<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Medya Mit</title>
        <link>https://www.medyamit.com.tr/</link>
        <description>Medya Mit</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>CHP&#039;de gece yarısı çilingirli devir</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chpde-gece-yarisi-cilingirli-devir-1329</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chpde-gece-yarisi-cilingirli-devir-1329</guid>
                <description><![CDATA[CHP Genel Merkezi tarafından Malatya İl Başkanlığı görevine atanan Hakan Satılmış, eski yönetimin il binasını devretmemesi üzerine gece yarısı çilingir yardımıyla parti binasına girerek görevi devraldı. Satılmış, "Partimizi birleştirecek, örgütlerimizi ayağa kaldıracağız" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">CHP'de gece yarısı çilingirli devir<br>Yeni il başkanı binayı teslim aldı<br><br><br>Hasan Eryılmaz<br>MALATYA (İHA) - CHP Genel Merkezi tarafından Malatya İl Başkanlığı görevine atanan Hakan Satılmış, eski yönetimin il binasını devretmemesi üzerine gece yarısı çilingir yardımıyla parti binasına girerek görevi devraldı. Satılmış, "Partimizi birleştirecek, örgütlerimizi ayağa kaldıracağız" dedi.<br>CHP Genel Merkezi tarafından Malatya İl Başkanlığı görevine atanan Hakan Satılmış, eski yönetimin il başkanlığı binasını teslim etmemesi üzerine gece saatlerinde çilingir yardımıyla parti binasına girerek görevi devraldı.<br>Parti binasında açıklamalarda bulunan Satılmış, önceki yönetimin il başkanlığı binasını teslim etmesi için bir hafta beklediklerini ancak sonuç alamadıklarını belirterek, süreci sağduyu ve sükunet içerisinde yürütmeye çalıştıklarını söyledi. Satılmış, "Önceki yönetimi tam bir hafta bekledik. İl binamızı sükunet içerisinde teslim almak istedik. Ancak karşı taraftan aynı sağduyuyu göremedik. Partililerimizi karşı karşıya getirmemek adına gece saatlerinde il binamızı teslim aldık" dedi<br>CHP'nin kapılarının tüm Malatyalılara açık olduğunu ifade eden Satılmış, yeni dönemde örgüt yapısını güçlendireceklerini belirterek, "Artık örgütler milletvekillerinin ya da belediye başkanlarının gölgesinde olmayacak. Örgütlerimizi ayağa kaldırıp savunma pozisyonundan hücum pozisyonuna geçireceğiz. Bütün Cumhuriyet Halk Partilileri kardeşlik bağı içerisinde bir araya getireceğiz" ifadelerini kullandı<br>Amaçlarının parti içinde birlik ve beraberliği sağlamak olduğunu kaydeden Satılmış, "Bizim amacımız partimizi birleştirmektir, bölmek ya da parçalamak değildir. Hiçbir güç Cumhuriyet Halk Partisi'ni esir alamaz. Hiçbir güç partimizin kurumsal kimliğini kullanarak kendisine rant sağlayamaz. Yeni yönetimimizin tüm Cumhuriyet Halk Partililere hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/chpde-gece-yarisi-cilingirli-devir-1782289027.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hafızlık yürüyüşünü eleştiren gruba sert tepki</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hafizlik-yuruyusunu-elestiren-gruba-sert-tepki-1328</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hafizlik-yuruyusunu-elestiren-gruba-sert-tepki-1328</guid>
                <description><![CDATA[AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, kentte düzenlenen Hafızlık İcazet Merasimi'ne yönelik eleştirilere tepki gösterdi. Zonguldak Demokrasi Platformu'na sert tepki gösteren Çağlayan, eleştirilerin temelinde hafızlık merasiminin değil, milletin öz değerlerine duyulan rahatsızlığın yattığını savundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Hafızlık yürüyüşünü eleştiren gruba sert tepki<br>AK Parti Zonguldak İl Başkanı Çağlayan:<br>"Rahatsızlık duyulan şey, milletin öz değerleridir"<br><br><br>Onur Altındağ<br>ZONGULDAK (İHA) - AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan, kentte düzenlenen Hafızlık İcazet Merasimi'ne yönelik eleştirilere tepki gösterdi. Zonguldak Demokrasi Platformu'na sert tepki gösteren Çağlayan, eleştirilerin temelinde hafızlık merasiminin değil, milletin öz değerlerine duyulan rahatsızlığın yattığını savundu.<br>Zonguldak İl Müftülüğü tarafından düzenlenen Hafızlık İcazet Merasi’nin ardından Madenci Anıtı’nda basın açıklaması düzenleyen Demokrasi Platformu’nun açıklamalarına sert tepki gösteren Çağlayan, Zonguldak Demokrasi Platformu'nun demokrasiyi toplumun ortak değeri olarak değil, yalnızca kendi ideolojilerine hizmet ettiği sürece savundukları bir araç olarak gördüğünü belirtti.<br>Söz konusu yapının bağımsız bir sivil inisiyatiften çok belirli siyasi anlayışların "arka bahçesi" gibi hareket ettiğini ifade eden Çağlayan, son protestolarda CHP İl Başkanı'nın verdiği talimatların bu durumu gözler önüne serdiğini öne sürdü.<br><br>"Gazipaşa Caddesi sadece sizin alanınız değil"<br>Gazipaşa Caddesi'nin ve Zonguldak'ın tüm vatandaşlara ait olduğunun altını çizen Çağlayan, şu ifadeleri kullandı:<br>"Gazipaşa Caddesi sadece sizin yürüyüş yapacağınız, sadece sizin slogan atacağınız, sadece sizin fikirlerinizi dile getireceğiniz bir alan değildir. Gazipaşa Caddesi de, Zonguldak da, bu şehirde yaşayan her bir vatandaşımızındır. Yıllardır aynı kibirle hareket ediyorsunuz. Kendinizden olmayanı ötekileştiriyor, kendi dünya görüşünüzün dışında kalan herkesi susturmaya çalışıyorsunuz. Kendi düşüncelerinizi ifade etmeyi demokratik hak olarak değerlendirirken, sizden farklı düşünen insanların en temel haklarını dahi sorguluyorsunuz. Ancak alışmanız gereken bir gerçek var: Bu şehir de bu ülke de sadece sizden ibaret değildir."<br><br>"Rahatsızlık duyulan şey, milletin öz değerleridir"<br>Eleştirilerin perde arkasında farklı niyetler olduğunu belirten Çağlayan, "Konu hafızlarımızın yürümesi değildir, onlar bizim canımızdır. Perdelemeye çalıştığınız niyetinizi de, hazmedemediğiniz duyguları da görüyoruz. Hafızlık geleneği bu milletin asırlardır yaşattığı köklü değerlerinden biridir. Bundan rahatsızlık duyanların asıl rahatsız olduğu şey, milletimizin öz değerleridir" değerlendirmesinde bulundu.<br>Çağlayan, kamusal alanların belli bir ideolojinin tahakkümüne bırakılamayacağını vurgulayarak, görüşü ve siyasi düşüncesi ne olursa olsun tüm Zonguldaklılarla birlik ve beraberlik içinde yaşamaya devam edeceklerini, ortak vicdana yönelik saygısızlıkların ise karşısında duracaklarını sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/hafizlik-yuruyusunu-elestiren-gruba-sert-tepki-1782288753.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ukrayna ile barış görüşmelerine hazırız</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ukrayna-ile-baris-gorusmelerine-haziriz-1327</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ukrayna-ile-baris-gorusmelerine-haziriz-1327</guid>
                <description><![CDATA[Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2022'de İstanbul'da Rusya ve Ukrayna arasında yapılan görüşmelerde varılan anlaşmalar temelinde Ukrayna ile barış görüşmelerine hazır olduğunu belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Putin: "Ukrayna ile barış görüşmelerine hazırız"<br><br>MOSKOVA (İHA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2022'de İstanbul'da Rusya ve Ukrayna arasında yapılan görüşmelerde varılan anlaşmalar temelinde Ukrayna ile barış görüşmelerine hazır olduğunu belirtti.<br>Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, kabine toplantısında Ukrayna ile muhtemel barış görüşmelerine ilişkin açıklamada bulundu. Putin, 2022'de İstanbul'da Rusya ve Ukrayna arasında yapılan görüşmelerde varılan anlaşmalar temelinde Ukrayna ile barış görüşmelerine hazır olduğunu belirtti. Putin, Ukrayna ile gelecekte yürütülecek her türlü diplomatik girişimin ayrıca sahadaki gerçeklere, Ağustos 2025’te ABD'de Alaska eyaletine bağlı Anchorage’ta ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı zirvede ele alınan şartlara ve Haziran 2024'te Dışişleri Bakanlığı'nda yaptığı konuşmada belirttiği ilkelere dayanması gerektiğini aktardı. Putin, "Rusya, daha önce İstanbul'da varılan mutabakatlar temelinde Ukrayna ile barış görüşmelerine hazırdır. İstanbul’da varılan mutabakatlar, Anchorage’da tartışılan şartlar ve en önemlisi sahadaki gerçekler temelinde. Ayrıca, birkaç yıl önce Dışişleri Bakanlığı’nda yaptığım konuşmada ortaya koyduğum ilkeler de buna dahildir" dedi.<br>Putin, İstanbul görüşmelerinin Ukrayna tarafından başlatıldığını hatırlatarak, Ukrayna için "uygun" şartlar içerdiğini ancak görüşmeler sonunda bir uzlaşma sağlanamadan sona erdiğini ifade etti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/ukrayna-ile-baris-gorusmelerine-haziriz-1782284115.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Güzel atlar görücüye çıkacak</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/guzel-atlar-gorucuye-cikacak-1326</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/guzel-atlar-gorucuye-cikacak-1326</guid>
                <description><![CDATA[Nevşehir'de bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Uluslararası Kapadokya At ve Atçılık Kültürü Festivali kapsamında gerçekleştirilecek at güzellik yarışmasında birbirinden güzel ve özel atlar jüri karşısına çıkacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Kapadokya'da ‘güzel atlar’ görücüye çıkacak<br><br><br>Asım Çapacı<br>NEVŞEHİR (İHA) - Nevşehir'de bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Uluslararası Kapadokya At ve Atçılık Kültürü Festivali kapsamında gerçekleştirilecek at güzellik yarışmasında birbirinden güzel ve özel atlar jüri karşısına çıkacak.<br>Kapadokya'nın tarihi kimliğini yansıtan festival, 3-5 Temmuz tarihleri arasında Göreme Festival Alanı'nda düzenlenecek. Festivalin en dikkat çeken etkinliklerinden biri olan at güzellik yarışmasında Arap Atı, Frizyan, Avrupa Pinto, Yerli Pinto, Tinker ve Yerli At kategorilerinde yarışacak atlar, uzman jüri üyeleri tarafından değerlendirilecek. Yarışmada atların fiziki yapısı, kas yapısı, genel görünümü, bakımı ve prezentasyonu ile verilen talimatlara uyumu, itaat ve disiplin özellikleri puanlanacak. Kategorilerinde dereceye giren atlar festivalin en güzel atları olarak ödüllendirilecek. Nevşehir Valiliği himayelerinde gerçekleştirilecek festivalin tanıtım toplantısında konuşan Nevşehir Valisi Hüseyin Kök; Kapadokya'nın yalnızca eşsiz doğal güzellikleriyle değil, tarih boyunca taşıdığı kültürel değerleriyle de insanlığın ortak mirası olduğunu söyledi. Kapadokya'nın tarih boyunca 'Güzel Atlar Ülkesi' olarak anıldığını belirten Vali Kök, atın bu toprakların kültüründe ve sosyal yaşamında her zaman özel bir yere sahip olduğunu ifade etti. Kapadokya isminin kökeninin eski Pers dilindeki 'Katpatuka' kelimesine dayandığını ve 'Güzel Atlar Ülkesi' anlamına geldiğinin kabul edildiğini belirten Kök, festivalin de bu tarihi mirası yaşatmayı amaçladığını kaydetti. Kök; "Festivalimizle bu köklü mirası yaşatmayı, gelecek kuşaklara aktarmayı ve uluslararası düzeyde tanıtmayı amaçlıyoruz. Valiliğimizin himayesinde, Göreme Belediyemizin ev sahipliğinde kültür, sanat ve sporu bir araya getirerek bölgemizin tanıtımına katkı sağlamayı, turizm potansiyelini güçlendirmeyi hedefliyoruz. Üç gün boyunca düzenlenecek etkinliklerle yerli ve yabancı misafirlerimizi Kapadokya'nın bu eşsiz coğrafyasında ağırlayacağız" dedi. Kültürel mirasın korunmasının gelecek nesillere karşı tarihi bir sorumluluk olduğunu vurgulayan Kök, "Geleneksel atçılık kültürümüzü yaşatan bu organizasyon Kapadokya'nın marka değerini güçlendirecektir" diye konuştu.<br>Festival kapsamında çocuklara yönelik geleneksel oyunlar, çocuk atölyeleri, çocuk tiyatroları, pony club ile at biniş deneyimleri, engelli bireylere yönelik at etkinlikleri, atlı savaş sanatları gösterileri, horseball, Asya oyunları ve varil yarışı gösterileri de gerçekleştirilecek. Festivalde ayrıca sanatçılar Güliz Ayla, Ayşegül Fırat ve Kıraç konser verecek. Kapadokya ve atçılık kültürü ile at sağlığı üzerine söyleşilerin de yer alacağı festivalin bölge turizmine ve ekonomisine önemli katkı sağlaması bekleniyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/guzel-atlar-gorucuye-cikacak-1782283667.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Binlerce yıllık kale duvarını sprey boya ile boyadılar</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/binlerce-yillik-kale-duvarini-sprey-boya-ile-boyadilar-1325</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/binlerce-yillik-kale-duvarini-sprey-boya-ile-boyadilar-1325</guid>
                <description><![CDATA[Şırnak'ın Cizre ilçesinde, köklü geçmişiyle her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan tarihi Cizre Kalesi duvarları, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından boyandı. Yüzyıllardır ayakta kalarak tarihe tanıklık eden surların üzerine yazılan yazılar ve rastgele karalamalar büyük tepki çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Binlerce yıllık kale duvarlarını spreyle boyadılar<br><br><br>Cüneyt Özkaya<br>ŞIRNAK (İHA) - Şırnak'ın Cizre ilçesinde, köklü geçmişiyle her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlayan tarihi Cizre Kalesi duvarları, kimliği belirsiz kişi ya da kişiler tarafından boyandı. Yüzyıllardır ayakta kalarak tarihe tanıklık eden surların üzerine yazılan yazılar ve rastgele karalamalar büyük tepki çekti.<br>İlçenin merkezinde yer alan, Cizre'nin kültürel hafızasının ve manevi kimliğinin en önemli sembollerinden biri olan kale surları tahrif edildi. Duvarların üzerine sprey boyalarla rastgele yazılan isimler, tarihi yapının estetik dokusuna büyük zarar verirken ortaya çıkan görüntü kirliliği ilçenin tarihi siluetine gölge düşürdü. İçinde Cizre Müzesi'ni de barındıran bu kadim yapının uğradığı zarar, ilçe sakinlerinin tepkisini çekti.<br><br>"Bu yapılan kültürel bir barbarlıktır"<br>Tarihi kale surlarının sprey boyalarla tahrip edilmesine sert tepki gösteren ilçe sakinlerinden Yusuf Üzen, ortaya çıkan çirkin görüntünün bir an önce temizlenmesi ve sorumluların cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Üzen, "Cizre'miz, medeniyetlerin kök saldığı bir ilim ve irfan merkezidir. Bu toprakların her bir taşı, bizlere geçmişten bırakılmış birer emanettir. Ancak ne yazık ki binlerce yıllık Cizre Kalesi surlarının sprey boyalarla kirletildiğini görmek içimizi sızlatıyor. Buraya gelen turistler, medeniyetimizin izlerini görmeyi beklerken bu çirkin manzarayla karşılaşıyor. Bu yapılan sadece bir duvarı kirletmek değil; Cizre'nin tarihine, kültürüne ve bu halkın geçmişine saygısızlıktır" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/binlerce-yillik-kale-duvarini-sprey-boya-ile-boyadilar-1782283374.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;nin aradığı şüpheli Türkiye&#039;de yakalandı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abdnin-aradigi-supheli-turkiyede-yakalandi-1324</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abdnin-aradigi-supheli-turkiyede-yakalandi-1324</guid>
                <description><![CDATA[ABD'de Medicare isimli sağlık sigorta sistemine yönelik 3,7 milyar dolarlık dolandırıcılık suçlamasıyla aranan İbrahim Khaldoon Hilmi'nin Türkiye'de yakalandığı açıklandı. FBI Direktörü Patel, Hilmi'nin Mayıs 2025'te ABD'den kaçtığını ve FBI, ABD Adalet Bakanlığı ile Türk makamlarının ortak çalışmaları sonucu yakalandığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD'de Medicare isimli sağlık sigorta sistemine yönelik 3,7 milyar dolarlık dolandırıcılık suçlamasıyla aranan İbrahim Khaldoon Hilmi'nin Türkiye'de yakalandığı açıklandı. FBI Direktörü Patel, Hilmi'nin Mayıs 2025'te ABD'den kaçtığını ve FBI, ABD Adalet Bakanlığı ile Türk makamlarının ortak çalışmaları sonucu yakalandığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD federal sağlık sigortası programı Medicare'i 3,7 milyar dolar dolandırmakla suçlanan Ibrahim Khaldoon Hilmi'nin Türkiye'de yakalandığı açıklandı. Hilmi'nin, ülkeler arası operasyonunun ardından Florida'ya götürüldüğü belirtildi. FBI ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, operasyonu dolandırıcılıkla mücadelede önemli bir adım olarak nitelendirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de Hilmi'nin Türkiye'de yakalandığını ve ABD'ye geri getirildiğini doğruladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vance, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Amerikan halkından çalarsanız, dünyanın hiçbir yerinde sizin için güvenli bir sığınak olmayacak" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">FBI Direktörü Kash Patel yaptığı açıklamada, Hilmi'nin Mayıs 2025'te ABD'den kaçtığını ve FBI, ABD Adalet Bakanlığı ile Türk makamlarının ortak çalışmaları sonucu yakalandığını söyledi. Patel, operasyonun ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack'ın "yorulmak bilmeyen çalışmaları" olmadan gerçekleştirilemeyeceğini belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"TÜRK MÜTTEFİKLERİMİZLE YAKIN İŞBİRLİĞİ İÇİNDEYDİK"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin Türkiye Büyükelçisi Tom Barrack, ABD'de Medicare isimli sağlık sigorta sistemine yönelik milyarlarca dolarlık dolandırıcılık suçlamasıyla aranan İbrahim Khaldoon Hilmi'nin Türkiye ile yürütülen işbirliği sayesinde yakalandığını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Barrack, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğindeki Dolandırıcılıkla Mücadele Görev Gücü'ne teşekkür etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'li büyükelçi, "Burada, Türkiye'de bu dev Medicare dolandırıcılığı zanlısının yakalanması ve Türk müttefiklerimizle yakın işbirliği içinde hızlı şekilde ABD'ye gönderilmesi benzeri görülmemiş bir başarıydı" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Barrack, operasyonun Türkiye'deki ABD Büyükelçiliği ile Türk makamları arasında yürütülen yakın koordinasyon sayesinde gerçekleştirildiğini belirterek, "Amerika bu liderlik sayesinde büyük bir nimetle karşı karşıya" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/abdnin-aradigi-supheli-turkiyede-yakalandi-1782282479.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İmam-ı Birgivi Yarışması</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/imam-i-birgivi-yarismasi-1323</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/imam-i-birgivi-yarismasi-1323</guid>
                <description><![CDATA[Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen "İmam Birgivi'nin Günümüz Gençliğine Mesajı" konulu liseler arası kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrenciler, Vali İsmail Ustaoğlu tarafından ödüllendirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İmam Birgivi'nin yarışmasında 'Genç Kalemler' ödüllendirildi<br><br><br>Hüseyin Tokmak<br>BALIKESİR (İHA) - Balıkesir İl Millî Eğitim Müdürlüğü koordinesinde düzenlenen "İmam Birgivi'nin Günümüz Gençliğine Mesajı" konulu liseler arası kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrenciler, Vali İsmail Ustaoğlu tarafından ödüllendirildi.<br>Kuva-yi Milliye Şehri Balıkesir'in önemli değerlerinden İmam Birgivi'nin ilim, ahlak ve dürüstlük anlayışını genç nesillere aktarmak amacıyla düzenlenen yarışmada dereceye giren öğrenciler; okul yöneticileri, danışman öğretmenleri ve İl Millî Eğitim Müdürü Selehattin Kal eşliğinde Vali İsmail Ustaoğlu'nu makamında ziyaret etti.<br>Öğrencilerle yakından ilgilenen Vali Ustaoğlu, gençlerin millî ve manevi değerlerle yetişmesinin önemine vurgu yaparak, İmam Birgivi'nin düşüncelerini günümüz şartlarıyla yorumlayan öğrencileri tebrik etti. Vali İsmail Ustaoğlu, bu tür çalışmaların gençlerin hem akademik hem de karakter gelişimlerine katkı sunduğunu ifade etti.<br>Ödül takdiminin ardından öğrenciler başarılarından dolayı bir kez daha tebrik edilirken, yarışmaya katılan tüm öğrencilere ve danışman öğretmenlere teşekkür edildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 15:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/imam-i-birgivi-yarismasi-1782218944.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrupa istikamet çizemez</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/avrupa-istikamet-cizemez-1322</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/avrupa-istikamet-cizemez-1322</guid>
                <description><![CDATA[MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, AP'nin Türkiye Raporu'na tepki gösteren Bahçeli, "Avrupa istikamet çizemez. Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit ve terbiye imalarıyla hizaya getirilemez. Türkiye'ye rapor yazanlar bizi tanımıyorlar. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek. Türk yargısı Brüksel raporuna göre karar veremez." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Konuşmasında, AP'nin Türkiye Raporu'na tepki gösteren Bahçeli, "Avrupa istikamet çizemez. Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit ve terbiye imalarıyla hizaya getirilemez. Türkiye'ye rapor yazanlar bizi tanımıyorlar. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek. Türk yargısı Brüksel raporuna göre karar veremez." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar şöyle:<span style="color:black;font-family:Poppins;font-size:12.0pt;"><span style="line-height:107%;mso-fareast-font-family:&quot;Times New Roman&quot;;mso-fareast-language:TR;mso-font-kerning:0pt;mso-ligatures:none;">&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal">"Bugünkü toplantımızın devletimizin yarınlarına hayırlar getirecek netice ve hizmetlere vesile olmasını temenni ediyorum. Fransa'da G7 liderleri bir araya gelmiştir. Zirvenin gündem başlıkları kâğıt üzerinde hayli kabarıktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"AVRUPA, WASHINGTON'UN GÖLGESİNDEN ÇIKAMAMIŞTIR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bütün bu ağır gündemlerin üstüne ABD Başkanı Trump'ın çalışma toplantısına girerken söylediği 'Patron benim' sözü damga vurmuştur. Bu söz gelişi güzel söylenmiş bir cümle değil, G7 masasındaki güç dengesini, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Avrupa'nın omzuna çöken ve tüm bu ışıltılı batı güzellemelerinin saklayamadığı güvenlik bağımlılığını ve transatlantik ilişkilerin gerçek mahiyetini gösteren ibretlik bir itiraftır. Avrupa yıllardır stratejik özerklikten bahsetmektedir. Fakat aynı Avrupa, kendi savunma, siyasi ve iktisadi mimarisini hala Washington'un gölgesinden çıkaramamıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"AVRUPA İSTİKAMET ÇİZEMEZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ne çarpıcı bir tezattır ki Avrupa, yıllardır Türkiye'ye demokrasi, hukuk, güvenlik ve dış politika dersi vermeye kalkmakta, rapor kılıfına sokulmuş ithamları, yaptırım imalarıyla süslenmiş tehditleri, Türk ve Türkiye karşıtı muhaliflerin bayatlamış ezberlerini ısrarla tedavüle sürmektedir. Yani Avrupa, kendi evinin duvarındaki çatlağı görmüş fakat hâlâ Türkiye'nin kapısına rapor çivileme hevesinden vazgeçmemiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz. Avrupa Parlamentosu 2025 yılı Türkiye raporu da işte bu eğri cetvelle çizilmiş bir metindir. Avrupa istikamet çizemez. Türk milletine biçim verecek terzi daha doğmamıştır. Türkiye Cumhuriyeti dış aktörlerin tehdit ve terbiye imalarıyla hizaya getirilemez. Türkiye'ye rapor yazanlar bizi tanımıyorlar. Herkes ayağını denk alacak, haddini bilecek. Türk yargısı Brüksel raporuna göre karar veremez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD-İRAN MUTABAKATI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Lübnan'da ateşkes kalıcı biçimde olmalıdır. Mutabakat zaptı harfiyen uygulanmalı ve Hürmüz'de güvenli geçiş kesintisiz sağlanmalıdır."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/avrupa-istikamet-cizemez-1782206499.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Telkâri ABD pazarında</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/telkari-abd-pazarinda-1321</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/telkari-abd-pazarinda-1321</guid>
                <description><![CDATA[Mardin’de faaliyet gösteren Roza Silver, Dicle Kalkınma Ajansı desteğiyle ilk uluslararası e-ihracat siparişini Amerika Birleşik Devletlerinden aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Telkari gümüş DİKA desteğiyle ABD pazarına açıldı<br><br><br>Sadiye Alav<br>MARDİN (İHA) - Mardin’de faaliyet gösteren Roza Silver, Dicle Kalkınma Ajansı desteğiyle ilk uluslararası e-ihracat siparişini Amerika Birleşik Devletlerinden aldı.<br>Ajansın "2025 Yılı Teknik Destek Programı" kapsamında yürütülen çalışmalarla, işletmeye dijital reklam ve pazarlama yönetimi, e-ticaret altyapısı kurulumu, küresel ödeme sistemleri entegrasyonu, uluslararası lojistik ve müşteri ilişkileri ile e-ihracat mevzuatı alanlarında eğitim ve danışmanlık sağlandı. Verilen desteklerle birlikte Mardin’in geleneksel telkari gümüş işçiliğinin uluslararası pazarlara açıldığı, işletmenin dijital dönüşüm sürecini tamamlayarak küresel rekabete uyum sağladığı belirtildi.<br>Söz konusu adımın, bölgenin kültürel mirası arasında yer alan telkâri zanaatının dünya pazarlarına taşınması açısından önemli bir dönüm noktası olduğu ifade edildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/telkari-abd-pazarinda-1782197716.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız devam etmektedir</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kalibremize-uygun-bir-muhalefet-arayisimiz-devam-etmektedir-1320</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kalibremize-uygun-bir-muhalefet-arayisimiz-devam-etmektedir-1320</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken, biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium’da gerçekleştirilen AK Parti Ankara Teşkilat Buluşması’na katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken, biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium’da gerçekleştirilen AK Parti Ankara Teşkilat Buluşması’na katıldı. Burada konuşan Erdoğan, bu sene AK Parti’nin 25’inci yılını idrak ettiklerini ve ağustos ayında 25’inci yılı büyük bir coşkuyla kutlayacaklarını belirterek, "Ankara; bu partinin milletin gönlüne düşmesinden iktidara gelişine kadar her aşamasına bizzat şahitlik etmiştir. AK Parti’yi biz Ankara’da kurduk, Ankaralı kardeşlerimizin hayır dualarıyla büyüttük. Partimizi kurarken hemen hiç kimse ülkemizin bu kadar kısa sürede büyük mesafeler alacağını düşünmüyordu. Türkiye’nin eğitim, sağlık, adalet, emniyet, ulaşım, ekonomi, dış politika, turizm gibi alanlarda bu kadar kısa sürede büyük hamleler yapabileceğine ihtimal vermiyordu. Ankara’nın lokomotifliğini üstlendiği savunma sanayiinde ülkemizin başarı hikâyesi yazabileceğine çok az kimse inanıyordu. İhracatımızı 36 milyar dolardan 275 milyar dolar seviyesine, turizm gelirimizi 12,4 milyar dolardan 65 milyar dolar seviyesine, savunma ihracatımızı 248 milyon dolardan 11 milyar dolar seviyesine, milli gelirimizi 236 milyar dolardan 1,6 trilyon dolara çıkaracağız desek hayal tacirliği yapmakla itham edilirdik. ‘Türkiye’yi önce bölgesel bir güç, sonra da küresel siyasetin oyun kurucusu yapacağız’ söylesek hayalperest olmakla suçlanırdık" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı tarihe şanla, şerefle nakşettirdik"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başkan Erdoğan, 25 sene önce tahayyül dahi edilemeyen büyük bir kalkınma hamlesine imza attıklarını dile getirerek, hayalleri hedeflere, hedefleri de tek tek gerçeklere dönüştüklerinin altını çizdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir yandan Türkiye’deki hizmet standartlarını yükseltirken diğer yandan vatandaşların beklentilerini de çok daha ileri seviyelere taşıdıklarını vurgulayan Erdoğan, "Böylece 103 yıllık cumhuriyetimizin en başarılı kadrosu olarak adımızı hem milletimizin kalbine hem de tarihe şanla, şerefle nakşettirdik" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Çağrımız üzerine meydanlara koşup çıplak elleriyle darbeyi engelleyen kardeşlerimizin destanını unutmadık"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Ankara, bizim bu kutlu mücadelemize her zaman güçlü şekilde omuz veren şehirlerimizden biri olmuştur" diyen Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Ankara’nın yoldaşlığını çok ama çok önemsiyoruz. Ankara’nın muhabbetine, vefasına, bize mücadele arkadaşlığı yapmasına çok büyük önem veriyoruz. Çünkü Ankara sıradan bir başkent değildir; şahsiyet sahibi bir şehirdir. Ankara, İstiklal Harbi’ni yürüten, milli direnişi zafere erdiren bir şehirdir. Ankara; sınırları Türkistan’dan Avrupa’nın içlerine uzanan muazzam bir coğrafyanın manevi başkentlerinden biridir. Ankara, bu topraklar üzerinde hesabı olanların planlarını, tuzaklarını, oyunlarını boşa çıkaran büyük bir milletin gözbebeğidir. Dedeleri Feth-i Mübin’e koşan, İstiklal Harbi’nde vatanını savunan Ankaralılar, 15 Temmuz gecesi de milletimizin istikbaline sahip çıkmıştır. Kızılay’da, Külliye’de, Meclis’te, İl Emniyet Müdürlüğü’nde, Gölbaşı’nda, Kahramankazan’da ve daha nice yerde o gece yaşananları unutmadık. Göğsünü kurşunlara siper eden Ankaralı yiğitlerin direnişini unutmadık. Bir yıllık hasadını ülkesi için bir gecede ateşe veren Ankaralı çiftçilerimizin fedakârlığını unutmadık. Çağrımız üzerine meydanlara koşup çıplak elleriyle darbeyi engelleyen kardeşlerimizin destanını unutmadık. Ankara’nın bu yönü değişmez; Ankaralıların bu cesareti, bu dirayeti, bu kahramanlığı milletimizin hafızasından asla silinmez ve silinmeyecektir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Siyasi rakiplerimiz koltuk kavgası verirken biz Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ankara’ya hizmet etmeyi, bu şehri eser ve hizmet siyasetiyle nakış nakış dokumayı şeref saydıklarını bildiren Erdoğan, "Siyasi rakiplerimiz gece gündüz koltuk kavgası verirken, biz iktidar ve ittifak olarak Türkiye’yi geleceğe hazırlamanın mücadelesini veriyoruz. Biliyorsunuz Ankara’mız bu sene önemli zirvelere ev sahipliği yapacak. 