyuncağına olan ilgisini kaybetti ve daha kolay bir işe geçmek istiyor. Sebat göstermek, kötülükle savaşmak, Amerika’nın itibarını tesis etmek mi? Bunlar zor işler ve ona göre değil." ifadesi kullanıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump yönetiminin İran ile yürüttüğü müzakerelerin, Tahran yönetimini ekonomik olarak rahatlattığı ve bölgedeki askeri kapasitesini yeniden yapılandırmasına olanak tanıdığı iddiasına yer verilen yazıda, söz konusu politikanın sadece İsrail için değil, ABD ile hareket eden bölge ülkeleri için de bir "ihanet" anlamına geldiği ileri sürüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Artık yeni İbrahim Anlaşmaları olmayacak çünkü Suudi Arabistan ve diğer ülkeler, Washington'daki çürük tahtaya bel bağlayacak kadar deli değiller." ifadesine yer verilen yazıda, Amerikan kampına katılarak "risk alan" bölge ülkelerinin artık İsrail ile normalleşmeye yanaşmayacağı değerlendirmesi yapıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"ABD, neredeyse kazanılmış bir savaşta başarısız oldu"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Eski ABD Başkanları Barrack Obama ve Joe Biden döneminden farklı olarak, İsrail'de Cumhuriyetçi ve muhafazakâr kanattan beklentilerin yüksek olduğu ancak gelinen noktada ABD'nin itibar kaybı yaşayacağı öne sürülen yazıda, şu ifadelere yer verildi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Amerika, neredeyse kazanılmış olan ve düşük kayıplarla sürdürülebilecek bir savaşta başarısız oldu. Başkanın mevcut tutumu, zayıf ve gerçeklikten kopuk olarak görülüyor. Çatışmalar sürerken üçüncü taraflar aracılığıyla İran ile anlaşma yollarının aranması, Tahran’ın pes etmek yerine direncini artırmasına neden oldu."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Trump, ABD-İran mutabakatıyla İsrail'i "yalnız" bıraktı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun önündeki en büyük zorluğun, ABD ile olan stratejik ortaklığı korurken Tel Aviv'in güvenlik çıkarlarından taviz vermemek olduğu vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD-İran mutabakatıyla İsrail'in "yalnız" kaldığı vurgulanan yazıda şu ifadelere de yer verildi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İsrail için ABD ile olan ortaklık, tarihsel olarak bir caydırıcılık unsuru olmuştur. Ancak Beyrut ve diğer cephelerdeki askeri operasyonların, diplomatik pazarlıklar neticesinde sınırlanması kabul edilebilir bir durum değildir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail ordusunun Gazze Şeridi, Lübnan ve Suriye’nin güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmemekte ısrar etmekle "çöküşün" yalnızca Trump'a ait olduğunu ve İsrail'i kapsamadığını göstermiş olacağı da iddia edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/siyonist-medya-kan-agliyor-1781699457.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Geri kaldınız Türkiye ile  işbirliği yapın</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/geri-kaldiniz-turkiye-ile-isbirligi-yapin-1283</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/geri-kaldiniz-turkiye-ile-isbirligi-yapin-1283</guid>
                <description><![CDATA[Kıdemli Araştırmacı Jennifer Morgan, Almanya'ya kritik enerji konusunda flaş bir tavsiyede bulundu. Morgan, Berlin hükümetinin Ankara ile iş birliği yapmasını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Kıdemli Araştırmacı Jennifer Morgan, Almanya'ya kritik enerji konusunda flaş bir tavsiyede bulundu. Morgan, Berlin hükümetinin Ankara ile iş birliği yapmasını söyledi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı'ndan ticaret akışındaki aksaklık nedeniyle dünyada 3 aydan fazladır süren enerji arz krizi fosil yakıtlara bağımlılığın ekonomik ve stratejik maliyetlerini yeniden gündeme taşırken kasımda Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyonun hızlandırılması için önemli bir dönemeç olarak görülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Almanya'nın eski İklim Özel Elçisi ve Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu Kıdemli Araştırmacısı Jennifer Morgan, iklim değişikliğiyle mücadeledeki sorunlar ve Türkiye'nin kasımda ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Dünyada iklim değişikliğiyle mücadelede önemli eksiklikler olduğunu söyleyen Morgan, 2015'te imzalanan Paris Anlaşması öncesinde küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonuna kadar sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,5 dereceyle sınırlandırma veya 2 derecenin altında tutma hedefine yönelik patikada ilerlenmediğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Morgan, küresel sıcaklık artışının şu an 2,6 dereceye çıkabileceğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu hala kabul edilemeyecek kadar yüksek olsa da Paris Anlaşması olmasaydı, bulunacağımız 4 derecelik olası artış ihtimalinden daha iyi bir yerdeyiz. Paris Anlaşması'nın temiz enerji dönüşümüne verdiği ivme gerçekten çok büyük oldu. Bununla birlikte eksiklikler de var. Son günlerde özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve yaşanan gelişmeler, fosil yakıtlara bağımlılığın ne anlama geldiğini açıkça gösteriyor. Petrol ve gaz bağımlılığının ülkeler için ekonomi, enerji ve iklim güvenliği açısından neden bu kadar zararlı olduğunu görüyoruz. Geçmişte ülkeler farklı öncelikler arasında seçim yapmak zorunda olduklarını düşünüyorlardı. Artık ekonomi, enerji ve iklim güvenliğinin birlikte sağlanabileceği çok net bir şekilde görülüyor. Yaklaşan bir El Nino süreci ve dünyanın dört bir yanında krizler düşünüldüğünde, artık harekete geçmenin zamanının geldiğini düşünüyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu dönemin iklim değişikliğiyle mücadeleyi güçlendirmek ve temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak için "mükemmel bir fırsat penceresi" olduğuna işaret eden Morgan, "Petrol ve gazın ne kadar pahalı, güvensiz ve kirletici olabileceğini, yenilenebilir enerjinin ise uygun maliyetli, temiz ve erişilebilir olduğunu görüyoruz. Bu yeni ekonomik ve enerji güvenliği gerçekliği sayesinde hükümetler gerekli altyapıyı ve politikaları hayata geçirerek dönüşümü hızlandırabilir." dedi. Morgan, ekonomilerin temiz enerji kaynaklarıyla elektrifikasyonu ilerletmesinin kritik önemde olduğunu ifade ederek, COP31 dönem başkanı ve ev sahibi Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden birinin de elektrifikasyon olduğunu anımsattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin COP31'in eylem gündemine liderlik ettiğini ve Avustralya'nın da müzakere başkanlığını yürüteceğini kaydeden Morgan, "COP31 eylem gündeminin, yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran ve fosil yakıtlardan çıkışı hızlandıran bir çözüm platformu olarak kullanılması büyük fırsat olur. Bu kapsamda Türkiye ve Avustralya'nın COP başkanlıkları da kendi ulusal politikalarıyla örnek olmaları küresel çabalara katkı sunacaktır. COP başkanlığının kömürden çıkış taahhüdü açıklaması, hem güvenilirliğini artırır hem de ülkeleri çözümler etrafında bir araya getirme kapasitesini güçlendirir." değerlendirmesinde bulundu. Morgan ayrıca COP31'de adil dönüşüm mekanizmaları, şebekelerin güçlendirilmesi ve temiz enerjiye erişimin artırılması konusunda da somut sonuçlar üretilebileceğini anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Halihazırda Almanya'da devam eden ve COP30 ve COP31 iklim zirveleri arasında teknik bir köprü işlevi gören Bonn İklim Konferansı'na da değinen Morgan, toplantıdaki müzakerelere iyi başlangıç yapıldığını dile getirdi. Morgan, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin küresel iklim çabalarını yavaşlatma çabalarına rağmen Bonn'daki toplantıların ilk haftasında Paris Anlaşması ve "çok taraflılığın" işlemeye devam ettiğini söyledi. Dünyanın tarihsel olarak en büyük emisyon kaynağı ülkesi ABD'nin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarından ayrıldığını ve Trump yönetiminin ABD petrol ve gazının küresel rolünü artırmaya yönelik çok aktif bir yaklaşım benimsediğini anımsatan Morgan, "Bunun yansımalarını Venezuela'da, İran'da, ABD içinde iklim mevzuatının zayıflatılmasında ve rüzgar enerjisine karşı yürütülen kampanyalarda görüyoruz. Ancak aynı zamanda bu durum diğer ülkelerin ilerlemesini durdurmadı. Brezilya'daki COP30'da da Paris Anlaşması işlemeye devam etti ve önemli kararlar alındı. Yine de bu durum diğer ülkelerin çok daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektiriyor." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Morgan, bu kapsamda Çin'in iklim müzakerelerinde lider rol üstlenmek istediğini açıkça ifade ettiğini belirterek, Çin'in yeşil ekonomik büyüme modelini iklim müzakereleri ve diplomasisiyle nasıl birleştireceğinin belirleyici olacağını kaydetti. Çin'in küresel elektrifikasyon hamlesini desteklemesi ve gelişmekte olan ülkelerle yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmasının son derece önemli olacağını aktaran Morgan, Avrupa Birliği (AB), Afrika ülkeleri ve diğer Asya ülkeleriyle kurulacak iş birliklerinin de aynı derecede kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Morgan, bu dönemin geçmişe göre oldukça farklı olduğunu dile getirerek, "(İklim değişikliğiyle mücadelede) ABD'nin yerini tek bir ülkenin alacağı bir dönem değil. Daha aktif bir Çin'in, AB'nin, orta ölçekli güçlerin ve yükselen ekonomilerin birlikte hareket ettiği, ekonomik refahı, enerji güvenliğini ve iklim güvenliğini aynı anda sağlamaya çalışan bir ülkeler koalisyonu dönemine giriyoruz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Almanya hükümetinin mevcut iklim politikalarını da değerlendiren Morgan, ülkede elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 58'inin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ve enerji dönüşümüne önemli yatırımlar yapıldığını kaydetti. Ancak mevcut Alman hükümetinin "temiz enerji dönüşümünü yavaşlatmak yerine hızlandırması gerektiğinin" altını çizen Morgan, "Ne yazık ki son dönemdeki bazı politika önerileri yenilenebilir enerjiden ziyade doğal gaza yöneliyor. Almanya uluslararası alanda avantaj sağlamak ve yenilenebilir enerji alanındaki başarılı şirketlerini desteklemek istiyorsa yenilenebilir enerjiye daha fazla ağırlık vermeli, bu kaynakların payını yüzde 80'e çıkarma ve sera gazı azaltım hedeflerini yerine getirmeli ama Almanya'daki bağımsız iklim danışma kuruluşları, şu anki hükümet politikaları doğrultusunda ülkenin bu hedeflere ulaşma yolunda olmadığını belirtiyor. Bu nedenle Almanya'nın temiz enerji yönündeki çabalarını artırması gerekiyor." diye konuştu. Morgan, Türkiye ve Almanya'nın iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümünde işbirliğini artırmak için çok büyük potansiyel bulunduğunu sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/geri-kaldiniz-turkiye-ile-isbirligi-yapin-1781698054.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin en büyük 500 şirketi belli oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-500-sirketi-belli-oldu-1282</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/turkiyenin-en-buyuk-500-sirketi-belli-oldu-1282</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı 'Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025' araştırmasında Tüpraş, 698,8 milyar liralık üretimden satışla listenin zirvesinde yer aldı. Araştırmada Ford Otomotiv ikinci sırada bulunurken, Star Rafineri üçüncü oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları belli oldu<br>Tüpraş, 698,8 milyar liralık üretimden satışla listenin zirvesinde yer aldı<br>Savunma sanayinin yükselişi İSO 500’e yansıdı<br><br><br><br>İSTANBUL (İHA) - İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı 'Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025' araştırmasında Tüpraş, 698,8 milyar liralık üretimden satışla listenin zirvesinde yer aldı. Araştırmada Ford Otomotiv ikinci sırada bulunurken, Star Rafineri üçüncü oldu.<br><br>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından 1968 yılından bu yana aralıksız hazırlanan ‘İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025’ sonuçları İstanbul‘da düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Sanayi sektörünün devler ligini belirleyen ve bu sene 58’inci yılını geride bırakan ‘İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025’ sonuçlarının açıklandığı basın toplantısına, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş katıldı.<br>Tüpraş zirvedeki yerini korudu<br>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında zirvede yine Tüpraş yer aldı. Listenin ikinci sırasında Ford Otomotiv, üçüncü sırasında ise Star Rafineri bulunuyor.<br>Savunma sanayi şirketlerinden dikkat çeken yükseliş<br>Türkiye’nin en büyük 10 sanayi kuruluşu sıralamasında Oyak-Renault 4’üncü, Toyota Otomotiv 5’inci ve Arçelik 6’ncı sırada yer aldı. 7’nci sırada TUSAŞ, 8’inci sırada Türkiye Petrolleri A. O. , 9’uncu sırada Aselsan ve onuncu sırada Mercedes-Benz yer aldı.<br>Savunma sanayi şirketlerinden TUSAŞ 2024 yılına göre 11’inci sıradan 7’inci sıraya, Aselsan ise 17’inci sıradan 9’uncu sıraya yükselerek dikkat çekti.<br>"İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025" sonuçlarını açıklayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "İSO 500 çalışmasında 2025 yılında üretimden satışlara göre Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu, uzun yıllardır olduğu gibi yine, 698,8 milyar liralık üretimden satışlarıyla Tüpraş olmuştur. Tüpraş’ın ardından 538,3 milyar lira ile Ford Otomotiv ikinci, 327,9 milyar lira ile Star Rafineri üçüncü sırada yer almıştır. Böylece İSO 500’ün ilk üç sırası, geçen yıla göre herhangi bir değişiklik göstermemiştir. Oyak-Renault 235,5 milyar liralık üretimden satışlarıyla dördüncü sırada yer alırken, Toyota Otomotiv 206,3 milyar lira ile beşinci, Arçelik 165,7 milyar lira ile altıncı olmuştur. Üst sıralardaki istikrara rağmen, 2025 yılında İSO 500’ün ilk 10 kuruluşu içerisinde dikkat çekici değişimler yaşandığını görüyoruz. Özellikle savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin son yıllarda ortaya koyduğu güçlü performansın sıralamaya belirgin şekilde yansıdığına tanık oluyoruz. Nitekim İSO 500 tarihinde ilk kez iki savunma sanayi kuruluşu, TUSAŞ 140,9 milyar lira ile yedinci, Aselsan da 130,2 milyar lira ile dokuzuncu sıraya yerleşmiştir. Bu gelişme, yalnızca söz konusu şirketlerin büyümesini değil, aynı zamanda savunma sanayimizin son yıllarda ulaştığı üretim kapasitesini, teknoloji geliştirme kabiliyetini, ihracat performansını ve küresel rekabet gücünü ortaya koyması açısından son derece anlamlıdır. Öte yandan, geçen yıldan farklı olarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 138,8 milyar liralık, Mercedes-Benz ise 127 milyar liralık üretimden satışları ile 2025 yılında İSO 500’ün ilk 10 kuruluşu arasında yer alma başarısı göstermiştir" şeklinde konuştu.<br>Sanayide belirgin sektörel ayrışmalar öne çıktı<br>Konuşmasında 2025 senesinin sanayide belirgin sektörel ayrışmaların öne çıktığı bir yıl olarak dikkat çektiğini dile getiren Bahçıvan, "Özellikle emek-yoğun geleneksel sektörlerimiz önemli ölçüde zorlanırken, savunma sanayi başta olmak üzere teknoloji yoğun sektörlerde güçlü üretim artışlarının yaşandığını gözlemlemekteyiz. Diğer taraftan bugün sanayicimizin sahada en fazla hissettiği sorunların başında finansman maliyetlerinin yüksekliği gelmektedir. Son iki yıldır çok yüksek seviyelerde seyreden finansman maliyetleri, yalnızca bilançolara yansıyan bir kalem değil; üretimden yatırıma, istihdamdan rekabet gücüne kadar sanayinin bütün kesimlerini etkileyen temel bir gerçekliktir. Türkiye’nin en güçlü sanayi kuruluşları dahi bu kadar yüksek finansman yükü altında faaliyetlerini sürdürmeye çalışırken, aynı güce ve imkanlara sahip olmayan daha küçük ölçekli işletmelerin karşı karşıya kaldığı zorlukların çok daha ağır olduğunu gözden kaçırmamamız gerekir. Direnen enflasyon ve direnen faizler, finansmandaki bu haksız tablonun 2026’da da süreceğini bize göstermektedir. Özellikle en çok etkilenen sektörler gözetilerek kredi maliyetlerini yükselten ve ihracat kredileri de dahil olmak üzere finansmana erişimi sınırlayan tüm faktörlerin gözden geçirilmesi gerekmektedir’’ ifadelerini kullandı.<br>Listedeki şirketlerin ihracatındaki artışlara ilişkin de bilgi veren Bahçıvan, ‘‘İSO 500 şirketlerinin ihracatının yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara ulaşması, sanayi kuruluşlarımızın küresel pazarlardaki güçlü konumunu koruduğunu göstermektedir. AR-GE harcaması yapan firma sayısındaki ve toplam AR-GE harcamalarındaki artış ise yenilikçilik kapasitemizin gelişmeye devam ettiğine işaret etmektedir. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payının yüzde 7,6’ya yükselmesi de geleceğe ilişkin umutlarımızı güçlendiren önemli göstergelerden biridir. Bunların yanı sıra halka açık kuruluş sayısının 91’e yükselmesi de, sermayenin tabana yayılması ve nitelikli finansmana erişim açısından son derece olumlu bir gelişmedir’’ diye konuştu.<br><br>İSO 500 araştırmasına göre 2025 yılının en büyük 10 sanayi kuruluşu şöyle sıralandı:<br>1. Tüpraş<br>2. Ford Otomotiv<br>3. Star Rafineri<br>4. Oyak-Renault<br>5. Toyota Otomotiv<br>6. Arçelik<br>7. TUSAŞ<br>8. Türkiye Petrolleri A.O.<br>9. Aselsan<br>10. Mercedes-Benz<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/turkiyenin-en-buyuk-500-sirketi-belli-oldu-1781685086.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ezanın aslına çevrilişinin 76. yıldönümü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/ezanin-aslina-cevrilisinin-76-yildonumu-1278</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/ezanin-aslina-cevrilisinin-76-yildonumu-1278</guid>
                <description><![CDATA[Ezanın aslına iadesinin 76. yıl dönümünde kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Ezan Platformu üyeleri tarafından kabri başında anıldı.
Ezan Platformu üyeleri, ezanın aslına çevrilmesinin 76. yılında, kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Topkapı anıt mezardaki kabrini ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ezanın aslına iadesinin 76. yıl dönümünde kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Ezan Platformu üyeleri tarafından kabri başında anıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ezan Platformu üyeleri, ezanın aslına çevrilmesinin 76. yılında, kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Topkapı anıt mezardaki kabrini ziyaret etti. Ziyarete yazarlar Hasret Yıldırım, Muharrem Coşkun ve Mustafa Armağan ile platform üyeleri katıldı. Emekli Müezzin Hafız Mustafa Duman ve Emekli İmam Celallettin Şensoy, program kapsamında Menderes'in kabri başında ezan okudu. Ardından Ezan Platformu üyeleri, günün anlam ve önemine dair konuştu.<br>Ezan Platformu Başkanı Adem Çevik, "Bugün ezan bayramı. Bunu sivil toplum kuruluşları, Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı sahiplenmelidir. Türkiye’de ezan yasağı 18 Temmuz 1932’de başladı. 14 Mayıs 1950 seçimleri sonrası 16 Haziran’da Meclis kararıyla, yasak kalkıyor. Aslında yasak kalkmıyor, sadece Arapça okunmasına izin veriliyor. Yasak hala devam ediyor. Yüz yıldır Allah’a, camiye, ezana, Kur’an’a, millete, ümmete savaş açan bir rejimle yönetiliyoruz. Hilafetimize dokundular, Kur’an’ımıza, ezanımıza dokundular. Hatta 3 bin 856 camimizi işgal ettiler, sattılar. Ve harfimize dokundular, camilerimizi yıktılar. Bin yıllık alfabemize soykırım yaptılar. Dil soykırımı yapıldı" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Davut Has - Sedat Çürük</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/ezanin-aslina-cevrilisinin-76-yildonumu-1781677968.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftlik mühürlendi 130 bin lira ceza kesildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/ciftlik-muhurlendi-130-bin-lira-ceza-kesildi-1265</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/ciftlik-muhurlendi-130-bin-lira-ceza-kesildi-1265</guid>
                <description><![CDATA[İzmir’in Aliağa ilçesinde polis ekiplerince horoz dövüşü organize edildiği belirlenen çitliğe yapılan operasyonda 18 adet dövüş horozu ele geçirilirken 10 şahsa 130 bin lira idari para cezası uygulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İzmir’de horoz dövüşü operasyonu: Çiftlik mühürlendi, 130 bin lira ceza kesildi<br>İzmir’de Horoz dövüştürülen çiftlik mühürlendi, hayvanlar korumaya alındı<br><br><br>İsmail Hakkı Ergün<br>İZMİR (İHA) - İzmir’in Aliağa ilçesinde polis ekiplerince horoz dövüşü organize edildiği belirlenen çitliğe yapılan operasyonda 18 adet dövüş horozu ele geçirilirken 10 şahsa 130 bin lira idari para cezası uygulandı.<br>Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede bulunan bir çiftlikte yasa dışı horoz dövüşü organizasyonu düzenlendiği yönünde gelen ihbar üzerine harekete geçti. Horoz dövüşü organizasyonu düzenlendiği tespit edilen adreste yapılan kontrollerde olayla bağlantılı toplam 14 şahıs hakkında işlem yapıldı. Organizasyonda sorumlu bulunduğu belirlenen 4 şahıs hakkında TCK'nın 228. maddesi kapsamında adli işlem başlatırken, seyirci olarak bulunduğu tespit edilen 10 şahsa ise ilgili mevzuat kapsamında toplam 130 bin lira idari para cezası uygulandı .<br>Denetim sonucunda çiftlik, Aliağa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince mühürlenerek, 18 horoz gerekli bakım ve koruma işlemlerinin sağlanması amacıyla Aliağa Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne teslim edildiği öğrenildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/ciftlik-muhurlendi-130-bin-lira-ceza-kesildi-1781505401.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Kurum İzmit Körfez&#039;ine daldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/bakan-kurum-izmit-korfezine-daldi-1261</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/bakan-kurum-izmit-korfezine-daldi-1261</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dip çamuru temizliği ile 2.4 milyon metreküp dip çamurunun çıkarıldığı İzmit Körfezi’ne dalış gerçekleştirdi. Körfez’de artık yeni canlı türlerinin görüldüğünü belirten Bakan Kurum, "Bugün büyük bir mutlulukla şunu gördük: Artık denizin dibinde deniz çayırları, orada denizyıldızlarının, yine deniz patlıcanlarının ekosistemi yeniden canlandı. Bu bizim için büyük bir mutluluk vesilesi" dedi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bakan Kurum, dip çamuru temizliği yapılan İzmit Körfezi’ne daldı<br>"Deniz nefes almaya başladı"<br><br><br>Hasan Özkan<br>ANKARA (İHA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dip çamuru temizliği ile 2.4 milyon metreküp dip çamurunun çıkarıldığı İzmit Körfezi’ne dalış gerçekleştirdi. Körfez’de artık yeni canlı türlerinin görüldüğünü belirten Bakan Kurum, "Bugün büyük bir mutlulukla şunu gördük: Artık denizin dibinde deniz çayırları, orada denizyıldızlarının, yine deniz patlıcanlarının ekosistemi yeniden canlandı. Bu bizim için büyük bir mutluluk vesilesi" dedi<br>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen "İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi" kapsamında çalışmalar aralıksız sürüyor. İkinci etabı tamamlanan proje kapsamında 2.4 milyon metreküp dip çamuru temizlendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile birlikte temizlenen bölgelere dalış gerçekleştirdi. Dalış sonrası açıklama yapan Bakan Kurum, "2022 yılında Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı çerçevesinde İzmit Körfezimizde, Kocaeli'nde Körfezimizi temizlemek üzere Büyükşehir Belediyemizle birlikte bir proje başlattık. Aslında başlatmış olduğumuz proje, dünyanın en büyük çevre ve doğa koruma projesi. Hamdolsun, bugün büyük bir mutlulukla şunu gördük: Artık denizin dibinde deniz çayırları, orada denizyıldızlarının, yine deniz patlıcanlarının ekosistemi yeniden canlandı. Bu bizim için büyük bir mutluluk vesilesi" dedi.<br><br>"Deniz nefes almaya başladı"<br>Müsilaj sonrası hayata geçirilen Marmara Denizi Koruma Eylem Planı kapsamında başlatılan temizliğin Marmara için başarılı sonuçlar verdiğini ifade eden Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımız ve kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, gerçekten bu projeye, Kocaeli'mize, Marmara'mıza ayrı bir önem, destek verdiler. Burada Büyükşehir Belediyemizle birlikte iki etabını tamamladık. İki etapta toplamda 2.4 milyon metreküp dip çamurunu çıkardık ve bertaraf ettik. Toplamda hedefimiz 3.8’e ulaşmak. Yani projenin yüzde 70'i tamamlandı diyebiliriz. Zaten oradaki ekosistem kendiliğinden canlanıyor. Daha önce görmediğimiz balıkları, görmediğimiz canlıları burada görmeye başladık ve açıkçası deniz nefes almaya başladı. Sahilimizde tüm Kocaelili vatandaşlarımız tertemiz, Marmara Denizi'nin o güzel, masmavi görüntüleri eşliğinde kötü kokuların olmadığı bir ortamda gezme imkanına erişecekler" diye konuştu.<br>"COP31’de tüm dünya Türkiye'nin çevre koruma projelerini görecek"<br>Bakan Kurum, dip çamuru temizliğinin Türkiye’nin ev sahipliğinde kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 sürecinde ‘Denizler ve Okyanuslar’ başlığına örnek bir uygulama olarak dünyaya tanıtılacağının altını çizdi:<br>"COP31 Başkanlığıyla birlikte, denizler ve okyanuslar başlığı altında da tüm dünyaya mesajlar vereceğiz. Tüm dünya Türkiye'nin çevre koruma projelerini görecek; bu projeyle birlikte aslında bu işe liderlik ettiğini görmüş olacak. Tüm dünyaya Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çevre sevgisi nedir? Sözde çevreci değil; fiilen, aktif, somut adımlar atan, aksiyona ve uygulamaya dayalı çevrecilik nasıl olur? Tüm dünyaya gösteriyor olacağız. Artık söylemden taahhüde geçildiği, uygulamaya geçildiği; gelinen bu süreçte hep birlikte elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerektiğini de tüm dünyaya buradan haykırıyor olacağız."<br>"Fethiye Körfezi'nde dip taramaya başlıyoruz"<br>Bakan Kurum, İzmit Körfezi’ndeki projenin benzerinin Fethiye Körfezi’nde de hayata geçirileceğini duyurdu. Kurum açıklamalarına şu şekilde devam etti:<br>"İzmit Körfezi'nden Fethiye Körfezi'ne uzanan temizliği devam ettireceğimiz bir proje başlatıyoruz. Fethiye'de de iki dip tarama gemimiz daha bünyemize katıldı. Fethiye Körfezi'nde dip taramaya başlıyoruz ve Fethiye Körfezimizi de inşallah ülkemize, vatandaşımıza, milletimize yakışır hale getirmek üzere adımımızı atıyoruz. Nasıl Kocaeli’nde bunu başardıysak, şimdi de Fethiye Körfezi'nde başaracağız."<br>"17 koyda mapa şamandıralar hizmet veriyor"<br>Yine COP31 eylem maddelerinden olan Sıfır Atık kapsamında Sıfır Atık Mavi Projesi’yle de denizleri koruyan çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Kurum, "Bir taraftan Sıfır Atık'la döngüsel ekonomi sisteminde atıklarımızı ayrıştırıp ülke ekonomisine kazandırırken, bir taraftan da Sıfır Atık Mavi ile denizlerimizi, göllerimizi, akarsularımızı korumaya çalışıyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin başlattığı bu proje ile birlikte aslında dünyanın en büyük çevre hareketine dönüşmüş durumda. Göcek kıyılarında Mapa Şamandıra Projesi başlattık, bitirdik ve artık orada tekneler kafasına göre demir atamayacaklar. 17 koyda Çevre Ajansımız bu projeyi tamamladı ve şu an oradaki mapa şamandıralar vatandaşımıza hizmet veriyor" ifadelerini kullandı.<br>"Marmara’ya komşu belediyelere eylem planı uyarısı"<br>Bakan Kurum, Marmara Denizi’nin ekosisteminin korunması için bölge belediyelerine sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı:<br>"Denizler ve okyanuslar bizim için çok kıymetli, çok değerli. Çünkü bunlar yutak alanlarımız. Yani zararlı gazların, emisyonların yutulduğu alanlar. O yüzden de Marmara'yı önemsiyoruz. Marmara'daki bütün belediyeleri de sorumluluk almaya davet ediyoruz. Nasıl biz burada Kocaeli Büyükşehir Belediyemizle birlikte vermiş olduğumuz taahhütleri bir bir yerine getiriyorsak, diğer belediyeler de aynı şekilde atık su arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, düzenli depolama sahalarının hayata geçirilmesi ve burada atık su arıtma tesisiyle denize deşarjı artık ileri biyolojik tesislerle yapmak durumunda. İcraatla yapacağız. Sözle değil, eylemle yapacağız ve hep birlikte bu mücadeleyi ortaya koymak durumundayız. O gün aldığımız Marmara Denizi Koruma Eylem Planı'nı da hayata geçirmek bizlerin vazifesi. Yapmamız gereken bir iş. Dolayısıyla tüm belediyeleri de o gün imza attıkları sorumluluklarını yerine getirmeye buradan bir kez daha davet ediyorum."<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/bakan-kurum-izmit-korfezine-daldi-1781429844.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Soğanda bereketli hasat</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/soganda-bereketli-hasat-1249</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/soganda-bereketli-hasat-1249</guid>
                <description><![CDATA[Hatay'ın bereketli topraklarının yer aldığı Amik Ovası'nda başlayan verimli soğan hasadı devam ediyor. Nisan ayında ilk hasatta tarlada kilosu 22 TL olan ürünün fiyatının son günlerde yükselerek 30 TL'ye çıkması üreticiyi memnun etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Soğanda bereketli hasat: 30 TL'yi bulan fiyat üreticiyi memnun etti<br><br><br>Ramazan İlın - İsmet Biçen<br>HATAY (İHA) - Hatay'ın bereketli topraklarının yer aldığı Amik Ovası'nda başlayan verimli soğan hasadı devam ediyor. Nisan ayında ilk hasatta tarlada kilosu 22 TL olan ürünün fiyatının son günlerde yükselerek 30 TL'ye çıkması üreticiyi memnun etti.<br>Yaz aylarının gelmesiyle Hatay'da yeterli olgunluğa ulaşan tarım ürünlerinin hasadı devam ediyor. Nisan ayı ortalarında başlayan soğan hasadı, Haziran ayında da devam ediyor. Ürünün ilk hasatta tarladan çıkan fiyatı 22 TL iken güncel fiyatı 30 TL'yi buldu. Son zamanlardaki soğan fiyatlarındaki artış, üreticiyi memnun etti. Geçen yıl kuraklık nedeniyle verim düşük kalırken bu yılki yağışlarla birlikte verimin artmasıyla dönüm başı 5 ton soğan toplanıyor. Hasat zamanlarında şehir şehir dolaşarak ekmek paralarını kazanmaya çalışan mevsimlik işçiler, soğan toplayarak bin TL yevmiye alıyor. Mart ayında ekimi yapılan soğanın hasadı Ağustos ayına kadar sürecek.<br><br>"Soğanların fiyatları 10 gün önce 18 TL iken şimdi ise fiyatlar 30 TL'yi buldu"<br>Kırıkhan ilçesi Kürtnasır Mahallesi'ndeki 40 dönümlük tarlada, yaklaşık 150 mevsimlik işçiyle hasat sürüyor. Soğanın fiyatının son günlerdeki artışla tarladan 30 TL'den alıcı bulduğunu söyleyen işçibaşı Sinan Çiftçi, "Hasat güzel ve iyi gidiyor. Soğan tarlasında 150 işçiyle çalışıyoruz. İşçilerin yevmiyesi günlük bin TL. Soğanların fiyatları 10 gün önce 18 TL iken şimdi ise fiyatlar 30 TL'yi buldu. Çiftçinin yüzü bu yıl güldü ve soğan son fiyatlardan sonra uçuşa geçti. İşçi yevmiyesi ise az ve kurtarmıyor. Çocuklarla birlikte soğan tarlasına geliyoruz. Hava şartları zorluyor. Geçen sene kulaklık olduğu için verim iyi değildi. Bu yılki yağışlarla birlikte verim çok iyi oldu. Soğan işleri güzel oldu ve fiyatı da iyi oldu. Ben 25 senedir bu işi yapıyorum. Bu yıl iş olarak güzel gidiyor. Bu tarlada dönüm başı 5 ton almayı bekliyoruz. Soğan Mart ayında ekiliyor Ağustos ayına kadar hasadı sürüyor" dedi.<br><br>"Geçen yıl kuraklıktan dolayı verim iyi değildi ama bu yıl verim iyi gidiyor"<br>Soğan tarlasında 150 işçiyle birlikte hasat yaptıklarını ifade eden işçi Ramazan Çoban, "Biz burada soğan toplama işleri yapıyoruz. Soğanda hasat bu yıl iyi gidiyor ve bu yıl soğan iyi para ediyor. Soğanları toplarken büyüklüklerine göre üçe ayırıyoruz. Ayrıldıktan sonra 3 çeşit sandığa koyuyoruz. Burada 2,5 ay çalıştıktan sonra Amasya'ya gideceğiz. Burada hava çok sıcak oluyor. Çocuklarımızla birlikte geliyoruz ve yevmiye yetmiyor. Burada toplam 150 işçi var. Geçen yıl kuraklıktan dolayı iyi değildi ama bu yıl verim iyi gidiyor" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/soganda-bereketli-hasat-1781159741.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>9 milletvekili Yüksek Disiplin Kurulu&#039;na sevk edildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/9-milletvekili-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi-1247</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/9-milletvekili-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi-1247</guid>
                <description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, "9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibariyle karar verilmiş bulunuyor" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, "9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibariyle karar verilmiş bulunuyor" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından açıklamalarda bulunan Sarı, MYK’nin gündeminde Türkiye’de gündemi ve ‘mutlak butlan’ süreci olduğunu anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘Mutlak butlan’ kararının ardından Özgür Özel tarafıyla sürekli diyalog halinde olmak ve müzakereler yapmak istediklerini dile getiren Sarı, bu konuyla ilgili diyalog heyeti kurma önerisinde bulunduğunu hatırlattı. Sarı, "Bu konuyla ilgili iyi niyetli çabalarımızın sonuç vermediğini de gördük. Biz ne kadar ılımlı yaklaşımla bu süreci diyalogla ve ortak akılla sona erdirelim ve partinin önüne bir yol haritası koyalım biçimde yaklaşırsak yaklaşalım arkadaşlarımız bu konuyla ilgili bizim uzattığımız elleri her seferinde geri çevirdi. Dolayısıyla bir ilerleme şansımız olmadı" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Yarın Parti Meclisi’ni topladığımızda yine kurultay tartışacağız"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kurultay yapmak istediklerini her defasında dile getirdiklerini hatırlatan Sarı, "Bizler bir kurultaysız yol yürümek niyetinde değiliz. Böyle bir şeyin hiçbir zamanı olmadı. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak bir siyasi müdahaleye çıkabileceğimizi hep söyledik. Bu siyasi müdahalede hiç kuşkusuz ki kurultay. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi örgütüne kendi delegasyonuna bu konuyu bir kere daha sormaktı. Dolayısıyla böyle bir kaçışımız yok. Ancak bütün bunlara rağmen hala biz aynı yerdeyiz Yarın Parti Meclisi’ni topladığımızda yine kurultay tartışacağız arkadaşlarımızla. Nasıl bir kurultay yapabileceğimizi, yol haritamızın ne olacağını tartışacağız" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"9 tane arkadaşımız Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Partinin kurumsal kimliğini korumaya yönelik iş ve eylemler içinde bir siyasal pozisyon almak zorunda kaldıklarını belirten Sarı, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Partinin bu mutlak butlan belasıyla ilişkilendirilmesine neden olan ve Türkiye tarihinde hiç olmayacak biçimde kongresi ve kurultayları yok sayılan bir Cumhuriyet Halk Partisi sürecine katkı sağlayan, bu konuyla ilgili haklarında şaibe bulunan, kamuoyunda sıklıkla tartışılan, iddianamelere konu olan bu arkadaşlarımızla ilgili bir disiplin süreci uygulama kararı almış bulunuyoruz. Bu karar zor bir karar ama alınması gereken bir karardı. Dolayısıyla temiz siyaset açısından içine düştüğümüz bu durumdan partiyi arındırmak açısından zor da olsa bu kararı almak zorunda kaldık. Arkadaşlarımızın hepsi oy birliği ile böyle bir karara imza atmışlardır. 9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibariyle karar verilmiş bulunuyor."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Bizim aklandıktan sonra bütün bu arkadaşlarımıza da kapımız açık"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Disiplin sevk edilen isimleri paylaşan Sarı, "Balıkesir milletvekilimiz Ensar Aytekin, Mersin milletvekilimiz Ali Mahir Başarır, İstanbul milletvekilimiz Gökhan Günaydın, Bursa milletvekilimiz Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İstanbul milletvekilimiz Özgür Karabat, Ankara milletvekilimiz Umut Akdoğan, Malatya milletvekilimiz Veli Ağbaba, İstanbul milletvekilimiz Turan Taşkın Özer ve Adana milletvekilimiz Burhanettin Bulut. Bu arkadaşlarımız iddianamelerde yer alan dolayısıyla bizim temiz siyaset anlayışımız çerçevesi içerisinde de arınma siyasetimizin oluşması açısından, buraya katkı sağlamak açısından almış olduğumuz bir karara muhatap oldular. Yargı süreci işliyor kuşkusuz. Ceza davaları devam ediyor, önümüzdeki süreçte bu arkadaşlarımız da kendilerini ispat etmek durumunda kalacaklar ve kendilerinin yargı karşısında savunmak durumunda kalacaklar. Aklanıp gelecekler. Bizim aklandıktan sonra bütün bu arkadaşlarımıza da kapımız açık, kalmaya devam edecekler" ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İtiraz edebilirler itiraz yolları açık"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Sarı, parti iç tüzüğüne göre ihraç talebinin PM tarafından alındığıyla ilgili soru üzerine, "Parti tüzüğümüzde ivedi işler ivedi durumlar diye bir ibaret ve tanımlama var ve bu ivedi durumlar çerçevesinde herhangi bir parti üyesinin disipline MYK aracılığıyla sevk edilmesini düzenliyor. Daha önce de uygulamaları var bunun. Uygulamalar çerçevesinde biz bu kararı almış durumdayız Elbette arkadaşlarımız buna itiraz edebilirler itiraz yolları açık. Hem MYK kararının kendisine hem Yüksek Disiplin Kurulu’na doğru bir giriş söz konusu olduğunda oraya hem de başka hukuki süreçlere başvurabilirler" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sarı, Özgür Özel ile ilgili bir değerlendirme olup olmadığına ilişkin, "Onunla ilgili değerlendirme daha sonra yapılacak" yanıtını verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ece Nur Öztürk - Gürkan Sayın</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/9-milletvekili-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi-1781159144.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul&#039;da panik</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/istanbulda-panik-1245</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/istanbulda-panik-1245</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da Sarıyer’e bağlı Ayazağa Mahallesi’nde havaların ısınmasıyla birlikle keneler ortaya çıktı. Kelimenin tam anlamıyla mahalleyi istila eden keneler, panik dalgasına yol açtı. Peki şehrin göbeğinde bu kadar fazla kene olması normal mı? Başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde kenelerde bir patlama mı söz konusu? Tehlikenin boyutu ne?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul’da Sarıyer’e bağlı Ayazağa Mahallesi’nde havaların ısınmasıyla birlikle keneler ortaya çıktı. Kelimenin tam anlamıyla mahalleyi istila eden keneler, panik dalgasına yol açtı. Peki şehrin göbeğinde bu kadar fazla kene olması normal mı? Başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde kenelerde bir patlama mı söz konusu? Tehlikenin boyutu ne?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayazağa mahallesinde özellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan ve sayıları neredeyse binleri bulan keneler yüzünden büyük korku yaşayan mahalle sakinleri, kenelerin ölümcül hastalıklara yol açmasından endişe ediyor.&nbsp;Akşamları ellerinde cımbızla kene avına çıkan mahalleli, bir hafta içinde 500’den fazla kene öldürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki Sarıyer Ayazağa'da görülen bu ani kene istilasının arkasındaki temel faktörler nelerdir? İstanbul'un diğer yeşil/ormanlık ilçelerinde de benzer patlamalar beklemeli miyiz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Marmara Üniversitesi, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Zooloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, kenelerin ortaya çıkmasında birçok faktör bulunduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bunlardan birincisi abiyotik faktörlerdir. Türkiye’de özellikle son yıllarda daha&nbsp;ılıman geçen bir kış ve bununla birlikte yüksek sıcaklıklarla gelen bahar ve yaz ayları ile kene popülasyonlarında artış görülüyor” diyen Yavuz Turan ekledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Kenelere özellikle büyük ve küçükbaş hayvanların olduğu ahırlar, meralar, otlak alanlarda çok rastlanıyor. Keneler burada rastladığı hayvan veya insanların vücuduna geçerek ısırma sonucu vücutta beslenmeye başlıyor. Bu sebeple ormanlık, mera, ahır, piknik alanları gibi ortamlar keneler için en uygun ortamlardır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KENE POPÜLASYONUNDA ARTIŞ GÖRECEĞİZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sarıyer Ayazağa’da belirtilen kene artışının da birçok sebebi olabileceğini belirten Yavuz Turan şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“İlk önce bu kene türlerinin burada daha önce kaydı olup olmamasına bakmak lazım. Eğer İstanbul için ilk kayıt ise taşınma ile geldiği düşünülebilir. Ayrıca yaklaşık iki hafta önce Kurban Bayram’ını geçirdik.&nbsp;Anadolu’nun farklı kesimlerinde birçok küçük ve büyükbaş hayvan İstanbul’a getirildi. Bu bölgedeki keneler bu hayvanlarla taşınmış olabilirler&nbsp;diye düşünüyorum. İstanbul’da farklı kene türleri bulunuyor. Bu sebeple özellikle bu aylardan itibaren kenelerin popülasyonlarında artış gözlenmesi muhtemeldir.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRIM KONGO RİSKİ VAR MI?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i>Türkiye'de kene denince akla ilk olarak İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerindeki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) geliyor. İstanbul ve Marmara genelindeki kene türleri de bu ölümcül virüsü taşıyor mu?</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yavuz Turan, bu soruyu şöyle yanıtladı:&nbsp;“KKKA virüsünü taşıyan kene türünün İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerinde daha çok yaygın olması sebebi ile burada vakaların olduğunu görüyoruz. KKKA veya Lyme hastalığı kene türüne göre değişiyor. Literatür incelendiğinde İstanbul ve Marmara’da da bu kene türleri bulunuyor. Ancak İstanbul'da KKKA riski, hastalığın endemik olduğu bölgelere kıyasla oldukça düşüktür.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KENELERİN TOPLANMASI MÜCADELE BAKIMINDAN PEK ETKİLİ DEĞİL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayazağa mahallesi sakinlerinin kendi imkanlarıyla, cımbızla kene toplaması konusuna da değinen Yavuz Turan, “Kenelerin çıplak elle toplanması önerilmez. Kenenin vücuda tutunması durumunda patojen bulaştırma riskini de artırmış olursunuz. Kene toplanacaksa eldiven kullanılmalı ve dikkat edilmelidir. Ancak bu şekilde kenelerin toplanması mücadele bakımından çok da etkili değildir. Bunun için daha kapsamlı, bilinçli ve entegre mücadele gerekiyor. Kene ısırması ile karşılaşılırsa mümkünse en yakın sağlık merkezine gidip uzmanların yardımına başvurulmalıdır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KİMYASAL İLAÇLAMA ÇÖZÜM MÜ KARMAŞA MI?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i>Vatandaşlar belediyelerden acil olarak 'ilaçlama' talep ediyor. Ancak kontrolsüz sokak ve park ilaçlamalarının kenelerin doğal predatörlerini (karıncalar, kuşlar vb.) öldürerek uzun vadede istilayı daha da artırdığı söyleniyor. Bu durumda belediyeler nasıl bir bilimsel strateji izlemeli?</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Yukarıda da belirttiğim gibi bu tarz mücadelelerde bilinçli ve entegre mücadele gerekiyor.&nbsp;Sadece kimyasal ilaçlama ile kenelerle mücadele mümkün değildir. Belki kısa dönemde faydalı görünebilir ancak uzun dönemde direnç mekanizması devreye girecek ve bu mücadelede hem çevre kimyasal ile kirletilmiş olacak hem de diğer canlılara ve habitatlarına olumsuz etkileri olacaktır” diyen Turan şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bu sebeple belediyeler düzenli popülasyon izlemeleri yapmalıdır. Tabi bu çalışmalar sadece belediyeler tarafından değil planlı kurumlar arası ortak bir çalışma ile gerçekleştirilmelidir. Parklarda, yeşil alanlarda, çayırlık alanlarda düzenli bir şekilde belirli dönemlerde ot biçme işlemlerinin yapılması gerekiyor.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KİŞİSEL OLARAK BU ÖNLEMLERE DİKKAT EDİN<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yavuz Turan, başta çocuklar olmak üzere herkes için dikkat edilmesi gereken kritik noktaları paylaştı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Park, bahçe, ormanlık alan gibi alanlara mutlaka koruyucu kıyafetler ile girilmesi tavsiye ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Örneğin açık renkli kıyafetlerin tercih edebilirsiniz. Böylece kıyafet üzerine geçen kenelerin rahatlıkla görülmesi sağlanacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Kısa kollu üst ve alt giysilerden uzak durulmalı. Eğer mümkünse paçalar da çorap içerisine geçirilebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Bu tarz yerlere giriliyorsa ve uzun süreli kalınıyorsa mutlaka ara ara vücut kontrolü yapılmalıdır. Üstünde kene olup olmadığı, paça kenarları, saç dipleri, koltuk altı, gibi bölgelere düzenli olarak bakılmalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAŞ AĞRISI, HALSİZLİK, İŞTAHSIZLIK, BAŞ DÖNMESİ...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KKKA için önemli bilgiler veren Yavuz Turan, “İnsanın kene ısırmasından sonra bir inkübasyon dönemi vardır. Ortalama beş gün kadar süren bir dönemdir. Bu dönem ısırılan kişiye bağlı olarak artabilir veya azalabilir. Bundan sonra insanda baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkar. Bununla birlikte vücutta ağrılara da rastlanabilir. İlerleyen safhalarda insanda iç organlarda, burunda, diş etinde kanamalar görülebilir” dedi ve ekledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bazen idrarda da kana rastlanabilir. Eğer insanlar&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/kene" target="_blank">kene</a>&nbsp;ısırmasından sonra en kısa zamanda tedavi altına alınmazlarsa bu belirtiler sonrasında ölme riski çok fazladır. O yüzden kene tarafından ısırıldığının fark edilmesinden hemen sonra sağlık kuruluşuna gidip kenenin çıkartılmasının sağlanması ve gerekli tetkiklerin yapılması gerekiyor.”<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/istanbulda-panik-1781076389.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ertuğrul Gazi Türbesi çevresinde  poşet poşet çöp toplandı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/ertugrul-gazi-turbesi-cevresinde-poset-poset-cop-toplandi-1228</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/ertugrul-gazi-turbesi-cevresinde-poset-poset-cop-toplandi-1228</guid>
                <description><![CDATA[Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü öncülüğünde, Söğüt Kaymakamlığı ve Söğüt Belediyesi iş birliğiyle çevre temizliği etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe Söğüt Kaymakamı Murat Yayabaşı, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü Danışmanı Öğretim Görevlisi Yavuz Koç ve öğrenciler katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ertuğrul Gazi Türbesi çevresinde poşet poşet çöp toplandı<br><br><br>Cem Kaan Toka<br>BİLECİK (İHA) - Bilecik'in Söğüt ilçesindeki Ertuğrul Gazi Türbesi çevresinde poşet poşet çöp toplandı.<br>Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü öncülüğünde, Söğüt Kaymakamlığı ve Söğüt Belediyesi iş birliğiyle çevre temizliği etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe Söğüt Kaymakamı Murat Yayabaşı, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü Danışmanı Öğretim Görevlisi Yavuz Koç ve öğrenciler katıldı. Program kapsamında Ertuğrul Gazi Türbesi ve çevresinde temizlik çalışması yapıldı. Katılımcılar tarafından poşet poşet çöp toplanarak çevre kirliliğine dikkat çekildi ve farkındalık oluşturuldu.<br>Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, "Çevremizi korumak hepimizin görevidir. Daha temiz bir Söğüt için çalışmalarımız sürecektir" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/ertugrul-gazi-turbesi-cevresinde-poset-poset-cop-toplandi-1780904967.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıfır Atık Projesi ile 365 milyar lira katkı sağladık</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/sifir-atik-projesi-ile-365-milyar-lira-katki-sagladik-1220</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/sifir-atik-projesi-ile-365-milyar-lira-katki-sagladik-1220</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sıfır Atık Hareketi ve hayata geçirdiğimiz projeler ile ekonomimize 365 milyar lira katkı sağladık. Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. İklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025’te yüzde 37,53’e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranın 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70’e çıkaracağız" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Sıfır Atık Hareketi ve hayata geçirdiğimiz projeler ile ekonomimize 365 milyar lira katkı sağladık. Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. İklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025’te yüzde 37,53’e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranın 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70’e çıkaracağız" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu’nun gala yemeğine katıldı. Gala yemeğinde konuşan Erdoğan, "Medeniyetimizin cümle kapısı olan aziz İstanbul’da, Sıfır Atık Forumu’nun kapanışında sizlerle beraber olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden foruma teşrif eden konuklarımızın her birine ’Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz’ diyorum. Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sıfır Atık Forumu’na 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Sözlerimin hemen başında iki gün önce idrak ettiğimiz Dünya Çevre Günü’nüzü ve yine yedi gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirdiğimiz İstanbul Sıfır Atık Haftası’nı canı gönülden tebrik ediyorum. Hem çocuklarımızın hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran Sıfır Atık Festivali ve sergimizin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni ediyorum. 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanı, 200’ün üzerinde belediye başkanını, 500’den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğumu özellikle ifade etmek istiyorum. Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye’nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir. Forumun bir diğer özelliği de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalara değil, somut uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanmasıdır. Gerek kapsamı, gerek metodu, gerekse mahiyeti itibarıyla Sıfır Atık Forumu’nun var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP-31 Taraflar Konferansı’na giden yolda forumun üstlendiği misyon çok ama çok değerlidir. Forumun temasının ’Antalya’ya giden yol iklim eylemi olarak sıfır atık’ şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle, tespitleriyle katkı yapan herkese şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum. Forumun irade beyanları olan ortak deklarasyon ve ortak sonuç bildirgesinin de çevre ve iklim alanında atılacak yeni adımlar için şimdiden hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim her çağda değişime uğramıştır"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İklimin her çağda değişime uğradığını belirten Erdoğan, "İklim meselesi tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özelikle sanayi devrimiyle birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisi ile birbirini etkilediği inkar edilemez hakikattir. Bu problemlerin etkisi enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedilmektedir. Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade iklim krizi olarak ele almamız, inanıyorum ki daha gerçekçi olacaktır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Bir yıl içinde üretilen gıdanın 3’te biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir yılda üretilen gıdanın 3’te birinin israf edildiğine dikkat çeken Erdoğan, "Şu hususu da dikkatinize sunmakta fayda görüyorum; yapay zeka ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı, modernitenin tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz. Dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içinde yaşarken, ciddi bir yekün teşkil eden diğer bölümü açlık, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ediyor. İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler, aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor. Bir tarafta milyonlarca insan, yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulmak için çetin şartlarla boğuşurken, diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor. Birleşmiş Milletler’in Dünya Gıda Programı Raporu’na göre dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuk açlığın pençesinde kıvranmaktadır. Bir yıl içinde üretilen gıdanın 3’te biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir. Her sene 3 milyondan fazla çocuk açlıkla bağlantılı hastalıklar neticesinde henüz ömrünün baharındayken hayata veda etmektedir. Öte yandan atık sorunu da küresel çapta önemli bir tehdit unsuru olarak karşımızda durmaktadır" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eşim Emine Erdoğan’ın forumun açılışında gündeme getirdiği Pasifik Okyanusu’nun kuzeyinde tonlarca atık ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğündeki çöpten kıta sorunun hangi vahim boyutlara vardığını ortaya koyan gerçekten ürkütücü bir örnektir. Elimizdeki veriler bu sorunun azalacağına daha da derinleşeceğini gösteriyor. 2023’te 2,1 milyar ton olan katı atık miktarının eğer önlem alınmazsa 2050’de 3,8 milyar tona yükselmesi bekleniyor. Türkiye olarak tabiatı hem Rabbimizin bizlere emaneti hem de gelecek nesillere teslim edilmesi gereken bir miras olarak görüyor, çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz. Yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı temel alan bir yaklaşımla hareket ediyor, iklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025’te yüzde 37,53’e, yani neredeyse 3 katına çıktı"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geri kazanım oranının 2053’te yüzde 70’e çıkarılacağını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2017’de eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. 2022’de Türkiye’nin ana sunucu, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesi, bu yöndeki samimi çabaların en kıymetli meyvesi oldu. Sıfır Atık Hareketi’yle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 90 milyon ton atığı geri kazandırdık. 613 milyon ağacın kesilmesini engelledik. 36 milyon ağacın karbon salınımına denk gelen 180 milyon ton sera gazı salınımının önüne geçtik. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik. 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025’te yüzde 37,53’e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70’e çıkaracağız. 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle 2017 yılında çevre hassasiyetinin ve gelecek nesillere yönelik derin bir mesuliyet bilincinin simgesi olarak başlayan Sıfır Atık Hareketi’ni 9 yıl gibi kısa sürede global bir çevre ve iklim mücadelesine dönüştüren, başta harekete ilham veren ve öncülük edenler olmak üzere tüm emek sahiplerine yürekten teşekkür ediyorum" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/sifir-atik-projesi-ile-365-milyar-lira-katki-sagladik-1780853675.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üç sanığa 53&#039;er defa ağırlaştırılmış müebbet</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/uc-saniga-53er-defa-agirlastirilmis-muebbet-1210</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/uc-saniga-53er-defa-agirlastirilmis-muebbet-1210</guid>
                <description><![CDATA[Reyhanlı saldırısı davasında karar: 3 sanığa 53’er defa ağırlaştırılmış müebbet.
