Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği 16. Uluslararası Kocaeli Kitap Fuarı’nın davetli tercihleri tartışma konusu oldu. Osmanlı’nın kuruluşuna ilişkin konuşmasında “at hırsızı” ifadesini kullanan Emrah Safa Gürkan ile geçmişte “Bu yaklaşımı bırakın hadis üzerinden yapmayı, biz bunu ayet bile olsa aklen reddederiz” sözleriyle ciddi tartışmalara neden olan Halis Aydemir’e yer verildi. İman, itikad ve ecdad hassasiyeti olan milyonlarca insanın gönlünü inciten bu anlayışlara kapılar açılırken; Ehli Sünnet çizgisinde eserleriyle, ilmî çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu, Sanat Tarihçisi Dr. Talha Uğurluel gibi isimlerin neden davet edilmediği akıllara soru işaretleri getirdi. Tartışmanın merkezinde ise tek bir soru var: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi kültür politikalarında hangi ölçüyü esas alıyor?
ECDADA “AT HIRSIZI” DİYEN İSİM FUARIN KONUĞU
Prof. Dr. Emrah Safa Gürkan’ın Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemini anlattığı bir konuşmada kullandığı ifadeler daha önce geniş tartışmalara yol açmıştı.
Gürkan’ın konuşmasında Osmanlılar için “sonradan görme” ifadesini kullandığı ve devamında “At hırsızı hepsi” dediği kamuoyuna yansıdı. Aynı konuşmada Osmanlıların Oğuz kökenine ilişkin geleneksel anlatıya da itiraz ettiği görülüyor.
Böylesine ağır ve toplumun tarihî hassasiyetlerini inciten sözler söylemiş bir ismin, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından bu yıl da davet edilen konuklardan biri olması doğal olarak şu soruyu beraberinde getiriyor:
Ecdadına yönelik bu ifadelerden rahatsızlık duyan insanların hassasiyetleri Kocaeli Büyükşehir Belediyesi açısından ne kadar dikkate alınıyor?
HALİS AYDEMİR’İN TARTIŞMALI SÖZLERİ DE HAFIZALARDA
Eleştirilerin ikinci odağında ise Prof. Dr. Halis Aydemir bulunuyor.
Aydemir’in geçmişte 72 fırka hadisi ve insanların bu hadis üzerinden sınıflandırılması üzerine yaptığı değerlendirmede kullandığı şu sözler ciddi tartışmalara neden olmuştu:
“Bu yaklaşımı bırakın hadis üzerinden yapmayı biz bunu âyet bile olsa aklen reddederiz.”
İman, itikad ve dinî hassasiyetleri güçlü olan geniş bir toplum kesiminin tepki gösterdiği böylesine tartışmalı bir söylemin sahibi fuarda ağırlanırken, aynı kesimlerin benimsediği ilim insanlarının program dışında kalması ise eleştirileri beraberinde getiriyor.
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil yıllardır Osmanlı tarihi üzerine akademik çalışmalar yapan, çok sayıda eser yayımlayan ve konferanslarıyla geniş kitlelere ulaşan bir tarihçi.
Üstelik Şimşirgil, geçmiş yıllarda Kocaeli Kitap Fuarı’nda da yer almış bir isim.
Buna rağmen son üç yıldır Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil’in adı neden fuarın davet edilen tarihçi kadrosunda bulunmuyor?
Aynı soru Prof. Dr. Ebubekir Sofuoğlu ve sanat tarihçisi Dr. Talha Uğurluel için de geçerli.
Halis Aydemir davet edilebiliyorsa, Ehl-i Sünnet çizgisindeki görüşleri ve çalışmalarıyla tanınan isimlerin görünürlüğü neden aynı seviyede değil?
Sorulması gereken budur.
MESELE SADECE İKİ YAZAR VEYA ÜÇ TARİHÇİ DEĞİL
Kocaeli Kitap Fuarı sıradan bir yayınevi organizasyonu değil.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin kendi verilerine göre fuarda bu yıl 1.065 etkinlik gerçekleştirilecek ve yüzlerce yayınevi ile kuruluş yer alacak. Belediye ayrıca öğrencilerin her yıl fuara taşındığını açıkça ifade ediyor.
Dolayısıyla burada kamu kaynaklarıyla düzenlenen, çocukların ve gençlerin de yönlendirildiği devasa bir kültür organizasyonundan söz ediyoruz.
Böyle bir organizasyonda şu soruları sormak kimseyi susturmak anlamına gelmez:
Bu milletin çocuklarının karşısına hangi tarih anlayışı çıkarılıyor?
Hangi din anlayışları ve düşünce biçimleri görünür hâle getiriliyor?
Hangi isimlere salonlar açılıyor, kimler program dışında bırakılıyor?
Ve en önemlisi:
Davetli isimler hangi kriterlere göre belirleniyor?
ECDADA HASSASİYET GÖSTERENLERİN DE SÖZ HAKKI YOK MU?
Bir tarafta Osmanlı’nın kurucu çevrelerini anlatırken “at hırsızı” gibi son derece ağır ve aşağılayıcı bulunabilecek ifadeler kullanmış bir tarihçi...
Diğer tarafta dinî bir tartışmada “ayet bile olsa aklen reddederiz” cümlesini kullanmış ve bu sözü yıllarca tartışılmış bir akademisyen...
Bu isimlere kapı açılması belediyenin tercihidir.
Ancak mesele tam da burada bitmiyor.
Ecdadına yönelik kullanılan ifadelerden rahatsız olan, Kur’an ve sünnet konusunda hassassiyeti olan insanların görüşlerini temsil eden akademisyenlere aynı imkân tanınıyor mu?
Mesele, bu milletin çocuklarının önüne hangi sözlerin, hangi fikirlerin ve hangi tarih anlayışının çıkarıldığıdır.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.