7-8 Temmuz’da NATO 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı’nı Ankara’da düzenleyeceğiz. Aralarında Amerikan Başkanı Sayın Trump’ın da olduğu çok sayıda lideri başkentimizde zirve vesilesiyle misafir edeceğiz. Sonbaharda aile meclisimiz olan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi yine Ankara’da gerçekleşecek. Türk dünyasının kalbi inşallah Ankara’da atacak. İnşallah bu sene Ankara’nın uluslararası görünürlüğü hiç olmadığı kadar artacak, başkentimiz küresel diplomasinin merkezi olarak adından söz ettirecek. Bununla ilgili hazırlıklarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz" açıklamasında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Ankara’ya yeni eserler kazandırmaya devam edeceğiz"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ankara Havalimanı’nın açılmasıyla Ankara’ya bir eser daha kazandırmanın gururunu yaşadıklarını hatırlatan Erdoğan, "1933 yılında Gazi Mustafa Kemal’in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askeri havacılığın üssü olan Ankara Havalimanı’nı tekrar ihya ettik. İlk etapta NATO zirvesi için kullanacağımız, ardından tüm resmi heyet ziyaretlerinde devletimize hizmet edecek havalimanımız; Esenboğa’nın hem hava yolu hem de kara yolu trafiğini rahatlatacak. Ankara Havalimanı; genişletilmiş pisti, yeni apronları ve modernize edilmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara resmi uçuşlarda kolaylık sağlayacak. Bir kez daha şehrimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Ankara’ya yeni eserler kazandırmaya inşallah devam edeceğiz" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Siyaseti vizyonla ve projeyle yapamayanlar, bahane üretmede sergiledikleri mahareti sorunlara çözüm üretmekte gösteremediler"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AK Parti olarak siyaset anlayışlarının eser ve hizmet üzerine bina edildiğini söyleyen Erdoğan, "Bu anlayışla Ankara’ya toplam 4 trilyon 280 milyar liralık yatırım yaptık. Detaylandırırsak; adalette 14 milyar lira, inşası devam edenlerle birlikte 36 milyar lira, eğitimde 236 milyar lira, gençlik ve sporda 51 milyar lira, sosyal yardımlarda 245 milyar lira, sağlıkta; yapılan, ihale ve proje aşamasında olanlar dahil 228 milyar lira, çevre ve şehircilikte 904 milyar lira değerinde eser kazandırdık. Ulaştırmada 1 trilyon lira, tarım ve ormanda 291 milyar lira, sanayi ve teknolojide; yatırım ve destekler olmak üzere toplam 217 milyar lira, enerjide 613 milyar lira, kültür ve turizmde 30 milyar lira, çalışma ve sosyal güvenlikte teşviklerle birlikte 130 milyar lirayı bulan hizmet ve projelerle Ankara’nın yanında olduk. Bahane aramadık, mazeretlere sığınmadık, saçma sapan argümanlar bulmaya çalışmadık. Özellikle bizden hizmet bekleyen, bizden trafik çilesine çözüm bulmamızı bekleyen insanlarımızın karşısına ‘ne kadar fazla yol yaparsak trafik o kadar çok sıkışır’ gibi absürt tezlerle çıkmadık. Fakat siyaseti vizyonla ve projeyle yapamayanlar, bahane üretmede sergiledikleri mahareti sorunlara çözüm üretmekte gösteremediler. Biliyorsunuz, elinde çekiç olan her şeyi çivi olarak görürmüş. Bunların da mazeretten, hamasetten başka cümleleri yok. Çünkü millete sunabilecekleri bir planları, projeleri yok. İşte nelerle uğraştıklarını hepimiz takip ediyoruz; kavgasız, gürültüsüz günleri geçmiyor. Sadece kendilerine değil, siyaset kurumuna da zarar veriyorlar" ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemedik"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İktidarları döneminde ülkenin pek çok sorununu çözdüklerini lakin muhalefetin kronikleşmiş vizyon sorununu bir türlü çözemediklerini belirten Erdoğan, "Rahata alışmış muhalefet aktörlerine çalışmayı, proje geliştirmeyi, hizmet etmeyi maalesef öğretemedik. Dış politika gibi, savunma gibi, vesayete ve teröre karşı mücadele gibi konularda yerli ve milli duruş sergilemeyi öğretemedik" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Siyaset kurumunun, koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hali gördükçe ülkemiz adına üzülüyoruz"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin muhalefet açığının kapanmak yerine giderek daha fazla büyüdüğünü kaydeden Erdoğan, "Siyaset kurumunun, koltuk ve kariyer sevdalılarının elinde düşürüldüğü içler acısı hâli gördükçe inanın ülkemiz adına biz üzülüyoruz. Rakibimiz de olsa, muhalefet de olsa Türkiye’nin ikinci büyük partisinin kavgayla, gerilimle anılmasını biz doğru bulmuyoruz. Biz karşımızda iç karışıklıkla malul bir muhalefet değil; hizmette, vizyonda, eserde, fikirde yarışacağımız bir muhalefet görmek istiyoruz. Kalitemize ve kalibremize uygun bir muhalefet arayışımız dün olduğu gibi bugün de devam etmektedir" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Mücadelemiz kartopu misali günden günde büyüyor"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, hiçbir ayrım yapmadan 86 milyonun tamamı için çalıştıklarını, emeklerinin karşılığını gördükçe mücadeleye daha bir şevkle sarıldıklarını aktararak, sözlerine şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Görüyoruz ki bu mücadelemiz kartopu misali günden güne büyümekte, yeni üyelerimizin heyecanıyla güç kazanmaktadır. Ankara il teşkilatımız, 1 milyon 53 bine ulaşan üye sayısıyla üye kayıt ve teşkilatlanma çalışmalarında örnek bir başarı ortaya koymaktadır. Geçen sene yaptığı 162 bin yeni üye kaydıyla Ankara, üst üste 6 kez Türkiye birincisi olmuştur. Teşkilat mensuplarımızın partimizin faaliyetlerine katılımını teşvik eden ‘AK Elçiler Projesi’nden çeşitli sosyal sorumluluk projelerine kadar pek çok çalışmayı başarıyla yürüten Ankara İl Teşkilatımızı canı gönülden tebrik ediyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden ve AK Parti’ye katılan Haymana Belediye Başkanı Levent Koç’a rozetini taktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Muhammed Musab Gümüşer - Fırat Demir</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kalibremize-uygun-bir-muhalefet-arayisimiz-devam-etmektedir-1782197245.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başörtüsüne hakaret eden kadın tutuklandı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/basortusune-hakaret-eden-kadin-tutuklandi-1319</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/basortusune-hakaret-eden-kadin-tutuklandi-1319</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da metroda başörtülü bir kadına yönelik hakaret içerikli ifadeler kullandığı iddiasıyla gözaltına alınan Hatice Ö. tutuklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul’da metroda başörtülü bir kadına yönelik hakaret içerikli ifadeler kullandığı iddiasıyla gözaltına alınan Hatice Ö. tutuklandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir kadının, metroda karşılaştığı başörtülü kadına yönelik kullandığı "Her tarafından cahillik akıyor. Mümkünse bütün kapalılar kapatılsın, imha edilsin" sözleri sosyal medyada tepki toplamış, hakaret içerikli paylaşımı Hatice Ö. hakkında ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan soruşturma başlatılmış ve gözaltına alınmıştı. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilen Hatice Ö. savcılık tarafından ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’ suçundan tutuklanması istemişti. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Hatice Ö.’nün tutuklanmasına karar verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Tuğba Karakoç</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/basortusune-hakaret-eden-kadin-tutuklandi-1782196877.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk gemisine saldırı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turk-gemisine-saldiri-1318</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turk-gemisine-saldiri-1318</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Chornomorsk Limanı açıklarında Türk sahipli kuru yük gemisine yapılan saldırı hakkında açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna’nın Chornomorsk Limanı açıklarında Türk sahipli kuru yük gemisine yapılan saldırı hakkında açıklama yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Bu sabah Ukrayna’nın Chornomorsk Limanı açıklarında insansız hava aracıyla saldırıya uğrayan Türk sahipli, Panama bayraklı geminin mürettebatında yer alan 2 vatandaşımızın yaralandığı öğrenilmiştir. Vatandaşlarımızın durumları Kiev Büyükelçiliğimiz ve Odessa Başkonsolosluğumuzca yakından takip edilmektedir. Rusya-Ukrayna savaşındaki tırmanmanın bir sonucu olarak Karadeniz’deki çıkarlarımızı ve bölgesel güvenliği tehdit eden saldırılardan duyduğumuz rahatsızlık, her iki ülkenin makamları nezdinde dile getirilmektedir. Karadeniz’de sivil gemilerin seyrüsefer emniyetinin sağlanması, ülkemizin temel öncelikleri arasında yer almakta olup, ilgili tüm tarafları bölgedeki gerilimi düşürecek önlemler almaya çağırıyoruz" ifadeleri kullanıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/turk-gemisine-saldiri-1782196527.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Silifke ve Adalar Belediye Başkanları tutuklandı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silifke-ve-adalar-belediye-baskanlari-tutuklandi-1317</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silifke-ve-adalar-belediye-baskanlari-tutuklandi-1317</guid>
                <description><![CDATA[Mersin’in Silifke Belediye Başkanı Turgut ile Adalar Belediye Başkanı Akpolat tutuklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Mersin’in Silifke Belediye Başkanı Turgut ile Adalar Belediye Başkanı Akpolat tutuklandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mersin'de Silifke Belediyesine yönelik rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve irtikap soruşturmasında Belediye Başkanı Mustafa Turgut'un da aralarında bulunduğu 8 şüpheli tutuklandı. Soruşturmada bazı şüphelilerin etkin pişmanlık kapsamında ifade verdiği öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalar Belediyesi'ne yönelik yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında gözaltına alınan, aralarında Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da bulunduğu 39 şüphelinin savcılık ifadeleri tamamlandı. Aralarında Akpolat'ın da bulunduğu 35 şüpheli tutuklandı.<strong><o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/silifke-ve-adalar-belediye-baskanlari-tutuklandi-1782195956.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu MYK ve PM&#039;yi topluyor Özel ise Grup Toplantısı&#039;nda</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kilicdaroglu-myk-ve-pmyi-topluyor-ozel-ise-grup-toplantisinda-1316</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kilicdaroglu-myk-ve-pmyi-topluyor-ozel-ise-grup-toplantisinda-1316</guid>
                <description><![CDATA[CHP'de bugün yoğun bir gündem bekleniyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin MYK ve PM toplantılarına başkanlık ederken, gözler yeni ihraç kararlarında olacak. Özgür Özel ise TBMM'de Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">CHP'de bugün yoğun bir gündem bekleniyor. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin MYK ve PM toplantılarına başkanlık ederken, gözler yeni ihraç kararlarında olacak. Özgür Özel ise TBMM'de Grup Toplantısı'nda milletvekillerine hitap edecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin MYK ve Parti Meclisi toplantısına başkanlık ederken, CHP Grup Başkanı Özgür Özel bugün TBMM'de Grup Toplantısı'nda milletvekillerine seslenecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mutlak butlan kararının ardından CHP'de yoğun gündem devam ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saat 11.00'de partisinin Merkez Yönetim Kurulu Toplantısı ile saat 14.00'te Parti Meclisi Toplantısı'na başkanlık edecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kulislerde, bugünkü toplantıda bazı yerel yöneticilere yönelik ihraç kararlarının gündeme gelebileceği konuşuluyor. PM’nin gündem başlıkları arasında “il disiplin kurullarının durumunun görüşülmesi” maddesi yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Toplantılar nedeniyle Kılıçdaroğlu, grup toplantısı yapmak için TBMM’ye başvurmadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçtiğimiz günlerde Sözcü TV'de açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu "arınma" ifadesiyle ilgili olarak "Gerçekten akıl tutulması var. Neden biliyor musunuz? Arınmadan korkuyorlar. Kirlileri arındıracağım. Bu millete söz verdim. Bu partinin ahlaki üstünlüğünü koruyacağım. Öyle para pul işine girenlerin bu partide yeri yoktur. Çıkar sağlayanların bu partide yeri yoktur. Bunu gayet açık ve net söylüyorum. Görevine son verilenin gerekçelerini olduğu gibi yazıyoruz. Gidin, aklanın gelin, başımızın üstünde yeriniz var" demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ÖZEL GRUP TOPLANTISINDA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP'nin saat 13.30'da TBMM'de yapılacak Grup Toplantısı'nda ise Grup Başkanı Özgür Özel konuşacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP İstanbul Milletvekili Zeynel Emre, "Yarın saat 13.30'da haftalık grup toplantımızı Gazi Meclis çatısı altında gerçekleştireceğiz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"YENİ PARTİ KONUSU HİÇ KONUŞULMADI"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Emre, yeni parti kurulup kurulmayacağına ilişkin, "Tüm samimiyetimle söylüyorum ki bugüne kadar yeni bir parti kurulması konusunda hiçbir toplantıda konuşulmadı" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 09:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kilicdaroglu-myk-ve-pmyi-topluyor-ozel-ise-grup-toplantisinda-1782195357.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>O, döneminin Mevlânası eseri ise adeta Doğu’nun Mesnevisiydi&quot;</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/o-doneminin-mevlanasi-eseri-ise-adeta-dogunun-mesnevisiydi-1315</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/o-doneminin-mevlanasi-eseri-ise-adeta-dogunun-mesnevisiydi-1315</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin vefatının 246. yıl dönümünü yaptığı basın açıklamasıyla hatırlattı.
TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş İbrahim Hakkı Hazretleri’nin çok yönlü bir ilim, sanat ve fen adamı olduğunu vurgulayarak onun yazdığı Marifetname’nin Erzurum’da yıllarca Kur’ân’dan sonra en çok okunan kitap olduğunu söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">O, döneminin Mevlânası, eseri ise adeta Doğu’nun Mesnevisiydi"<br><br><br>Ali Kaya<br>ERZURUM (İHA) - Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş, Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretlerinin vefatının 246. yıl dönümünü yaptığı basın açıklamasıyla hatırlattı.<br>TDED Erzurum Şube Başkanı Murat Ertaş İbrahim Hakkı Hazretleri’nin çok yönlü bir ilim, sanat ve fen adamı olduğunu vurgulayarak onun yazdığı Marifetname’nin Erzurum’da yıllarca Kur’ân’dan sonra en çok okunan kitap olduğunu söyledi.<br>Başkan Ertaş açıklamalarına şöyle devam etti: "Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri 18 Mayıs 1703 ila 22 Haziran 1780 arasında yaşamış, tarikat ehli, veli, mütefekkir, sosyolog, psikolog, kozmografyacı, müceddit; tıptan jeolojiye, biyolojiden matematiğe, hukuktan hikmete bir mütefennin, bir akaid hocası, müellif ve şairdir. İlmî çevrelerce vaktinin kutbu olarak da kabul edilen İbrahim Hakkı Hazretleri, hemşehrisi Kadı Mustafa Darir gibi ilmi eserlerini dönemindeki diğer ilim adamlarının birçoğunun aksine Türkçe yazmıştır. Eserlerinin dilinin Türkçe olmasından dolayı bilhassa Marifetname adlı eseri Erzurum ve çevresinde Mevlid-i Şerif ile birlikte Kur’ân’dan sonra en çok okunan kitap olmuştur. Bu yönüyle Marifetnâme’ye ‘Doğu’nun Mesnevisi’ benzetmesi de yapılmıştır.<br>‘Hocamın başucuna doğmayan güneşi neyleyim?’ diyerek ekinoks günlerinde doğan güneşin ilk olarak hocası Fakrullah Efendi’nin kabrine doğması için yaptığı özel kümbet ile tanınan İbrahim Hakkı Hazretleri yazdığı eserlerle halkın kültür ve irfanını ciddi şekilde etkilemiştir. ‘Har kıtası Mevlâ görelim neyler / Neylerse güzel eyler’ beyitleriyle biten Tevfizname ismiyle bilinen şiiri hemen her Erzurumlunun ezberinde olan İbrahim Hakkı Hazretleri 18. asrın Mevlânası olarak görülmüştür. Bu büyük Allah dostunu, kıymetli hemşehrimizi vefatının 246. yıl dönümünde rahmetle ve şükranlar anıyoruz."<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/o-doneminin-mevlanasi-eseri-ise-adeta-dogunun-mesnevisiydi-1782130850.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haymana Belediye Başkanı Levent Koç AK Parti’ye katıldı.</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/haymana-belediye-baskani-levent-koc-ak-partiye-katildi-1314</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/haymana-belediye-baskani-levent-koc-ak-partiye-katildi-1314</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa eden Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, AK Parti’ye katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Ankara Teşkilat Buluşması'nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan, CHP’den istifa edip AK Parti'ye katılan Haymana Belediye Başkanı Levent Koç'a parti rozetini taktı.<o:p></o:p><o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 15:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/haymana-belediye-baskani-levent-koc-ak-partiye-katildi-1782130165.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İngiltere Başbakanı Starmer istifa etti</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti-1313</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti-1313</guid>
                <description><![CDATA[İngiltere Başbakanı Keir Starmer, başbakanlık ve İşçi Partisi liderliğinden istifa ettiğini açıkladı.
İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bugün Downing Street’te basın toplantısı düzenledi. Kürsüye gelişi sırasında dakikalarca alkışlanan Starmer, konuşmasına hükümetteki icraatlarını savunarak başladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İngiltere Başbakanı Keir Starmer, istifa etti<br><br>LONDRA (İHA) - İngiltere Başbakanı Keir Starmer, başbakanlık ve İşçi Partisi liderliğinden istifa ettiğini açıkladı.<br>İngiltere Başbakanı Keir Starmer, bugün Downing Street’te basın toplantısı düzenledi. Kürsüye gelişi sırasında dakikalarca alkışlanan Starmer, konuşmasına hükümetteki icraatlarını savunarak başladı ve İşçi Partisi'nin ekonomi, ücretler, yatırım, altyapı, Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) ve işçi hakları alanlarındaki başarılarını vurguladı. "Daha güçlü bir ekonomi, rakiplerimizden daha hızlı ilerleyen bir ekonomi; iktidara geldiğimizden bu yana her ay enflasyondan daha hızlı artan ücretler" diyen Starmer, "Güvence altına alınan yatırımlar, inşa edilen altyapı, kemer sıkma politikasına son verilmesi, NHS bekleme listelerinde son 17 yılın en hızlı düşüşü ve bir nesildir işçi ve kiracı haklarında görülen en büyük iyileşme" ifadelerini kullandı.<br><br>İşçi Partisi liderliğinden de istifa etti<br>Düzenlediği basın toplantısında başbakanlık görevinden istifa kararı aldığını duyuran Starmer, İşçi Partisi liderliğinden de istifa ettiğini ve kararını krala bildirdiğini söyledi. İşçi Partisi Ulusal Yürütme Komitesi’nden halefini seçme sürecini başlatmasını istediğini belirten Starmer, adaylık başvurularının 9 Temmuz’da başlayacağını sözlerine ekledi. Starmer, İşçi Partisi’nin artık kendisini, partiyi bir sonraki genel seçime taşıyacak doğru kişi olarak görmediğini kabul ettiğini kaydederek partisi içinden gelen kararı dinlediğini ve bunu "olgunlukla" kabul ettiğini belirtti.<br>Eylül ayında parlamentonun yeniden toplanmasından önce yeni bir liderin göreve başlayacağını kaydeden Starmer, o zamana kadar başbakanlık görevini sürdüreceğini belirtti.<br>Starmer, görevden ayrıldıktan ayrıldıktan sonra "en önemli göreve" daha fazla zaman ayıracağını belirterek "İyi ve kötü günlerimde yanımda bir kaya gibi duran muhteşem eşim Vic’e, elimden geldiğince en iyi koca olmak. Ve benim gurur ve neşe kaynağım olan güzel çocuklarıma elimden gelen en iyi baba olmak" diyerek görevden ayrıldıktan sonra ailesine vakit ayıracağını dile getirdi.<br><br>Trump duyurmuştu<br>ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın istifa edeceğini ifade ederek, "Göç ve enerji gibi iki çok önemli konuda ciddi şekilde başarısız oldu. Kendisine başarılar diliyorum" demişti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/ingiltere-basbakani-starmer-istifa-etti-1782121842.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dehlizli Kale&#039;ye yoğun ilgi</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/dehlizli-kaleye-yogun-ilgi-1312</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/dehlizli-kaleye-yogun-ilgi-1312</guid>
                <description><![CDATA[Yaklaşık 2 bin 500 yıllık geçmişiyle Karadeniz Bölgesi'nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Ünye Kalesi, yeniden ziyarete açıldığı 3 Haziran 2025 tarihinden bu yana yoğun ilgi görüyor. Geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapan tarihi kale, bir yılda 750 bin ziyaretçiyi ağırlayarak bölge turizminin gözde destinasyonları arasında yerini aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Dehlizli kaleye yoğun ilgi: Ünye Kalesi 1 yılda 750 bin ziyaretçiyi ağırladı<br><br><br>ORDU (İHA) - Yaklaşık 2 bin 500 yıllık geçmişiyle Karadeniz Bölgesi'nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Ünye Kalesi, yeniden ziyarete açıldığı 3 Haziran 2025 tarihinden bu yana yoğun ilgi görüyor. Geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapan tarihi kale, bir yılda 750 bin ziyaretçiyi ağırlayarak bölge turizminin gözde destinasyonları arasında yerini aldı.<br>Pontus, Roma, Bizans, Danişmentler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan kale, doğal yapısı, tarihi dokusu ve kaya içerisine oyulmuş dehliziyle dikkat çekiyor. Türkiye'nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen ziyaretçiler, tarihi yapının sunduğu eşsiz atmosferi yakından görme fırsatı buluyor. Gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla modern turizm anlayışına uygun hale getirilen kalede, geçmişte sığınak ve su temin amacıyla kullanıldığı değerlendirilen dehlize raylı sistemle inilmesi ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümlerin başında geliyor. Dünyada benzeri bulunmayan bu sistem, kalenin öne çıkan özellikleri arasında gösteriliyor.<br>Tarihi mirası ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunan Ünye Kalesi, ilçe ekonomisine ve turizmine de önemli katkı sağlıyor. Her geçen gün daha fazla ziyaretçiyi ağırlayan kale, Ünye'nin kültür turizmi alanındaki marka değerini güçlendirmeye devam ediyor.<br>Kale ziyaretçileri ise tarihi atmosferden ve yapılan düzenlemelerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bölgenin önemli miraslarından biri olan Ünye Kalesi'nin görülmeye değer bir destinasyon olduğunu ifade etti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/dehlizli-kaleye-yogun-ilgi-1782119243.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sirkeci Garı &quot;Yaşayan Kültür Adasına&quot; dönüşecek</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sirkeci-gari-yasayan-kultur-adasina-donusecek-1311</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sirkeci-gari-yasayan-kultur-adasina-donusecek-1311</guid>
                <description><![CDATA[Sirkeci Garı'nda restorasyon ve dönüşüm çalışmaları sürüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tarihi gar sahasının ulaşım işlevini koruyarak kütüphaneler, sanat ve etkinlik alanlarıyla yaşayan bir kültür adasına dönüştürüleceğini açıkladı. Ersoy, özgün mimarisiyle yeniden ihya edilen Sirkeci'nin İstanbul'un yaşayan tarih alanlarından biri haline geleceğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Tarihi Sirkeci Garı "Yaşayan Kültür Adasına" dönüşecek<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Ersoy, Sirkeci Gar sahasındaki dönüşümü ilk kez paylaştı<br><br><br>İSTANBUL (İHA) - Sirkeci Garı'nda restorasyon ve dönüşüm çalışmaları sürüyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, tarihi gar sahasının ulaşım işlevini koruyarak kütüphaneler, sanat ve etkinlik alanlarıyla yaşayan bir kültür adasına dönüştürüleceğini açıkladı. Ersoy, özgün mimarisiyle yeniden ihya edilen Sirkeci'nin İstanbul'un yaşayan tarih alanlarından biri haline geleceğini söyledi.<br>İstanbul'un tarihi yarımadasında şehrin hafızasını taşıyan en önemli yapılardan biri olan Sirkeci Garı, yürütülen çalışmalarla yeniden şehrin kültür ve yaşam rotalarından biri olmaya hazırlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Sirkeci Garı'nda yürütülen restorasyon ve dönüşüm çalışmalarını yerinde inceleyerek tarihi gar sahasında yürütülen çalışmaların ayrıntılarını ilk kez paylaştı. Sirkeci Garı'nın Anadolu'dan gelenler için Avrupa'ya ve Rumeli'ye açılan en önemli geçiş noktalarından biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, savaş dönemlerinde göç hareketleri ve asker sevkiyatlarının da bu bölgeden gerçekleştirildiğini söyledi. Batıdan doğuya gelen yabancıların ilk uğrak noktalarından birinin de Sirkeci olduğunu ifade eden Ersoy, "Hem bir taşıma-ulaşım aksı olarak hem de şehrin hafızası olarak değerlendirdiğimiz zaman çok farklı fonksiyonları olan çok farklı hatıraları olan bir yer" dedi.<br><br>Özgün işçiliği korunarak yeniden ihya ediliyor<br>Sirkeci Garı'nın yoğun işçilikli ve çok özel bir yapı olduğunu vurgulayan Bakan Ersoy, tarihi gar binasının özgün mimarisine uygun şekilde yeniden ayağa kaldırıldığını söyledi. Ersoy, "Sirkeci de de ana gar binası çok narin bir bina baktığınız zaman. İşçiliğin de çok yoğun olduğu bir bina. O işçiliklerle tekrar eskisine uygun bir şekilde ihya ediliyor" diye konuştu.<br><br>Sirkeci ‘Yaşayan Kültür Adası"na dönüşecek<br>Sirkeci'de ulaşım aksı özelliğinin korunacağını belirten Bakan Ersoy, tarihi gar sahasının aynı zamanda kültür ve yaşam merkezi olarak yeniden şekillendirildiğini söyledi. Bakan Ersoy, büyük işletme binasında her yaş grubuna hitap edecek bir kütüphane oluşturulacağını, ambar binalarında yer alacak sergi ve tiyatro alanlarının da projeye dahil edildiğini açıkladı.<br>Açık etkinlik alanlarının da oluşturulacağını belirten Bakan Ersoy, "Gün boyu insanların vakit geçirebileceği arındırılmış sahalardan oluşturmuş iki tarafta da bir yaşam merkezini, ulaşım aksı özelliklerini koruyarak hayata geçiriyoruz" dedi.<br><br>Tarihi yarımada silueti yeniden şekillenecek<br>Sirkeci'deki tarihi yapının özgün mimari karakterinin yeniden görünür hale getirilmesi amacıyla kapsamlı restorasyon uygulamaları sürerken alandaki diğer tarihi yapılar da yeniden işlevlendirilerek kültür ve sanat odaklı kullanıma hazırlanıyor. Proje kapsamında gar yapısında geçmiş dönemlerde yapılan niteliksiz müdahaleler kaldırılacak. Konser ve etkinlik alanları, seyir terasları, çocuk oyun alanları ve sosyal kullanım alanları oluşturulacak. Tarihi yarımada siluetine zarar veren niteliksiz ekler kaldırılarak alan yeniden düzenlenecek. Ayrıca geçmiş yıllarda yıkılan Emirler Mescidi de yeniden inşa edilecek.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/sirkeci-gari-yasayan-kultur-adasina-donusecek-1782113491.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Galibaf&#039;tan ABD&#039;ye sert tepki</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/galibaftan-abdye-sert-tepki-1310</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/galibaftan-abdye-sert-tepki-1310</guid>