Reyhanlı’daki bombalı saldırıda evladını ve kardeşini kaybeden Hatice Kübra Erboz: "Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti"]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Reyhanlı saldırısı davasında karar: 3 sanığa 53’er defa ağırlaştırılmış müebbet.<br>Reyhanlı’daki bombalı saldırıda evladını ve kardeşini kaybeden Hatice Kübra Erboz: "Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti."<br><br><br>Aykut Taştan<br>HATAY (İHA) - Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde 53 kişinin hayatını kaybettiği bombalı saldırılara ilişkin karar davasında; mahkeme 3 sanığı 53’er kez ağırlaştırılmış müebbet ve 3 bin 921 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Gerçekleştirilen terör saldırısında evladını ve kardeşini Hatice Kübra Erboz, suçluların cezalarının alması kendilerinin yüreklerine su serptiğini belirterek, "Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti" dedi.<br>Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs 2013 tarihinde gerçekleştirilen terör saldırılarında 53 vatandaş hayatını kaybederken birçok vatandaş yaralandı. Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilen bombalı saldırılara ilişkin, Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı, Cengiz Sertel ve Mohammad Dib Korali cezaevlerinden SEGBİS aracılığıyla katıldı. Esasa ilişkin son savunmalarında sanıklar, saldırıyla bağlantılarının bulunmadığını ileri sürdü. Beyanların ardından hükmünü açıklayan mahkeme, sanıklar Memet Gezer, Temir Dükancı ve Cengiz Sertel’i "devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçundan bir kez, 5’i çocuk 52 kişinin öldürülmesi suçundan ise 52 kez olmak üzere toplam 53 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum etti.<br>Mahkeme ayrıca, sanıklara 28’i çocuk 130 kişiyi "öldürmeye teşebbüs" suçundan 2 bin 600 yıl, terör örgütü faaliyeti kapsamında "izinsiz patlayıcı bulundurmak" suçundan 13 yıl 4 ay, mağdurlara yönelik "duyu organları zarar görecek şekilde yaralama" suçundan 13 yıl 6 ay, bir kadının çocuk düşürmesine yol açacak şekilde yaralanması suçundan 20 yıl 3 ay, 3 kişiye yönelik "basit yaralama" suçundan 20 yıl 3 ay, 134 mağdura yönelik "mala zarar verme" suçundan bin 206 yıl, Reyhanlı’daki Emniyet Müdürlüğü, belediye, PTT ve notere verilen zarar dolayısıyla da "kamu malına zarar vermek" suçundan 48 yıl olmak üzere toplam 3 bin 921 yıl hapis cezası verildi. Heyet, sanık Mohammad Dib Korali ile firari sanıklar Omar Alkhatıp ve Mihraç Ural hakkındaki dosyaların ayrılmasına karar verirken, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına hükmetti.<br>Reyhanlı ilçesinde bombalı saldırıda hayatını kaybeden 2 yaşındaki Fatmanur Erboz ve teyzesi Nadire Kuvvet'in ailesi 13 yıldır buruk acıyla yaşıyor. Evladını ve kardeşini bombalı saldırıda kaybeden Hatice Kübra Erboz, suçluların cezalarının alması kendilerinin yüreklerine su serptiğini belirterek, "Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti" dedi.<br>"Suçluların da kendi çocukları öldüğü gibi onlar da idam olsa da onların öldüğünü görseydik ama onların ömür boyu hapiste olması bizi sevindirmeye yetti"<br>Kızının ve kardeşinin katillerinin ceza alması yüreklerine su serptiğini belirten Hatice Kübra Erboz, "Reyhanlı ilçesinde 11 Mayıs patlamasında ablam Nadire Kuvvet ve kızım Fatma Nurel'i kaybettim. Suçluların ceza almasını duyduğumda çok sevindim. Sevinçten hatta ki ağladım, adalet yerini buldukça yüreğimize bir damla su serpiliyor. Tabii ki ölenler geri gelmiyor ama gene de bu sevinç bizi ağlatmaya, bizi sevindirmeye ve yüreğimi de su serpmeye yetiyor. Ülkemizde idam cezası olmadığı için bu ceza adaletimize göre yeterli oldu. Biz de kabul etmek zorundayız. Keşke onlar da bizim çocuklarımızın öldüğü gibi onlar da idam olsa onlar da ölse, onların öldüğünü görsek, acı çektiğini görsek ama maalesef adalet sistemiz de böyle bir şey olmadığı için; onların ömür boyu hapiste olması, demir parmaklıklar haricinde olması, hücrede olması bizi sevindirmeye yetti. Türk adaletine güveniyoruz. 13 yıl boyunca Ankara'ya gidip geldik. Mahkemeye takip ettim. Kendim katıldım. Mahkeme sürecini yakından takip ettim. Bu yüzden 53 defa müebbet almaları sevindirdi. Umarım ki en kısa zamanda dışarıda olan sanık Miraç Ural'da yakalanır ve gerekli cezayı alırlar. Bence aydınlatıldığını düşünüyorum. Çünkü MİT'imiz, askerimiz, polisimiz 13 yıldır didik didik aradılar. Suçluları ne yapmak istediklerini, çözdüklerini düşünüyorum. Türk adaletine güveniyoruz. Zaten bu bizi bir nebze rahatlatmıştı. Eninde sonunda adaletin yerini bulacağına inanıyordum, çok şükür yerini buldu ve çok sevinçliyiz. Ben ve bütün şehit aileleri devletimize teşekkür ederiz. Ülkemizi bölmek isteyenler şehrimizi karıştırmak isteyenlere fırsat vermedik. Hiçbir zaman vermeyiz. İnşallah ülkemizde bir daha böyle sorunlar yaşanmaz. Hiçbir anne evladıyla, hiçbir eş eşiyle, hiçbir çocuk anne babasıyla sınanmaz diyorum. Bu son olur. Ben ablam ve çocuğumu kaybettim. İki acı birden yaşadım. Rabb'im hiç kimseye böyle acı yaşatmasın" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/uc-saniga-53er-defa-agirlastirilmis-muebbet-1780729304.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Katılım bankacılığında tarihi birleşme</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/katilim-bankaciliginda-tarihi-birlesme-1208</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/katilim-bankaciliginda-tarihi-birlesme-1208</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde milletimizin güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkan sağlayacağız. Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi bir diğer hamlemiz olacak. Bu hamleyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Emlak Katılım'ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde milletimizin güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkan sağlayacağız. Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım'ın birleştirilmesi bir diğer hamlemiz olacak. Bu hamleyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Finans Merkezi'nde 3. Dünya İslam Ekonomi Zirvesi'nde açıklamalarda bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından önce çıkanlar şöyle:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kalpleri birbirine bağlayan aziz şehirde üçüncü İslam Dünya Ekonomi Zirvesi ile birlikte olmaktan memnuniyet duyuyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tüm katılımcılarımıza hoş geldiniz diyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zirvemize yurtdışından teşrif eden konuklarımıza, tarihiyle, kültürüyle, yeşili ve mavisiyle göz kamaştıran şehrin tadını çıkartmalarını tavsiye ediyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şeyh Salih Abdullah Kamel’i rahmetle yad ediyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Merhumun fikir ve ideallerini bugüne taşıyan Abdullah Salih Kamel kardeşime de ayrıca teşekkür ediyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zirvede fevkalade nitelikli tartışmalar yapıldı ve yapılacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Alanında uzman isimler sermayenin İslam dünyasındaki rolünü etraflıca değerlendirecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dijital dönüşüm ve yönetişim gibi çağın yeni gerçeklikleri de masaya yatırılıyor zirvede.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası yatırımlar ve bölgesel finans entegrasyonundan, dijital İslami bankacılığa, İslami sermayenin makro ve mikro ekonomik düzeylerdeki rolüne, yapay zeka araçlarının kullanımından, farklı konular özelinde yapılacak fikir alışverişlerinin ufuk açıcı neticelere vesile olmasını diliyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zirveyi yeni bir kilometre taşı olarak görüyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şurası bir gerçek ki, İslam alemi olarak son yıllarda farklı cephelerde pek çok krizle aynı anda mücadele ediyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hürmüz boğazındaki geçişlerin durma noktasına gelmesi tüm dünyayı olumsuz etkiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaş, kriz ve belirsizliklerin tesiriyle daha fazla tahrip ediliyor güven ortamı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ekonomi ve finans alanında küresel bir kırılmanın meydana geldiği günleri yaşıyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Endişe verici bir rakam paylaşmak istiyorum. Küresel borçluluk 350 trilyon dolara ulaştı. Bu borç yükünün ne kadar sürdürülebilir olduğu cevaplanması gereken ciddi b ir sorudur. Ameliyat gerektiren rahatsızlıkları pansumanla tedavi edemezsiniz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Borca ve faize dayalı küresel finans mimarisi 2008 krizi sonrasında palyatif adımlarla halının altına süpürmeyi tercih etmiştir. Adalet, ahlak, üretim ve adil paylaşım ilkelerini merkeze alan iktisadi paradigmaya geçilmeden krizlerin önüne geçilmeden.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"FAİZİN OLDUĞU YERDE BEREKET OLMAZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Faizin olduğu yerde bereket olmaz. Katılım finans tüm dünya için daha adil model. Katılım finans alanındaki kurum sayısı artıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sıkıntılar çözülmedikçe farklı aralıklarla aynı problemleri yaşamaktan kurtulamayız. Dünya 5’ten büyüktür tespitimiz yalnızca kural ve değerlerin yok sayıldığı uluslararası konjonktürü değil, ekonomik ticari ilişkileri de kapsamaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İslam ekonomisinin prensiplerini ne kadar sahiplenirsek hedeflerimize o kadar çabuk ulaşırız. Bizde her şeyden önce bereket diye bir kavram vardır. Bereket, Rahmetli Erbakan hocamızın tarifiyle helal yollardan elde edilen 1 liralık kazancın haram bulaşan 2 liralık kazançtan daha büyük olduğuna inanmaktır. Kapitalizmin anlaması mümkün olmayan bir kavramdır. Yalnızca kâr maksimizasyonu ve tüketim hırsının dikkate alınıp adaletin dışlandığı ortamda bereket kendisine yer bulamaz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yalnızca ekonomik kalkınmayı değil, aynı zamanda içtimai bünyenin güçlendirilmesini ve çevrenin de korunmasını esas alır. Bu değerlerimizi küresel ekonomi aktörlerine iyi anlatmak mevcut sistemi bunun ışığında tamir etmek hepimizin önceliği olmalıdır. Tüm dünya için daha adil ve güvenli bir modeldir katılım finans. Sosyal finans gibi alanları kapsayan katılım finansı yeni bir küresel finans mimarisinin inşasına katkı sağlayacak şey olarak görüyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ülkemizi yatırımın, üretimin ve finansal araçların bir araya geldiği güçlü bir bağlantı noktası yapmak için çalışıyoruz. Katılım finans kuruluşlarının, finansal hizmet ihracatından elde ettikleri gelirler için uygulanan Yüzde 100 oranındaki kurumlar vergisi matrah indiriminin süresini 2047 yılına kadar uzattık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, harç vergisi ve gelir vergisi avantajlarını devreye aldık.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Finansal faaliyet harcı muafiyetini 5 yıldan 20 yıla çıkarttık. Banka ve sigorta muameleleri vergisi, harç vergisi ve gelir vergisi avantajlarını devreye aldık. İstanbul Finans Merkezi’ndeki şirketlerin transit ticaret ve yurtdışı aracılık faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri kurumlar vergisinin dışında tuttuk.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’de katılım finans alanındaki kurum sayısı ve işlem hacmi istikrarlı şekilde artmaya devam ediyor<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aktif büyüklüğü 4,7 trilyon TL’yi aşan katılım bankacılığı sektördeki payını %9,5 seviyesine yükseltti. 3’ü dijital 10 katılım bankamız çeşitlenen ürün portföyüyle sistem içindeki ağırlığını artırıyor. Katılım sermaye piyasalarında sukuk ihraçları ciddi büyüklüğe ulaştı, 614 milyar TL seviyesine geldi. %36’sı katılım finans kuruluşları ve reel sektör tarafından gerçekleştirildi. Bankacılık dışı sukuk reel %33,3 artışla 16,6 milyar TL oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu tablo bize sukukun alternatif bir finans aracı olarak konumunu sağlamlaştırdığını gösteriyor. Katılım esaslı emeklilik fonlarının büyüklüğü %74 artışla 798 milyar TL’ye, katılım esaslı borsa yatırım fonlarının toplam değeri 239 milyar TL’ye yükseldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Katılım esaslı menkul kıymet yatırım fonlarının büyüklüğü reel olarak %47 oranında arttı 2025 sonu itibarıyla 864 milyar TL’ye ulaştı. Ülkemizde katılım esaslı faaliyet gösteren 9 tasarruf finansman şirketinin aktif büyüklüğü 323 milyar TL’ye çıktı. Tasarruf finansmanı sistemine katılan kişi sayısı 1,2 milyonu aştı. 2026 ilk çeyreğinde katılım endeksindeki şirketlerin toplam piyasa değeri BİST’teki tüm şirketlerin %36’sına ulaştı. 6,3 milyon yatırımcının %69’u katılım endeks kapsamındaki şirketlere yatırım yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sigortacılık şirketlerinin toplam prim üretimi 26 milyar TL oldu. Bireysel emeklilik sistemindeki 2,3 trilyon TL’lik toplam fon tutarının %40’lık bölümü katılım esaslı fonlarda değerlendirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Katılım finans sistemine güç katacak iki haberi burada paylaşmak isterim. Emlak Bankası’nı 2018’de yaptığımız düzenlemeyle Emlak Katılım’a çevirmiştik. Kurumumuz kısa sürede katılım finansın en dinamik aktörlerinden oldu. Emlak Katılım’ı halka arz etmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde milletimizin güçlü büyümeye doğrudan ortak olmasına imkan sağlayacağız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ziraat, Vakıf ve Halk Katılım’ın birleştirilmesi bir diğer hamlemiz olacak. Bu hamleyle sektör farklı bir ivme kazanacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/katilim-bankaciliginda-tarihi-birlesme-1780728453.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Enflasyon Mayıs&#039;ta aylık bazda yüzde 1,71 oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/enflasyon-mayista-aylik-bazda-yuzde-171-oldu-1199</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/enflasyon-mayista-aylik-bazda-yuzde-171-oldu-1199</guid>
                <description><![CDATA[Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), Mayıs'ta aylık bazda yüzde 1,71, yıllık bazda yüzde 32,61 oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">2026 yılının mayıs ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK verilerine göre enflasyon mayıs ayında yüzde 1,71 yıllık olarak ise yüzde 32,61 olarak gerçekleşti.</p><p class="MsoNormal">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE'deki değişim Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 1,71 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 16,61 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 32,61 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,24 artış olarak gerçekleşti.<br>TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde yıllık yüzde 34,86 arttı<br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 34,86 artış, ulaştırmada yüzde 34,29 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 45,59 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,60, ulaştırmada 5,63 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,07 yüzde puan oldu.<br>TÜFE gıda ve alkolsüz içeceklerde aylık yüzde 0,48 azaldı<br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,48 azalış, ulaştırmada yüzde 2,03 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,28 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde -0,12, ulaştırmada 0,35 ve konutta 0,27 yüzde puan oldu.<br>Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı Mayıs ayı itibarıyla, 28 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 9 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 137 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.<br>Özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B) yıllık yüzde 31,30 arttı, aylık yüzde 2,87 arttı<br>İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE'deki değişim, 2026 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,87 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,93 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,30 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,74 artış olarak gerçekleşti.<br><br>Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) yıllık yüzde 28,93 arttı, aylık yüzde 2,75 arttı<br>Yİ-ÜFE Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,75 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 28,93 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 26,96 artış gösterdi.<br>Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde yıllık yüzde 30,72 arttı<br>Sanayinin dört sektörünün yıllık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 42,74 artış, imalatta yüzde 30,72 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 6,88 artış ve su temininde yüzde 35,00 artış olarak gerçekleşti.<br>Ana sanayi gruplarının yıllık değişimleri; ara mallarında yüzde 27,76 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 31,39 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 31,05 artış, enerjide yüzde 31,45 artış ve sermaye mallarında yüzde 23,73 artış olarak gerçekleşti.<br>Yİ-ÜFE imalat ürünlerinde aylık yüzde 1,99 arttı<br>Sanayinin dört sektörünün aylık değişimleri; madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 2,85 artış, imalatta yüzde 1,99 artış, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 12,04 artış ve su temininde yüzde 3,37 artış olarak gerçekleşti.<br>Ana sanayi gruplarının aylık değişimleri; ara mallarında yüzde 2,94 artış, dayanıklı tüketim mallarında yüzde 1,31 artış, dayanıksız tüketim mallarında yüzde 1,29 artış, enerjide yüzde 6,60 artış ve sermaye mallarında yüzde 1,58 artış olarak gerçekleşti.<o:p></o:p><o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 10:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/enflasyon-mayista-aylik-bazda-yuzde-171-oldu-1780643256.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pamukkale&#039;yi 113 bin kişi ziyaret etti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/pamukkaleyi-113-bin-kisi-ziyaret-etti-1181</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/pamukkaleyi-113-bin-kisi-ziyaret-etti-1181</guid>
                <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hierapolis - Pamukkale Ören Yerinin 9 günlük Kurban Bayramında 113 bin 34 ziyaretçiyi ağırladığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">- Pamukkale bayramda 113 bin ziyaretçiyi ağırladı<br><br><br>Lütfi Yaşar<br>DENİZLİ (İHA) – Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Hierapolis - Pamukkale Ören Yerinin 9 günlük Kurban Bayramında 113 bin 34 ziyaretçiyi ağırladığını belirtti.<br><br>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 9 günlük Kurban Bayramı tatilinde ören yerlerinde gerçekleşen ziyaretçi sayılarını paylaştı. Bakan Ersoy, yaptığı açıklamada; "Müzelerimizde ve ören yerlerimizde hayata geçirdiğimiz restorasyon çalışmaları, ziyaretçi odaklı uygulamalar ve yeni müzecilik anlayışımız kültür rotalarımıza olan ilgiyi her geçen gün daha da artırıyor. Bu ilginin en somut yansımalarından birini de Kurban Bayramı tatili boyunca yaşadık. Türkiye’nin dört bir yanındaki kültür rotaları ziyaretçilerimizle doldu. Tatil boyunca müze ve ören yerlerimizde toplam 1 milyon 514 bin 211 ziyaretçiyi ağırladık. Bayramda en çok ziyaret edilen kültür duraklarımız olan Efes Ören Yeri 119 bin 143 ziyaretçi, Hierapolis - Pamukkale Ören Yeri 113 bin 34 ziyaretçi, Göbeklitepe Ören Yeri 65 bin 446 ziyaretçi, Zelve-Paşabağlar Ören Yeri 55 bin 492 ziyaretçi ve Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi 48 bin 843 ziyaretçi sayısı ile yoğun bir dönem geçirdi. Kültürel mirasımıza gösterdikleri yoğun ilgi için tüm ziyaretçilerimize teşekkür ediyorum" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/06/pamukkaleyi-113-bin-kisi-ziyaret-etti-1780469008.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD ile İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/abd-ile-iran-arasinda-bir-anlasma-her-zamankinden-daha-yakin-1160</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/abd-ile-iran-arasinda-bir-anlasma-her-zamankinden-daha-yakin-1160</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran arasındaki arabuluculuk faaliyetlerine yönelik, "Her iki taraf da olumlu bir sonuca ulaşmak istiyor. Bir anlaşma her zamankinden daha yakın" dedi. Fidan, İsrailli siyasetçilerin Türkiye’yi "gelecekteki strajik bir tehdit" olarak nitelendiren açıklamalarını ilişkin, "İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak" ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW150149-SIY/30-05-2026<br><br><br>- Dışişleri Bakanı Fidan: "ABD ile İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın"<br>- "Herkes biliyor ki İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak"<br><br>TOKYO (İHA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ABD-İran arasındaki arabuluculuk faaliyetlerine yönelik, "Her iki taraf da olumlu bir sonuca ulaşmak istiyor. Bir anlaşma her zamankinden daha yakın" dedi. Fidan, İsrailli siyasetçilerin Türkiye’yi "gelecekteki strajik bir tehdit" olarak nitelendiren açıklamalarını ilişkin, "İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak" ifadelerini kullandı.<br>Dışişleri Hakan Fidan, Japonya merkezli Nikkei Asia dergisine röportaj verdi. Bakan Fidan, Türkiye’nin önemli bir insansız hava aracı (İHA) üreticisi olarak öne çıktığını ve Ankara’nın Tokyo ile savunma sanayii alanındaki bağlarını derinleştirme arzusunda olduğunu ifade etti. Fidan, "Türkiye ve Japonya’nın birbirini tamamlayan kabiliyetlere sahip ve karşılıklı fayda sağlayacak güçlü bir iş birliği potansiyeli olduğuna inanıyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin İHA teknolojilerinin farklı ortamlarda kendini kanıtladığını vurgulayan Fidan, bunların Japonya ile birlikte geliştirme ve ortak üretim için değerli fırsatlar sunabileceğini söyledi. Fidan, özellikle kıyı güvenliği ve sınır güvenliği gibi konularda iş birliği potansiyeli bulunduğuna işaret etti.<br><br>"Orta güçlerin daha yakın iş birliği yapması gerekiyor"<br>Dışişleri Bakanı Fidan, "Türkiye, havacılık alanında, özellikle de insansız hava sistemleri ve anti-dron teknolojilerinde iş birliği için güçlü bir temel oluşturabilecek gelişmiş ve sahada etkinliğini kanıtlamış kabiliyetler geliştirmiştir" dedi. Fidan, jeopolitik belirsizlikler ve ABD’nin "Önce Amerika" politikasıyla yeniden şekillenen güvenlik durumu nedeniyle orta büyüklükteki güçler arasında daha yakın iş birliği gerektiğine işaret ederek, "Türkiye, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Kanada, Suudi Arabistan, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi orta güçlerin daha yakın iş birliği yapması gerekiyor" şeklinde konuştu.<br><br>"Türkiye-Japonya arasında değerlendirilmemiş bir iş birliği potansiyeli bulunuyor"<br>Türkiye ile Japonya arasındaki 10 yılı aşkın süredir müzakere edilen ekonomik ortaklık anlaşması ve sosyal güvenlik anlaşması alanlarında ilerleme sağlandığına işaret eden Fidan, "Önümüzdeki dönemde anlaşmaya ulaşmayı umuyoruz" dedi. Savunmanın ötesinde Türkiye ile Japonya arasında iş birliğinin halen yeterince gelişmediği daha geniş alanların da olduğunu ifade eden Fidan, "Ülkelerimiz arasında enerji, dijital dönüşüm, havacılık ve uzay teknolojileri, robotik ve dayanıklı tedarik zincirleri alanında hala çok büyük, değerlendirilmemiş bir iş birliği potansiyeli bulunuyor" ifadelerini kullandı.<br><br>"Gerçek anlamda bir kazan-kazan ortaklığı oluşturabiliriz"<br>Türkiye’nin kendisini kritik mineraller alanında kilit bir oyuncu olarak konumlamayı hedeflediği ve Eskişehir’in Beylikova ilçesinde önemli miktarda nadir toprak elementi rezervleri keşfettiği belirtilen röportajda Fidan, Türkiye’nin uzun vadeli sanayi hedeflerine ilişkin, "Stratejik hedef yalnızca çıkarım yapmak değil, yüksek katma değerli ara ürünler ve nihai ürünler üretmektir. Bu açıdan Japon teknolojisi ve yatırımlarıyla kurulacak iş birliği, gerçek anlamda bir kazan-kazan ortaklığı oluşturabiliriz ve bu alanda da Japonya ile yakın çalışmaya hazırız" dedi.<br><br>"ABD ile İran arasında bir anlaşma her zamankinden daha yakın"<br>Türkiye’nin de destek verdiği ABD ve İran arasındaki arabuluculuk çabalarına değinen Fidan, "Her iki taraf da olumlu bir sonuca ulaşmak istiyor. Bir anlaşma her zamankinden daha yakın" şeklinde konuştu. Fidan, İran, ABD ve İsrail arasında yürürlükte olan ateşkesle birlikte görüşmelerin, uluslararası petrol ticareti açısından kritik önemdeki Hürmüz Boğazı üzerinde yoğunlaştığını söyledi. Fidan, tarafların Hürmüz Boğazının yeniden açılmasına ilişkin nihai bir anlaşmaya varmaları halinde "nükleer görüşmelere geçileceğini öngören bir plan üzerinde mutabık" kaldığını vurguladı.<br><br>"Hürmüz Boğazı, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi"<br>Hürmüz Boğazı’ndaki ablukanın hem ABD hem İran üzerinde büyük baskı oluşturduğunu, ayrıca enerji güvenliği, gıda güvenliği ve artan fiyatlar dahil olmak üzere uluslararası etkisinin son derece büyük olduğunu ifade eden Fidan, "Bu, nükleer dosyaların önüne geçen bir mesele haline geldi" dedi.<br>Fidan, ABD ile İran’ın çatışmaları sona erdirme konusunda anlaşmaları durumunda Gazze Şeridi’ne yönelik bir barış planına ilişkin görüşmelerin de hız kazanabileceğine inandığını söyledi.<br>"İki devletli çözümün hayata geçirilmesini istiyoruz"<br>Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkilere de değinen Fidan, iki ülke arasında 1949’dan bu yana diplomatik ilişki bulunduğunu ve Gazze'deki çatışma öncesinde 10 milyar dolarlık bir ticaret hacmi olduğuna dikkat çekerek Türkiye’nin İsrail ile ticareti durdururken, bu konudaki tutumunu çok açık bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti. Fidan, "İsrail, Filistinlileri öldürmeye son vermeli ve Gazzelilerin gıda, barınma, ilaç ve su gibi temel insani ihtiyaçlara erişimini engellemeyi bırakmalı. Bunlar sağlanırsa normal hayata geri dönebiliriz, hiçbir sorun yok. Biz, iki devletli çözümün hayata geçirilmesini istiyoruz" dedi.<br><br>"İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak"<br>Fidan, İsrailli siyasetçilerin Türkiye’yi "gelecekteki strajik bir tehdit" olarak nitelendiren açıklamalarını da değindi. İsrail’in Gazze, Batı Şeria, Suriye ve Lübnan’daki işgal politikalarına işaret eden Fidan, "İsrail iç siyasetinde ne yazık ki bölgesel hedefleri yürütmek için sürekli bir düşmana ihtiyaç duyuluyor. Ancak herkes biliyor ki İsrail’in peşinde olduğu şey güvenlik değil, daha fazla toprak" ifadelerini kullandı. Fidan, "Uluslararası toplumun İsrail’in yalnızca bölgesel düzeni değil, küresel düzeni de daha fazla istikrarsızlaştırmasını önlemesi gerekiyor" diye konuştu.<br><br>Orta Doğu'da istikrar için "bölgesel platform"<br>Dışişleri Bakanı Fidan, iş birliğine dayalı bir "bölgesel platform" temelinde Orta Doğu istikrar sağlanabileceğini işaret etti. Fidan, "Bölgedeki tüm ülkeler birbirlerinin toprak bütünlüğüne, egemenliğine ve güvenliğine bağlılık göstermelidir. Devletlerin önlerinde yakın geçmişten ders çıkararak gerçek anlamda iş birliği başlatmaları için altın bir fırsat bulunuyor" dedi. Dışişleri Bakanı Fidan, Türkiye, Pakistan, Suudi Arabistan, Mısır ve Körfez ülkelerini kapsayabilecek bölgesel platformun şartlar normale döndüğünde belki İran’ı da içerebileceğini ifade etti. İsrail’in de 1967 sınırları temelinde bir Filistin devletini tanıması halinde ileride bu yapıya katılabileceğini belirten Fidan, "Eğer bu sorun çözülürse İsrail’in güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından da büyük ölçüde destekleneceğini düşünüyorum" şeklinde konuştu.<br><br>"Tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz"<br>Türkiye’nin Temmuz ayında Ankara’da ev sahipliği yapacağı kritik NATO zirvesine de değinen Fidan, tüm müttefiklerin onay vermesi halinde bu zirvede Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi Hint-Pasifik bölgesi ortaklarının liderleri ve savunma bakanlarını da ağırlamak istediklerini söyledi. Türk hükümetinin zirve programını şekillendirmek üzere NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile çalıştığını kaydeden Fidan, bu ülkelere davetlerin gönderilmesinin muhtemel olduğunun sinyalini verdi. NATO’ya eleştirilerini sürdüren ABD Başkanı Donald Trump’ın zirveye katılma ihtimali sorulduğunda iyimser bir ton kullanan Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son bir ay içinde Trump ile birden fazla görüşme gerçekleştirdiğini ve Trump’ın bu görüşmelerin hiçbirinde zirveye katılmayacağını söylemediğini ifade etti. Fidan, "Şu ana kadar tüm hazırlıklarımızı, bir bakıma Başkan Trump’ı ağırlayacak şekilde yürütüyoruz" dedi.<br>(AB-ÖK-D)<br><br>30.05.2026 15:03:48 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 31 May 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/abd-ile-iran-arasinda-bir-anlasma-her-zamankinden-daha-yakin-1780218498.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gelincikler papatyalarla buluştu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/gelincikler-papatyalarla-bulustu-1158</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/gelincikler-papatyalarla-bulustu-1158</guid>
                <description><![CDATA[Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde gelincik ve papatyaların bir araya geldiği yol kenarındaki tarla, görenlere adeta doğa şöleni sunuyor. Kırmızı ve beyazın uyumuyla dikkat çeken alan, özellikle doğa ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW001558-CVR/31-05-2026<br><br><br>- Hisarcık'ta gelinciklerin papatyalarla buluşması<br><br>(Fotoğraflı)<br><br>Mustafa Akçay<br>KÜTAHYA (İHA) - Kütahya'nın Hisarcık ilçesinde gelincik ve papatyaların bir araya geldiği yol kenarındaki tarla, görenlere adeta doğa şöleni sunuyor. Kırmızı ve beyazın uyumuyla dikkat çeken alan, özellikle doğa ve fotoğraf tutkunlarının ilgisini çekiyor.<br>Yenidoğan Mahallesi'nden 82. Yıl Mahallesi TOKİ konutlarına uzanan güzergâhta yol kenarında bulunan yaklaşık 2 dönümlük ekilmemiş tarlada açan gelincik ve papatyalar, kartpostallık görüntüler oluşturdu. Bölgeden araçlarıyla geçen vatandaşlar manzara karşısında durup fotoğraf ve video çekmeyi ihmal etmiyor. Doğal güzelliğiyle öne çıkan alan, baharın renklerini yansıtan görüntüsüyle doğaseverlerin uğrak noktalarından biri haline geldi.<br>Okul Müdürü Pelin Solak, doğa aşığı bir insan olarak yoldan geçerken arkadaşıyla birlikte bu güzel manzarayı keşfettiklerini söyledi.<br>Solak, "Gelincik tarlasına fotoğraf çekilmek için girdiğimizde gerçekten kırmızının güzelliği ile papatyaların beyazlığı birleşince ortaya çok güzel bir renk cümbüşü çıkmış. Harika fotoğraflar çektik. Herkese tavsiye ederim" dedi.<br>(MAOK-Y)<br><br>31.05.2026 09:04:33 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 31 May 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/gelincikler-papatyalarla-bulustu-1780210020.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karar veremedi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/karar-veremedi-1153</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/karar-veremedi-1153</guid>
                <description><![CDATA[ABD merkezli The New York Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile müzakere sürecine ilişkin nihai kararını değerlendirmek üzere Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği toplantıda herhangi bir sonuca ulaşılamadığını öne sürdü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD merkezli The New York Times gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile müzakere sürecine ilişkin nihai kararını değerlendirmek üzere Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği toplantıda herhangi bir sonuca ulaşılamadığını öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakere sürecine ilişkin nihai kararı değerlendirmek üzere Beyaz Saray’da danışmanlarıyla bir araya geldi. Ancak ABD basınında yer alan haberlere göre toplantıda herhangi bir sonuca ulaşılmadı. ABD merkezli The New York Times gazetesinin üst düzey bir ABD’li yetkiliye dayandırdığı haberine göre Trump, Beyaz Saray’daki Durum Odası’nda yaklaşık iki saat süren görüşmeden, İran ile üzerinde mutabakata varılması beklenen anlaşma taslağına ilişkin herhangi bir karar almadan ayrıldı. Konuya ilişkin henüz Beyaz Saray’dan bir açıklama yapılmadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı geçtiğimiz saatlerde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran’ın nükleer silah sahibi olmayacağını kabul etmesi gerektiğini belirterek Hürmüz Boğazı’nın geçişlerden ücret alınmadan yeniden özgür bir şekilde deniz ulaşımına açılması gerektiğini söylemişti. Trump ayrıca, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun ABD tarafından yer altından çıkartılacağını ve söz konusu nükleer materyallerin imha edileceğini savunmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump ayrıca, Hürmüz Boğazı’nda İran limanlarına yönelik ABD ablukasının kaldırılacağını açıklamıştı. ABD Başkanı söz konusu açıklamada, nihai kararını vermek üzere Beyaz Saray'da bir toplantıya katılacağını bildirmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Trump’ın müzakere sürecine ilişkin ifadelerini sert bir dille eleştirerek, "Batılıların ‘şöyle olmalı, böyle olmalı’ gibi bir dil kullanma hakkı yok" demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 May 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/karar-veremedi-1780126828.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>540 bin TL ceza</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/540-bin-tl-ceza-1145</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/540-bin-tl-ceza-1145</guid>
                <description><![CDATA[Hatay'da araçtan inerek tartıştıkları aracın sürücüsüne saldıran 3 kişiye polis ekipleri tarafından 540 bin TL cezai işlem uygulandı ve araç sürücüsünün ehliyetine 60 gün süreyle el konuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW010309-ASA/29-05-2026<br><br><br>Tartıştıkları sürücüye araçtan inerek saldıran 3 kişiye 540 bin TL ceza<br><br><br><br>Selahattin Çetin - Cemal Kılınç<br>HATAY (İHA) - Hatay'da araçtan inerek tartıştıkları aracın sürücüsüne saldıran 3 kişiye polis ekipleri tarafından 540 bin TL cezai işlem uygulandı ve araç sürücüsünün ehliyetine 60 gün süreyle el konuldu.<br>Olay; 28 Mayıs günü gece saatlerinde İskenderun ilçesi liman mevkiinde yaşandı. Trafikte seyir halinde olan 2 araç içerisindeki şahıslar arsında tartışma yaşandı. Işıklara gelindiğindeyse kırmızı ışığı fırsat bilen H.Ç. idaresindeki aracın sürücüsü ve yolcu konumundaki 2 şahıs, diğer aracın sürücüsüne ve araçta bulunan şahsa saldırdı. Kısa sürede tekmelerin ve yumrukların konuştuğu kavga kameraya yansıdı. Görüntülerde; 2 grubun tekmeli, yumruklu kavga ettiği ve 1 kadının şahısları ayırmaya çalıştığı görüldü. Görüntüler üzerine harekete geçen İl Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Trafik Denetleme Büro Amirliği ekipleri; araçtan inerek diğer araçtaki sürücüye ve şahsa saldıran sürücü H.Ç. ve yolcu konumundaki A.K. ve K.K. isimli şahıslara 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 46/4 maddesi "Trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inmek" suçu gereğince toplamda 540 bin TL cezai işlem uyguladı. Sürücü H.Ç.'nin sürücü belgesine 60 gün süreyle geçici el konuldu ve olaya karışan araç 60 gün süreyle yediemin otoparkına çekilerek trafikten men edildi.<br>(SC-VK-NSO-Y)<br><br>29.05.2026 09:04:01 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 29 May 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/540-bin-tl-ceza-1780038008.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2 milyon kişi hacı oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/2-milyon-kisi-haci-oldu-1135</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/2-milyon-kisi-haci-oldu-1135</guid>
                <description><![CDATA[Yüzbinlerce hacı adayı Mekke-i Mükerreme'de Arafat vakfesi için Cebel'i Rahme Tepesi etrafında toplandı. Terviye günü olan Zilhicce ayının 8. günü Mekke-i Mükerreme'deki otellerinden yola çıkan hacıların intikali Arefe günü öğle saatlerinde tamamlandı. Yaklaşık 2 milyon Müslüman 1447 hicri yılının son günlerinde hacı oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW203227-GEN/26-05-2026<br><br><br>- Arafat'ta 2 milyon Müslüman hacı oldu<br>- Dijital kontrolle vizesiz kimsenin alınmadığı Mekke'i Mükerreme'de, hicri 1447 yılı hac ibadetinde, 2 milyon Müslüman Arafat'ta vakfeye durarak en önemli farzı yerine getirdiler.<br>- Akşam saatlerinde Müzdelife'ye inip gece yarısına kadar orada vacip olan Müzdelife vakfesini yerine getirecek olan hacı adayları, gece yarısından sonra Cemarat'a geçip şeytana 7 taş atıp sabah ihramdan çıkacaklar.<br><br><br>İrfan Altıkardeş - Muhammed Akif Arvas - Serhad Akıllı<br>MEKKE'İ MÜKERREME (İHA) - Yüzbinlerce hacı adayı Mekke-i Mükerreme'de Arafat vakfesi için Cebel'i Rahme Tepesi etrafında toplandı. Terviye günü olan Zilhicce ayının 8. günü Mekke-i Mükerreme'deki otellerinden yola çıkan hacıların intikali Arefe günü öğle saatlerinde tamamlandı. Yaklaşık 2 milyon Müslüman 1447 hicri yılının son günlerinde hacı oldu.&nbsp;<br>Hava sıcaklığının 40 derece olduğu Arafat Ovası'nda serin çadırlarında ibadetle meşgul olan 84 bin Türk hacı adayı, öğle vaktinde Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş'un Vakfe Duası ile huşu içerisinde bir tövbe istiğfar gerçekleştirdi. Başkan Arpaguş, konuşmasında Arafat vakfesinin insan hayatındaki en anlamlı günü olduğuna dikkat çekerek, en önemli tövbe ve arınma mekanı olduğunu söyledi. Bütün günahlarından arınmaya vesile olan Arafat vakfesinde, mazlum milletler, devleti aliye ve aileleri için dualar eden hacı adayları, gözyaşları ile hayatlarının en mübarek gününü yaşadılar.<br>Akşam güneşin batışına kadar Arafat'ta bekleyecek olan Müslümanlar bu arada gece yarısından sonra Akabe'de şeytana atacakları taşları topladılar.<br>Şeytan temizden hoşlanmadığı için topladıkları 70 taşı yıkayıp heybelerine atan hacı adayları, akşam namazından sonra geçtikleri Müzdelife'de onları yere bırakarak tekrar topluyorlar. Müzdelife'de akşam namazını cem-i tehir ederek yatsı ile birleştiren hacı adayları, gece yarısından sonra Şafii mezhebini taklit ederek Cemerat'a doğru yola çıkıyorlar. Bayram sabahına doğru büyük şeytana 'Bismillahi Allahü Ekber, rağmen Lişşeytani ve Hizbihi' (Şeytan ve taraftarlarına rağmen) diyerek 7 taş atan hacı adayları daha sonra otellerine geçiyor. Bayram sabahı kurban kesildiği haberini alan hacılar tıraş olup ihramdan çıkıyorlar.<br>Haccın 3. farzı olan ziyaret tavafı için normal kıyafetleri ile Kabe'ye gidip tavaf ve say yapan hacı adayları, bayramın 2. günü öğleden sonra 3 şeytana da 7'şer taş atıyorlar. Bayramın 3. günü de şeytan taşlamayı sürdüren hacılar, bütün menasikleri (bütün farz ve vacipleri) tamamlayarak hacı unvanını alıyorlar.<br>(İRF-ABA-SO-D)<br><br>26.05.2026 14:06:53 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 May 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/2-milyon-kisi-haci-oldu-1779794590.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;a savunma amaçlı saldırılar düzenlendi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/irana-savunma-amacli-saldirilar-duzenlendi-1124</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/irana-savunma-amacli-saldirilar-duzenlendi-1124</guid>
                <description><![CDATA[ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a füze üslerini ve mayın döşeyen askeri tekneleri hedef alan "savunma amaçlı" saldırılar gerçekleştirildiğini açıkladı.
İran’ın farklı bölgelerinde patlama seslerinin duyulmasının ardından, ABD’den konuyla ilgili açıklama geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW052601-GEN/26-05-2026<br><br><br>- ABD ordusu, İran’a "savunma amaçlı" saldırılar düzenlediğini açıkladı<br><br>WASHINGTON (İHA) - ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran’a füze üslerini ve mayın döşeyen askeri tekneleri hedef alan "savunma amaçlı" saldırılar gerçekleştirildiğini açıkladı.<br>İran’ın farklı bölgelerinde patlama seslerinin duyulmasının ardından, ABD’den konuyla ilgili açıklama geldi. ABD merkezli Fox News televizyonunun haberine göre; CENTCOM Sözcüsü Tim Hawkins, "ABD kuvvetleri, birliklerimizi İran güçlerinin oluşturduğu tehditlerden korumak için bugün güney İran'daki hedeflere kendini savunma amaçlı saldırılar düzenledi" açıklamasında bulundu. Hawkins, "Hedefler arasında füze üsleri ve mayın döşemeye çalışan İran tekneleri vardı. CENTCOM, devam eden ateşkes sırasında itidalli davranarak güçlerini savunmaya devam ediyor" ifadelerini kullandı.<br><br>"Ateşkesin sona erdiği anlamına gelmiyor"<br>İsmini gizli tutan üst düzey bir ABD'li yetkili ise, Hürmüz Boğazı'na mayın döşeyen İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) ait 2 askeri tekne ile Bender Abbas şehrindeki bir füze üssünün hedef alındığı bilgisini paylaştı. Söz konusu yetkili, saldırıların "savunma amaçlı" olduğunu yinelerken, iki farklı kaynak da yaşanan gelişmelerin "ateşkesin sona erdiği anlamına gelmediğini" ifade etti. Ayrıca saldırıların şimdilik sona erdiği aktarıldı.<br><br>İran’da patlama sesleri duyulmuştu<br>İran basını, günün erken saatlerinde ülkenin Bender Abbas, Cask ve Sirik şehirlerde nedeni henüz kesin olarak bilinmeyen patlama seslerinin duyulduğunu bildirmişti. Saldırı şüphesine yol açan patlamalarla ilgili resmi bir açıklama yapılmamıştı.<br>(KU-Y)<br><br>26.05.2026 05:26:21 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 26 May 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/irana-savunma-amacli-saldirilar-duzenlendi-1779774541.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Üstadın hem doğum hem vefat yıldönümü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/ustadin-hem-dogum-hem-vefat-yildonumu-1116</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/ustadin-hem-dogum-hem-vefat-yildonumu-1116</guid>
                <description><![CDATA[Vefatının üzerinden 43 sene geçen Necip Fazıl, hâlâ çok konuşuluyor ve gündemden düşmüyor. Kısakürek, 150’den fazla tezle akademik dünya tarafından da en çok ele alınan Türk edebiyatçılardan biri. Peki, bunun arkasında ne var?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Vefatının üzerinden 43 sene geçen Necip Fazıl, hâlâ çok konuşuluyor ve gündemden düşmüyor. Kısakürek, 150’den fazla tezle akademik dünya tarafından da en çok ele alınan Türk edebiyatçılardan biri. Peki, bunun arkasında ne var? Edebiyat tarihçilerine ve Kısakürek’in torunu Şeyma Kısakürek’e sorduk…<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>MURAT ÖZTEKİN -</strong>&nbsp;<strong>Türkiye Gazetesi</strong></span></p><p class="MsoNormal">Necip Fazıl Kısakürek, bundan tam 43 sene evvel, yani 25 Mayıs 1983’te hayata gözlerini kapadı. Usta edebiyatçı, farklı türlerden 100’den fazla eser kaleme aldı; ancak bunlar kadar aksiyoner kişiliği ve çarpıcı fikirleriyle de gündeme geldi. Kısakürek’in hayatı da çok konuşuldu, çok tartışıldı…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Necip Fazıl, son yıllarda ideolojik tartışmalarla gündemden düşmüyor. Usta kalem, aynı zamanda üzerine en çok tez yazılan Türk edebiyatçılar arasında yer alıyor.&nbsp;<i><strong>Türkiye’de şimdiye kadar Kısakürek’in temel konusu olduğu 150’den fazla akademik tez kaleme alındığı görülüyor. Daha geniş çerçeveli değerlendirmelerle birlikte Necip Fazıl’ın 300’den fazla doktora ve yüksek lisans tezinde ele alındığı tahmin ediliyor.</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Peki, Necip Fazıl neden hâlâ çok konuşuluyor ve tartışılıyor?</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>DÜNYA GÖRÜŞÜ BUGÜN DE AKTÜEL<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Soruyu Kısakürek’e dair çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Abdullah Uçman’a sorduğumuzda, “eşsiz sanatçılığının” buna yol açtığını söylüyor. Prof. Dr. Uçman şöyle konuşuyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Necip Fazıl, tabir yerindeyse ‘komple bir sanatçıydı’. Cumhuriyet devrinde şairliği kadar hikâye yazarlığı, tiyatro yazarlığı kadar hatipliği, fikir adamlığı kadar araştırmacılığı böylesine güçlü başka bir isim yok. Üstelik ondaki bütün bu kabiliyetler birbirini çelmelememiş; her biri kitap çapında eserlere dönüşmüş. Onun benimsemiş olduğu dünya görüşü de aslında Hazreti Âdem’den beri bütün insanlığın benimsemesi gereken meselelere dayanmaktadır. Çoğu da güncelliğini korumaktadır. Dolayısıyla Necip Fazıl üzerine bu kadar çok değerlendirme yapılması ve vefatı üzerinden 40 küsur yıl geçmesine rağmen gündemde kalması, bence bunlardan ileri geliyor.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kısakürek’e yapılan tenkitlerin “ideolojik” olduğunu söyleyen Uçman, “Onu bir dönem göklere çıkaran çevreler, dünya görüşü değiştikten sonra ‘sabık şair’ diye karalamaya çalıştılar. Ancak Necip Fazıl hiçbir dönem bir partinin ve kliğin emrine girmemiş bir şahsiyettir. Yapılan eleştiriler oldukça ideolojiktir ve tutarlı değildir” diye konuşuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>MÜCADELE ADAMI OLMASI GÜNDEMDE TUTTU<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Edebiyat tarihine dair araştırmalarıyla tanınan Beşir Ayvazoğlu ise, “<i><strong>Necip Fazıl büyük bir şairdir. Hemen herkesin hafızasında Necip Fazıl’dan hiç olmazsa bir şiir, bir beyit yahut bir mısra vardır. Bu her şaire nasip olacak bir mazhariyet değildir. Daha da önemlisi, Necip Fazıl’ın zor zamanlarda ezilmiş, dışlanmış, yok sayılmış bir kesimin sözcülüğünü üstlenmiş bir mücadele adamı olmasıdır. Necip Fazıl’ın devamlı gündemde kalmasını sağlayan en önemli hususiyetlerin bunlar olduğunu zannediyorum”</strong></i>&nbsp;ifadelerini kullanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ANLAŞILMADAN BENİMSENDİ, TANINMADAN DIŞLANDI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Peki, varisleri Necip Fazıl’ın bu kadar gündemde kalması hakkında ne düşünüyorlar? Kısakürek’in yazar torunu Şeyma Kısakürek, bunu usta edebiyatçının tam olarak anlaşılamamasına bağlıyor. Şeyma Kısakürek şunları söylüyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Merhum amcamın tabiriyle Üstad’ın bulunduğu yer anlaşılmadan benimsenmek ve tanınmadan dışlanmak arasındadır. Necip Fazıl’ın hâlâ tam olarak idrak edilemediğini düşünüyorum. Dolayısıyla çözülemeyen, gizem barındıran şeyler insan psikolojisi itibariyle merak uyandırıyor. İnsanların Üstad’ın nerede durduğunu ve ne söylediğini tam oturtamadıkları kanaatindeyim. Bu sebeple Üstad Necip Fazıl daha çok konuşulacak ve tartışılacaktır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kısakürek, Necip Fazıl’ın şahsiyeti yerine fikirlerine bakılması gerektiğini kaydederek, “O Allah’ı ve İslam’ı işaret edip sonsuzluğu sorgulamayı anlattı. Bizim onun anlattığı hakikate odaklanmamız lazım” diyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TEOMAN MESELESİ<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Şeyma Kısakürek’e şarkıcı Teoman’ın baskılar sonrasında Necip Fazıl’a eser adamaktan vazgeçmesini ve diğer siyasi tartışmaları sorduğumda ise şu cevabı veriyor: “<strong>Herkes Üstad’a kendi cephesinden bakar, onu kendi idraki noktasında değerlendirir. Dolayısıyla benim burada herhangi biri hakkında bir şey söylemem doğru olmaz. Ancak şu kadarını söyleyeyim: Türkiye’de uzun zamandır süregelen bir kimlik inşası problemimiz var. Kimliklerini inşa edemeyenler basma kalıp etiketlerden faydalanmaya çalışıyor. Sanırım Can Yücel’in ‘Solda adam mı var Necip Fazıl’ı anlayacak’ sözü hâlâ önemli.</strong>”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>SİYASİ HAREKETLERLE ÖZDEŞLEŞTİRİLDİ<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Necip Fazıl’ın hâlâ tartışılmasında şairin bazı güncel siyasi hareketlerle özdeşleştirilmesi de tesirli gibi görünüyor. Anlaşılan Kısakürek, hayattayken olduğu gibi daha çok polemiklere mevzu olacağa benziyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Editör :&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/murat-oztekin">MURAT ÖZTEKİN</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/ustadin-hem-dogum-hem-vefat-yildonumu-1779697462.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayram trafiği</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/bayram-trafigi-1095</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/bayram-trafigi-1095</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul'da Kurban Bayramı tatili nedeniyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Özellikle ana arterler ve köprü bağlantı yollarında uzun araç kuyrukları oluştu. Tatil yolunda olumsuzluk yaşanmaması için güvenlik önlemlerini artıran trafik ekipleri ise denetimlerinde sürücülere dikkatli olmaları yönünde uyarıda bulunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul'da Kurban Bayramı tatili nedeniyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu yaşanıyor. Özellikle ana arterler ve köprü bağlantı yollarında uzun araç kuyrukları oluştu. Tatil yolunda olumsuzluk yaşanmaması için güvenlik önlemlerini artıran trafik ekipleri ise denetimlerinde sürücülere dikkatli olmaları yönünde uyarıda bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kurban Bayramı tatili nedeniyle İstanbul'da bazı noktalarda&nbsp;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yoldurumu/" target="_blank">trafik</a>&nbsp;yoğunluğu yaşanıyor. Tatilini memleketleri ya da tatil beldelerinde geçirmek isteyen sürücülerin yola çıkmasıyla birlikte gece saatlerinde kentin çeşitli bölgelerinde araç yoğunluğu arttı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">D-100 Karayolu, TEM Otoyolu ve köprü bağlantı yollarında trafik akışı yer yer yavaşlarken, Avrupa Yakası’ndan Anadolu Yakası yönüne geçişlerde bazı noktalarda uzun araç kuyrukları oluştu. Tatil yolunda olumsuzluk yaşanmaması için güvenlik önlemlerini artıran trafik ekipleri ise denetimlerinde sürücülere dikkatli olmaları yönünde uyarıda bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/bayram-trafigi-1779516671.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye 50&#039;den fazla şirketten doğalgaz tedarik ediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/turkiye-50den-fazla-sirketten-dogalgaz-tedarik-ediyor-1091</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/turkiye-50den-fazla-sirketten-dogalgaz-tedarik-ediyor-1091</guid>
                <description><![CDATA[Enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda önem kazandığı bir süreçteyiz. Enerji, milli güvenliğin, kalkınmanın ve bölgesel istikrar için önemli olan bir güç unsuru olmayı perçinliyor. Enerji kaynaklarını maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için önemli hale geliyor. Son olaylar enerji arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Lütfi Kırdar Kongre Merkezi'nde 2. İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi'nde bir konuşma yapıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/cumhurbaskani-erdogan" target="_blank">Cumhurbaşkanı Erdoğan</a>'ın açıklamaları şu şekilde:&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/istanbul-dogal-kaynaklar-zirvesi" target="_blank">İstanbul Doğal Kaynaklar Zirvesi</a>'nin ikincisinde sizleri konuk etmekten büyük bir memnuniyet duyuyorum. Değişen küresel manzarada enerji güvenliği ve işbirliği konusuyla tertiplenen zirvenin sektörünün hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Zirvenin ikinci kez tertiplenmesine öncülük eden Enerji Bakanlığımıza ve Turkuaz Medya'ya teşekkür ediyorum.&nbsp;<br><br>Enerji arz güvenliğinin günlük hayattan uluslararası siyasete her alanda önem kazandığı bir süreçteyiz. Enerji, milli güvenliğin, kalkınmanın ve bölgesel istikrar için önemli olan bir güç unsuru olmayı perçinliyor. Enerji kaynaklarını maliyet etkin şekilde temin etmek devletler için önemli hale geliyor. Son olaylar enerji arz güvenliğinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">28 Şubat'ta İran'a karşı başlatılan hava saldırılarının olumsuz etkilediği alanların başında enerji geliyor. Petrol ve doğalgaz fiyatlarında yüzde 50 artışlar gördük. Enerji tedarikinde ciddi sıkıntılar baş gösterdi. Bunun artçı sarsıntıları turizmi ve ekonomiyi vurmaya devam ediyor. Türkiye geçiş ve kavşak noktasıdır. Bölgemizde meydana gelen son krizler Türkiye'nin bu özelliğini teyit etmiştir. Ülkemiz savaşın dışında kalmış, diplomasiyi önceleyen girişimleri ile sükûnete katkı sağlamıştır. Türkiye enerji güvenliğinde ve barışın kilit aktörü olarak öne çıkmıştır. Enerji kaynaklarının güvenli, istikrarlı ve düşük maliyetli geçişini temin etmek, en az bu kaynaklara sahip olmak kadar önemlidir. Türkiye'nin vazgeçilmezliği bu süreçte bir kez daha anlaşılmıştır. Bunda son 23 yılda hükümetimizin çok büyük adımlarının payı vardı. Göreve geldiğimizde Türkiye'nin doğalgaz giriş kapasitesi 90 milyar metreküptü. Bugün 495 milyar metreküpe çıktı. Toplam 5 boru hattı ile doğalgaz tedarik ediyoruz. Türkiye 50'den fazla şirketten doğalgaz temin ediyor. LNG terminalleri FSRU tesisleri ve boru hatlarıyla Türkiye'nin en büyük enerji merkezlerinden biri haline getirdik. Günlük LNG saflaştırma kapasitemizi mevcut 161 milyon metreküpten 200 milyon metreküpe çıkartacağız.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2016'da ilan ettiğimiz sondaj ve arama faaliyetlerimiz bir diğer başarımızdır. Bulanlar ancak arayanlardır şiarıyla 10 yılda bu alana ciddi yatırım yaptık. Kendi gemilerimizle, kendi ekipmanlarımızla Mavi Vatan'da faaliyet yürüttük. Fatih Sondaj gemimizle Cumhuriyet tarihimizin en büyük keşfini yaptık. Muhalefetin küçümsediği Sakarya kuyusunda 9,5 milyon metreküp doğalgaz üretiyoruz. Bu üretimle milyonlarda hanemizin enerji ihtiyacını karşılıyoruz. Osmangazi Platformu ile günlük üretimimiz 20 milyon metreküpe yükselteceğiz. 8 milyon hanemizin ihtiyacını Karadeniz'den karşılayacağız. 2. yüzer platformumuzun inşaatı sürüyor. 2028'de bu platformun devreye girmesiyle günlük üretim 45 milyon metreküpe çıkacak ve 16-17 milyon hane faydalanacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gabar Dağı'ndaki petrol keşfimiz Cumhuriyet tarihine geçti. Terörle anılan bölgeler bugün istikrarla anılıyor. Turizm artıyor, tarım gelişiyor, vatandaşın yüzü gülüyor. Terörün gölgesi çekildikçe şehirlerimiz hızla ayağa kalkıyor. Gabar'da yapılan üretim Türkiye'nin enerji arz güvenliğine katkı sağlıyor. Yurt içindeki üretimin yüzde 44'ü sadece Gabar'dan gelmektedir. Terörsüz Türkiye sürecinde yeni bir hikaye yazılmaya başlanacaktır. Türkiye ekonomisine 2 trilyon&nbsp;<a href="https://bigpara.hurriyet.com.tr/doviz/dolar/" target="_blank">dolar</a>&nbsp;maliyeti olan ağır bir yükten kurtulunurken bu kaynaklar daha verimli alanlara yöneltilecek.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Diyarbakır'da 4 saha belirlendi. Önümüzdeki yıllarda 24 kuyuda çalışma planlıyoruz. Türkiye Petrollerinin 1 milyon varil petrol ve doğalgaz üreten bir şirket haline gelmesi için hem yurt içinde hem de yurt dışında faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Somali'deki sondaj faaliyetlerimiz, Pakistan'daki çalışmalarımız, Libya'dan Orta Asya'ya işbirliklerimiz... Somali açıklarındaki aramalarımız Türkiye'nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajı olması bakımından tarihi önemdedir. Sondaj operasyonunu 6 ila 9 ay arasında tamamlamayı vermeyi planlıyoruz.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Komşumuz Suriye'de de hem maden, hem petrol tarafında yeni hükümet ile çalışmalarımız sürüyor. Türkiye olarak sürecin suhuletle tamamlanması için Suriye hükümetine gereken desteği veriyoruz. Diğer taraftan madencilik alanında büyük bir çalışma içerisindeyiz. Maden çeşitliği açısından 9'uncu sıradayız. Ülkemiz 2025'te madencilikte 6,2 milyar dolarlık gelir elde etti. Dünya bor rezervlerinin yüzde 74'ü ülkemizde bulunuyor.&nbsp;Ülkemiz Eti Maden aracılığıyla dünya bor pazarının lideridir. Nadir toprak elementlerinde Eskişehir'de keşfedilen dev rezerv Türkiye'yi küresel alanda şampiyonlar ligine taşımıştır. Eskişehir'de lityum-karbonat üretiminde ilk ürünü elde ettik.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">'ENERJİDE TAM BAĞIMSIZLIK TÜRKİYE'NİN KIZIL ELMASI'<br><br>Kritik madenler artık petrol ve doğal gaz kadar önemli hale gelmiştir. Savunma Sanayi'nden yüksek teknolojiye bir çok sektörün geleceği bu yarışa bağlanmıştır. Türkiye bu yarışta seyirci değil oyun kurucu olmayı hedeflemektedir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ufku ve vizyonu eski Türkiye'yi aşamayanlara rağmen dünyanın derin deniz filosuna sahip en büyük 4. ülkesi oldu. Temiz enerji alanında tarihimizin en büyük projelerini hayata geçirdik. Bütün bunları huzur iklimi sayesinde başardık. Yere sağlam bastık. Kararlı yürüdük. Enerjide de tarihi bir başarıya imza attık. İnşallah enerjide, madencilikte ve doğal kaynaklarda daha büyük başarılar elde etmek için çalışacağız. Hükümranlık alanlarımızdaki tüm kaynakları işleyeceğiz. Savunma sanayinde olduğu gibi enerjide tam bağımsızlık ülkemizin kızıl elmasıdır. Türkiye bu hedefe doğru emin adımlarla yürümektedir. Rabim yolumuzu açık etsin diyorum.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiye-50den-fazla-sirketten-dogalgaz-tedarik-ediyor-1779452136.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bilgi Üniversitesi&#039;nin faaliyet izni kaldırıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/bilgi-universitesinin-faaliyet-izni-kaldirildi-1089</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/bilgi-universitesinin-faaliyet-izni-kaldirildi-1089</guid>
                <description><![CDATA[Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılması üzerine YÖK'ten yapılan açıklamada, "Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bilgi Üniversitesi'nin faaliyet izninin kaldırılması üzerine YÖK'ten yapılan açıklamada, "Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">YÖK'ten yapılan yazılı açıklamada, "İstanbul Bilgi Üniversitesinin kurucu vakfına mahkemece kayyım atanması üzerine 2547 sayılı Kanun’un ek 11. Maddesi gereğince alınan faaliyet izninin kaldırılmasına dair Cumhurbaşkanı Kararı bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yükseköğretim Kurulu, öğrencilerimizin herhangi bir mağduriyet yaşamaması ve eğitim-öğretim faaliyetlerinin aksamadan yürütülmesi hususunda gerekli tedbirleri ivedilikle almaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öğrencilerimizin yanı sıra üniversitemizde görev yapan idari ve akademik personele dair herhangi bir mağduriyete fırsat vermeden gerekli işlemler yerine getirilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuyla ilgili detaylı açıklamalar önümüzdeki günlerde yapılacak olup, kıymetli öğrencilerimizin, ailelerinin ve yükseköğretim camiasının süreçle ilgili doğru ve güncel bilgileri yalnızca Yükseköğretim Kurulunun resmî iletişim kanallarından takip etmelerini önemle rica ederiz." ifadelerine yer verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 11:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/bilgi-universitesinin-faaliyet-izni-kaldirildi-1779440433.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sumud Filosu katılımcıları için tahliye seferleri başlatıldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/sumud-filosu-katilimcilari-icin-tahliye-seferleri-baslatildi-1080</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/sumud-filosu-katilimcilari-icin-tahliye-seferleri-baslatildi-1080</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı kaynakları, İsrail güçlerince alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcısı Türk vatandaşları ile üçüncü ülke vatandaşlarının tahliyesi için bugün üç özel uçak seferi düzenleneceğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><br>IHAAW123443-SIY/21-05-2026<br><br><br>İsrail'in alıkoyduğu Sumud Filosu katılımcıları için tahliye seferleri başlatıldı<br><br>Oğuzhan Halil Özbek<br>ANKARA (İHA) - Dışişleri Bakanlığı kaynakları, İsrail güçlerince alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcısı Türk vatandaşları ile üçüncü ülke vatandaşlarının tahliyesi için bugün üç özel uçak seferi düzenleneceğini bildirdi.<br>Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, İsrail güçlerince alıkonulan Küresel Sumud Filosu katılımcısı Türk vatandaşları ile üçüncü ülke uyruklu katılımcıları Türkiye'ye getirmek üzere bugün Ramon Havalimanı'na üç uçak seferi düzenlenecek. Kaynaklar, uçakların toplam yolcu kapasitesinin 400'ün üzerinde olduğunu belirterek, tahliye edilmeyi talep eden filo katılımcılarının tamamının Türkiye'ye getirilmesinin mümkün olacağını ifade etti. Özel uçakların bugün akşam saatlerinde İstanbul Havalimanı'na iniş yapmasının planlandığı kaydedildi.<br>(CC-Y)<br><br>21.05.2026 12:40:21 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 13:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/sumud-filosu-katilimcilari-icin-tahliye-seferleri-baslatildi-1779360836.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kıbrıs&#039;a Türkiye&#039;den doğalgaz hattı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/kibrisa-turkiyeden-dogalgaz-hatti-1078</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/kibrisa-turkiyeden-dogalgaz-hatti-1078</guid>
                <description><![CDATA[Enterkonnekte elektrik hattı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yılmaz, KKTC’ye deniz altından doğalgaz boru hattı döşenmesi konusunda haziran ayında önce mutabakat zaptı, ardından hükümetler arası anlaşmanın imzalanacağını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">CUMHURBAŞKANI Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve KKTC Başbakanı Ünal Üstel dün Ankara’da Türkiye’den KKTC’ye elektrik ve doğalgaz hattı kurulması projelerini ele aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enterkonnekte elektrik hattı çalışmalarının devam ettiğini belirten Yılmaz, KKTC’ye deniz altından doğalgaz boru hattı döşenmesi konusunda haziran ayında önce mutabakat zaptı, ardından hükümetler arası anlaşmanın imzalanacağını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DOĞALGAZ HIZLI İLERLEYECEK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KKTC’ye doğalgaz hattı döşenmesi konusunu geçen ay Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar duyurmuş ve BOTAŞ’ın bu yönde çalışma yürüttüğünü belirtmişti. Cevdet Yılmaz ve Başbakan Ünal Üstel’in dünkü buluşmasına Enerji Bakanı Bayraktar da katıldı, toplantının ana konusu KKTC’ye yönelik enerji projeleri oldu. Cevdet Yılmaz, KKTC’ye enterkonnekte elektrik hattı projesinin devam ettiğine ve Rum-Yunan ikilisinin Türkiye’nin AB ile enterkonnekte bağlantılı olması nedeniyle siyasi engeller çıkardığına dikkat çekti, doğalgaz hattı projesinin, önünde bu tür engeller olmaması nedeniyle daha hızlı ilerleyeceğini vurguladı. KKTC’ye ulaştırılacak doğalgaz ilk etapta elektrik üretiminde kullanılacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kıbrıs sorununa da değinen&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/cevdet-yilmaz" target="_blank">Cevdet Yılmaz</a>&nbsp;adadaki iki eşit egemen halkın ve iki devletin varlığı kabul edilmeden gerçekçi ve kalıcı bir çözümün mümkün olmadığını kaydetti. Rum siyasilerin Türkiye ve KKTC’ye yönelik nefret dili kullandığını ifade eden Yılmaz, iki komşu devletin iyi ilişkiler ve işbirliği içinde yan yana yaşamasının bölgesel istikrara da katkı sunacağını sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/kibrisa-turkiyeden-dogalgaz-hatti-1779345720.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>San Diego İslam Merkezi&#039;ndeki  silahlı saldırıda 3 kişi öldü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/san-diego-islam-merkezindeki-silahli-saldirida-3-kisi-oldu-1063</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/san-diego-islam-merkezindeki-silahli-saldirida-3-kisi-oldu-1063</guid>
                <description><![CDATA[ABD'nin California eyaletine bağlı San Diego kentindeki İslam Merkezi'ne 17 ve 18 yaşlarında iki şüpheli tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti.
ABD'nin California eyaletine bağlı San Diego kentindeki düzenlenen saldırıda bilanço açıklandı. San Diego İslam Merkezi'ne 17 ve 18 yaşlarında iki şüpheli tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti. Polis, şüphelilerin saldırının ardından kendilerine ateş ederek intihar ettiklerini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW094259-ASA/19-05-2026<br><br><br>- San Diego İslam Merkezi'ndeki silahlı saldırıda 3 kişi öldü<br><br>CALİFORNİA (İHA) - ABD'nin California eyaletine bağlı San Diego kentindeki İslam Merkezi'ne 17 ve 18 yaşlarında iki şüpheli tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti.<br>ABD'nin California eyaletine bağlı San Diego kentindeki düzenlenen saldırıda bilanço açıklandı. San Diego İslam Merkezi'ne 17 ve 18 yaşlarında iki şüpheli tarafından düzenlenen silahlı saldırıda 3 kişi hayatını kaybetti. Polis, şüphelilerin saldırının ardından kendilerine ateş ederek intihar ettiklerini bildirdi.<br>San Diego Polis Şefi Scott Wahl düzenlediği basın toplantısında, şüphelilerden birinin annesinin saldırıdan yaklaşık iki saat önce polisi arayarak oğlunun evden kaçtığını bildirdiğini açıklayarak, "Anne, oğlunun intihara meyilli olduğunu, kendisine ait üç silahı ve aracını alarak evden ayrıldığını söyledi. Anne, oğlunun bir arkadaşıyla birlikte olduğunu ve ikisinin de kamuflaj kıyafetler giydiğini ifade etti" dedi. Wahl, polisin gençleri bulmak için harekete geçtiğini, önlem amacıyla yakınlardaki bir alışveriş merkezi ve gencin gittiği liseye devriyelerin yönlendirildiğini, bu sırada da camide silahlı saldırı olduğuna dair ihbarlar geldiğini aktardı.<br>San Diego Polis Şefi Scott Wahl, yerel kolluk kuvvetleri ile Federal Soruşturma Bürosu (FBI)'ın San Diego County'nin en büyük camisinde gerçekleştirilen saldırıyı nefret suçu olarak soruşturduğunu söyledi.<br>(FBY-BA-NSO-D)<br><br>19.05.2026 09:51:29 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 11:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/san-diego-islam-merkezindeki-silahli-saldirida-3-kisi-oldu-1779178940.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çin petrol krizine karşı çözümü buldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/cin-petrol-krizine-karsi-cozumu-buldu-1061</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/cin-petrol-krizine-karsi-cozumu-buldu-1061</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol krizine yol açması üzerine Çin stratejik yakıtlara bağımlılığını azaltmak için kritik hamleye imza attı. Geleneksel enerji kaynaklarına yönelen Çin, petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlılığı azaltma hedefinin parçası olarak bu hamleyi yaptı.
Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kurulacak olan yeni tesis, klasik kömür yakımından farklı çalışan “coal-to-chemicals” yani “kömürden kimyasal üretim” teknolojisini kullanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Orta Doğu'daki savaşın küresel petrol krizine yol açması üzerine Çin stratejik yakıtlara bağımlılığını azaltmak için kritik hamleye imza attı. Geleneksel enerji kaynaklarına yönelen Çin, petrol ve doğal gaz ithalatına bağımlılığı azaltma hedefinin parçası olarak bu hamleyi yaptı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Sincan Uygur Özerk Bölgesi’nde kurulacak olan yeni tesis, klasik kömür yakımından farklı çalışan “coal-to-chemicals” yani “kömürden kimyasal üretim” teknolojisini kullanacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sistemde kömür doğrudan yakılmıyor; yüksek ısı altında parçalanarak sentez gazına dönüştürülüyor. Ortaya çıkan hidrojen ve karbonmonoksit gibi gazlar daha sonra farklı kimyasal süreçlerden geçirilerek metanol, plastik hammaddesi, sentetik yakıt ve çeşitli petrokimya ürünlerine çevriliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlara göre bu teknoloji yalnızca kimyasal üretimle sınırlı değil. “Coal-to-liquids” (CTL) adı verilen yöntemle kömürden dizel, benzin, uçak yakıtı ve gemi yakıtı gibi sıvı yakıtlar da elde edilebiliyor. Süreçte kömür önce gazlaştırılıyor, ardından açığa çıkan gazlar soğutulup kimyasal olarak işleniyor. Son aşamada ise katkılarla farklı yakıt türlerine dönüştürülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çin son yıllarda özellikle enerji güvenliği nedeniyle bu alana büyük yatırım yapıyor. Reuters’a göre ülkede kömürden gaz, yakıt ve kimyasal üretim kapasitesi hızla büyüyor. Pekin yönetimi, olası jeopolitik krizlerde petrol ve LNG ithalatının kesintiye uğraması riskine karşı bu tesisleri stratejik güvenlik unsuru olarak görüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kömürden sıvı yakıt üretimi aslında onlarca yıllık bir teknoloji. Özellikle petrol kaynaklarının sınırlı olduğu dönemlerde birçok ülkede kullanıldı. En bilinen örneklerden biri, apartheid döneminde uluslararası yaptırımlarla karşı karşıya kalan Güney Afrika oldu. Ülkede kömürden sentetik benzin ve dizel üretimi uzun yıllar yaygın şekilde kullanıldı. Benzer yöntemler geçmişte bazı Afrika ülkelerinde de uygulandı. Ağır sanayi bölgelerinde ortaya çıkan hava kirliliği ve kimyasal emisyonların sağlık sorunlarına yol açtığına dair çok sayıda tartışma yaşandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlar, modern tesislerde filtreleme ve karbon yakalama teknolojileri kullanılsa da kömür bazlı kimya endüstrisinin hâlâ yüksek çevresel risk taşıdığına dikkat çekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçtiğimiz sene konuşan Türkiye Kömür Üreticileri Derneği (KÖMÜRDER) Başkanı Muzaffer Polat, Türkiye'nin yaklaşık 22 milyar ton kömür rezervi bulunduğunu hatırlatarak, "Türkiye'de temiz kömür teknolojilerinin geliştirilmesi gerekiyor, böylelikle bu rezerv kullanılabilir" demişti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/cin-petrol-krizine-karsi-cozumu-buldu-1779173273.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kilosu 2 bin lira</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/kilosu-2-bin-lira-1046</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/kilosu-2-bin-lira-1046</guid>
                <description><![CDATA[Erzincan’da yüksek rakımlı dağlarda kendiliğinden yetişen "çaşır" mantarı, pazarda kilogramı 2 bin liradan satışa sunuluyor. Bahar mevsimiyle birlikte hava sıcaklıklarının artmasının ardından vatandaşlar, doğada kendiliğinden yetişen mantarları toplamak için dağların yolunu tutuyor. Özellikle 2 bin rakımın üzerindeki bölgelerde yetişen ve yüksek protein değeriyle bilinen çaşır mantarı, lezzeti nedeniyle yoğun ilgi görüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW172916-CVR/17-05-2026<br><br><br>- 2 bin rakımda yetişen mantar altınla yarışıyor<br><br>(Fotoğraflı - Görüntülü)<br><br>Adem Küçükkaya<br>ERZİNCAN (İHA) - Erzincan’da yüksek rakımlı dağlarda kendiliğinden yetişen "çaşır" mantarı, pazarda kilogramı 2 bin liradan satışa sunuluyor.<br>Bahar mevsimiyle birlikte hava sıcaklıklarının artmasının ardından vatandaşlar, doğada kendiliğinden yetişen mantarları toplamak için dağların yolunu tutuyor. Özellikle 2 bin rakımın üzerindeki bölgelerde yetişen ve yüksek protein değeriyle bilinen çaşır mantarı, lezzeti nedeniyle yoğun ilgi görüyor.<br>Keşiş Dağı ve Munzur Dağları eteklerinde yetişen mantarın bu yıl kilogram fiyatının 2 bin liraya ulaşması dikkat çekti. Vatandaşlar, mantarın nadir bulunması ve zorlu arazi şartlarında toplanmasının fiyatı artırdığını belirtti.<br>Doğada "damar" veya "evlek" olarak adlandırılan bölgelerde yetişen çaşır mantarı, çoğunlukla aynı kök üzerinde birden fazla çıkıyor. Yörede mantar; tereyağında kavrularak, közlenerek ya da pilav ve et yemeklerinde kullanılarak tüketiliyor.<br>Mantar toplamak için sabah saatlerinde yola çıkan vatandaşlardan Coşkun Menek ve Kemal Arduç, yaklaşık 4 saatlik yürüyüşün ardından mantar topladıklarını ifade etti.<br>Vatandaşlar, zorlu yürüyüşe rağmen mantarları gördüklerinde tüm yorgunluklarını unuttuklarını dile getirdi.<br>(AA-AA-Y)<br><br>17.05.2026 05:38:02 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 May 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/kilosu-2-bin-lira-1779003232.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Karadeniz&#039;de büyüyor dünyaya satılıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/karadenizde-buyuyor-dunyaya-satiliyor-1045</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/karadenizde-buyuyor-dunyaya-satiliyor-1045</guid>
                <description><![CDATA[Doğu Karadeniz'de Eylül-Ekim aylarında barajlardan Karadeniz'deki kafeslere bırakılan Türk somonlarında hasat dönemi başladı. Yaklaşık 7 aylık deniz serüveninin ardından 3-4 kilograma ulaşan somonlar, başta Rusya, Japonya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere 19 farklı ülkeye ihraç edilirken, sektör yılın ilk çeyreğinde 91 milyon doları aşan gelir elde etti. Son yılların parlayan su ürünleri arasında gösterilen Türk somonu, Türkiye'nin ihracatta yükselen markalarından biri haline geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW231022-EKO/17-05-2026<br><br><br>- Karadeniz'de büyüyor, dünyaya satılıyor<br>- Karadeniz'de Türk Somonu hasadı başladı, 20 ayda 3-4 kiloya ulaşan somonlar 19 ülkeden yoğun talep görüyor<br>- Karadeniz'in derinliklerinde büyüyen Türk somunu dünya sofralarında yer alıyor<br><br><br>Bekir Koca<br>TRABZON (İHA) - Doğu Karadeniz'de Eylül-Ekim aylarında barajlardan Karadeniz'deki kafeslere bırakılan Türk somonlarında hasat dönemi başladı. Yaklaşık 7 aylık deniz serüveninin ardından 3-4 kilograma ulaşan somonlar, başta Rusya, Japonya ve Avrupa ülkeleri olmak üzere 19 farklı ülkeye ihraç edilirken, sektör yılın ilk çeyreğinde 91 milyon doları aşan gelir elde etti. Son yılların parlayan su ürünleri arasında gösterilen Türk somonu, Türkiye'nin ihracatta yükselen markalarından biri haline geldi.<br>Türkiye'de son 8 yılda üretim ve ihracatta hızlı yükseliş gösteren Türk somonu, dünya pazarlarında dikkat çeken su ürünleri arasında yer aldı. Özellikle Rusya, Japonya, Vietnam, Kanada ve Avrupa pazarlarında talep gören Türk somonu, geçen yıl yaklaşık 520 milyon dolarlık ihracat geliriyle sektörün "parlayan yıldızı" olarak öne çıktı.<br>Aslında gökkuşağı alabalığı türü olan ve "Türk somonu" markasıyla dünya pazarına sunulan balık, yaklaşık 20 aylık üretim döngüsünün ardından sofralara ulaşıyor. Üretim sürecinde balıklar ilk olarak 13 ay boyunca tatlı sularda yetiştiriliyor. Ardından deniz suyu adaptasyonu sağlanan balıklar, Eylül-Ekim döneminde Karadeniz'e bırakılıyor ve yaklaşık 7 ay boyunca denizde büyütülüyor. Deniz suyu sıcaklığının ortalama 23 dereceye ulaşmasına kadar süren süreç sonunda hasat edilen balıklar, yumurtadan çıktıktan yaklaşık 20 ay sonra paketlenerek ihracata hazır hale geliyor.<br><br>İhracatı yılın ilk çeyreğinde 91 milyon doları aştı<br>Karadeniz'deki kafeslerde yetiştirilen Türk somonu, yılın ilk üç ayında dış pazarda güçlü talep görmeye devam etti. Ocak-mart döneminde Türkiye'den 19 ülkeye gerçekleştirilen somon ihracatı, hem miktar hem de gelir bazında geçen yılın üzerine çıktı. Türkiye'den yılın ilk çeyreğinde 13 bin 599 ton Türk somonu ihraç edilirken, bu satışlardan 91 milyon 61 bin 416 dolar gelir elde edildi. Geçen yılın aynı döneminde ise 11 bin 879 tonluk ihracat karşılığında 84 milyon 258 bin 203 dolar gelir sağlanmıştı. Böylece Türk somonu ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre miktarda yüzde 14, değerde ise yüzde 8 artış gösterdi.<br><br>"Yumurtadan 20 ay sonra pakete giriyor"<br>Türk somunun özellikle 8 yıllık serüveni içerisinde çok hızlı gelişim gösterdiğini belirten Politek Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Talha Altun, "Dünya pazarlarında aslında Türk somonu inovasyonu markasıyla beraber güzel bir arz açığını doldurduk. Şuanda ihracat tarafında da bir çok ülke tarafından tüketici beğenisini kazandı. Yaklaşık 7 aylık bir sürede somon üretimi yapılıyor. Türk somunu dediğimiz aslında Gökkuşağı alabalığı cinsi bir balık. Ömrünün yaklaşık 13 aylık bir süresini tatlı suda geçiriyor daha sonra tuzlu su adaptasyonu ile beraber Karadeniz sularında 7 aylık bir sürede büyüyüp, 20 aylık bir faaliyet döngüsü içerisinde hasat yapıyoruz. Yumurtadan 20 ay sonra pakete giriyor. Denizde 7 aylık süre Ekim-Kasım ayı içerisinde tatlı sulardan denize nakil ettiğimiz balıkları deniz suyu sıcaklığı 23 dereceye gelene kadar denizde büyütüyor. Karadeniz Bölgesi'nde yaklaşık 7 aylık bir süre denizde kalıyor. Türk somonu ihracatı son dönemin parlayan yıldızı ürünlerinden bir tanesi. Geçtiğimiz seneye yaklaşık 520 milyon dolarlık ihracatla kapattık. Dünyada artık bir çok ülke tüketicisinin beğenisini kazanan bir balık türü oldu. Dolayısıyla en büyük ihracatımız şu anda Rusya, Belarus, Japonya, Vietnam, Uzakdoğu pazarları, Kanada bölgesi ve Avrupa pazarları da son dönemde artan tüketici talebini böyle karşılıyoruz" dedi.<br><br>"2030 yılına kadar yaklaşık 1 milyar dolar ihracat hedefi var"<br>Türk somonu üretiminin yaklaşık 100 bir ton seviyelerinde olduğunu kaydeden Altun, "Norveç somonu aslında bir atlantik somonu cinsi bir balık. Bizimki ise gökkuşağı alabalığı dediğimiz balık. İkisi tür olarak farklı balıklar ama lezzet ve kalite olarak Türk somonu biraz daha Omega 3-6 ve yağ oranı açısından biraz daha değerli. Norveç somunu üretimi 1940'larda başlamış dolayısıyla 2 milyon tona yakın bir üretim söz konusu. Tabii ki bir rakip rekabet diyemeyiz. Çünkü Türk somon üretimi yaklaşık 100 bin ton seviyelerinde onun için gidecek çok yolumuz var. Türk somununda 2030 yılına kadar yaklaşık 1 milyar dolar ihracat hedefi var. Bunun artması için iç piyasadaki tüketiminde canlanması gerekiyor. Çünkü iç piyasada kişi başı yaklaşık 7 kilogramlık bir tüketimimiz var. Bunun dünya ortalaması 21 kilogram seviyelerinde özetle genişmiş ülkelerde kişi başı su ürünleri tüketimi oldukça büyük oranlarda. Uzak doğu pazarlarında 50-60 kilogram seviyelerinde oluyor. Bizim kişi başı 7 kilogram seviyemizi artırmamız lazım. Türk somununa sahip çıkmamız gerekiyor. Geçtiğimiz sene 80 bin ton ihracat yaptık. 520 milyon dolara tekabül etti. Bugün herkes yılda 1 kilogram balık yese ihracata balığımız kalmıyor. Dolayısıyla iç piyasa tüketimini artırmamız gerekiyor" şeklinde konuştu.<br><br>"İlerleyen dönemlerde tüketim talebinin artacağını düşünüyorum"<br>"Dünyada yetiştiricilik avcılığı geçmiş durumda" diyen Altun, "Çünkü artan bir nüfus var. Nüfus artışıyla paralel olarak biraz daha yetiştiricilik sektörü ağırlıklı kazanmaya başladı. İç piyasadaki somon tabi ki Türk tüketicisine daha yeni bir ürün. Aslında nasıl pişireceğimizi bile bilmiyoruz. Burada gastronomi sektörüne de önem düşüyor. İlerleyen dönemlerde tüketim talebinin artacağını düşünüyorum. Türkiye teknoloji, yetiştiricilik ve fabrika tarafında her türlü otomasyon, makine tarafında çok iyi işler yapmaya başladı. Dünyada birçok ülke ile yarışabilir konuma gelmeye başladık. Türk somununda özellikle Japonlar bize çok büyük değer kazandırdı. Çünkü sektörde hassasiyetlerini öğrendik. Bu konuda kendimizi geliştirdik. Japonlarla birlikte diğer pazarlara da açıldıktan sonra yeni ürünlerin geliştirmesini yapıyoruz" ifadelerini kullandı.<br>(OK-ÖS-Y)<br><br>17.05.2026 09:22:15 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 17 May 2026 10:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/karadenizde-buyuyor-dunyaya-satiliyor-1779002914.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>5G ile 21 milyon abone buluştu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/5g-ile-21-milyon-abone-bulustu-1018</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/5g-ile-21-milyon-abone-bulustu-1018</guid>
                <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile daha ilk günden yaklaşık 21 milyon abone, yani neredeyse ülkemizin nüfusunun 4'te biri bu teknolojiyle buluştu" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW184845-TEK/13-05-2026<br><br><br>- Bakan Uraloğlu: "81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile ilk günden yaklaşık 21 milyon abone buluştu"<br><br><br>Ahmet Özkurt - Ahmet Nusret Saçan<br>ANKARA (İHA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, "81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile daha ilk günden yaklaşık 21 milyon abone, yani neredeyse ülkemizin nüfusunun 4'te biri bu teknolojiyle buluştu" dedi.<br>Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu'nun (Global Symposium for Regulators GSR-26), açılış töreni Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nda gerçekleştirildi. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ev sahipliğinde düzenlenen GSR-26 töreninde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, dijitalleşmeyi teknolojik bir dönüşümün yanı sıra küresel rekabet meselesi olarak gördüklerini belirterek, "Teknoloji artık sadece iletişimi kolaylaştıran bir araç değil; ekonomiyi yönlendiren, toplumu dönüştüren, güvenlik anlayışını değiştiren ve küresel rekabeti yeniden tanımlayan stratejik bir güçtür. Türkiye olarak dijitalleşmeyi teknolojik bir dönüşümün yanı sıra kalkınma, egemenlik ve küresel rekabet meselesi olarak görüyoruz. Bu anlayışla güçlü bir dijital ekosistem inşa etme yolunda kararlılıkla ilerliyoruz. İnanıyoruz ki dijital çağın en güçlü ülkeleri, teknolojiyi sadece tüketenler değil, geliştirenler, yön verenler ve kuralların oluşumuna katkı sağlayanlar olacaktır. Türkiye'nin hedefi de bu sürecin aktif ve güçlü aktörlerinden biri olmaktır" açıklamasında bulundu.<br><br>"39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almaktayız"<br>Türkiye'nin son 25 yılda önemli altyapı hamleleriyle dijital dönüşümde küresel öncü olma yolunda önemli adımlar attığını ifade eden Bakan Uraloğlu, "2002 yılında genişbant internet abonemiz yoktu ve fiber optik kablo uzunluğumuz 81 bin kilometreydi. Bugün fiber optik ağ altyapımız 680 bin kilometreye, yani dünyanın çevresini 17 kez dolaşacak uzunluğa ulaştı. Genişbant internet abone sayımız 98 milyona, mobil abone sayımız ise 100 milyona yaklaştı. Ayrıca, 39 Avrupa ülkesi arasında en çok haneye fiber altyapısı ulaştıran ilk 3 ülke arasında yer almaktayız. Bu yıl sonuna kadar fiber uzunluğumuzu 750 bin kilometreye, mobil abone sayımızı ise 102 milyona çıkarmayı hedefliyoruz. Tüm bunların yanında uydu teknolojileri de bizim için bir bağımsızlık ve sürdürülebilirlik meselesidir. Yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranıyla ürettiğimiz ilk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A'yı geçtiğimiz yıl hizmete aldık. Şimdi de TÜRKSAT 7A için kolları sıvadık; ihtiyaç analizleri ve fizibilite süreçlerini tamamladık, teknik şartname hazırlığı devam ediyor" diye konuştu.<br><br>"81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile ilk günden; yaklaşık 21 milyon abone buluştu"<br>5G hizmetlerinin kademeli olarak Türkiye'nin her noktasına ulaştırmayı hedeflediklerini vurgulayan Uraloğlu, "Dijital dönüşüm yolculuğumuzda önemli kilometre taşlarını geride bıraktık. 31 Mart 2026'da Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle gerçekleştirdiğimiz ‘5G ile İletişimde Güçlü Türkiye Töreni' ile 5G'ye geçtik. 81 ilimizde kademeli olarak hizmete aldığımız 5G ile daha ilk günden; yaklaşık 21 milyon abone, yani neredeyse ülkemizin nüfusunun 4'te biri bu teknolojiyle buluştu. Aradan geçen yaklaşık 40 günlük sürede de yaklaşık 12,5 milyon yeni 5G abonesi daha bu teknoloji ile tanışarak yaklaşık 34 milyona yaklaştı. Bu rakam, gerçekten dikkat çekici ve gurur vericidir. Çünkü bu durum, vatandaşlarımızın 5G teknolojisini olağanüstü hızlı ve yüksek bir oranda benimsediğini açıkça göstermektedir. İki yıl içerisinde de 5G hizmetlerini kademeli olarak ülkemizin her noktasına eriştirmeyi hedefliyoruz" şeklinde konuştu.<br><br>"Tarife Karşılaştırma projemiz, Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi ödülleri kapsamında şampiyon seçilmiştir"<br>Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri'ne ulaşma sürecine katkı sunmayı ve bu hedeflere yönelik çalışmaları hızlandırmayı amaçladıklarını aktaran Uraloğlu, şu ifadelere yer verdi:<br>"Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi (WSIS) sürecinin önemli bir paydaşı olan Türkiye, yürüttüğü projelerle de sürece katkı sağlamaktadır. Vatandaş odaklı dijital hizmetler geliştiren ve bu başarıları uluslararası ölçekte tescillenen bir ülke olarak, 2025 yılında elektronik haberleşme sektöründeki tarifelerin e-Devlet üzerinden karşılaştırılmasını sağlayan ‘Tarife Karşılaştırma' projemiz, Dünya Bilgi Toplumu Zirvesi ödülleri kapsamında ‘Bilgiye Erişim' kategorisinde şampiyon seçilmiştir. Benzer şekilde, abonelik fesih süreçlerinin tamamen elektronik ortamda yürütülmesini sağlayan projemiz de 2022 yılında WSIS ödülüne layık görülmüştür. Bu ödüller, dijital inovasyonun insanlar ve toplumlar için nasıl gerçek, ölçülebilir bir etki oluşturduğunu göstermesi bakımından büyük önem taşımaktadır."<br><br>"ITU'nun Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde ülkemiz tüm başlıklarda tam puan alarak Seviye 1 ‘Rol Model' ülkeler arasında yer almıştır"<br>Uraloğlu, Türkiye'nin ITU Bilişim Teknolojileri Düzenleme Takip Sistemi değerlendirmesinde en üst düzey olan Seviye 5 ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Siber güvenlikte uluslararası alanda marka haline gelmek vizyonuyla oluşturduğumuz strateji ve teknik altyapımızla önemli bir olgunluğa erişmiş durumdayız. ITU'nun Küresel Siber Güvenlik Endeksi'nde ülkemiz tüm başlıklarda tam puan alarak Seviye 1 ‘Rol Model' ülkeler arasında yer almıştır. ITU Bilişim Teknolojileri Düzenleme Takip Sistemi değerlendirmesinde de en üst seviye olan Seviye 5 ülkeler arasında bulunmaktayız. Bu başarılar, düzenleyici kapasitemizin, kurumsal yetkinliğimizin ve dijital yönetişim anlayışımızın uluslararası alandaki güçlü konumunu teyit etmektedir" ifadelerini kullandı.<br><br>"Türkiye'nin 2027-2030 dönemi için gerçekleştirilecek PP-26 seçimlerinde ITU konseyi üyeliğine adaylığını bir kez daha ifade ediyorum"<br>ITU'nun öncelikleri ile Türkiye'nin dijitalleşme vizyonu arasında güçlü bir uyum olduğunu söyleyen Uraloğlu, "ITU ile uzun yıllara dayanan yapıcı iş birliğimizin bir yansıması olarak; Türkiye'nin 2027-2030 dönemi için gerçekleştirilecek PP-26 seçimlerinde ITU Konseyi üyeliğine yeniden adaylığını bu vesileyle bir kez daha ifade ediyorum. Türkiye olarak, konsey bünyesinde aktif, yapıcı ve sorumluluk sahibi katkılarımızı sürdürme konusundaki güçlü irademizi muhafaza ediyoruz. Bu süreçte tüm ITU üyesi ülkelerin kıymetli desteklerine duyduğumuz güveni de özellikle vurgulamak isterim" dedi.<br><br>"Dijital çağda en büyük servetimiz çocuklarımızdır"<br>Dijital ekosistemi daha güvenli hale getirmek adına da kararlı adımlar attıklarını ifade eden Uraloğlu, "1 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren ‘Yeni Sosyal Medya ve Oyun Platformları Düzenlemesi' ile önemli bir milat daha gerçekleştirdik. Bu yasa, dijital dünyada özellikle çocuklarımızı korumayı merkeze alan, koruyucu ve düzenleyici bir vizyonun ürünüdür. Dijital çağda en büyük servetimiz çocuklarımızdır. Türkiye, bu yasayla ITU'nun ‘Güvenli ve Kapsayıcı Dijital Gelecek' vizyonuna somut bir katkı sunmakta, teknolojik ilerlemeyi etik ve insani değerlerle dengelemenin mümkün olduğunu tüm dünyaya göstermektedir. Bu düzenleme, sosyal medyayı yasaklayan değil, onu daha güvenli ve sorumlu bir mecraya dönüştüren, çocuklarımızı risklerden korurken aileleri de güçlendiren insani bir yaklaşımdır. Bu düzenlemelerle birlikte, Türkiye dijital alanda hem öncü hem de koruyucu bir ülke olma yolunda emin adımlarla ilerlemeye devam edecektir" dedi.<br>Açılış törenine Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu, ITU Telekomünikasyon Geliştirme Bürosu Direktörü Cosmas Zavazava ile yaklaşık 100 ülkeden yerli ve yabancı temsilci katıldı.<br>(AÖ-FD-ÖZ-Y)<br><br>13.05.2026 19:49:09 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 09:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/5g-ile-21-milyon-abone-bulustu-1778738582.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dönüşümüz 14 yıl sürmeyecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/donusumuz-14-yil-surmeyecek-1016</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/donusumuz-14-yil-surmeyecek-1016</guid>
                <description><![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki heyetten oluşan Belçika Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti kapsamında Ankara programında resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda konuşan Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türkiye’ye son ekonomik misyonun 14 yıl önce düzenlendiğini hatırlatarak, "14 yıl boyunca buraya gelmemiş olmak çok da akıllıca bir fikir ya da karar değildi. Ancak size garanti verebilirim ki geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW211224-SIY/13-05-2026<br><br><br>- Belçika Savunma Bakanı Francken: "Geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek"<br>- "Türkiye’de savunma sanayiinde 4 bin girişimci olduğunu duydum, biz yüzler seviyesine ulaşmaya çalışıyoruz"<br><br>Oğuzhan Halil Özbek - Kemal Diri - Fırat Demir<br>ANKARA (İHA) - Belçika Kraliçesi Mathilde ve beraberindeki heyetten oluşan Belçika Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti kapsamında Ankara programında resepsiyon düzenlendi. Resepsiyonda konuşan Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Türkiye’ye son ekonomik misyonun 14 yıl önce düzenlendiğini hatırlatarak, "14 yıl boyunca buraya gelmemiş olmak çok da akıllıca bir fikir ya da karar değildi. Ancak size garanti verebilirim ki geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek" dedi.<br>Türkiye ile Belçika arasındaki ekonomik ve ticari iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla gerçekleştirilen Belçika Ekonomik Misyonu çerçevesinde Büyükelçilik Rezidansında resepsiyon düzenlendi. Belçika'nın yeni Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde’nin ev sahipliğinde düzenlenen resepsiyona, Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, diplomatik misyon temsilcileri, iş dünyası temsilcileri ve davetliler katıldı.<br>Konuşmasında tarihi büyükelçilik konutuna vurgu yapan Büyükelçi Van de Velde, "Ankara’daki en eski büyükelçilik konutunda savunma sanayilerimizin geleceğini konuşmak için bir araya gelmemizde anlamlı bir taraf var" ifadelerini kullandı.<br>Belçika ile Türkiye arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirten Van de Velde, "En güçlü ortaklıklar, tıpkı bu ev gibi, taş taş üzerine inşa edilir ve kalıcı olması için yapılır" diye konuştu.<br><br>"Savunma sanayi alanında gelişen temaslar, iş birliğinin daha ileri seviyelere taşınmasına imkan sağlamakta"<br>Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet ise Türkiye Cumhuriyeti ile Belçika Krallığı arasındaki dostane ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayan programda bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türkiye ve Belçika’nın NATO müttefikliği temelinde uzun yıllara dayanan köklü ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Heybet, sözlerine şu şekilde devam etti:<br>"Ortak güvenlik anlayışımız, bölgesel istikrara verdiğimiz önem ve müşterek sorumluluklarımız ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin temelini oluşturmaktadır. Son dönemde karşılıklı üst düzey temaslarımız artmıştır. Bu durum savunma ve güvenlik alanındaki diyaloğumuzun daha güçlü bir zemine oturduğunu göstermektedir. Özellikle savunma sanayi alanında gelişen temaslar mevcut iş birliğinin somut projelerle daha ileri seviyelere taşınmasına imkan sağlamaktadır. Ayrıca Brüksel'de 8 Aralık 2025’te düzenlenen Türkiye-Belçika Savunma Sanayi Endüstri Günü, ilişkilerde kurumsal iş birliğinin güçlendiğini göstermiştir. İnanıyorum ki Türkiye ile Belçika arasındaki ilişkiler karşılıklı anlayış ve ortak çıkarlar doğrultusunda daha da gelişecektir. Savunma sanayi alanlarındaki iş birliğimiz yeni fırsatlarla güçlenecektir. Savunma sanayi ve kapasite geliştirme alanında Belçika silahlı kuvvetlerine desteğimizi sunmaya her daim hazırız."<br><br>"Geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek"<br>Belçika Savunma Bakanı Francken, 14 yıl aradan sonra gerçekleştirilen ziyaretin önemli olduğunu ifade ederek, "14 yıl boyunca buraya gelmemiş olmak çok da akıllıca bir fikir ya da karar değildi. Ancak size garanti verebilirim ki geri döneceğiz ve bu dönüş 14 yıl sürmeyecek" diye konuştu.<br>Ziyaret kapsamında yoğun temaslarda bulunduklarını aktaran Francken, İstanbul’da yaklaşık 40 sözleşme imzaladıklarını, Ankara programında da çok sayıda savunma anlaşmasına imza atıldığını söyledi.<br>Savunma, havacılık ve uzay alanlarında düzenlenen program kapsamında beklentilerin üzerinde sonuçlar elde ettiklerini ifade eden Francken, "Savunma, havacılık ve uzay günü düzenleme fikrini ortaya attığımızda bize tek bir sözleşme bile imzalayamayacağımız söylenmişti. Ama bugün 6-7 sözleşme imzaladık" dedi.<br>Belçika hükümetinin girişimcileri ve savunma sanayiini desteklediğini belirten Francken, Türkiye’de savunma sanayiinde faaliyet gösteren girişimci sayısının dikkat çekici olduğunu vurgulayarak, "Türkiye’de savunma sanayiinde 4 bin girişimci olduğunu duydum. Biz yüzler seviyesine ulaşmaya çalışıyoruz, aynı ölçekte değiliz ama arayı kapatıyoruz" ifadelerini kullandı.<br>(OHÖ-ÖZ-Y)<br><br>13.05.2026 21:20:55 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 May 2026 08:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/donusumuz-14-yil-surmeyecek-1778738005.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Romanya&#039;da 64 bin köpek itlaf edildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/romanyada-64-bin-kopek-itlaf-edildi-1013</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/romanyada-64-bin-kopek-itlaf-edildi-1013</guid>
                <description><![CDATA[Romanya'da sivil toplum kuruluşları tarafından paylaşılan verilere göre, son üç yılda 64 bin köpek itlaf edildi. Romanya Senatosu, ötenazi uygulamasına yönelik artan tepkilerin ardından sorunun başka çözüm yollarını resmen gündemine aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW135831-GEN/13-05-2026<br><br><br>- Romanya'da son üç yılda 64 bin köpek itlaf edildi<br>- Bükreş'te 2013 yılında dört yaşında bir çocuğun sokak köpekleri tarafından öldürülmesinden günler sonra kabul edilen yasa çerçevesinde yerel yönetimlere sokak köpeklerine ötenazi uygulama izni verilmişti<br>- Romanya Senatosu, ötenazi uygulamasına yönelik artan tepkilerin ardından sorunun başka çözüm yollarını da gündemine aldı<br><br>İbrahim Aydoğan<br>BÜKREŞ (İHA) - Romanya'da sivil toplum kuruluşları tarafından paylaşılan verilere göre, son üç yılda 64 bin köpek itlaf edildi. Romanya Senatosu, ötenazi uygulamasına yönelik artan tepkilerin ardından sorunun başka çözüm yollarını resmen gündemine aldı.<br>Romanya ve Avrupa'da birçok sivil toplum kuruluşu, Romanya'da 2013'te kabul edilen bir yasa ile sokak köpeklerinin itlaf edilmesinin önü açıldı. Sivil toplum kuruluşları ve hayvan hakları savunucusu Avrupalı siyasetçiler tarafından paylaşılan verilere göre, son üç yılda 64 bin köpeğin öldürüldüğü ülkede, köpeklerin itlaf edildiği 140 kadar merkez bulunuyor. Belirli aralıklarla protesto gösterileri ve sosyal medya kampanyaları düzenleyen Avrupa ve Romanya merkezli sivil toplum kuruluşları, sahipsiz köpeklerin uyutulması işlemlerine 2022 ile 2025 yılları arasında 9 milyon Euro, toplamda ise en az 1,3 milyar euro harcandığını iddia ediyor.<br><br>Romanya Senatosu, sokak köpeklerine ilişkin sorunu gündeme aldı<br>Almanya merkezli German Animal Welfare Federation ve Tierhilfe Hoffnung gibi kuruluşlar, son yıllarda Romanya'da kitlesel kısırlaştırma projeleri yürüttü. Save the Dogs öncülüğündeki koalisyon ise mevcut yasanın değiştirilmesi için parlamentoya baskı yaptı. Çağrıların ardından Romanya Senatosu, bu yılın başında sunulan yasa teklifleri ile sokak köpeklerine ilişkin sorunun başka yollarla çözülmesi meselesini resmen gündemine aldı. Sahipsiz köpeklerin yönetimine ilişkin düzenlemenin değiştirilmesi ve hayvan koruma yasasında değişiklik yapılması seçeneklerinin değerlendirildiği Senato'da hayvan koruma dernekleri temsilcilerinin de katıldığı komisyon oturumları gerçekleştirildi. Ülkede sokak köpeklerinin itlaf edilmesi yerine geniş çaplı kısırlaştırma, köpeklerin kimliklendirilmesi ve kayıt altına alınması, terk etme suçuna karşı daha ağır yaptırımlar ve hayvan sahiplerine yönelik eğitim gibi tedbirler öngörülüyor.<br><br>"Bilimsel veriler, itlaf yönteminin uzun vadede işe yaramadığını açıkça ortaya koyuyor"<br>Lüksemburglu Avrupa Parlamentosu (AP) üyesi Metz Tilly, konuyu nisan ayında AP gündemine taşımış ve Romanya'da takip edilen "itlaf politikasının" uzun vadeli çözüm sunmadığını dile getirdi. Konuya ilişkin açıklamasında Tilly, "Romanya'da son üç yıl içinde 64 bin köpek öldürüldü. Bu sayının arkasında, sahipsiz köpeklerin kontrolü için kısırlaştırma, aşılama ve nüfus yönetimi gibi etkinliği kanıtlanmış insani yöntemlere yatırım yapmak yerine öldürme yöntemine dayanan bir sistem yatıyor. Bilimsel veriler, itlaf yönteminin uzun vadede işe yaramadığını açıkça ortaya koyuyor. Avrupa Parlamentosu'nda benzer görüşleri paylaşan meslektaşlarımla birlikte, Romanya'daki hayvan refahı standartları, kamu fonlarının kullanımı ve bu sistemdeki denetim eksikliğine ilişkin endişeleri dile getirdik" ifadelerini kullandı.<br>Öte yandan geçtiğimiz ay AP'ye AB fonlarının Romanya'da sahipsiz köpeklerin itlaf edilmesinde kullanılmasının söz konusu olup olmadığına ilişkin bir soru önergesi de verildi.<br><br>Barınaklardaki köpekler, Avrupa'da sahiplendiriliyor<br>Sosyal medyada milyonlarca kişiye ulaşan kampanyalar, Romanya'daki Suraia barınağından paylaşılan görüntülerin ardından bir kez daha uluslararası gündeme taşındı. Barınakta 15 bin köpeğin öldürülmesi, parlamento önünde binlerce kişi tarafından protesto edildi. AB genelinde tepki çeken uygulama belgesel filmlere de konu olurken, Romanya'daki barınaklarda ölümü bekleyen köpekler, Avrupalı STK'lar aracılığıyla Almanya, Hollanda, Belçika ve İngiltere gibi ülkelerde sahiplendirilmeye devam ediliyor.<br><br>Uygulama yıllardır devam ediyor<br>Romanya'da 2013'te başkent Bükreş'te dört yaşında bir çocuğun sokak köpekleri tarafından öldürülmesinden günler sonra kabul edilen yasa çerçevesinde yerel yönetimlere sokak köpeklerine ötenazi uygulama izni verilmişti. Yasa çerçevesinde yerel yönetimlere yakalanan sokak köpeklerinin barınaklarda 14 günlük bir bekleme döneminin ardından itlafına müsade edilmişti. Yasa çerçevesinde, gerekli finansmana sahip yerel yönetimlerin, köpekleri daha uzun tutmalarının önü de açık bırakılmıştı.<br>(FBY-OK-Y)<br><br>13.05.2026 14:36:42 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/romanyada-64-bin-kopek-itlaf-edildi-1778673203.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan Kazakistan&#039;a gitti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/erdogan-kazakistana-gitti-1012</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/erdogan-kazakistana-gitti-1012</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere bugün Kazakistan'a gitti.