                <description><![CDATA[İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İsviçre’de ABD-İran arasındaki müzakereler sırasında ABD yönetimini eleştirerek, "Biz Amerikalıların tehditlerini dikkate almıyoruz. Açıklamalarına dikkat etseler iyi olur. Silahlı kuvvetlerimiz onlara farklı bir şekilde karşılık vermeye hazır" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, İsviçre’de ABD-İran arasındaki müzakereler sırasında ABD yönetimini eleştirerek, "Biz Amerikalıların tehditlerini dikkate almıyoruz. Açıklamalarına dikkat etseler iyi olur. Silahlı kuvvetlerimiz onlara farklı bir şekilde karşılık vermeye hazır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, ABD ile İsviçre’de gerçekleştirilen müzakereler sırasında Washington yönetimine yönelik eleştiride bulundu. İranlı müzakere heyetine liderlik eden Galibaf, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Eğer tehditleri bir sonuç veriyor olsaydı bugün bu çaresizliğe düşmeyeceklerini hiç kendi kendilerine düşünmüyorlar mı? Biz Amerikalıların tehditlerini dikkate almıyoruz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Galibaf, "Açıklamalarına dikkat etseler iyi olur. Silahlı kuvvetlerimiz onlara farklı bir şekilde karşılık vermeye hazır. Ne kadar konuşurlarsa konuşsunlar, harekete geçecek olanlar biziz" dedi.<br><br><strong>Trump, İran’ı tehdit etmişti</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Meclis Başkanı’nın söz konusu açıklaması, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsviçre’deki müzakereler sırasında İran’a yönelik tehdit mesajının ardından geldi. Trump, Hizbullah’a atıfta bulunarak, "İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekillerinin sorun çıkarmalarını derhal engellemelidir. Aksi takdirde, geçen hafta yaptığımız gibi İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert" ifadelerini kullanmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, İran ile müzakerelerde bir anlaşmaya varılamaması durumunda gerekirse ABD’nin Hürmüz Boğazı’nın kontrolünü ele geçirebileceğini söylemişti. Trump, böyle bir durumda ABD’nin bölgenin "koruyucusu" olacağını ve Orta Doğu bölgesinde petrolden elde edilen gelirlerin yüzde 20’sine sahip olabileceğini savunmuştu. ABD Başkanı ayrıca, İranlı yetkililere Hürmüz Boğazı’nı yeniden kapatmaları halinde "artık bir ülkeleri olmayacağı" tehdidinde bulunmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/galibaftan-abdye-sert-tepki-1782109415.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Başörtülü kadına hakaret eden kişiye gözaltı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/basortulu-kadina-hakaret-eden-kisiye-gozalti-1309</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/basortulu-kadina-hakaret-eden-kisiye-gozalti-1309</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul'da metroda başörtülü bir kadına yönelik "İmha edilsinler" sözleriyle tepki çeken kadın hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Kimliği tespit edilen kadın hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de "Toplumumuzun birlik ve beraberliğini, din ve inanç kardeşliğini hedef alan; ayrımcılığı, nefreti ve kutuplaşmayı körükleyen her türlü söylem ve eylemle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul'da metroda başörtülü bir kadına yönelik "İmha edilsinler" sözleriyle tepki çeken kadın hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti. Kimliği tespit edilen kadın hakkında gözaltı kararı verildi. Adalet Bakanı Akın Gürlek de "Toplumumuzun birlik ve beraberliğini, din ve inanç kardeşliğini hedef alan; ayrımcılığı, nefreti ve kutuplaşmayı körükleyen her türlü söylem ve eylemle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul'da metroda başörtülü bir kadına yönelik "İmha edilsinler" sözleriyle tepki çeken kişi hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İHA'nın haberine göre bir kadının, metroda karşılaştığı başörtülü kadına yönelik kullandığı "Her tarafından cahillik akıyor. Mümkünse bütün kapalılar kapatılsın, imha edilsin" sözleri sosyal medyada tepki topladı. Sosyal medyadan paylaşılan görüntüler üzerine harekete geçen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturma başlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Görüntülerdeki hakaret içerikli paylaşımı yapan kadının isminin Hatice Ö. olduğu tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şüpheli hakkında Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan soruşturma başlatıldı. Hatice Ö. hakkında gözaltı kararı verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başsavcılıktan yapılan açıklamada "Toplumun huzurunu, kamu düzenini ve vatandaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerini hedef alan, ayrımcılığı ve nefreti teşvik eden eylem ve söylemlere ilişkin iddiaları titizlikle değerlendirmekte; ilgili mevzuat çerçevesinde gerekli adli işlemleri kararlılıkla yürütmektedir" denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAKAN GÜRLEK'TEN PAYLAŞIM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek de yaptığı paylaşımda, "Toplumumuzun birlik ve beraberliğini, din ve inanç kardeşliğini hedef alan; ayrımcılığı, nefreti ve kutuplaşmayı körükleyen her türlü söylem ve eylemle mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Kamu düzenini ve vatandaşlarımızın temel haklarını korumak adına, nefret suçlarına karşı hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde gerekli adımlar atılmaya devam edecektir." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAKAN GÖKTAŞ: EN GÜÇLÜ BİÇİMDE KINIYORUZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Bektaş'da konu ile ilgili değerlendirmelerde bulundu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başörtülü kadınları hedef alarak “imha edilsin” ifadesini kullanan şahsın sözlerini lanetliyor, en güçlü biçimde kınıyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kadınların inancı, kıyafeti ve yaşam tercihi üzerinden nefret dili üretmek; temel hak ve özgürlüklere, toplumsal barışa ve birlikte yaşama kültürüne açık bir saldırıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu ülkede kadınların inançları ve tercihleri nedeniyle ayrımcılığa uğradığı dönemler geride kalmıştır. Toplumun bir kesimini yalnızca kimliği, inancı veya yaşam tarzı nedeniyle hedef gösteren, dışlayan ve tehdit eden hiçbir anlayışın normalleşmesine izin vermeyeceğiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milyonlarca kadını hedef alan bu ayrımcı ve nefret içerikli söylem asla kabul edilemez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hiç kimse kadınları inançları sebebiyle hedef gösterme, aşağılayıcı ifadelerle anma veya yok edilmelerini çağrıştıran söylemlerde bulunma hakkına sahip değildir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak konu hakkında suç duyurusunda bulunarak hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:17:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/basortulu-kadina-hakaret-eden-kisiye-gozalti-1782109140.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir türkü için Ayaz öldü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bir-turku-icin-ayaz-oldu-1308</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bir-turku-icin-ayaz-oldu-1308</guid>
                <description><![CDATA[İzmir'de, bir okulun bahçesinde düzenlenen kına gecesinde 43 yaşındaki E.D., cezaevindeki ağabeyi için istek parçada bulundu. İstediği türkü çalınmayan E.D., pompalı tüfekle kalabalığa rastgele ateş açtı. Saldırganın, eşi dahil 4 kişinin yaralandığı olayda, 14 yaşındaki Ayaz Çimen öldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İzmir'de, bir okulun bahçesinde düzenlenen kına gecesinde 43 yaşındaki E.D., cezaevindeki ağabeyi için istek parçada bulundu. İstediği türkü çalınmayan E.D., pompalı tüfekle kalabalığa rastgele ateş açtı. Saldırganın, eşi dahil 4 kişinin yaralandığı olayda, 14 yaşındaki Ayaz Çimen öldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İzmir'de olay, Ödemiş ilçesi Emir Mahallesi'ndeki bir ilkokulun bahçesinde meydana geldi. Sezgin B. ile Yağmur S. çiftinin kına gecesinde E.D. (43), cezaevindeki ağabeyi için istek parçada bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KALABALIĞA RASTGELE ATEŞ AÇTI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gecenin ilerleyen saatlerinde istediği türkü çalınmaması üzerine saldırgan, pompalı tüfekle eğlenen kalabalığa rastgele ateş açtı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5 KİŞİ KANLAR İÇİNDE YERE DÜŞTÜ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Saldırganın silahından çıkan saçmalar, Ayaz Çimen (14), Hüseyin Ö. (23), Hasan B. (30), şüphelinin eşi Ümmühan D. (45) ve Osman Ö.’ye (72) isabet etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AYAZ HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İhbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Ambulanslarla Ödemiş Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Ayaz Çimen, doktorların müdahalesine rağmen kurtarılamadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ŞÜPHELİNİN EŞİ AĞIR YARALI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yaralılardan şüphelinin eşi Ümmühan D.'nin hayati tehlikesinin bulunduğu için İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildiği öğrenildi. Öte yandan, olay yerinden kaçan E.D., jandarma ekiplerince kırsal alanda yakalandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">E.D.’nin, jandarmadaki ifadesinde, cezaevindeki ağabeyi için istek parçada bulunduğu ve isteğinin kabul olmaması üzerine ateş açtığını söylediği öğrenildi. İşlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.D., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 22 Jun 2026 09:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/bir-turku-icin-ayaz-oldu-1782108816.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sevılla Kadar Olamadınız!</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sevilla-kadar-olamadiniz-1307</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sevilla-kadar-olamadiniz-1307</guid>
                <description><![CDATA[Sevilla’nın Hicrî 1448 yılı için yayımladığı mesaj sosyal medyada dikkat çekerken, Türkiye’de bazı ilahiyatçı ve reformist isimlerin bu konuda sessiz kalması tepki topladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">İspanyol futbol kulübü Sevilla’nın Hicrî 1448 yılını kutlayan paylaşımı, sosyal medyada dikkat çeken bir tartışmayı beraberinde getirdi. Yapılan bir paylaşımda, Sevilla’nın yeni Hicrî yıl dolayısıyla mesaj yayımlamasına rağmen ilahiyat camiasından bazı isimlerin bu konuda herhangi bir paylaşımının görülmemesi tepki çekti.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Sosyal medyada çokça getirilen eleştiride, Nurettin Yıldız ve Halis Aydemir’in yeni Hicrî yılın başlangıcına dair paylaşım yapıp yapmadığı sorgulandı. Paylaşımda şu ifadelere yer verildi:<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">“İspanyol futbol kulübü Sevilla bile Hicrî 1448 yılını kutlayan paylaşım yaparken, Nurettin Yıldız ve Halis Aydemir'in yeni Hicrî yılın başlangıcına dair herhangi bir paylaşımını göremedik. Acaba bunun özel bir sebebi mi var, yoksa Hicrî yılın girişinden haberleri olmadı mı?”<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Aslında söz konusu eleştiri yalnızca Nurettin Yıldız ve Halis Aydemir ile sınırlı değildi.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Mustafa İslamoğlu, Mehmet Emin Özafşar ve Enbiya Yıldırım gibi isimlerin de yeni Hicrî yıl konusunda kamuoyuna yönelik bir mesaj paylaşmadığı görülüyordu.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Mübarek geceleri kutlamayı bidat olarak gören bu reformist zihniyetin hicri yeni yıla bakışı da bir anlamda ortaya çıkmış oldu.<o:p></o:p></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/sevilla-kadar-olamadiniz-1782037170.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/akisa-yon-veren-bir-genclik-yetistirecegiz-1306</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/akisa-yon-veren-bir-genclik-yetistirecegiz-1306</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRGEV'in 30'uncu kuruluş yıl dönümü programı katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bunun için de kendisini akışa bırakan değil, akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz"<br>"TÜRGEV’in merkezinde büyük ve güçlü Türkiye’nin ayak sesleri var"<br>"TÜRGEV 30 yılda eşsiz başarı hikayesine imza attı"<br>Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRGEV’in 30. Kuruluş Yıl Dönümü Programına katıldı<br><br>İSTANBUL (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜRGEV'in 30'uncu kuruluş yıl dönümü programı katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bunun için de kendisini akışa bırakan değil, akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz" dedi. Bu vakfın temelinde halisane niyetler, çabalar olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bu çatının merkezinde gençlerimizin müreffeh geleceği, büyük ve güçlü Türkiye'nin ayak sesleri vardır. Bu hareketin hem mihverinde hem menzilinde söz ve sorumluluk sahibi nesillerin Türkiye'ye kazandırılması vardır" ifadelerini kullandı.<br>Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Haliç Kongre Merkezinde düzenlenen TÜRGEV’in 30. Kuruluş Yıl Dönümü ve "Yetişen Değerler Ödül Töreni"ne katıldı.<br>Programda konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Vakfın sivil toplum, eğitim ve kültür camiasındaki önemine değinen Erdoğan, 30 yıl boyunca aşkla ve adanmışlıkla hizmet eden tüm vakıf mensuplarına teşekkür etti. Erdoğan, "Bu çatı altında bilgili, şuurlu ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için fedakarca çalışan tüm vakıf insanlarımıza tebriklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı.<br>İstanbul'un 39 ilçesindeki vatandaşlara ve dünyanın dört bir yanından kendilerini takip edenlere selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizde, gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde şu anda bizleri takip eden kardeşlerime aynı şekilde muhabbetlerimi yolluyorum. TÜRGEV’imizin 30. kuruluş yıl dönümünün ülkemiz, milletimiz ve sivil toplum camiamız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu çatı altında aşkla ve adanmışlıkla görev yapan; bilgili, şuurlu, özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için fedakarca çalışan tüm vakıf insanlarımıza tebrik ve teşekkürlerimi iletiyorum. 30 yıl önce atılan bu tohumun önce yeşermesi, devamında filizlenmesi ve bugün dalları yedi kıtaya uzanan büyük bir çınara dönüşmesinde payı olan kurucularımıza, hayırseverlerimize, gönüllü, bağışçı ve çalışanlarımıza tek tek şükranlarımı sunuyorum. Rabbim sizlerden razı olsun. Bu samimi cehdinizi, bu tertemiz gayretinizi hem bu dünyada hem de ebedi alemde inşallah en güzel şekilde mükafatlandırsın. Vakfımızın emektarlarından ahirete irtihal etmiş olanlara Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Son olarak, birazdan TÜRGEV Yetişen Değerler Ödülleri’ni tevdi edeceğimiz kardeşlerimizi şimdiden kutluyor, başarılarının artarak devamını diliyorum" dedi.<br>"TÜRGEV'i bundan 30 sene önce son derece halisane niyetlerle toprağa diktik"<br>Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfımız hamdolsun işte bu arayışın inşallah bulmayla neticelendiği kuruluşlardan biri olduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vakfın temelinde halisane niyetler, çabalar vardır. Bu çatının merkezinde gençlerimizin müreffeh geleceği, büyük ve güçlü Türkiye'nin ayak sesleri vardır. Bu hareketin hem mihverinde hem menzilinde söz ve sorumluluk sahibi nesillerin Türkiye'ye kazandırılması vardır. Hani diyor ya şair: 'Bir avuçtuk biz göklere sığmayan, bir avuçtuk biz cennete susayan...' İşte bu çatının altında da göklere sığmayan bir avuç inanmış yüreğin azmi, cehdi, gayreti, sabrı vardır. Bugün milletimizin sahiplenmesiyle devasa bir çınara dönüşen TÜRGEV'i bundan 30 sene önce son derece halisane niyetlerle toprağa diktik. 1996 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak şehrimize ve aziz milletimize hizmet ederken şahsımıza bir talep iletildi. Bu talep de İstanbul'da üniversite eğitimi alan kız öğrencilerimiz için güvenli bir yurt yapılması isteniyordu. Bunun üzerine bizim de naçizane katkılarımızla İstanbul Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı kuruldu. Bu vakfın imkanlarıyla biri Kadıköy'de, diğeri ise Fatih'te olmak üzere evlatlarımızın gönül huzuruyla konaklayacağı iki adet kız öğrenci yurdu hızlıca hayata geçirildi.<br>"TÜRGEV eşsiz bir başarı hikayesine imza atmıştır"<br>30 yılda TÜRGEV hem çok ciddi bir kurumsal birikim oluşturmuş hem de eşsiz bir başarı hikayesine imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu yurtlar faaliyetlerine devam ederken 2012'de vakfın adı Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfı olarak değiştirildi ve böylece kuruluşun faaliyet alanı Türkiye sathına yaygınlaştırılmış oldu. Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim; aradan geçen 30 yılda TÜRGEV hem çok ciddi bir kurumsal birikim oluşturmuş hem de eşsiz bir başarı hikayesine imza atmıştır. Eğitim, burs ve ihtisas programlarıyla, yurt hizmetleriyle TÜRGEV; çağa, köklerinden kopmadan istikamet veren nitelikli bir kuşağın yetişmesine öncülük etmiştir. TÜRGEV yurtlarının kapısı bugüne kadar tam 47 bin 542 öğrencimize açılmıştır. TÜRGEV’imiz halihazırda 9 ilimizde 6 bin 500 kişi kapasiteli 24 öğrenci yurduyla gençlerimize yüksek standartlarda hizmet veriyor. Aynı şekilde Amerika ve İngiltere'de yükseköğrenim gören Türk öğrenciler; New York ve Londra'da Türken Vakfı bünyesindeki yurtlarda barınma ve akademik rehberlik hizmetlerinden faydalanıyor. 40 bini aşkın TÜRGEV mezunu, ülkemizin ve dünyanın dört bir yanında; akademiden özel sektöre, sivil toplumdan siyasete, bürokrasiden kültür ve sanata her alanda başarılarıyla tebarüz ediyor" diye konuştu.<br>"TÜRGEV'imiz eser bırakan çalışmalarını sürdürüyor"<br>TÜRGEV'de aldıkları eğitimlerle aynı zamanda dünya çapında önemli başarılar elde ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Vakfımızın kurucusu olduğu İbn Haldun Üniversitemiz sosyal bilimlerde uluslararası ölçekte araştırmacı ve akademisyen yetiştiriyor. Türkiye Yüzyılı'nın mihmandarı olan gençler, TÜRGEV'de aldıkları eğitimlerle aynı zamanda dünya çapında önemli başarılar elde ediyor. İşte en son Reyyan Çiftçi evladımız, Amerika'da düzenlenen ISEF 2025 yarışmasında geliştirdiği projeyle genetik ve biyoloji alanında dünya dördüncüsü oldu. Diğer taraftan; 240 bini aşkın gencimizin kendi yeteneklerini keşfetmelerini sağlayan Güzel İşler Fabrikası (GİF), klasik İslami ilimlerle beşeri ve sosyal bilimleri bir araya getiren Eğitime Destek Programı (EDEP), her yıl 500'ün üzerinde öğrenciye burs ve kariyer imkanı sunan Pusula Yetenek Yönetimi, hafızlık bursları, uluslararası öğrencilere yönelik yurt hizmetleri, çocuk kütüphaneleri, psikolojik danışmanlık merkezleri... Burada saymaya kalksak saatlerimizi alacak daha nice proje, destek ve programla TÜRGEV'imiz eser bırakan çalışmalarını sürdürüyor. Şurası da takdire şayandır; 2023'ten bugüne yüzlerce Filistinli evladımıza TÜRGEV tarafından çeşitli düzeylerde burs, barınma imkanı ve psiko-sosyal destek verildi. Gazze'de eğitim hayatı kesintiye uğrayan öğrenciler TÜRGEV çatısı altında yeniden okulla buluşturuldu. Suriye'de 13,5 yıl süren iç savaştan etkilenen genç kardeşlerimize eğitim, sosyal hayata uyum ve barınma destekleri sağlandı. Büyük bir titizlikle yürütülen tüm bu faaliyetler için TÜRGEV ailesinin her bir mensubuna bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum. Rabbim çalışmalarınızı daha verimli, daha bereketli kılsın diyorum" açıklamasında bulundu.<br>"LGBT genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor"<br>Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası bir hakikattir ki insanlık tarihinde hemen her çağda büyük değişimler, önemli dönüşümler yaşanmıştır. Bunlar sonuçları itibariyle insanlığı yeni fırsatlarla tanıştırırken, diğer taraftan zorlu sınamalarla karşı karşıya bırakmıştır. Bizler şu anda tam olarak böyle bir dönemi yaşıyoruz. Asırlar boyunca insanı insan yapan hasletler tek tek muhasara altına alınıyor. Aile başta olmak üzere toplumu bir arada tutan ve geleceğe taşıyan kurumlar belli çevreler tarafından hedef tahtasına konuluyor. LGBT gibi insan fıtratına aykırı sapkınlıklar, buna benzer fikir ve ideolojiler yine bu odaklar tarafından genç zihinlere enjekte edilmeye çalışılıyor. Eş zamanlı olarak yapay zeka ve dijital teknolojiler sunduğu avantajlarla birlikte yeni risk ve tehditleri de beraberinde getiriyor" ifadelerini kullandı.<br>"Akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz"<br>Akışa yön veren bir gençlik yetiştireceklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendini hukukun ve toplumun üstünde gören elitist bir azınlık; kurdukları gizli cemiyetlerle, ellerine geçirdikleri asimetrik güçle, teknolojinin sağladığı imkanlarla insanlığın geleceğini ipotek altına almaya çalışıyor. Burada şu noktayı da özellikle dikkatinize getirmek isterim; doğrudan insana ve insanlığa yönelen bu tehdit karşısında istisnasız hepimiz müteyakkız olmak, tedbirlerimizi almak zorundayız. Bunun için evvel emirde kendi kaynaklarımıza, özümüzü teşkil eden kendi değerler manzumemize sahip çıkmak durumundayız. Kendimize başkalarının merceğinden bakmayacağız. Kendimizi başkalarının ürettiği bilgi ve kavramlarla anlamaya, tarif ve tahlil etmeye çalışmayacağız. Tarihimize, kimliğimize, kültür ve medeniyet kıymetlerimize en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Bunun için de kendisini akışa bırakan değil, akışa yön veren bir gençlik yetiştireceğiz. Bu bakımdan Türkiye Gençlik ve Eğitime Hizmet Vakfımızın üstlendiği misyonu çok ama çok kıymetli buluyorum. Tabii şunu da vurgulamakta fayda görüyorum: Sevgili kardeşlerim, kendinizi tanımanın bir yolu da size husumet besleyenlerin kim olduğuna bakmaktır. Size düşmanlık edenler, iftira atanlar, sizin kuyunuzu kazmaya çalışanlar kim olduğunuzu anlama noktasında adeta bir ayna işlevi görür. O aynada hem kendinizi hem de size saldıranların suretini görürsünüz. TÜRGEV geride bıraktığımız 30 yılda bu açıdan bir mihenk taşı oldu" dedi.<br>'FETÖ, TÜRGEV'e alçakça saldırdı"<br>FETÖ’nün TÜRGEV'e işte bunun için alçakça saldırdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milli iradeye düşmanlık edenler, hedef tahtasına TÜRGEV'i de koydu. Ahlaklı, nitelikli, şuurlu, özgüven ve misyon sahibi bir gençliğin yetişmesini istemeyenler TÜRGEV'e de diş biledi. Ağına düşürdüğü gençlerimizi birer robota dönüştüren FETÖ, TÜRGEV'e işte bunun için alçakça saldırdı. 28 Şubatçı vesayet heveslileri TÜRGEV'i işte bunun için hedef aldı. CHP zihniyeti eline geçirdiği her fırsatı TÜRGEV'i yıpratmak, bu çatı altında verilen hizmetleri engellemek amacıyla işte bunun için kullandı. Bakın çok açık söylüyorum: Bunların rahatsızlığı TÜRGEV değildir; vakfın temsilcisi olduğu misyondur. Bunların asıl rahatsızlığı TEKNOFEST gençliğinin ayak sesleridir. Türk gençliğini ifsat eden marjinal yapılara destek verirken yerli ve milli kuruluşların kapısına dikilmelerinin gerisinde sadece ideolojileri değil aynı zamanda millete ve milletin değerlerine karşı duydukları işte bu öfke vardır. Son 1,5 yılda ortaya saçılanlar, bunların gençleri nasıl gördüklerini, gençlere hangi çarpık gözle baktıklarını hepimize göstermiştir. Gençlik gibi bir dertlerinin olmadığını hep beraber gördük. Liyakat ve ehliyeti ağızlarından düşürmeyenlerin belediyeleri nasıl akraba çiftliğine çevirdiğine yine hep beraber tanıklık ettik" diye konuştu.<br>"Bunlara meydanı terk etmeyeceğiz"<br>Gençlerimizi bunların ikbal kavgalarına meze yaptırmayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Şundan emin olunuz ki milletimiz de aynı şekilde gençleri kimlerin hangi tuzaklara düşürmek istediğinin farkındadır. Bunların ne millet ne de gençler nazarında makes bulması artık mümkün değildir. Bunlara meydanı terk etmeyeceğiz. Gençlerimizi bunların ikbal kavgalarına meze yaptırmayacağız. Bugün bir kez daha altını çizerek ifade etmek istiyorum: Hepimiz bu millete ve ümmete karşı büyük bir mesuliyet taşıyoruz. Ulaşamadığımız her genç hem sizin hem bizim için bir kayıptır. Marjinal örgütlere, gayrimilli ideolojilere, zehir tacirlerine, terör ve suç örgütlerine kaptırdığımız her evladımız hepimiz için büyük bir kayıptır. Onun için daha fazla gencimize ulaşmak, daha fazla gencimizin elinden tutmak için hep beraber daha çok çalışacağız. Karşılığını sadece Allah'tan bekleyerek bu kutlu dava uğrunda mücadele etmeye inşallah sabırla devam edeceğiz. Sizlerden de aynı kararlılığı ve samimiyeti bekliyorum. Eğitim ve gençlik hizmetlerinizi en güzel, en kapsamlı, en kuşatıcı şekilde ifa edeceğinizden hiçbir şüphe duymuyorum" şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/akisa-yon-veren-bir-genclik-yetistirecegiz-1782032688.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyanın gözü İsviçre&#039;de</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/dunyanin-gozu-isvicrede-1304</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/dunyanin-gozu-isvicrede-1304</guid>
                <description><![CDATA[Dünyanın gözü bugün İsviçre'de düzenlenecek ABD-İran müzakerelerinde olacak. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile yapılacak barış müzakerelerine katılmak üzere İsviçre'ye geldi. Vance'i taşıyan uçak, yerel saatle 05.59'da Emmen Hava Üssü'ne iniş yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Başkan Yardımcısı James David Vance,&nbsp;İran&nbsp;ile yapılacak barış müzakerelerine katılmak üzere İsviçre'ye geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünyanın gözü bugün İsviçre'de düzenlenecek ABD-İran müzakerelerinde olacak. ABD Başkan Yardımcısı James David Vance, İran ile yapılacak barış müzakerelerine katılmak üzere İsviçre'ye geldi. Vance'i taşıyan uçak, yerel saatle 05.59'da Emmen Hava Üssü'ne iniş yaptı. Barış müzakerelerine katılacak ABD heyetinde, JD Vance'in yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump'ın damadı Jared Kushner de yer alacak.<br><br><strong>"Nükleer mesele konusunda ve Lübnan'daki ateşkes konusunda ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">JD Vance, İsviçre için yola çıkmadan önce Maryland eyaletindeki Joint Base Andrews Havalimanı'nda gazetecilere açıklamada, "Nükleer mesele konusunda ve Lübnan'daki ateşkes meselesinde ilerleme kaydedeceğimizi düşünüyorum. Bana göre odaklanacağımız iki büyük konu bunlar olacak" ifadelerini kullandı. ABD Başkan Yardımcısı Vance, müzakerelerin "birkaç gün" süreceğini belirterek, kendisinin İsviçre'de "bir ya da iki gün" kalacağını söyledi. Vance, müzakerelerin ilk turunun amacının "gerçek müzakere yapısını ve sürecini oluşturmak" olduğunu vurguladı. JD Vance ayrıca, üst düzey görüşmelerin ilk turu tamamlandıktan sonra da İsviçre'de devam edebilecek teknik uzmanlar düzeyindeki çalışma görüşmelerinin yapılacağını belirtti.<br><br><strong>İran&nbsp;heyetine Galibaf liderlik ediyor</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran&nbsp;medyasının bildirdiğine göre,&nbsp;İran&nbsp;heyetine&nbsp;İran&nbsp;Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf liderlik ediyor. Heyette ayrıca Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile&nbsp;İran&nbsp;Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreter Yardımcısı Ali Bakıri ve&nbsp;İran&nbsp;Merkez Bankası Başkanı Abdülnasır Himmeti gibi üst düzey isimler de yer alıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan ABD ile&nbsp;İran&nbsp;arasındaki müzakerelere katılacak olan Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve Genelkurmay Başkanı Asim Munir de İsviçre'ye ulaştı. Uluslararası Atom Enerji Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Grossi'nin de görüşmelere katılması bekleniyor.<br><br><strong>Hürmüz iddiası</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ve&nbsp;İran, müzakereler sürerken 60 günlük bir ateşkes üzerinde anlaşmış olsalar da,&nbsp;İran&nbsp;Devrim Muhafızları Ordusu dün İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağını duyurmuştu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Sözcüsü Tim Hawkins ise Hürmüz Boğazı'na ilişkin iddiaları reddederek, boğazın açık olduğunu belirtmişti. Hawkins, "Deniz trafiği akmaya devam ediyor ve ABD güçleri durumun bu şekilde sürmesini sağlamak için gelişmeleri izlemeyi sürdürüyor" demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 21 Jun 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/dunyanin-gozu-isvicrede-1782031141.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Polonya Zelenskiy&#039;e verdiği devlet nişanını geri aldı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/polonya-zelenskiye-verdigi-devlet-nisanini-geri-aldi-1303</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/polonya-zelenskiye-verdigi-devlet-nisanini-geri-aldi-1303</guid>
                <description><![CDATA[Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e 2023'te verilen ülkenin en yüksek devlet nişanının geri alınmasına karar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Polonya, Zelenskiy'e verdiği en yüksek devlet nişanını geri aldı<br><br>VARŞOVA (İHA) - Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e 2023'te verilen ülkenin en yüksek devlet nişanının geri alınmasına karar verdi.<br>Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki yaptığı açıklamada, İkinci Dünya Savaşı'nda Polonyalıları öldüren Ukrayna İsyan Ordusu'nun (UPA) adını bir askeri birliğe verme kararı nedeniyle Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e 2023'te verilen Polonya'nın en yüksek devlet nişanı Beyaz Kartal'ın geri alınmasına karar verildiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Nawrocki, "Polonya toplumunun ezici çoğunluğu için UPA, her şeyden önce İkinci Dünya Savaşı sırasında Polonya vatandaşlarına karşı işlenen vahşi suçlardan sorumlu bir oluşum olarak görülmektedir. Bu nedenle Ukrayna yetkililerinin UPA'yı yüceltme kararı sadece rezalet değil, aynı zamanda anlaşılmaz ve son derece hayal kırıklığır. Bu durum sadece tarihi hafızamıza zarar vermekle kalmıyor, aynı zamanda yıllar içinde ve son aylarda inşa edilen güveni de zedeliyor" dedi.<br>Rusya'nın 2022'de başlattığı savaşın ardından ülkeye kabul edilen yüz binlerce Ukraynalı mülteciyi işaret eden Nawrocki, "Polonyalılar sınırlarını, evlerini ve kalplerini milyonlarca Ukraynalıya açtı. Ukrayna'nın Avrupa'ya doğru ilerlemesi, kendi tarihinin zorlu bölümleriyle dürüstçe yüzleşmesini de gerektiriyor. Birleşik bir Avrupa, totalitarizmin ve şiddet kültünün reddi üzerine kurulmuştur. Bu ilkeler herkes için geçerli olmalıdır. Bunu anlamayanların Avrupa Birliği'nde yeri olamaz ve Polonya buna kesinlikle izin vermeyecektir" ifadelerini kullandı.<br>Nawrocki ayrıca, "Bu noktada şunu vurgulamak isterim: Bu karar Ukrayna halkına karşı alınmış bir karar değildir. Polonya güvenlik politikasının stratejik yönünde bir değişiklik anlamına da gelmemektedir" diye konuştu.<br>Ukrayna, AB üyesi olmak istiyor ve bu hafta Lüksemburg'da üyelik müzakerelerinin ilk aşamasına katılmıştı.<br><br>Polonya Başbakanı Tusk, gerilimi azaltma çağrısında bulundu<br>Polonya Başbakanı Donald Tusk sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, bu tartışmanın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i "memnun ettiğini" belirtti ve Zelenskiy ile Nawrocki'ye "gerilimi körüklemek yerine yatıştırmaları" çağrısında bulundu.<br>Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ise yaptığı açıklamada, kararı "stratejik bir hata" olarak nitelendirdi. Sybiha, "Çözüm aramak yerine Polonya tarafının bu çatışmayı kabul edilemez ve uygunsuz bir seviyeye tırmandırmaya karar vermesinden üzüntü duyuyoruz. Başka bir ülkenin cumhurbaşkanı, bize tarihimizi dikte edemez" ifadelerini kullandı.<br><br>Polonya, UPA'yı soykırımla suçluyor<br>Ukrayna'da birçok kişi, 1940'lı ve 1950'li yıllarda varlığını sürdüren Ukrayna İsyan Ordusu'nu (UPA) Sovyet Kızıl Ordusu'na, Nazi Almanyası'na ve Polonya'ya karşı bağımsızlık için savaşmış kahramanlar olarak görüyor. Ancak Polonya, UPA'yı 1943-1945 yılları arasında Volhinya'da (şimdiki Ukrayna'daki Volyn) etnik Polonyalılara karşı soykırım yapmakla suçluyor. Varşova, Volhynia katliamlarında yaklaşık 100 bin Polonyalının öldürüldüğü belirtilse de Ukrayna için UPA, direnişin ve bağımsızlık mücadelesinin sembolü olarak görülüyor. Grubun kırmızı ve siyah bayrağı bugün cephedeki Ukrayna birlikleri tarafından sıklıkla kullanılıyor.<br>Zelenskiy, "ulusal ordunun tarihi geleneklerini yeniden canlandırma amacıyla" bir askeri birliğe UPA'nın adını vereceğini söylemişti.<br>Eski Polonya Cumhurbaşkanı Andrzej Duda, Zelenskiy'e ikili ilişkilere, demokrasiye, Avrupa'da barış ve güvenliğe yaptığı katkılar ve "insan haklarını savunmadaki kararlılığı" nedeniyle 2023 yılında Beyaz Kartal Nişanı'nı vermişti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/polonya-zelenskiye-verdigi-devlet-nisanini-geri-aldi-1781947577.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>9. asırdan kalan Solomon Kalesi restore edilmeyi bekliyor</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/9-asirdan-kalan-solomon-kalesi-restore-edilmeyi-bekliyor-1302</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/9-asirdan-kalan-solomon-kalesi-restore-edilmeyi-bekliyor-1302</guid>
                <description><![CDATA[Erzurum'un Şenkaya ilçesine bağlı Evbakan (Somon) Mahallesi'nde bulunan 9. yüzyıldan kalma Solomon Kalesi, restore edilerek turizme kazandırılmayı bekliyor.
Tarihi kaynaklarda manastır ve Solomon Kalesi olarak anılan yapının içerisinde taş mezarlar, dini figürlerin yer aldığı duvar resimleri ve kilise dönemine ait çeşitli tasvirler bulunuyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">9. yüzyıldan kalan Solomon Kalesi restore edilmeyi bekliyor<br><br><br>Dursun Murat Aydın<br>ERZURUM (İHA) - Erzurum'un Şenkaya ilçesine bağlı Evbakan (Somon) Mahallesi'nde bulunan 9. yüzyıldan kalma Solomon Kalesi, restore edilerek turizme kazandırılmayı bekliyor.<br>Tarihi kaynaklarda manastır ve Solomon Kalesi olarak anılan yapının içerisinde taş mezarlar, dini figürlerin yer aldığı duvar resimleri ve kilise dönemine ait çeşitli tasvirler bulunuyor. Zaman içerisinde bu eserlerin büyük bölümü zarar görürken, özellikle mağara içerisinde bulunan Hz. Meryem ve din adamlarına ait resimlerin önemli ölçüde tahrip edildiği, yazı ve figürlerin büyük kısmının okunamaz hale geldiği görülüyor. Yaklaşık bin 100 yıllık geçmişe sahip kale günümüze kadar ulaşmasına rağmen yapıya çıkan yollar ve merdivenler büyük ölçüde yıkıldı. Kaleye ulaşım, yalnızca yıpranmış ahşap merdivenlerle sağlanabiliyor.<br>Mahalle sakinlerinden Selçuk Vural, tarihi yapının korunması gerektiğini belirterek, "Burası 9. yüzyıldan kalma manastır ya da Solomon Kalesi olarak biliniyor. İçerisinde Hz. Meryem’e ait olduğu söylenen resimler ve din adamlarının tasvirleri bulunuyor. Ancak bilinçsizce yapılan tahribatlar nedeniyle bu eserler büyük zarar görmüş. Buranın restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyoruz" dedi.<br>Evbakan Mahallesi sakinlerinden İrfan Uçak ise, tarihi yapının bölge turizmine önemli katkılar sağlayacağını ifade ederek, "Manastırımızın ve kalemizin restore edilip turizme açılmasını istiyoruz. Bu tarihi mirasın gelecek nesillere aktarılması için gerekli çalışmaların yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu.<br>Bölge halkı, Şenkaya’nın önemli tarihi değerleri arasında gösterilen Solomon Kalesi’nin restore edilerek hem korunmasını hem de yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine açılmasını talep ediyor. Böylece tarihi yapının ilçe turizmine ve bölge ekonomisine katkı sunacağı belirtiliyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/9-asirdan-kalan-solomon-kalesi-restore-edilmeyi-bekliyor-1781946814.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>175 yıllık ahşap camii babadan oğula korunuyor</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/175-yillik-ahsap-camii-babadan-ogula-korunuyor-1301</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/175-yillik-ahsap-camii-babadan-ogula-korunuyor-1301</guid>
                <description><![CDATA[Artvin'in Borçka ilçesine bağlı, Gürcistan sınırındaki Camili (Macahel) Havzası'nda yer alan tarihi İremit Camisi, yaklaşık 175 yıldır köy halkının sahip çıkmasıyla ayakta kalırken, ahşap mimarisi ve özgün süslemeleriyle ziyaretçilerini geçmişe götürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">&nbsp;Camili Havzası'ndaki 175 yıllık ahşap cami babadan oğula korunuyor<br><br><br>Osman Demir<br>ARTVİN (İHA) - Artvin'in Borçka ilçesine bağlı Camili (Macahel) Havzası'nda bulunan 175 yıllık tarihi İremit Camisi, köy halkının babadan oğula aktardığı emanet bilinciyle korunarak günümüze ulaştı.<br>Artvin'in Borçka ilçesine bağlı, Gürcistan sınırındaki Camili (Macahel) Havzası'nda yer alan tarihi İremit Camisi, yaklaşık 175 yıldır köy halkının sahip çıkmasıyla ayakta kalırken, ahşap mimarisi ve özgün süslemeleriyle ziyaretçilerini geçmişe götürüyor.<br><br>Gürcistan sınırına 3 km mesafede<br>Camili Havzası'ndaki 6 köyden biri olan Maral köyü'nde bulunan İremit Camisi, Osmanlı döneminde 1851 yılında inşa edildi. Büyük bölümü ahşaptan yapılan tarihi yapı, minberi, kapıları ve iç mekânında yer alan kök boya ile işlenmiş renkli motifleriyle dikkat çekiyor.<br>Gürcistan sınırına yaklaşık 3 kilometre mesafede bulunan cami, yalnızca tarihi ve mimari özellikleriyle değil, köy halkının yıllardır sürdürdüğü koruma anlayışıyla da öne çıkıyor. Köylüler tarafından babadan oğula aktarılan bir emanet olarak görülen cami, düzenli bakım ve onarımlarla özgün dokusunu koruyarak günümüze ulaştı.<br><br>Tarihi cami havzaya gelen turistlerin uğrak noktası<br>Doğal güzellikleri ve biyolojik çeşitliliğiyle tanınan Camili Havzası'nı ziyaret eden yerli ve yabancı turistler de tarihi camiye yoğun ilgi gösteriyor. Bölgeyi gezen ziyaretçiler, doğanın ortasında yükselen tarihi yapının atmosferinden etkilendiklerini ifade ediyor.<br>Tarihi camiyi ziyaret eden Kemalettin Acar, Maçahel Vadisi'ni gezmek amacıyla bölgeye geldiklerini belirterek, "Bizler Maçahel Vadisi köylerini gezmek amacıyla turistik bir seyahat için buralara geldik. Gezi sırasında İremit Köyü Camisi'nin güzelliğinden ve otantik yapısından bahsettiler. Eski dönemlerden kalma ahşap bir cami olduğunu öğrendik. Gelip yerinde gördük, arkadaşlarımız da bize detaylı bilgiler verdi. Gerçekten çok etkilendik" dedi.<br><br>Caminin tarihi dokusu görenleri etkiliyor<br>Fatma Açar ise caminin tarihi dokusunun kendisini etkilediğini belirterek, "Borçka Maral köyünde bulunan İremit Camisi günümüze kadar korunarak ulaşmış çok özel bir eser. Doğanın içinde huzur veren harika bir atmosfere sahip. Caminin eski dokusunu hâlâ koruyor olması ayrıca büyük bir değer" diye konuştu.<br>Artvin ve Borçka'dan memnun kaldıklarını dile getiren Erkan Kırat da, "Bu tarihi mirası ayakta tutan ve yaşatan herkese teşekkür ederiz. Hem tarihi hem de doğasıyla görülmeye değer bir yer. Herkesin gelip görmesini tavsiye ediyor, tüm doğa ve tarih severleri İremit Camisi'ne davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.<br>UNESCO'nun İnsan ve Biyoküre Programı kapsamında biyosfer rezerv alanı ilan edilen Camili Havzası'nın önemli kültürel değerlerinden biri olan İremit Camisi, asırlık ahşap mimarisi ve köylülerin sahip çıktığı miras kimliğiyle bölgenin simge yapıları arasında yer alıyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/175-yillik-ahsap-camii-babadan-ogula-korunuyor-1781946531.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kilis Ulu Camii yeniden ibadete açıldı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kilis-ulu-camii-yeniden-ibadete-acildi-1300</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kilis-ulu-camii-yeniden-ibadete-acildi-1300</guid>
                <description><![CDATA[Kilis'te, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Ulu Cami ile Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından düzenlenen törenle cuma namazı öncesi yeniden ibadete açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Depremde hasar gören Kilis Ulu Cami ile Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi yeniden ibadete açıldı<br><br><br>Muhammed Yasin Paşa<br>KİLİS (İHA) - Kilis'te, 6 Şubat depremlerinde ağır hasar gören Ulu Cami ile Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi, tamamlanan restorasyon çalışmalarının ardından düzenlenen törenle cuma namazı öncesi yeniden ibadete açıldı.<br>6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde ağır hasar gören Kilis Ulu Cami ile Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi, restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı.<br>Açılış töreninde konuşan Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, depremlerde ağır hasar alan tarihi yapıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen restorasyon çalışmaları kapsamında aslına uygun şekilde yenilendiğini belirtti. Tunç, "6 Şubat Kahramanmaraş depremlerinde ağır hasar alan Kilis Ulu Camimiz ile Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğümüzce başlatılan restorasyon çalışmaları kapsamında özgün kimliği korunarak statik açıdan güçlendirilmiş ve bugün itibarıyla tamamlanmıştır" dedi.<br>Kilis Valisi Ömer Kalaylı ise konuşmasında, 6 Şubat depremlerinin büyük yıkıma neden olduğunu ifade ederek, "6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli asrın felaketini yaşadık. Maalesef camilerimiz ve minarelerimiz de bu depremden zarar gördü. Asrın felaketinden asrın inşasına yöneldik. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen çalışmalarla bu tarihi eserleri restore ederek gelecek nesillere aktarmaya çalışacağız" diye konuştu.<br>Konuşmaların ardından dualar eşliğinde açılış kurdelesi kesildi. Restorasyonu tamamlanan Kilis Ulu Cami ile Şurahbil Bin Hasene Cami ve Türbesi yeniden ibadete açıldı.<br>Açılış töreni, kurdele kesimi ve yapılan ikramların ardından sona erdi.<br>Programa Kilis Belediye Başkan Yardımcısı Cihan Çağlar Yaşar, İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Halil Coşkun, İl Emniyet Müdürü Aykut Korkmaz ile diğer protokol üyeleri katıldı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kilis-ulu-camii-yeniden-ibadete-acildi-1781938590.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>700 gemi Hürmüz&#039;den geçiyor</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/700-gemi-hurmuzden-geciyor-1299</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/700-gemi-hurmuzden-geciyor-1299</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık 700 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçmekte olduğunu söylerken, "Gemiler Hürmüz Boğazı'ndan daha önce kimsenin görmediği bir hızla geçiyor" dedi.
ABD Başkanı Donald Trump, Katar tarafından hediye edilen 400 milyon dolarlık Boeing 747-8 model uçağı, "Air Force One" koduyla bilinen yeni başkanlık uçağı olarak tanıttığı programda konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump: "Gemiler Hürmüz Boğazı'ndan daha önce kimsenin görmediği bir hızla geçiyor"<br><br>WASHINGTON (İHA) - ABD Başkanı Donald Trump, yaklaşık 700 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçmekte olduğunu söylerken, "Gemiler Hürmüz Boğazı'ndan daha önce kimsenin görmediği bir hızla geçiyor" dedi.<br>ABD Başkanı Donald Trump, Katar tarafından hediye edilen 400 milyon dolarlık Boeing 747-8 model uçağı, "Air Force One" koduyla bilinen yeni başkanlık uçağı olarak tanıttığı programda konuştu.<br>Burada İran ve Orta Doğu’ya ilişkin gelişmelere değinen Trump, yaklaşık 700 geminin Hürmüz Boğazı'ndan geçmekte olduğunu söylerken, "Gemiler Hürmüz Boğazı'ndan daha önce kimsenin görmediği bir hızla geçiyor" dedi. Trump, "Petrol her yere yayılmış durumda. Petrol fiyatlarının öyle düştüğünü göreceksiniz ki. Umarım şirketler bundan memnundur" ifadelerini kullandı.<br><br>"Biraz Venezuela alıyor, biraz biz alıyoruz"<br>ABD’nin çok sayıda zafer elde ettiğini de sözlerine ekleyen Trump, "Venezuela’da büyük bir zafer elde ettik. Şu an oradaki yönetimle gerçekten çok iyi durumdayız. Büyük şirketlerin hepsi orada. Petrol şirketleri sondaj kuleleri kuruyor. Savaşın maliyetini kat kat fazlasıyla çıkardık. Biz yönetiyoruz" dedi. Venezuela’nın çok mutlu bir ülke haline geldiğini söyleyen Trump, "Çünkü daha önce hiç bu kadar para kazanmamışlardı. Biraz Venezuela alıyor, biraz biz alıyoruz" dedi.<br><br>"Venezuela yüzünden biraz şımardık ama"<br>ABD’nin dünyanın en büyük ordusuna sahip olduğunu savunan Trump, "Bunu İran’da gördünüz. Neredeyse bir hafta içinde donanmalarının tamamını etkisiz hale getirdik. Tüm hava kuvvetlerini, füze savunma sistemlerini, radarlarını. Her şeyi etkisiz hale getirdik" dedi. İran’a yönelik operasyonun da oldukça hızlı tamamlandığını ve bazı medya kuruluşlarının yeterince hızlı olmadığını savunabileceğini kaydeden Trump, "Yaklaşık bir hafta sürdü. Venezuela yüzünden biraz şımardık ama bu operasyona eşdeğer hatta eşit olduğunu söyleyebilirim" dedi. Trump, "Dün gece imzalanan bir anlaşmamız var. Onlara 60 gün süre verildi. Anlaşma yapmak zorundalar. Aksi halde hoşlarına gitmeyecek şeyler yapacağız. Fakat durumun o noktaya geleceğini sanmıyorum. Bence her şey çok iyi olacak" dedi.<br>ABD Başkanı Trump, "Eğer bunu yapmak zorunda kalırsak, o zaman petrolün boğazdan bu kadar hızlı çıktığını göremezsiniz. Zira milyar dolarlık gemilerin sahipleri, üzerlerinden füzelerin uçmasından hoşnut olmaz. Suların mayınlarla dolu olmasından da hoşnut olmazlar" şeklinde konuştu.<br><br>"Dünyanın en lüks uçağı olarak kabul ediliyor"<br>Katar tarafından kendisine hediye edilen uçağa ilişkin olarak Trump, "Biraz sıkışmış durumdaydık ve bekliyorduk. Benim "sıradan (Boeing) 747" dediğim uçakları bekliyorduk. Ben de Katar Emirine "Yeni aldığınız 747’yi kullanabilir miyiz?" diye sordum. İlk duyduğumuzda uçağın sadece 800 saat uçuşu olduğunu öğrendik. Bu, neredeyse yepyeni bir uçak demek" dedi. Trump, Katar Emirine "Bizim uçaklarımız oldukça yaşlı, bir süre sizinkini kullanmak isteriz" dediğini aktardı.<br>Yeni başkanlık uçağının çok özel olduğunu ve "dünyanın en lüks uçağı" kabul edildiğini söyleyen Trump, "Yapıldığı dönemde muhtemelen bir daha hiç görülmeyecek bir seviyede üretildi" dedi. Trump, Katar tarafından hediye edilen uçağın bazı değişikliklere tabi tutularak "uçan bir Beyaz Saray’a dönüştürüldüğünü" söyledi. Trump, eski başkanlık uçağı VC-25A’nın G7 zirvesinden dönüş ile son yolculuğunu yaptığını ve muhtemelen müzeye çevrileceğini de açıkladı.<br><br>"Türkiye’yi ziyaret edeceğim"<br>Çok uçak seyahati gerçekleştirdiğinden bahseden Trump, "Türkiye’yi ziyaret edeceğim. Yılın bir noktasında tekrar Çin’e gideceğim. Başkan Xi eylülde buraya geliyor, ancak Çin’de düzenlenecek büyük bir konferans için yeniden Çin’e gideceğim" dedi.<br><br>"Başkan Xi’den İran’a karışmamasını rica ettim"<br>Açıklamaları sırasında Çin’e İran konusundaki tutumu için bir kez daha teşekkür eden Trump, "Başkan Xi’den İran’a karışmamasını rica ettim. Petrolün yüzde 50’sini bu boğazdan alıyorlar ama kendisinden müdahil olmamasını istedim. O da olmadı. Aslında bu çok nazik bir davranış. Bu yüzden bunu takdir ediyorum" dedi.<br><br>"Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşı sona erdirmeye çalışıyoruz"<br>Kendi yönetiminden önce Ukrayna’ya yapılan silah hibelerine eleştirilerini sürdüren Trump, kendi döneminde Ukrayna’ya sağlanan silah ve ekipmanın parasının ödendiğine işaret etti. Trump, "Ve Avrupalılarla birlikte Ukrayna ile Rusya arasındaki savaşı sona erdirmeye çalışıyoruz. Bunun bittiğini görmek istiyorum. Çok sayıda insan ölüyor. Geçen hafta çoğu asker olmak üzere 34 bin kişinin öldüğü bildirildi" dedi.<br>Ukrayna’daki savaşı sona erdirmenin tahmininden zor olduğunu gördüğünü vurgulayan Trump, "Yine de bunu başaracağız" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/700-gemi-hurmuzden-geciyor-1781938213.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu sessizlik neden</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bu-sessizlik-neden-1298</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bu-sessizlik-neden-1298</guid>
                <description><![CDATA[Hicri 1448 yılına girdik. Ülkemizde miladi yıla girerken yapılan hazırlıklar ve o geceki heyecanı düşündüğümüzde hicri yılımızla ilgili programlar son derece sönük kalmaktadır. Belki kahir ekseriyet tarafından duyulmamaktadır bile.
Bu sessizlik ve bu duyarsızlık nedendir?
Efendim artık hicri takvimi kullanmıyoruz diyebilirsiniz.