Özel uçak "TRK" ile saat 11.30'da Kazakistan'a hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ankara Valisi Yakup Canbolat ile diğer ilgililer uğurladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW114630-SIY/13-05-2026<br><br><br>- Cumhurbaşkanı Erdoğan Kazakistan'a gitti<br><br><br>Ömer Faruk Karataş - Gürkan Sayın<br>ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi temaslarda bulunmak üzere bugün Kazakistan'a gitti.<br>Özel uçak "TRK" ile saat 11.30'da Kazakistan'a hareket eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Ankara Valisi Yakup Canbolat ile diğer ilgililer uğurladı. Erdoğan'a eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile bazı yetkililer de eşlik ediyor.<br>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan'daki yoğun diplomasi trafiği kapsamında Astana'daki ikili görüşmelerin ardından Türkistan'da düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Gayriresmi Liderler Zirvesi'ne katılacak.<br>(ÖFK-BÇ-CC-Y)<br><br>13.05.2026 12:00:40 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/erdogan-kazakistana-gitti-1778664661.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Genco&quot; tosun 1.200 kilogram</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/genco-tosun-1200-kilogram-1010</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/genco-tosun-1200-kilogram-1010</guid>
                <description><![CDATA[Çorum'da kurbanlık hayvan yetiştiriciliği yapılan çiftlikte, "Genco" adı verilen 1 ton 200 kilogram ağırlığındaki tosun, 650 bin liraya alıcısını bekliyor. Çorum'da 12 senedir besicilikle uğraşan İbrahim Işık'ın 3 yıldır özenle beslediği ve "Genco" ismini verdiği tosun 1 ton 200 kilogram ağırlığıyla dikkat çekiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW103355-EKO/13-05-2026<br><br><br>- 1,2 tonluk kurbanlık 650 bin liraya alıcısını bekliyor<br><br><br>Mehmet Can Kör - Yasin Huşut<br>ÇORUM (İHA) - Çorum'da kurbanlık hayvan yetiştiriciliği yapılan çiftlikte, "Genco" adı verilen 1 ton 200 kilogram ağırlığındaki tosun, 650 bin liraya alıcısını bekliyor.<br>Çorum'da 12 senedir besicilikle uğraşan İbrahim Işık'ın 3 yıldır özenle beslediği ve "Genco" ismini verdiği tosun 1 ton 200 kilogram ağırlığıyla dikkat çekiyor. Günde 14 kilogram yemle beslenen kurbanlık tosun, günde 1 kilo 850 gram civarında kilo artışının olduğu söyleniyor. 650 bin lira fiyat biçilen "Genco", alıcısını bekliyor. Tosuna özel ilgi göstererek baktığını ifade eden Işık, "Genco"ya 3 yıl boyunca emek verdiğini söyledi.<br><br>"Pazarlık sünnettir"<br>Besi sürecinden bahseden Işık, "Genco şarole ırklı bir hayvan. Hem kilo olarak hem bakım olarak çok ilgi verdiğimiz bir hayvan. 1 yıl öncesinde hayvanlarımızı yaylaya çıkartıyoruz ve doğal besi yapıyoruz. Kurban Bayramı'na 10 ay kala hayvanları içeri alıyoruz. Yonca, yulaf, arpa besi yemiyle hayvanlarımızı besliyoruz. Gencomuza biz fiyat olarak 650 bin TL istiyoruz. Tabii pazarlık ikramı sünnettir. Gelince mal başında da pazarlığımız olur diye düşünüyoruz" dedi.<br><br>"Bu kilolara 3 yılda ulaşıyoruz"<br>Her hayvanın yüksek kiloya ulaşmadığını dile getiren Işık, "Öğünlerinde özel yem kullanıyoruz. Yemini özel olarak verdiğimiz için günlük 14 kilo yem tüketiyor. Sabah 7 kilo, akşam 7 kilo yem yiyor. Biz hayvanlarımızı ahıra alırken özellikle seçerek alıyoruz. Çünkü her hayvan aynı performansı göstermiyor. Gencomuzu 1 ton 200 kiloya çıkardık. Böylece kendi rekorumuzu yine kendimiz kırmış olduk. Diğer hayvanlara göre hem daha uzun yapılı hem de günlük 1 kilo 850 gram kilo alan bir hayvanımız. Bu da bizim ona gösterdiğimiz özen ve ilgiden kaynaklanıyor. Gerçekten çok ilgi isteyen hayvanlar. Kolay olmuyor. Sonuçta bu hayvan yaklaşık 3 yıldır ahırımızda. Bu kilolara 3 yılda ulaşıyoruz. Bir anda olacak bir kilo değil" diye konuştu.<br>(MCK-BÇ-EKO-Y)<br><br>13.05.2026 11:13:27 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/genco-tosun-1200-kilogram-1778661359.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bulgaristan&#039;da ceviz büyüklüğünde dolu yağdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/bulgaristanda-ceviz-buyuklugunde-dolu-yagdi-1008</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/bulgaristanda-ceviz-buyuklugunde-dolu-yagdi-1008</guid>
                <description><![CDATA[Bulgaristan'ın Tryavna şehrinde aniden bastıran dolu yağışı hayatı durma noktasına getirdi. Ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri araçlara zarar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW165329-CVR/12-05-2026<br><br><br>- Bulgaristan'da ceviz büyüklüğünde dolu yağdı<br><br><br>Mesut Çınar<br>SOFYA (İHA) - Bulgaristan'ın Tryavna şehrinde aniden bastıran dolu yağışı hayatı durma noktasına getirdi. Ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri araçlara zarar verdi.<br>Tryavna şehrinde şiddetli dolu yağışı etkili oldu. Ceviz büyüklüğündeki dolu taneleri vatandaşları şaşırtırken, park halinde bulunan çok sayıda aracın camları kırıldı, araç kaportalarında ise derin göçükler oluştu. Dolu yağışı nedeniyle bazı cadde ve sokaklar kısa sürede beyaza büründü. Bölgede hasar tespit çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.<br>(MÇ-ÖZ-Y)<br><br>12.05.2026 17:51:09 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/bulgaristanda-ceviz-buyuklugunde-dolu-yagdi-1778660084.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fidan Katar Türk Okulunu ziyaret etti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/fidan-katar-turk-okulunu-ziyaret-etti-1007</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/fidan-katar-turk-okulunu-ziyaret-etti-1007</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yapımı devam eden Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW203733-SIY/12-05-2026<br><br><br>- Dışişleri Bakanı Fidan, Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret etti<br><br>DOHA (İHA) - Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yapımı devam eden Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.<br>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Katar’ın başkenti Doha’daki temaslarına devam ediyor. Bakan Fidan, yapımı devam eden Katar Türk Okulu'nun inşaatını ziyaret ederek incelemelerde bulundu.<br>(ABA-ÖZ-Y)<br><br>12.05.2026 20:41:21 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 11:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/fidan-katar-turk-okulunu-ziyaret-etti-1778659809.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Parasıyla alamadıklarımızı şimdi ihraç ediyoruz</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/parasiyla-alamadiklarimizi-simdi-ihrac-ediyoruz-1003</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/parasiyla-alamadiklarimizi-simdi-ihrac-ediyoruz-1003</guid>
                <description><![CDATA[TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik. Bugün gelinen noktada tüm dünya hayranlıkla Türkiye'yi izliyor."]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW171341-SIY/11-05-2026<br><br><br>TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Akar: "Parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik. Bugün gelinen noktada tüm dünya hayranlıkla Türkiye'yi izliyor."<br><br>(Fotoğraflı)<br><br>Yasin Can<br>AKSARAY (İHA) - TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir nokta oluğunu belirterek, "Daha düne kadar piyade tüfeğinin patenti dahi yabancılara aitken, şu anda Allah'a çok şükür gemilerimizi, uçaklarımızı, İHA'larımızı, SİHA'larımızı, Kızılelma'larımızı, TİHA'larımızı yapacak hale geldik. Bunları, zamanında biz parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik" dedi.<br>Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından organize edilen İhtisas Akademisi programı çerçevesinde Aksaray'a gelen Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, üniversitede öğrencilerle buluştu. Akar, programın ardından gazetecilerin Kaan savaş uçağı ve hipersonik Yıldırımhan füzesi ile ilgili sorularını cevapladı. Türkiye'nin savunma sanayisindeki atılımları ve geçmişten bugüne savunma sanayi çalışmalarını anlatan Akar, bugün gelinen noktada tüm dünyanın hayranlıkla Türkiye'yi izlediğini söyledi.<br><br>"Parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik"<br>Bugün gelinen noktanın başlangıcına bakılması gerektiğine vurgu yapan Akar, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde teşvikleriyle, destekleriyle, engelleri ortadan kardırmasıyla, üniversitelerimiz, kamu şirketlerimiz, özel teşebbüs ve vakıf şirketlerimiz el ele vermek suretiyle, omuz omuza çalışmak suretiyle mühendislerimiz, işçilerimiz büyük bir gayretle bizim bugüne kadarki yaptığımız çalışmaları, geldiğimiz noktayı, bizim sıkıntılarımızı giderdiler ve cin şişeden çıktı. Bugün gerçekten geldiğimiz nokta, tüm dünyanın hayranlıkla izlediği bir nokta. Daha düne kadar piyade tüfeğinin patenti dahi yabancılara aitken, şu anda Allah'a çok şükür gemilerimizi, uçaklarımızı, İHA'larımızı, SİHA'larımızı, Kızılelma'larımızı, TİHA'larımızı yapacak hale geldik. Bunları, zamanında biz parasını verdiğimiz halde alamadıklarımızı şu anda ihraç eder hale geldik. Dostlarımızın, müttefiklerimizin de kendi ihtiyaçlarını karşılamaları bakımından onlara da yardım eder hale geldik. Dolayısıyla bu süreç devam ediyor. Bundan sonra inşallah çok daha büyükleri de gerçekleşecek. Bir tarafta bizim milli muhabere uçağımız Kaan yapılmaya devam ederken, diğer tarafta Yıldırımhan gibi füze konusunda da çalışmalarımızı büyük bir azim ve kararlılıkla sürdürdük, sürdüreceğiz. Dolayısıyla Türkiye gerçekten Türkiye Yüzyılı'na yaraşır şekilde terörsüz büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa ve ihya etme çalışmalarını yaptı, yapıyor. Allah'ın izni ile 86 milyon tek yumruk, tek yürek olarak bunları başardık, başaracağız. Bu sadece ülkemiz için değil, tüm dostlarımızın, kardeşlerimizin, müttefiklerimiz için de kullanacağımız araçlar gereçler. Şu ana kadar yapılan çalışmalarla Mehmetçiğin ihtiyaçlarının yüzde 80'ini yerli ve milli olarak karşılar hale geldik. İnşallah bundan sonra da çalışmalarımızı sürdürerek kimseye muhtaç olmadan, değil namerde, merde dahi muhtaç olmadan ülkemizin savunmasını, birliğini, beraberliğini, güvenliğinin sağlanması için yapılması gereken ne varsa yaptık, yapıyoruz. Başlangıçtan beri söylediğimiz gibi Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi kimsenin toprağında bizim gözümüz yok. Bizim amacımız, emelimiz, ülkemizin, milletimizin savunması, güvenliği ve burada 86 milyon vatandaşımızın rahat ve huzur içinde yaşaması. Bu noktaya gelinmesinde emeği geçen başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bütün mühendislerimize, bütün çalışan işçilerimize, bütün müteşebbislerimize, tüm görev alan arkadaşlarımıza saygılarımı ve şükranlarımı sunuyorum. Bütün milletimiz bunlara şükran borçlu. Sağ olsunlar var olsunlar" dedi.<br>(YC-FM-CC-Y)<br><br>11.05.2026 18:25:56 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/parasiyla-alamadiklarimizi-simdi-ihrac-ediyoruz-1778525582.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kadınların  ekosistemdeki  varlığı her geçen yıl  daha da artıyor.</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/kadinlarin-ekosistemdeki-varligi-her-gecen-yil-daha-da-artiyor-1002</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/kadinlarin-ekosistemdeki-varligi-her-gecen-yil-daha-da-artiyor-1002</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık. Kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW182317-SIY/11-05-2026<br><br><br>Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık"<br><br><br>Onur Erden<br>İSTANBUL (İHA) - Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak, 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır" dedi.<br>Belçika Ekonomik Misyonu'nun ziyareti kapsamında İstanbul Ticaret Odası (İSO) ev sahipliğinde ‘Kadınların Ekonomik Katılımı ve İş Dünyasında Kadın Hakları Paneli' düzenlendi. İSO’da yapılan panele Belçika Kraliçesi Mathilde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, Belçika heyeti ve çok sayıda davetli katıldı. Panelin açılış konuşmasını İSO Başkanı Bahçıvan yaptı.<br><br>"Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor"<br>Dünya ekonomisinin dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekillendiğini söyleyen Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, "Bugün ele aldığımız konu, sadece kadınların iş hayatındaki temsiliyle sınırlı değildir. Bu mesele kalkınmanın yönü, üretimin niteliği, toplumsal refahın derinliği ve gelecek nesillere bırakacağımız ekonomik düzenle doğrudan ilgilidir. Dünya ekonomisi dijitalleşme, yeşil dönüşüm, yapay zeka, yeni üretim teknolojileri ve küresel tedarik zincirlerindeki değişimlerle yeniden şekilleniyor. Bu yeni dönemde ülkelerin gücü, sermaye birikimi, pazar büyüklüğü ya da doğal kaynaklarla sınırlı kalmayacak. Asıl belirleyici olan insan kaynağını harekete geçirme, bilgiyi değere dönüştürme ve fırsatları toplumun tüm kesimlerine açma kabiliyeti olacak" dedi.<br><br>"Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor"<br>Kadınların ekosistemdeki varlığının her geçen yıl daha da artığını ifade eden Bakan Göktaş, "Türkiye olarak son 24 yılda kadınların sosyal ve ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmek için önemli adımlar attık. Kadınlara eğitim, dijital beceri, teknolojiye erişim, mentorluk, pazara açılma, finansmana erişim imkanları sunuyoruz. Güvenli çalışma koşullarını güçlendiriyor, karar alma süreçlerinde daha fazla temsil edilmelerini destekliyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Yükselen Kadınlar, Kendi İşim, Benim İzim’ programıyla girişimcilik desteklerini yerelden ulusala uzanan güçlü bir ekosisteme dönüştürüyoruz. Bugün ülkemiz, küresel ölçekte rekabet eden dinamik girişimcilik ekosistemiyle kadın girişimcilere güçlü üretim ve inovasyon fırsatları sunuyor. Kadınların bu ekosistemdeki varlığı her geçen yıl daha da artıyor. Ar-Ge ve tasarım merkezleri ile teknoparklarda çalışan kadın Ar-Ge personeli sayısı son 10 yılda yaklaşık sekiz kat artarak 61 binin üzerine çıkmıştır. Bunun yanı sıra Türkiye, uluslararası patent başvurularında yüzde 26’yı aşan kadın buluşçu oranıyla dünyada ilk sırada yer almaktadır. Bu başarı, kadınların bilim, teknoloji ve inovasyon alanlarındaki güçlü potansiyelini ortaya koymaktadır. Diğer yandan Türkiye’de kadınlar, yazılımdan yapay zekaya, savunma sanayiinden temiz teknolojilere, ileri üretimden dijitale kadar pek çok stratejik alanda başarı hikayeleri yazıyor. Belçika Kraliyet Ekonomik Misyonu’nun Türkiye ziyareti, ülkelerimiz arasında ticaret, yatırım, teknoloji ve inovasyon alanlarında yeni temaslara kapı aralıyor. Bugünkü panelin de bu temaslara stratejik bir boyut kazandıracağına inanıyorum. Şunu özellikle vurgulamak isterim ki, kadınların iş dünyasında güçlenmesi, sadece ulusal politikalarla sınırlı kalamayacak kadar büyük bir meseledir. Türkiye olarak, kadınların üretimde, girişimcilikte, teknolojide ve liderlikte daha etkin yer almasını sağlayacak her ortak çabaya katkı sunmaya hazırız" şeklinde konuştu.<br><br>"Çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez"<br>Çalışma hayatında kadının güçlenmesi, güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemeyeceğine değinen Belçika Kraliçesi Mathilde, "Belçika deneyimine dayanan üç düşüncemi sizlerle paylaşmama izin verin: Birincisi, kadınların ekonomik ve siyasi karar alma süreçlerine eşit ve anlamlı katılımı; kapsayıcı ekonomik büyüme, inovasyon ve toplumsal direnç için bir ön koşuldur. Belçika’nın deneyimi, eşitliğin tesadüfen değil, bilinçli ve yapısal seçimlerle elde edildiğini göstermektedir. Geleceği şekillendirmek istiyorsak şimdi harekete geçmeliyiz. İlerleme, ücret şeffaflığı ve sosyal diyalog girişimleri ve ayrıca erişilebilir, yüksek kaliteli çocuk bakımına yönelik sürdürülebilir yatırımlar gerektirir. Aynı zamanda, eğitimde, mentorlukta ve mesleki ağlarda gerçek eşitlik, kadınları ve kız çocuklarını güçlendirmek için gerekli olsa da bu yeterli değildir; buna ayrımcılık ve stereo tipleştirme gibi kalıcı engelleri ortadan kaldırma çabaları da eşlik etmelidir. İkincisi, çalışma hayatında kadının güçlenmesi; güvenli, saygın ve onurlu çalışma ortamlarından ayrı düşünülemez" ifadelerini kullandı.<br>Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ettiklerini belirten Kraliçe Mathilde, "Belçika, kapsamlı bir yasal ve politika çerçevesi aracılığıyla önleme, koruma ve hesap verebilirliği birleştiren entegre bir yaklaşım benimsemektedir. Mevzuatı; işverenler için önleyici yükümlülükler, gizli danışmanlık mekanizmaları, misillemelere karşı korumalı resmi şikayet prosedürleri, gayri resmi uyuşmazlık çözüm prosedürleri ve son olarak gerektiğinde iş müfettişlerine ve mahkemelere erişim gibi stratejiler sunar. Uygulamada, gizli ve gayri resmi mekanizmalar hayati bir rol oynamaktadır: Belçika'daki iş yeri vakalarının yüzde yetmişinden fazlası, sesini çıkarmakta tereddüt edebilecek mağdurlar için güvenli alanların önemini yansıtacak şekilde arabuluculuk veya gayri resmi prosedürler yoluyla çözülmektedir. Uluslararası düzeyde Belçika, iş yerinde şiddet veya tacizin önlenmesini güçlendiren ve mağdurları koruyan mekanizmaları güçlü bir şekilde desteklemektedir. Bu hedefleri teşvik ederek ve en iyi uygulamaları paylaşarak, dünya çapında daha güvenli ve daha kapsayıcı iş yerlerine doğru ilerleme kaydedeceğiz. Bu sadece kadınlara değil, bir bütün olarak topluma fayda sağlayacaktır. Bugün kadınlara ve kız çocuklarına bilinçli bir şekilde yatırım yaparak, sadece daha adil değil, aynı zamanda gelecek için daha donanımlı bir işgücü piyasası inşa ediyoruz" diye konuştu.<br>Konuşmaların ardından panele geçildi. Etkinlikte kadınların ekonomik yaşama tam katılımı, iş dünyasında fırsat eşitliği, girişimcilik ve kadın haklarının ekonomik alanda desteklenmesine ilişkin konular ele alındı.<br>(OE-MT-CC-Y)<br><br>11.05.2026 19:11:20 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/kadinlarin-ekosistemdeki-varligi-her-gecen-yil-daha-da-artiyor-1778525111.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fethiye&#039;ye sezonun ilk kruvaziyer gemisi geldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/fethiyeye-sezonun-ilk-kruvaziyer-gemisi-geldi-999</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/fethiyeye-sezonun-ilk-kruvaziyer-gemisi-geldi-999</guid>
                <description><![CDATA["Allura" isimli kruvaziyer gemisi, 1160 yolcu ve 776 personelle Fethiye'ye geldi. Şövalye Adası açıklarında demirleyen gemiden inen turistler, Ölüdeniz ve Kayaköy turlarına katılırken şehir merkezinde de yoğunluk oluşturdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW115631-EKO/11-05-2026<br><br><br>- Fethiye'ye sezonun ilk kruvaziyer gemisi geldi<br><br><br>Murat Yalçın<br>MUĞLA (İHA) - "Allura" isimli kruvaziyer gemisi, 1160 yolcu ve 776 personelle Fethiye'ye geldi. Şövalye Adası açıklarında demirleyen gemiden inen turistler, Ölüdeniz ve Kayaköy turlarına katılırken şehir merkezinde de yoğunluk oluşturdu.<br><br>Fethiye, 2026 turizm sezonunun ilk kruvaziyer gemisini ağırladı. Marshal Adaları bayraklı "Allura" isimli dev kruvaziyer gemisi, sabah saatlerinde Fethiye açıklarına demir attı. 246 metre uzunluğundaki gemide bulunan 1160 yolcu ile 776 personel, ilçeye hareketlilik getirdi. Fethiye Limanı'na yanaşamayan kruvaziyer gemisi, Şövalye Adası açıklarında demirlerken, yolcular filika tekneler aracılığıyla kıyıya taşındı.<br><br>Mikonos'tan gelen gemiden inen turistlerin büyük bölümü Ölüdeniz ve Kayaköy turlarına katıldı. Tura katılmayan yolcular ile gemi personeli ise Fethiye şehir merkezinde dolaşarak alışveriş yaptı. Özellikle Paspatur Çarşısı ve sahil bandında yoğunluk yaşandığı gözlendi.<br><br>Gün boyunca Fethiye'de kalacak olan kruvaziyer gemisinin akşam saatlerinde Bodrum'a hareket edeceği öğrenildi. Sezonun ilk kruvaziyer seferiyle birlikte ilçe esnafı da turizm hareketliliğinden memnuniyet duyduklarını ifade etti.<br>(MY-OD-Y)<br><br>11.05.2026 13:08:46 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 15:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/fethiyeye-sezonun-ilk-kruvaziyer-gemisi-geldi-1778501531.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrolün kalbi için alarm verildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/petrolun-kalbi-icin-alarm-verildi-994</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/petrolun-kalbi-icin-alarm-verildi-994</guid>
                <description><![CDATA[Petrolün kalbi olarak nitelendirilen ve savaş sebebiyle kapatılan Hürmüz Boğazı için gecikmeli de olsa kritik karar alındı.
İngiltere ve Fransa savunma bakanları liderliğinde 40’tan fazla ülkenin katılımıyla Hürmüz Boğazı’na ilişkin toplantı düzenlenecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Petrolün kalbi olarak nitelendirilen ve savaş sebebiyle kapatılan Hürmüz Boğazı için gecikmeli de olsa kritik karar alındı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İngiltere ve Fransa savunma bakanları liderliğinde 40’tan fazla ülkenin katılımıyla Hürmüz Boğazı’na ilişkin toplantı düzenlenecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Orta Doğu’da gerilim devam ederken, onlarca ülke Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasına yönelik askeri planları ele alacak. İngiltere Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İngiltere Savunma Bakanı John Heale ve Fransa Savunma Bakanı Catherine Vautrin liderliğinde 40’tan fazla ülkenin katılımıyla Hürmüz Boğazı’na ilişkin toplantı düzenleneceği belirtilerek, söz konusu toplantının çok uluslu misyonun ilk Savunma Bakanları Toplantısı olacağı aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fransa ve İngiltere, Orta Doğu’ya uçak gemisi sevk ettiklerini duyurmuş, İran ise, İngiltere ve Fransa’yı Hürmüz Boğazı’na savaş gemileri göndermemeleri konusunda uyarmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İngiltere ve Fransa, Hürmüz Boğazı’nda deniz taşımacılığının güvenliğini sağlamak için çok uluslu bir görev gücü oluşturma çabalarına öncülük ediyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/petrolun-kalbi-icin-alarm-verildi-1778487243.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Belçika Kraliçesi Baykar&#039;ı ziyaret etti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/belcika-kralicesi-baykari-ziyaret-etti-991</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/belcika-kralicesi-baykari-ziyaret-etti-991</guid>
                <description><![CDATA[Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye'ye ziyaret düzenleyen Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığındaki heyet, Baykar'ın milli ve özgün insansız hava araçlarının geliştirildiği ve üretildiği Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti. Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyete Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar ile Genel Müdür Haluk Bayraktar eşlik etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW190503-GEN/10-05-2026<br><br><br>- Belçika Kraliçesi Mathilde, Baykar'ı ziyaret etti<br><br><br>Zöhre Alagöz<br>İSTANBUL (İHA) - Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye'ye ziyaret düzenleyen Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığındaki heyet, Baykar'ın milli ve özgün insansız hava araçlarının geliştirildiği ve üretildiği Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni ziyaret etti. Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyete Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar ile Genel Müdür Haluk Bayraktar eşlik etti.<br>Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Türkiye'ye resmi bir ziyaret gerçekleştiren Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığındaki heyet, Baykar'ın milli ve özgün insansız hava araçlarının Ar-Ge ve üretim faaliyetlerinin yürütüldüğü Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni ziyaret ederek, incelemelerde bulundu. Baykar'ı ziyaret eden Kraliçe Mathilde başkanlığındaki heyette Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, dış ticaretten de sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken, Brüksel Başkent Bölge Hükümeti Başbakanı Boris Dillies, Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele ve Valon Bölge Hükümeti Başbakan Yardımcısı Pierre-Yves Jeholet, Belçika'nın Ankara Büyükelçisi Hendrik Van de Velde, devlet görevlileri, diplomatik misyon temsilcileri, akademisyenler, özel sektör temsilcileri ve Belçika basınından gazeteciler yer aldı.<br><br>Milli SİHA'ları inceledi<br>Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Merkezi'ni gezen Kraliçe Mathilde ve beraberindeki heyete Baykar Yönetim Kurulu Başkanı ve Teknoloji Lideri Selçuk Bayraktar ile Genel Müdür Haluk Bayraktar eşlik etti. Ziyarete Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile SSB Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün de katıldı. Baykar'ın dünya çapında başarılarıyla tanınan milli SİHA platformlarını inceleyen heyet, yürütülen Ar-Ge ve üretim faaliyetleri hakkında detaylı brifing aldı.<br><br>AKINCI önünde hatıra fotoğrafı<br>Ziyaretin sonunda merkezde sergilenen Bayraktar AKINCI TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı) önünde hatıra fotoğrafı çektirildi. Kraliçe Mathilde'ye ziyaretin anısına Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar tarafından Bayraktar KIZILELMA İnsansız Hava Aracı'nın maketi hediye edildi.<br>(CC-Y)<br><br>10.05.2026 19:11:46 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/belcika-kralicesi-baykari-ziyaret-etti-1778480944.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nisan&#039;da 7,2 milyon yolcu taşıdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/nisanda-72-milyon-yolcu-tasidi-979</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/nisanda-72-milyon-yolcu-tasidi-979</guid>
                <description><![CDATA[Türk Hava Yolları (THY), Ocak-Nisan ayını kapsayan 4 aylık dönemde 28 milyon 500 bin yolcu taşıdı. Filodaki 536 uçak sayısıyla uçulan nokta sayısı 358’e yükseldi.
THY, 2026 yılı Nisan ayı ve Ocak-Nisan aylarını kapsayan 4 aylık trafik sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW225450-GEN/8-05-2026<br><br><br>- Türk Hava Yolları Nisan ayında 7,2 milyon yolcu taşıdı<br><br>Kaan Ağırsoy<br>İSTANBUL (İHA) - Türk Hava Yolları (THY), Ocak-Nisan ayını kapsayan 4 aylık dönemde 28 milyon 500 bin yolcu taşıdı. Filodaki 536 uçak sayısıyla uçulan nokta sayısı 358’e yükseldi.<br>THY, 2026 yılı Nisan ayı ve Ocak-Nisan aylarını kapsayan 4 aylık trafik sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) bildirdi.<br>Yapılan açıklamaya göre havayolu şirketi 2026 yılı Nisan ayında dış hatlarda 4 milyon 700 bin, iç hatlarda ise 2 milyon 500 bin yolcu olmak üzere toplam 7 milyon 200 bin yolcu taşıdı. Yolcu doluluk oranı dış hatlarda yüzde 83,3, iç hatlarda ise 83,8 olarak kaydedildi. THY'nin 2026 yılı 4 aylık trafik sonuçlarına göre ise yolcu doluluk oranı yüzde 83,4 olarak kayıtlara geçti. Türk Hava Yolları, söz konusu dönemde dış hatlarda 19 milyon, iç hatlarda ise 9 milyon 500 bin yolcu taşıdı. Havayolu şirketinin filodaki uçak sayısı 536 olurken, uçulan nokta sayısı 358’e yükseldi.<br>(KA-MT-ÖZ-Y)<br><br>8.05.2026 22:56:52 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/nisanda-72-milyon-yolcu-tasidi-1778310083.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>31 yıldır süpürge üretiyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/31-yildir-supurge-uretiyor-974</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/31-yildir-supurge-uretiyor-974</guid>
                <description><![CDATA[Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki Hakkı Çatalkaya, 31 yıldır kendine ait 10 dönümlük arazide ektiği süpürge bitkilerini yetiştirip, hasadını yaptıktan sonra iş yerinde dokuyarak süpürge haline getiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW205020-EKO/9-05-2026<br><br><br>- 31 yıldır süpürge üreterek hayatını sürdürüyor<br><br>(Fotoğraflı)<br><br>Mutlu Demirci<br>DİYARBAKIR (İHA) - Diyarbakır'ın Çüngüş ilçesinde yaşayan 67 yaşındaki Hakkı Çatalkaya, 31 yıldır kendine ait 10 dönümlük arazide ektiği süpürge bitkilerini yetiştirip, hasadını yaptıktan sonra iş yerinde dokuyarak süpürge haline getiriyor.<br>Çüngüş ilçesinde 1995 yılında süpürge yapmaya başlayan Hakkı Çatalkaya, kendi tarlasında ekimini yaparak yetiştirdiği süpürgeleri topladıktan sonra dokuyarak satışa hazır hale getiriyor. Ailesini bu işle geçindiren Hakkı usta, "Süpürge bitkilerini tarlada ekiyorum, sonra tohumlu bir şekilde hasat ediyorum. Daha sonra suya bırakarak, esnek bir hal almasını sağlıyorum. Bu işlemlerin ardından işyerinde makinelerle presleyerek ve dikimini yaparak süpürge haline getiriyorum" dedi.<br>El yapımı süpürgelere rağbetin yüksek olduğunu belirten Hakkı usta, mesleği yeni kuşaklara aktarmak istediğini, fakat kendi imkanlarıyla bunu yapamadığını dile getirerek, meslek edindirme kurslarının desteklemesi ile birlikte bu mesleği gelecek kuşaklara aktarabileceğini söyledi.<br>Yılda 800 süpürge yapabildiğini belirten Hakkı usta, yaptığı ürünlerin el emeği ve sağlam olduğunu söyledi. Ürettiği süpürgelerin civar illerden de çok tercih edildiğini kaydeden Hakkı usta, 67 yaşında olduğunu ve bu mesleği 31 yıldır bu mesleği sürdürdüğünü ifade etti.<br>(MD-AKK-E)<br><br>9.05.2026 09:17:20 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/31-yildir-supurge-uretiyor-1778308026.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürjet&#039;e karşı harekete geçtiler</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/hurjete-karsi-harekete-gectiler-971</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/hurjete-karsi-harekete-gectiler-971</guid>
                <description><![CDATA[ABD, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen, turbofan motorlu, ileri seviye jet eğitimi ve yakın hava desteği uçağı Hürjet'in İspanya'ya satışı üzerine yeni bir karar aldı. Hürjet'in rakibi için üretim planı devreye alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii tarafından geliştirilen, turbofan motorlu, ileri seviye jet eğitimi ve yakın hava desteği uçağı Hürjet'in İspanya'ya satışı üzerine yeni bir karar aldı. Hürjet'in rakibi için üretim planı devreye alındı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">M5 Dergi'de yer alan habere göre, Hürjet’in İspanya’ya satış anlaşmasıyla küresel savunma havacılığında dengeler değişirken, ABD Hava Kuvvetleri de Boeing üretimi T-7A Red Hawk programı için yeni üretim kararını devreye aldı. ABD Hava Kuvvetleri, T-7A Red Hawk ileri jet eğitim uçağı programını düşük oranlı ilk üretim (Low-Rate Initial Production/LRIP) aşamasına taşıdı. Bu kapsamda Boeing’e; 14 adet eğitim uçağı, yedek parçalar, destek ekipmanları ve eğitim sistemlerini içeren yaklaşık 219 milyon dolarlık sözleşme verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nisan ayında tamamlanan geliştirme testleri ve değerlendirme süreçlerinin ardından alınan karar, ABD Hava Kuvvetleri’nin 60 yılı aşkın süredir hizmette bulunan yaşlı T-38 Talon eğitim filosunu değiştirme hedefinde önemli bir aşama olarak değerlendiriliyor. Program kapsamında uzun vadede toplam 351 adet T-7A Red Hawk uçağı ile 46 adet yer tabanlı simülatörün, önümüzdeki on yıl içinde Hava Eğitim ve Öğretim Komutanlığına bağlı beş farklı üsse teslim edilmesi planlanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">T-7A Red Hawk, pilotları dördüncü, beşinci ve gelecekteki altıncı nesil savaş uçakları ile bombardıman platformlarına hazırlamak amacıyla geliştirildi. Platformda gelişmiş aviyonik sistemler ve modern simülasyon altyapısı bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">T-7A Red Hawk, ABD Hava Kuvvetleri için tamamen dijital tasarım ve mühendislik yöntemleriyle geliştirilen ilk uçak olma özelliğini taşıyor. Bu yaklaşımın, geliştirme süresini azaltması, üretim süreçlerini hızlandırması ve bakım-idame faaliyetlerini kolaylaştırması hedefleniyor. ABD Hava Kuvvetleri, programın erken safhalarında üretim ve test risklerini yönetebilmek amacıyla T-7A’nın aşamalı düşük oranlı üretim stratejisiyle ilerleyeceğini açıkladı. Buna göre ilk üç üretim partisinin her biri için ayrı onay süreci işletilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yetkililer, bu yöntemin devam eden testlerden elde edilen bulguların üretim sürecine entegre edilmesine imkân sağlayacağını belirtiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Programın önceki uçuş testlerinde özellikle acil durum tahliye sistemiyle ilgili çeşitli sorunlar tespit edilmiş ve bu durum teslimat takviminde gecikmelere neden olmuştu. ABD Hava Kuvvetleri, T-7A’nın 2027 yılında ilk operasyonel kabiliyete ulaşmasını hedeflerken; mühendislik çalışmaları, üretim faaliyetleri, eğitmen hazırlıkları, bakım personeli eğitimleri ve geliştirme testleri devam ediyor. Program kapsamındaki test faaliyetlerinin önemli bir bölümü Kaliforniya’daki Edwards Hava Üssü’nde yürütülüyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/hurjete-karsi-harekete-gectiler-1778233500.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>3 günde 8 milyar dolarlık ihracat</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/3-gunde-8-milyar-dolarlik-ihracat-970</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/3-gunde-8-milyar-dolarlik-ihracat-970</guid>
                <description><![CDATA[SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "SAHA 2026'da ülke olarak tarihi bir rekora imza attık. Fuarın ilk 3 gününde firmalarımız yaklaşık 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzaladı" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, "SAHA 2026'da ülke olarak tarihi bir rekora imza attık. Fuarın ilk 3 gününde firmalarımız yaklaşık 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzaladı" dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">SAHA 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nın ilk 3 gününde Türk şirketleri yaklaşık 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzaladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAHA 2026, Türkiye ve Avrupa'nın en büyük savunma, havacılık ve uzay sanayi kümelenmesi SAHA İstanbul organizasyonuyla İstanbul Fuar Merkezi'nde devam ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAHA 2026'da Türk şirketleri ihracata yönelik anlaşmalar yapıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "SAHA 2026'da ülke olarak tarihi bir rekora imza attık. Fuarın ilk 3 gününde firmalarımız yaklaşık 8 milyar dolarlık ihracat sözleşmesi imzaladı. Bu gurur tablosunu inşa eden tüm SAHA İstanbul üyelerimizi canıgönülden tebrik ediyorum." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAHA 2026, yarın gerçekleştirilecek etkinliklerin ardından sona erecek.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 12:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/3-gunde-8-milyar-dolarlik-ihracat-1778232941.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türbe arkası Konya&#039;ya yakışacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/turbe-arkasi-konyaya-yakisacak-962</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/turbe-arkasi-konyaya-yakisacak-962</guid>
                <description><![CDATA[Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Mevlana Türbesi arkasında inşası devam eden Mevlevi Dergahı'nda incelemelerde bulunarak son durumu hakkında açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW124807-SIY/7-05-2026<br><br><br>- Başkan Altay: "Türbe arkası Konya'ya yakışır bir hale dönüşecek"<br><br><br><br>KONYA (İHA) - Konya Büyükşehir Belediyesi'nin Karatay Belediyesi'yle birlikte yürüttüğü "Mevlana Türbesi Arkası Kentsel Yenileme Projesi" kapsamında hayata geçirilecek Mevlevi Dergahı inşaatı tüm hızıyla sürüyor.<br>Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, Mevlana Türbesi arkasında inşası devam eden Mevlevi Dergahı'nda incelemelerde bulunarak son durumu hakkında açıklamalarda bulundu.<br><br>"Karatay Belediyemizle birlikte çok önemli bir merkezi hayata geçirmiş olacağız"<br>Darülmülk Projesi kapsamında Konya'nın tarihi alanlarında önemli restorasyon ve yenileme çalışmaları yaptıklarını kaydeden Başkan Altay, "Bu projenin en önemli ayaklarından birisi olan Türbe arkasında da kesintisiz bir şekilde çalışıyoruz. Bu projenin en önemli işlerinden birisi olan Mevlevi Dergahı'nda çalışmalarımız kesintisiz bir şekilde tamamlanıyor. İnşallah proje bittiğinde Karatay Belediyemizle birlikte hem Konya'ya gelen ziyaretçiler için hem Konyalılar için çok önemli bir merkezi hayata geçirmiş olacağız. Ticari alanlar, restoranlar, kafeteryalar, Mevlevi Dergahı gibi alanlarımız ve Konya Müzesi ile birlikte burası Konya'ya yakışır bir hale dönüşecek. Darülmülk kapsamındaki işlerimize kesintisiz bir şekilde devam ediyoruz. Bu bölge inşallah Konya tarihine, geçmişine yakışır ve Hazreti Mevlana'ya yakışır bir hale gelmiş olacak. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.<br><br>Mevlevi Dergahı<br>Toplam 3 bin 158 metrekare inşaat alanı ve 5 bin 950 metrekare peyzaj düzenlemesi ile Konya'ya yakışan bir bütünlükte planlanan yapının içerisinde bin 680 metrekare bodrum, bin 375 metrekare zemin kat ve semahane bölümünde 103 metrekare asma kat bulunuyor. Radye temel üzerine, betonarme çerçeve taşıyıcı sistemle inşa edilecek yapı geleneksel üslubun incelikleriyle inşa edilecek. Mukarnas işlemeli havuzlardan kündekari kapılara, revzen uygulamalarından ahşap kemerlere, işlemeli tavanlardan lokmalı demir parmaklıklar yer alacak projede geniş yeşil alanlar, süs havuzları, suyolu ve bahçe köşkü bulunuyor.<br>(FM-Y)<br><br>7.05.2026 12:53:19 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/turbe-arkasi-konyaya-yakisacak-1778154385.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Libya&#039;da enteresan şeyler duyacaksınız</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/libyada-enteresan-seyler-duyacaksiniz-960</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/libyada-enteresan-seyler-duyacaksiniz-960</guid>
                <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir faza geçtiğini belirterek, Libya'da dikkat çekici gelişmelerin yaşanacağını söyledi. Türkiye Petrolleri'nin yurt dışında daha etkin olacağını vurgulayan Bayraktar "Somali'de varız, Pakistan'da varız, Orta Asya'da ve Türk cumhuriyetlerinde projelerimiz var. Libya'da enteresan şeyler duyacaksınız.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye'nin petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir faza geçtiğini belirterek, Libya'da dikkat çekici gelişmelerin yaşanacağını söyledi. Türkiye Petrolleri'nin yurt dışında daha etkin olacağını vurgulayan Bayraktar "Somali'de varız, Pakistan'da varız, Orta Asya'da ve Türk cumhuriyetlerinde projelerimiz var. Libya'da enteresan şeyler duyacaksınız. Venezuela dahil projelere bakıyoruz" dedi. Bakan Bayraktar günlük 1 milyon varil üretim hedefi koyduklarını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Sıfır Atık Vakfı ev sahipliğinde Haberturk.com Yayın Koordinatörü Mesut Toptan'ın da aralarında olduğu gazetecilerle bir araya geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji tarafında üç temel mesele ile uğraştığını belirterek, “Türkiye olarak 3 temel mesele ile uğraşıyoruz. Birisi artan talep. Türkiye ekonomisi büyüyen, nüfusu artan bir ülke. Elektriğe çok daha ihtiyaç duyulacak bir döneme giriyoruz. Dünyadaki trendler bizi o tarafa itiyor. Elektrikli araçlar hayatımıza giriyor. Daha çok elektrikleşen bir Türkiye ve dünyaya gidiyoruz. Birinci işimiz bu artan talebi karşılamak.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Artan talep ile birlikte enerji ithalatının da yükseldiğine işaret eden Bayraktar, “Hem talep artıyor hem de ithalat artıyor. Ekonomimizin üzerinde bir yük var.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda hareket ettiğini belirten Bayraktar, “Bir taraftan da Sayın Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği 2053 net 0 emisyon hedefi var. Bu bütün her şeyin değiştiği bir dünya demek.” değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji verimliliğinin bu üç başlık için kritik önemde olduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu üç ciddi meselede bir alan var ki üçüne de ilaç. O ilaç enerji verimliliği ilacı. Ekonominin tamamında enerjisini verimli kullanan bir Türkiye’ye ihtiyaç var.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sıfır Atık Vakfı ile yapılan iş birliğine değinen Bayraktar, imzalanan protokolün somut projelere dönüştürüldüğünü ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğini belirten Bayraktar, “86 milyonu mobilize etmemiz lazım. Farkındalığı artırmamız lazım. 7’sinden 70’ine bir iş bu.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kapsamda çocuklara yönelik örnek verdiğini aktaran Bayraktar, “23 Nisan’da çocuklarla bir araya geldik. Sizden bir şey istiyorum dedim; evinize gidin ailenize deyin ki elektrikleri ihtiyacımız yoksa kapatacağız.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, “5-7 Haziran’da Sıfır Atık Forumu’nda enerji bakanlarını Türkiye’ye davet edeceğiz. Belki eylül ayında bu işi küresel anlamda zirveye çıkaracak bir başka iş yapacağız.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji verimliliğinin maliyet avantajına da değinen Bayraktar, “Türkiye’nin çabaları var. Birçok proje var ama en ucuz enerji kaynağı, enerjiyi verimli kullanmak. Arz güvenliğinde avantaj sağlıyor bu. Yakmadığınızda emisyona da katkısı oluyor.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">PETROL VE DOĞAL GAZ ARAMALARINDA YENİ FAZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin petrol ve doğal gaz aramacılığında yeni bir faza geçtiğini belirten Bayraktar, Türkiye Petrolleri’nin yurt dışında daha etkin olacağını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, “Biz yeni bir faza geçiyoruz. Berat Bey ile başlayan, aramalar yapan Türkiye’den; Milli Enerji ve Maden Politikası’nın 10’ncu yılında onun yeni fazına geçmiş oluyoruz. Artık Türkiye Petrolleri dışarıda daha etkin olacak. Onun için Somali’de varız, Libya’da enteresan şeyler duyacaksınız. Pakistan’da varız. Orta Asya’da, Türk cumhuriyetlerinde projelerimiz var. Türkiye Petrolleri olarak 1 milyon varil/gün hedefimiz var. Venezuela dahil projelere bakıyoruz.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin petrol ve doğal gaz ihtiyacına da değinen Bayraktar, “Biz petrol ve doğal gazdan vazgeçiyor da değiliz. Günlük 2 milyon varil petrol ve doğal gaza ihtiyacımız var. Bu yerinde durmuyor, artıyor.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KARADENİZ ÖNCELİK, AKDENİZ GÜNDEMDE<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, denizlerde yürütülen arama faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, Karadeniz’e odaklanıldığını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Akdeniz’den vazgeçmedik. Geçmişte 9 derin deniz sondajı yaptık. Karadeniz gazı gibi keşfimiz olmadı maalesef.” diyen Bayraktar, Karadeniz’deki potansiyele dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, “Odağımız Karadeniz’de üretimi artırmak. Karadeniz’de o kadar büyük potansiyel var ki. Benim bütün mesaimi buraya ayırmam kadar doğal bir şey olamaz.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Karadeniz’de yeni sondaj çalışmalarının sürdüğünü belirten Bayraktar, yeni keşiflerin hedeflendiğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akdeniz’de çalışmaların devam ettiğini kaydeden Bayraktar, “Akdeniz’de aramadan vazgeçmiş değiliz. Yeni projede KKTC’ye bir doğal gaz boru hattı çalışması içindeyiz. BOTAŞ mühendislik çalışması yapıyor. İnşallah orada bulacağımız bir gazı daha sonra Türkiye’ye bir akışla sunabiliriz. Bu bağlantısallık en önemli mesele.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">YENİ ENERJİ MİMARİSİ: ELEKTRİKLEŞME VE BAĞLANTISALLIK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin enerji politikalarının uzun vadeli olduğunu belirten Bayraktar, “Türkiye’nin enerji politikaları uzun soluklu. Etkilerini de orta ve uzun vadede gördüğümüz konular. Neticeleri 10, 20, 30 yılda görebilirsiniz.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünyada yaşanan dönüşüme işaret eden Bayraktar, yapay zekanın etkileriyle birlikte enerji sistemlerinin de değişeceğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, “Yeni enerji mimarisinde elektrikleşmeyi merkeze koyuyoruz. Türkiye’yi elektriklendiriyoruz. Aklınızda ne varsa elektriklendiriyoruz.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’de 34 milyon araç bulunduğunu ve yıllık 27 milyon ton dizel tüketildiğini belirten Bayraktar, enerji altyapısına yönelik yatırımların önemine işaret etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, “Yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, elektrik iletim ve dağıtım altyapısına yatırım ihtiyacı var. 10 milyarlarca dolarlık bu alana yatırım ihtiyacı var.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bölgesel bağlantı projelerine de değinen Bayraktar, enerji iletim hatları ve boru hatlarının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SURİYE VE ULUSLARARASI İŞ BİRLİKLERİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, Suriye’de petrol ve maden alanında ortak çalışmalar yürütüldüğünü belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası enerji şirketleriyle yapılan iş birliklerine değinen Bayraktar, “Offshore’da son birkaç aydır Exxon, Chevron, BP, Shell ve Total ile iş birliği anlaşması imzaladık. BP ile yine bayağı şaşıracağınız bir anlaşma üzerinde çalışıyoruz. İmza atılma aşamasına geldik.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akkuyu Nükleer Güç Santrali’ne ilişkin süreçte ekipman ve finansman kaynaklı gecikmeler yaşandığını belirten Bayraktar, bu sorunların Rusya’nın desteğiyle aşıldığını ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KRİTİK MADENLER VE NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin kritik madenler alanında strateji belgesi hazırlığında olduğunu belirten Bayraktar, nadir toprak elementlerine ilişkin çalışmaların sürdüğünü söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kapsamda ilgili kurumların yer alacağı bir yapı oluşturularak yol haritası hazırlanmasının hedeflendiğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">OPEC VE KÜRESEL ARZ KIRILMASI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Küresel enerji piyasalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bayraktar, “BAE, OPEC+’tan ayrılacağını duyurdu. Dünya önemli bir kırılma yaşıyor. Enerji piyasaları özelinde yaşanan bir süreç.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünya genelinde ciddi bir arz kesintisi yaşandığını ifade eden Bayraktar, “Dünyada ciddi bir arz kesintisi var. Bu büyük bir rakam. Pandemide bile dünyadaki tüketim ve talep 11 milyon varil düşmemişti, ciddi bir problem.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, “Böyle olunca ülkeler bir anlamda kendi politikalarını belirleme ve OPEC+’ın karşısında farklı grupta yapılanma ya da Batı tarafında diyelim bir oluşumda yer alma hamlesi içinde olabilirler. Kurumsal yapı olması gerekmiyor. Analizlerini yapıyoruz. Etkilerini göreceğiz.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">OPEC’in üretim politikasına da değinen Bayraktar, “OPEC ‘üretimi kısalım fiyatları yukarıda tutalım’ diyordu. Fiyatlar yönünden dünyanın dengeye kavuşması bizim beklediğimiz bir şey. Kararın devamını görmemiz lazım.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayraktar, “Körfez’de iki ülke var Hürmüz geçişinden daha az etkilenen BAE Umman tarafına 1,5 milyon varil indirebiliyor. Suudi Arabistan da 4-5 milyon varili batıya taşıyabiliyor. Ama neredeyse 11 milyon varil dünya sisteminden çıkmış durumda.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KÜRESEL PİYASALARDA KIRILMA VE HÜRMÜZ ETKİSİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gelişmelere de değinen Bayraktar, “Hürmüz Boğazı açılıyor, saatler sonra kapanıyor.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu gelişmelerin ekonomik etkilerine işaret eden Bayraktar, “Bu krizin bize etkisi, petrol 100 dolar ortalamada devam ederse yıl sonuna kadar ilave 13.6 milyar dolar. 125 dolar olursa 24 milyar dolara çıkıyor. Bunlar ilave maliyet.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vergi boyutuna da değinen Bayraktar, “Bir de bu işin vergi boyutu var. Hürmüz krizi nedeniyle yaklaşık 600 milyar TL eşel mobilden yıl sonuna kadar eksik vergi durumu var Hazine tarafında.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SIFIR ATIK VAKFI BAŞKANI AĞIRBAŞ: İSTANBUL'U MERKEZ HALİNE GETİRMEK İSTİYORUZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş, enerji ve çevre politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji verimliliği ile sıfır atık yaklaşımının birbirinden ayrılmaz iki başlık olduğuna dikkat çeken Ağırbaş, “Sayın Bakanımız enerji alanında kritik dönemlerde kritik roller üstlenen bir bakanlığa liderlik ediyor. Gençler arasında en çok sempati duyulan bakanlarımızın başında geliyor. Gündeme dair değerlendirmeler yapmak istedik. Enerji verimliliği ve sıfır atık iki ayrılmaz başlık” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ağırbaş, Emine Erdoğan’ın himayelerinde 5-7 Haziran tarihlerinde düzenlenecek Sıfır Atık Forumu’na da değinerek, “Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi himayeleri ve liderliğinde 5-7 Haziran’da Sıfır Atık Vakfı olarak gerçekleştireceğimiz Sıfır Atık Forumu’nda yol haritası ortaya çıkacak” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul’u küresel ölçekte bir merkez haline getirmek istediklerini vurgulayan Ağırbaş, “İstanbul’u dünyadaki sıfır atık ve enerji verimliliği konularının merkezi haline getirmek istiyoruz. Sayın Bakanımız bu konuda liderlik ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, enerji alanındaki liderliği Sayın Bakanımız üstleniyor” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ağırbaş ayrıca sosyal projelere de değinerek, “Somali’deki çalışmaları gördüm, ben de gurur duydum. Berat Bey’in de çalışmaları vardı, ben sizlere teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/libyada-enteresan-seyler-duyacaksiniz-1778143188.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de jet yakıtı problemi yok</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/turkiyede-jet-yakiti-problemi-yok-959</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/turkiyede-jet-yakiti-problemi-yok-959</guid>
                <description><![CDATA[Uraloğlu, dünyada jet yakıtı krizi yaşanırken Türkiye'de arz sorunu bulunmadığını vurgulayarak, olağanüstü şartlara karşı alternatif ulaştırma koridorlarının önemine işaret etti. Türkiye'nin karayolu, demiryolu ve havayolunda yaptığı yatırımlarla güçlü bir altyapı kurduğunu belirten Bakan, Kalkınma Yolu başta olmak üzere bölgesel iş birliklerinin ve yeni hatların stratejik değer taşıdığını ifade etti]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Almanya'daki Uluslararası Ulaştırma Forumu'nda yaptığı açıklamalarda, Türkiye'nin küresel lojistikte kritik konumuna dikkat çekti. Uraloğlu, dünyada jet yakıtı krizi yaşanırken Türkiye'de arz sorunu bulunmadığını vurgulayarak, olağanüstü şartlara karşı alternatif ulaştırma koridorlarının önemine işaret etti. Türkiye'nin karayolu, demiryolu ve havayolunda yaptığı yatırımlarla güçlü bir altyapı kurduğunu belirten Bakan, Kalkınma Yolu başta olmak üzere bölgesel iş birliklerinin ve yeni hatların stratejik değer taşıdığını ifade etti<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Habertürk TV Ankara Temsilcisi Nasuhi Güngör'ün sorularını yanıtladı. Almanya Uluslararası Ulaştırma Forumu'nda bulunan Bakan Uraloğlu'nun açıklamalarından öne çıkan başlıklar şöyle:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası Ulaştırma Forumu, demiryolu olsun karayolu olsun gerekli düzenlemeleri yapma noktasında Avrupa merkezli, halihazırda 69 ülkenin üye olduğu, Türkiye'nin kurucularından olduğu önemli teşkilatlardan bir tanesi. 20 yıldır düzenlenen forumda 2 günlük bir programa biz de katılmış olacağız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"BUGÜN BİRÇOK ULUSLARARASI TEMAS GERÇEKLEŞTİRDİK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Bugün Gana Bakanı ile ikili görüşme yaptık. Uluslararası Yol Federasyonu, Uluslararası Taşımacılar Birliği, Demiryolları Birliği ile ikili görüşmeler yaptık. Yarın Alman bakan başta olmak üzere belli görüşmeler olacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"DÜNYADA JET YAKITI PROBLEMİ VAR AMA BİZDE YOK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Artık hiçbir dünya ülkesi kendine yeter durumda değil. En gelişmişinden en az gelişmişine kadar ticaret yapmak zorunda. Ticareti yaparsınız, mal alışverişinde mutabık kalırsınız, ödemeleri yaparsanız ama taşıyamazsanız bir anlamı olmaz. Hammaddesinden nihai ürüne kadar. Bunu olağan şartlarda yapıyor olmanız elbette kıymetli ama daha kıymetlisi olan olağanüstü şartlarda yapabilmeye hazırlıklı olmanız lazım. Hazırlıklı değilseniz sınıfta kalırsınız. Örnekleri çokça var. Türkiye çok şükür bunlardan bir tanesi değil. Gerçekten birçok beslenme ve dışarı açılma kaynağı olduğu için Türkiye bu krizden mümkün olduğu kadar ya da en az etkilenen ülkelerden birisidir. Dünyada jet yakıtı problemi görülüyor, şu anda bizde yok çok şükür. Sadece normal şartlarda değil anormal şartlarda da alternatiflerimiz olması lazım. Farklı ulaştırma koridorlarından besleniyor ya da onları kullanıyor olmamız lazım.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"ÜÇ KITANIN KAVŞAĞINDAYIZ, BU COĞRAFYAYI DONATTIK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Bizim bulunduğumuz coğrafya gerçekten çok çok önemli bir coğrafyayız. Üç kıtanın birleşim noktasındayız. Bu coğrafyayı siz belli donanımlarla donatmamışsanız yazık etmiş olursunuz. Biz donattık. Karayolu, havayolu, demiryoluna kadar. Birçok yatırım yaptık. Kriz olan Hürmüz Boğazı, Süveyş Kanalı olsun yıllardır alternatif projeleri hayata geçirme çabası içinde olduk. Kalkınma Yolu'nu ortaya koyduğumuzda Hindistan çıkışlı bir proje ortaya konulmuştu. Dedik ki 'Bu aksiyonel değil reaksiyoner projedir, altında bir şey yok'. Biz Kalkınma Yolu'na çalışmıştık. Bugün Kalkınma Yolu'nu Türkiye'ye bağlamış olsaydık Hürmüz Boğazı'nı bu kadar konuşmuş olmazdık.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"KALKINMA YOLU ORTA KORİDORDA STRATEJİK BİR PROJE"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Kalkınma Yolu, ismi çok güzel seçilmiş. Sadece ulaştırma koridoru. Türkiye'nin tam merkezinde bulunduğu orta koridor. O kadar çok gündeme oturdu ki, AB nasıl işbirliği yapabiliriz noktasında çok istekli. Cevdet Bey'in Erivan'da katıldığı toplantıda Avrupa Birliği tarafı isteklerini gündeme getirdi. Belli yatırımlar için belli zamanlar da gerekli. Bir demiryoluna başladınız, karayoluna başladınız, bunlar 3-4 yıl zaman alır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"TÜRKİYE-SURİYE-ÜRDÜN HATTINI BAŞLATTIK, SUUDİ ARABİSTAN’I DA KATIYORUZ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Tam bu dönemde Türkiye-Suriye-Ürdün olarak kara taşımacılığını aktif hale getirme yönünde inisiyatif aldık ve başlattık. Şimdi buna Suudi Arabistan'ı da katıyoruz. 3'lü mekanizmayı inşallah 4'e çevireceğiz. Tekerleğin döndüğü karayolu sistemi var. Sayın Cumhurbaşkanımızın Suudi Arabistan-Körfez ziyaretinde gündeme gelen Riyad'dan başlayan ve Türkiye'den Avrupa'ya giden demiryolunun inşası ve ilerleyen zamanlarda Umman üzerinden denize açılan demiryolu iradesini ortaya koymuş durumdayız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İSLAM İŞ BİRLİĞİ TEŞKİLATI’NI YENİDEN AKTİF HALE GETİRMEYİ KONUŞTUK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İslam İşbirliği Teşkilatı kurulmuş olan düzen. En son başkanlığını biz yapmışız, başkanlığını üstlenen ülkeler yapamamış, imkanları olmamış. Sonra Dışişleri Bakanı ile yaptığımız görüşmede bunu tekrar hayata geçirmeyi konuştuk. Bağlantısallık her şeyin odağında oldu. Bunu düzenledik epey geniş katılım oldu. Bundan sonra daha da iyisi olacaktır. Şu anda iki şehir arasında bir proje var veya bir şehrin projesi var, oraya yatırım yaparsın. O ilin siyasetçileri 'ne zaman bitecek' der. Biz de 'başlamak bitirmenin yarısıdır' deriz. Dünyanın her tarafında iş yapan Türk müteahhitler var. İş yapmada dünyada birinci sıradayız dersek abartmış olmalıyız. Her türlü mühendisliğinden, projesinden yapımına kadar disiplinli ve ekosisteme sahibiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"KARAYOLU, HAVALİMANI VE DEMİRYOLUNDA BÜYÜK ARTIŞ SAĞLADIK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Türkiye 'ertesi gün maaşım bankaya yatacak mı?' diye düşünen Türkiye'den 2023-2035-2071 hedefleri koyan bir Türkiye'deyiz. Karayollarında 6 bin 101 kilometreden 30 bin kilometreye getirdik. 26 havalimanından 58'e çıkarmışız. 2 tane devam ediyor 60'a çıkarmış olacağız. Demiryollarında 14 bin kilometreye getirmişiz. Türkiye gibi ülkede 4200 kilometre devam eden demiryolu inşaatımız var. Hedefimiz 28 bin kilometreye çıkarmak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"TERÖR OLMASAYDI 2053 HEDEFLERİNİ ŞİMDİDEN YAKALARDIK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Terörsüz Türkiye sürecini yaşıyoruz. Teröre 2,5 trilyon dolar harcadığımızın varsayımıyla konuşuyoruz. Yatırım bütçesinin üçte birinin bakanlığımızın aldığını görerek. 2053 hedeflerin tamamını şu an gerçekleştirmiş olurduk.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"HÜRMÜZ’DEKİ GEMİLERİMİZİ GÜVENLE ÇIKARMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hürmüz'de 15 gemimiz vardı. 3 tanesini çıkarabildik. Kalan 12 gemiden 4 tanesinden çıkış talebi yok. Onlar orada enerji üretimi ve tankerler arasında transfer noktasında. 8 geminin çıkış talepleri geçerli. Onları emniyetli şekilde alma noktasında Dışişleri Bakanlığı ile işbirliği halindeyiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"RUSYA-UKRAYNA SAVAŞININ KISA SÜREDE BİTMESİNİ TEMENNİ EDİYORUZ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Rusya-Ukrayna savaşı var. Ciddi bir zamana yayılmış. Böyle bir zamana yayılıyor olmasından endişe ederiz. Cumhurbaşkanımız bu işin başlamaması için efor sarfetti. İnşallah kısa zamanda biter. Bunun kendi rutinine dönmesi aylar alacaktır onu da söyleyeyim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 11:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/turkiyede-jet-yakiti-problemi-yok-1778142499.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurban Bayramı tatili 9 gün</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/kurban-bayrami-tatili-9-gun-935</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/kurban-bayrami-tatili-9-gun-935</guid>
                <description><![CDATA[Konuşmasının son kısmında vatandaşlara iki müjdeli haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene Kurban Bayramı'nı inşallah 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak, toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kurban Bayramı tatilinin 9 gün olacağını duyurdu<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının hemen başında dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşırı yağışların ve fırtınanın da etkisiyle meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet diliyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu yakından takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütmektedirler" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden artık eskisi kadar etkilenmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerliyor. Yaşadığımız her hadise Türkiye'nin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye'nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor. Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz" dedi.<br><br><strong>"12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin birçok avantaj sağladığını ve bu avantajlar sayesinde tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit ve tescil etmiştir. Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü bir performans sergiledi. Nisan ayında ihracatımız yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-nisan dönemi ihracatımız ise 88 milyar 630 milyon doları buldu. 12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatımızın detaylarına baktığımızda ümitvar bir tabloyla karşılaşıyoruz. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi. Sektörler sıralamasında 3,9 milyar dolarla otomotiv liderliğini sürdürürken, 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler ikinci, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik üçüncü, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim dördüncü oldu. Savunma ve havacılık ihracatımızın 962 milyon dolara ulaşmasını ayrıca kıymetli buluyoruz. Böylece yılın ilk dört ayında bu alanda yüzde 28 oranında artış kaydederek önemli bir başarıya imza attık. Bir diğer çarpıcı rakam şudur; bin 18 firmamız ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı göstermiştir. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, talebin daraldığı ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde bu ihracat rakamları takdire şayandır. Şu da bir gerçek ki Türkiye'nin potansiyeli bunun çok çok üzerindedir. İnşallah yeni pazarlara açılarak ihracatı teşvik ederek, ihracatçılarımıza destek olarak daha yüksek rakamlara ulaşacağız" açıklamasında bulundu.<br><br><strong>"Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin turizm alanında da oldukça verimli bir dönem geçirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmıştık. Sektörü olumsuz etkileyen çeşitli zorluklara rağmen hamdolsun 2026’ya çok güçlü bir giriş yaptık. Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Yine bu dönemde turist sayımız yüzde 4,2 oranında artışla 9 milyon 219 bine ulaştı. İlk çeyrekte yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcaması ise 116 dolardan 119 dolara çıktı. Ekonomimize ve sektörümüze hayırlı uğurlu diyorum" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sene Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de düzenlenecek uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inandığını söyledi.<br><br><strong>"İşsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Verilerin sadece ihracat ve turizmde değil, istihdam tarafında da umut verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,3 puan artarak yüzde 48 buçuğa yükseldi. Keza iş gücü sayımız mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 52,8’e çıktı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz" diye konuştu.<br><br><strong>"Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İhracat, istihdam ve turizmdeki olumlu tabloya rağmen savaşın etkilerinin enflasyon rakamlarında hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün nisan ayı enflasyon oranı yüzde 4,18 olarak açıklandı. Halen çok yüksek seyreden akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur. Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye'nin Avrupa'daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin bazı yıpratıcı tartışmaları körüklediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine dair süreci tarih tarih sıralayan ve süreç içerisinde Türkiye’nin çeşitli sebeplerle çifte standartlara maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor; ilk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye'ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye'yi dışlayacak, Türkiye'nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye'yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. Türkiye değişti, dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal'ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye'ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor."<br><br><strong>"Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye olmadan Avrupa Birliği’nin tamamlanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara'nın nerede durduğu değildir. Mesele Brüksel'in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Kendini nerede gördüğüdür. Türkiye'nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği'nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır. Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz. Hiçbir zamanda olmayacağız. Avrupa Birliği Türkiye'nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye'dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfus alanına sıkışmış haldedir. Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy, verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Ve Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bakın açık söylüyorum. Bugün Avrupa'nın Türkiye'ye duyduğu ihtiyaç Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye'nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa'nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz Avrupa'daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye'yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye'nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır. Biz milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla vakarla alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz" dedi.<br><br><strong>Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuşmasının son kısmında vatandaşlara iki müjdeli haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene Kurban Bayramı'nı inşallah 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak, toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Aile ve Gençlik Fonu'yla yuva kurmak isteyen gençlerimizi 200 ile 250 bin lira arasında bir rakamla destekliyoruz. Krediden faydalanan ve vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ömer Faruk Karataş - Fırat Demir</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 05 May 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/kurban-bayrami-tatili-9-gun-1777962569.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nisan ayı enflasyonu 4,18 oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/nisan-ayi-enflasyonu-418-oldu-923</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/nisan-ayi-enflasyonu-418-oldu-923</guid>
                <description><![CDATA[Mart ayında ise ekonomistlerin beklentileri yüzde 2,40 iken gerçekleşen enflasyon yüzde 1,94 olmuştu.