Fakat hicri yeni yıl bize şanlı Peygamber efendimizin hicretini bildirmektedir. İslam tarihinin en önemli olayıdır. Dolayısıyla her hicri yeni yıla giriş bize Peygamber efendimizin hicretini hatırlatmalıdır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Hicri 1448 yılına girdik. Ülkemizde miladi yıla girerken yapılan hazırlıklar ve o geceki heyecanı düşündüğümüzde hicri yılımızla ilgili programlar son derece sönük kalmaktadır. Belki kahir ekseriyet tarafından duyulmamaktadır bile.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sessizlik ve bu duyarsızlık nedendir?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Efendim artık hicri takvimi kullanmıyoruz diyebilirsiniz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fakat hicri yeni yıl bize şanlı Peygamber efendimizin hicretini bildirmektedir. İslam tarihinin en önemli olayıdır. Dolayısıyla her hicri yeni yıla giriş bize Peygamber efendimizin hicretini hatırlatmalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca hicri takvim gündemimizden tamamen düşmüş değildir. Bütün dinî günlerimiz ve gecelerimiz hicri takvime göre yaşanmaktadır. Üç aylar ve kandil günleri hicri takvime göre kutlanmakta ve değerlendirilmektedir. Her yıl dinî hayatımızın en önemli bir devresini idrak ettiğimiz Ramazan-ı şerifi bu takvime göre eda etmekteyiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu durumda o takvimi hatırda tutmak önemlidir. Fakat asıl önemlisi o gece veya haftada bu vesile ile Peygamber efendimizi anmalı, hicrette yaşananları bilmeli ve ondan dersler çıkarmalıyız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gençlerimize hicreti anlatmalıyız. Zira hicrette o kadar büyük ibretler ve dersler vardır ki….<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Batı bize cadılar gününü bile empoze ederken bizim hicreti ve hicri yeni yılı özel programlarla anmamamız büyük bir züldür.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Diyelim ki devlet yetkilileri bigâne kaldılar. Peki Diyanet ve müftülükler belki bir hafta hicri yeni yılı konuşmalı değil midir?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Onu gündemimizde tutmak ve bu vesile ile Peygamber efendimizi anmak neden düşünülmez. İmam Hatiplerde, ilahiyatlarda neden programlar yapılmaz. TV’ler neden anmaz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öncelikle hicretin şartlarını bilmek gerekir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peygamber efendimiz sadece aldığı ilahi mesajı insanlara iletiyordu. İnsanları hak yola davet ediyordu. Müşrikler onun kabul edilmesine dahi tahammül edemediler. Zayıf Müslümanlara karşı korkunç eziyetlerde bulundular. Peygamber efendimize karşı her türlü hakareti reva gördüler. Sonunda Mekkeli müşriklerin Müslümanlara tutumları çok şiddetli ve pek tehlikeli bir hâl aldı. Bu durum karşısında Müslümanlar Sevgili Peygamberimize başvurarak hicret için izin istediler. Şanlı Peygamberimiz onlara:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Sizin hicret edeceğiniz yurdun, iki kara taşlık arasında hurmalık bir şehir olduğu bana gösterildi ve bildirildi. Orası Yesrib (Medine)dir. Oraya hicret ediniz. Orada Müslüman kardeşlerinizle birleşin. Yüce Allah onları size kardeş yaptı ve Medine’yi size emniyet ve huzur bulacağınız bir yurt yaptı” buyurarak müjdeyi verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Artık Mekkeli Müslümanlar bölük bölük gizlice Medine’ye hicret etmeye başladılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Şeytani plan!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müşrikler, önce Müslümanların peyderpey Mekke’yi terk etmesini kendi başarıları addedip sevinmişlerdi. Ancak Mekke’nin Müslümanlarca tamamen boşatılması karşısında dehşete düşmeye başladılar. Zira Medine’de güçlenecek olan Müslümanların kendileri için büyük tehdit olabileceklerini ancak kavrayabilmişlerdi. Bu durumda Hazreti Muhammed aleyhisselamın yaşadıkça İslamiyet’in yayılmasını önleyemeyeceklerini anladılar. Kesin bir karara varabilmek için Darünnedve’de toplandılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Darünnedve esas itibarıyla bir asiller meclisiydi. Bu meclise Kusayoğulları’ndan başka Mekke’deki Kureyş boylarının kırk yaşından yukarı başkanları katılabilirdi. Burası her türlü savaş ve barış kararının alındığı, ticari ve evlilik törenlerinin yapıldığı, ticaret kervanlarının düzenlenme ve hareket kararı gibi bütün önemli meselelerin görüşüldüğü ve kararlaştırıldığı bir yerdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mekkeli müşriklerin liderleri bu defa Peygamber efendimizin akıbetini tayin için Ebû Cehil’in teklifi üzere Darünnedve’de gizli bir toplantı gerçekleştirdiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Rivayete göre şeytan da Necidli bir şeyh olarak toplantıya katılmıştı. Tartışmalar sırasında öne sürülen Hazreti Peygamber’in hapsedilmesi veya Mekke’den sürülmesi gibi fikirlerin yanlışlığı hakkında müşrikleri ikna etti. Ebû Cehil ise bütün kabilelerden birer kişinin seçilip Muhammed aleyhisselamın öldürülmesi teklifinde bulundu. Böylece olayın ileride kan davasına dönüşmesi engellenecekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müşriklerin planladıkları bu suikast, Cebrail aleyhisselam vasıtasıyla Hazreti Peygambere bir ayetle bildirildi. “Ve kâfirler seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri yahut seni (yurdundan) çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kurarken Allah da (onlara) tuzak kuruyordu. Çünkü Allah, tuzak kuranların en iyisidir (Enfal suresi: 30).”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müslümanlar Medine’ye peyderpey hicret ettiğinden Mekke’de hapsedilen, hasta ve aciz olanlar hariç Peygamber efendimiz, Hazreti Ebubekir ve Hazreti Ali dışında kimse kalmamıştı. Hazreti Ebubekir de Mekke’den hicret etmek niyetindeydi. Ancak Peygamberimiz ona “Acele etme; bakarsın Allah sana hicret için bir yoldaş verir!” dediğinden dolayı bekliyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sonunda Cebrail aleyhisselam hicret müjdesiyle geldiğinde “Yâ Muhammed, Bu akşam kendi yatağında yatma” diyerek tembihledi. Hazreti Peygamber bu müjdeyi alır almaz, önce Hazreti Ebubekir’e durumu bildirdi ve gece yarısı Medine’ye yola çıkmak için hazırlanmasını istedi. Hazreti Aişe, babası Hazreti Ebubekir’in Peygamber efendimize yoldaş olacağı müjdesini alınca sevincinden ağladığını anlatmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peygamber efendimiz o sıralarda 22 yaşında bir delikanlı olan Hazreti Ali’ye vaziyeti anlattı. O, gece kendi yatağında yatmasını, ertesi gün de kendisine teslim ettiği emanetleri sahiplerine ulaştırıp Medine’ye gelmesini buyurdu. Hazreti Ali, gece olunca Peygamber efendimizin yatağına girdi ve yeşil hırkasını üzerine örtüp uyudu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sırada suikast için toplanan cellat müşrikler gecenin üçte biri geçince Resûlullah’ın evinin önünde sessizce toplanıp beklemeye başladılar. Gecenin karanlığı bitmeden Muhammed aleyhisselam evden çıktı yerden bir avuç toprak aldı ve Yasin suresinden “Onların önlerinden ve arkalarından birer set çektik de onları kapattık, artık göremezler!” ayetini okuyup müşriklerin yüzüne doğru saçtı, aralarından geçip gitti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müşrikler Hazreti Muhammed’in gidişini görememişlerdi. Sabahleyin, öldürmek maksadıyla eve girdiklerinde yataktakinin Hazreti Ali olduğunu gördüler. Öfkeyle kendisini tartaklayıp bir süre hapsettiler. Hazreti Peygamber’i bulana yüz deve vadettiler. Mekke altüst edildi ise de bulamadılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Hicret</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sevgili Peygamberimiz evinden ayrıldıktan sonra Hazreti Ebubekir’in yanına gitti ve beraber yola koyuldular. Peygamberimiz, ana yurdundan ayrılırken, bir tepede durup Mekke için şöyle demişti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Mekke, ey kutlu şehir, Kâbe mükerrem belde! Sevdiğimsin, seni vallahi mübarek bilirim. Şayet kavmim çıkarmasa idi senden asla ayrılmazdım”.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peygamber efendimiz, Hazreti Ebubekir ile gece bitmeden Sevr Dağı’ndaki daracık bir mağaraya ulaştılar. Hazreti Ebubekir her tehlikeden emin olmak için önce mağaraya girdi. İçeriyi temizleyip bütün delikleri kapattı. Sonra Peygamber efendimizi mağaraya davet etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sırada Mekkeli müşrikler iz sürerek mağaraya yaklaşmakta idiler. Derhâl mağaranın önünde bir çift güvercin yuva yaptı ve yumurtladı. Bir örümcek de mağaranın ağzına ağ ördü. Müşrikler, mağara önüne geldiklerinde konuşmaları içeriden duyulmaya başlamıştı. Hazreti Ebubekir, endişe ve heyecanla “Ya Resûlullah, eğilip baksalar, bizi görecekler,” deyince Peygamberimiz “Üzülme, Allah bizimledir”, (Tevbe/40)” buyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nitekim güvercin yuvasını ve örümcek ağlarını gören Kureyşliler mağaranın içine bakmanın gereksiz olduğunu düşünerek bırakıp gittiler. Allah’ın yardımıyla örümcek ağı ve güvercin yuvası gibi iki zayıf nesne, müşriklerin kötülüğüne engel olan güçlü birer silah olmuştu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hıfz-ı Hüdâ bir kula oldukda yâr<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ez’âf-ı eşyâ olur âhen hisâr<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Cenâb-ı Hakk kulunu korumak isterse zayıf eşyayı bile demirden bir kale gibi düşmana engel hâline getirir)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peygamber efendimiz ve Hazreti Ebubekir, Sevr Mağarası’nda üç gece kaldılar. Sonra ücretle gizlice anlaştıkları müşrik ama usta bir rehber olan Abdullah b. Uraykıt’ın yol göstermesiyle Medine’ye doğru yola çıktılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yolda fukara bir bedevî olan Ümmü Mabed’in çadırına uğradılar. Burada sütsüz, cılız bir koyundan mucize gösterip süt sağan Peygamber efendimize hayran olan bu karı koca daha sonra Müslüman oldular.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kutlu yolculukta daha pek çok harikulade olaylar yaşandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peygamber efendimizin gelmekte olduğu işitilince, Medine’de büyük bir sevinç dalgası her tarafı sardı. Müslümanlar onu karşılamak için yollara düştüler. Sevgili Peygamberimiz Kuba’ya gelince orada ilk mescidi yaptırdı. Kuba’da on gün kaldıktan sonra Medine’ye hareket ettiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cuma günü Ranuna Vadisi’nden geçerken öğle olmuştu. Peygamberimiz cuma namazının farz olduğunu bildirdi ve orada ilk cuma namazını kıldırdı. Medine’ye varınca görülmemiş bir sevgi ve tezahüratla karşılandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Medine’nin ileri gelenleri, Kusva adındaki devesinin yularından tutup Resulullah efendimizi hanelerine davet ediyorlardı. Peygamberimiz “Devemin yularını bırakınız. O memurdur. Kimin evinin önünde çökerse, orada misafir olurum” buyurdular. Herkeste meraklı bir bekleyiş oluşmuştu. Kusva nihayet bugünkü Mescid-i şerifin kapısının bulunduğu yere çöktü. Halid bin Zeyd ebu Eyyubü’l-Ensari hazretleri sevinçle: “Ya Resulallah! Benim evim buraya en yakındır” diyerek hanesini işaret etti ve oraya davet etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hicret yolculuğu bu şekilde son bulmuştu. Şimdi Medine’de İslam devletinin temelleri atılacaktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/bu-sessizlik-neden-1781937783.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sürekli alıkoydukları yeri değiştirdiler</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/surekli-alikoyduklari-yeri-degistirdiler-1297</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/surekli-alikoyduklari-yeri-degistirdiler-1297</guid>
                <description><![CDATA[Kimliği belirsiz kişilerce önceki gün İstanbul’da kaçırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın ilk ifadesinde, "Beni zorla kaçırdılar, sürekli olarak alıkoydukları yerleri değiştirdiler" dediği öğrenildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Kurtarılan İBB Kültür A.Ş. yöneticisi Erhan Karaal’ın ilk sözleri: "Beni zorla kaçırdılar, sürekli olarak alıkoydukları yerleri değiştirdiler"<br><br><br>Sadık Kahraman<br>İSTANBUL (İHA) - Kimliği belirsiz kişilerce önceki gün İstanbul’da kaçırılan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın ilk ifadesinde, "Beni zorla kaçırdılar, sürekli olarak alıkoydukları yerleri değiştirdiler" dediği öğrenildi.<br>Edinilen bilgiye göre, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal 17 Haziran Çarşamba günü İstanbul Maltepe'deki evinin çevresinde kimliği belirsiz kişilerce kaçırılmıştı. Olayla ilgili olarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı şüphelilerin yakalanması için çok yönlü soruşturma başlatmıştı.<br>Yürütülen soruşturma çerçevesinde olayla ilgili dün 2 kişi gözaltına alınırken, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği’nde sorguya çekildi. Zanlıların itirafları doğrultusunda operasyonu genişleten polis, şehir kameralarını mercek altına aldı, kurulan bir ekiple Erhan Karaal'ı kurtarma çalışması başlattı. Maltepe’de evinin çevresinde kaçırıldığı duyurulan Karaal, Tuzla’da bir inşaat alanındaki atıl vaziyetteki konteyner yapıya düzenlenen operasyon ile kurtarıldı. Karaaş’ın küçük sıyrıklar ve darp izlerinin dışında genel sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilirken, 2’sinin dün, 6’sının da sabah saatlerinde olmak üzere toplam 8 şüphelinin yakalanarak gözaltına alındığı belirtildi.<br>Erhan Karaal’ın ilk ifadesinde, "Beni zorla kaçırdılar, sürekli olarak alıkoydukları yerleri değiştirdiler. Kocaeli'de de bir süre tuttular. En son Tuzla'da inşaat alanına getirdiler" şeklinde ifadeler kullandığı öğrenildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 14:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/surekli-alikoyduklari-yeri-degistirdiler-1781867578.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>60 yeni hastane hizmete alınıyor</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/60-yeni-hastane-hizmete-aliniyor-1296</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/60-yeni-hastane-hizmete-aliniyor-1296</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Geçen sene yaklaşık 30 tane hastane hizmete aldık, bu sene de hedefimiz Türkiye genelinde şehir hastaneleri dahil 60 hastaneyi insanlarımızın hizmetine sunmak" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, "Geçen sene yaklaşık 30 tane hastane hizmete aldık, bu sene de hedefimiz Türkiye genelinde şehir hastaneleri dahil 60 hastaneyi insanlarımızın hizmetine sunmak" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, A Haber canlı yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin Covid-19 salgını sürecini başarıyla yönettiğini belirten Memişoğlu, bakanlığın talimatıyla gerçekleştirilen teftiş programının 3'üncüsüne ilişkin bilgiler verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, "3'üncü teftiş programında yaklaşık 50 il yer alacak. Böylece il müdürlerimiz ve yöneticilerimizle ilgili yanlış bir uygulama varsa hem onları düzeltiyoruz hem de gelecekle ilgili bir risk varsa yöneticilerimizi uyaracak şekilde bir değerlendirme yaptırıyoruz. Böylece hastanenin alım süreçlerinden hizmet süreçlerine, personel yönetilmesinden mesaisine kadar her açıdan o ildeki sağlık sistemine check-up yapıyoruz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"SAĞLIK SİSTEMİNDE TALEP ARTTI"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin her köşesinde sağlık hizmetinin ücretsiz alınabilmesiyle sağlık sistemindeki talebin arttığının altını çizen Memişoğlu, "2024'te, yaklaşık 3,9 milyon randevu bekleyen vardı. Orada bir sıkışıklığımız olmuştu. Özellikle sıkışık branşların nerede ve hangi hastanelerde olduğunu analiz ettik. Bunun neticesinde de 390 tane kulak burun boğaz muayene masası, 400 küsur tane göz ünitesi kurduk. Uzman atamalarımızı da randevu bekleyenlerin süreçlerini dikkate alarak yaptık." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, aile hekimliği mevzuatında değişiklik yaptıklarını belirterek, kendilerine kayıtlı hastaların taramalarını yapabilen aile hekimleri aracılığıyla 31 milyon kişiye ulaşıldığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vatandaşların hastaneye gitmeden sağlık sorunlarının çözülebileceğini ifade eden Memişoğlu, 1859 ilacın aile hekimleri tarafından yazılabildiği bir sistem getirdiklerini anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Temel sağlık hizmeti olarak bilinen birinci basamak sağlık sistemini bu şekilde etkin hale getirdiklerini kaydeden Memişoğlu, aile hekimine yönelen hastaların yaklaşık yüzde 76'sının problemlerinin çözüldüğünü, sorunu çözülemeyen yüzde 24'lük kısmın ise hastaneye yönlendirildiğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, şunları kaydetti: "Türkiye bugün ulaşılabilir sağlık sistemi anlamında dünyanın örnek ülkelerinden biridir. 2025 yılında her bir vatandaşın 12,4 kez sağlık sisteminden faydalandığı bir ülkeden bahsediyoruz. Bugün Avrupa ortalaması 6 bandındadır, büyük bir gelişimdir bu. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden dahi bugün Türkiye'ye gelip sağlık hizmeti almaya çalışıyorlar. Eskiden insanlar ameliyat olmak için Türkiye'den başka ülkelere gidiyordu. Türkiye'deki sağlık sisteminin son 24 senede gelişmesi sayesinde bugün dünyanın en gelişmiş ülkesi diye gördüğümüz ülkelerden bile ülkemize gelip ameliyat olan, sağlık hizmeti alan, kanserini tedavi ettiren insanlar, vatandaşlar var."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"BU SENE DE HEDEFİMİZ TÜRKİYE GENELİNDE 60 HASTANEYİ HİZMETE SUNMAK"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin 24 senede sağlıkta büyük devrim yaşadığını kaydeden Memişoğlu, "27 tane şehir hastanemiz var. 11 hastanemiz inşaat aşamasında, bunların yaklaşık 6 tanesini bu sene sonuna yetiştirmeye çalışıyoruz. Bunun yanında da yaklaşık 10 tane hastanemizde projelendirilme, ihale aşamasındayız." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sancaktepe'de 4 bin 50 yataklı Avrupa'nın en büyük şehir hastanesinin inşaatının devam ettiğini, İzmir'de, Muğla'da, Tokat ve Konya'da da planladıkları hastaneler olduğunu aktaran Memişoğlu, "Geçen sene yaklaşık 30 tane hastane hizmete aldık, bu sene de hedefimiz Türkiye genelinde şehir hastaneleri dahil 60 hastaneyi insanlarımızın hizmetine sunmak." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, bugün 100 yatağın üzerindeki hastanelerin hepsinin depreme karşı izolatörlü yapıldığını da kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yoğun bakım kapasitesine de değinen Memişoğlu, "Türkiye'de yoğun bakım kapasitesi 48 bin. Bu da Avrupa'daki yoğun bakım kapasitesinin yaklaşık 2,5 katı. 2002 senesinde bu sayı 2 bin 300'dü" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, "2024 KPSS ile geçen sene 47 bin hekim dışı personel alımı yaptık. Ondan önce de iki dönem daha alım olmuştu. 2026 Eylül'deki KPSS sonrasında bu alımları planlayacağız. Yani 2026'nın sonunda bir alım planlıyoruz. Bugün fizyoterapistlerin, uzman psikologların ve diyetisyenlerin kendi sağlık ünitelerini açabilecek hale gelmesini sağladık. Kamu da istihdamın haricinde, orada istihdam edilmemiş arkadaşlarımız kendi özel ünitelerini açabilir haldeler. Bizzat kendilerini ruhsatlandırıyoruz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"SON 5 AYDA 3 BİNE YAKIN İNSANIMIZ ERKEN KANSER TEŞHİSİ KONULARAK TEDAVİ EDİLDİ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Artık vatandaşın hekimi değil hekimlerin vatandaşı aradığını belirten Memişoğlu, "Aile hekimlerimiz 31 milyon insanı taradılar. 5 milyon kişide şeker hastalığı, hipertansiyon gibi hastalıklarda riskli oldukları için tedaviye başladık. Yani bizim hastalanmadan bu insanları korumamız gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kanser taramalarının da yapıldığını aktaran Memişoğlu, "Sadece son 5 ayda 3 bine yakın insanımız erken kanser teşhisi konularak tedavi edildi. Kanserden korkmayın, geç kalmaktan korkun" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, Türkiye'de her üç kişiden birinin sigara kullandığını, sigara bırakma polikliniklerinin sayısını 1500'e çıkardıklarını, mobil timler oluşturduklarını, aile hekimlerine eğitimler verdiklerini, sigara bırakma danışmanlık hizmeti ve ücretsiz sigara bırakma ilaçları verdiklerini anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsanların sağlıklı kalmasını istediklerini aktaran Memişoğlu, "Sigara alanları net değil, biz sigara alanları netleştireceğiz ve sigarayı görünür olmaktan çıkaracağız. Çünkü bizim neslimizin riski bu. Türkiye'yi dumansız bir ülke haline getirmek hedefiyle çalışacağız" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, Türkiye'nin aşılanmada dünyanın en iyi ülkelerinden biri olduğunu, şu anda 13 tane aşıyı ücretsiz şekilde bütün çocuklara, zatürre, grip aşısını da belli yaş grubuna ulaştırdıklarını ve yüzde 95'in üzerinde bir aşılanma oranı olduğunu belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İki tane hepatit aşısının üretildiğini de kaydeden Memişoğlu, "Aynı zamanda bu 13 aşıyı da Türkiye'de üretebilir bir planlamaya ve organizasyona başladık. Çok kısa zamanda bu aşıları Türkiye'de kendi altyapımızla üreteceğiz. Aşı karşıtlığı bizi çok üzüyor" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Memişoğlu, aşıların keşfinden sonra salgın hastalıkların gerilediğini hatırlatarak, koronavirüste de aşılarla beraber salgını durdurduklarını kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/60-yeni-hastane-hizmete-aliniyor-1781858826.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Silifke Belediyesi&#039;ne operasyon</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silifke-belediyesine-operasyon-1295</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silifke-belediyesine-operasyon-1295</guid>
                <description><![CDATA[Mersin'de Silifke Belediyesi'ne, jandarma tarafından düzenlenen operasyon kapsamında, Belediye Başkanı Mustafa Turgut ve belediye çalışanlarının da aralarında olduğu 17 kişi gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Mersin'de Silifke Belediyesi'ne, jandarma tarafından düzenlenen operasyon kapsamında, Belediye Başkanı Mustafa Turgut ve belediye çalışanlarının da aralarında olduğu 17 kişi gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mersin'de jandarma ekipleri, sabah saatlerinde Silifke Belediyesi'ne operasyon düzenledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belediye Başkanı Mustafa Turgut’un ve bazı yöneticilerin de aralarında bulunduğu belediye çalışanları, operasyon kapsamında gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">17 şüphelinin gözaltına alındığı operasyonda, jandarma ekipleri belediyede binasında arama yapıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/silifke-belediyesine-operasyon-1781853953.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>14 dokunulmazlık dosyası mecliste</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/14-dokunulmazlik-dosyasi-mecliste-1294</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/14-dokunulmazlik-dosyasi-mecliste-1294</guid>
                <description><![CDATA[TBMM Başkanlığına, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'in de aralarında bulunduğu 12 milletvekili hakkında 14 dokunulmazlık dosyası sunuldu. CHP Grup Başkanı Özgür Özel, kendisiyle ilgili TBMM Başkanlığı'na sevk edilen fezlekelerle ilgili soruya "Bizim ona bağışıklığımız, aşımız var" yanıtını verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">TBMM Başkanlığına, CHP Grup Başkanı Özgür Özel ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'in de aralarında bulunduğu 12 milletvekili hakkında 14 dokunulmazlık dosyası sunuldu. CHP Grup Başkanı Özgür Özel, kendisiyle ilgili TBMM Başkanlığı'na sevk edilen fezlekelerle ilgili soruya "Bizim ona bağışıklığımız, aşımız var" yanıtını verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yasama dokunulmazlığının kaldırılması hakkında Cumhurbaşkanlığı tezkereleri, Meclis Başkanlığınca Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden kurulu Karma Komisyon'a havale edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Karma komisyona, CHP Grup Başkanı Özel, İYİ Parti Grup Başkanvekili Çömez, CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan, CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt, CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay, İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğan ve TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık'ın dosyaları sevk edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Özel ve Sarıgül'e ait 2'şer dosya bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ÖZEL'DEN İLK YORUM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, kendisiyle ilgili TBMM Başkanlığı'na sevk edilen fezlekelerle ilgili soruya "Bizim ona bağışıklığımız var." yanıtını verdi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/14-dokunulmazlik-dosyasi-mecliste-1781850868.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı CHP&#039;den istifa etti</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-1293</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-1293</guid>
                <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay CHP'den istifa etti. Tugay açıklamasında "Büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdüreceğim" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay CHP'den istifa etti. Tugay açıklamasında "Büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdüreceğim" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP'den istifa ettiğini açıklayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhuriyet Halk Partimiz’in maruz kaldığı “Mutlak Butlan” kararı ve takip eden süreçte yaşananlar herkesin malumudur. Bu sürecin Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş ve Cumhuriyetimizi kurmuş olan partimizde büyük zararlara yol açtığını görüyor ve anlıyorum. Özellikle son günlerde üst üste alınan ihraç kararları çok endişe vericidir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dün, bir grup il başkanı ile birlikte İzmir İl başkanımızın görevden alınması İzmir’in siyasi iradesine yapılmış büyük bir haksızlık ve kabul edilemez bir yanlıştır. Partimizin üyelerinden ve seçmeninden gelen siyasi iradenin hoyratça gözardı edilmesi, gelecek günlerde alınacak benzer kararların habercisi niteliğindedir. Ardı ardına alınan bu kararların olağan görülmesi ve kabul edilmesi mümkün değildir. Bu şartlar altında çıplak gerçeklerle yüzleşmemizin artık kaçınılmaz olduğunu düşünüyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Partimizin normal demokratik yönetim ortamına en kısa zamanda kavuşması için hepimizin üzerine düşen sorumluluklar elbette vardır. Bugüne kadar ki tavrımla, söylemlerimle ve olağanüstü kurultay için imzamı vererek bu sürece elimden geldiğince katkı vermeye çalıştım. Ancak anlıyor ve görüyorum ki iyiniyetli çabalarımız beklediğimiz süre içerisinde sonuç vermeyecek, bunun yanında pek çok parti üyemiz haksız ve hukuksuz bir şekilde hedef yapılmaya devam edilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ülkemizin her türlü kurgu, vesayet ve manipülasyondan uzak, halkımızın hakları ve refahı için çalışan bir Cumhuriyet Halk Partisine ihtiyacı olduğuna yürekten inanıyorum. Yaşamım boyunca bu mücadelenin bir parçası olmaya devam edeceğim. Ancak “ Mutlak Butlan CHP’si” bu mücadelenin çatısı değildir. Bu kanaat ve düşüncelerle, büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bundan sonraki süreçte bağımsız olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevimi sürdürecek, şehrimize ve halkımıza tüm gücümle hizmet etmeye devam edeceğim. Saygılarımla bilgilerinize sunarım.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/izmir-buyuksehir-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-1781850356.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Adalar Belediyesi&#039;ne operasyon: 41 gözaltı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/adalar-belediyesine-operasyon-41-gozalti-1292</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/adalar-belediyesine-operasyon-41-gozalti-1292</guid>
                <description><![CDATA[Adalar Belediyesinde, usulsüz olan yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verildiği iddiasına yönelik soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli Kocaeli, Rize ve Sivas'ta 90 adrese yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 41 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Adalar Belediyesinde, usulsüz olan yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verildiği iddiasına yönelik soruşturma kapsamında, İstanbul merkezli Kocaeli, Rize ve Sivas'ta 90 adrese yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 41 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Adalar Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın da aralarında bulunduğu 47 şüphelinin "Rüşvet, İrtikap, Resmi Belgede Sahtecilik, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Yönetme, 2863 Sayılı Yasaya Muhalefet ve Görevi Kötüye Kullanma" suçlarına karıştığı iddiasıyla soruşturma başlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yapılan operasyonlarda Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat’ın da aralarında bulunduğu 41 şüpheli gözaltına alınırken, firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Adalar Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak ile bazı belediye personelinin, doğal ve arkeolojik sit alanı statüsündeki bölgelerde usulsüz işlemlere rüşvet karşılığında izin verdiği yönündeki ihbarlar üzerine soruşturma başlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şüpheliler hakkında iletişimin tespiti ve teknik takip tedbirlerinin uygulandığı, MASAK verileri ile HTS ve baz kayıtlarının incelendiği, ayrıca tanık ifadelerine başvurulduğu belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yürütülen çalışmalar sonucunda, Adalar’da tarihi eser statüsündeki yapılarda gerçekleştirilen esaslı müdahalelere "basit onarım" adı altında rüşvet karşılığında izin verildiği, ruhsatsız işletmelere ruhsat sağlandığı veya faaliyetlerine göz yumulduğu aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca ruhsatsız işletmeler ve kaçak yapılar hakkında yüksek miktarda cezalar düzenlendiği, daha sonra yapı sahipleriyle görüşülerek rüşvet pazarlığı yapıldığı, rüşvet vermeyi kabul eden kişilerin cezalarının evraklarda usulsüz değişiklikler yapılarak düşürüldüğü belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/adalar-belediyesine-operasyon-41-gozalti-1781849979.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Operasyonla kurtarıldı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/operasyonla-kurtarildi-1291</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/operasyonla-kurtarildi-1291</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Maltepe'de önceki gün saat: 21.00 sıralarında kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan titiz çalışma sonucu Tuzla'da alıkonulduğu bir inşaatta kurtarıldı. Gözaltı sayısı 8'ye çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul Maltepe'de önceki gün saat: 21.00 sıralarında kaçırılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp Büro Amirliği ekipleri tarafından yapılan titiz çalışma sonucu Tuzla'da alıkonulduğu bir inşaatta kurtarıldı. Gözaltı sayısı 8'ye çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal, 3 kişi tarafından İstanbul Maltepe'deki evinin önünde darp edilerek kaçırılmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DÜN 2 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Olay polise bildirilmesi üzerine, Asayiş Şube Müdürlüğü Gasp büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Yapılan çalışmalarda olayla bağlantılı önce 2 kişi gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TUZLA'DA İNŞAATTA KURTARILDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çalışmaların devamında Karaal’ın, Tuzla'da bir inşaatta alıkonulduğu yeri tespit eden polis ekipleri, filmleri aratmayan bir operasyon düzenledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Karaal kurtarıldığında şüphelilerden birinin başında nöbet tuttuğu öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GÖZALTI SAYISI 8'E ÇIKTI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Düzenlenen operasyonla Karaal kurtarıldı. Gözaltı sayısı 8'e çıktı. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturmaya devam ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 09:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/operasyonla-kurtarildi-1781849675.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür  Yardımcısı Karaal kaçırıldı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-karaal-kacirildi-1290</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-karaal-kacirildi-1290</guid>
                <description><![CDATA[Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı: İstanbul Maltepe'de dün İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırıldığı bilgisine ulaşıldı, soruşturma devam ediyor. Habertürk TV'den Elif Yavuz'un haberine göre; aracına çocuğuyla birlikte binmek üzereyken başka bir araçtan inen 3 kişi Karaal'ı darp edip, başına siyah bir poşet geçirerek kaçırdı. Karaal'ın kaçırılmasına çocuğu ile bir kişinin daha tanık olduğu öğrenildi. Karaal'ın eşi, olayı ayrıntılarıyla anlattı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı: İstanbul Maltepe'de dün İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın kaçırıldığı bilgisine ulaşıldı, soruşturma devam ediyor. Habertürk TV'den Elif Yavuz'un haberine göre; aracına çocuğuyla birlikte binmek üzereyken başka bir araçtan inen 3 kişi Karaal'ı darp edip, başına siyah bir poşet geçirerek kaçırdı. Karaal'ın kaçırılmasına çocuğu ile bir kişinin daha tanık olduğu öğrenildi. Karaal'ın eşi, olayı ayrıntılarıyla anlattı...<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kimliği belirsiz kişiler tarafından kaçırıldığı iddiası üzerine soruşturma başlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>SAVCILIK: SORUŞTURMA BAŞLATILDI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan yazılı açıklamada, "17 Haziran 2026 tarihinde ilimiz Maltepe ilçesinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kimliği belirsiz kişilerce kaçırıldığı bilgisine ulaşılması üzerine mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için kolluğa gerekli talimatlar verilmiş olup soruşturmaya titizlikle devam edilmektedir" ifadeleri yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ÇOCUĞUNUN YANINDA KAÇIRILDI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Habertürk TV'den Elif Yavuz'un haberine göre; evinin önünde aracına çocuğuyla birlikte binmek üzereyken başka bir araçtan inen 3 kişi Karaal'ı darp edip, başına siyah bir poşet geçirerek kaçırdı. Karaal'ın kaçırılmasına çocuğu ile bir kişinin daha tanık olduğu öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"AKŞAM SAAT: 21.00 SIRALARINDA KAÇIRILDI"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Kaçırılan Erhan Karaal'ın eşi, Halk TV'de katıldığı programda şu açıklamalarda bulundu: "Akşam saat: 21.00 sıralarında, sahile gidecektik. Aşağı indik, 2 kişi eşimin başına vurdu ve aracın içine attı. Erhan, 'Polis, polis' diye bağırdı. Aracın içinde ise 4-5 kişi vardı. Bir kızım eşimin yanındaydı, diğer kızım da olayı pencereden gördü. Hemen polise haber verdik.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"HASMIMIZ YA DA HUSUMETLİMİZ YOKTU"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Kaçırılan arabanın plakasını ve modelini verdik. Arabanın aynısı bulundu ancak bulunan araç, 3 gündür hiç çalıştırılmamış. Yani bulunan aracın aynı model ve plakasını kullanmış olayda ve başka bir araçla kaçırılmış. Bizim hasmımız ve düşmanımız yoktur. Tüm patronları Erhan için dürüstlüğünü ifade etmiştir, onu öldürseniz bile kurumun zararı kesinlikle imza atmaz demiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"EŞGALLERİ TESPİT EDİLDİ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İki kızım da dünden beri uyumadık, karakoldayız, bekliyoruz. Biz bu olaya inanamıyoruz. Hiçbir komşumla da sıkıntım yoktur. 2019'dan beri İBB'deydi. Arkadaşlarına da sordum, böyle bir şey nasıl olur diye. Polislerimiz canla başla, dünden beri bizimle uyumadan mesai yaptılar. Eşkâlleri tespit edildi ve polisle paylaşıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"HERKESİN YARDIMINI İSTİYORUZ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">8 yıl tanışıklığımız vardı ve 20 yıldır da evliyim. Erhan'ın iki kızımıza, bana sesini yükseltmişliği yoktur. Eşimi duyan, bilen kim varsa bize yardımcı olsun. Benim eşim karıncayı incitmezdi. Neden kaçırıldığını da bilmiyoruz. İçkisi, kumarı, sigarası, hiçbir şeyi olmayan bir insandır benim eşim. Herkesin yardımını istiyoruz. Adalet Bakanımıza güveniyoruz. Telefonu yanındaydı. Telefonu Kartal'da açık bir alanda sinyal verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Biz çığlık çığlığa arayınca polisimiz sağ olsun dün bütün sokakları kapattı. İnşallah eşimi bulacağız ve kutlama haberi yapacağız."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 15:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/ibb-kultur-as-genel-mudur-yardimcisi-karaal-kacirildi-1781785538.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Fenerbahçe&#039;de 4. İsmail Kartal dönemi</title>
                <category>Spor</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/fenerbahcede-4-ismail-kartal-donemi-1289</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/fenerbahcede-4-ismail-kartal-donemi-1289</guid>
                <description><![CDATA[Fenerbahçe'de teknik direktör belirsizliği sona erdi, sarı-lacivertliler takımı İsmail Kartal'a emanet etti...