Son olarak ise TÜİK Nisan enflasyonunu açıkladı. Buna göre Nisan enflasyonu yüzde 4,18 oldu. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,37 olarak gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">TÜİK Nisan enflasyonunu açıkladı! Milyonlarca vatandaşın yakından takip ettiği enflasyon oranları bugün saat 10.00’da belli oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Nisan enflasyonunu duyurdu. Her ayın 3’ünde açıklanan enflasyon verileri takvim nedeniyle bugün açıklandı. Milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren kritik veri saat 10.00’da kamuoyuna duyuruldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">28 Şubat’ta Orta Doğu’da başlayan savaşın sonucunda petrol ve enerji fiyatları rekor üzerine rekor kırmıştı. Art arda gelen zamların ise Nisan enflasyonuna etkisi merak ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ANKETLER NE DEMİŞTİ?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">AA Finans'ın enflasyon beklenti anketi de geçtiğimiz günlerde açıklanmıştı. Ankete katılan ekonomistlerin nisanda aylık enflasyon beklentilerinin ortalaması yüzde 3,19 oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mart ayında ise ekonomistlerin beklentileri yüzde 2,40 iken gerçekleşen enflasyon yüzde 1,94 olmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜİK NİSAN ENFLASYONUNU AÇIKLADI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Son olarak ise TÜİK Nisan enflasyonunu açıkladı. Buna göre Nisan enflasyonu yüzde 4,18 oldu. Yıllık enflasyon ise yüzde 32,37 olarak gerçekleşti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 04 May 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/nisan-ayi-enflasyonu-418-oldu-1777878913.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail iki filo uçak alıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/israil-iki-filo-ucak-aliyor-917</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/israil-iki-filo-ucak-aliyor-917</guid>
                <description><![CDATA[İsrail Savunma Bakanlığı, Lockheed Martin ve Boeing’den F-35 ve F-15IA uçaklarından oluşan iki yeni muharip filo satın alma planına, milyarlarca dolarlık bir anlaşma kapsamında nihai onayın verildiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW125337-SIY/3-05-2026<br><br><br>- İsrail’den "F-35 ve F-15IA" uçaklarından oluşan iki yeni muharip filo satın alma planına onay<br><br>TEL AVİV (İHA) - İsrail Savunma Bakanlığı, Lockheed Martin ve Boeing’den F-35 ve F-15IA uçaklarından oluşan iki yeni muharip filo satın alma planına, milyarlarca dolarlık bir anlaşma kapsamında nihai onayın verildiğini açıkladı.<br>İsrail, bölgedeki gerilim ve çatışmalar sürerken askeri kapasitesini artırma yönünde yeni bir adım attı. İsrail Savunma Bakanlığı, Lockheed Martin ve Boeing’den F-35 ve F-15IA uçaklarından oluşan iki yeni muharip filo satın alma planına, milyarlarca dolarlık bir anlaşma kapsamında nihai onayın verildiğini açıkladı. Bakanlık, bu uçakların "İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) uzun vadeli güç yapılanmasının temel taşlarından biri olacağını, gelişen bölgesel tehditlere yanıt vereceğini ve İsrail’in stratejik hava üstünlüğünü koruyacağını" ifade etti.<br>Onayın ardından Savunma Bakanlığı Genel Direktörü Amir Baram, bakanlığın ABD’deki temsilciliğine "önümüzdeki dönemde ABD hükümeti ve askeri yetkililerle anlaşmaların sonuçlandırılması için ilerleme kaydetme" talimatı verdi.<br><br>Katz'dan İran vurgusu<br>Savunma Bakanı Israel Katz, İran’la yaşanan son savaşın "İsrail Hava Kuvvetleri’nin gücünü ve ülkeyi korumadaki belirleyici rolünü bir kez daha gösterdiğini" söyledi. Katz, "Bu harekattan çıkarılan dersler, önümüzdeki yıllar boyunca hava üstünlüğünü garanti altına almak için güç artırma çalışmalarını sürdürmemizi gerektiriyor" dedi.<br>Uçakların teslim edilmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda İsrail Hava Kuvvetleri’nin F-35I filosunun 100’e, gelişmiş F-15EX’in İsrail versiyonu olan F-15IA filosunun ise 50’ye ulaşması bekleniyor.<br>(FBY-BA-D)<br><br>3.05.2026 12:58:52 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 03 May 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/israil-iki-filo-ucak-aliyor-1777804521.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yakıt krizi 34 yıllık şirketin  kapanmasına sebep oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/yakit-krizi-34-yillik-sirketin-kapanmasina-sebep-oldu-910</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/yakit-krizi-34-yillik-sirketin-kapanmasina-sebep-oldu-910</guid>
                <description><![CDATA[ABD'de İran savaşı nedeniyle jet yakıtı maliyetlerinin artmasıyla iflasın eşiğine gelen havayolu şirketi Spirit Airlines, hükümet ile gerçekleştirilen görüşmelerde anlaşmaya varılmaması sonucu 34 yılın ardından faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW134841-GEN/2-05-2026<br><br><br>- Spirit Airlines, yakıt krizi nedeniyle 34 yılın ardından faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı<br><br>FLORIDA (İHA) - ABD'de İran savaşı nedeniyle jet yakıtı maliyetlerinin artmasıyla iflasın eşiğine gelen havayolu şirketi Spirit Airlines, hükümet ile gerçekleştirilen görüşmelerde anlaşmaya varılmaması sonucu 34 yılın ardından faaliyetlerini sonlandırma kararı aldı.<br>İran savaşı, havacılık sektörünü de vurdu. ABD'de düşük fiyatla hizmet sunan ve yaklaşık 17 bin kişiyi istihdam eden 34 yıllık havayolu şirketi Spirit Airlines, faaliyetlerini durdurma kararı aldı. İran savaşı öncesinde son 2 yılda 2 kez iflas başvurusunda bulunan şirket, savaşla birlikte artan jet yakıtı maliyetleri nedeniyle iflasın eşiğine geldi. Havayolu şirketi son olarak Trump yönetiminden beklediği 500 milyon dolarlık kurtarma paketini alamadı. Şirketten yapılan açıklamada, faaliyetlerin düzenli bir şekilde sonlandırılacağı ve tüm uçuşların iptal edildiği belirtilerek, "Maalesef şirketin çabalarına rağmen yakıt fiyatlarındaki son önemli artış ve şirket üzerindeki diğer baskılar, Spirit'in mali görünümünü önemli ölçüde etkiledi" denildi.<br>Sektörde İran savaşından kaynaklanan yakıt krizinden etkilenen ilk şirket Spirit Airlines oldu. Spirit'in yeniden yapılandırma planı, 2026'da jet yakıtı maliyetlerinin 2.24 dolar, 2027'de 2.14 dolar olacağını varsayıyordu. Ancak fiyatlar Nisan ayı sonuna kadar 4.51 dolara yükseldi ve bu durum, havayolu şirketinin yeni finansman olmadan ayakta kalmasını imkansız hale getirdi.<br><br>Havacılıkta kriz<br>Dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 25'inin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın ABD ve İsrail'in İran'a düzenlediği saldırıların ardından kapatılması sonucu petrol fiyatları fırlamış, küresel havayolu şirketleri iki kattan fazla artan jet yakıtı fiyatlarıyla mücadele etmeye başlamıştı.<br>(AB-ÖK-D)<br><br>2.05.2026 13:51:26 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/yakit-krizi-34-yillik-sirketin-kapanmasina-sebep-oldu-1777719803.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran’da Mossad ile iş birliği yapan 2 kişi idam edildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/iranda-mossad-ile-is-birligi-yapan-2-kisi-idam-edildi-906</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/iranda-mossad-ile-is-birligi-yapan-2-kisi-idam-edildi-906</guid>
                <description><![CDATA[İran’da "İsrail adına casusluk", "Mossad ile iş birliği" ve "yeryüzünde bozgunculuk" suçlamaları ile idam cezasına çarptırılan 2 kişinin cezaları infaz edildi.
İran’da İsrail ile iş birliği yaptıkları gerekçesiyle idam edildi. Yargı Erki tarafından yapılan açıklamaya göre Yakup Kerimpur ve Nasır Bekerzade adlı sanıklar hakkında "İsrail adına casusluk", "Mossad ile iş birliği" ve "yeryüzünde bozgunculuk" suçlarından verilen idam cezaları, Yüksek Mahkeme tarafından onanmasının ardından bu sabah infaz edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW110113-SIY/2-05-2026<br><br><br>- İran’da Mossad ile iş birliği yapan 2 kişi idam edildi<br><br>Aynur Sena Çabuk<br>TAHRAN (İHA) - İran’da "İsrail adına casusluk", "Mossad ile iş birliği" ve "yeryüzünde bozgunculuk" suçlamaları ile idam cezasına çarptırılan 2 kişinin cezaları infaz edildi.<br>İran’da İsrail ile iş birliği yaptıkları gerekçesiyle idam edildi. Yargı Erki tarafından yapılan açıklamaya göre Yakup Kerimpur ve Nasır Bekerzade adlı sanıklar hakkında "İsrail adına casusluk", "Mossad ile iş birliği" ve "yeryüzünde bozgunculuk" suçlarından verilen idam cezaları, Yüksek Mahkeme tarafından onanmasının ardından bu sabah infaz edildi.<br><br>Mossad ile temasa geçti, askeri alanları görüntüledi<br>Dosyada yer alan bilgilere göre Kerimpur’un savaş günlerinde Mossad ile etkin iş birliğini sürdürdüğü ve ülkenin hassas bilgilerini Mossad görevlisine aktardığı ifade edildi. Kerimpur’un sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden kurduğu irtibatın zamanla geliştiği, ilk aşamada saha eylemleriyle güven sağladığı, ardından askeri ve güvenlik bölgelerine ilişkin görüntü ve bilgileri topladığı belirtildi. Ayrıca ses bombaları hazırlayarak belirlenen noktalarda patlattığı, bu eylemleri kayıt altına alarak Mossad'a ilettiği kaydedildi.<br><br>Sabotajları yönetti<br>Soruşturma kapsamında Kerimpur’un savaşın ilk günlerinde güvenlik ve askeri birimleri yanıltmak amacıyla karakolları arayarak yanıltıcı ihbarlarda bulunduğu, bu yolla ekipleri asli görevlerinden uzaklaştırmaya çalıştığı ifade edildi. Teknik incelemelerde Mossad ile bağlantılı hatlarla temas kurduğu ve yürütülen faaliyetler karşılığında çeşitli güvenceler aldığı aktarıldı. Ayrıca farklı şehirlerde kişilerle bağlantı kurarak para vaadiyle sabotaj eylemlerini organize ettiği, ATM’lerin yakılması gibi eylemleri yönlendirdiği ve ülke genelinde casusluk yapabilecek kişileri tespit etmeye çalıştığı bildirildi.<br><br>Bilgi karşılığında ödeme aldı<br>Bekerzade’nin dosyasında yer alan bilgilerde ise sanığın sosyal medya üzerinden kendisini Japonya’da faaliyet gösteren bir turizm şirketinden olarak tanıtan bir kişiyle irtibat kurduğu, bu kişinin İran’a turist çekmek amacıyla bazı genel bilgilere ihtiyaç duyduğunu belirterek karşılığında ödeme teklif ettiği aktarıldı. Teklifi kabul eden Bekerzade’nin ilk görevin ardından dijital para hesabından ödeme aldığı, devamında ise çeşitli şehirler, kamu kurumları, sosyal alanlar ve altyapıya ilişkin detaylı bilgi toplaması için yönlendirildiği belirtildi.<br><br>Kritik noktalardan görüntü aktardı<br>Bekerzade’nin verilen koordinatlar doğrultusunda farklı noktalara giderek fotoğraf ve video çektiği, elde ettiği verileri sosyal medya ve e-posta yoluyla MOSSAD’a ilettiği kaydedildi. Kamu kurumları, önemli şahsiyetler ve kritik altyapılara ilişkin geniş çaplı bilgi topladığı ve Çabahar’da yaklaşık 20 farklı noktaya ilişkin veri aktardığı ifade edilen Bekerzade’nin ayrıca Kirmanşah, Tahran ve İsfahan gibi şehirlerde de faaliyet yürüttüğü ve Natanz’daki nükleer tesislerin bulunduğu bölgeye giderek görüntü toplamasının istendiği belirtildi.<br>(AB-ÖK-D)<br><br>2.05.2026 11:02:03 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 11:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/iranda-mossad-ile-is-birligi-yapan-2-kisi-idam-edildi-1777709981.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Eskişehir&#039;e 600 milyon dolarlık yatırım olacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/eskisehire-600-milyon-dolarlik-yatirim-olacak-898</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/eskisehire-600-milyon-dolarlik-yatirim-olacak-898</guid>
                <description><![CDATA[Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir için 3 çok önemli projenin olduğunu belirterek, "Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. Dünyada nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500'e yakın da yeni istihdamı Eskişehir'imize, kazandırmış olacağız" diye konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW182833-SIY/1-05-2026<br><br><br>- Bakan Bayraktar: "600 milyon dolarlık yatırım olacak, bin 500'e yakın yeni istihdamı Eskişehir'imize kazandırzacağız"<br>- "Nadir toprak elementlerinde dünyanın ilk beşine girme hedefimiz var"<br>- "Şimdi endüstriyel tesis üretimine inşallah bu sene içerisinde başlıyoruz"<br>- "Bin 500'e yakın da yeni istihdamı inşallah biz Eskişehir'imize, özellikle bu bölgelerimize kazandırmış olacağız"<br><br><br>Yüksel Gazi Yumlu - Bahadır Turgut<br>ESKİŞEHİR (İHA) - Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Eskişehir için 3 çok önemli projenin olduğunu belirterek, "Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. Dünyada nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500'e yakın da yeni istihdamı Eskişehir'imize, kazandırmış olacağız" diye konuştu.<br>Bakan Bayraktar, 1 Mayıs Eskişehir programı kapsamında Eskişehir AK Parti İl Başkanlığını ziyaret etti. Bakan Alparslan, AK Parti Eskişehir İl Başkanı Gürhan Albayrak karşıladı. Ziyarette AK Parti Eskişehir Milletvekili ve TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı Fatih Dönmez de bulundu.<br>Bakan Bayraktar, Eskişehir için 3 proje hakkında bilgi verdi. Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi'nde önemli adımların kaydedildiğini söyleyen Bakan Bayraktar, bu tesislerde Eskişehir'e bin 500 istihdam sağlanacağını aktardı. Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi'nde, endüstriyel tesis üretimine bu yıl içerisinde başlanacağına değinen Bakan Alparslan Bayraktar, bu anlamdan Türkiye'nin dünyanın ilk 5'inde olmasını hedeflediklerini söyledi.<br><br>"600 milyon dolarlık bir yatırım olacak"<br>Bayraktar, "Türkiye ekonomisi büyüyen, ihracatı büyüyen bir ülke. Son 23 yılda 230 milyar dolardan 1 buçuk trilyon dolarlık bir ekonomi haline geldik. Bunun ana itici gücü, ana motoru açıkçası bizim sanayimiz, üretimimiz ve ihracatımızdır. Dolayısıyla emek burada var, çok önemli bir çaba var. Sayın Bakanımız da ifade ettiler, bu çabanın karşılık bulması çok önemli ama samimi bir şekilde; yani istismar unsuru değil, samimiyetle bu çabanın karşılık bulması önemli. Biz 23 buçuk yıldır olduğu gibi, bugüne kadar olduğu gibi inşallah bundan sonraki süreçte de bu emekçimizin hakkının hiçbir zaman için kaybolmaması için büyük bir gayret içerisinde olacağız. Biz Kırka tesislerimizde bugün incelemelerde bulunduk. 2026'ya dair yatırım planlamalarımızı da bu arada yerinde inceledik. Onları da kısaca size ifade edeyim, özellikle 3 tane çok önemli projemiz var; Lityum Karbonat Projesi, Penta 6 Tesisi ve bütün dünyanın gözünün üzerinde olduğu Beylikova Nadir Toprak Elementleri Projesi. İnşallah bu nadir toprak elementlerinde dünyanın ilk beşine girme hedefimiz var. Dünyada bugün artık maden savaşları, bu nadir toprak elementlerine erişimle alakalı büyük bir mücadele var. Ülkemizi bu anlamda o üst lige çıkaracak çok önemli projelerimizden bir tanesi. Onda da pilot tesisi malumunuz, bakanımızın döneminde tamamlamıştık, hizmete açmıştık. Şimdi endüstriyel tesis üretimine inşallah bu sene içerisinde başlıyoruz. Bütün bu üç tesisimizde toplam yaklaşık 600 milyon dolarlık bir yatırım olacak ve neredeyse bin 500'e yakın da yeni istihdamı inşallah biz Eskişehir'imize, özellikle bu bölgelerimize kazandırmış olacağız. İnşallah hayata geçtiğinde Eskişehir'in bir taraftan da sanayisinin de aynı şekilde lokomotif olacağı bir döneme gireceğiz. Biz her zaman için madencilikte şunu söylüyoruz: İş sağlığı ve güvenliği bizim için önemli. Dolayısıyla işçimiz, emekçimiz önemli. Çevreyle uyumlu madencilik; çevreye rağmen değil, çevreyle birlikte, onunla uyumlu bir şekilde madencilik ve katma değerli madencilik. İşi sadece ham maddeden ibaret değil; ham maddeyi ara ürüne ve nihai ürüne çevireceğiz" dedi.<br><br>"Buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış"<br>Eskişehir'in kırsal alanının elektrik ve doğalgaz hizmetlerinde geri de kaldığını belirten Bakan Bayraktar, Sevinç Mahallesi için düşünülen doğalgaz projesini planlanandan daha da erken bitireceklerini belirterek, "Bir başka konuda, bizim kendi alanımız; elektrik ve doğalgaz hizmetleri. Malumunuz vatandaşlarımızın, 86 milyonun 7/24 elektriğe ihtiyacı var, enerjiye ihtiyacı var. Artık elektriksiz, enerjisiz bir hayat düşünmek mümkün değil. Bu hizmetlerin de ki Eskişehir ve bu bölge diyelim buradaki dağıtım bölgesi özellikle kırsalda yatırım anlamında geride kalmış durumda. Bunları da inşallah o aradaki farkı kapatarak daha da ileri götürmek ve bu anlamda bu elektrik çağında, yeni dönemde herhangi bir şekilde hizmet kalitesinde düşüklük olmadan bu hizmetleri sizlere, vatandaşlarımıza ulaştırmak istiyoruz. Eskişehir aslında 1995'te doğalgazla tanışmış ama şu anda doğalgazın gitmediği halen mahallelerimiz var, özellikle merkezdeki mahalleler. Başta bunlar olmak üzere doğalgazı da gitmeyen yerlere götürmekle alakalı bir gayretin içerisindeyiz. Burada özellikle Sevinç Mahallesi'ndeki arkadaşlarımızla bugün konuştuk. Zaten takvimimizdeydi, onu inşallah biraz daha öne aldık. Önümüzdeki kış, inşallah onları doğalgazla tanıştırmış olacağız. Bu duygu ve düşüncelerle ben tekrar hepinize teşekkür ediyorum."<br>(BT-ÖZ-Y)<br><br>1.05.2026 18:54:46 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 May 2026 07:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/eskisehire-600-milyon-dolarlik-yatirim-olacak-1777653372.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran, 2026 FIFA Dünya Kupası&#039;na katılacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/iran-2026-fifa-dunya-kupasina-katilacak-893</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/iran-2026-fifa-dunya-kupasina-katilacak-893</guid>
                <description><![CDATA[FIFA Başkanı Gianni Infantino, 76. FIFA Kongresi'nde yaptığı açıklamada, İran'ın 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacağını duyurdu.
76. FIFA Kongresi, 30 Nisan 2026'da Kanada'nın Vancouver kentinde toplandı. Kongrede, Kuzey Amerika'da düzenlenecek olan FIFA Dünya Kupası'nın, dünyanın dört bir yanından insanları uyum ve saygı içinde bir araya getireceği vurgulanırken, ırkçılığı ortadan kaldırma konusundaki kararlılık da yinelendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW104747-SPO/1-05-2026<br><br><br>- FIFA Başkanı Infantino: "İran, 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak"<br>- FIFA Kongresi, Vancouver'de toplandı<br><br>Uygar Aydın<br>İSTANBUL (İHA) - FIFA Başkanı Gianni Infantino, 76. FIFA Kongresi'nde yaptığı açıklamada, İran'ın 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacağını duyurdu.<br>76. FIFA Kongresi, 30 Nisan 2026'da Kanada'nın Vancouver kentinde toplandı. Kongrede, Kuzey Amerika'da düzenlenecek olan FIFA Dünya Kupası'nın, dünyanın dört bir yanından insanları uyum ve saygı içinde bir araya getireceği vurgulanırken, ırkçılığı ortadan kaldırma konusundaki kararlılık da yinelendi.<br>1976'da Montreal'de düzenlenen toplantıdan sonra Kanada'da düzenlenen ikinci kongre olan 76. FIFA Kongresi, Concacaf Başkanı Victor Montagliani ve Kanada Futbol Federasyonu Başkanı Peter Augruso'nun konuşmasıyla başladı.<br>FIFA Başkanı Gianni Infantino, açılış konuşmasında, 48 katılımcı üye federasyonun bu yılki FIFA Dünya Kupası'nda güçlü bir birlik mesajı vermeye hazırlandığı bir dönemde, futbolun bölünmüş bir dünyada köprüler kurma konusundaki gücünü vurguladı. Infantino, "Elbette, İran 2026 FIFA Dünya Kupası'na katılacak ve Amerika Birleşik Devletleri'nde oynayacak. Bunun sebebi çok basit, çünkü birleşmemiz, insanları bir araya getirmemiz gerekiyor. Bu benim sorumluluğum; bu bizim sorumluluğumuz. Futbol dünyayı birleştiriyor. FIFA dünyayı birleştiriyor. Siz dünyayı birleştiriyorsunuz. Biz dünyayı birleştiriyoruz. Her zaman olumlu olmamız gerektiğini hatırlamalıyız. Gülümsemeliyiz; mutlu olmalıyız. Dünyada yeterince sorun var. Dünyayı bölmeye çalışan yeterince insan var. Eğer kimse birleştirmeye çalışmazsa, dünyamıza ne olacak? Bunu biz yapmalıyız" dedi.<br><br>2025 FIFA Yıllık Raporu onaylandı<br>FIFA Kongresi, ayrıca, 2027-2030 dönemi için rekor düzeyde 14 milyar Dolar gelir öngören bütçeyi de içeren '2025 FIFA Yıllık Raporu'nu onayladı. Konu hakkında Infantino, "Şunu açıkça söyleyeyim ki (FIFA) İleriye Yönelik Program büyük bir etki oluşturdu. Son 10 yılda futbol gelişimine 5 milyar ABD doları yatırım yaptık. Yatırım yapmamız ve yatırım programlarımızı artırmamız son derece önemli. Ayrıca sizi temin ederim ki Forward için bir sonraki dönemde yatırım yaptığımız bu 2,7 milyar Dolar sadece başlangıç noktası, yaptığımız ve yapmak istediğimiz şeylerin sadece asgari düzeyi ve kesinlikle çok daha fazlasını da yapacağız" ifadelerini kullandı.<br><br>Filistin Futbol Federasyonu ve İsrail Futbol Federasyonu'nun açıklamaları<br>FIFA Kongresi'nde, Filistin Futbol Federasyonu (PFA) ve İsrail Futbol Federasyonu (IFA) tarafından yapılan açıklamalar da dinlendi. FIFA Başkanı Infantino, futbolu köprüler kurmak için kullanmanın önemini vurgulayarak, "İki federasyonunuzun da aynı hakları var. Kendi bölgelerinizde futbolu organize etme hakkı, ülkelerinizi uluslararası arenada temsil etme hakkı ve çocuklarınıza futbol sevgisi ve birbirlerine saygı aşılamak hakkı ve görevi" şeklinde konuştu.<br>(UA-YK-S)<br><br>1.05.2026 10:52:37 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/iran-2026-fifa-dunya-kupasina-katilacak-1777623649.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;da fazla petrol krizi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/iranda-fazla-petrol-krizi-892</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/iranda-fazla-petrol-krizi-892</guid>
                <description><![CDATA[ABD’nin Hürmüz’de uyguladığı abluka, İran ekonomisini hedef alarak petrol gelirlerini keserken Tahran’ı ciddi bir depolama ve üretim krizine sürüklüyor. Uzmanlara göre depoların dolması halinde üretimin durması ve petrol kuyularının kalıcı zarar görmesi ihtimali krizi derinleştirebilir. Trump’ın “bombadan daha etkili” dediği abluka stratejisi ile Washington, İran’ı masada “teslim olmaya” zorlamayı amaçlıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD’nin Hürmüz’de uyguladığı abluka, İran ekonomisini hedef alarak petrol gelirlerini keserken Tahran’ı ciddi bir depolama ve üretim krizine sürüklüyor. Uzmanlara göre depoların dolması halinde üretimin durması ve petrol kuyularının kalıcı zarar görmesi ihtimali krizi derinleştirebilir. Trump’ın “bombadan daha etkili” dediği abluka stratejisi ile Washington, İran’ı masada “teslim olmaya” zorlamayı amaçlıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran savaşının başlangıcından itibaren kilit konumda bulunan ve Tahran yönetiminin ABD’ye karşı manevra alanını genişleten&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/hurmuz-bogazi" target="_blank">Hürmüz Boğazı</a>, Washington’ın karşı abluka hamlesiyle dengeleri değiştirmiş olabilir. Petrol gelirlerinden mahrum kalan İran, aynı zamanda üretilen petrolün ihraç edilememesinden kaynaklanan depolama krizi ile karşı karşıya. ABD’nin beklentisi, savaş öncesinde dahi ekonomik darboğazda olan ülkede Hürmüz ablukası ile mali ve ekonomik sorunları derinleştirerek İran yönetimini “pes ettirmek”. Nitekim İran nükleer dosya ve Hürmüz meselelerinin birbirinden ayrılmasını talep ediyor ve öncelikle Hürmüz’ün açılmasını istiyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’tan geri adım sinyali yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘VURMAKTAN DAHA ETKİLİ’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çarşamba günü Axios’a İran’ın limanlarına yönelik ablukanın “bombalamaktan” daha etkili olduğunu düşündüğünü aktaran ABD Başkanı, “Şişmiş domuz gibi boğuluyorlar. Durum onlar için daha da kötüye gidecek” demişti. Önceki gün de Oval Ofis’teki bir etkinlikte konuşan Trump, İran’la görüşmelerin “telefonla yürütüldüğünü” belirterek, “Abluka dahice bir hamle ve yüzde 100 çalışıyor. Artık hiçbir askeri güçleri kalmadı. Teslim olmak zorundalar, yapacakları tek şey bu. ‘Pes ediyoruz’ demeleri yeterli” ifadelerini kullandı. Trump’ın özgüvenli yaklaşımının arkasında ise Hürmüz’deki ablukanın İran’ın petrol gelirlerinden uzun vadeli de zarara girme ihtimali var.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD’nin Hürmüz’de uyguladığı karşı abluka nedeniyle, İran’ın ihraç edemediği petrolü depolamak zorunda kaldığı ve depolama kapasitesinin 3 ila 7 hafta arasında tamamen dolacağı belirtiliyor. İran’ın Çin’e demiryolu ile petrol ihracı denemesi, Hark adasındaki süper tankerlerin depolama amaçlı kullanımı gibi yollara başvurmasının krizin gerçek olduğuna işaret ettiği değerlendirmeleri var. Uzmanlara göre bu durumun İran’ın bir noktada üretimi tamamen kesmek zorunda kalması ve kuyularının kalıcı hasara uğrayarak ileride tekrar açıldıklarında verimliliklerinin düşmesine neden olabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Petrol üretim hatları üzerindeki baskının yanı sıra İran’ın ülkenin yeniden inşası için en az 270 milyar dolara ihtiyacı olduğu, altyapı onarımı için gereken çelik üretimi tesislerinin de vurulmasının bu konudaki manevra alanını kısıtladığı aktarılıyor. Batı basınında çıkan haberlere göre savaş öncesi dahi ekonomik darboğazda olan ülkede 12 milyonluk bir iş gücünün tehlike altında olduğu, sürecin uzaması halinde ekonomik krizin ocak ayındakine benzer bir ayaklanmayı tetikleyebileceği, ABD’nin de bunu hedeflediği belirtiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘ABD SIKIŞTIRDI AMA GERİ ADIMA YETMEZ’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD’nin karşı abluka hamlesinin İran tarafında nasıl bir etki yarattığını, İran Araştırmaları Merkezi’nden akademisyen Oral Toğa Hürriyet’e değerlendirdi. Toğa’ya göre Trump’ın “abluka bombalamadan iyi çalışıyor” çıkışı “kısmen doğru” bir gözlem. “Ekonomik basınç Tahran üzerinde geri çevrilemez bir maliyet biriktiriyor ancak rejimin hayatta kalma hesabı saf ekonomik mantığa indirgenemez” diyen Toğa, mevcut haliyle ablukanın İran’a geri adım attırmayacağı görüşünde: “Tahran’ın masaya inmesi için ablukanın iç istikrarsızlığı tetiklemesi ve DMO’nun maliyet-fayda denkleminde negatife geçmesi gerekir. Trump’ın ‘pes et’ çağrısı bu yüzden psikolojik operasyon mahiyetinde.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AYAKLANMA OLASI DEĞİL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak İran uzmanı, Tahran’ın petrol fazlasını mevcut yöntemlerle elden çıkarmasının mümkün olmadığını belirterek bir noktada üretimin durdurulması gerekeceği ve bunun da İran için gelir kaybı yaratacağını söyledi. Toğa’ya göre ABD’nin beklediği halk ayaklanması ise kısa vadede olası değil. ”Ayda 22 güne varan internet kesintileri mobilizasyonu zayıflatıyor, ocaktaki sert müdahale caydırıcılık yaratıyor ve abluka protestoları ‘dış destekli’ çerçeveye oturtmayı kolaylaştırıyor” diyerek bu üç unsurun ocak protestolarından farklı bir denklem kurduğunu söyleyen Toğa, “Kısa vadede parçalı ve sınırlı protestolar, orta-uzun vadede ise daha ciddi sarsıntılar olası” dedi. Toğa ayrıca Tahran yönetimi arasındaki mücadele için, “Ekonomik daralma bu fayı kapatmak yerine derinleştirir ama İran siyasal kültürünün konsolidasyon refleksi güçlü. Açık bir ayrılık değil, yavaşlayan karar süreçleri ve DMO lehine pekişen güç dengesi muhtemel sonuç” yorumunu yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DENKLEM TERSE DÖNDÜ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’ın Hürmüz’den yalnızca petrol değil gıda ve tarım ticareti de yaptığını belirten Toğa, buna rağmen ablukanın insani kriz yaratma ihtimalinin düşük olduğu ancak tarımsal üretimi etkileyerek gıda enflasyonunu tırmandırabileceği görüşünde. Savaşın başında ABD’nin “önce Hürmüz açılsın” söyleminin karşı abluka sonrası İran tarafından dile getirilmesinin süreçteki değişimi çarpıcı şekilde yansıttığını kaydeden Toğa, “Şubat sonu-nisan başı döneminde Hürmüz İran’ın elinde bir caydırıcılık enstrümanıydı, 13 Nisan ablukasıyla denklem tersine döndü” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD’nin İran’ı aynı silahla vurduğuna dikkati çeken Toğa, “Tahran’ın yeni söylemi olan ‘ablukayı kaldırın, sonra nükleeri konuşuruz’ formülü, kaldıracı kaybetmiş bir tarafın çıkış yolu arayışı” değerlendirmesini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRUMP: ‘BÜYÜK FARKLA KAZANMAK İSTİYORUM’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump dün Beyaz Saray’da Bireysel Emeklilik Kararnamesi imzaladıktan sonra basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İran’ın anlaşma yapmak için can attığını ifade eden Trump, İran’la görüşmeleri kendisi ve birkaç kişi dışında kimsenin bilmediğine dikkat çekti. Ayrıca Trump İran’ın artık petrolden hiç para kazanamadığını belirtti. İran savaşını kazandıklarını ancak ‘daha büyük bir farkla kazanmak istediğini söyleyen Trump, İran’daki zenginleştirilmiş uranyumu ülkeden çıkaracaklarını ifade ederek “Bunu ele geçirmek istiyoruz. Öyle ya da böyle alacağız. Ya elde edeceğiz ya da alacağız. Ya bize verecekler ya da biz alacağız. Bu hiç de zor olmayacak” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GERİ ADIMA YETMEZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Ekonomik basınç Tahran üzerinde geri çevrilemez bir maliyet biriktiriyor ancak rejimin hayatta kalma hesabı saf ekonomik mantığa indirgenemez” diyen Toğa, mevcut haliyle ablukanın İran’a geri adım attırmayacağı görüşünde: “Tahran’ın masaya inmesi için ablukanın iç istikrarsızlığı tetiklemesi ve DMO’nun maliyet-fayda denkleminde negatife geçmesi gerekir.&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/trump" target="_blank">Trump</a>’ın ‘pes et’ çağrısı bu yüzden psikolojik operasyon mahiyetinde.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AYAKLANMA OLASI DEĞİL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak İran uzmanı, Tahran’ın petrol fazlasını mevcut yöntemlerle elden çıkarmasının mümkün olmadığını belirterek bir noktada üretimin durdurulması gerekeceği ve bunun da İran için gelir kaybı yaratacağını söyledi. Toğa’ya göre ABD’nin beklediği halk ayaklanması ise kısa vadede olası değil. ”Ayda 22 güne varan internet kesintileri mobilizasyonu zayıflatıyor, ocaktaki sert müdahale caydırıcılık yaratıyor ve abluka protestoları ‘dış destekli’ çerçeveye oturtmayı kolaylaştırıyor” diyerek bu üç unsurun ocak protestolarından farklı bir denklem kurduğunu söyleyen Toğa, “Kısa vadede parçalı ve sınırlı protestolar, orta-uzun vadede ise daha ciddi sarsıntılar olası” dedi. Toğa ayrıca Tahran yönetimi arasındaki mücadele için, “Ekonomik daralma bu fayı kapatmak yerine derinleştirir ama İran siyasal kültürünün konsolidasyon refleksi güçlü. Açık bir ayrılık değil, yavaşlayan karar süreçleri ve DMO lehine pekişen güç dengesi muhtemel sonuç” yorumunu yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DENKLEM TERSE DÖNDÜ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’ın Hürmüz’den yalnızca petrol değil gıda ve tarım ticareti de yaptığını belirten Toğa, buna rağmen ablukanın insani kriz yaratma ihtimalinin düşük olduğu ancak tarımsal üretimi etkileyerek gıda enflasyonunu tırmandırabileceği görüşünde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın başında ABD’nin “önce Hürmüz açılsın” söyleminin karşı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abluka" target="_blank">abluka</a>&nbsp;sonrası İran tarafından dile getirilmesinin süreçteki değişimi çarpıcı şekilde yansıttığını kaydeden Toğa, “Şubat sonu-nisan başı döneminde Hürmüz İran’ın elinde bir caydırıcılık enstrümanıydı, 13 Nisan ablukasıyla denklem tersine döndü” dedi. ABD’nin İran’ı aynı silahla vurduğuna dikkati çeken Toğa, “Tahran’ın yeni söylemi olan ‘ablukayı kaldırın, sonra nükleeri konuşuruz’ formülü, kaldıracı kaybetmiş bir tarafın çıkış yolu arayışı” değerlendirmesini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/iranda-fazla-petrol-krizi-1777622597.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/32-milyondan-fazla-vatandasimiz-istihdama-katiliyor-888</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/32-milyondan-fazla-vatandasimiz-istihdama-katiliyor-888</guid>
                <description><![CDATA[Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW005711-SIY/1-05-2026<br><br><br>- Bakan Işıkhan: "32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor"<br><br>Furkan Doğan<br>ANKARA (İHA) - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor" dedi.<br>Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, 1 Mayıs programları kapsamında Pursaklar Belediyesi Fen İşleri Şantiyesinde çalışan belediye işçilerini ziyaret etti. Burada konuşan Bakan Işıkhan, " Öncelikle, basın emekçilerimizin, kameranın önünde, arkasında, teknik personele çok teşekkür ediyorum, buraya kadar yoruldunuz. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününüzü de tebrik ediyorum. Burada kıymetli kaymakamımız, kıymetli belediye başkanımız ve fen işlerinde, temizlik işlerinde çalışan, Pursaklar'daki işçi kardeşlerimizle birlikteyiz" diye konuştu.<br>1 Mayıs kutlamasına bir gün önceden başladıklarını vurgulayan Işıkhan, "Öğlen Gölbaşı'nda savunma sanayiinde çok önemli hizmetler sunan, tedarik sunan bir fabrikada başladık. Çalışma Bakanlığı olarak 1 Mayıs'ı alanlarda kutlamayı saat 4'te başladık. Oradaki işçilerle bir araya geldik. Onların da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günlerini tebrik ettim. Gerçekten savunma sanayiindeki bu gelişmişliği oradaki mühendis kardeşlerimizle, teknisyenlerimizle ve işçilerimizle gördük. Orada başladık, bugün de kıymetli emekçi kardeşlerimizle bir araya geldik. Sağ olsun kıymetli başkanıma teşekkür ediyorum ev sahipliği yaptığı için de. Tabii bu süreç Türkiye Yüzyılı vizyonunda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sizler de şahit oluyorsunuz gece gündüz üretime katılıyoruz, istihdama katılıyoruz ve iş gücünde inanılmaz rakamlara ulaşıyoruz. Değerli arkadaşlarım işsizlik verileri son 35 aydır tek haneli seviyelerde devam ediyor ve Cumhuriyet tarihinde gerçekten müthiş rekorlara imza atıyoruz. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olarak aynı zamanda Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bu başarıları elde ediyoruz" şeklinde konuştu.<br><br>"32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor"<br>32 milyondan fazla vatandaşın istihdama katıldığını ifade eden Işıkhan, "Tabii Türkiye'nin iş gücü ve istihdam ekosistemini değerlendirdiğimizde bize çok önemli sorumluluklar da düşüyor. Çünkü şu an yaklaşık olarak 32 milyondan fazla vatandaşımız istihdama katılıyor, 35 milyondan fazla vatandaşımız iş gücüne katılım sağlıyor. Ancak burada geleceğe yönelik özellikle atıl iş gücünü de biz harekete geçiriyoruz. 6 Ocak'ta hatırlarsanız Saygıdeğer Cumhurbaşkanımız gençlerin üretim çağında genç istihdam hamlemizi başlatmıştık. Gençleri de istihdama katmamız gerekiyor. Neet'leri biliyorsunuz siz genç olduğunuz için daha iyi bilirsiniz bunları; ne eğitimde ne istihdamda bulunan gençlerimizin oranı gittikçe artıyor. Buna yönelik çok önemli çalışmalarımız var. Her şeyi bu üretim sürecine katma amacıyla yapıyoruz. Burada tabii ki çok önemli başarılara da imza atıyoruz ve istihdam politikalarımızın temel hedefi de işsizlikle mücadele" ifadelerini kullandı.<br>Sendikaların öneminden bahseden Işıkhan, şunları kaydetti:<br>"Bu çerçevede biliyorsunuz 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü olarak dünyanın birçok yerinde kutlanıyor. Özellikle Uluslararası Çalışma Teşkilatı, özellikle çalışma barışının sağlanması, eşit işe eşit ücret, insana yakışır iş koşullarının sağlanması, toplumsal adaletin, eşitliğin sağlanması gibi çeşitli temalarla kutlanabiliyor. Biz de 1 Mayıs'ı bu çerçevede ülkemizde sendikalarımız, dün Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın kabulü vardı, o da çok önemli hürmetlerimi iletiyorum Saygıdeğer Cumhurbaşkanımıza. Hem sendikalarımız hem de konfederasyonlarımızın temsilcileri hem işçi hem işveren temsilcilerinin katıldığı bir kabul oldu. Böyle yarın da sendikalarımız alanlarda olacak. Bu süreçte de farklı illerde üyeleriyle bir araya gelecekler ve 1 Mayıs'ı adına yakışır şekilde, bayram havasında. Tabii burada şunu da söylemem lazım, 1 Mayıs aynı zamanda işçi haklarının dile getirildiği, taleplerinin dile getirildiği, emeğin, alın terinin kutsallığının ön plana çıkartıldığı ve toplumda bir farkındalık günü olarak kutlanıyor. Biz sizler de şahitsiniz burada işte çiftçilerimiz, esnafımız, memurlarımız, şu an çalışan arkadaşlarımız bakın bizden sonra mesai başlıyor ve Pursaklar özelinde temizlik harekatına başlayacaklar."<br><br>"1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü tebrik ediyorum"<br>Herkesin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü tebrik eden Işıkhan, "Ben tüm emekçi kardeşlerimin huzurlarınızda da onların da 1 Mayıs Emek Dayanışma Günü'nü tebrik ediyorum. Gerçekten Türkiye'nin üretimine, gelişimine katkıda bulunan her emekçinin alın teri bizim için kutsaldır. 25 yıldır bu şekilde politikaları geliştirdik ve bundan sonra da böyle devam edeceğiz inşallah. Ben sizlere de çok teşekkür ediyorum. Ekranları başında bizi izleyen aziz milletime de saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Tabii emeklilerimiz bizim için de çok önemli. Uzun yıllar ülkenin kalkınmasına emek göstermiş emektarlarımızın da 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü tebrik ediyorum. Sendikalarımıza da teşekkür ediyorum. Özellikle sosyal diyalog çerçevesinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bundan sonra da böyle olacak. Çünkü biz aynı gemideyiz. Birlikte hareket ediyoruz ve Türkiye'nin büyümesi, iş gücünün artması, istihdamın artması bizim en önemli hedefimiz. Ve bunlar bizim yol arkadaşlarımız, sendikalarımız. Bugüne kadar da bu şekilde sürdürdük. Ben tekrar teşekkür ediyorum. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nü de tebrik ediyorum" dedi.<br>Bakan Işıkhan konuşmanın ardından işçilerle bir araya gelip yemek yedi. Bakan Işıkhan basın mensuplarının da 1 Mayıs'ını kutladı.<br>(FD-AU-Y)<br><br>1.05.2026 08:00:39 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/05/32-milyondan-fazla-vatandasimiz-istihdama-katiliyor-1777616875.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1 Mayıs&#039;ta İstanbul Ankara ve İzmir raylı sistemleri ücretsiz olacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/1-mayista-istanbul-ankara-ve-izmir-rayli-sistemleri-ucretsiz-olacak-884</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/1-mayista-istanbul-ankara-ve-izmir-rayli-sistemleri-ucretsiz-olacak-884</guid>
                <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Ankara, İstanbul ve İzmir'de bakanlığa bağlı kent içi raylı sistem hatlarının ücretsiz hizmet vereceğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW133511-GEN/30-04-2026<br><br><br>- 1 Mayıs'ta Ankara, İstanbul ve İzmir'de raylı sistem hatları ücretsiz olacak<br><br>Ahmet Özkurt - İdris Ali Kayabaşı<br>ANKARA (İHA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Ankara, İstanbul ve İzmir'de bakanlığa bağlı kent içi raylı sistem hatlarının ücretsiz hizmet vereceğini bildirdi.<br>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 30 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı'na göre 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde Ankara, İstanbul ve İzmir'de Bakanlığa bağlı kent içi raylı sistem hatlarının ücretsiz hizmet vereceğini açıkladı. Bakan Uraloğlu yaptığı açıklamada, "İstanbul'da Marmaray, Sirkeci-Kazlıçeşme Raylı Sistem Hattı ile Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy Metrosu, Ankara'da Başkentray ve İzmir'de İZBAN ücretsiz hizmet verecek" ifadelerini kullandı.<br>(ECE-CC-Y)<br><br>30.04.2026 13:53:37 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 14:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/1-mayista-istanbul-ankara-ve-izmir-rayli-sistemleri-ucretsiz-olacak-1777547106.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>SAHA 2026&#039;da ilk kez vitrine çıkıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/saha-2026da-ilk-kez-vitrine-cikiyor-883</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/saha-2026da-ilk-kez-vitrine-cikiyor-883</guid>
                <description><![CDATA[Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen, 1000 kilometreyi aşan menzili ve yapay zeka destekli otonom yetenekleriyle oyun değiştirici bir güç olacak Mızrak Akıllı Dolanan Mühimmat, global savunma sanayiinin buluşacağı SAHA 2026'da ilk kez sergilenecek. Standart iniş takımlarıyla geleneksel pist kalkışı yapabilen sistem, roket destekli kalkış seçeneği sayesinde zorlu arazi şartlarında veya hazırlıksız alanlarda da görev icra edebiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">IHAAW095049-GEN/30-04-2026<br><br><br>- Baykar'dan Mızrak Akıllı Dolanan Mühimmat Sistemi<br>- Pistten veya roketle her şartta kalkış<br>- SAHA 2026'da ilk kez vitrine çıkıyor<br><br>Zöhre Alagöz<br>İSTANBUL (İHA) - Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen, 1000 kilometreyi aşan menzili ve yapay zeka destekli otonom yetenekleriyle oyun değiştirici bir güç olacak Mızrak Akıllı Dolanan Mühimmat, global savunma sanayiinin buluşacağı SAHA 2026'da ilk kez sergilenecek. Standart iniş takımlarıyla geleneksel pist kalkışı yapabilen sistem, roket destekli kalkış seçeneği sayesinde zorlu arazi şartlarında veya hazırlıksız alanlarda da görev icra edebiliyor.<br>Türkiye'nin yüksek teknoloji ekosisteminin öncü kurumu Baykar tarafından milli ve özgün olarak geliştirilen Mızrak Akıllı Dolanan Mühimmat Sistemi, küresel savunma sanayiinin buluşma noktası SAHA 2026'da ilk kez vitrine çıkıyor. Mühimmat teknolojisinde yeni bir çığır açacak platform, karadan karaya derin operasyon kabiliyeti, yüksek vuruş gücü ve esnek görev profilleriyle modern muharebe sahasının yeni "keskin ucu" olacak.<br>40 kg'lık harp başlığı<br>İsmini mızrağı andıran aerodinamik yapısından ve hedefe yönelik yüksek imha kabiliyetinden alan Mızrak, iki ana konfigürasyonda sunuluyor. Sistem 40 kg'lık çift harp başlıklı varyantı ile yüksek infilak gücü sağlarken, tek harp başlıklı varyantında ise 20 kg patlayıcıya ek olarak RF (Radyo Frekansı) arayıcı başlık ile donatılarak hassas hedef tespiti yapabiliyor. 4 metrelik kanat açıklığına sahip olan platform, kullanıcıya görev tipine göre Baykar tarafından geliştirilen EO (Elektro-Optik) veya IR (Kızılötesi) kamera seçenekleriyle geniş bir keşif ve gözetleme imkânı da tanıyor.<br><br>Pistten veya roketle her şartta kalkış<br>Mızrak, operasyonel esnekliğiyle de benzerlerinden ayrılıyor. Standart iniş takımlarıyla geleneksel pist kalkışı yapabilen sistem, aynı zamanda roket destekli kalkış (RATO) seçeneği sayesinde zorlu arazi şartlarında veya hazırlıksız alanlarda da görev icra edebiliyor. 1000 kilometreyi aşan operasyonel menzili ve 7 saati aşan havada kalış süresiyle, sınır ötesi operasyonlarda uzun süreli gözetleme ve anlık imha kabiliyetini tek bir gövdede birleştiriyor.<br>Yapay zeka desteğiyle GPS'ten bağımsız görev<br>Yapay zekâ destekli otopilot ve optik güdüm sistemleriyle donatılan Mızrak, karmaşık harekât ortamlarında tam otonom görev yapabiliyor. Sensör füzyonu desteği ve yerleşik görsel konumlandırma yeteneği sayesinde, elektronik harp unsurlarının yoğun olduğu veya GPS (Küresel Konumlandırma Sistemi) sinyalinin engellendiği bölgelerde dahi hedefini yüksek hassasiyetle bulabiliyor. Anti-jamming sistemleri ile karıştırmalara karşı üst düzey koruma sağlayan platform, operasyonel emniyeti en üst seviyeye taşıyor.<br><br>Çok yönlü kuvvet çarpanı<br>Baykar'ın geliştirdiği dijital veri ve video bağlantısı üzerinden Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI ile kesintisiz haberleşme sağlıyor. 80 kilometreyi aşan görüş hattı (LOS) haberleşme menzilinin yanı sıra opsiyonel uydu haberleşmesi desteğiyle menzil sınırlarını aşan bir iletişim ağına dâhil olabilen Mızrak, ağ merkezli harp konsepti çerçevesinde diğer hava unsurlarıyla koordineli çalışarak çok yönlü bir kuvvet çarpanına dönüşüyor.<br>1000+ km menzil<br>Teknik donanımıyla dikkat çeken, 4 metrelik kanat açıklığı ve 200 kilogramlık azami kalkış ağırlığına sahip olan Mızrak, 100 KIAS (yaklaşık 185 km/s) azami hıza ulaşabiliyor ve 10.000 feet servis tavanında görev icra edebiliyor. 40 kilogramlık faydalı yük kapasitesiyle öne çıkan Mızrak, 1000 kilometreyi aşan operasyonel menzili ve 7 saati aşan havada kalış süresiyle uzun menzilli görevler de icra edebiliyor.<br>(ZA-BA-Y)<br><br>30.04.2026 10:16:13 TSI<br>NNNN<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Apr 2026 10:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/saha-2026da-ilk-kez-vitrine-cikiyor-1777535639.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil Rize Kitap Fuarı’nda</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/prof-dr-ahmet-simsirgil-rize-kitap-fuarinda-877</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/prof-dr-ahmet-simsirgil-rize-kitap-fuarinda-877</guid>
                <description><![CDATA[3. Rize Kitap Fuarı kapsamında Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, “İbret Levhaları” başlıklı söyleşi ve imza programıyla okurlarla buluşacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Rize’de bu yıl üçüncüsü düzenlenen Kitap Fuarı, önemli isimleri ağırlamaya devam ediyor. 24 Nisan – 3 Mayıs tarihleri arasında Rize Çay Çarşısı’nda gerçekleştirilen fuar kapsamında, tarihçi-yazar Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil de okuyucularıyla bir araya gelecek.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Şimşirgil, 3 Mayıs Pazar günü saat 16.00’da “İbret Levhaları” başlıklı söyleşi programında katılımcılara hitap edecek. Söyleşinin ardından saat 17.00’de düzenlenecek imza etkinliğinde ise okurlarıyla birebir buluşarak kitaplarını imzalayacak.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Rize Kitap Fuarı, farklı yayınevleri ve yazarları bir araya getirerek kitapseverlere geniş bir içerik sunarken, düzenlenen söyleşi ve imza günleriyle de yoğun ilgi görmeye devam ediyor.<o:p></o:p></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/prof-dr-ahmet-simsirgil-rize-kitap-fuarinda-1777457318.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye yerli navigasyona geçiyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/turkiye-yerli-navigasyona-geciyor-876</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/turkiye-yerli-navigasyona-geciyor-876</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin yerli navigasyonu kamu özel sektör iş birliği ile hayata geçirilecek ve 4 önemli hedefe ulaşılacak: Türk vatandaşlarının mahremiyetinin korunması ve bilgilerinin pazarlanabilir ürün olmaktan çıkarılması, olağanüstü durumlarda güvenlik ve ithalatın yerini ihracatın alması.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türkiye’nin yerli navigasyonu kamu özel sektör iş birliği ile hayata geçirilecek ve 4 önemli hedefe ulaşılacak: Türk vatandaşlarının mahremiyetinin korunması ve bilgilerinin pazarlanabilir ürün olmaktan çıkarılması, olağanüstü durumlarda güvenlik ve ithalatın yerini ihracatın alması.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.trthaber.com/etiket/sanayi-ve-teknoloji-bakanligi/" target="_blank">Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı</a>&nbsp;geçtiğimiz yıl Haziran ayında önemli bir adım atarak, “yerli harita ve navigasyon uygulaması geliştiricilere destek vereceğini” açıklamıştı. Başvurular 2025 içinde alındı ve değerlendirmeler tamamlandı. Mart ayında ise Bakan Mehmet Fatih Kacır’ın da katılımıyla ‘yerli navigasyon’ için tarafların katılımıyla imzalar atıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>4 önemli hedef</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Projenin paydaşlarından Togg ise yola çıktığı ilk günden itibaren kendi geliştirdiği navigasyon sistemini kullanıyor. Marka, kullanıcı verilerini yerli veya yabancı hiçbir kişi ve kuruluşla paylaşmıyor. Yeni kurulacak yerli navigasyon sistemine de bu alandaki birikim ve deneyimini aktarması hedefleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yerli navigasyon sistemi tamamlanıp günlük yaşamda kullanılmaya başlandığında; mobil cihazlarda, başta projenin ortaklarından Togg olmak üzere taşıtlar, lojistik, akıllı şehir uygulamaları, e-ticaret, turizm, afet ve acil durum yönetimlerinde kullanılacak. Ancak bunların da ötesinde 4 önemli stratejik hedefi var.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Türk vatandaşlarının mahremiyeti</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mevcutta Türk vatandaşlarının tamamına yakını, yabancı navigasyon uygulamalarını kullanıyor. Bu nedenle navigasyon uygulamasının üreticisi bir yabancı kurum, her gün milyonlarca Türk vatandaşının nerede olduğunu, nereye gittiğini, nerede, ne kadar zaman geçirdiğini anlık olarak sürekli takip edebiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Neredeyse yarım metrelik bir farkla, navigasyonu kullanan Türk vatandaşı, gezegenin neresinde olursa olsun, görülebiliyor. Teknolojinin günümüzde ulaştığı nokta nedeniyle özel hayatın gizliliğini korumak çok zor olsa da bu bilgilerin yabancıların elinde olması engellenecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Olağanüstü hal ve savaş</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Önce&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/ukrayna/" target="_blank">Ukrayna</a>&nbsp;Savaşı sonrasında İsrail’in Filistinlilere yönelik katliamları ve İran’a yönelik ABD-İsrail saldırıları, 21’inci yüzyılda da dünyada barışı korumanın kolay olmadığını gösterdi. Olağanüstü haller ve&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/savas/" target="_blank">savaş</a>&nbsp;gibi durumlarda, yabancı bir navigasyon sistemi ile sabotaj yapılabilmesi, lojistik, savunma, acil yardım gibi konuların sabote edilebilmesi mümkün.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hatta ‘yaptırım’ adı altında bu çok gerekli sistemlerin kullanımı da hedef alınan ülkede durdurulabiliyor. Yerli navigasyon ile bu da önlenecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Türk vatandaşlarının bilgileri pazarlanamayacak</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Birçok navigasyon uygulaması ‘ücretsiz’ olarak kullanıcıya sunuluyor. Bu ‘ücretsiz’ görüntünün arkasında ise aslında kullanıcı bilgilerinin, ticari firmalara pazarlanması var.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hem reklam hem de yönlendirme yapılarak aslında kullanıcının kendisi ‘ürün’ haline getiriliyor. Yerli navigasyon ile Türk vatandaşlarının küresel ticari kuruluşlar tarafından ürünleştirilmesinin önüne geçilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İthal değil ihraç</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yerli navigasyon ile bu uygulamalar özellikle profesyonel ve ticari kullanımlardan ‘ithal’ olmaktan çıkacak. Hedef aynı zamanda ‘ihraç’ da yapmak. Yani uygulamanın tüm dünyada kullanılması. Bu sayede kaynaklar yurt dışına gitmek yerine yurt dışından kaynak gelmesi hedefleniyor. Bu adım, ‘dışa bağımlılığı’ da azaltacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Milli Teknoloji Hamlesi’nin bir parçası</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, yerli navigasyonun “Milli Teknoloji Hamlesi’nin bir parçası olduğunu” vurgulayarak, “Teknoloji geliştirme ve üretmede devler liginde yarışan, savunma sanayinden yerli otomobiline kadar her alanda&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/yuksek-teknoloji/" target="_blank">yüksek teknoloji</a>&nbsp;ihraç eden bir Türkiye'nin bu stratejik alanda geri kalması düşünülemez” yorumunu yapmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yerli navigasyon için bakanlık koordinasyonunda Başarsoft, BVB ve Togg güçlerini birleştirdi. Yerli navigasyonun yapay zekâ destekli olması ve kısa vadede kullanılmaya başlanması hedefleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Her cepte, her araçta, her kolda</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Navigasyon sistemleri, artık günlük yaşamın bir parçası haline geldi. Telefonlar, otomobiller, akıllı saatler gibi araçlarda yerini aldı. Öyle ki kullanıcı daha aracına bindiği ya da yola çıktığı anda kendiliğinden devreye giriyor. Bu nedenle artık haritalara bakma ya da tabelaları takip etme alışkanlıkları bile azaldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Navigasyon sistemleri,&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/uydu/" target="_blank">uydu</a>&nbsp;ile küresel konumu belirliyor, önceden yüklenmiş ve sürekli güncellenen idari ve fiziki haritalarla görünürlük sağlanıyor. Gerçekliği artırmak adına bütün cadde ve sokaklar ise sürekli görüntü kaydeden araçlarla dönem dönem taranarak, cadde, sokak, bina görüntüleri de yükleniyor. Yapay zekâ sayesinde yolun hangi kısmında araçların daha fazla duraklığı hesaplanarak, yoğunluk belirlenebiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/turkiye-yerli-navigasyona-geciyor-1777445703.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gecikme örgüt kaynaklı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/gecikme-orgut-kaynakli-866</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/gecikme-orgut-kaynakli-866</guid>