Fenerbahçe'nin futbol şubelerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Cihan Kamer, FB TV'de yaptığı açıklamada teknik direktör İsmail Kartal ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Fenerbahçe'de teknik direktör belirsizliği sona erdi, sarı-lacivertliler takımı İsmail Kartal'a emanet etti...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fenerbahçe'nin futbol şubelerinden sorumlu yönetim kurulu üyesi Cihan Kamer, FB TV'de yaptığı açıklamada teknik direktör İsmail Kartal ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1 yıllık sözleşme imzalanan Kartal, sarı-lacivertli kulüpte 4'üncü dönemine başlayacak. Tecrübeli teknik adam ayrıca, 2. kez Aziz Yıldırım başkanlığında Fenerbahçe'de teknik direktör olarak görev yapacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>YARDIMCISI DIRK KUYT OLDU!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Fenerbahçe'de teknik direktör İsmail Kartal'ın yardımcısı da belli oldu. Hollandalı efsane isim Dirk Kuyt, yardımcı antrenörlük görevine getirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sarı-lacivertlilerin 2013-2014 sezonunda elde ettiği son lig şampiyonluğunda büyük pay sahibi olan Dirk Kuyt, yardımcı antrenör olarak kulübe geri döndü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İLK 3 DÖNEMİNDE 1 KUPA KAZANDI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İsmail Kartal, futbolculuğu döneminde büyük başarılar elde ettiği sarı-lacivertli kulübe 2014 yılında teknik direktör olarak geri dönerken, söz konusu sezonda 46 maçta 2.17 puan ortalaması yakalayarak dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2015 yılında görevine son verilen Kartal, 2021-2022 sezonunun ikinci yarısında yeniden sarı-lacivertli takımın başına getirildi. Fenerbahçe'deki 6 aylık ikinci döneminde 21 maça çıkan tecrübeli teknik adam, 1.95 puan ortalaması yakaladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>2.40 PUAN ORTALAMASI, 99 PUAN!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Sarı-lacivertli takımda son olarak 2023-2024 sezonunda görev yapan İsmail Kartal 58 maçta 2.40 puan ortalaması yakaladı. Fenerbahçe söz knousu sezon Süper Lig'de topladığı 99 puana rağmen 102 puanlı Galatasaray'ın ardından ikinci sırada sezonu tamamladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>2014'TE SÜPER KUPA ŞAMPİYONLUĞU<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">65 yaşındaki teknik adam, Fenerbahçe'deki teknik direktörlük kariyerinde 1 kez kupa sevinci yaşadı. İsmail Kartal yönetimideki Kanarya, 25 Ağustos 2014 tarihinde oynanan maçta Galatasaray'ı penaltı atışları sonucu mağlup ederek Süper Kupa'yı müzesine götürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsmail Kartal, yardımcı antrenör olarak ise Fenerbahçe'de 2 Süper Lig, 2 Türkiye Kupası şampiyonluğu yaşadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 13:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/fenerbahcede-4-ismail-kartal-donemi-1781778400.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sultan 1.Murad Kosova&#039;da dualarla anıldı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sultan-1murad-kosovada-dualarla-anildi-1288</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sultan-1murad-kosovada-dualarla-anildi-1288</guid>
                <description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nin savaş meydanında şehit olan tek padişahı olan Sultan 1. Murad Hüdavendigâr Han, vefatının 637’nci yılında Kosova’nın başkenti Priştine yakınlarındaki kabri başında, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen programla anıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Sultan 1. Murad Hüdavendigâr Han Kosova’da dualarla anıldı<br>Osmangazi Belediyesi’nden Sultan 1. Murad Hüdavendigâr’a vefa programı<br>Başkan Erkan Aydın: "Kardeşlik ve birlik ruhunu yaşatmayı sürdüreceğiz"<br><br><br>BURSA (İHA) - Osmanlı Devleti’nin savaş meydanında şehit olan tek padişahı olan Sultan 1. Murad Hüdavendigâr Han, vefatının 637’nci yılında Kosova’nın başkenti Priştine yakınlarındaki kabri başında, Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen programla anıldı.<br>Kosova Meydan Muharebesi sonrası şehit edilen Sultan 1.Murad Hüdavendigar’ın Kosova'nın başkenti Priştine yakınında bulunan Mazgit köyündeki Meşhed-i Hüdavendigar Türbesi'nde anma töreni düzenlendi. Osmangazi Belediyesi tarafından bu yıl 21’incisi düzenlenen Murad Hüdavendigar Han’ı anma programına, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra Kosova Demokratik Türk Partisi Genel Başkanı ve Kosova Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Fikrim Damka, Türkiye Cumhuriyeti Priştine Büyükelçisi Sabri Tunç Angılı, Prizren Başkonsolosu Fatih Topçu, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı Koordinatörü Fulya Aslan, Mamuşa Belediye Başkanı Abdülhadi Krasniç, Prizren Belediye Başkan Yardımcısı Furkan Bütüç, Meşhed-i Hüdavendigâr Derneği Başkanı Muhammed Ali Yıldırım, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ile birlikte Osmangazi Belediye başkan yardımcıları ve meclis üyeleri katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan törende, Murad Hüdavendigar’ın savaş meydanında şehit düşmeden önce yaptığı dua, Türkçe ve Arnavutça olarak okundu.<br>"Sultan Murad Hüdavendigâr Han büyük bir komutan ve büyük bir sultandır"<br>Sözlerinin başında Sultan Murad Hüdavendigâr Han’ın şehit edilişinin 637. yıl dönümünde kendisini rahmet ve minnetle anarak, saygılarını sunan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, şöyle devam etti:<br>"Bu yıl burada üçüncüsünü gerçekleştirdiğimiz programla, 21 yıldır sürdürülen bu anlamlı geleneği devam ettiriyoruz. İnşallah, bu anmalar ilelebet sürer; ecdadımızı ve Evlad-ı Fatihan’ı hep birlikte anmaya devam ederiz. Sultan Murad Hüdavendigâr Han, duası savaş meydanında kabul olmuş büyük bir komutan ve büyük bir sultandır. Kendinden önce askerlerini düşünen, adalet ve hakkaniyet duygusuyla hareket eden bir devlet adamıdır. Bizler de bugün bir kez daha başta Sultan Murad Han olmak üzere tüm şehitlerimizi ve ebediyete irtihal etmiş büyüklerimizi rahmetle yâd ediyoruz. Bu anlamlı programın gerçekleşmesinde emeği geçen, katkı sunan herkese teşekkür ediyorum."<br>Sultan Murad Hüdavendigâr Han’ın adaleti, cesareti ve fedakarlığıyla yüzyıllardır gönüllerde yaşamaya devam ettiğinin altını çizen Başkan Aydın, emaneti olan kardeşlik ve birlik ruhunu yaşatmayı sürdürdüklerini vurguladı.<br>Düzenlenen anma törenin ardından Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ve protokol üyeleri türbenin avlusunda bulunan müzeyi gezdi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/sultan-1murad-kosovada-dualarla-anildi-1781771752.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye bölgesel krizi fırsata çevirdi</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiye-bolgesel-krizi-firsata-cevirdi-1287</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiye-bolgesel-krizi-firsata-cevirdi-1287</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye, ABD-İran savaşının ardından ortaya çıkan bölgesel krizi stratejik kazanıma dönüştürmeyi başardı. Ankara, sınır güvenliğini korurken NATO içindeki konumunu güçlendirdi, Batılı müttefiklerle ilişkilerini canlandırdı ve Körfez ülkeleriyle savunma iş birliğini genişletti. Haberde ayrıca Türkiye'nin yatırım, enerji ve ulaşım projeleriyle bölgedeki yeni dengelerden ekonomik ve jeopolitik avantaj sağlamayı hedeflediği belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türkiye, ABD-İran savaşının ardından ortaya çıkan bölgesel krizi stratejik kazanıma dönüştürmeyi başardı. Ankara, sınır güvenliğini korurken NATO içindeki konumunu güçlendirdi, Batılı müttefiklerle ilişkilerini canlandırdı ve Körfez ülkeleriyle savunma iş birliğini genişletti. Haberde ayrıca Türkiye'nin yatırım, enerji ve ulaşım projeleriyle bölgedeki yeni dengelerden ekonomik ve jeopolitik avantaj sağlamayı hedeflediği belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;merkezli Maariv'e göre&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/turkiye" target="_blank">Türkiye</a>, ABD ile İran arasında yaşanan savaş sürecinden büyük ölçüde zarar görmeden çıkmayı başardı.&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ankara" target="_blank">Ankara</a>'nın hem sınır güvenliğini koruduğu hem de&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/nato" target="_blank">NATO</a>&nbsp;içindeki konumunu güçlendirdiği belirtilirken, savunma sanayisi, enerji projeleri ve Körfez ülkeleriyle ilişkilerde de önemli kazanımlar elde ettiği ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı ve Ortadoğu'daki kırılgan ateşkes ortamı sürerken İsrail merkezli Maariv'e göre Ankara, savaşın ortaya çıkardığı risklerin yanı sıra önemli fırsatlar da yakaladı ve bölgesel konumunu güçlendirmeyi başardı. ABD Başkanı Donald Trump, Pakistan ve Katar'ın yanı sıra Türkiye'yi de İran ile varılan mutabakatın ilerletilmesinde önemli rol oynayan ülkeler arasında yeniden zikretti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ANKARA'NIN ÖNCELİĞİ SINIR GÜVENLİĞİ OLDU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail merkezli Maariv'e göre savaşın başlangıcında Türkiye'nin en büyük endişelerinden biri, İran yönetiminin çökmesi ve bunun Türk sınırında yaratabileceği olası güvenlik sorunlarıydı. Ancak Ankara sınır hattını sakin tutmayı başardı. Habere göre Türkiye, sahip olduğu diplomatik nüfuz ve siyasi ağırlık sayesinde ABD Başkanı Trump'ı İran'daki ayrılıkçı grupların teşvik edilmesinin doğru bir seçenek olmadığı konusunda ikna etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>FÜZE SAVUNMA DESTEĞİ TÜRKİYE'NİN NATO İÇİNDEKİ KONUMUNU GÜÇLENDİRDİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Habere göre İran'ın saldırıları, ironik bir biçimde Türkiye'nin NATO içindeki pozisyonunu daha da güçlendirdi. ABD, Almanya ve İtalya'nın Türkiye'ye füze savunma sistemleri konuşlandırdığı belirtilen haberde, bunun tehdit altındaki bir müttefike verilen destek olarak değerlendirildiği aktarıldı. Söz konusu gelişmenin Türkiye ile bu ülkeler arasındaki ilişkilerin yeniden canlanmasına katkı sağladığı ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İRAN İLE İLİŞKİLER KORUNURKEN KÖRFEZ BAĞLARI GÜÇLENDİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Maariv'e göre Ankara, Körfez ülkeleriyle ilişkilerini derinleştirirken İran ile bağlarını da korumayı sürdürdü. Bu denge politikasının özellikle ateşkes görüşmeleri sırasında Türkiye'nin elini güçlendirdiği belirtilirken, Ankara'nın bölgesel diplomaside etkili bir aktör olarak öne çıktığı vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE, YATIRIM VE ENERJİ PROJELERİNDE AVANTAJ SAĞLAMAYA ÇALIŞIYOR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Haberde, savaşın Körfez monarşileri ve bölgenin finans merkezlerinin dokunulmaz olduğu yönündeki algıyı zayıflattığı ifade edildi. Bu durumun Türkiye'ye kendisini daha güvenli ve istikrarlı bir yatırım merkezi olarak tanıtma fırsatı sunduğu kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail merkezli habere göre Ankara, enerji alanında da krizi fırsata çevirmeye çalıştı. Bu kapsamda Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması, Irak-Türkiye petrol boru hattının Basra'ya kadar uzatılması ve Katar ile Türkiye arasında bir doğal gaz boru hattı inşa edilmesi gibi projelerin yeniden gündeme getirildiği belirtildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/turkiye-bolgesel-krizi-firsata-cevirdi-1781770801.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşi bitti</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/isi-bitti-1286</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/isi-bitti-1286</guid>
                <description><![CDATA[ABD ile İran arasında varılan mutabakat, İsrail yönetimini küplere bindirdi. İsrail basını, varılan anlaşma nedeniyle Tel Aviv'in hayal kırıklığına uğradığını yazdı. Haaretz gazetesinde yer alan “Netanyahu’nun işi bitti” başlıklı haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun siyasi geleceğinin ciddi şekilde sorgulandığı belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD ile İran arasında varılan mutabakat, İsrail yönetimini küplere bindirdi. İsrail basını, varılan anlaşma nedeniyle Tel Aviv'in hayal kırıklığına uğradığını yazdı. Haaretz gazetesinde yer alan “Netanyahu’nun işi bitti” başlıklı haberde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun siyasi geleceğinin ciddi şekilde sorgulandığı belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ile İran arasında anlaşmaya varılan mutabakat, İsrail’de siyasi ve güvenlik çevrelerinde sert tartışmaları beraberinde getirdi. İsrail basınında yer alan değerlendirmelerde, anlaşmanın Tel Aviv yönetiminde öfkeye yol açtığı belirtilirken, Haaretz gazetesi İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu için “Netanyahu’nun işi bitti" başlığını kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“NETANYAHU’NUN İŞİ BİTTİ”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz, Netanyahu’ya yönelik son derece sert bir analiz yayımladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gazete, “Netanyahu’nun işi bitti. Siyasi, hukuki ve kamuoyu nezdinde. Sağlığı da pek iyi değil. Ülkesi bitkin ve sarsılmış durumda” ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Analizde, Netanyahu’nun yıllardır İsrail siyasetinin merkezine yerleştirdiği “İran tehdidi” söyleminin beklenen sonucu vermediği savunuldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Haaretz, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’la uzlaşı arayışının İsrail açısından stratejik bir başarısızlık olarak görüldüğünü kaydederken, Tel Aviv’in kendisini yalnızlaşmış ve hareket alanı daralmış bir pozisyonda bulduğunu yazdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“ÖFKE KRİZLERİ YAŞADI”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gazetenin analizinde Netanyahu’nun son dönemde art arda öfke patlamaları yaşadığı da belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yazıda, Netanyahu’nun mahkemedeki sorgusunun ardından uzun bir suçlama konuşması yaptığı, ayrıca kabine toplantısında İsrail Hava Kuvvetleri Komutanı’na tepki gösterdiği ve Genelkurmay Başkanı’nı sert şekilde eleştirdiği aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“İSRAİL MÜZAKERELERİN DIŞINDA KALMAKTAN KORKUYOR”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail basınındaki yorumlarda, Tel Aviv’in asıl kaygısının ABD ile İran arasında yürütülen süreçte etkisini kaybetmek olduğu ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Analistler, Washington ile Tahran arasındaki temasların ilerlemesi halinde İsrail’in müzakerelerin şekillenmesinde belirleyici rol oynayamayabileceğini ve bunun Netanyahu'nun liderliği üzerinde yeni baskılar oluşturabileceğini savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail kamuoyunda ve medyasında tartışmalar sürerken, gözler&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/netanyahu" target="_blank">Netanyahu</a>’nun önümüzdeki dönemde atacağı adımlara çevrildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“İRAN EKONOMİK ÇÖKÜŞÜN EŞİĞİNDEYDİ”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;merkezli Bhol gazetesinin aktardığına göre, bu hafta gerçekleştirilen kabine toplantısına katılan üst düzey güvenlik yetkilileri, ABD ile İran arasındaki mutabakat zaptından duydukları rahatsızlığı dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın petrol depolama kapasitesinin sınırına ulaştığını öne süren yetkililer, limanlarda bekleyen eski tanker ve gemilerin depolama alanı olarak kullanılmaya başlandığını iddia etti. Kaynakların iddiasına göre bu durum, Tahran yönetiminin petrol üretimini azaltmak zorunda kalmasına yol açtı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin uyguladı ablukanın sürmesi halinde İran ekonomisinin geri dönüşü olmayan bir sürece girebileceğini savunan yetkililer, “Amerikalılar ablukayı sürdürseydi, İran buna dayanamazdı” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yetkililere göre, mutabakat kapsamında petrol ihracatına yönelik yaptırımların 60 gün süreyle askıya alınmasının gündeme gelmesiyle birlikte Tahran’ın yeniden nefes alma fırsatı yakalayacağı kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yetkililer,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>'ın elde edeceği kaynakların Tahran yönetimi için "ağrı kesici" olacağını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/isi-bitti-1781769997.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hedef Cübbeli mi, Tasavvuf mu?</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hedef-cubbeli-mi-tasavvuf-mu-1285</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hedef-cubbeli-mi-tasavvuf-mu-1285</guid>
                <description><![CDATA[Halis Aydemir'in sahih hadislerde bile işe yaramayanlar var sözüne hiç bir reddiye yapmayan sayın Hadis Profesörü Ebubekir Sifil Beyin birden bire Cübbeli hocaya bu şekilde saldırması manidardır!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Bir müddetten beri Cübbeli Ahmed Hoca ile ilgili hücumları ve hocanın savunmalarını takip ediyorum.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Cübbeli hatasız bir insan değil. Geçmişte benimde tasvip etmediğim sözleri de oldu, eleştirilebilir tabi. Ama Hocanın kastetmediği, sarf etmediği sözler üzerinden adama yüklenilmez ki.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Ebubekir Sifil Hoca hadis inkarcılarına karşı yıllardır büyük bir mücadele veriyor. Şahsen benimde istifade ettiğim biri.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Lakin son günlerde fırsattan istifade tasavvuf ve tarikat düşmanlarının organize bir şekilde Cübbeli hocaya saldırısı, (ki bunlar normalde Sifil’e de düşmandır) bana bu işin arkasında ne var acaba sorusunu sordurdu?&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">1- Halis Aydemir'in sahih hadislerde bile işe yaramayanlar var sözüne hiç bir reddiye yapmayan sayın Hadis Profesörü Ebubekir Sifil Beyin birden bire Cübbeli hocaya bu şekilde saldırması manidardır!<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">2- Her meslek grubunun kendine has bir dili vardır. Doktorların, avukatların v.s. Tarikat ehlinin de yüzyıllardır geliştirdikleri dilleri vardır. Siz bu dili alır avama bak işte küfür derseniz Hallac-ı Mansur’ları diri diri soyanları yeniden sahneye alırsınız.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">3-“Külli tasarruf yoktur” diyen birini demiş gibi itham etmek, “Ehl-i Sünnet’in eski alimlerin bildirdiği sınırlarını söyleyen birini “Beni ehl-i sünnetten attı “diye ilzam etmek pek ahlaki davranış değildir.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Her ehl-i tarik hocasının manevi tasarrufunu kabul eder. Muhabbet bunu gerektirir. Bu yönde bizi; “kötülükten, yanlışa düşmekten koruyor” demesi onun tasarrufudur. Fiilen elinden tutup çekip çevirmesi değildir. Yazdıklarıyla, sözleriyle, yaşarken ki davranışlarıyla bizi yönlendiriyor demektir.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Bunu bu şekilde almayıp aracı kullanan şoför gibi almak, onu kullanan şahısların beyinsizliğidir.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">4-Son olarak; bütün Nakşi yolda olduğunu söyleyen tarikatların silsilesinin büyük halkalarından olan ve Kars Havaalanı’na ismi verilen Ebu-l Hasen Harakani hazretlerinin hocası, feyz aldığı kendisinden 200 sene öncesi yaşamış olan Beyazıd-ı Bestami hazretleridir.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Yine tekrar ediyorum.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Cübbeli hata etmez bir kul değil. Ama benim için itikadi ve ameli konuda yaptığı hatalardır öncelikle.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Okuyanlar, İslamoğulları, Bayındırlar, Halis muhlisler varken sıra Cübbeli’ye hiç gelmez...<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Esas derdiniz milletin itikadiyle oynayanlar olmalı…<o:p></o:p></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 19:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/hedef-cubbeli-mi-tasavvuf-mu-1781715093.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Siyonist medya kan ağlıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/siyonist-medya-kan-agliyor-1284</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/siyonist-medya-kan-agliyor-1284</guid>
                <description><![CDATA[Siyonist İsrail medyası İran'la mutabakata varan ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e "ihanet ettiğini", bölge ülkelerinin bundan sonra Washington'a güvenerek "yalnız bırakılmış" bir Tel Aviv yönetimiyle normalleşme adımı atmayacağını yazdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Siyonist İsrail medyası İran'la mutabakata varan ABD Başkanı Donald Trump'ın İsrail'e "ihanet ettiğini", bölge ülkelerinin bundan sonra Washington'a güvenerek "yalnız bırakılmış" bir Tel Aviv yönetimiyle normalleşme adımı atmayacağını yazdı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Yedioth Ahronot gazetesinde Boaz Haetzni imzasıyla çıkan görüş yazısında, ABD'nin İran'la mutabakat sağlamasına atıfla "80 yaşındaki çocuk (Trump) oyuncağına olan ilgisini kaybetti ve daha kolay bir işe geçmek istiyor. Sebat göstermek, kötülükle savaşmak, Amerika’nın itibarını tesis etmek mi? Bunlar zor işler ve ona göre değil." ifadesi kullanıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump yönetiminin İran ile yürüttüğü müzakerelerin, Tahran yönetimini ekonomik olarak rahatlattığı ve bölgedeki askeri kapasitesini yeniden yapılandırmasına olanak tanıdığı iddiasına yer verilen yazıda, söz konusu politikanın sadece İsrail için değil, ABD ile hareket eden bölge ülkeleri için de bir "ihanet" anlamına geldiği ileri sürüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Artık yeni İbrahim Anlaşmaları olmayacak çünkü Suudi Arabistan ve diğer ülkeler, Washington'daki çürük tahtaya bel bağlayacak kadar deli değiller." ifadesine yer verilen yazıda, Amerikan kampına katılarak "risk alan" bölge ülkelerinin artık İsrail ile normalleşmeye yanaşmayacağı değerlendirmesi yapıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"ABD, neredeyse kazanılmış bir savaşta başarısız oldu"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Eski ABD Başkanları Barrack Obama ve Joe Biden döneminden farklı olarak, İsrail'de Cumhuriyetçi ve muhafazakâr kanattan beklentilerin yüksek olduğu ancak gelinen noktada ABD'nin itibar kaybı yaşayacağı öne sürülen yazıda, şu ifadelere yer verildi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Amerika, neredeyse kazanılmış olan ve düşük kayıplarla sürdürülebilecek bir savaşta başarısız oldu. Başkanın mevcut tutumu, zayıf ve gerçeklikten kopuk olarak görülüyor. Çatışmalar sürerken üçüncü taraflar aracılığıyla İran ile anlaşma yollarının aranması, Tahran’ın pes etmek yerine direncini artırmasına neden oldu."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Trump, ABD-İran mutabakatıyla İsrail'i "yalnız" bıraktı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun önündeki en büyük zorluğun, ABD ile olan stratejik ortaklığı korurken Tel Aviv'in güvenlik çıkarlarından taviz vermemek olduğu vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD-İran mutabakatıyla İsrail'in "yalnız" kaldığı vurgulanan yazıda şu ifadelere de yer verildi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İsrail için ABD ile olan ortaklık, tarihsel olarak bir caydırıcılık unsuru olmuştur. Ancak Beyrut ve diğer cephelerdeki askeri operasyonların, diplomatik pazarlıklar neticesinde sınırlanması kabul edilebilir bir durum değildir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail ordusunun Gazze Şeridi, Lübnan ve Suriye’nin güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmemekte ısrar etmekle "çöküşün" yalnızca Trump'a ait olduğunu ve İsrail'i kapsamadığını göstermiş olacağı da iddia edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/siyonist-medya-kan-agliyor-1781699457.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Geri kaldınız Türkiye ile  işbirliği yapın</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/geri-kaldiniz-turkiye-ile-isbirligi-yapin-1283</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/geri-kaldiniz-turkiye-ile-isbirligi-yapin-1283</guid>
                <description><![CDATA[Kıdemli Araştırmacı Jennifer Morgan, Almanya'ya kritik enerji konusunda flaş bir tavsiyede bulundu. Morgan, Berlin hükümetinin Ankara ile iş birliği yapmasını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Kıdemli Araştırmacı Jennifer Morgan, Almanya'ya kritik enerji konusunda flaş bir tavsiyede bulundu. Morgan, Berlin hükümetinin Ankara ile iş birliği yapmasını söyledi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı'ndan ticaret akışındaki aksaklık nedeniyle dünyada 3 aydan fazladır süren enerji arz krizi fosil yakıtlara bağımlılığın ekonomik ve stratejik maliyetlerini yeniden gündeme taşırken kasımda Türkiye'nin ev sahipliğinde yapılacak Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) temiz enerji dönüşümü ve elektrifikasyonun hızlandırılması için önemli bir dönemeç olarak görülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Almanya'nın eski İklim Özel Elçisi ve Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu Kıdemli Araştırmacısı Jennifer Morgan, iklim değişikliğiyle mücadeledeki sorunlar ve Türkiye'nin kasımda ev sahipliği yapacağı COP31 iklim zirvesine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu. Dünyada iklim değişikliğiyle mücadelede önemli eksiklikler olduğunu söyleyen Morgan, 2015'te imzalanan Paris Anlaşması öncesinde küresel sıcaklık artışının yüzyıl sonuna kadar sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,5 dereceyle sınırlandırma veya 2 derecenin altında tutma hedefine yönelik patikada ilerlenmediğini ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Morgan, küresel sıcaklık artışının şu an 2,6 dereceye çıkabileceğini belirterek, şöyle devam etti: "Bu hala kabul edilemeyecek kadar yüksek olsa da Paris Anlaşması olmasaydı, bulunacağımız 4 derecelik olası artış ihtimalinden daha iyi bir yerdeyiz. Paris Anlaşması'nın temiz enerji dönüşümüne verdiği ivme gerçekten çok büyük oldu. Bununla birlikte eksiklikler de var. Son günlerde özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve yaşanan gelişmeler, fosil yakıtlara bağımlılığın ne anlama geldiğini açıkça gösteriyor. Petrol ve gaz bağımlılığının ülkeler için ekonomi, enerji ve iklim güvenliği açısından neden bu kadar zararlı olduğunu görüyoruz. Geçmişte ülkeler farklı öncelikler arasında seçim yapmak zorunda olduklarını düşünüyorlardı. Artık ekonomi, enerji ve iklim güvenliğinin birlikte sağlanabileceği çok net bir şekilde görülüyor. Yaklaşan bir El Nino süreci ve dünyanın dört bir yanında krizler düşünüldüğünde, artık harekete geçmenin zamanının geldiğini düşünüyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu dönemin iklim değişikliğiyle mücadeleyi güçlendirmek ve temiz enerji dönüşümünü hızlandırmak için "mükemmel bir fırsat penceresi" olduğuna işaret eden Morgan, "Petrol ve gazın ne kadar pahalı, güvensiz ve kirletici olabileceğini, yenilenebilir enerjinin ise uygun maliyetli, temiz ve erişilebilir olduğunu görüyoruz. Bu yeni ekonomik ve enerji güvenliği gerçekliği sayesinde hükümetler gerekli altyapıyı ve politikaları hayata geçirerek dönüşümü hızlandırabilir." dedi. Morgan, ekonomilerin temiz enerji kaynaklarıyla elektrifikasyonu ilerletmesinin kritik önemde olduğunu ifade ederek, COP31 dönem başkanı ve ev sahibi Türkiye'nin en önemli gündem maddelerinden birinin de elektrifikasyon olduğunu anımsattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin COP31'in eylem gündemine liderlik ettiğini ve Avustralya'nın da müzakere başkanlığını yürüteceğini kaydeden Morgan, "COP31 eylem gündeminin, yenilenebilir enerji yatırımlarını artıran ve fosil yakıtlardan çıkışı hızlandıran bir çözüm platformu olarak kullanılması büyük fırsat olur. Bu kapsamda Türkiye ve Avustralya'nın COP başkanlıkları da kendi ulusal politikalarıyla örnek olmaları küresel çabalara katkı sunacaktır. COP başkanlığının kömürden çıkış taahhüdü açıklaması, hem güvenilirliğini artırır hem de ülkeleri çözümler etrafında bir araya getirme kapasitesini güçlendirir." değerlendirmesinde bulundu. Morgan ayrıca COP31'de adil dönüşüm mekanizmaları, şebekelerin güçlendirilmesi ve temiz enerjiye erişimin artırılması konusunda da somut sonuçlar üretilebileceğini anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Halihazırda Almanya'da devam eden ve COP30 ve COP31 iklim zirveleri arasında teknik bir köprü işlevi gören Bonn İklim Konferansı'na da değinen Morgan, toplantıdaki müzakerelere iyi başlangıç yapıldığını dile getirdi. Morgan, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin küresel iklim çabalarını yavaşlatma çabalarına rağmen Bonn'daki toplantıların ilk haftasında Paris Anlaşması ve "çok taraflılığın" işlemeye devam ettiğini söyledi. Dünyanın tarihsel olarak en büyük emisyon kaynağı ülkesi ABD'nin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarından ayrıldığını ve Trump yönetiminin ABD petrol ve gazının küresel rolünü artırmaya yönelik çok aktif bir yaklaşım benimsediğini anımsatan Morgan, "Bunun yansımalarını Venezuela'da, İran'da, ABD içinde iklim mevzuatının zayıflatılmasında ve rüzgar enerjisine karşı yürütülen kampanyalarda görüyoruz. Ancak aynı zamanda bu durum diğer ülkelerin ilerlemesini durdurmadı. Brezilya'daki COP30'da da Paris Anlaşması işlemeye devam etti ve önemli kararlar alındı. Yine de bu durum diğer ülkelerin çok daha fazla sorumluluk üstlenmesini gerektiriyor." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Morgan, bu kapsamda Çin'in iklim müzakerelerinde lider rol üstlenmek istediğini açıkça ifade ettiğini belirterek, Çin'in yeşil ekonomik büyüme modelini iklim müzakereleri ve diplomasisiyle nasıl birleştireceğinin belirleyici olacağını kaydetti. Çin'in küresel elektrifikasyon hamlesini desteklemesi ve gelişmekte olan ülkelerle yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmasının son derece önemli olacağını aktaran Morgan, Avrupa Birliği (AB), Afrika ülkeleri ve diğer Asya ülkeleriyle kurulacak iş birliklerinin de aynı derecede kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Morgan, bu dönemin geçmişe göre oldukça farklı olduğunu dile getirerek, "(İklim değişikliğiyle mücadelede) ABD'nin yerini tek bir ülkenin alacağı bir dönem değil. Daha aktif bir Çin'in, AB'nin, orta ölçekli güçlerin ve yükselen ekonomilerin birlikte hareket ettiği, ekonomik refahı, enerji güvenliğini ve iklim güvenliğini aynı anda sağlamaya çalışan bir ülkeler koalisyonu dönemine giriyoruz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Almanya hükümetinin mevcut iklim politikalarını da değerlendiren Morgan, ülkede elektrik üretiminin yaklaşık yüzde 58'inin yenilenebilir kaynaklardan sağlandığını ve enerji dönüşümüne önemli yatırımlar yapıldığını kaydetti. Ancak mevcut Alman hükümetinin "temiz enerji dönüşümünü yavaşlatmak yerine hızlandırması gerektiğinin" altını çizen Morgan, "Ne yazık ki son dönemdeki bazı politika önerileri yenilenebilir enerjiden ziyade doğal gaza yöneliyor. Almanya uluslararası alanda avantaj sağlamak ve yenilenebilir enerji alanındaki başarılı şirketlerini desteklemek istiyorsa yenilenebilir enerjiye daha fazla ağırlık vermeli, bu kaynakların payını yüzde 80'e çıkarma ve sera gazı azaltım hedeflerini yerine getirmeli ama Almanya'daki bağımsız iklim danışma kuruluşları, şu anki hükümet politikaları doğrultusunda ülkenin bu hedeflere ulaşma yolunda olmadığını belirtiyor. Bu nedenle Almanya'nın temiz enerji yönündeki çabalarını artırması gerekiyor." diye konuştu. Morgan, Türkiye ve Almanya'nın iklim değişikliğiyle mücadele ve temiz enerji dönüşümünde işbirliğini artırmak için çok büyük potansiyel bulunduğunu sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/geri-kaldiniz-turkiye-ile-isbirligi-yapin-1781698054.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin en büyük 500 şirketi belli oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiyenin-en-buyuk-500-sirketi-belli-oldu-1282</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiyenin-en-buyuk-500-sirketi-belli-oldu-1282</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı 'Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025' araştırmasında Tüpraş, 698,8 milyar liralık üretimden satışla listenin zirvesinde yer aldı. Araştırmada Ford Otomotiv ikinci sırada bulunurken, Star Rafineri üçüncü oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları belli oldu<br>Tüpraş, 698,8 milyar liralık üretimden satışla listenin zirvesinde yer aldı<br>Savunma sanayinin yükselişi İSO 500’e yansıdı<br><br><br><br>İSTANBUL (İHA) - İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) açıkladığı 'Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025' araştırmasında Tüpraş, 698,8 milyar liralık üretimden satışla listenin zirvesinde yer aldı. Araştırmada Ford Otomotiv ikinci sırada bulunurken, Star Rafineri üçüncü oldu.<br><br>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından 1968 yılından bu yana aralıksız hazırlanan ‘İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025’ sonuçları İstanbul‘da düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Sanayi sektörünün devler ligini belirleyen ve bu sene 58’inci yılını geride bırakan ‘İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025’ sonuçlarının açıklandığı basın toplantısına, İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan’ın ev sahipliğinde İSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcıları İrfan Özhamaratlı ve Cemal Keleş katıldı.<br>Tüpraş zirvedeki yerini korudu<br>İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından açıklanan "Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu 2025" araştırmasında zirvede yine Tüpraş yer aldı. Listenin ikinci sırasında Ford Otomotiv, üçüncü sırasında ise Star Rafineri bulunuyor.<br>Savunma sanayi şirketlerinden dikkat çeken yükseliş<br>Türkiye’nin en büyük 10 sanayi kuruluşu sıralamasında Oyak-Renault 4’üncü, Toyota Otomotiv 5’inci ve Arçelik 6’ncı sırada yer aldı. 7’nci sırada TUSAŞ, 8’inci sırada Türkiye Petrolleri A. O. , 9’uncu sırada Aselsan ve onuncu sırada Mercedes-Benz yer aldı.<br>Savunma sanayi şirketlerinden TUSAŞ 2024 yılına göre 11’inci sıradan 7’inci sıraya, Aselsan ise 17’inci sıradan 9’uncu sıraya yükselerek dikkat çekti.<br>"İSO Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması-2025" sonuçlarını açıklayan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, "İSO 500 çalışmasında 2025 yılında üretimden satışlara göre Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşu, uzun yıllardır olduğu gibi yine, 698,8 milyar liralık üretimden satışlarıyla Tüpraş olmuştur. Tüpraş’ın ardından 538,3 milyar lira ile Ford Otomotiv ikinci, 327,9 milyar lira ile Star Rafineri üçüncü sırada yer almıştır. Böylece İSO 500’ün ilk üç sırası, geçen yıla göre herhangi bir değişiklik göstermemiştir. Oyak-Renault 235,5 milyar liralık üretimden satışlarıyla dördüncü sırada yer alırken, Toyota Otomotiv 206,3 milyar lira ile beşinci, Arçelik 165,7 milyar lira ile altıncı olmuştur. Üst sıralardaki istikrara rağmen, 2025 yılında İSO 500’ün ilk 10 kuruluşu içerisinde dikkat çekici değişimler yaşandığını görüyoruz. Özellikle savunma sanayi sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin son yıllarda ortaya koyduğu güçlü performansın sıralamaya belirgin şekilde yansıdığına tanık oluyoruz. Nitekim İSO 500 tarihinde ilk kez iki savunma sanayi kuruluşu, TUSAŞ 140,9 milyar lira ile yedinci, Aselsan da 130,2 milyar lira ile dokuzuncu sıraya yerleşmiştir. Bu gelişme, yalnızca söz konusu şirketlerin büyümesini değil, aynı zamanda savunma sanayimizin son yıllarda ulaştığı üretim kapasitesini, teknoloji geliştirme kabiliyetini, ihracat performansını ve küresel rekabet gücünü ortaya koyması açısından son derece anlamlıdır. Öte yandan, geçen yıldan farklı olarak, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı 138,8 milyar liralık, Mercedes-Benz ise 127 milyar liralık üretimden satışları ile 2025 yılında İSO 500’ün ilk 10 kuruluşu arasında yer alma başarısı göstermiştir" şeklinde konuştu.<br>Sanayide belirgin sektörel ayrışmalar öne çıktı<br>Konuşmasında 2025 senesinin sanayide belirgin sektörel ayrışmaların öne çıktığı bir yıl olarak dikkat çektiğini dile getiren Bahçıvan, "Özellikle emek-yoğun geleneksel sektörlerimiz önemli ölçüde zorlanırken, savunma sanayi başta olmak üzere teknoloji yoğun sektörlerde güçlü üretim artışlarının yaşandığını gözlemlemekteyiz. Diğer taraftan bugün sanayicimizin sahada en fazla hissettiği sorunların başında finansman maliyetlerinin yüksekliği gelmektedir. Son iki yıldır çok yüksek seviyelerde seyreden finansman maliyetleri, yalnızca bilançolara yansıyan bir kalem değil; üretimden yatırıma, istihdamdan rekabet gücüne kadar sanayinin bütün kesimlerini etkileyen temel bir gerçekliktir. Türkiye’nin en güçlü sanayi kuruluşları dahi bu kadar yüksek finansman yükü altında faaliyetlerini sürdürmeye çalışırken, aynı güce ve imkanlara sahip olmayan daha küçük ölçekli işletmelerin karşı karşıya kaldığı zorlukların çok daha ağır olduğunu gözden kaçırmamamız gerekir. Direnen enflasyon ve direnen faizler, finansmandaki bu haksız tablonun 2026’da da süreceğini bize göstermektedir. Özellikle en çok etkilenen sektörler gözetilerek kredi maliyetlerini yükselten ve ihracat kredileri de dahil olmak üzere finansmana erişimi sınırlayan tüm faktörlerin gözden geçirilmesi gerekmektedir’’ ifadelerini kullandı.<br>Listedeki şirketlerin ihracatındaki artışlara ilişkin de bilgi veren Bahçıvan, ‘‘İSO 500 şirketlerinin ihracatının yüzde 8,4 artışla 104,7 milyar dolara ulaşması, sanayi kuruluşlarımızın küresel pazarlardaki güçlü konumunu koruduğunu göstermektedir. AR-GE harcaması yapan firma sayısındaki ve toplam AR-GE harcamalarındaki artış ise yenilikçilik kapasitemizin gelişmeye devam ettiğine işaret etmektedir. Yüksek teknoloji yoğunluklu sanayilerin payının yüzde 7,6’ya yükselmesi de geleceğe ilişkin umutlarımızı güçlendiren önemli göstergelerden biridir. Bunların yanı sıra halka açık kuruluş sayısının 91’e yükselmesi de, sermayenin tabana yayılması ve nitelikli finansmana erişim açısından son derece olumlu bir gelişmedir’’ diye konuştu.<br><br>İSO 500 araştırmasına göre 2025 yılının en büyük 10 sanayi kuruluşu şöyle sıralandı:<br>1. Tüpraş<br>2. Ford Otomotiv<br>3. Star Rafineri<br>4. Oyak-Renault<br>5. Toyota Otomotiv<br>6. Arçelik<br>7. TUSAŞ<br>8. Türkiye Petrolleri A.O.<br>9. Aselsan<br>10. Mercedes-Benz<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/turkiyenin-en-buyuk-500-sirketi-belli-oldu-1781685086.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayraktar TB3 Cirit&#039;le tam isabet</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bayraktar-tb3-ciritle-tam-isabet-1281</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bayraktar-tb3-ciritle-tam-isabet-1281</guid>
                <description><![CDATA[Bayraktar TB3, CİRİT Lazer Güdümlü Füze ile gerçekleştirilen atış testinde hedefi tam isabetle vurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bayraktar TB3, CİRİT Lazer Güdümlü Füze ile hedefi tam isabetle vurdu<br><br><br>Zöhre Alagöz<br>İSTANBUL (İHA) - Bayraktar TB3, CİRİT Lazer Güdümlü Füze ile gerçekleştirilen atış testinde hedefi tam isabetle vurdu.<br>Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB3 testlerine devam ediyor. Bayraktar TB3, Roketsan tarafından yerli ve milli olarak geliştirilen CİRİT Lazer Güdümlü Füze ile test atışı gerçekleştirdi. Başarılı bir şekilde yapılan test atışını Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar sosyal medya hesabından paylaşarak, "Bayraktar TB3 CİRİT Lazer Güdümlü Füze Atış Testi. CİRİT Laser-Guided Missile Firing Test. Tam isabet" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/bayraktar-tb3-ciritle-tam-isabet-1781679426.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Seferihisar Belediyesine  rüşvet operasyonu</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/seferihisar-belediyesine-rusvet-operasyonu-1280</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/seferihisar-belediyesine-rusvet-operasyonu-1280</guid>
                <description><![CDATA[İzmir'de Seferihisar Belediyesine yönelik "rüşvet" soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İzmir'de Seferihisar Belediyesine yönelik "rüşvet" soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 6 kişi gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yürütülen operasyonun, Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gerçekleştirildiği öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında düzenlenen ikinci dalga operasyonda, CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba'nın danışmanı Özlem Akyılmaz da gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturmada, Akyılmaz'ın 500 bin TL rüşvet aldığı iddia edildi. Akyılmaz'ın bu parayı Veli Ağbaba'ya gönderdiği iddiası da dosyada yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>AĞBABA'NIN DOSYASI AYRILACAK<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba’nın rüşvet almak suçundan dosyası ayrılarak yetkili ve görevli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderileceği öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/seferihisar-belediyesine-rusvet-operasyonu-1781678889.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>117 yıllık Haydarpaşa Garı yeniden hayat buluyor</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/117-yillik-haydarpasa-gari-yeniden-hayat-buluyor-1279</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/117-yillik-haydarpasa-gari-yeniden-hayat-buluyor-1279</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa Garı'nda yıllardır devam eden restorasyon ve dönüşüm çalışmaları havadan görüntülendi. Dron kamerasına yansıyan görüntülerde tarihi yapının dış cephesindeki restorasyonun büyük ölçüde tamamlandığı, çevre düzenleme çalışmalarının ise sürdüğü görüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul'un simgelerinden Haydarpaşa Garı yeni yüzüne kavuştu<br>117 yıllık Haydarpaşa Garı yeniden hayat buluyor<br><br><br>Ahmet Faruk Sarıkoç - İsmail Coşkun<br>İSTANBUL (İHA) - İstanbul'un simge yapılarından Haydarpaşa Garı'nda yıllardır devam eden restorasyon ve dönüşüm çalışmaları havadan görüntülendi. Dron kamerasına yansıyan görüntülerde tarihi yapının dış cephesindeki restorasyonun büyük ölçüde tamamlandığı, çevre düzenleme çalışmalarının ise sürdüğü görüldü.<br>1908 yılında hizmete açılan ve Anadolu'yu İstanbul'a bağlayan en önemli ulaşım merkezlerinden biri olan Haydarpaşa Garı, 2010 yılında çıkan yangının ardından kapsamlı restorasyon sürecine girmişti. Tarihi yapıdaki çalışmalar dronla görüntülendi. Haydarpaşa Garı'ndaki restorasyon çalışmalarında artık kaba inşaat ve dış cephe yenileme sürecinin büyük ölçüde tamamlandığını havadan çekilen görüntüler ortaya koyuyor. Özellikle denize hakim cephedeki taş işçiliği, kuleler ve çatı kaplamalarının bitme aşamasına gelmesi dikkat çekiyor. Restorasyon kapsamında yıllar içerisinde zarar gören taşların özgün malzemelerle yenilendiği, bazı bölümlerde ise tarihi dokuya uygun özel taşların kullanıldığı kaydedilmişti. Bakanlık tarafından yapılan açıklamalarda, özgün taşların yeniden kullanılabilmesi için geçmişte kapanan bazı taş ocaklarının yeniden açıldığı ifade edilmişti.<br><br>Tarihi garın eski ihtişamına kavuşmaya başladığı görüldü<br>Fotoğraflarda görülen iş makineleri ise çalışmaların artık yapıdan çok çevre düzenlemesi, zemin güçlendirme ve kıyı alanlarına yoğunlaştığını gösteriyor. Tarihi garın yıllar sonra yeniden İstanbul siluetindeki eski ihtişamına kavuşmaya başladığı görülürken, çevresinde planlanan kütüphane, müze ve arkeopark projeleriyle bölgenin yalnızca bir ulaşım noktası değil, Anadolu Yakası'nın en önemli kültür merkezlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor. Dron görüntüleri aynı zamanda Haydarpaşa'nın denizle kurduğu tarihi ilişkiyi ve restorasyon sonrasında kıyı alanlarının yeniden kamusal kullanıma açılacağını da gözler önüne seriyor. Son dönemde hız kazanan çalışmalarla birlikte tarihi yapının özgün mimarisinin korunarak geleceğe taşınması hedefleniyor.<br><br>Tarihi yapı yeni dönemde sadece gar olmayacak<br>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında Haydarpaşa Garı'nın ana binası ulaşım işlevini korurken, bekleme salonları ve bazı bölümler sergi alanları olarak değerlendirilecek. Gar sahasında yaklaşık 10 bin metrekarelik arkeoloji müzesi, arkeopark alanı, dijital müze bölümleri, kütüphane kompleksi ve büyük etkinlik alanlarının oluşturulması planlanıyor. Haydarpaşa Garı'nın dönüşümü, İstanbul'un son yıllardaki en büyük kültürel miras projelerinden biri olarak gösteriliyor. Uzmanlara göre proje tamamlandığında yapı, tarihi kimliğini korurken hem ulaşım hem de kültür sanat fonksiyonlarını aynı anda barındıran dünyadaki sayılı örneklerden biri olacak.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/117-yillik-haydarpasa-gari-yeniden-hayat-buluyor-1781678432.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ezanın aslına çevrilişinin 76. yıldönümü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ezanin-aslina-cevrilisinin-76-yildonumu-1278</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ezanin-aslina-cevrilisinin-76-yildonumu-1278</guid>
                <description><![CDATA[Ezanın aslına iadesinin 76. yıl dönümünde kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Ezan Platformu üyeleri tarafından kabri başında anıldı.
Ezan Platformu üyeleri, ezanın aslına çevrilmesinin 76. yılında, kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Topkapı anıt mezardaki kabrini ziyaret etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ezanın aslına iadesinin 76. yıl dönümünde kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes, Ezan Platformu üyeleri tarafından kabri başında anıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ezan Platformu üyeleri, ezanın aslına çevrilmesinin 76. yılında, kararın altında imzası bulunan dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Topkapı anıt mezardaki kabrini ziyaret etti. Ziyarete yazarlar Hasret Yıldırım, Muharrem Coşkun ve Mustafa Armağan ile platform üyeleri katıldı. Emekli Müezzin Hafız Mustafa Duman ve Emekli İmam Celallettin Şensoy, program kapsamında Menderes'in kabri başında ezan okudu. Ardından Ezan Platformu üyeleri, günün anlam ve önemine dair konuştu.<br>Ezan Platformu Başkanı Adem Çevik, "Bugün ezan bayramı. Bunu sivil toplum kuruluşları, Diyanet ve Milli Eğitim Bakanlığı sahiplenmelidir. Türkiye’de ezan yasağı 18 Temmuz 1932’de başladı. 14 Mayıs 1950 seçimleri sonrası 16 Haziran’da Meclis kararıyla, yasak kalkıyor. Aslında yasak kalkmıyor, sadece Arapça okunmasına izin veriliyor. Yasak hala devam ediyor. Yüz yıldır Allah’a, camiye, ezana, Kur’an’a, millete, ümmete savaş açan bir rejimle yönetiliyoruz. Hilafetimize dokundular, Kur’an’ımıza, ezanımıza dokundular. Hatta 3 bin 856 camimizi işgal ettiler, sattılar. Ve harfimize dokundular, camilerimizi yıktılar. Bin yıllık alfabemize soykırım yaptılar. Dil soykırımı yapıldı" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Davut Has - Sedat Çürük</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/ezanin-aslina-cevrilisinin-76-yildonumu-1781677968.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İşte 14 madde</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iste-14-madde-1277</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iste-14-madde-1277</guid>
                <description><![CDATA[Arap basını, ABD ile İran arasındaki savaşı sonlandırmayı ve yaptırımları kaldırmayı öngören anlaşmanın detaylarını sızdırdı. 14 maddelik anlaşma metni, Lübnan dahil tüm bölgede askeri hareketliliğin derhal durdurulmasını, karşılıklı deniz ablukalarının kaldırılmasını ve İran'a yönelik uluslararası yaptırımların tamamen sonlandırılmasını öngörüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Arap basını, ABD ile İran arasındaki savaşı sonlandırmayı ve yaptırımları kaldırmayı öngören anlaşmanın detaylarını sızdırdı. 14 maddelik anlaşma metni, Lübnan dahil tüm bölgede askeri hareketliliğin derhal durdurulmasını, karşılıklı deniz ablukalarının kaldırılmasını ve İran'a yönelik uluslararası yaptırımların tamamen sonlandırılmasını öngörüyor.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Dünyanın gözü ABD ile&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>&nbsp;arasındaki anlaşmaya çevrilmişken Arap basını anlaşmanın detaylarını paylaştı. El Arabiya'nın haberine göre, söz konusu mutabakat kapsamında&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/washington" target="_blank">Washington</a>&nbsp;yönetiminin, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran'ın ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık bir fonu garanti edeceği öne sürülürken; Tahran yönetiminin ise nükleer silah üretmeyeceğini taahhüt ederek&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/basra-korfezi" target="_blank">Basra Körfezi</a>'ndeki ticari gemi trafiğini güvence altına alacağı belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) kararıyla onaylanması planlanan nihai anlaşma öncesinde, İran'ın dondurulan varlıklarının serbest bırakılması ve petrol ihracatına yönelik bankacılık muafiyetlerinin ivedilikle devreye alınması da taslakta yer alan maddeler arasında gösterildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İşte ABD-İran arasındaki 14 maddelik o anlaşma:</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1-İran ve ABD, mevcut savaştaki müttefikleriyle birlikte, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasıyla, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan eder ve bundan böyle birbirlerine karşı güç kullanma veya güç kullanma tehdidinden kaçınacaklarını taahhüt ederler. Nihai anlaşma, bu maddenin ve geri kalan maddelerin hükümlerini teyit edecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2-İran ve ABD, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmaktan kaçınmayı taahhüt ederler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">3-İran ve ABD, karşılıklı rıza ile uzatılabilecek şekilde, en fazla 60 günlük bir süre içinde müzakere etmeyi ve nihai bir anlaşmaya varmayı taahhüt ederler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">4- Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının hemen ardından ABD, deniz ablukasını kaldıracak, İran'a yönelik her türlü müdahale veya engellemeyi önleyecek ve en fazla 30 gün içinde trafiği tam kapasitesine geri döndürecektir; gemi trafiği, İran tarafındaki savaş öncesi trafik hacmiyle orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde kuvvetlerini çevre bölgelerden çekmeyi taahhüt eder.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5-İran, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanması üzerine, teknik engellerin kaldırılması ve mayınların İran tarafından etkisiz hale getirilmesi ihtiyacını göz önünde bulundurarak, Basra Körfezi'nden&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/umman-denizi" target="_blank">Umman Denizi</a>'ne ve tersi yönde ticari gemilerin hareketinin 30 gün içinde savaş öncesi hacme dönmesini sağlamak için derhal adımlar atacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">6- ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte, en az 300 milyar dolarlık finansmanı garanti altına alırken, İran'ın rehabilitasyonu ve ekonomik kalkınması için her iki tarafça üzerinde mutabık kalınan kapsamlı bir plan oluşturmayı taahhüt eder. Bu planin nihai anlaşmanın bir parçası olarak uygulanma mekanizması 60 gün içinde formüle edilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">7- ABD, BM Güvenlik Konseyi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları ile hem birincil hem de ikincil tüm tek taraflı ABD yaptırımları dahil olmak üzere, İran'ın şu anda karşı karşıya olduğu her türlü yaptırımı nihai anlaşmanın bir parçası olarak üzerinde mutabık kalınacak bir takvime göre sona erdirmeyi taahhüt eder.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">8-İran, asla nükleer silah üretmeyeceğini yineler. İran ve ABD, zenginleştirilmiş malzemenin akıbetinin ve İran'ın nükleer ihtiyaçları da dahil olmak üzere karşılıklı olarak üzerinde mutabık kalınan diğer tüm nükleerle ilgili konuların nihai bir anlaşmada yeterli şekilde ele alınması konusunda anlaşmışlardır; nihai anlaşma bu maddenin hükümlerini teyit edecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">9- İran ve ABD, nihai bir anlaşmaya varılana kadar mevcut durumu koruyacakları konusunda mutabıktırlar: İran nükleer programındaki mevcut durumu koruyacak, ABD ise İran'a yeni yaptırımlar uygulamayacak veya bölgedeki kuvvetlerini takviye etmeyecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">10- ABD, bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasının hemen ardından ve yaptırımların kaldırılacağı tarihe kadar, ABD Hazinesi'nin İran ham petrolü, petrokimya ürünleri ve bunların türevleri ile bankacılık, sigorta, taşımacılık vb. dahil olmak üzere ilgili tüm hizmetlerin ihracatı için muafiyetler tanıyacağını taahhüt eder.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">11- ABD, nihai bir anlaşmaya yönelik müzakerelerin ilerlemesi ışığında, Iran'ın dondurulmuş veya kısıtlanmış fonlarının ve varlıklarının serbest bırakılacağını ve tamamen erişilebilir hale getirileceğini taahhüt eder. İster ana hesapta tutulsun ister transfer edilmiş olsun, bu fonlar İran Merkez Bankası tarafından belirlenen herhangi bir nihai lehtar ödemesi için kullanılacak ve kullanım için tamamen hazır olacaktır. ABD, bu doğrultuda gerekli tüm izin ve lisansları çıkarmayı taahhüt eder.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">12-İran ve ABD, nihai anlaşmanın başarıyla uygulanmasını ve gelecekteki taahhütleri denetlemek üzere bir uygulama mekanizması kurulması konusunda mutabıktırlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">13- Bu Mutabakat Zaptı'nın imzalanmasını takiben ve bu Mutabakat Zaptı'nın 4, 5, 10 ve 11. maddelerinin uygulanmaya başlandığına ve bu adımların uygulanmasının devam ettiğine dair güvencelerin alınması üzerine İran ve ABD, yalnızca geri kalan Maddelere ilişkin bir Nihai Anlaşma için müzakerelere başlayacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">14- Nihai anlaşma, BM Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/iste-14-madde-1781677530.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mutabakatın bir tarafı  ABD ve İsrail, diğer tarafı  ise İran ve Hizbullah&#039;tır</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mutabakatin-bir-tarafi-abd-ve-israil-diger-tarafi-ise-iran-ve-hizbullahtir-1276</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mutabakatin-bir-tarafi-abd-ve-israil-diger-tarafi-ise-iran-ve-hizbullahtir-1276</guid>
                <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile anlaşmaya varılan mutabakat zaptına ilişkin açıklamasında, "Savaşın sona ermesi, işgalin sona ermesini de kapsamaktadır ve İsrail güçleri bu savaş sırasında işgal ettikleri topraklardan çekilmedikçe savaş tam anlamıyla sona ermiş sayılmayacaktır. Bundan sonra Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri saldırısı ve Lübnan topraklarının işgalinin sürdürülmesi, bizim açımızdan mutabakat zaptının ihlali olarak değerlendirilecektir" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Arakçi: "Siyonist rejimin Lübnan'a herhangi bir askeri saldırısı, mutabakat zaptının ihlali olarak değerlendirilecektir"<br>- "Bizim açımızdan bu mutabakatın bir tarafı ABD ve İsrail, diğer tarafı ise İran ve Hizbullah'tır"<br><br><br>TAHRAN (İHA) - İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD ile anlaşmaya varılan mutabakat zaptına ilişkin açıklamasında, "Savaşın sona ermesi, işgalin sona ermesini de kapsamaktadır ve İsrail güçleri bu savaş sırasında işgal ettikleri topraklardan çekilmedikçe savaş tam anlamıyla sona ermiş sayılmayacaktır. Bundan sonra Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri saldırısı ve Lübnan topraklarının işgalinin sürdürülmesi, bizim açımızdan mutabakat zaptının ihlali olarak değerlendirilecektir" dedi.<br>İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ülkede görev yapan büyükelçiler, maslahatgüzarlar ve uluslararası temsilciliklerin başkanlarıyla bir araya geldi. Arakçi toplantıda yaptığı konuşmada ABD ile anlaşmaya varılan mutabakat zaptına ilişkin konuştu. Abbas Arakçi, "Bildiğiniz gibi, bizimle ABD arasında bir anlaşmaya varılması sürecinde ortaya çıkan sorunlar ve ABD ile Siyonist rejimin İran'a yönelik suç teşkil eden saldırıları nedeniyle, sonunda müzakereleri iki aşamaya ayırmaya karar verdik. İlk aşamada savaşın sona erdirilmesi, Hürmüz Boğazı konusu, deniz ablukası, yeniden imar ve buna benzer meseleleri müzakere ederek bir mutabakata varacağız. Ardından müzakereler 60 gün boyunca devam edecek ve nihai bir anlaşmaya ulaşılacak. Nihai anlaşmada, nükleer konular ve yaptırımların kaldırılması hakkında karar verilecek ve sonuca ulaşacağız" dedi.<br><br>"İlk aşamada gerçekleşecek en önemli konu savaşın sona erdiğinin ilan edilmesidir"<br>Müzakerelerde izledikleri yola vurgu yapan Arakçi, "Savaşın başlamasıyla birlikte başlayan ve 15 Haziran'a kadar devam eden üç aylık müzakere sürecinin ardından, sonunda ilk aşamayı tamamlamayı başardık. İlk aşamada gerçekleşecek en önemli konu savaşın sona erdiğinin ilan edilmesidir. Aldığımız karar doğrultusunda, anlaşmanın kesinleştiği Pazartesi sabahı, Tahran saatiyle savaşın sona erdiği de ilan edildi. Ancak bu mutabakatın resmi olarak yürürlüğe girmesi Cuma günü olacaktır. "Savaşın sona erdiği ilanı Pazartesi sabahı yapıldı. Mutabakatın en önemli maddesi ise Cuma gününden itibaren Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesinin öngörülmesi" ifadelerini kullandı.<br><br>"Savaşın sona ermesi Lübnan için de geçerli olacaktır"<br>İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarına vurgu yapan Arakçi, "Lübnan'daki savaş ve Siyonist rejimin Lübnan'ın güneyine yönelik saldırıları ile İran'a karşı yürütülen savaş arasında oluşan bağlantı nedeniyle, bu iki cephe bir şekilde birbirine bağlanmış ve birbirine bağımlı hale gelmiştir. İran İslam Cumhuriyeti ilk günden itibaren Lübnan'daki savaşın sona ermesini, İran'a karşı savaşın sona ermesinin ön şartlarından biri olarak değerlendirmiştir. Ateşkese ulaştığımızda, Lübnan'a özel vurgu yaparak; Lübnan'da Cuma gününden itibaren uygulanacak şekilde tüm cephelerde ateşkes ilan ettik. Şimdi savaşın sona ermesine ulaştığımıza göre, savaşın sona ermesi Lübnan için de geçerli olacaktır. Burada özellikle vurgulamak istediğim önemli nokta şudur: Bizim açımızdan bu mutabakatın bir tarafı ABD ve İsrail, diğer tarafı ise İran ve Hizbullah'tır" şeklinde konuştu.<br><br>"Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri saldırısı mutabakat zaptının ihlali olarak değerlendirilecektir"<br>Lübnan'daki savaşın sona ermesinin savaşın tamamen sona ermesinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten İranlı Bakan Arakçi, "Savaşın sona ermesi, işgalin sona ermesini de kapsamaktadır ve İsrail güçleri bu savaş sırasında işgal ettikleri topraklardan çekilmedikçe savaş tam anlamıyla sona ermiş sayılmayacaktır. Bundan sonra Siyonist rejimin Lübnan'a yönelik herhangi bir askeri saldırısı ve Lübnan topraklarının işgalinin sürdürülmesi, bizim açımızdan mutabakat zaptının ihlali olarak değerlendirilecektir" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/mutabakatin-bir-tarafi-abd-ve-israil-diger-tarafi-ise-iran-ve-hizbullahtir-1781599956.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beylikdüzü Belediyesi&#039;ne iskan operasyonu</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/beylikduzu-belediyesine-iskan-operasyonu-1275</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/beylikduzu-belediyesine-iskan-operasyonu-1275</guid>