                <description><![CDATA[MİT Başkanı, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili olarak AK Parti’ye sunum yaptı. Sembolik silah bırakma sonrası somut adım atılmadığı belirtildi. “Kandil’in, Öcalan’ın iradesini yok saydığı” görüşünde olan AK Parti kurmayları “Tahminler üzerine hukuki çerçeve oluşturulamaz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>MİT Başkanı, Terörsüz Türkiye süreci ile ilgili olarak AK Parti’ye sunum yaptı. Sembolik silah bırakma sonrası somut adım atılmadığı belirtildi. “Kandil’in, Öcalan’ın iradesini yok saydığı” görüşünde olan AK Parti kurmayları “Tahminler üzerine hukuki çerçeve oluşturulamaz” dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><strong>YÜCEL KAYAOĞLU-</strong>&nbsp;TBMM’de kurulan komisyonun raporunu tamamlamasının üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen, terörsüz Türkiye konusunda atılacak hukuki adımlar konusunda bir ilerleme sağlanamadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Meclis’in süreçle ilgili raporunda, hukuki adımların atılması örgütün silah bıraktığının güvenlik birimleri tarafından teyit edilmesi şartına bağlanmıştı. Bugüne kadar örgüt cephesinden İran’da yaşanan gelişmelerin de etkisiyle silah bırakma ve mağaraların boşaltılması konusunda yeni bir adım gelmedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AK Parti kaynakları, geçtiğimiz günlerde MİT Başkanı İbrahim Kalın tarafından bu konuda kendilerine bir sunum yapıldığını belirterek, sahada sembolik silah bırakmadan öte dikkat çekici yeni bir gelişme olmadığının tespit edildiğini dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AK Parti kaynakları “<strong>Örgüt silah bırakmamış, örgütün varlığı devam ediyor. Biz bu durumda nasıl yasa çıkaracağız?</strong>&nbsp;Hukuk maddi gerçeklik üzerine oluşur. Şu anda silah bırakıldığına dair maddi bir gerçeklik yok.&nbsp;<strong>DEM Parti, tahminle ve belirsizlikler üzerine bir hukuki metin yazılmasını istiyor. Böyle bir şey olamaz.</strong>&nbsp;Yani gecikme bizden değil, örgütten kaynaklanıyor. Silah bırakma konusunda somut bir gelişme olursa, yasal adımlar hemen atılır. Bunun için MİT’in ve diğer doğrulama mekanizmalardan gelecek teyitleri bekliyoruz” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’daki gelişmelerin örgütün ‘farklı beklenti ve hareketler içerisine girmesine’ sebep olduğunu belirten AK Parti kurmayları,<strong>&nbsp;“Biz, bu ay içerisinde gerekli teyit ve tespitlerin yapılıp yasal düzenleme aşamasına geçilmesi gerektiğini düşünüyorduk; ancak İran faktörü araya girince durum değişti. Böyle bir ortamda yasal düzenleme yapmak, eski sürece dönmek anlamına gelir; biz de bunu kesinlikle istemiyoruz. Teyit ve tespitten sonra yasal düzenleme yapılması gerektiği konusundaki kararlılığımızı sürdürüyoruz. Bu sebeple öncelikle İran konusunun netleşmesi gerekiyor. Gidişatı takip edeceğiz; örgüt üzerine düşeni yaptığında yasal düzenlemeler gündeme gelecektir”</strong>&nbsp;diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ÖNCELİK SAHA GERÇEKLİĞİ<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">DEM Parti’nin silah bırakma tamamlanmadan yasal düzenlemelerin yapılmasına yönelik taleplerinin gerçekçi olmadığını ifade eden AK Parti kaynakları, “Bu işin ilerleyişi bize bağlı; DEM Parti’nin ne söylediğinin bu noktada bir önemi yok. Sahada gerekli adımlar atılmadığı sürece bir gelişme yaşanmaz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DEM Parti ve PKK samimi değil,<strong>&nbsp;‘komisyon kurulsun hızlanır, rapor çıksın hızlanır, komisyon İmralı’yı ziyaret etsin hızlanır</strong>’ dediler. Ama geldiğimiz noktaya baktığımızda sembolik silah bırakma dışında bir gelişme olmadı. D<strong>EM Parti hükûmete ayar vermeye çalışacağına, silah bırakma konusunu gündem yapmalı.</strong>&nbsp;Israrla silah bırakma konusuna girmiyor, Öcalan’ın iradesini yok sayıyorlar. Kandil milyarlarca dolarlık rantı da bırakmak istemiyor” görüşünü dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhabir :&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/yucel-kayaoglu">YÜCEL KAYAOĞLU</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 26 Apr 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/gecikme-orgut-kaynakli-1777199761.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Jet yakıtı krizinde Türkiye&#039;de durum nasıl</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/jet-yakiti-krizinde-turkiyede-durum-nasil-852</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/jet-yakiti-krizinde-turkiyede-durum-nasil-852</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'de ise yapılan açıklamalarda ülkenin jet yakıtında ihracatçı olması nedeniyle kriz beklenmediği belirtildi ancak artan maliyetlerin ilerleyen dönemde bilet fiyatlarına yansıma riski devam ediyor. İşte jet yakıtı krizinin arka planı ve dünya ile Türkiye'nin son durumu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Küresel seyahat sezonu 'yakıt kıtlığı' gölgesinde başlıyor. Jet yakıtı krizi nedeniyle Avrupa ülkelerinde uçuş iptalleri ve yakıt paylaşım planları devreye girdi. Lufthansa 20 bin uçuşu iptal ederken, uzmanlar daha fazla iptal ve fiyat artışının yolda olduğu konusunda uyarıyor. Türkiye'de ise yapılan açıklamalarda ülkenin jet yakıtında ihracatçı olması nedeniyle kriz beklenmediği belirtildi ancak artan maliyetlerin ilerleyen dönemde bilet fiyatlarına yansıma riski devam ediyor. İşte jet yakıtı krizinin arka planı ve dünya ile Türkiye'nin son durumu. Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'nün haberi...<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Küresel çapta seyahat sezonunun en yoğun dönemi neredeyse başladı ancak seyahat planları için tehlike çanları çalıyor. Nedeni ise devam eden savaş...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ve İsrail'in İran'a saldırması ile başlayan süreçte 2. ay da geçerken, enerji piyasaları da derinden etkilendi, etkilenmeye de devam ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol, geçtiğimiz hafta yaptığı açıklamada Avrupa'nın altı haftalık jet yakıtı stoğuna sahip olduğunu söylerken, "Tarihin en büyük enerji güvenliği tehdidiyle karşı karşıyayız" demişti. Bu açıklamadan kısa süre sonra ise&nbsp;Almanya'nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa 21 Nisan'da yaptığı açıklamada yakıt tasarrufu sağlamak amacıyla Mayıs ve Ekim ayları arasında 20 bin iptal ettiğini duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Jet yakıtı sorunu çatışma ve ateşkes belirsizliği sürerken yeni dönemin en büyük küresel krizlerinden biri haline gelmek üzere. Tüm dünyada sorun olurken bunu en derinden hisseden ülke ise şüphesiz Avrupa ülkeleri. Zira Avrupa, talebin yüzde 30'unu Basra Körfezi'nden karşılıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çözüm şu an için jet yakıtı stoklarının AB genelinde paylaşılmasını zorunlu kılmaktan geçiyor.&nbsp;Nitekim AB Enerji Komiseri Dan Jorgensen, Avrupa Komisyonu'nun yakıt stokları ve rafineri kapasitelerinin izlenmesini artıracağını, tedarikleri koordine edeceğini ve pandemi dönemindeki aşı tedarikini paylaşma çabalarına benzer şekilde, jet yakıtını blok genelinde yeniden dağıtabileceğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Jorgensen, Financial Times'a verdiği demeçte "Şimdiye kadar esas olarak çok yüksek fiyatlardan kaynaklanan bir krizden, arz krizine doğru ilerliyoruz. Bunu ilk ve öncelikle jet yakıtlarında göreceğiz. Buna çok hızlı yaklaşıyoruz" derken "Dürüst olmak gerekirse, durumun oldukça ciddi bir hal alacağını ve bu nedenle bu önlemleri alacağımızı söylemeliyiz. Çatışma devam ederse, yaz aylarında uçak biletlerinin daha pahalı hale gelmesi ve hatta uçuş iptallerinin yaşanması gerçek bir tehlike" diye ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>AB'DE HOLLANDA EN BÜYÜK İHRACATÇI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">AB'deki tüm kriz tartışmalarına karşın kaynakların ne kadar çabuk tükenebileceği konusunda bazı görüş ayrılıkları var. Geçtiğimiz hafta Hollanda hükümeti, AB'nin en az beş ay yetecek kadar kerosen rezervine sahip olduğunu tahmin ettiğini açıkladı; bu rezervler jet yakıtı ve ısıtma, aydınlatma gibi diğer amaçlar için kullanılacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AB her ne kadar ithalatçı konumunda olsa da Hollanda, Avrupa'nın en büyük ham petrol rafinerilerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor; bunların çoğu kerosen ithal ediyor ve jet yakıtı üretiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Genelde ise AB, jet yakıtının yüzde 60 ila yüzde 70'ini karşılayabiliyor, yüzde 30-40'ını ise ithal ediyor; bunun yaklaşık yarısı Hürmüz&nbsp;üzerinden geliyor .<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ING'nin kıdemli ulaşım ekonomisti Rico Luman, DW'ye verdiği demeçte "Bu gerçekten ciddi bir uyarı ve açık bir harekete geçme çağrısı.&nbsp;Dayanışma ilkesi, acil durum planlarında önemli görülüyor ve pratikte bu, merkezler ve ülkeler arasında yakıt paylaşımına indirgenecek" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>LUFTHANSA 20 BİN UÇUŞU İPTAL ETTİ<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hollandalı havayolu şirketi KLM geçen hafta yaptığı açıklamada önümüzdeki ay için 160 uçuşu iptal edeceğini duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak en büyük açıklama Lufthansa'dan geldi.&nbsp;Almanya'nın en büyük havayolu şirketi Lufthansa, 21 Nisan'daki açıklamasında, yakıt tasarrufu sağlamak amacıyla Mayıs ve Ekim ayları arasında 20.000 uçuşu iptal ettiğini duyurdu. Şirket açıklamasında ayrıca, azaltılan kısa mesafeli uçuşların 'İran çatışmasının başlamasından bu yana fiyatı iki katına çıkan yaklaşık 40.000 metrik ton jet yakıtına eşdeğer' bir tasarrufu beraberinde getireceğini de sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İskandinav havayolu şirketi SAS, yakıt maliyetleri nedeniyle Nisan ayında 1000 uçuşu iptal edeceğini açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu havayolu şirketlerinin uçuş iptallerinin daha artması ihtimal dahilinde. Bununla beraber yeni havayolu şirketlerinin de bu listeye dahil olması bekleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'ne göre, jet yakıt fiyatları Mart ayı sonu itibarıyla bir önceki aya göre yüzde 103 arttı .<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>JET YAKITI KRİZİ NE ANLAMA GELİYOR?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Yakıt, havayollarının işçilikten sonraki en büyük ikinci maliyet kalemidir. Tek koridorlu bir ticari jet, saatte yaklaşık 800 galon jet yakıtı tüketir. Geniş gövdeli uçaklarda ise bu genellikle çok daha fazla.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Örnek olarak vermek gerekirse, ABD'nin en büyük dört havayolu şirketi olan United, American, Delta ve Southwest, geçen yıl ortalama olarak günde yaklaşık 100 milyon doları yakıta harcadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sıkıntıyı en derinden yaşayan ülkeler ise Avrupa ülkeleri konumunda. Geçen yıl küresel deniz yoluyla taşınan jet yakıtının yüzde 20'sinden fazlası Hürmüz Boğazı'ndan geçti ve bunun üçte ikisinden fazlası Avrupa'ya gitti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak tüm bu verilere karşın ABD havayolları, yabancı havayolları kadar yakıt kıtlığı konusunda endişelenmek zorunda değil. Zira Amerika Birleşik Devletleri dünyanın en büyük petrol üreticisi ve önde gelen jet yakıtı ihracatçılarından biridir. ABD jet yakıtı ihracatında 2. sırada yer alıyor. Güney Kore, ABD ve Hollanda ihracatta başı çekerken; İngiltere, Hong Kong ve Almanya en büyük ithalatçılar arasında yer alıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak ABD için sorun şu an için görünmese de Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA) Direktörü Willie Walsh geçen hafta yaptığı açıklamada, Asya ülkelerinin jet yakıtı ihracatını sınırlamaya başladığını söyledi. Bu durum, ABD jet yakıtı fiyatları üzerinde daha fazla baskı oluşturabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE JET YAKITI KRİZİNİ YAŞAR MI?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Dünyada jet krizi sürerken gözler Türkiye'deki duruma da çevrildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuya ilişkin açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Uraloğlu, "Dünyayı da takip ediyoruz. Petrol yüzde 50-60 artmışken jet yakıtı 2 katından fazla artmış durumda. Türkiye, jet yakıtı ithalatçısı bir ülke değil. Tersine ihracatçısı bir ülke ve şu anda Türkiye'de net olarak bir jet yakıtı problemi yoktur" diyerek yanıt verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Enerji Bilgi İdaresi (EIA) verilerine göre jet yakıtı ihracatında Türkiye 8. sırada yer alıyor. Yine aynı verilere göre Türkiye jet yakıtı ithalatında ise 22. sırada yer alıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">EPDK'nın Şubat 2026 tarihli son Petrol Piyasası Resmi İstatistikleri verilerine göre 2026 yılı Şubat ayında 2025 yılı Şubat ayına göre; havacılık yakıtları üretimi yüzde 17,55 artarak 488.028,31 ton olarak gerçekleşti. Yine aynı şekilde havacılık yakıtları ihracatı aynı dönem için yüzde 30,07 artarak 401.899,46 ton olarak gerçekleşti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak Türkiye'de jet yakıtı arzına ilişkin şu an için bir kriz beklenmese de, bu durum fiyat baskısının tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Yani yaşanan kriz tıpkı ABD'de durum gibi uçak bileti fiyatlarına yansıyabilir. Jet yakıtı küresel piyasalarda fiyatlandığı için Türkiye'nin üretici ve ihracatçı konumu, iç piyasayı arz açısından rahatlatırken maliyet artışlarına karşı tam koruma sağlamıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçtiğimiz gün katıldığı bir televizyon programında da konuya yönelik konuşan Bakan Uraloğlu, yakıt ve operasyon giderlerindeki yükselişe dikkat çekerek "Maliyetlerdeki artış ister istemez fiyatlara yansıyor" derken "Sadece havayolu bilet fiyatları artmıyor ayrıca havacılık pazarı küçülüyor. Bizim Ortadoğu uçuşlarımız azalmış durumda. Jet yakıtında fiyat artışı iki kat oldu. Havayolu şirketleri ile görüşüyoruz. Maliyetlerle ilgili bize sunum yaptılar" diye ekledi. Bakan Uraloğlu uçak bilet fiyatlarında artış yaşanabileceğini de vurgulasa da bunun makul seviyelerde olacağını öngördüğünü de belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>AB'NİN PAYLAŞIM PLANI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">AB ulaştırma bakanları Salı günü&nbsp;jet yakıtı kıtlığıyla başa çıkma planlarını görüşmek ve havayollarına rehberlik sağlamak üzere bir araya geldi. AB Ulaştırma Komiseri Apostolos Tzitzikostas, Hürmüz Boğazı'ndaki uzun süreli bir tıkanıklığın Avrupa ve küresel ekonomi için 'felaket' olacağını tekrar sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avrupa Komisyonu, 22 Nisan'da enerji ve ulaştırma önlemlerinden oluşan bir paket sundu. AB Komisyonu, ithal fosil yakıtlara bağımlılıktan kaynaklanan ve son 5 yılda ikinci kez yaşanan enerji krizi nedeniyle hazırlanan 'AccelerateEU' adlı planı kamuoyuyla paylaştı. Plana göre, enerji alanında AB düzeyinde daha güçlü koordinasyon sağlanacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gaz depolarının doldurulması, petrol stoklarının kullanımı, ulusal acil önlemler ile jet yakıtı ve dizel arzının güvence altına alınması gibi alanlarda işbirliği artırılacak. Üye ülkelerin acil durum tedbirleri, petrol rafinerisi üretim kapasitesi de dahil olmak üzere yakından koordine edilecek. AB genelinde ulaşım yakıtlarının üretimi, ithalatı, ihracatı ve stok seviyelerini izlemek amacıyla yeni bir "Yakıt Gözlemevi" kurulacak. Bu mekanizma sayesinde olası yakıt kıtlıkları hızlı şekilde tespit edilecek ve acil durumlarda dengeli yakıt dağılımı sağlanacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Komisyon, yüksek jet yakıtı fiyatları ve olası arz sıkıntılarının havacılık sektörü üzerindeki etkisini azaltmak için mevcut AB havacılık kurallarındaki esnekliklere açıklık getirecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ülkeler hızla krize önlem almaya çalışsa da, savaş devam ettiği sürece başka krizler gelmeye devam edecek gibi görünüyor. Genel olarak Mayıs itibarıyla başlayan yoğun&nbsp;seyahat sezonunun mevcut jet yakıtı krizi ile daha yoğun ve daha kötü geçmesi ise muhtemel. Başta Avrupalılar olmak üzere küresel çapta turistler ise, yeni dönemde daha uzak rotalar yerine tatillerini evlerine daha yakın yerlerde geçirmek zorunda kalabilirler...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/jet-yakiti-krizinde-turkiyede-durum-nasil-1777011892.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüzde 99&#039;u bitti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/yuzde-99u-bitti-847</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/yuzde-99u-bitti-847</guid>
                <description><![CDATA[İsrail'in arka planda sinsi politikalar uygulayarak yavaşlatmaya çalıştığı projeyle ilgili Rusya'dan kritik bir açıklama geldi. Rular projenin yüzde 99 tamamlandığını duyurdu.
Geçtiğimiz günlerde İsrailli analistin 'Türkiye'nin nükleer adımlarını durduramayız ama yavaşlatabiliriz' çıkışı sonrası Siemens'in Akkuyu için yaptığı kritik engelleme akıllara geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>İsrail'in arka planda sinsi politikalar uygulayarak yavaşlatmaya çalıştığı projeyle ilgili Rusya'dan kritik bir açıklama geldi. Rular projenin yüzde 99 tamamlandığını duyurdu.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Geçtiğimiz günlerde İsrailli analistin 'Türkiye'nin nükleer adımlarını durduramayız ama yavaşlatabiliriz' çıkışı sonrası Siemens'in Akkuyu için yaptığı kritik engelleme akıllara geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tüm bu gelişmeler yaşanırken Rusya’nın devlet nükleer kurumu Rosatom Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Akkuyu Nükleer Santrali'nin birinci güç ünitesinin inşaat çalışmalarının yüzde 99, devreye alma çalışmaları ise yüzde 65 oranında tamamlandığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Rus basınına yansıyan habere göre Lihaçev, Akkuyu için 2026 yılında ilk elektriğin üretilmesinin hedeflendiğini açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Lihaçev, bu süreçte hem Türk hem Rus düzenleyici kurumlarının gözetiminde gerekli tüm teknik ve idari prosedürlerin tamamlanacağını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Projede bu yılın en kritik aşama olduğunu vurgulayan Lihachev, özellikle güvenlik ve lisanslama süreçlerinin titizlikle yürütüldüğünü ifade etti. Rusya’daki denetim kurumu Rostehnadzor’un da sürece yakından dahil olduğunu söyleyen Rus yetkili, santralin devreye alınmasının kapsamlı bir hazırlık gerektirdiğini dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Rus yetkili, projeye Türk şirketlerinin ortak olma konusunda yoğun ilgi gösterdiğini ve taraflar arasında somut görüşmelerin başladığını açıkladı. Liha.ev, bu ilginin hem elektrik üretiminden gelir elde etme beklentisinden hem de özellikle Basra Körfezi’ndeki gelişmelerin ülkeleri güvenilir enerji kaynaklarına yöneltmesinden kaynaklandığını belirtti. VVER-1200 tipi reaktörlerin uzun vadeli ve öngörülebilir enerji üretimi sağladığını vurgulayan Lihaçev, Türk şirketlerle yürütülen görüşmelerin proje ortaklığı, gelir paylaşımı ve gelecekte küresel nükleer enerji pazarında daha aktif rol alma hedeflerini kapsadığını ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Lihaçev ayrıca, projenin hayata geçirilmesinde Vladimir Putin ile Recep Tayyip Erdoğan’ın doğrudan ilgisinin önemli rol oynadığını vurguladı. Türk müteahhitler ile Rosatom’un tüm birimlerinin koordinasyon içinde çalıştığını belirten Rosatom başkanı, 2026’nın Türkiye’nin nükleer enerjiye geçişinde dönüm noktası olacağını ifade etti. KAYNAK: TURKRUS<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/yuzde-99u-bitti-1776927270.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail&#039;e &quot;Suriye&#039;den çekil&quot; çağrısı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/israile-suriyeden-cekil-cagrisi-846</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/israile-suriyeden-cekil-cagrisi-846</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Suriye hükümetini ülkeyi bölgesel tırmanıştan uzak tutma çabalarından dolayı takdir ettiklerini belirterek, İsrail'e Suriye'de işgal ettiği alanlardan çekil çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türkiye'nin Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Suriye hükümetini ülkeyi bölgesel tırmanıştan uzak tutma çabalarından dolayı takdir ettiklerini belirterek, İsrail'e Suriye'de işgal ettiği alanlardan çekil çağrısı yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkye'nin BM Daimi Temsilcisi Yıldız, "Orta Doğu'da Durum" başlığı altında Suriye'deki gelişmeleri görüşmek üzere toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AA'nın haberine göre, bölgenin zorlu bir dönemden geçerken, barış ve istikrarın tüm paydaşlar arasında yakın ve sürekli bir koordinasyon gerektirdiğine işaret eden Yıldız, Suriye'yi bölgesel şiddet döngüsünden koruma çabalarının şimdiye kadar büyük ölçüde etkili olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yıldız, "Bu bağlamda, Suriye hükümetini, ülkeyi bölgesel tırmanıştan uzak tutma çabalarından dolayı son derece takdir ediyoruz. Bu çabalar, uluslararası toplumun, özellikle de bu konseyin takdirini ve tam desteğini hak etmektedir." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in, Lübnan ile varılan son ateşkesin ardından Suriye'de de tırmanışa yol açacak eylemlerden kaçınması ve işgaline son vermesi gerektiğini belirten Yıldız, Güney Suriye'deki istikrarın, 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrılma Anlaşması'nın tam uyum içinde sağlanmasına bağlı olduğunu belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yıldız, İsrail'e tampon bölgeden ve 8 Aralık'tan beri işgal ettiği alanlardan çekilmesi çağrısı yaparak, "Suriye'nin egemenlik, bağımsızlık, birlik ve toprak bütünlüğüne saygı vazgeçilmezdir. İstikrar, güvenlik ve ekonomik iyileşme yolunda ilerlemesi tehlikeye atılmamalıdır." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/israile-suriyeden-cekil-cagrisi-1776925588.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Operasyon 6 ay sürebilir</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/operasyon-6-ay-surebilir-845</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/operasyon-6-ay-surebilir-845</guid>
                <description><![CDATA[ABD Kongresi'nde düzenlenen gizli bir toplantıda Hürmüz Boğazı'na ilişkin paylaşılan bilgiler basına sızdırıldı. Pentagon, Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin düzenlediği bilgilendirme toplantısında bölgedeki mayınların temizlenmesinin 6 ay sürebileceğini belirtti. İran ile anlaşma sağlanmadan mayın temizliğine başlanamayacağı ifade edilirken, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması nedeniyle enerji piyasalarındaki dalgalanmaların devam edeceği öngörülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Kongresi'nde düzenlenen gizli bir toplantıda Hürmüz Boğazı'na ilişkin paylaşılan bilgiler basına sızdırıldı. Pentagon, Hürmüz Boğazı'ndaki son duruma ilişkin düzenlediği bilgilendirme toplantısında bölgedeki mayınların temizlenmesinin 6 ay sürebileceğini belirtti. İran ile anlaşma sağlanmadan mayın temizliğine başlanamayacağı ifade edilirken, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalması nedeniyle enerji piyasalarındaki dalgalanmaların devam edeceği öngörülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Pentagon’un ABD Kongresi üyeleriyle gerçekleştirdiği gizli toplantıda, Hürmüz Boğazı’nda yer alan deniz mayınlarının temizlenmesine ilişkin dikkat çekici bir zaman çizelgesi paylaşıldı. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, söz konusu operasyonun tamamlanmasının yaklaşık 6 ay sürebileceğini Kongre’ye iletti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Brifingde, bu tür bir temizleme faaliyetinin ABD ile İran arasındaki savaş sona ermeden hayata geçirilmesinin düşük ihtimal olduğu kaydedildi. ABD'li yetkililer, Hürmüz Boğazı'nda krizin devam etmesi nedeniyle küresel enerji piyasalarındaki dalgalanmanın yıl sonuna kadar devam edebileceğini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">PENTAGON’UN GİZLİ BRİFİNGİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yetkililerin aktardığına göre, ABD Savunma Bakanlığı’ndan üst düzey bir isim, salı günü Temsilciler Meclisi Silahlı Kuvvetler Komitesi üyelerine yönelik kapalı bir toplantıda mayın temizleme operasyonunun 6 ay sürebileceği bilgisini paylaştı. Kaynaklar, toplantıda dile getirilen zaman çizelgesinin hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi üyelerde memnuniyetsizlik yarattığını vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'li yetkililer, mayın temizleme sürecinin uzunluğunun enerji fiyatlarını doğrudan etkileyebileceğine dikkat çekti. Kaynaklar, petrol ve benzin fiyatlarının olası bir barış anlaşmasından sonra bile yüksek seviyelerde kalabileceğine dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'DE BENZİN FİYATLARI FIRLADI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD’de benzin fiyatları savaş öncesine kıyasla önemli ölçüde yükseldi. Çarşamba günü itibarıyla ABD'de bir galon benzinin ortalama fiyatı 4,02&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/merkez-bankasi" target="_blank">dolar</a>&nbsp;olarak ölçülürken, bu rakam savaş öncesinde 2,98 dolar seviyesindeydi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, fiyatların seyrine ilişkin farklı açıklamalarda bulunmuştu. Trump, bu ay yaptığı bir değerlendirmede fiyatların “aynı kalabileceğini ya da biraz daha yüksek olabileceğini” söylerken, ara&nbsp;<a href="https://secim.hurriyet.com.tr/" target="_blank">seçimler</a>&nbsp;öncesinde “çok daha düşük” seviyelerin görülebileceğini dile getirmişti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ise "3 dolarlık benzin fiyatlarına tekrar ulaşabilmesi için eylül ayının sonlarına kadar beklemeleri gerekebileceğini" kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN'IN 20 CİVARINDA MAYIN DÖŞEDİĞİ İDDİASI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Washington Post'un haberine göre, isimlerinin gizli kalması koşuluyla konuya ilişkin bilgi veren üç yetkili, gizli brifingde İran’ın Hürmüz Boğazı ve çevresine 20 ya da daha fazla mayın yerleştirmiş olabileceğinin milletvekillerine aktarıldığını söyledi. Üst düzey bir savunma yetkilisi, bazı mayınların GPS teknolojisi kullanılarak uzaktan bırakıldığını, diğerlerinin ise küçük teknelerle döşendiğinin değerlendirildiğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/pentagon" target="_blank">Pentagon</a>, iddialara ilişkin sorulara doğrudan yanıt vermedi. Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, söz konusu bilgilerin gizli bir brifinge dayandığını belirterek iddiaları yalanladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">HÜRMÜZ AÇILMAZSA ASKERİ OPERASYONLAR ŞİDDETLENEBİLİR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı’nda gemi trafiğinin aksaması, çatışmanın en kritik başlıklarından biri olarak öne çıktı. İran güçleri zaman zaman tankerleri hedef alırken, boğazın kapalı olduğunu ilan etti ve bu durum küresel enerji arzını etkiledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD tarafı, İran’ın nükleer programını sonlandırmasını ve boğazı tamamen açmasını talep etti. Trump, Tahran yönetimi bu şartları kabul etmezse askeri baskının artabileceğini ifade etti. İran ise ABD’nin deniz ablukasını kaldırmaması halinde müzakereleri sürdürmeyeceğini açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD güçlerinin İran'ın mayın gemilerine yönelik operasyonlarını sürdürdüğünü duyurdu. Hegseth, sosyal medyada yaptığı açıklamada, Donanma'nın bu gemileri "acımasız bir hassasiyetle" imha ettiğini ve ABD'nin "teröristlerin Hürmüz Boğazı'nı rehin almasına izin vermeyeceğini" söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">PİYASALARDA TEDİRGİNLİK OLASILIĞI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Columbia Üniversitesi’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan İran uzmanı Richard Nephew,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/mayin-temizleme" target="_blank">mayın temizleme</a>&nbsp;süresine ilişkin öngörülerin piyasalarda tedirginlik yaratabileceğini ifade etti. Nephew, sigorta şirketleri, gemi sahipleri ve kaptanların riskli bir rotayı kullanma konusunda çekinceli davranacağını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu riski göze almak isteyen çok insan olmayacak" diyen Nephew, mayınların varlığının deniz trafiğini tamamen engellemeyeceğini ancak&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/hurmuz-bogazi" target="_blank">Hürmüz Boğazı</a>'nın kısmen kullanılamaz hale gelmesinin önemli sonuçlar doğurabileceğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/operasyon-6-ay-surebilir-1776925219.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Lufthansa zorda</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/lufthansa-zorda-844</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/lufthansa-zorda-844</guid>
                <description><![CDATA[Alman hava yolu şirketi Lufthansa, jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle ekim ayına kadar planlı 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal edeceğini duyurdu.
Lufthansa Grubu, yaz aylarında uçuş seçeneklerinin optimize edileceğini ve kapasitenin azaltılacağını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Alman hava yolu şirketi Lufthansa, jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle ekim ayına kadar planlı 20 bin kısa mesafeli uçuşu iptal edeceğini duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Lufthansa Grubu, yaz aylarında uçuş seçeneklerinin optimize edileceğini ve kapasitenin azaltılacağını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Jet yakıtı fiyatının Orta Doğu'da çatışmaların başlamasından bu yana iki katına çıktığı anımsatılan açıklamada, "Ekim ayına kadar toplam 20 bin kısa mesafeli uçuş programdan çıkarılacak. Bu da yaklaşık 40 bin metrik ton jet yakıtına denk geliyor." ifadesi kullanıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklamada, planlanan uçuş programı düzenlemelerinin Lufthansa Grubu ağındaki karsız kısa mesafeli uçuşların sayısını azaltacağı, özellikle uzun mesafeli bağlantılar olmak üzere küresel ağın ise jet yakıtı fiyatlarındaki artış nedeniyle öncekine göre önemli ölçüde daha verimli olmak üzere sürdürüleceği kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeni yaklaşım doğrultusunda, ilk etapta günlük 120 uçuş iptalinin dün uygulamaya konulduğuna işaret edilen açıklamada, kapasite azalması dikkate alınarak gelecek aylara ilişkin orta vadeli rota planlamasının revize edileceği belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçen hafta Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa'nın kısa süre içinde jet yakıtı kıtlığı riskiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulunmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hollanda merkezli hava yolu şirketi KLM, artan yakıt maliyetleri nedeniyle gelecek ay&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/avrupa" target="_blank">Avrupa</a>&nbsp;içinde 160 uçuşu iptal edeceğini açıklamış,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/lufthansa" target="_blank">Lufthansa</a>&nbsp;da maliyet baskıları nedeniyle iştiraki CityLine'ın faaliyetlerini durdurma kararı almıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AB rafinerileri, jet yakıtı tüketiminin yüzde 70'ini karşılayabiliyor. Geriye kalan jet yakıtı ise özellikle&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/orta-dogu" target="_blank">Orta Doğu</a>&nbsp;ve Körfez ülkelerinden ithal ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/lufthansa-zorda-1776840656.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>440 milyon lirayı kayınvalidesine göndermiş</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/440-milyon-lirayi-kayinvalidesine-gondermis-835</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/440-milyon-lirayi-kayinvalidesine-gondermis-835</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi'nde skandalların ardı arkası kesilmedi. Belediyeleri rüşvet ve yolsuzluk bataklığına saplanan CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON üzerinden yapılan usulsüzlükler tek tek tespit edildi. Soruşturma kapsamında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da yer aldığı 12 şüpheli tutuklanırken MASAK raporuna takılan detay bu kadar da olmaz dedirtti. Kooperatif skandalında inşaatı yapan CHP'li eski vekilin kardeşine ait şirketten, taşeron şirkete 440 milyon lira aktarıldığı, şirket sahibi Tuba Karaahmetli Özdemir'in ise parayı kayınvalidesi Serap Özdemir'in hesabına gönderdiği tespit edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhuriyet Halk Partisi'nde skandalların ardı arkası kesilmedi. Belediyeleri rüşvet ve yolsuzluk bataklığına saplanan CHP'nin İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON üzerinden yapılan usulsüzlükler tek tek tespit edildi. Soruşturma kapsamında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da yer aldığı 12 şüpheli tutuklanırken MASAK raporuna takılan detay bu kadar da olmaz dedirtti. Kooperatif skandalında inşaatı yapan CHP'li eski vekilin kardeşine ait şirketten, taşeron şirkete 440 milyon lira aktarıldığı, şirket sahibi Tuba Karaahmetli Özdemir'in ise parayı kayınvalidesi Serap Özdemir'in hesabına gönderdiği tespit edildi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/izmir-buyuksehir-belediyesi" target="_blank">İzmir Büyükşehir Belediyesi</a>&nbsp;iştiraki&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/izbeton" target="_blank">İZBETON</a>&nbsp;üzerinden yapılan usulsüzlüklere ilişkin başlatılan ve&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/chp" target="_blank">CHP</a>&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ankara" target="_blank">Ankara</a>&nbsp;İl Başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/umit-erkol" target="_blank">Ümit Erkol</a>'un da yer aldığı 12 şüphelinin tutuklandığı kentsel dönüşüm ve kooperatif yolsuzluğu soruşturmasıyla ilgili MASAK raporunda çarpıcı detaylar ortaya çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>4 YILDA 440 MİLYON TL AKTARMIŞ!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kooperatifin inşaat işlerini yapan eski CHP Tunceli milletvekilinin kardeşine ait şirketten, alt taşeron şirket olan Loft Mimarlık şirketine 4 yılda 440 milyon 599 bin lira aktarıldığı, bu şirketin sahibi Tuba Karaahmetli Özdemir'in de parayı farklı zamanlarda kayınvalidesinin hesabına gönderdiği belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İZBETON AŞ üzerinden kentsel dönüşüm projeleri kapsamında yürütülen soruşturmada kooperatifler aracılığıyla menfaat sağlandığı iddiasıyla "zimmet, nitelikli dolandırıcılık" suçlarından işlem başlatılmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol'un da olduğu 12 şüpheli tutuklanmıştı. Tutuklananlar arasında dönemin İzmir eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, eski CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya da var.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>YÜKLÜ PARA TRANSFERİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MASAK raporunda yer verilen 'kaynana' detayı, kooperatifin 440 milyon lirasının nasıl buharlaştığını ortaya koydu. Kooperatifin inşaat işlerini yapan CHP PM üyesi ve eski Tunceli Milletvekili Polat Şaroğlu'nun kardeşi Erdal Şaroğlu'na ait şirket ile alt taşeron şirket olan Loft Proje Danışmanlık Mimarlık firması arasındaki yüklü miktardaki para transferi dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HEPSİ MASAK RAPORUNA TAKILDI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kooperatifin inşaat işlerini yapması için farklı zamanlarda Erdal Şaroğlu'na ait City Construction şirketine ödenen 440 milyon 599 bin lira, alt taşeron şirket olan Loft Mimarlık İnşaat şirketine aktarıldı. Loft Mimarlık şirketinin sahibi Tuba Karaahmetli Özdemir de bu parayı kayınvalidesi Serap Özdemir'in hesabına gönderdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Raporda kayınvalide Serap Özdemir'in sigortalı çalışma kaydı ile şirket ortaklığı bulunmamasına vurgu yapılırken, kooperatifin inşaat çalışmaları için ödenen 440 milyon liraya rağmen, inşaatta hiçbir ilerleme olmadığı ifade edildi. CHP'li vekilin kardeşine ait şirketten gelen paraların aynı gün içinde tamamının ya da büyük bir kısmının şirket sahibi Tuba Karaahmetli Özdemir'in kayınvalidesinin hesabına transfer edilmesi dikkat çekici olarak değerlendirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İNŞAATTA İLERLEME OLMADI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Raporda gönderilen paralar karşılığında inşaatlarda bir ilerleme olmadığı, söz konusu yüklü para transferlerinin ticari mahiyet kazandırılarak şirketten uzaklaştırıldığı ve kaynağının gizlendiği, meşru ticaret görünümü verildiği vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca İzmir Bayraklı merkezli Loft Danışmanlık şirketinin CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu'nun sahibi olduğu Smartstart Danışmanlık şirketine 2023-2025 tarihleri arasında 11 işlemde toplam 640 bin 80 lira para transferi de yapıldığı belirlendi. CHP'li vekil Polat Şaroğlu'nun kardeşi Erdal Şaroğlu, geçtiğimiz aylarda düzenlenen kooperatif yolsuzluğu operasyonunda gözaltına alınmış ve adli kontrolle serbest bırakılmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Raporda Loft Proje Mimarlık İnşaat şirketinin bilançosu da incelendi. İncelemede şirketin 2021'de özkaynakları eksiyken, Tuba Karaahmetli Özdemir tarafından 2021'de satın alındıktan hemen sonra yüklü para girişlerinin artmasıyla beraber bilanço kalemlerinde ciddi artışlar olduğu ifade edildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/440-milyon-lirayi-kayinvalidesine-gondermis-1776668480.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz&#039;de aç kapa bilmecesi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/hurmuzde-ac-kapa-bilmecesi-830</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/hurmuzde-ac-kapa-bilmecesi-830</guid>
                <description><![CDATA[ABD ve İran’dan gelen birbirini yalanlayan açıklamalar, Hürmüz Boğazı’nın statüsünü muğlaklaştırırken, Tahran’ın Amerikan ablukasını gerekçe göstererek Boğaz’ı yeniden kapatması ve geçiş sırasında tankerlere ateş açılması gerilimi tehlikeli biçimde tırmandırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD ve İran’dan gelen birbirini yalanlayan açıklamalar, Hürmüz Boğazı’nın statüsünü muğlaklaştırırken, Tahran’ın Amerikan ablukasını gerekçe göstererek Boğaz’ı yeniden kapatması ve geçiş sırasında tankerlere ateş açılması gerilimi tehlikeli biçimde tırmandırdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ile İran arasında Hürmüz Boğazı üzerinden tırmanan gerilim, adeta bir ‘aç-kapa bilmecesine’ dönüştü. Önceki gün Lübnan’da ateşkes ilan edilmesinin ardından taraflar Boğaz’ın açılması konusunda anlaşmışken dün yeniden ‘köprüler atıldı’. İran ordusu, ABD’nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını kaldırmamasını gerekçe göstererek Hürmüz Boğazı’nda “sıkıyönetime” geri dönüldüğünü açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRUMP’IN ABLUKA İNADI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son kriz, ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamalarıyla başladı. İran’la anlaşma süreci tamamlanana kadar ablukanın süreceğini belirten Trump’a ilk tepki İran Meclisi Başkanı ve müzakere heyetinin lideri Muhammed Bakır Kalibaf’tan geldi. İranlı yetkili, “Yalanlarla savaşta galip gelemedikleri gibi, müzakerelerde de bir yere varamayacaklar. Abluka devam ettiği müddetçe Hürmüz açılmayacak” dedi. İran Devrim Muhafızları Ordusu da abluka kaldırılıncaya kadar boğazın kapalı olacağını yineledi. Trump, dün yaptığı açıklamada&nbsp; “İran yeniden Hürmüz Boğazı’nı kapatmak istedi ama bize şantaj yapamazlar” derken, görüşmelerin iyi gittiğini iddia etmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İKİ TANKERE ATEŞ AÇILDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Boğazın tekrar kapatılması konusunda İranlı yetkililer Washington’u suçladı. İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, “Uyardık, dikkat etmediniz. Şimdi Hürmüz Boğazı’nın eski durumuna dönmesinin keyfini çıkarın” dedi. Kapatılma kararının duyurulmasından birkaç saat sonra Hürmüz Boğazı’ndan geçmeye çalışan iki gemiye ateş açıldığı bildirildi. Gemilerin rotalarını değiştirmek zorunda kalarak geri döndüğü belirtildi. CNN’e konuşan üst düzey bir İranlı yetkili de ‘geçiş için ödeme yapan gemilere öncelik verileceğini’ açıkladı. Yetkili, “Hürmüz Boğazı’nda güvenlik ve hizmet bedeli altında masraflarını karşılayan gemilere öncelik verilecek. Ödeme yapmayan gemilerin geçişleri engellenecek” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Devrim Muhafızları tarafından hedef gösterildi. Tasnim&nbsp;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/" target="_blank">haber</a>&nbsp;ajansı, Arakçi’nin&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/hurmuz-bogazi" target="_blank">Hürmüz Boğazı</a>’nın açılmasıyla ilgili yaptığı paylaşımın eksik ve yetersiz olduğunu ve bu nedenle belirsizlik yarattığını iddia ederken Dışişleri Bakanlığının bu tür bilgilendirmelerde Milli Güvenlik Yüksek Kurulu Sekreterliği ile koordinasyon sağlaması tavsiye edildi. Arakçi paylaşımında, ABD’nin ablukasına değinmeden Hürmüz’de geçişlerin açıldığını duyurmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">PAZARLIĞIN DÜĞÜMÜ URANYUM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerde en hassas başlık, Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun akıbeti haline gelmiş durumda. El Cezire’nin analizine göre masada uranyumun ABD’ye gönderilmesi, üçüncü bir ülkeye devredilmesi veya İran içinde tutulması karşılığında kısıtlamalara gidilmesi olmak üzere üç temel seçenek bulunuyor. Tahran’ın tercih ettiği seçeneğin uranyumun ülke içinde kalması olduğu belirtilirken, Washington cephesi ise ülke dışına çıkarılması konusunda ısrarcı. İran’ın elinde yüzde 60 saflıkta yaklaşık 440 kg zenginleştirilmiş uranyum bulunduğu tahmin ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İKİNCİ TUR YARIN MI BAŞLIYOR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TAHRAN ve Washington arasında ilan edilen iki haftalık ateşkesin 22 Nisan’da sona ermesi beklenirken, taraflardan müzakerelerin ikinci turunun ne zaman gerçekleşeceğine ilişkin çelişkili sinyaller gelmeye başladı. CNN’e konuşan İranlı bir kaynak, heyetlerin yarın Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yeni bir görüşme gerçekleştireceğini öne sürdü. AA’ya konuşan Pakistanlı bir yetkili de yarını işaret ederken, bir diğer yetkili Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın imza töreni için İslamabad’a gelebileceğini savundu. Öte yandan İran medyası ise ABD’nin aşırı talepleri nedeniyle ikinci tur için henüz yeşil ışık yakılmadığını öne sürdü. Söz konusu belirsizlik, taraflar arasında dolaylı temasların hâlâ devam ettiğini işaret ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/hurmuzde-ac-kapa-bilmecesi-1776582073.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul yeni Dubai olabilir</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/istanbul-yeni-dubai-olabilir-828</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/istanbul-yeni-dubai-olabilir-828</guid>
                <description><![CDATA[Time Dergisi tarafından En Etkili 100 liderden biri olarak seçilen Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol Hürriyet’e yaptığı özel açıklamada Ortadoğu’daki petrol arzı dengelerini değiştirecek bir öneride bulundu. Birol, “Hürmüz’de vazo kırıldı bir kere. İnsanlar alternatif arayacak. Ben Basra-Ceyhan (BC) boru hattının son derece çekici olabileceğini, hem Irak hem Türkiye hem de bölgesel arz güvenliği açısından ve özellikle Avrupa açısından son derece önemli ve stratejik bir proje olduğunu düşünüyorum. Finansman sorununun da aşılabilir olduğuna inanıyorum. Şimdi tam zamanı” diye konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Time Dergisi tarafından En Etkili 100 liderden biri olarak seçilen Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol Hürriyet’e yaptığı özel açıklamada Ortadoğu’daki petrol arzı dengelerini değiştirecek bir öneride bulundu. Birol, “Hürmüz’de vazo kırıldı bir kere. İnsanlar alternatif arayacak. Ben Basra-Ceyhan (BC) boru hattının son derece çekici olabileceğini, hem Irak hem Türkiye hem de bölgesel arz güvenliği açısından ve özellikle Avrupa açısından son derece önemli ve stratejik bir proje olduğunu düşünüyorum. Finansman sorununun da aşılabilir olduğuna inanıyorum. Şimdi tam zamanı” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fatih Bey, Washington’da IMF-Dünya Bankası grubu bahar toplantılarından Paris’e yeni döndünüz. Temaslarınız nasıl geçti?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünya Bankası-IMF ve bizim Ajans üçlü bir komisyon kurduk. Acil önlem koalisyonu. Üç başkan ortak basın toplantısı yaptık ve bunu açıkladık. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri ve enerji sektörü bu krizden en büyük zararı görecekler.&nbsp; Bunun hasarları birkaç yıl daha devam edecek. Üç örgütün bir araya gelmesinin amacı, önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ülkelerin atacakları adımlara yardımcı olmak, finansal destek sağlamak hem de onlara enerjide ve ekonomide yol göstermek. Bu konuda anlaştık.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Oradaki hükümet liderleriyle yakın toplantılarda ben şunu gördüm. Ülkeler bir yandan ‘ekonomimizi nasıl ciddi bir sarsıntıya girmeden bu işin içinden çıkartabiliriz’ onun derdinde bir yandan da ‘ülkemiz, ekonomimiz bu krizden faydalanabilir mi, bize bir fırsat çıkar mı’ onun peşinde.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran, Lübnan’da ilan edilen ateşkese paralel olarak Hürmüz Boğazı’nı açtığını duyurdu bir gün sonra ise yeniden kapattığını... Hürmüz krizinde özellikle petrolde sizin kritik süreç dediğiniz bölüme geldik mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı’nın açılması yüreklere su serpen bir haberdi. Fakat artık bir kere kapandığı için ve kapanma tehlikesi artık bundan sonra hep Demokles’in kılıcı gibi bütün aktörlerin gündeminde olacağı için alternatif güzergahlar, alternatif teknolojiler ve alternatif yakıtlar aramaya dair çeşitlendirme gayretleri aynı hızla devam edecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bölgedeki enerji tesislerinde, yani petrol, doğalgaz rafinerilerde, LNG terminallerinde büyük hasarlar var. Bu hasarlar tamir edilmedikçe bunların daha sonra aktif hale geçmesi daha zorlaşıyor. Özellikle petrol ve doğalgaz sahaları atıl hale geldikleri zaman tekrardan rehabilite edilmeleri oldukça uzun zaman alabiliyor.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Petrol piyasasında arz ve fiyat istikrarı için yeni önlemler gündemde mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bazı ülkeler kendi petrol tüketimini azaltmak için tedbirler almaya başladılar. Hız limitlerini düşürmek, evden çalışmak vs. Bu hafta Japonya başbakanı sayın Takaichi başkanlığında 12 Asya- Pasifik devlet başkanıyla konuştum. Birçok ülke buna gidiyor, çünkü hemen hiç petrolleri yok. Sadece tüketim azaltılabilir. Ama bu da aspirin gibi bir şey, sadece ağrıyı biraz azaltıyor. Yoksa bir çözüm değil. Şu anda radikal çözümün iki yolu var. Bir tanesi Hürmüz Boğazı’nın istikrarlı olarak açık kalması. İkincisi 400 milyon varillik rezervi piyasaya çıkarttık. Bu rekordu ancak bizim rezervlerimizin sadece yüzde 20’siydi. Daha yüzde 80’i duruyor. Belki ileride gerek olursa yeni bir açıklama yapabilirim ve piyasaya daha fazla petrol sokabiliriz. Ama kritik nokta Hürmüz’ün açık kalması. Dünyanın neresine bakarsanız bakın ABD’den Brezilya’ya kadar bütün petrol üretimi zaten şu anda maksimumda. Daha fazla üretim artışı şu anda mümkün değil.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İSTANBUL DUBAİ’YE ALTERNATİF OLABİLİR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu süreçte Türkiye’nin durumu için neler söylersiniz. Zorluklar ve fırsatlar açısından bir değerlendirme yapabilir misiniz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, uluslararası petrol ve doğalgaz fiyatlarını koyan değil ona tabi olan bir ülke.&nbsp; Fiyat dünya pazarlarında oluşuyor. Bu yüzden bu yüksek petrol ve doğalgaz fiyatları Türkiye’de enflasyona baskı yapacak, cari açığı da olumsuz yönde etkileyecek. Bu dünyanın her yerinde olan bir şey. Türkiye biraz daha bu konuda daha dayanıklı ama ciddi bir ekonomik sınanmadan dünya ile birlikte Türkiye de geçecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama bununla birlikte önemli bir ayrıntı var. Savaş bittiği zaman Ortadoğu eski Ortadoğu olmayacak. Ortadoğu’nun ekonomisine siyasi düzenine güvende haklı ya da haksız ciddi bir sarsılma olacak. İnsanlar alternatif aramaya başlayacaklar. Bu açıdan ben Türkiye için iki konuda önemli alternatif olabileceğini, bunları iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir tanesi finansla ilgili, diğeri de petrolle ilgili. Bunları açmak isterim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Biliyorsunuz, Dubai gelişen, cazibe merkezi haline gelen bir finans merkeziydi. Ben geldiğimiz noktada İstanbul’un Dubai’ye bir alternatif olma şansının olduğunu düşünüyorum. Ama bunu yapmak için de bir alt yapının hazırlanması gerekir. Ben konuşuyorum birçok büyük şirket ‘Acaba Dubai eskisi kadar hâlâ güvenli olur mu olmaz mı’ diye düşünmeye, alternatifler aramaya başladı. Eğer biz Türkiye’de bazı tedbirleri alırsak önemli bir alternatif olabiliriz. Yani İstanbul’u daha cazip hale getirmek, finans merkezi olarak ön plana çıkarmak için vergi indirimleri, muafiyetler vs düzenlemeler yaparsak başarılı olabiliriz. Özellikle, vergi sistemimiz biraz komplike onu biraz basitleştirebilirsek ki bizim makro ekonomik istikrarımız olduğunu da düşünürsek ben İstanbul’un bir finansal merkez olarak birçok alanda ön plana çıkabileceğini düşünüyorum. Sigortada, altın borsasında, bankacılıkta alternatif olabiliriz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İkinci fırsat ise petrolde. Bizim Türkiye olarak çevremizde çok komşumuz var. Bunlar arasında ekonomik olarak böyle uykulu bir dev dikkat çekiyor: Irak. Irak’ın Basra Körfezi’nden çıkan petrolü Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Basra’daki petrol dünyanın en büyük rezervlerinden birine sahip. 90 milyarlık bir rezerv ve şu anda Irak’ın petrol ihracatının yüzde 90’ı Basra’dan geliyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan bu gelişmelerle birlikte vazo bir kere kırıldı. Kırıldıktan sonra yapıştırmak çok zor. Hürmüz’e karşı insanlar alternatif aramaya başlayacaklar. Ben bir Basra-Ceyhan (BC) boru hattının son derece çekici olabileceğini, hem Irak hem Türkiye hem de bölgesel arz güvenliği açısından ve özellikle Avrupa açısından son derece önemli bir proje olduğunu düşünüyorum.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki Basra-Ceyhan boru hattı konuşuluyor mu, gündeme geldi mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ben bunu yıllar önce zamanın Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih ile de konuşmuştum. Maliki ile de konuştum. Tabii o zamanki şartlarda herkes çok iyi fikir diyordu ama bir zorunluluk yoktu. Şu anda savaştan sonra zorunluluk var. Yani Irak için zorunluluk, Türkiye için fırsat var. Avrupa için de büyük bir fırsat tamamıyla arz güvenliği açısından. Bunu bence stratejik bir proje olarak düşünmek lazım. Burada iki tane kritik aşama var. Bir tanesi Türkiye ile Irak’ın politik olarak anlaşması, ki ben bunun yapılabileceğini düşünüyorum. İkincisi de bunun finanse edilmesi. Ben böyle bir projenin Avrupa’dan da destek alabileceğini düşünüyorum. Hatta düşünmenin de ötesi şu anda tam zamanı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu proje enerji güvenliği açısından ciddi bir alternatif olur, değil mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji sektöründe herhangi anlaşma yaparken, uzun vadeli doğalgaz alımı olur, nükleer enerji santrali alımı olur, şimdiye kadar iki şeye bakılıyordu. Bunun maliyeti nedir, hangi teknoloji daha iyidir. Şimdi bunların yanına bir şey daha geldi. Enerji Güvenliği Risk Primi. Esasında fiziki olarak var olmayan ama insanlar hesabını yaparken hangisi daha iyi hesabını yaparken bu da artık gündeme gelecek. İnsanlar “Biraz daha fazla para vereyim ama bu ülkeden alayım çünkü bu ülke ile sorun yaşamayız” diye düşünecekler.&nbsp; Bu yüzden bu proje beni bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından heyecanlandırıyor.&nbsp; Enerji sisteminin dayanıklılığı ve çeşitliliği açısından da ciddi bir alternatif olacak. Bu yüzden de finansman açısından da şanslı bir proje olacağına düşünüyorum. Umarım tüm paydaşlar bir an önce bu konu üzerine eğilirler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MAYIS SONU KRİTİK TARİH<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şu anda en büyük sorun ne?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şu ana kadar en büyük sorunumuz zaten fiyatların artmasıydı. Mayıs ayı sonuna kadar çözüm olmazsa fiyatlar çok daha fazla tırmanabilir demiştim. Ayrıca rafinerilere daha az petrol geldiği için bazı ürünleri de bulamayabiliriz. Mesela uçak yakıtlarını, dizeli. Uçak seferlerinde iptaller görebiliriz. Sadece petrol, doğalgaz da değil gübre, gıda, petro-kimya ürünleri vs de Hürmüz’den geçiyor. Bunlar dünya ekonomisinin can damarları ürünlerde arz zincirlerinde kırılma neden olabilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MÜTTEFİKLER BİLE AYRIŞTI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki sizi en çok sizi zorlayan coğrafya, lider var mı?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vallahi coğrafyaların şu anda hepsi çok zor. Ortadoğu’daki savaş başladıktan sonra müttefikler arasındaki farklılıklar giderek daha derinleşmeye başladı.&nbsp; Bu tabii gerçekten benim için zor ama daha önemlisi dünya için bence üzücü bir durum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">O bakımdan biz ülkeleri bir araya getirmeye, ortak hedefler bulmaya çalışıyoruz. 11 Mart’ta şimdiye kadarki tarihin en büyük petrol rezervini piyasaya sunduğumuzu dünya basınına açıkladım. Bu Körfez Savaşı’ndakinin iki misli kadardı. Bunun kararını çok kısa zamanda ve oy birliğiyle aldık. Birbirleriyle birçok konuda anlaşamayan ülkeler bile bu kritik kararda birleşti. Bu bizim ajansın başarısına bir örnek. Ama gerçekten, uluslararası alanda ortak ve herkesin anlaştığı kararlar almak, çerçeveler çizmek giderek zorlaşıyor. Onun için, dünyada kredisi olan ve güvenilir liderlere ihtiyaç da artıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ÖNCE ANNEMİ ARADIM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Time dergisinin belirlediği en etkili 100 isim arasına ikinci kez girdiniz. Dünya çapındaki bir liste ve o listeye girmek çok büyük başarı. Duygularınızı öğrenmek isterim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çok muazzam bir duygu tabii ki… İkinci defa girmek ki ilki 2021’de olmuştu. 5 yıl sonra bu beni çok sevindiren bir gelişme oldu. Üstelik bu kez dünya liderleri kategorisine dahil etmişler. Daha önceki listede küresel öncüler kategorisiydi. Tabii bu çok gurur verici bir şey. Haberi alır almaz her zaman olduğu gibi annemi aradım. O da çok çok sevindi, bu sevinci komşularıyla ve akrabalarla paylaştı. Hep dediğim gibi biz ufak yani oldukça mütevazi bütçeli bir kuruluşuz ama dünyada ne olup bittiğini iyi okuduğumuz için ve ne olup biteceğini de iyi öngördüğümüz için çalışmalarımız, söylediklerimiz, konuşmalarımız hep gündem oluyor ve insanlara yol gösteriyor. O bakımdan bu emeklerin bu fedakarlıkların karşılığını bir nebze görmemiz beni gerçekten çok sevindirdi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fatih bey özellikle bu dönem zor bir görev üstleniyorsunuz. Ülkelerle, liderlerle en çetin konuları müzakere etmek durumunda kalıyorsunuz. Nasıl zor değil mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zor değil, çok zor!&nbsp; Giderek daha da zorlaşıyor. Çünkü şu anda daha önce müttefik olan ülkelerin bile kendi aralarında ciddi görüş ayrılıkları var. Son birkaç ay içerisinde NATO konseyine katıldım Washington’da Bilderberg toplantısına katıldım, Davos’a katıldım… Bütün bu toplantılardan edindiğim izlenim, müttefik ülkeler arasında dahi giderek derinleşen ciddi farklar olması şeklinde. Sanki Atlantik Okyanusu giderek genişlemeye başladı. Yani ABD ile Avrupa arasındaki mesafe giderek uzuyor. Çünkü bunlar geçmişte çok yakın müttefiklerdi. Bu tabii dünyada işleri zorlaştırıyor. Ama ben enerji mekik diplomasi dediğim şekilde dünyadaki birçok liderle görüşüyorum. Çin ile Amerika’yla, Avrupa’yla, Hindistan’la, Brezilya ile… Şundan insanlar bize güveniyorlar… Bizim bir politik ya da ticari hiçbir kaygımız olmadığını, tamamen dünyayı daha iyi bir yere, daha iyi bir iyi bir enerji piyasasına, ekonomiye götürmek istediğimizi biliyorlar. Bu konuda ciddi bir kredimiz olduğunu düşünüyorum. Birbirleriyle hasım olanlarda bile bize karşı bir güven var ve bu da bir nebze olsun işlerimizi kolaylaştırıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/istanbul-yeni-dubai-olabilir-1776581197.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakkala 22 milyonluk ihale</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/bakkala-22-milyonluk-ihale-827</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/bakkala-22-milyonluk-ihale-827</guid>
                <description><![CDATA[Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Ahmet Akın'ın "Kent Mutfakları" için açtığı 22 milyon liralık gıda alım ihalesinin, Ağrı'nın Eleşkirt ilçesindeki bir mahalle bakkalına verildiği ortaya çıktı. İBB de, kent lokantalarının tatlılarını Muş'taki bir bakkaldan almıştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP'li Ahmet Akın'ın "Kent Mutfakları" için açtığı 22 milyon liralık gıda alım ihalesinin, Ağrı'nın Eleşkirt ilçesindeki bir mahalle bakkalına verildiği ortaya çıktı. İBB de, kent lokantalarının tatlılarını Muş'taki bir bakkaldan almıştı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Balıkesir'de CHP'li Büyükşehir Belediyesi'nin 2025 yılı denetim raporlarına yansıyan gıda alım ihalesi, bu kadarına pes dedirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Haziran 2025'te açılan kırmızı et, süt, ayran, yoğurt, tereyağı ve kaşar peyniri alım ihalesinin, bin 550 kilometre mesafedeki Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinde bulunan bir bakkal dükkânı olan Polat Ticaret'e verildiği ortaya çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakkal görünümünde olan firmaya ihale karşılığında 22 milyon 250 bin TL ödendi. Şaşkınlık yaratan ihale akıllara&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ibb" target="_blank">İBB</a>'deki şerbetli tatlı ihalesini getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yolsuzluk soruşturmasına da yansıyan ihalede, Muş'taki bir mahalle dükkânından 95 milyon TL'ye şerbetli tatlı alındığı ortaya çıkmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/balikesir-buyuksehir-belediyesi" target="_blank">Balıkesir Büyükşehir Belediyesi</a>'nde denetim ve plan bütçe komisyonu üyesi olan AK Partili Meclis üyesi Avukat Birol Şahin, meclis toplantısındaki konuşmasında, "Belediyemiz kırmızı et, yoğurt, ayran ve peynir alım ihalesi yapıyor. Balıkesir'de bu alım işini karşılayacak yüzlerce firma var. Balıkesir et ve sütün membaıdır. Ayran derseniz, Susurluk."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Peynir derseniz, Gönen. Kırmızı et derseniz en lezzetlisi Balıkesir'de ama ne hikmetse bütün bu gıda ürünleri, İran sınırındaki Ağrı'nın Eleşkirt ilçesinden geliyor. İhalede yazan firma adresine internetten bir bakın."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Karşınıza bir mahalle bakkalı çıkıyor. Bu bakkalın böyle bir ihaleyi almasını bırakın, bulunduğu binayı komple satsanız 22 milyon etmez. Devletimizin yetkili kurumlarının bunu araştıracağından eminim" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/bakkala-22-milyonluk-ihale-1776499526.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ataşehir Belediyesi&#039;ne operasyon</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/atasehir-belediyesine-operasyon-826</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/atasehir-belediyesine-operasyon-826</guid>
                <description><![CDATA[Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı. Belediye binasında yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Öte yandan gözaltına alınan 5 şüpheli, sağlık kontrolünden geçirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ataşehir Belediyesinde ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet alındığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel'in de bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı. Belediye binasında yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. Öte yandan gözaltına alınan 5 şüpheli, sağlık kontrolünden geçirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personellerinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine şüpheliler hakkında 'rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve üye olma ile ihaleye fesat karıştırma' suçlarından soruşturma başlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yürütülen soruşturmada şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edilirken, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığına dair bulgulara ulaşıldı. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından yapılan çalışmalar sonucunda suçun unsurları ve organizasyon yapısı detaylı şekilde tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yapılan incelemelerde,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/atasehir-belediyesi" target="_blank">Ataşehir Belediyesi</a>&nbsp;sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı ve bu süreçte ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığı gerçekleştirildiği belirlendi. Öte yandan belediye yetkilileri ile bazı firma sahiplerinin birlikte hareket ettikleri, rüşvet miktarlarının projelerin niteliğine göre belirlendiği ve alınan rüşvetlerin belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre paylaştırıldığı tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">18 ŞÜPHELİ GÖZALTINDA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Elde edilen deliller doğrultusunda, suç örgütünün faaliyetlerinin deşifre edilmesi, delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması için İstanbul'da 45 adrese eş zamanlı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/operasyon" target="_blank">operasyon</a>&nbsp;düzenlendi. Operasyonda aralarında Belediye Başkanı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/onursal-adiguzel" target="_blank">Onursal Adıgüzel</a>'in de bulunduğu 18 şüpheli gözaltına alındı. Belediye binasında yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyale el konuldu. 2 şüphelinin daha yakalanması için çalışmalar sürüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5 ŞÜPHELİ SAĞLIK KONTROLÜNDEN GEÇİRİLDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan operasyonda gözaltına alınan 5 şüpheli sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi'ne getirildi. Şüpheliler, sağlık kontrolünün ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 10:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/atasehir-belediyesine-operasyon-1776497650.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Altı haftalık yakıt kaldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/alti-haftalik-yakit-kaldi-822</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/alti-haftalik-yakit-kaldi-822</guid>
                <description><![CDATA[Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa'nın elinde yaklaşık altı haftalık jet yakıtı stoku kaldığı uyarısında bulundu. Birol, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda uçuş iptallerinin "yakında" başlayacağını ve yaz tatillerinin kaosa sürüklenebileceğini ifade etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol, Avrupa'nın elinde yaklaşık altı haftalık jet yakıtı stoku kaldığı uyarısında bulundu. Birol, Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam etmesi durumunda uçuş iptallerinin "yakında" başlayacağını ve yaz tatillerinin kaosa sürüklenebileceğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.trthaber.com/etiket/iran/" target="_blank">İran</a>&nbsp;savaşı nedeniyle stratejik nakliye rotasının bloke edilmesi, küresel&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/petrol/" target="_blank">petrol</a>&nbsp;arzını sekteye uğratırken&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/yakit/" target="_blank">yakıt</a>&nbsp;fiyatlarını da hızla yükseltti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fatih Birol, Paris'te yaptığı açıklamada, durumun küresel ekonomi için ağır sonuçları olacağını belirterek, "Bu, şimdiye kadar karşılaştığımız en büyük&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/enerji/" target="_blank">enerji</a>&nbsp;krizi olabilir" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Hava yolu şirketleri büyük zararda<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Krizin etkileri hava yolu devlerinin&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/mali/" target="_blank">mali</a>&nbsp;tablolarına yansımaya başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">EasyJet, Mart sonuna kadar olan altı aylık dönemde 540 ile 560 milyon sterlin arasında&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/vergi/" target="_blank">vergi</a>&nbsp;öncesi zarar beklediğini açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şirket, sadece geçtiğimiz ay jet yakıtı için fazladan 25 milyon sterlin harcadığını duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Diğer önemli hava yolu şirketlerinden de benzer uyarılar geldi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ryanair:</strong>CEO Michael O’Leary, uçuşların yüzde 10’unu azaltmayı düşündüklerini ve yakıt tedarikçilerinin yalnızca Mayıs ayı ortasına kadar garanti verebildiğini belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>SAS:</strong>&nbsp;İskandinav hava yolu şirketi, artan maliyetler nedeniyle bu ay binin üzerinde uçuşu iptal etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Airlines UK:</strong>&nbsp;Birleşik Krallık’taki hava yolları şu an için bir kesinti yaşamadıklarını ancak hükümetle olası bir yakıt krizi için acil durum önlemlerini görüştüklerini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Bilet fiyatlarında artış kapıda<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklığın devam etmesi durumunda, yakıt kıtlığının yanı sıra bilet fiyatlarında da ciddi artışlar bekleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hava yolu temsilcileri, Mart ayında ikiye katlanan yakıt maliyetlerinin Paskalya sonrası ve yaz sezonunda yolculara yüksek bilet fiyatları olarak yansıyacağını öngörüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">IEA Başkanı Birol, krizden ilk etapta Japonya, Kore,&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/hindistan/" target="_blank">Hindistan</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.trthaber.com/etiket/cin/" target="_blank">Çin</a>&nbsp;gibi Asya ülkelerinin etkileneceğini, petrol akışı normale dönmezse Avrupa ve Amerika'nın da bu listeye ekleneceğini vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/alti-haftalik-yakit-kaldi-1776425596.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;de mutlak butlan hazırlığı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/chpde-mutlak-butlan-hazirligi-821</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/chpde-mutlak-butlan-hazirligi-821</guid>
                <description><![CDATA[Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür bugünkü yazısında, CHP'nin şaibeli kurultayı ve olası mutlak butlan kararıyla ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Mahmut Övür, "Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi "yolsuzluk ve rezillik" iddialarından CHP'yi "arındırmak" için alesta beklerken, İmamoğlu-Özel ekibi de Ekim Partisi'ne yeni bir seçenek olarak bakıyor." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür bugünkü yazısında, CHP'nin şaibeli kurultayı ve olası mutlak butlan kararıyla ilgili çarpıcı bir yazı kaleme aldı. Mahmut Övür, "Kemal Kılıçdaroğlu ve çevresi "yolsuzluk ve rezillik" iddialarından CHP'yi "arındırmak" için alesta beklerken, İmamoğlu-Özel ekibi de Ekim Partisi'ne yeni bir seçenek olarak bakıyor." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, "İmamoğlu'na destekte ciddi bir düşüş var. Bekir Ağırdır'ın sahibi olduğu Veri Enstitüsü'nün son araştırması bu düşüşü çok açık biçimde ortaya koydu. İmamoğlu'na yönelik soruşturmanın siyasi olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 46'dan yüzde 27'ye düşmüş. Düşüş yüzde 19." ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İşte Mahmut Övür'ün 'Mutlak butlan'a koşanlar mı 'yolsuzluk'ta yarışanlar mı? başlıklı yazısı:</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeni nesil siyasetçilerin yüz yıllık partiyi getirdikleri hâle bakın. Bir yanda yolsuzluk iddiaları, diğer yanda "<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/mutlak-butlan" target="_blank">mutlak butlan</a>" beklentileri...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Herhalde korku bacayı sardı ki,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/chp" target="_blank">CHP</a>&nbsp;destekçisi militan gazeteciler bağırmaya başladı. Kimi "CHP'nin oyu hızla düşmeye başlar" diye feryat ediyor, kimi "İktidar hukukuyla partiye geri dönmeyi nasıl içinize sindireceksiniz?" diye soruyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama kimse şu soruyu sormuyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Hizmet yapmamayı, bu kadar yolsuzluğu, 'jet'giller rezaletini, milyon dolarlık villaları, takasa konulan sevgilileri biz nasıl içimize sindiriyoruz?"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sahi hangisi daha sindirilebilir; mutlak butlan mı, hırsızlık iddiasıyla itham edilmek mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tercih sizin, ister "geleceğin cumhurbaşkanı adına" tehditle balya balya para toplayanları ya da pavyon köşelerinde dolarlar dağıtıp kurultay kazananları seçin, isterseniz "Yargı yoluyla partimi kurtarmaya geliyorum" diyenleri...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama şu sorulardan kaçmak mümkün değil:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Övündüğünüz 100 yıllık partiyi bu hâllere nasıl düşürdünüz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Bu nasıl yüzyıllık bir okul ki, cumhuriyetin ikinci yüzyılında kendi geleneğinden siyasetçi çıkaramadı, "sağcı" cenahtan gelen iki siyasetçiye muhtaç kaldı?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruları uzatmak, CHP'lilerin övündükleri "ahlaki üstünlük"lerini kaybetmesinden söz etmek mümkün ama şu gerçek ortada: Ne milyon dolarlık yolsuzluk iddiaları tesadüf ne de mutlak butlan kararı gökten zembille indi. CHP ektiğini biçti, biçiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Medyası da bu rezil tabloyu sorgulamak yerine, "CHP oy kaybedecek" diye ve sanki tek sorun "mutlak butlan"mış gibi yeri göğü inletiyor, rakipleri suçluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Oysa gerçek bu değil; CHP'deki esas oy kaybı, hizmet üretmemekten, belediyelerdeki "yolsuzluk" bataklığından ve başkanların "arsız" tavırlardan kaynaklanıyor. Seçmen yerel seçimlerde CHP'ye bir şans verdi ama yeni nesil siyasetçiler bu şansı hizmet için değil zenginlikleri için kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP seçmeni de bütün bunları görüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İBB eksenli "İmamoğlu Suç Örgütü" davası ve diğerleri sürdükçe, dosyalar açıldıkça da CHP seçmeni gerçeği daha net gördüğü için meydanlardan, duruşma salonlarından uzaklaşıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Birkaç gün önce yazdım; oy düşüşünde ve özellikle İmamoğlu'na destekte ciddi bir düşüş var. Bekir Ağırdır'ın sahibi olduğu Veri Enstitüsü'nün son araştırması bu düşüşü çok açık biçimde ortaya koydu. İmamoğlu'na yönelik soruşturmanın siyasi olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 46'dan yüzde 27'ye düşmüş. Düşüş yüzde 19.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzun yıllar "vesayet" bagajıyla bir türlü iktidar olamayan CHP, bu kez yeni nesil siyasetçilerin bulaştığı "yolsuzluk" bagajıyla ağır bir itham altında. Her ihtimalde iktidara yürümesi zor. Ara seçim çıkışı da iktidar kapısını açmaya yetmedi, yetmez de.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belki de bu yüzden her iki taraf "mutlak butlan" kararına hazırlanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/kemal-kilicdaroglu" target="_blank">Kemal Kılıçdaroğlu</a>&nbsp;ve çevresi "yolsuzluk ve rezillik" iddialarından CHP'yi "arındırmak" için alesta beklerken, İmamoğlu-Özel ekibi de&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ekim-partisi" target="_blank">Ekim Partisi</a>'ne yeni bir seçenek olarak bakıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"CHP'yi bırakmayız" sözlerine bakmayın, onlar da bu sürecin "mutlak butlan" veya başka bir kararla biteceğinin farkında. Özellikle İmamoğlu'na yakın isimler, daha fazla yıpranmadan yeni parti ve yeni gündemle siyasette var olabilecekleri hesabı yapıyor.<span style="background-color:white;color:black;font-family:&quot;Segoe UI&quot;,sans-serif;font-size:14.5pt;"><span style="line-height:107%;">&nbsp;</span></span>Yapmalılar da. Belki o zaman yeni nesil siyasetçi olup olmadıkları ya da CHP'nin mi onları taşıdığı yoksa onların mı CHP'yi yukarı taşıdığı daha net görülecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama şunu da hatırlatalım: CHP'siz ve "yolsuzluk lekeli" siyaset yapmak hiç kolay olmayacak.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/chpde-mutlak-butlan-hazirligi-1776413113.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trafiğe kayıtlı araç sayısı yüzde 7 arttı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/trafige-kayitli-arac-sayisi-yuzde-7-artti-817</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/trafige-kayitli-arac-sayisi-yuzde-7-artti-817</guid>
                <description><![CDATA[Trafiğe martta 159 bin 931 aracın kaydı yapılırken 4 bin 856 aracın kaydı silindi, böylece trafikteki toplam araç sayısı 155 bin 75 arttı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Trafiğe martta 159 bin 931 aracın kaydı yapılırken 4 bin 856 aracın kaydı silindi, böylece trafikteki toplam araç sayısı 155 bin 75 arttı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye İstatistik Kurumu, mart ayına ilişkin motorlu kara taşıtları istatistiklerini açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna göre, martta trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 18,3 azalarak 159 bin 931'e geriledi. Söz konusu dönemde kaydı silinen taşıt sayısı ise yüzde 39,4 artarak 3 bin 484'ten 4 bin 856'ya çıktı. Böylece, trafikteki toplam taşıt sayısı yılın üçüncü ayında 155 bin 75 adet artış gösterdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mart ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 50,2'sini otomobil, yüzde 34,8'ini motosiklet, yüzde 10,1'ini kamyonet, yüzde 1,7'sini kamyon, yüzde 1,6'sını traktör, yüzde 1'ini minibüs, yüzde 0,5'ini otobüs ve yüzde 0,1'ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Martta trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısında bir önceki aya göre ise yüzde 31,3 artış gerçekleşti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre motosiklette yüzde 51, otomobilde yüzde 27,2, traktörde yüzde 19,3, minibüste yüzde 17,7, kamyonette yüzde 12,8, otobüste yüzde 4,5 artarken, özel amaçlı taşıtta yüzde 28,9 ve kamyonda yüzde 10,5 azalış gösterdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mart ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı otobüste yüzde 12,6, minibüste yüzde 2,6 artarken, traktörde yüzde 50,1, özel amaçlı taşıtta yüzde 34,2, kamyonda yüzde 25,3, motosiklette yüzde 21,2, otomobilde yüzde 15,4 ve kamyonette yüzde 15 azaldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRAFİĞE KAYITLI ARAÇ SAYISI MART SONU İTİBARIYLA 34 MİLYONU GEÇTİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trafiğe kayıtlı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/arac-sayisi" target="_blank">araç sayısı</a>, martta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 7 artarak 31 milyon 788 bin 619'dan 34 milyon 23 bin 986'ya yükseldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mart sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 51,8'ini otomobil, yüzde 21,2'sini motosiklet, yüzde 14,6'sını kamyonet, yüzde 6,8'ini traktör, yüzde 3,1'ini kamyon, yüzde 1,6'sını minibüs, yüzde 0,6'sını otobüs ve yüzde 0,3'ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DEVRİ YAPILAN ARAÇLAR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Devri yapılan toplam 870 bin 992 taşıttan yüzde 68,6'sı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/otomobil" target="_blank">otomobil</a>, yüzde 14,8'i kamyonet, yüzde 9,7'si&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/motosiklet" target="_blank">motosiklet</a>, yüzde 2,8'i traktör, yüzde 1,8'i kamyon, yüzde 1,6'sı minibüs, yüzde 0,5'i otobüs ve yüzde 0,2'si özel amaçlı taşıtlar olarak kayıtlara geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Martta trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,5'inin Renault, yüzde 8,2'sinin Toyota, yüzde 7,4'ünün Peugeot, yüzde 6,9'unun Volkswagen, yüzde 6,1'inin Hyundai, yüzde 5,9'unun Togg, yüzde 5,1'inin Fiat, yüzde 5'inin Opel, yüzde 5'inin Citroen, yüzde 4,3'ünün Skoda, yüzde 3,3'ünün Mercedes-Benz, yüzde 3,1'inin Kia, yüzde 3'ünün BMW, yüzde 2,6'sının Ford, yüzde 2,2'sinin Audi, yüzde 2'sinin Volvo, yüzde 1,9'unun Mini, yüzde 1,7'sinin Chery, yüzde 1,6'sının Nissan, yüzde 1,2'sinin Tesla ve yüzde 8,4'ünün diğer markalardan oluştuğu tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ocak-mart döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 14,4 azalarak 426 bin 342'ye gerilerken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 23,1 artışla 13 bin 42 adet oldu. Böylece yılın ilk 3 ayında trafikteki toplam taşıt sayısı 413 bin 300 adet arttı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ocak-mart döneminde trafiğe kaydı yapılan 224 bin 627 otomobilin yüzde 41,1'inin benzin, yüzde 31,5'inin hibrit, yüzde 18,2'sinin elektrikli, yüzde 8,6'sının dizel ve yüzde 0,6'sının LPG yakıtlı olduğu belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mart sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 17 milyon 611 bin 509 adet otomobilin ise yüzde 32,4'ünün dizel, yüzde 31'inin benzin, yüzde 29,8'inin LPG, yüzde 4,4'ünün hibrit ve yüzde 2,3'ünün elektrikli olduğu görüldü. Otomobillerin yüzde 0,2'sinin ise yakıt türü bilinmiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ocak-mart döneminde trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 33,2'si 1300 ve altı, yüzde 15,9'u 1401-1500, yüzde 13,2'si 1501-1600, yüzde 9,6'sı 1301-1400, yüzde 9,1'i 1601-2000, yüzce 0,8'i 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahip bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Söz konusu dönemde trafiğe kaydı yapılan 224 bin 627 otomobilin yüzde 42,1'i gri, yüzde 25,6'sı beyaz, yüzde 11,2'si siyah, yüzde 10,4'ü mavi, yüzde 5,3'ü yeşil, yüzde 3,5'i kırmızı, yüzde 1,3'ü kahverengi, yüzde 0,3'ü turuncu, yüzde 0,2'si sarı ve yüzde 0,2'si diğer renkli araçlardan oluştu.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/trafige-kayitli-arac-sayisi-yuzde-7-artti-1776407406.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mühimmat stokları azaldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/muhimmat-stoklari-azaldi-815</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/muhimmat-stoklari-azaldi-815</guid>
                <description><![CDATA[ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) azalan mühimmat stoklarını takviye etmek amacıyla dev otomotiv üreticileriyle temasa geçtiği öne sürüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD Savunma Bakanlığı'nın (Pentagon) azalan mühimmat stoklarını takviye etmek amacıyla dev otomotiv üreticileriyle temasa geçtiği öne sürüldü.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">The Wall Street Journal (WSJ) gazetesinin konu hakkında bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, özellikle otomotiv üreticilerinin askeri üretimde daha fazla rol almasını istiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kapsamda Pentagondan yetkililer, Ford Motor Üst Yöneticisi (CEO) Jim Farley ile General Motors (GM) Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Mary Barra'nın da aralarında bulunduğu üst düzey otomotiv yöneticileriyle bir araya geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kaynaklar, Ukrayna ve İran'daki savaşların ABD'nin mühimmat stoklarını erittiğini, bu nedenle Pentagonun otomotiv şirketlerini devreye sokmayı düşündüğünü iddia etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong><o:p></o:p></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/muhimmat-stoklari-azaldi-1776324561.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elektrikli araç satışları Avrupa&#039;da rekor kırdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/elektrikli-arac-satislari-avrupada-rekor-kirdi-809</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/elektrikli-arac-satislari-avrupada-rekor-kirdi-809</guid>
                <description><![CDATA[Artan petrol fiyatları Avrupa'daki elektrikli araç satışlarını etkiledi. Mart ayında kıta genelindeki elektrikli araç satışları yüzde 40'a yakın arttı ve 500 bin adedi aşarak rekor kırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Artan petrol fiyatları Avrupa'daki elektrikli araç satışlarını etkiledi. Mart ayında kıta genelindeki elektrikli araç satışları yüzde 40'a yakın arttı ve 500 bin adedi aşarak rekor kırdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Küresel elektrikli araç satışları ilk çeyrekte geriledi: Avrupa büyümenin lokomotifi oldu. Yılın ilk çeyreğinde küresel elektrikli araç satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 düşerek 4 milyon adet seviyesinde gerçekleşti. Mart ayında ise satışlar aylık bazda yüzde 66 artışla 1.75 milyona ulaşarak güçlü bir toparlanma sinyali verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benchmark Mineral Intelligence verilerine göre, bölgesel dağılıma bakıldığında en dikkat çekici ayrışma Avrupa’da yaşandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avrupa pazarı, yüzde 27’lik yıllık artışla 1.2 milyon adet satışa ulaşarak küresel büyümenin ana sürükleyicisi oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna karşılık Çin’de satışlar yüzde 21 düşüşle 1.9 milyona gerilerken, Kuzey Amerika’da yüzde 27’lik sert bir daralma yaşandı ve satışlar 320 bin seviyesinde kaldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünyanın diğer bölgelerinde ise yüzde 79’luk güçlü artışla 600 bin adetlik satış gerçekleşti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AVRUPA'DA REKOR SATIŞ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mart ayında özellikle Çin’de talebin toparlanmasıyla satışlar Şubat ayına göre neredeyse iki katına çıktı. Avrupa ve Asya’daki birçok ülkede rekor seviyelere ulaşan satışlar da küresel ölçekte aylık bazda yüzde 66’lık artışı beraberinde getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avrupa, Mart 2026’da yarım milyon adedin üzerine çıkarak tarihinin en yüksek aylık satışını gerçekleştirdi. Satışlar aylık yüzde 72, yıllık ise yüzde 37 arttı. Artışta devlet teşvikleri ve Orta Doğu’daki gelişmelere bağlı yükselen petrol fiyatlarının etkili olduğu belirtiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İngiltere’de artan yakıt maliyetleri satışları desteklerken, Fransa, İtalya ve İspanya gibi büyük pazarlarda da rekorlar kırıldı. Özellikle Çinli üreticilerin Avrupa pazarındaki payını hızla artırması dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fransa’da ise akaryakıt fiyatlarındaki artış ve tedarik sorunlarının “panik alımlara” yol açtığı, bunun da elektrikli araç satışlarını yıllık bazda yüzde 69 artırdığı kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AMERİKA PAZARI DÜŞÜŞTE<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kuzey Amerika’da elektrikli araç satışları ilk çeyrekte yüzde 27 düştü. Raporda, ABD’de vergi teşviklerinin 2025’in üçüncü çeyreğinde sona ermesinin ardından pazarın ivme kaybettiği görülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mart ayında 100 binin üzerinde satış gerçekleşse de bu rakam düşüş trendini tersine çevirmeye yetmedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çin’de Mart ayında satışlar toparlansa da yıl genelinde yüzde 21’lik düşüş sürüyor. İç pazardaki zayıflığa karşılık üreticilerin ihracata yöneldiği, ancak yurt dışı stokların artmasının talebin aynı hızda büyümediğine işaret ettiği değerlendiriliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/elektrikli-arac-satislari-avrupada-rekor-kirdi-1776235333.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnanılmaz olaylara şahit olacaksınız</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/inanilmaz-olaylara-sahit-olacaksiniz-807</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/inanilmaz-olaylara-sahit-olacaksiniz-807</guid>
                <description><![CDATA[İran-ABD-İsrail savaşı haberleri son dakika... ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesin süresini uzatmayı planlamadığını belirterek, "Önümüzdeki 2 gün boyunca inanılmaz olaylara tanık olacaksınız" dedi. Öte yandan Hizbullah, İsrail ordusunu İHA ve roketlerle en az 34 kez hedef aldığını kaydetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İran-ABD-İsrail savaşı haberleri son dakika... ABD Başkanı Donald Trump, İran ile ateşkesin süresini uzatmayı planlamadığını belirterek, "Önümüzdeki 2 gün boyunca inanılmaz olaylara tanık olacaksınız" dedi. Öte yandan Hizbullah, İsrail ordusunu İHA ve roketlerle en az 34 kez hedef aldığını kaydetti. İşte detaylar...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İran ekonomisine abluka darbesi<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ABD'nin limanlarına yönelik ablukasının İran'ın ekonomik faaliyetlerini tamamen durdurduğunu savundu. ABD kuvvetlerinin İran limanlarına yönelik tam bir abluka uyguladığını belirten Cooper, İran ekonomisinin yüzde 90'ının deniz yoluyla yapılan uluslararası ticarete dayandığına işaret etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cooper "Ablukanın uygulanmasından bu yana geçen 36 saatten kısa bir sürede,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abd" target="_blank">ABD</a>&nbsp;kuvvetleri deniz yoluyla&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>'a giren ve İran'dan çıkan ekonomik ticareti tamamen durdurmuştur." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İsrail'in kuzeyine roket saldırısı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>'in Kanal 12 televizyonu, bu sabah Lübnan'dan İsrail'in kuzeyindeki Celile bölgesine 20 roket fırlatıldığını, bunlardan bazılarının önlendiğini, diğerlerinin ise açık alanlara düştüğünü bildirdi. Haberde saldırı nedeniyle Manara ve Kiryat Shmona'da sirenlerin çaldığı kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Lübnan'ın güneyindeki saldırılarda 5 sivil hayatını kaybetti<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Lübnan Ulusal&nbsp;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/" target="_blank">Haber</a>&nbsp;Ajansı (NNA),&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>'in bugün erken saatlerde Lübnan'ın güneyindeki Ensariye kasabasını hedef alan hava saldırısında 5 kişinin yaşamını yitirdiğini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Trump ateşkesi uzatmayı düşünmüyor<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABC News'ün haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, İran'la ateşkesin uzatılmasını düşünmediğini söyleyerek, "Önümüzdeki iki gün boyunca inanılmaz olaylara tanık olacaksınız" açıklamasında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Ben başkan olmasaydım, dünya paramparça olurdu" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ANLAŞMA YA DA ASKERİ HAREKAT<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/trump" target="_blank">Trump</a>, savaşın anlaşma ya da&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>’ın yeteneklerini ortadan kaldıracak bir askeri harekatla sona erebileceğini belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">New York Post'a ayrı bir demeç veren Trump, önümüzdeki 2 gün içinde&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abd" target="_blank">ABD</a>&nbsp;ile İran arasında görüşmelerin yeniden başlayabileceğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın her iki şekilde de sona erebileceğini ifade eden Trump, "Bir anlaşma, daha tercih edilebilir çünkü o zaman (ülkelerini) yeniden inşa edebilirler. Artık gerçekten farklı bir rejimleri var. Ne olursa olsun, radikalleri ortadan kaldırdık. Onlar gitti, artık aramızda değiller" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Hizbullah'tan İsrail ordusuna peş peşe darbeler<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hizbullah,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;ordusuna ait hedeflere insansız hava araçları (İHA) ve roketlerle en az 34 saldırı düzenlendiğini açıkladı. Hizbullah'tan yapılan açıklamada, İsrail'e karşı saldırıların sürdürüldüğü belirtildi. Lübnan'ın güneyindeki Hiyam, Nakura, Beyyada, Şema ve Kuzuh beldeleri ile Bint Cubeyl'in doğu kesimlerinde İsrail askerleri ile araçlarının hedef alındığı bildirildi. Siddikin beldesinde İsrail ordusuna ait Hermes-450 tipi İHA'nın düşürüldüğü aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İsrail ve Lübnan'dan doğrudan müzakere kararı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abd" target="_blank">ABD</a>&nbsp;Dışişleri Bakanlığı, Washington'da gerçekleştirilen&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;ile Lübnan arasındaki görüşmenin ardından tüm tarafların karşılıklı olarak kararlaştırılan bir zaman ve yerde doğrudan müzakerelere başlamayı kabul ettiğini açıkladı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı Tommy Pigott, ABD'nin arabuluculuğunda Washington'da yapılan ve "1993 yılından bu yana en üst düzey doğrudan görüşme" olarak kayıtlara geçen görüşmeye ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, görüşmenin "çok verimli" geçtiği, ABD'nin iki ülkeyi tebrik ettiği ve ileriye dönük görüşmeler için bugünkü görüşmenin güçlü bir zemin oluşturduğu belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklamada, tüm tarafların karşılıklı olarak kararlaştırılan bir zaman ve yerde doğrudan müzakerelere başlamayı kabul ettiğini vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>CENTCOM'dan ablukanın delinmediği iddiası<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), dün TSİ 17.00’dan bu yana Hürmüz Boğazı’nda uygulanan ablukaya ilişkin açıklamada bulundu. CENTCOM, "10 bini aşkın&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abd" target="_blank">ABD</a>&nbsp;denizcisi, deniz piyadesi ve havacı personelin yanı sıra çok sayıda savaş gemisi ve onlarca uçak,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>&nbsp;limanlarına yönelik giriş-çıkışları engellemek amacıyla deniz ablukası operasyonunu yürütüyor. İlk 24 saat içinde hiçbir gemi ABD ablukasını aşamadı ve 6 ticaret gemisi, ABD kuvvetlerinin geri dönme talimatına uyarak Umman Körfezi'ndeki İran limanlarına yöneldi" dedi. Söz konusu ablukanın Basra Körfezi ve Umman Körfezi'ndeki tüm noktalar dahil olmak üzere, İran limanlarına ve kıyı şeridine giren veya buralardan ayrılan tüm ülke gemilerine ayrım gözetmeksizin uygulandığını aktaran CENTCOM, "ABD kuvvetleri, Hürmüz Boğazı'nı kullanarak İran dışındaki limanlara sefer yapan gemiler için seyrüsefer serbestisini ise güvence altına almaya devam ediyor" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 15 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/inanilmaz-olaylara-sahit-olacaksiniz-1776234488.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Abluka kararıyla petrol sert yükseldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/abluka-karariyla-petrol-sert-yukseldi-797</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/abluka-karariyla-petrol-sert-yukseldi-797</guid>
                <description><![CDATA[Petrol, hafta sonu Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin anlaşmayla sonuçlanmamasının ardından ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alma kararı sonrası sert yükseldi. Sabah saatlerinde brent petrol uluslararası piyasalarda varil başına yaklaşık 104 dolara çıkarak yüzde 9,1'e kadar yükseldi. Bununla birlikte Avrupa'da doğalgaz vadeli işlemleri de kısa sürede yüzde 18'e varan sıçrama yaşadı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Petrol, hafta sonu Washington ile Tahran arasındaki görüşmelerin anlaşmayla sonuçlanmamasının ardından ABD'nin Hürmüz Boğazı'nı ablukaya alma kararı sonrası sert yükseldi. Sabah saatlerinde brent petrol uluslararası piyasalarda varil başına yaklaşık 104 dolara çıkarak yüzde 9,1'e kadar yükseldi. Bununla birlikte Avrupa'da doğalgaz vadeli işlemleri de kısa sürede yüzde 18'e varan sıçrama yaşadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dün ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran ile yürütülen görüşmelerin genel olarak olumlu geçtiğini ancak nükleer başlıkta anlaşma sağlanamadığını bildirdi. Trump, bu gelişmenin ardından ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda askeri adım atacağını duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, ABD donanmasının derhal geçerli olmak üzere Hürmüz Boğazı'na giriş ve çıkış yapan gemilere yönelik abluka sürecini başlatacağını belirterek, uluslararası sularda İran'a geçiş ücreti ödeyen gemilerin durdurulup aranacağını ifade etti. İran'ın boğaza mayın döşediğini öne süren Trump, bu mayınların imha edileceğini kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı ablukaya alma kararı almasıyla brent petrol sert yükseldi. Sabah saatlerinde varil başına yaklaşık 104 dolara çıkarak yüzde 9,1’e kadar yükselen brent petrol saat TSİ 07.40'da 102 dolardan işlem görüyor. Avrupa doğalgaz vadeli işlemleri de bir ara yaklaşık yüzde 18 sıçradı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Goldman Sachs 9 Nisan'da yayımladığı notta, Hürmüz Boğazı'nın bir ay daha kapalı kalması durumunda Brent petrolün varil fiyatının 2026 yılı boyunca ortalama 100 doların üzerinde seyredeceğini öngörüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/abluka-karariyla-petrol-sert-yukseldi-1776063488.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Abluka başlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/abluka-basliyor-796</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/abluka-basliyor-796</guid>
                <description><![CDATA[ABD ordusu İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğine yönelik ablukayı bugün başlatacağını duyurdu. Abluka nasıl işleyebilir ve etkisi ne olur?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD ordusu İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğine yönelik ablukayı bugün başlatacağını duyurdu. Abluka nasıl işleyebilir ve etkisi ne olur?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><strong>ABD ordusu İran limanlarına giriş ve çıkış yapan tüm deniz trafiğine yönelik ablukayı bugün&nbsp;</strong><span style="mso-spacerun:yes;"><strong> </strong></span><strong>başlatacağını duyurdu.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı'nda başka ülkelerden gelen ya da başka ülkelere giden gemilere ise izin verileceği belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran, deniz ticareti için kritik önemdeki Hürmüz Boğazı'nı, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından fiili olarak kapatmış durumda.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklama, hafta sonunda Pakistan'da taraflar arasındaki müzakerelerden bir sonuç çıkmamasının ardından yapıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan'da İran ile yapılan doğrudan görüşmelerin, İran'ın "nükleer emellerinden vazgeçmeye isteksiz" olması nedeniyle başarısız olduğunu iddia etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü ise ABD'yi "aşırı ve hukuka aykırı taleplerde bulunmakla" suçladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Abluka pratikte nasıl işleyebilir?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Deniz Kuvvetleri'nin 2022 tarihli Deniz Harekât Hukuku El Kitabı, ablukayı "düşman bir devlete ait, düşman bir devlet tarafından işgal edilen ya da kontrolü altında bulunan belirli limanlara, havaalanlarına veya kıyı bölgelerine, tüm devletlere ait düşman veya tarafsız gemilerin ve/veya hava araçlarının girişi ya da çıkışını engellemeye yönelik savaşçı bir operasyon" olarak tanımlıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump, Pakistan'da hafta sonu sonuçsuz kalan görüşmeler sonrası, İran'ı ve Hürmüz Boğazı'nı kullanacak gemileri tehdit etmiş ve Pazar sabahı paylaştığı sosyal medya mesajında, Boğaz'a giriş ve çıkışlarda denetimin ABD'de olacağını açıklamıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) da Pazar akşamı X üzerinden yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda İran limanlarına yönelik ablukasının Pazartesi günü 17.00'de başlayacağını duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CENTCOM'un açıklamasında ablukanın İran limanlarına ve kıyılarına giren ve bu limanlardan ayrılan tüm gemilere, ülkelerine bakılmaksızın "tarafsızca" uygulanacağı, "İran dışındaki limanlara giden ve bu limanlardan gelen" gemilerin "engellenmeyeceği" belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, ablukanın uygulanmasında başka ülkelerin de katkıda bulunacağını söyledi ancak bunların hangi ülkeler olduğunu belirtmedi. BBC'nin elindeki bilgilere göre İngiltere'nin ablukada rol alması beklenmiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump Fox News'e yaptığı açıklamada ayrıca NATO'nun Boğaz'daki "mayınları temizlemeye yardım etme" teklifinde bulunduğunu belirtti, Hürmüz Boğazı'nın "çok da uzak olmayan bir gelecekte yeniden kullanıma açılacağını" ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, ABD'nin mayın tarama gemilerini bölgede devreye sokacağını ve NATO üyesi olan İngiltere'nin de aynısını yapacağını söyledi; "Anladığım kadarıyla Birleşik Krallık da dahil birkaç ülke mayın tarama gemileri gönderecek" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İngiltere Başbakanı Keir Starmer daha önce yaptığı bir açıklamada, İngiliz askeri "mayın avlama sistemlerinin" hali hazırda bölgede bulunduğunu söylemişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İngiltere hükümeti sözcüsü, "Küresel ekonomiyi ve ülkemizdeki yaşam maliyetini desteklemek için acilen gerekli olan, seyrüsefer özgürlüğü ve Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması gerekliliğini desteklemeye devam ediyoruz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sözcü, Hürmüz Boğazı'nın "ücrete tabi tutulmaması gerektiğini" de ekledi; "Fransa ve diğer ortaklarımızla birlikte seyrüsefer özgürlüğünü korumak için acilen geniş bir koalisyon oluşturmak üzere çalışıyoruz."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BBC'nin ABD'den konuştuğu üç hukuk uzmanı, ablukanın deniz hukuku ihlali olabileceğini söyledi. Bir uzman da, askeri güçle uygulanacak bir ablukanın, mevcut ateşkes anlaşmasını ihlal etmek anlamına gelebileceğine de işaret etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ABD neden Boğaz'da abluka uygulayacak?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Coğrafi konumu ve stratejik önemi, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı savaşta bir koz olarak kullanmasını sağladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran bu dar ticaret rotasından geçecek gemilere seçerek izin veriyor ve petrol fiyatları da giderek artıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tahran Boğaz'ı kullanmak isteyen bazı gemilerdense çok yüksek ücretler talep ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump Boğaz'ı kapatarak İran hükümeti için kritik önemdeki bu gelir kaynağını kesebilir. Ancak bu hamle petrol ve gaz fiyatlarının daha da yükselmesi riskini beraberinde getiriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump Fox News'e yaptığı açıklamada, "İran'ın sevdiklerine petrol satıp, sevmediklerine satmayarak para kazanmasına izin vermeyeceğiz" dedi ve hedefin hayati öneme sahip bu denizcilik kanalından "ya [gemilerin] hepsinin ya hiçbirinin" geçişine izin vermek olduğunu ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlar Trump'ın, ABD'nin istediği anlaşma koşullarına boyun eğdirmek üzere İran üzerinde baskı kurmak için böyle bir açıklama yapmış olabileceği görüşünde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CBS'in "Face the Nation" programına konuşan Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Mike Turner, ablukanın Hürmüz'deki mevcut duruma bir çözüm dayatmanın bir yolu olduğunu söyledi;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Başkan, 'kimin geçeceğine onların karar vermesine izin vermeyeceğiz' diyerek müttefiklerimizi ve herkesi masaya çağırıyor."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Demokrat senatör Mark Warner ise Pazar günü CNN televizyonuna, "Boğaz'ı ablukaya almanın, İran'ı Boğaz'ı açmaya nasıl iteceğini anlayamıyorum" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Etkisi ne olabilir?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">BBC'ye konuşan denizcilik uzmanı Lars Jensen, Trump'ın bu ablukasının kısa vadeli olarak şu an hali hazırda bu bölgede olan az sayıdaki gemiyi etkileyeceğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu gerçekten Amerikalılar tarafından yapılırsa, sadece çok az sayıda gemiyi durduracaktır. Olaya geniş açıdan bakıldığında, aslında çok fazla bir değişiklik olmayacaktır."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vespucci Denizcilik'in CEO'su Jensen, Trump'ın, "geçiş için İran'a ücret ödeyen gemilerin güvenli geçişine de izin vermeyeceklerini" açıklamasının etkisinin, bu ücreti ödeyen şirketlerin İran rejimine para ödemiş oldukları için hali hazırda yaptırımlarla karşı karşıya kaldıkları göz önünde bulundurulursa, çok az olacağını da ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Öncelikle, geçiş yapan çok az sayıda gemi var. Bunlardan İran'a ödeme yapanların sayısıysa daha az. Ve yapanlarda da zaten Amerikan yaptırımlarında tabi."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Jense, "denizcilik şirketlerinin çoğu, geçici bir barış anlaşması olup olmayacağını ve bunun işleyip işlemeyeceğini görmek için beklemeyi sürdürecek" diyor ve anlaşma olursa deniz ticaretinde yavaş bir artış görmeye başlayacağımızı belirtiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçici ateşkesten bu yana Boğaz'da, az da olsa, gemi trafiği görüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Boğaz'daki son durum ne?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD ve İran'ın 7 Nisan'da anlaştığı iki haftalık geçici ateşkesin maddelerinden biri, bu dar su yolundan güvenli geçişlerin garanti altına alınmasıydı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak anlaşmanın ardından, bölgedeki gemiler, izinsiz geçmeye çalışmaları halinde "hedef olacakları ve imha edilecekleri" uyarısı almaya başlandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Deniz trafiği takip uygulaması Marine Traffic'in verileri 7-10 Nisan arasında Boğaz'dan sadece 19 geminin geçtiğini gösteriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunlardan sadece dördü petrol, gaz ya da kimyasal madde taşıyan gemilerdi. Geri kalanlar çeşitli türlerde dökme yük gemileri veya konteyner gemileri olarak listelendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bazı gemilerse yerlerini bildirmeden geçiş yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in saldırılarıyla başlayan savaş öncesinde her gün Boğaz'dan ortalama 138 gemi geçiyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/abluka-basliyor-1776063251.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Shell kârını arttırdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/shell-karini-arttirdi-793</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/shell-karini-arttirdi-793</guid>
                <description><![CDATA[Orta Doğu'daki tesisleri füze saldırılarıyla ağır hasar alan Shell, piyasalardaki sert dalgalanmayı fırsata çevirerek petrol ticareti kârını "önemli ölçüde" artırdı.
Shell Plc, ilk çeyreğe ilişkin paylaştığı operasyonel sonuçlarında, ticaret biriminin performansının fiziksel üretimdeki kayıpları fazlasıyla telafi ettiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Orta Doğu'daki tesisleri füze saldırılarıyla ağır hasar alan Shell, piyasalardaki sert dalgalanmayı fırsata çevirerek petrol ticareti kârını "önemli ölçüde" artırdı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Shell Plc, ilk çeyreğe ilişkin paylaştığı operasyonel sonuçlarında, ticaret biriminin performansının fiziksel üretimdeki kayıpları fazlasıyla telafi ettiğini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şirket, petrol ticareti sonuçlarının bir önceki çeyreğe göre "önemli ölçüde yüksek" gerçekleştiğini açıklayarak, "Dev Petrol" (Big Oil) şirketleri arasında savaşın finansal etkilerine dair ilk kapsamlı projeksiyonu sundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ticaret operasyonlarına rağmen, Shell’in bölgedeki fiziksel varlıkları savaştan ağır yara aldı. Özellikle Katar’daki devasa Ras Laffan kompleksinde bulunan ve dünyanın en büyüklerinden biri olan LNG ihracat terminali ile gazdan sıvı yakıt üretme (GTL) tesisi füze saldırıları sonucunda "geniş çaplı hasar" gördü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şirket, GTL tesisindeki onarım çalışmalarının yaklaşık bir yıl süreceğini ve bu durumun üretim kapasitesi üzerinde baskı yaratacağını teyit etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Üretim düştü, rafineri marjları yükseldi<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Savaşın Katar’daki hacimler üzerindeki etkisi, üretim rakamlarına doğrudan yansıdı. Dördüncü çeyrekteki 948 bin varil seviyesinden, ilk çeyrekte 880 bin - 920 bin varil aralığına geriledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Arz endişeleriyle artan yakıt fiyatları, Shell’in rafineri marjlarını varil başına 14 dolardan 17 dolara taşıdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şirket, operasyonlarını yürütmek için kullandığı işletme sermayesinin Mart ayındaki satışların tahsilat takvimine bağlı olarak 10 ila 15 milyar dolar arasında olduğunu açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ateşkes haberiyle petrol 100 doların altına indi<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD ve İran’ın Salı günü iki haftalık geçici bir ateşkes üzerinde anlaşması, enerji piyasalarında tansiyonu bir miktar düşürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yıl başından bu yana yüzde 50’den fazla değer kazanan ham petrol fiyatları, bu gelişmenin ardından Çarşamba günü yeniden 100 dolar sınırının altına geriledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak analistler, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin henüz tam kapasiteye dönmemesi nedeniyle arz krizinin devam edebileceği uyarısında bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/shell-karini-arttirdi-1775893083.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Toz duman dağıldıktan  sonra not artırımları başlar</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/toz-duman-dagildiktan-sonra-not-artirimlari-baslar-791</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/toz-duman-dagildiktan-sonra-not-artirimlari-baslar-791</guid>
                <description><![CDATA[Hakan Kara küresel ekonomik krizde de Türkiye'nin dayanıklılığını kanıtladığını belirterek "Bu savaşla beraber Türkiye'nin bölgede güvenli bir ülke olması savaş, toz dumanı dağıldığında makro istikrarı sağlayabilirse ondan sonraki süreçte Türkiye'nin not artırımının başlayabileceğini düşünüyorum" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Hakan Kara küresel ekonomik krizde de Türkiye'nin dayanıklılığını kanıtladığını belirterek "Bu savaşla beraber Türkiye'nin bölgede güvenli bir ülke olması savaş, toz dumanı dağıldığında makro istikrarı sağlayabilirse ondan sonraki süreçte Türkiye'nin not artırımının başlayabileceğini düşünüyorum" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası Ekonomi Zirvesi kapsamında düzenlenen global ekonomide yeni dengeler ve Türkiye panelinde konuşan Bilkent Üniversitesi, İktisat Bölümü Merkez Bankacılığı &amp; Finansal Piyasalar Profesörü Prof. Dr. Ali Hakan Kara, dünyada bağımsız kurumlarının sembolünün merkez bankaları olduğunu belirterek, “Gelişmiş ülkeler ve dünya biraz Türkiye’yi takip ediyor. Son 10 yılda yaşadığımız süreç dünyanın da başına gelmeye başladı. Fiyat istikrarının ötesinde ülkenin stratejik durumunu takip eden kurumlar haline gelecekler. Merkez bankaları geleneksel araç bağımsızlığı içinde fiyat istikrarını yönetmek yerine fiyat istikrarına odaklanıyor. Öncelik enflasyonu yüzde 2’de tutmak değil de gelecek şoklara karşı bir ağ kurmak. Şu anda Fed’e baktığımızda geleneksel üyeler nedeniyle eski usul devam ediyorlar ama yeni merkez bankası başkanı ile geleneksel olmayan çizgi dışı tarza doğru gidecek gibi görünüyor. Bu süreçte merkez bankaları enflasyon hedefinde ısrar etmeyecekler savaşın etkisi ile stagflasyon riskini de göze aldığınız zaman bu yüzde 2 enflasyon hedefi uzun süre yüksek seviyede tölere edilecek gibi görünüyor. Küresel ölçekte faizle yüksek kalmaya devam edecek“dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"MERKEZ BANKALARI TEK BAŞINA DÜNYALARI KURTARAMAZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kara, “Merkez Bankası tek başına dünyayı kurtaramaz dolayısıyla maliye politikası ve diğer politikalar da önemli. Bu programda enflasyonla mücadele daha hızlı başlayabilirdi baştan daha sıkı girilse savaş dönemine daha düşük bir seviyede girilebilirdi. Bir de ekonomi dışı faktörler ekonomiyi domine etmeye başladı ve bu yeni norm oldu. Geçen yıl bu zamanlar devasa 200 yılda bir ortaya çıkan ticaret savaşını konuluyorduk şu anda kimse bunu konuşmuyor. Her sene yeni bir şey çıkıyor. Türkiye dayanıklı bir ülke, göründüğünden daha dayanıklı b iz uzun vadeli planlamayı yapamayan stratejik düşünmeyen bir ülkeyiz iş kriz yönetimine geldiğinde iyi bir ülkeyiz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"TÜRKİYE’NİN BU KUR REJİMİNDEN ÇIKMASI GEREKİYOR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enflasyon uzun vadeli planlama gerektirdiğini ve strateji işi olduğunun altını çizen Kara sözlerini şöyle sürdürdü:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu yapı içinde enflasyona ilişkin çok iyimser olamıyorum. Tek haneli enflasyona gitmenin faydalarının toplumun içselleştirmediğini düşünüyorum dayanıklılık ve büyüme konusunda iyimserim. Maliye politikası şu anda fena gitmiyor ama ne kötü gidiyor biraz bu dış şoklardan ve hızlı hareket etmemekten dolayı reel kuru tahmin ettiğimizden daha fazla değerli tuttu. Süreç uzadık bu sefer reel sektör ve ihracatta tahribat yaratmaya başlıyor faizler de yüksek kalıyor bu uzun süre devam ettirilebilir bir şey değil. Türkiye’nin bir noktada bu kur rejiminden çıkması gerekiyor. Yavaş yavaş sıkışmaya başlıyor. Petrol fiyatları 120 dolarda kalırsa mevcut döviz kurunu değişmesi gerekiyor. Serbest kur rejimine geçmese de kuru bırakması ve çok fazla enflasyonist olmadan elini rahatlatması gerekiyor. Bu savaşla beraber Türkiye’nin bölgede güvenli bir ülke olması savaş, toz dumanı dağıldığında makro istikrarı sağlayabilirse ondan sonraki süreçte Türkiye’nin not artırımın başlayabileceğini düşünüyorum.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 10:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/toz-duman-dagildiktan-sonra-not-artirimlari-baslar-1775892041.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İnsanoğlu Dünya&#039;ya sığmıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/insanoglu-dunyaya-sigmiyor-778</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/insanoglu-dunyaya-sigmiyor-778</guid>
                <description><![CDATA[Bilim platformu ScienceAlert’te yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, insan nüfusu mevcut tüketim alışkanlıklarıyla birlikte Dünya’nın uzun vadede sürdürülebilir biçimde destekleyebileceği sınırları aşmış olabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bilim platformu ScienceAlert’te yayımlanan yeni bir araştırmaya göre, insan nüfusu mevcut tüketim alışkanlıklarıyla birlikte Dünya’nın uzun vadede sürdürülebilir biçimde destekleyebileceği sınırları aşmış olabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avustralya'da bulunan Flinders Üniversitesi’nden biliminsanlarının yürüttüğü çalışmada, fosil yakıtların sağladığı enerji sayesinde insanlığın gezegenin doğal sınırlarını geçici olarak genişlettiği, ancak bunun ekosistemler üzerinde giderek artan baskı yarattığı belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Araştırmacılar, teorik olarak&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/dunya" target="_blank">Dünya</a>’nın yaklaşık 12 milyar insanı barındırabilecek kapasiteye ulaşabileceğini, ancak sürdürülebilir yaşam standartları açısından ideal nüfusun bunun oldukça altında, yaklaşık 2,5 milyar seviyesinde olabileceğini öne sürüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nüfus artış hızının yavaşlamasına rağmen yüksek tüketim düzeyinin iklim değişikliği, kaynak tükenmesi ve biyolojik çeşitlilik kaybı gibi küresel riskleri artırdığına dikkat çeken biliminsanları, enerji kullanımı, gıda üretimi ve kaynak yönetiminde köklü dönüşümler yapılmadığı takdirde çevresel ve ekonomik istikrarsızlıkların büyüyebileceği uyarısında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/insanoglu-dunyaya-sigmiyor-1775717337.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>THY&#039;de deprem!</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/thyde-deprem-775</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/thyde-deprem-775</guid>
                <description><![CDATA[Türk Hava Yolları’nın üst yönetiminde değişiklik yapıldı. Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat ile Genel Müdür Bilal Ekşi görevden alındı. Yerlerine Murat Şeker ile Ahmet Olmuştur getirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türk Hava Yolları'nın (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat ile Genel Müdür Bilal Ekşi görevden alındı. Murat Şeker yeni Yönetim Kurulu Başkanı, Ahmet Olmuştur ise Genel Müdür oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türk Hava Yolları’nın üst yönetiminde değişiklik yapıldı. Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Ahmet Bolat ile Genel Müdür Bilal Ekşi görevden alındı. Yerlerine Murat Şeker ile Ahmet Olmuştur getirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Patronlar Dünyası’nın haberine göre; iki isme de yeni görevleri bildirildi. Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine Murat Şeker, genel müdürlük görevine ise Ahmet Olmuştur atandı. Kararın 9 Nisan’da yapılacak THY Genel Kurulu’nda resmiyet kazanması bekleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>YENİ BAŞKAN THY İÇİNDEN</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Murat Şeker, 2016’dan bu yana THY’de mali işlerden sorumlu yönetici olarak görev yapıyordu. 2021 yılında da Yönetim Kurulu üyeliğine seçilmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Marmara Üniversitesi Endüstri Mühendisliği mezunu olan Şeker, ekonomi doktorasını Minnesota Üniversitesi’nde tamamladı. Daha önce Dünya Bankası’nda ekonomist olarak da çalıştı. Yeni dönemde Şeker’in özellikle THY’nin finansal büyüme politikalarında etkili olması bekleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>OLMUŞTUR, GENEL MÜDÜR OLDU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ahmet Olmuştur da THY bünyesinde uzun yıllardır görev yapan isimler arasında yer alıyor. Kurumdaki çalışma hayatına 2000 yılında çağrı merkezinde başlayan Olmuştur, daha sonra şirketin farklı birimlerinde görev üstlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son olarak pazarlama, satış ve ticari operasyonlardan sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak çalışan Olmuştur’un, şirket içinden yetişen bir yönetici olarak göreve getirildiği belirtiliyor. Uluslararası eğitim geçmişi ve IATA’daki deneyimiyle de biliniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/thyde-deprem-1775715802.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrol düşüşte altın yükselişte</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/petrol-dususte-altin-yukseliste-772</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/petrol-dususte-altin-yukseliste-772</guid>
                <description><![CDATA[Brent petrol, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik geniş kapsamlı bombardımanı askıya alması ve ABD-İran savaşında iki haftalık ateşkes ilan etmesi sonrası 100 doların altına düştü.
Altın fiyatları ise Ortadoğu'da savaşın 40. gününde ateşkes kararı gelmesinin ardından tekrar yükselişe geçti. Ons altın sabah saatlerinde 4 bin 804 dolara yükselirken gram altın 6 bin 862 liradan işlem görüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Brent petrol, ABD Başkanı Trump'ın İran'a yönelik geniş kapsamlı bombardımanı askıya alması ve ABD-İran savaşında iki haftalık ateşkes ilan etmesi sonrası 100 doların altına düştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Altın fiyatları ise Ortadoğu'da savaşın 40. gününde ateşkes kararı gelmesinin ardından tekrar yükselişe geçti. Ons altın sabah saatlerinde 4 bin 804 dolara yükselirken gram altın 6 bin 862 liradan işlem görüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ortadoğu'da savaşın 40. gününde ateşkes kararı geldi. ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen, derhal ve güvenli biçimde açmayı kabul etmesi şartıyla İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki hafta boyunca askıya almayı kabul ediyorum. Bu, iki taraflı bir ateşkes olacak" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran, ABD ve İsrail ile sağlanan geçici ateşkesin ardından Hürmüz Boğazı’nı geçişlere açtı. Trump'ın İran ile ateşkes anlaşmasını duyurmasının ardından brent petrol sert düştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Brent petrol sabah saatinde yüzde 13’den fazla düşerek varil başına 94,56 dolara kadar geriledi. ABD ham petrolü (WTI) vadeli işlemleri de yüzde 16 düşerek 94 doların biraz üzerinde işlem gördü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı’nın tamamen açılması şartıyla İran’la 2 haftalık karşılıklı ateşkesi kabul etti. İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, bu süreçte güvenli geçişlerin İran ordusuyla koordineli şekilde sağlanacağını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın 40. gününde iki haftalık ateşkeste anlaşmasının ardından altın fiyatları yükselişe geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ons altın sabah saatinde 4 bin 804 dolara yükseldi. Gram altın 6 bin 862 liradan, çeyrek altın 11 bin 217 liradan, Cumhuriyet altını ise 44 bin 737 liradan satılıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Altın, savaşın şubat sonunda başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 10 değer kaybetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 08 Apr 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/petrol-dususte-altin-yukseliste-1775630715.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrolü tercih ederdim  ama Amerikan halkı eve dönüş istiyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/petrolu-tercih-ederdim-ama-amerikan-halki-eve-donus-istiyor-766</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/petrolu-tercih-ederdim-ama-amerikan-halki-eve-donus-istiyor-766</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'la devam eden savaşa ilişkin açıklamasında, "Şu an ayrılabiliriz ancak bu işi bitirmek istiyorum." ifadesini kullandı. İran'ın ateşkese ilişkin teklifini değerlendiren Trump, "Önemli bir teklif sundular. Yeterli değil ama çok önemli." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD Başkanı Donald Trump, İran'la devam eden savaşa ilişkin açıklamasında, "Şu an ayrılabiliriz ancak bu işi bitirmek istiyorum." ifadesini kullandı. İran'ın ateşkese ilişkin teklifini değerlendiren Trump, "Önemli bir teklif sundular. Yeterli değil ama çok önemli." dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran'la devam eden savaşa ilişkin açıklamasında, "Şu an ayrılabiliriz. Sahip olduklarını yeniden inşa etmeleri 15 yıl sürer. Ama ben bu işi bitirmek istiyorum. İran nükleer silaha sahip olmaz. Onlar deli ve bir delinin eline nükleer silahları veremezsiniz." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Eğer yapmaları gerekenleri yaparlarsa bu durum çok hızlı bir şekilde sona erebilir. Belli şeyleri yapmak zorundalar. Bunu biliyorlar. Şu an oradaki insanlar 1. ve 2. aşamadaki çılgınlardan çok daha makul." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı ayrıca, "İran yok edildiği için ateşkesi ister. Onlara şanslar tanıdık ancak değerlendiremediler." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kurtarılan pilotların iyi durumda olduğunu belirten Trump, "Seçme şansım olsaydı petrolü alırdım. Ne yazık ki Amerikan halkı bizim eve dönmemizi istiyor." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın ateşkes için sunduğu teklifi işaret eden ABD Başkanı, "Önemli bir teklif sundular. Yeterli değil ama çok önemli." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın saldırı kapasitesine değinen ABD Başkanı, "Ellerinde biraz füze, biraz da dron kaldı. Ancak esasında hiçbir kabiliyetleri yok." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump öte yandan, geçtiğimiz aylarda İran'da yaşanan gösterilerde, 45 bin protestocunun öldürüldüğünü öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Basında yer alan 45 günlük geçici ateşkes iddiasına dair konuşan Trump, "45 günden kim bahsediyor? Ateşkesi belirleyecek olan kişi benim. Böyle bir ateşkes ilan etmedim." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Apr 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/petrolu-tercih-ederdim-ama-amerikan-halki-eve-donus-istiyor-1775543826.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara İzmir arası YHT ile 3.5 saate düşecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/ankara-izmir-arasi-yht-ile-35-saate-dusecek-756</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/ankara-izmir-arasi-yht-ile-35-saate-dusecek-756</guid>
                <description><![CDATA[Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Afyonkarahisar il programı kapsamında Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının Sinanpaşa şantiyesinde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu, "Ankara, Afyon, Uşak, Manisa ve İzmir illerimizdeki yaklaşık 11,5 milyon vatandaşımız, YHT konforuyla seyahat edecek" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Afyonkarahisar il programı kapsamında Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının Sinanpaşa şantiyesinde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Uraloğlu, "Ankara, Afyon, Uşak, Manisa ve İzmir illerimizdeki yaklaşık 11,5 milyon vatandaşımız, YHT konforuyla seyahat edecek" dedi. Uraloğlu "Ankara-İzmir hızlı tren projesinin tamamlanması ile mevcut demiryolu bağlantısıyla 824 kilometre olan mesafe 624 kilometreye inecek. Ankara-İzmir arası demiryolu ile 14 saat; karayoluyla ise 7 saat olan seyahat süresi ise 3 saat 30 dakikaya düşecek" bilgilerini paylaştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Afyonkarahisar il programı kapsamında Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren hattının Sinanpaşa şantiyesinde devam eden çalışmaları yerinde inceledi. Basın mensuplarına açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, “Ulaşım, bir milletin kalkınma, birlik ve kültür yolculuğunun anahtarıdır... Demiryolları da bu ekosistemin en güçlü, çevreci ve ekonomik rotalarından biridir.” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uraloğlu, bu doğrultuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılından itibaren başlattıkları gelişim hamleleriyle demiryollarını devlet politikası olarak ele aldıklarını vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sadece yeni hatlar inşa etmediklerini söyleyen Uraloğlu, devraldıkları bütün demiryolu ağını da baştan aşağı yenilediklerini ve modernize ettiklerini söyledi. Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Böylece hatlarımızın yüzde 61’ini sinyalli, yarısından fazlasını elektrikli hale getirerek, mevcut altyapımızı dünya standartlarında; güvenli, hızlı ve verimli bir demiryolu ağına dönüştürdük. Şu anda; Halkalı – Kapıkule, Bandırma-Bursa Yenişehir-Osmaneli, Mersin-Adana-Osmaniye-Gaziantep, Yerköy-Kayseri, Kırıkkale-Çorum, Karaman – Ulukışla ve bizleri bir araya getiren Ankara-İzmir Hızlı Tren Hatları gibi yeni hatların yapımlarına devam ediyoruz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2017 yılında hizmete açtıkları Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Hattı’nı destekleyecek yeni hatları da hayata geçirdiklerini belirten Uraloğlu, “Orta Koridor üzerinden ülkemizde ikinci bir kapı açacak Zengezur Koridorunu destekleyen 224 kilometrelik Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu projemiz de ilerliyor.” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TOPLAM UZUNLUK 505 KİLOMETRE<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uraloğlu, Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattı’nın Ankara-Banaz, Banaz-Sahilli ve Salihli-İzmir kesimleriyle birlikte toplam 505 kilometre uzunluğunda olduğunu dile getirerek “Sadece bir demiryolu değil, aynı zamanda Anadolu’nun geleceğini aydınlatan devasa bir kalkınma projesidir.” ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uraloğlu, Ankara, Eryaman, Polatlı, Emirdağ, Afyonkarahisar, Uşak, Salihli, Turgutlu, Manisa, Menemen ve İzmir’de istasyonlar olacağını bildirdi. Uraloğlu, sözlerine şu şekilde devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Projemiz kapsamında; yaklaşık 41 kilometre uzunluğunda 49 tünel, 26 kilometre uzunluğunda 67 viyadük, 78 köprü, 769 menfez ve 142 üstgeçit ile 254 adet altgeçit inşa ediyoruz. Ankara-İzmir hızlı tren projesinin tamamlanması ile mevcut demiryolu bağlantısıyla 824 kilometre olan mesafe 624 kilometreye inecek. Ankara-İzmir arası demiryolu ile 14 saat; karayoluyla ise 7 saat olan seyahat süresi ise 3 saat 30 dakikaya düşecek.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Proje tamamlandığında Ankara-İzmir arası hat uzunluğunun 624 kilometre olacağını dile getiren Uraloğlu, “Ama bizim çalışmalarımız zaten Polatlı’ya kadar olan hızlı tren hattından sonra başladığı için 505 kilometre olarak ifade ediyoruz. Hattımız tamamen hizmete girdiğinde, Ankara, Afyon, Uşak, Manisa ve İzmir illerimizde yaşayan yaklaşık 11,5 milyon vatandaşımız, yüksek hızlı tren konforuyla seyahat ayrıcalığına kavuşacak. Az öncede belirttiğim üzere Ankara-İzmir arası seyahat süremiz 3,5 saate düşerken; yine, Ankara- Afyon arası seyahat süresi 1 saat 40 dakikaya, Ankara-Uşak arası seyahat süresi 2 saat 10 dakikaya, Ankara-Manisa arası 11 saat 45 dakikadan 2 saat 50 dakikaya düşecektir. Hattımız tamamlandığında yılda yaklaşık 13,5 milyon yolcu ve 90 milyon ton yük taşıyacağımızı öngörüyoruz.” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Projenin Afyon, Uşak ve Manisa’nın bereketli tarım topraklarıyla sanayi dinamizmini katlayarak uluslararası ölçekte yeni bir soluk getireceğini dile getiren Uraloğlu, İzmir’in güçlü limanlarını ve turizm potansiyelini ise Türkiye’nin kalkınma lokomotifine dönüştüreceğini kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hızlı tren hattınde devam eden çalışmalar hakkında da açıklamada bulunan Bakan Uraloğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Polatlı-Afyon arasındaki toprak işleri, viyadük, köprü ve tünel çalışmalarında önemli bir mesafe kat ettik. Kazı işlerinde yüzde 98, toprak işlerinde yüzde 95’ler seviyesinde, köprü-viyadük işlerinde yüzde 83, altgeçit yapım işlerinde yüzde 91 oranlarına geldik. Toplam uzunlukları 1.186 metre olan Bayat1 ve Bayat2 tünellerimizdeki kazı ve beton kaplama çalışmalarını tamamladık. 5.160 metrelik Köroğlu Tünelinde de kazı çalışmalarını bitirdik ve kaplama betonu çalışmalarını da bu ay içerisinde bitirmeyi planlıyoruz. Özetlemek gerekirse; Polatlı – Afyonkarahisar kesiminde yüzde 90’lar seviyesine yaklaştık genel olarak.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Demiryolu ağını güçlendirmeye ve Türkiye’yi küresel lojistikte hak ettiği konuma taşımaya devam ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Ankara-İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattımız da tamamlandığında sadece bir ulaşım projesi değil, aynı zamanda Ankara’dan İzmir’e uzanırken Afyon’u, Uşak’ı ve Manisa’yı da geleceğe taşıyacak bir refah köprüsü olacaktır. Bu hat, İzmir’in limanlarını, Ege’nin organize sanayi bölgelerini ve tarım merkezlerini ulusal demiryolu ağımıza daha güçlü bir şekilde bağlayarak, Türkiye’nin küresel ticaretteki rolünü perçinleyecektir.” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/ankara-izmir-arasi-yht-ile-35-saate-dusecek-1775289190.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz en çok havayollarını vurdu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/hurmuz-en-cok-havayollarini-vurdu-749</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/hurmuz-en-cok-havayollarini-vurdu-749</guid>
                <description><![CDATA[İRAN savaşı sahada kazanılamayınca Trump kendine şöyle bir çıkış buldu: Ortadoğu’nun faturasını Avrupa’ya kesip bu işten sıyrılmak.
“Uçak yakıtını ya gelin bizden alın ya da gidin İran’la kendiniz anlaşın” resti bunun en net örneği. Hürmüz krizini çözümsüz bir şekilde bırakmak da artık ABD için yabana atılmayacak bir opsiyon.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İRAN savaşı sahada kazanılamayınca Trump kendine şöyle bir çıkış buldu: Ortadoğu’nun faturasını Avrupa’ya kesip bu işten sıyrılmak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Uçak yakıtını ya gelin bizden alın ya da gidin İran’la kendiniz anlaşın” resti bunun en net örneği. Hürmüz krizini çözümsüz bir şekilde bırakmak da artık ABD için yabana atılmayacak bir opsiyon.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın tehditlerinin İran’da bir karşılığı olmayabilir ama Avrupa’da durum farklı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sadece iki veriye bakmak bile yeterli.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugün Avrupa’nın petrol ihtiyacının yüzde 16’sı, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ihtiyacının yüzde 55’i ABD’den geliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD her iki kalemde de Avrupa’nın en büyük tedarikçisi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hürmüz krizi, doğal olarak ABD enerjisini Avrupa için daha da hayati hale getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sorun uzadıkça en büyük maliyet Avrupa’ya çıkıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yani Trump, “ya bana gelin ya kendiniz çözün” derken Avrupa için boş bir tehdit savurmuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çoğu zaman gözden kaçan bu ekonomik realiteyi düşünmeden Transatlantik siyasetini yorumlamak doğru olmaz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu tablo birkaç yıl önce dramatik bir şekilde değişti. Ukrayna savaşından önce Avrupa Rus enerjisi sayesinde ABD ve Rusya arasında ekonomik bir denge kurabiliyordu. Şu anda o imkân ortadan kalktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Birkaç hafta önce İran savaşının ilk kazananının Putin olduğunu söylerken buna dikkat çekmiştim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın uzaması İsrail’den başka belki de bir tek Rusya’ya yarıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu vaziyet tam tersine hem ekonomik hem siyasi açıdan en çok Avrupa’yı vuruyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avrupa’nın ABD’den vazgeçmesi mümkün değil. Ancak bu kriz bir kez daha gösterdi ki siyasi ve ekonomik açıdan bu kadar kırılgan bir Avrupa’nın birbirine yaklaşmaktan başka çaresi de yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İngiltere Başbakanı Starmer iki gün önce Brexit’in yarattığı yıkımı telafi etmek için Avrupa Birliği ile daha yoğun ve yeni bir ilişki kuracaklarını açıkladı. Bunun sonunda İngiltere’nin tekrar birliğe dönme ihtimali doğar mı zaman gösterecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşin diğer tarafında da güvenlik kaygıları var. Avrupa ülkelerinin bu ara yana yakıla ordularını takviye etmeye çalışması bundan.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAFE projesi halen ufuktaki bir güvenlik planı. Avrupa için şu anda eldeki tek geçerli seçenek NATO’ya sahip çıkmak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump bu açıdan da onları kıskaca almış durumda.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Özetle, İran savaşı Avrupa’yı kendisinin dahil olmaktan çekindiği bir çatışmanın en çok zarar göreni durumuna düşürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ukrayna savaşı ilk darbeyi vurmuştu. İran ise Avrupa açısından şimdi daha büyük bir tehlikenin çanlarını acı bir şekilde çalıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump bu açıdan da onları kıskaca almış durumda.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Özetle, İran savaşı Avrupa’yı kendisinin dahil olmaktan çekindiği bir çatışmanın en çok zarar göreni durumuna düşürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ukrayna savaşı ilk darbeyi vurmuştu. İran ise Avrupa açısından şimdi daha büyük bir tehlikenin çanlarını acı bir şekilde çalıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gaz ve petrol veri platformu JODI’ye göre Fransa, Kanada, İngiltere gibi en yoğun uçuşların olduğu ülkelerde sadece bir-iki aylık yakıt stoku var. (Site verilerine göre Türkiye’nin 12 aylık stoku bulunuyor.)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aslında uçak yakıtı halen günlük olarak Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz’deki Yanbu kentinden Süveyş Kanalı’nı kullanan küçük tankerlerle piyasaya sunuluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak Avrupa’daki stok krizini çok iyi bilen şirketler, Kızıldeniz’den geçtikten sonra gemileri Akdeniz’de güvenli bir noktada demirleyip en yüksek fiyatı verecek ülkeyi bekliyorlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Böylece uçak yakıt fiyatları anlık borsayla uçuyor. Şu ara en yüksek fiyatı veren ülke İngiltere. Çünkü İngiltere kerosen işleyen rafinerilerini yakın dönemde kapattı. Bu açıdan tamamen dışa bağımlı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avrupa genelinde de durum benzer. İngiliz havacılık şirketleri böyle giderse bu fiyatlara dayanamayacakları için yazın birçok uçuşun iptal olacağını söylüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">PENAHİ’NİN&nbsp;İRAN’A&nbsp;DÖNÜŞÜ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“GÖRÜNMEZ&nbsp;Kaza” isimli filmi Fransa’da Altın Palmiye ödülünü alan ve Oscar’da en iyi yabancı film adaylığına gösterilen yönetmen Cafer Penahi, ‘devlete karşı propaganda’ gerekçesiyle hapis cezası almasına rağmen ülkesine döndü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Görünmez Kaza” İran rejimine sert eleştiriler yönelten bir film.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna rağmen Penahi’nin “Benim ülkem İran” diyerek Oscar töreninden ülkesine dönüşü Trump’ın başlattığı savaşta İran’ın nasıl kenetlediğine dalalet.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu açıdan bakıldığında Batı’nın İran’ı anlaması hiç kolay değil. Tabii aynı zamanda “neden kazanamadık” sorusunun da cevabı burada yatıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">EOKA’NIN HAYALETİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN&nbsp;savaşının başlamasından birkaç gün sonra Kıbrıs’ta yaşanan fırsatçılığa dikkat çekmiş ve şöyle demiştik: Saldırılar kısa sürede bitmezse Ortadoğu’nun sönümlenen ama çözülemeyen onlarca sorunu tekrar sahaya inebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Maalesef Kıbrıs bu sorunlardan biri. Bölgeye İran saldırısı gibi büyük darbeler vurulunca kabuk bağlamış yaralar tekrar kanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri ve Savunma Bakanlığı’ndan son birkaç haftadır bu noktaya dikkat çeken açıklamalar geliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">EOKA, 1950’lerde Kıbrıs Türklerine karşı terör eylemlerinin arkasındaki örgüttü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şimdi bir tarafta İran savaşı bahane edilerek askeri olmayan statüdeki adalara silahlandırılıyor, diğer tarafta Kıbrıs sokaklarında EOKA’nın hayaleti yeniden boy gösteriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kıbrıs’ta çok tehlikeli bir kazan kaynatılmaya çalışılıyor.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 04 Apr 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/hurmuz-en-cok-havayollarini-vurdu-1775286069.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mart ayı enflasyon rakamları belli oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/mart-ayi-enflasyon-rakamlari-belli-oldu-748</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/mart-ayi-enflasyon-rakamlari-belli-oldu-748</guid>
                <description><![CDATA[2026 yılının mart ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK verilerine göre enflasyon mart ayında yüzde 1,94 yıllık olarak ise yüzde 30,87 olarak gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">2026 yılının mart ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK verilerine göre enflasyon mart ayında yüzde 1,94 yıllık olarak ise yüzde 30,87 olarak gerçekleşti.</p><p class="MsoNormal">TÜFE'deki eğişim 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,82 artış olarak gerçekleşti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE YILLIK YÜZDE 32,36 ARTTI<br><br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,36 artış, ulaştırmada yüzde 34,35 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,25, ulaştırmada 5,45 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,04 yüzde puan oldu.<br><br>TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE AYLIK YÜZDE 1,80 ARTTI<br><br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,80 artış, ulaştırmada yüzde 4,52 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 1,91 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,46, ulaştırmada 0,75 ve konutta 0,22 yüzde puan oldu.&nbsp;<br><br>Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/mart-ayi" target="_blank">Mart ayı</a>&nbsp;itibarıyla, 40 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 127 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/mart-ayi-enflasyon-rakamlari-belli-oldu-1775202174.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aidat listesini panoya asmak ihlal sayılıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/aidat-listesini-panoya-asmak-ihlal-sayiliyor-747</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/aidat-listesini-panoya-asmak-ihlal-sayiliyor-747</guid>
                <description><![CDATA[Siber Güvenlik Uzmanı ve KVKK Danışmanı Emrah Güçlü, yapılan açıklamanın sahadaki en yaygın hatalardan birine doğrudan müdahale ettiğini kaydederek, “Bir kişinin adıyla birlikte borç bilgisinin herkesin görebileceği şekilde paylaşılması, kişiyi doğrudan belirlenebilir hale getirir ve bu durum açık veri ihlalidir” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), apartman ve site yönetimlerinin kişisel veri uygulamalarına ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Kurum, aidat borçlarının isimlerle birlikte ilan panolarında paylaşılmasının açık veri ihlali olduğunu vurguladı. Siber Güvenlik Uzmanı ve KVKK Danışmanı Emrah Güçlü, yapılan açıklamanın sahadaki en yaygın hatalardan birine doğrudan müdahale ettiğini kaydederek, “Bir kişinin adıyla birlikte borç bilgisinin herkesin görebileceği şekilde paylaşılması, kişiyi doğrudan belirlenebilir hale getirir ve bu durum açık veri ihlalidir” dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">KVKK’nın değerlendirmelerine göre, kat maliklerine ait isim, aidat borcu, kamera kayıtları ve benzeri tüm verilerin hukuka uygun şekilde işlenmesi gerekiyor. Bu kapsamda aidat bilgileri yalnızca ilgili kişiye özel ve güvenli iletişim kanalları üzerinden iletilmeli. Güçlü, doğru yöntemin SMS, e-posta ya da kapalı devre dijital sistemler üzerinden bilgilendirme olduğunu belirterek, “Ortak alanlarda yapılan veri paylaşımları artık kabul edilebilir değil. Bu durum sadece hukuki değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Site yönetimleri “veri sorumlusu” sayılıyor<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeni değerlendirmelerle birlikte apartman ve site yönetimlerinin hukuki statüsü de netleşti. Buna göre yönetimler, kişisel veri işleyen birer “veri sorumlusu” olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda yönetimlerin, KVKK’ya uyum sağlaması, gerekli teknik ve idari tedbirleri alması ve veri işleme süreçlerini kayıt altına alması gerekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kamera kayıtları da kapsamda<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yalnızca aidat listelerinin değil, güvenlik kameraları, ziyaretçi kayıtları ve araç plaka bilgilerinin de KVKK kapsamında olduğunu hatırlatan Güçlü, kamera sistemlerine ilişkin olarak, “Kameraların kapsama alanı, kayıt süresi ve erişim yetkileri mutlaka sınırlandırılmalı. Aksi halde güvenlik amacıyla kurulan sistemler dahi ihlale dönüşebilir” uyarısında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Uyum süreci ertelenmemeli”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KVKK’nın son açıklamaları ve artan denetimlerin site yönetimleri için açık bir uyarı niteliği taşıdığını belirten Güçlü, sürecin ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün alışkanlık olarak sürdürülen uygulamalar, yarın idari para cezaları ve hukuki süreçlere yol açabilir. KVKK uyumu artık bir tercih değil, zorunluluk” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/aidat-listesini-panoya-asmak-ihlal-sayiliyor-1775200355.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırsalda bereket küçükbaşa destek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-744</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-744</guid>
                <description><![CDATA[Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesi başvurusu başladı. Çiftçilere 2 yıl geri ödemesiz Ziraat Bankası faizsiz kredi desteğinin de sağlanacağı Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek başvuru şartları da gündeme geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"ni hayata geçiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesi başvurusu başladı. Çiftçilere 2 yıl geri ödemesiz Ziraat Bankası faizsiz kredi desteğinin de sağlanacağı Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek başvuru şartları da gündeme geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"ni hayata geçiriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna göre 150 bin küçükbaş hayvanın dağıtımına bu yıl başlanırken, üreticilere 2 yıl geri ödemesiz faizsiz kredi ve yıllık 180 bin lira bakım desteği sağlanacak. "Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek" projesi ile 2026 yılı için belirlenen 14,5 milyar liralık kırsal kalkınma bütçesinin yarısının genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerine tahsis edilecek. Peki, kırsalda bereket, küçükbaşa destek başvurusu ne zaman, nasıl yapılır? 2 yıl geri ödemesiz çiftçi kredi başvuru şartları neler?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesi başvuru şartları ve 2 yıl geri ödemesiz Ziraat Bankası faizsiz kredi desteği alma koşulları vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Şubat ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan Kırsalda bereket küçükbaşa destek başvuruları 1 Nisan'da başladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, başvuru tarihlerini duyurarak, "Proje başvuruları, başvuru sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılacak." dedi. Yumaklı, "Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünce (TİGEM) uygun şartlarda temin edilecek." ifadesini kullandı. Buna göre Ziraat Bankası tarafından faizsiz kredi desteği sağlanacak. Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesine başvurularda, Kadın ve gençler ile meslek mensupları (Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi) öncelikli olacak. Dağıtım yapılacak iller/bölgeler, dağıtılacak yöreye uygun ırklar, başvuru usul ve esasları ile değerlendirme takvimi, Bakanlığımız ilgili birimlerince (HAYGEM koordinasyonunda) ayrıca ilan edilecek. İşte, Kırsalda bereket küçükbaşa destek başvuru şartları ve ayrıntılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRSALDA BEREKET KÜÇÜKBAŞA DESTEK BAŞVURULARI NE ZAMAN?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Başvurular 1-30 Nisan 2026 tarihlerinde yapılabilecek. Proje başvuruları, başvuru sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılacak." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Proje kapsamında, Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne (TİGEM) ait küçükbaş hayvanlar üreticilere verilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRSALDA BEREKET KÜÇÜKBAŞA DESTEK PROJESİ NEDİR?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarafından kamuoyuna açıklanan Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi, kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek, gençlerimizi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek amacıyla hayata geçirilmektedir.<br><br>Bu uygulamada yalnızca sayı artışı hedeflenmemekte; verim, uyum ve sürdürülebilirlik esas alınmaktadır. Dağıtımlar, ülkemizin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanacaktır. Dağıtılacak ırklar ile dağıtım bölgeleri/illeri ve başvuru şartlarına ilişkin nihai çerçeve HAYGEM tarafından belirlenecek ve ilan edilecektir.<br><br>Proje; TİGEM'in damızlık güvencesi ve Ziraat Bankası'nın finansman imkânları ile yürütülecektir. Proje kapsamında dağıtılacak hayvanlar, TİGEM işletmelerinde yetiştirilen hayvanlardan temin edilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAŞVURU ŞARTLARI NELER?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Projeye belirlenecek üst sınırdan daha az hayvana sahip olanların yanı sıra hali hazırda hayvancılık yapmayan kişiler de başvuru yapabilecektir.<br><br>- Kadın ve gençler ile meslek mensupları (Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi) önceliklendirilecektir.<br><br>Sağlanan Destekler<br><br>Projeden hak kazanan üreticiler için özet destek unsurları aşağıdaki gibidir:<br><br>1.Kredi desteği (Ziraat Bankası)<br><br>Hak sahibi üreticiler, Ziraat Bankası'ndan %100 faiz indirimine kadar Temel Hayvancılık Kredisi kullanabilecektir. Geri ödemeler 2 yıla kadar ödemesiz, devamında toplam 5 yıl veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecektir.<br><br>2. TARSİM sigortası<br><br>Hak sahibi üreticilerin projeyle edindikleri küçükbaş hayvanları 1 yıllık olarak TARSİM kapsamında sigortalanacaktır.<br><br>3. Bakım-besleme desteği<br><br>Hayvan teslimini takip eden aydan itibaren 12 ay boyunca; hayvan başına 150 TL, en fazla 100 baş için aylık azami 15.000 TL yıllık toplamda 180.000 TL bakım- besleme desteği ödenecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRSALDA BEREKET KÜÇÜKBAŞA DESTEK PROJESİ HANGİ İLLERDE?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dağıtımlar, Türkiye'nin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak, yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanacak.<br><br>Dağıtım yapılacak iller/bölgeler, dağıtılacak yöreye uygun ırklar, başvuru usul ve esasları ile değerlendirme takvimi, Bakanlığımız ilgili birimlerince (HAYGEM koordinasyonunda) ayrıca ilan edilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ZİRAAT BANKASI 2 YIL GERİ ÖDEMESİZ KREDİ BAŞVURUSU<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hak sahibi üreticiler, Ziraat Bankasından yüzde 100 faiz indirimine kadar "temel hayvancılık kredisi" kullanabilecek. Geri ödemeler, 2 yıla kadar ödemesiz, devamında 5 yıl veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecek. Üreticilerin projeyle edindikleri küçükbaş hayvanları 1 yıl boyunca TARSİM kapsamında sigortalanacak. Hayvan teslimini takip eden aydan itibaren 12 ay hayvan başına 150 lira, en fazla 100 baş için aylık azami 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım-besleme desteği ödenecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-1775198469.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Turkcell Yönetim  Kurulu  Başkanından  5G mesajı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/turkcell-yonetim-kurulu-baskanindan-5g-mesaji-741</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/turkcell-yonetim-kurulu-baskanindan-5g-mesaji-741</guid>
                <description><![CDATA[Turkcell'in 32 yıldır Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna yön verdiğine işaret eden Şenol Kazancı, "Ülkemizin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağ başlıyor. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali vesilesiyle çalışanlara yönelik bir teşekkür ve tebrik mesajı yayımladı. Turkcell'in 32 yıldır Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna yön verdiğine işaret eden Şenol Kazancı, "Ülkemizin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağ başlıyor. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. Planlamadan uygulamaya, AR-GE'den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz üstün performans için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu yeni yolculukta, yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali öncesinde şirket çalışanlarına özverili çalışmaları için teşekkür ederek, kendilerini kutladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5G deneyimi için heyecanını dile getiren Şenol Kazancı, Turkcell’in kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin iletişim ve teknoloji alanındaki en önemli dönüşümlerine öncülük ettiğine vurgu yaptı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Başarılarla dolu 32 yıllık geçmişimize baktığımızda, attığımız her adımın yalnızca şirketimizin büyümesine değil, ülkemizin dijitalleşme serüvenine de yön verdiğini görüyoruz” diyen Kazancı, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağa giriyoruz. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. 5G hamlesiyle haberleşme standartlarını yükseltmekle kalmıyor, Türkiye’nin sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar her alanda küresel rekabet gücünü perçinliyoruz. 5G ile birlikte yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermeyecek, Türkiye’nin yarınlarını da daha sağlam bir altyapı üzerinde şekillendireceğiz. Süreç boyunca gösterdikleri kıymetli liderlik için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, destekleri için de Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu'na, Turkcell Ailesi olarak şükranlarımızı sunuyoruz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“BİRLİKTE BAŞARMA KÜLTÜRÜNÜN ANLAMLI YANSIMASI”<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Turkcell çalışanlarını, süreç boyunca gösterdikleri adanmışlık ve takım ruhu için kutlayan Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı şöyle devam etti: “Planlamadan uygulamaya, AR-GE’den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz performans, her türlü takdirin üzerindedir. Gösterdiğiniz disiplin, teknik yetkinlik ve aidiyet duygusu, Turkcell’in birlikte başarma kültürünün çok anlamlı bir yansımasıdır. Yönetim Kurulumuz adına gerek fiziki gerekse de fikri katkılarınız ve özverili çalışmalarınız için sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 5G’nin hayata geçmesi, tamamlanmış bir hedeften öte, daha büyük bir vizyonun güçlü bir başlangıç noktasıdır. Bu yeni yolculukta, omuz omuza vererek yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum. Bu vesileyle sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Turkcell Gücünde 5G’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/turkcell-yonetim-kurulu-baskanindan-5g-mesaji-1775113133.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Roketsan&#039;dan kapasite artışı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/roketsandan-kapasite-artisi-740</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/roketsandan-kapasite-artisi-740</guid>
                <description><![CDATA[ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, üretim ve teslimatların katbekat artacağı bir döneme girileceğini belirterek, "Bu dönemdeki yatırımlar ve zamanında teslimat performansı bizim için çok kritik, bunun için de kapasite artışına ihtiyaç var" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, üretim ve teslimatların katbekat artacağı bir döneme girileceğini belirterek, "Bu dönemdeki yatırımlar ve zamanında teslimat performansı bizim için çok kritik, bunun için de kapasite artışına ihtiyaç var" dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN Stratejik İş Ortaklığı Zirvesi'nin üçüncüsü Ankara'da gerçekleştirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN ve stratejik iş ortaklarını bir araya getiren zirvede, ortak yönetim süreçleri ve dijitalleşme, sürdürülebilirlik, risk yönetimi ve inovasyon, tedarik zinciri, millileştirme ve kalite gibi savunma sanayisinde kritik önem taşıyan konular masaya yatırıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şirketin Genel Müdürü İkinci, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, caydırıcılığın önemine dikkati çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İkinci, "İçinde bulunduğumuz coğrafyada ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın önderliğinde hem dosta güven veren hem de düşmanlarımıza caydırıcılık etkisi yüksek olan bir konumda duruyor. Bunun en önemli kısmını ise savunma sanayimizin yapmış olduğu ataklarla sağlıyoruz. Son savaşlarda gördük ki artık cephede muharebenin olduğu, tankların, kısa menzilli silahların yer aldığı bir savaştan ziyade, uzun menzilli füzeler, hava savunma sistemleri, kamikaze dronlar, insansız hava aracından atılan mühimmatların yer aldığı uygulamaların daha çok yer aldığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde de ülkemizin neredeyse güdümlü roket füze teknolojilerindeki ihtiyacının tamamını karşılayan ROKETSAN'ın stratejik önemi giderek artıyor." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"YÜKSEK TESLİMAT PERFORMANSI İÇİN KAPASİTE ARTIŞI GEREKİYOR"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İkinci, stratejik iş ortaklarının ROKETSAN'ın tüm çalışmalarında yer aldığı merkezi öneme, iş ortaklarından beklentilerine ve zirvenin bu kapsamdaki önemine dikkati çekerek, şöyle konuştu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ROKETSAN'da 2024 yılı itibarıyla 88 olan iş ortağı sayımız bugün 106. Biz iş ortaklarımızı, şu andaki üretimlerimizin en önemli paydaşları olmaları nedeniyle ROKETSAN ailesinin bir parçası olarak görüyoruz. İş hacmine baktığımızda, 2024 yılında iş ortaklarımız aracılığıyla aldığımız ürünlerimizin toplam bedeli 665 milyon dolarken 2025 yılında bu 1 milyar dolara yaklaştı. Aslında ROKETSAN'ın yapmış olduğu tedarikin neredeyse yüzde 50'sini bizimle beraber bugün bu zirveye katılmış iş ortaklarımız aracılığıyla yapıyoruz."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Değer üretme ve uluslararası rekabete yönelik adımlar atma yolunda ROKETSAN'ın iş ortaklarına sonsuz destek sağlayacağını vurgulayan İkinci, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirliğin en önem verdikleri hususlar arasında olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İkinci, stratejik iş ortaklarından beklentilerine de değinerek, şu değerlendirmede bulundu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İş ortaklarımızdan risklerini yönetmelerini, çevik hareket etmelerini, inovasyonu temel bir kavram olarak gündemlerinde tutmaları bekliyoruz. Onlardan ricamız işlerine, kendi yatırımlarına tekrar bir daha bakıp, eksikliklerini gidermelerini bekliyoruz. Bizden devletimiz de uluslararası kullanıcılarımız da çok yüksek teslimat performansı bekliyor. Bugün ihracat potansiyelimiz yüzde 92'nin üzerinde. Aslında şu andaki üretimlerimizin ve teslimatlarımızın katbekat artacağı bir döneme giriyoruz. Bu dönemdeki yatırımlar ve zamanında teslimat performansı bizim için çok kritik. Bunun için de kapasite artışına ihtiyaç var. Bugün düzenlenen zirvenin temel konularından biri bu."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İŞ ORTAKLARIMIZ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İŞ MODELLERİNİN MERKEZİNE ALMALI"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit de oluşturdukları ekosistemin önemine dikkati çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yiğit, "ROKETSAN'ın Stratejik Tedarikçi Yönetimi Programı ile tedarik zincirimizi daha dayanıklı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Bugün 100'ü aşkın firmamız bu program kapsamında farklı seviyelerde stratejik iş ortağımız olarak yer alıyor." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İş ortaklığı kültürünün önemine vurgu yapan Yiğit, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ROKETSAN'ın başarılarının arkasında insan kaynağımız, mühendislik gücümüz ve teknolojik kabiliyetlerimizin yanı sıra sizlerle kurduğumuz güçlü iş ortaklığı kültürü bulunmaktadır. Çünkü bir ülkenin bağımsızlığını ve geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olan savunmada sürdürülebilir başarı ancak güçlü bir sanayi ekosistemiyle mümkündür."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu süreçte iş ortaklarından en önemli beklentilerinin, "sürdürülebilirliği bir tercih değil, iş modellerinin merkezindeki bir strateji haline getirmeleri" olduğunu vurgulayan Yiğit, kritik ve yüksek katma değerli ürünlerde tam bağımsızlığı yani millileştirmeyi en üst seviyeye taşımanın da iş ortaklarının en önemli hedefleri arasında olması gerektiğini sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/roketsandan-kapasite-artisi-1775112777.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump&#039;ın açıklamaları sonrası petrol  fiyatları yükseldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/trumpin-aciklamalari-sonrasi-petrol-fiyatlari-yukseldi-739</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/trumpin-aciklamalari-sonrasi-petrol-fiyatlari-yukseldi-739</guid>
                <description><![CDATA[Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Ulusa Sesleniş' konuşmasında önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran'a yönelik daha fazla askeri saldırı imasında bulunmasının ardından dalgalı işlemlerde yükseldi. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5,3 artışla varil başına 106,70 doları gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Ulusa Sesleniş' konuşmasında önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran'a yönelik daha fazla askeri saldırı imasında bulunmasının ardından dalgalı işlemlerde yükseldi. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5,3 artışla varil başına 106,70 doları gördü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran'a yönelik daha fazla askeri saldırı uyarısında bulunmasının ardından yükseldi. Bu durum, çatışmada yakın zamanda bir yumuşama beklentilerini de zayıflattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ham petrolü (WTI) vadeli işlemleri yüzde 4,1 artarak varil başına 104,21 dolara yükseldi. Uluslararası referans brent petrol vadeli işlemleri ise yüzde 5,3 artışla varil başına 106,70 doları gördü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bloomberg HT'de yer alan habere göre Trump konuşmasında petrol fiyatlarındaki artışı 'İran rejiminin ticari petrol tankerlerine ve çatışmayla ilgisi olmayan komşu ülkelere yönelik akıl dışı terör saldırıları başlatmasına' bağladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRUMP'IN ULUSA SESLENİŞ KONUŞMASI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, Beyaz Saray'da yaptığı 'Ulusa Sesleniş'te, İran gündemine ilişkin güncel durumu değerlendirdi. ABD olarak İran'a yönelik 'Destansı Öfke Operasyonu'nu başlattıklarında koydukları hedeflerin çoğuna ulaştıklarını vurgulayan Trump, yakın bir zamanda saldırılarını tamamlayacakları mesajını verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump "Bu akşam, İran'da temel stratejik hedefleri tamamlamaya yaklaştığımızı belirtmek isterim. Amerika'nın tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız ancak önümüzdeki 2-3 hafta onlara çok sert bir darbe indireceğiz" şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, bu saldırılarla İranı ait oldukları yer olan 'Taş Devrine' geri göndereceklerini de öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin özellikle İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn'e teşekkür borçlu olduğunu ve bu ülkelere savunma desteği vermeye devam edeceğini söyleyen Trump, "Bu işi çok hızlı şekilde bitireceğiz. Sona çok yaklaştık" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/trumpin-aciklamalari-sonrasi-petrol-fiyatlari-yukseldi-1775112210.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekmek fiyatlarına zam!</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/ekmek-fiyatlarina-zam-734</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/ekmek-fiyatlarina-zam-734</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı yaptığı açıklamada "Bugün itibariyle ekmek fiyatı birçok ilimizde değişmeye başladı 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ekmek fiyatlarına zam geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı yaptığı açıklamada "Bugün itibariyle ekmek fiyatı birçok ilimizde değişmeye başladı 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İzmir'de artıştan önce 15 TL olan 200 gram ekmek bugün itibarıyla 17,50 TL'den satılmaya başlandı. Pek çok ilde de zama yönelik açıklamaların gün içerisinde geleceği belirtiliyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/ekmek-fiyatlarina-zam-1775048582.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2-3 hafta içinde bitecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/2-3-hafta-icinde-bitecek-732</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/2-3-hafta-icinde-bitecek-732</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların 2 ila 3 hafta içinde biteceğini ifade ederken, "Çok yakında ayrılacağız. Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerle bir alakamız yok." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların 2 ila 3 hafta içinde biteceğini ifade ederken, "Çok yakında ayrılacağız. Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerle bir alakamız yok." dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların 2 ila 3 hafta içinde biteceğini ifade ederken, "Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerle bir alakamız yok. Yakında ayrılacağız." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, Oval Ofis'te basın mensuplarının sorularını yanıtladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fransa ya da petrol ihtiyacını karşılamak isteyen diğer ülkelerin dilemeleri durumunda Hürmüz Boğazı'na müdahale edebileceklerini işaret eden Trump, kendilerinin bu konuda bir adım atmayacağını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump öte yandan, "Hâlihazırda rejim değişikliği oldu. Bir rejimi devirdik, sonra bir rejimi daha devirdik. Şimdi çok daha farklı bir grup insan var. Çok daha makul, daha az radikal. Rejim değişikliği oldu." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı ayrıca, "Rejim değişikliği hedeflerimden biri değildi. Tek bir hedefim vardı, nükleer silahları olmayacak ve bu hedefe ulaşıldı. Nükleer silahları olmayacak." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir basın mensubunun, saldırıların durması için İran'ın anlaşma yapmak zorunda olup olmadığına ilişkin sorusunu yanıtlayan Trump, "Hayır değiller. İran anlaşma yapmak zorunda değil. Bu yeni bir rejim. Çok daha erişilebilir." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı konuşmasında "Onların uzun bir süre taş devrinde kalacaklarını ve nükleer silah geliştiremeyeceklerini hissettiğimizde ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok." ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'a verdikleri zararı işaret eden Trump, "Donanmaları yok. Orduları yok. Hiçbir şeyleri yok, kaybediyorlar. Kaybettiklerini kabul ediyorlar. Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/2-3-hafta-icinde-bitecek-1775026602.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüksek petrol fiyatları Rusya&#039;yı güçlendiriyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/yuksek-petrol-fiyatlari-rusyayi-guclendiriyor-730</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/yuksek-petrol-fiyatlari-rusyayi-guclendiriyor-730</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, yüksek petrol fiyatlarının Rusya'yı güçlendirdiğini belirterek, "Bu nedenle Rusya'nın askeri sanayi kompleksini daha fazla yaptırım uygulayarak ve çift kullanımlı tedarik zincirlerini bozarak zayıflatmaya devam etmeliyiz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, yüksek petrol fiyatlarının Rusya'yı güçlendirdiğini belirterek, "Bu nedenle Rusya'nın askeri sanayi kompleksini daha fazla yaptırım uygulayarak ve çift kullanımlı tedarik zincirlerini bozarak zayıflatmaya devam etmeliyiz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kallas, Kiev'de yapılan gayriresmi AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile Kiev'de düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sabah saatlerinde Buça’yı ziyaret ettiklerini aktaran Kallas, "Bu sabah, Mart 2022’de özgürlüğüne kavuşmasının üzerinden 4 yıl geçmesini anmak için Buça’yı ziyaret ettik, öldürülen sivillerin görüntüleri ve toplu mezarlar dünya genelinde şok dalgaları yarattı. Buça, Rusya’nın savaşının sistematik ve hesaplanmış vahşetini ortaya çıkardı." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Barış görüşmelerinde ilerleme sağlanamadığını dile getiren Kallas, "Bir yıl süren barış görüşmeleri ilerleme sağlamadı, bunun basit nedeni Rusya’nın kasıtlı olarak süreci oyalaması olmuştur. Tekrar tekrar, Ukrayna barışa olan istekliliğini gösterdi, Rusya ise saldırılarını tırmandırdı. Bu savaşı sona erdirmek için baskı saldırgana yönelmelidir, mağdura değil." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AB’nin Rusya’nın saldırı suçuna ilişkin özel mahkemenin kurulması ve uluslararası tazmin komisyonu oluşturulması yönünde ilerlediğini aktaran Kallas, bir dahaki AB zirvesine kadar bu süreçte ilerleme kaydetmeyi hedeflediklerini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kallas, Rusya’ya yönelik yaptırımların artırılacağının altını çizerek, "20. paket hazır ve özellikle Rusya’nın gölge filosu etrafında ağı daha da sıkılaştıracağız." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen gelirlerden, Ukrayna’nın enerji ihtiyaçları için 80 milyon avroluk ek destek sağlanacağını bildiren Kallas, enerji altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kallas, Ukrayna’nın hava savunmasının öncelikli konu olmaya devam ettiğine işaret ederek, ülkenin kendi hava sahasını koruyabilmesi için daha fazla Patriot füzesine ihtiyaç duyduğunu kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ukrayna’nın savunma sanayisinin hızlı şekilde geliştiği ve insansız hava araçları alanında önemli kapasiteye sahip olduğunu belirten Kallas, Ukraynalı şirketlerin Avrupa savunma sanayisine daha fazla entegre edilmesi gerektiğinin altını çizdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AB Temsilcisi, Orta Doğu'daki duruma da değinerek, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bugün bakanlar, İran’daki savaşın, Ukrayna’dan dikkati uzaklaştırmasına izin vermeyeceğimizi çok açık şekilde ortaya koydu. İran ve Ukrayna’daki savaşlar birbirine çok bağlı. Daha yüksek petrol fiyatları, Kremlin’in kasasını doldururken Rusya, İran’a ABD güçlerini hedef alması için destek sağlıyor. Bu nedenle Rusya’nın askeri-sanayi kompleksini daha fazla yaptırım uygulayarak ve çift kullanımlı tedarik zincirlerini bozarak zayıflatmaya devam etmeliyiz. Her iki bölgede de tehdidi azaltabiliriz."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/yuksek-petrol-fiyatlari-rusyayi-guclendiriyor-1775025436.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>5G dönemi başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/5g-donemi-basladi-729</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/5g-donemi-basladi-729</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye iletişimde 5G hızına çıktı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “5G; yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G saniyede 2 gigabayt veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor. Yani, iletişim hızımız tam 10 kat artıyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türkiye iletişimde 5G hızına çıktı. Cumhurbaşkanı&nbsp;Tayyip Erdoğan, “5G; yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G saniyede 2 gigabayt veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor. Yani, iletişim hızımız tam 10 kat artıyor” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen ‘5G ile İletişimde Güçlü Türkiye’ töreninde şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DİJİTAL EGEMENLİK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Günümüz dünyasında egemenlik; coğrafya temelli fiziki ve sadece belirli bir toprak parçasıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada itibar sahibi olmak istiyorsanız; siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız.&nbsp;Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü sadece toprağı kontrol edenle değil; bununla birlikte veriyi yönetenler de olacaktır. Bu bakımdan 5G’nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zekâ ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/dijital-egemenlik" target="_blank">dijital egemenlik</a>&nbsp;ve milli güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihi adıma diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SİBER GÜVENLİK ULUSAL&nbsp;GÜVENLİĞİMİZİN&nbsp;AYRILMAZ PARÇASI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken diğer yandan güçlü bir&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/siber-guvenlik" target="_blank">siber güvenlik</a>&nbsp;mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002’de 80 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. 55 milyona aşkın vatandaşımız bugün güvenli internet hizmetleri kullanıyor. Geçen sene kurduğumuz siber güvenlik başkanlığımız haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor.&nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TEKNOLOJİDE SEFERBERLİK      <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen, yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç, sakal, kılık-kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı.&nbsp;‘Biz yapamayız, beceremeyiz’ diyen özgüven yoksullarına kulak asmadan bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik.&nbsp;Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz, hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KUTUPYILDIZI GİBİ PARLIYORUZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı 2024’te uzaya fırlattık, 2025’te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. ARGE’den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutupyıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dâhil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye’yi değil; kıtaları inleten&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/teknofest" target="_blank">TEKNOFEST</a>&nbsp;gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor.&nbsp;5G teknolojisiyle bu başarılarımıza bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşıyoruz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ÖNCE 81 İL MERKEZİNDE<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5G’nin hazırlıklarını 2016’da başlattık. 2018’de ilk testlerimizi yaptık. 2019’dan sonra da Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarımızda pilot uygulama olarak kullanımı açtık. Yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. Böylece çok geniş bir alanda hem yüksek hız hem de yüksek kapasiteyi aynı anda sunabilecek bir sistemler manzumesi oluşturduk. Başlangıçta 81 merkezi il merkezimizde, iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve milli ürün kullanımını hedefliyoruz. İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">3 ANA ÖZELLİK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CUMHURBAŞKANI Erdoğan törende 5G’nin özelliklerini anlatırken şöyle dedi: “Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı (5G); yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G saniyede iki gigabayt veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor. Yani, iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4.5G’de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi 5G ile 1 milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eş zamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor.&nbsp;Vatandaşlarımız internet kullanımında saniyede bir megabit ve üzeri hızlarla tanışacak. Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek. Sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebilecek.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği arızaların henüz oluşmadan tespit edilip, üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz. Fabrikalarımız daha çevik, daha verimli ve daha rekabetçi hale gelecek. Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde münhasır 5G şebekeleri yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak. Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar altyapı ve&nbsp;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yoldurumu/" target="_blank">trafik</a>&nbsp;sistemleri anlık veri paylaşabilecek. Yollar daha güvenli olacak. Can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde arttırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BUTONA BASIP HİZMETE ALDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe’deki törende Ulaştırma ve Alyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turkcell CEO’su Ali Taha&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/mahmure/astroloji/koc-burcu/" target="_blank">Koç</a>, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ve Vodafone CEO’su Engin Aksoy ile birlikte dijital butona basarak&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/5g" target="_blank">5G</a>&nbsp;sistemini hizmete aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/images/haberler/2026/04/5g-donemi-basladi-1775024847.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