                <description><![CDATA[Beylikdüzü Belediyesi'ne, yapı müteahhitliğini aynı şirketin üstlendiği 4 farklı ada/parsel üzerinde imar mevzuatına aykırı değişiklikler yapıldığı ve ruhsat projelerine aykırılıklar bulunduğu, buna rağmen ilgili belediye tarafından söz konusu yapılara Yapı Kullanım İzin Belgesi (İskan) düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine operasyon düzenlendi. Operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Beylikdüzü Belediyesi'ne, yapı müteahhitliğini aynı şirketin üstlendiği 4 farklı ada/parsel üzerinde imar mevzuatına aykırı değişiklikler yapıldığı ve ruhsat projelerine aykırılıklar bulunduğu, buna rağmen ilgili belediye tarafından söz konusu yapılara Yapı Kullanım İzin Belgesi (İskan) düzenlendiğinin tespit edilmesi üzerine operasyon düzenlendi. Operasyonda 27 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İstanbul merkezli 3 ildeki usulsüz iskan raporu operasyonunda 27 şüpheli yakalandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünce düzenlenen bilirkişi raporlarında, yapı müteahhitliğini aynı şirketin üstlendiği 4 farklı ada, parsel üzerinde imar mevzuatına aykırı değişiklikler yapıldığının tespit edilmesi üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde çalışma başlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çalışmalarda, ruhsat projelerine aykırılıklar bulunduğu, buna rağmen Beylikdüzü Belediyesi tarafından İmamoğlu İnşaat şirketine söz konusu yapılarla ilgili "yapı kullanım izin belgesi (iskan)" düzenlendiği tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ekipler, çalışmaların tamamlanmasının ardından İstanbul, Giresun ve Bursa'da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Operasyonda aralarında belediye, inşaat ve yapı denetim firması çalışanlarının olduğu 27 zanlı gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1 şüpheli hakkında ise yurt dışında olması nedeniyle yakalama çalışmasının devam ettiği bildirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GÖZALTI KARARI VERİLEN İSİMLER<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tuncay DEMİRCAN — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Başkan Yardımcısı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Abdulkerim YÜCEL — Beylikdüzü Belediyesi Personel AŞ - Metal İşleri Öğretmeni<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ali KOÇALİ — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Makine Mühendisi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ali SOYYİĞİT — Coşar Yapı Denetim Ltd. Şti. - Mimar<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Anıl Sarıcan DELİBAY — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Şehir Plancısı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Doğukan PELEN — İmamoğlu İnş. Tic. ve San. AŞ - Şantiye Şefi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Erkan ARSLAN — İmamoğlu İnş. Tic. ve San. AŞ - Şantiye Şefi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ertan KARA — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Mühendis<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fatih MEŞE — Beylikdüzü Belediyesi Personel AŞ - Harita Mühendisi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hakan SAÇIK — Lotus Şeh. İnş. Ltd. Şti. - Şirket Ortağı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hasan Bülent ÇETİN — Tasfiye Halinde USB Mim. Müh. Ltd. Şti. Ortağı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kübra DUYAR — Beylikdüzü Belediyesi Personel AŞ - Mimar<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Leyla MUTUŞ — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Mimar<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mehmet Mete Evin — MME Mimarlık Yapı Taah. İnş. Ltd. Şti. Ortağı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhammet ERDEM — Neon Yapı Enerji AŞ - İnşaat Mühendisi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhammet Tevfik ŞAHİN — İstanbul MTM Yapı Den. Firması Ortağı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mustafa ALTINTAŞ — Altıntaş Şeh. Mim. Ltd. Şti. Ortağı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Samet YILDIRIM — Atabey Yapı Den. Firması Ortağı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Selma BULUT — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Mimar<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Serdar KOCA — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Şehir Plancısı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sevilay KOCA (ÖZDEMİR) — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Mimar<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şennur BAKLAN — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Mimar<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zafer Serkan KILIÇASLAN — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - Mühendis<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zühal KADIOĞLU — Beylikdüzü Belediye Başkanlığı - İnşaat Mühendisi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Eda GÜVEN — Beylikdüzü Belediyesi Personel AŞ - Makine Mühendisi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Esat AYDIN — Uska İnş. Ltd. Şti. - İnşaat Mühendisi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mustafa Cemil ÖZTÜRK — Beyazıt Yapı Den. Ltd. Şti.’nin Aktif Tek Ortağı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uğur DOĞAN — İmamoğlu İnş. Tic. ve San. AŞ - Şantiye Şefi<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/beylikduzu-belediyesine-iskan-operasyonu-1781592990.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sokak köpeklerinin hepsini barınaklara toplatacağım</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sokak-kopeklerinin-hepsini-barinaklara-toplatacagim-1274</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sokak-kopeklerinin-hepsini-barinaklara-toplatacagim-1274</guid>
                <description><![CDATA[Bakan Çiftçi, sokaklardaki sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 89’unun toplandığını aktardı. Toplama oranının yakın zamanda yüzde 100’e ulaşacağının altını çizen Çiftçi, "Yıl başına kadar sokak köpeklerinin hepsini barınaklara toplatacağım" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, sahipsiz sokak hayvanların yüzde 89’unun toplandığını belirterek, "Yıl başına kadar sokak köpeklerinin hepsini barınaklara toplatacağım" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, GÜSODER yöneticileri ve üyeleriyle bir araya gelerek sahipsiz sokak hayvanları konusunda değerlendirmelerde bulundu. Bakan Çiftçi, yaptığı görüşmede sokaklardaki sahipsiz sokak hayvanların yüzde 89’unun toplandığını aktardı. Toplama oranın yakın zamanda yüzde 100’e ulaşacağının altını çizen Çiftçi, "Yıl başına kadar sokak köpeklerinin hepsini barınaklara toplatacağım" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"CHP’li bazı belediyeler işi yokuşa sürüyor"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çiftçi, sokaklardaki sahipsiz sokak hayvanlar konusunda herhangi bir tavizlerinin olmadığını vurguladı. Ayrıca Çiftçi, bazı CHP’li büyükşehir ve il belediyelerinin yasayı uygulama ve köpekleri toplama konusunda işi yokuşa sürdüğünü ve umursamaz davrandığını kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/sokak-kopeklerinin-hepsini-barinaklara-toplatacagim-1781592213.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NATO ittifakının en önemli aktörlerinden biriyiz</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/nato-ittifakinin-en-onemli-aktorlerinden-biriyiz-1273</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/nato-ittifakinin-en-onemli-aktorlerinden-biriyiz-1273</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İran arasında varılan mutabakata dair, "Tüm umutlarını bölgemizde silah seslerinin susmamasına bağlayanlar, gayet iyi biliyoruz ki barış ikliminin güçlenmesinden rahatsız olacaklardır. Dolayısıyla imzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak her türlü söylem ve eylemden uzak durulması, sabotajlara karşı çok ama çok dikkatli olunması gerekmektedir" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD ve İran arasında varılan mutabakata dair, "Tüm umutlarını bölgemizde silah seslerinin susmamasına bağlayanlar, gayet iyi biliyoruz ki barış ikliminin güçlenmesinden rahatsız olacaklardır. Dolayısıyla imzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak her türlü söylem ve eylemden uzak durulması, sabotajlara karşı çok ama çok dikkatli olunması gerekmektedir" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, toplantıda 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesi hazırlıklarını, dış politikada son günlerde yaşanan hadiseleri, İran krizinde varılan mutabakatı ve bölge için sonuçlarını, dış ticaret cephesindeki güncel gelişmelerin ele alındığını açıkladı.<br><br><strong>"Bizim hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak var"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünyanın ve bölgenin tarihi bir dönemden geçtiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim idealimizde Türk milletini hayalleriyle buluşturmak var. Bizim hedefimizde bu çağa milletimizin mührünü vurmak var. Menzilinde güçlü, müreffeh, muteber ve muzaffer bir Türkiye'nin olduğu bu yolda durmadan, dinlenmeden yürüyoruz. Bu yolculukta elbette zaman zaman sıkıntılarla karşılaşıyoruz. Bu yolculukta tabii ki engellerle, zorluklarla muhatap oluyoruz. Kimi zaman içeriden kimi zaman dışarıdan önümüzü kesmeye, hızımızı yavaşlatmaya dönük operasyonlara maruz kalıyoruz ama bunlara aldırmadan ülkemize ve milletimize hizmet mücadelemizi azimle sürdürüyoruz" dedi.<br><br><strong>"Türkiye olarak provokasyonlara gelmedik"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin dünyanın bu zorlu süreci yaşarken Türkiye’nin avantajına dönüştüğünü ve bu zorlu süreçte Türkiye’nin tuzaklara düşmediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ülkemizin yumuşak karnı olan yönetimde istikrar sorununu çözen sistem sayesinde, bugün devletimizin tüm kurumları uyum ve koordinasyon içinde çalışıyor, Türkiye'yi geleceğe taşımanın mücadelesini veriyor. En son İran'ı ve Körfez bölgesini etkileyen çatışmalarda olduğu gibi Türkiye, en zor krizleri bile son derece başarılı bir şekilde yönetiyor. İsrail'in tertip ve tahrikleriyle 28 Şubat'ta başlayan savaşta dün gece çok önemli bir adım atıldı. Amerika ve İran arasındaki çatışmaları sonlandırmaya dönük mutabakata varıldığı açıklandı. Böylece aylardır diken üstünde olan bölgemiz rahat bir nefes almış oldu. Biliyorsunuz Türkiye olarak, İran'a saldırıların ilk gününden itibaren daima sağduyulu, serinkanlı ve diplomasiyi önceleyen bir tutum içinde olduk. Provokasyonlara gelmedik. Hakkaniyeti elden bırakmadık. Komşuluk ve kardeşlik hukukumuzun zedelenmesine izin vermedik. Müttefiklerimiz ve Körfez'deki kardeşlerimizle iş birliği içinde hareket ettik. Savaşa benzin dökenlerden değil, barışın sesini yükseltenlerden olduk. Kardeş ülkemiz Pakistan'ın arabuluculuğunda yürütülen çabalara Katar ve Suudi Arabistan'la birlikte çok güçlü destek verdik" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"Binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bölgede yaşanan savaşlara rağmen herhangi bir aceleci karar vermediklerine dikkati çeken Erdoğan, "Eş zamanlı olarak bölgemizi daha fazla bölmeyi, kardeş halklar arasında kandan duvarlar örmeyi amaçlayan sinsi oyunlara bigane kalmadık. Gün oldu Yunus'un diliyle konuştuk. Gün oldu Yavuz'un diliyle konuştuk. Gün oldu bin yapıp bir konuştuk ama her defasında Türkiye'nin hak ve hukukunu kararlı şekilde savunduk. Neticede coğrafyamızla birlikte tüm dünyayı uçurumun eşiğine getiren bu krizde, Allah'a hamdolsun tek bir vatandaşımızın dahi burnu kanamadı. Kardeşi kardeşe kırdırma planları amacına ulaşmadı. Türkler, Araplar, Kürtler ve Farslar arasında yeni fitne ateşleri yakma girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. Elbette bölgemizde yaşanan korkunç yıkımı, okul sıralarında katledilen masum yavruların dramını, uluslararası hukukun pervasızca ayaklar altına alınmasını hiçbir zaman unutmayacağız. Ama aralarında masum yavruların da olduğu binlerce sivilin hayatına mal olan bu anlamsız savaş defterinin artık kapandığına inanıyoruz. Bizim de katkılarımızla varılan mutabakattan bölgemiz ve tüm insanlık adına büyük memnuniyet duyuyoruz. Mutabakatın bölgemizde kalıcı barış ve istikrarın tesisine giden yolu ardına kadar açmasını ümit ediyoruz. Aylar sonra bölgemize ve tüm dünyaya rahat bir nefes aldıran bu önemli mutabakata ulaşılmasında emeği geçen başta Amerikan ve İran liderliği olmak üzere herkesi gönülden tebrik ediyorum. Arabuluculuk görevini layıkıyla yerine getiren Pakistanlı kardeşlerimizle müzakerelere desteklerini esirgemeyen Katarlı ve Suudi kardeşlerimize aynı şekilde tebriklerimizi iletiyorum. Çatışmaların tarafı olmadıkları halde zarar gören, füzelerin ve dronların hedefi olan kardeş ülkelerimize de bir kere daha geçmiş olsun diyorum" dedi.<br><br><strong>"İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte sabotajlara karşı çok ama çok dikkatli olunması gerekmektedir"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD-İran savaşının başından beri kimin barış istediğinin kimin de savaşın devamından yana olduğunun çok net görüldüğünü dile getiren Erdoğan şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Tüm umutlarını bölgemizde silah seslerinin susmamasına bağlayanlar, gayet iyi biliyoruz ki barış ikliminin güçlenmesinden rahatsız olacaklardır. Daha evvel defalarca yaptıkları gibi bu sürece de çomak sokmak için ellerinden geleni yapacaklardır. Ellerinde Filistinli ve Lübnanlı masumların kanı olan katliam şebekesinin dün ve bugün yaptığı açıklamaları bunun işaretleri olarak görüyoruz. Dolayısıyla imzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak her türlü söylem ve eylemden uzak durulması, sabotajlara karşı çok ama çok dikkatli olunması gerekmektedir. Türkiye bu süreçte de üzerine düşeni yapacaktır. Mutabakatın hayırlı olmasını diliyor, Rabbim ülkemizi ve bölgemizi bu tür gerilimlerden muhafaza eylesin diyorum."<br><br><strong>"Gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhalefetin bu süreçteki tavrını eleştiren Erdoğan, "İran krizinin ilk gününden itibaren hükümetimizin politikalarına destek vermek yerine köstek olmaya çalışanları ise bugün bir kez daha Allah'a ve aziz milletimizin tertemiz vicdanına havale ediyorum. Gözleri şahsi ikballeri dışında hiçbir şey görmeyenler bilsinler ki biz sizin Türkiye'ye hiçbir faydası olmayan polemik siyasetinizden yüz çevirdik. Siz dış politika gibi tecrübe gerektiren, bilgi birikim gerektiren, omurga gerektiren, yerli ve milli duruş gerektiren alanlarda ahkam kesmekten vazgeçin. Bunun yerine gidin koltuk peşinde koşun, salon kapmaca oynayın, en iyi bildiğiniz iş olan birbirinizin kuyusunu kazın. Biz sizden ihsan istemiyoruz, gölge etmeyin bu bize yeter diyoruz" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"Türkiye, NATO ittifakının en önemli aktörlerinden biridir"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2026 yılında Türkiye'nin birbirinden önemli uluslararası zirvelere ev sahipliği yapmaya hazırlandığını hatırlatan Erdoğan, "Türkiye 1952 yılında Demokrat Parti iktidarında katıldığı NATO ittifakının en önemli aktörlerinden biridir. Geçmişte bazı görüş ayrılıkları yaşansa da on yıllardır NATO'nun Güneydoğu kanadının güvenliği büyük ölçüde ülkemize emanet edildi. Biz de ittifak bünyesindeki görevlerini her zaman layıkıyla yerine getiren, bu uğurda gerektiğinde elini taşın altına koyan bir müttefik olduk. Halihazırda NATO'nun ikinci büyük kara ordusunu sevk ve idare ediyoruz. Keza dünyanın muhtelif yerlerinde NATO'nun barış misyonlarına en güçlü desteği veren ülkeler arasında ilk sıralarda yer alıyoruz. Ülkemizin savunma yeteneklerini geliştirirken ittifakın caydırıcılığına katkıda bulunuyoruz. Dünya barışı ve istikrarına önemli katkılar yapan NATO'nun gelecekte de bu misyonunu sağlıklı bir zeminde devam ettirmesinde fayda görüyoruz. Bunun yolu ise NATO'nun üzerine inşa edildiği müttefiklik ruhunun muhafaza edilmesinden geçmektedir. Esasen güçlü bir ittifak ancak güçlü bir dayanışma ve iş birliği zemininde yükselebilir. Berlin Duvarı'nın yıkılışından beri ittifakın geleceğine dair yazılan kötümser senaryoların hiçbiri gerçeğe dönüşmemiştir. NATO değişen şartlara ve terörizm gibi asimetrik tehditlere adapte olarak varlığını tahkim etmiştir. Türkiye olarak biz de kapsamlı askeri yeteneklerimiz, son derece dinamik savunma sanayimiz, stratejik önemi yüksek coğrafyamız, tarihi ve kültürel derinliğimizle ittifakta başat rol oynamaya devam edeceğiz. Gerek Türkiye'nin ittifak bünyesindeki konumunun gerekse bölgemizde cereyan eden hadiselerin Ankara zirvesine yönelik ilgiyi ve beklentileri artırdığını görüyoruz. Bu beklentilerin idrakiyle zirvenin NATO güvenlik mimarisinin yarınlarına yön verecek bir eşik olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" dedi.<br><br><strong>"Siyasi rakiplerimiz koltuk kavgasında günlerini geçirirken, biz ülkemizi küresel bir oyuncu haline getirmenin kavgasını veriyoruz"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milletin kendilerine olan güvenini boşa çıkartmamak için canla başla çalıştıklarını dile getiren Erdoğan, "Siyasi rakiplerimiz koltuk kavgasında günlerini geçirirken, biz ülkemizi küresel bir oyuncu haline getirmenin kavgasını veriyoruz. Sizlerin duası ve desteği bizimle olduğu müddetçe bu ülkeyi el birliğiyle, gönül birliğiyle birlik ve beraberlik içinde kalkındırmaya devam edeceğiz. Türkiye'yi dışarıdan ve içeride vakarla temsil edecek şartlar ne olursa olsun her platformda ülkemizin çıkarlarını cesaretle savunacağız. Dikleşmeyeceğiz ama dik duruşumuzu da hiçbir zaman kaybetmeyeceğiz" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ömer Faruk Karataş - Fırat Demir</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/nato-ittifakinin-en-onemli-aktorlerinden-biriyiz-1781591827.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Silivri Belediye Başkanı tutuklandı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silivri-belediye-baskani-tutuklandi-1272</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silivri-belediye-baskani-tutuklandi-1272</guid>
                <description><![CDATA[Silivri Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da bulunduğu 11 şüpheliden 10'u tutuklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Silivri Belediyesi’ne yönelik yolsuzluk iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen, aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da bulunduğu 11 şüpheliden 10'u tutuklandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Silivri Belediyesi’ne yolsuzluk iddialarıyla nedeniyle operasyon düzenlenmişti. Operasyonda aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da bulunduğu toplam 18 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler bugün adliyeye sevk edilmişti. Savcılık ifadelerinin ardından aralarında Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu’nun da bulunduğu 11 şüpheli, tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi. Savcılık, 7 kişi hakkında ise adli kontrol kararı verilmesini talep etmişti.<br><br><strong>Başkan Balcıoğlu tutuklandı</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen 11 kişiden Adem Kalaba dışında Silivri Belediyesi Başkanı Bora Balcıoğlu dahil 10 kişi tutuklanırken Kalaba'nın işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Enis Derdimentoğlu - Gamze Şenyiğit</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/silivri-belediye-baskani-tutuklandi-1781591433.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savaşı kaybetti</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savasi-kaybetti-1271</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savasi-kaybetti-1271</guid>
                <description><![CDATA[Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı eleştirerek, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun "savaşı kaybettiğini" söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Eski İsrail Başbakanı ve ana muhalefet partisi "Gelecek Var" lideri Yair Lapid, ABD ile İran arasında varılan mutabakatı eleştirerek, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun "savaşı kaybettiğini" söyledi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Başkent Tel Aviv'de partisinin haftalık meclis grup toplantısı öncesinde gazetecilere açıklama yapan Lapid, Washington ile Tahran arasında sağlanan mutabakata tepki gösterdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Lapid, "Netanyahu savaşı kaybetti. İran cephesinde Netanyahu’nun diplomatik başarısızlığı kadar mutlak bir başarısızlık tarihte asla ve asla görülmemiştir. Netanyahu’nun artık bu işi kıvıramadığı gerçeğini kabul etme vaktimiz geldi." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump'ın, Netanyahu'ya açıkça ve herkesin gözü önünde "Senin patronun benim ve sana ne söylenirse onu yapacaksın." dediğini hatırlatan Lapid, bu durumun son derece rahatsız edici olduğunu belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"ABD-İran mutabakatı Netanyahu'nun başarısızlığı"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Muhalefetteki Lapid ile kurulan "Birlikte (Together)" ittifakının başında yer alan ve 27 Ekim 2026'ya kadar yapılması planlanan genel seçimlerde Başbakan Binyamin Netanyahu’nun yerine geçebilecek en güçlü adaylardan biri olarak görülen eski Başbakan Naftali Bennett de ABD-İran mutabakatına tepki gösterdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bennett, söz konusu mutabakatın Netanyahu yönetiminin başarısızlığının bir sonucu olduğunu söyleyerek, hükümetin İsrail’i bir "tıkanma ve yıpratma savaşına sürüklediğini ve kesin bir zafer elde etmekten aciz" olduğunu kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Netanyahu, İsrail'i diplomatik felakete sürükledi"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İsrail’in eski Savunma Bakanı ve muhalefetteki İsrail Evimiz Partisi lideri Avigdor Liberman da İsrail’in ABD’nin İran ile yapılacak ateşkes ile Lübnan’daki saldırılar arasında bir ilişki kurmasına izin vermemesi gerektiğini savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Liberman, Netanyahu’yu, İsrail’i Tahran ile 2015 yılında eski ABD Başkanı Barack Obama döneminde yapılan anlaşmadan "çok daha kötü bir diplomatik felakete" sürüklemekle suçladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran ve Lübnan'dan Hizbullah'ın saldırılarına hazır olunması gerektiğini öne süren Liberman, "İsrail'e fırlatılan her İran füzesine karşılık, Hark Adası'nı ve Bender Abbas Limanı'nı yerle bir ederek cevap vermeliyiz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Liberman ayrıca İsrail ordusu bünyesinde bir füze kuvveti kurulmasını isteyerek, "Şu andan itibaren (İsrail Dış İstihbarat Servisi) Mossad tek bir misyona odaklanmalıdır, Ayetullah rejimini devirmek." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 09:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/savasi-kaybetti-1781591131.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sultan 1.Murad Han dualarla anıldı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sultan-1murad-han-dualarla-anildi-1270</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sultan-1murad-han-dualarla-anildi-1270</guid>
                <description><![CDATA[Osmanlı Devleti'nin üçüncü padişahı Sultan 1. Murad Hüdavendigar Han, şehadetinin 637'nci yıl dönümünde Bursa'daki kabri başında düzenlenen programla anıldı.
Anma programına AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ve Refik Özen, Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş ile çok sayıda vatandaş katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Sultan 1. Murad Hüdavendigar Han dualarla anıldı<br><br><br>Emre Şenyürekli<br>BURSA (İHA) - Osmanlı Devleti'nin üçüncü padişahı Sultan 1. Murad Hüdavendigar Han, şehadetinin 637'nci yıl dönümünde Bursa'daki kabri başında düzenlenen programla anıldı.<br>Anma programına AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ve Refik Özen, Bursa Vakıflar Bölge Müdürü Haluk Yıldız, AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş ile çok sayıda vatandaş katıldı.<br>Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü ile Birlik Vakfı Bursa Şubesi iş birliğinde gerçekleştirilen anma programı, Osmangazi ilçesi Çekirge Mahallesi'nde bulunan Sultan 1. Murad Hüdavendigar Türbesi'nde yapıldı. Program kapsamında Kur'an-ı Kerim tilavet edilerek dualar okundu.<br>Kosova Meydan Muharebesi'nin ardından şehit düşen Sultan 1. Murad Hüdavendigar Han için düzenlenen anma töreninde, vatandaşlar türbeyi ziyaret ederek dua etti. Program sonunda katılımcılara geleneksel olarak nohut ve pilav ikramında bulunuldu.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/sultan-1murad-han-dualarla-anildi-1781527943.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şov başlıyor</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sov-basliyor-1269</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sov-basliyor-1269</guid>
                <description><![CDATA[Savunmanın en prestijli fuarlarından “Eurosatory 2026” kapılarını açtı. 61 ülkeden 2 bini aşkın firma Paris’te buluştu. Kara, hava ve deniz sistemlerinden elektronik harbe, akıllı mühimmatlardan haberleşme teknolojilerine kadar Türkiye’nin millî teknolojileri fuarda sergileniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Savunmanın en prestijli fuarlarından “Eurosatory 2026” kapılarını açtı. 61 ülkeden 2 bini aşkın firma Paris’te buluştu. Kara, hava ve deniz sistemlerinden elektronik harbe, akıllı mühimmatlardan haberleşme teknolojilerine kadar Türkiye’nin millî teknolojileri fuarda sergileniyor.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Türk savunma sanayii, dünyanın en büyük ve en prestijli savunma fuarlarından biri olan Eurosatory 2026’da güçlü bir şekilde sahne alacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fransa’nın başkenti Paris’te bugün başlayan ve 5 gün sürecek olan fuara Türkiye, 59 kurum ve kuruluşla katılacak. Türk şirketleri yerli ve millî teknolojileriyle uluslararası arenada dikkatleri üzerine çekecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>59 KURUM VİTRİNE ÇIKIYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Türk Pavilyonu, bu yıl da fuarın en dikkat çeken bölümlerinden biri olacak. Aralarında&nbsp;<strong>ASELSAN, HAVELSAN, MKE ve ROKETSAN’ın</strong>&nbsp;da bulunduğu 59 kurum ve kuruluş, geliştirdikleri son teknoloji ürünleri uluslararası delegasyonların beğenisine sunacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kara, hava ve deniz sistemlerinden elektronik harbe, akıllı mühimmatlardan haberleşme teknolojilerine kadar geniş bir ürün yelpazesi fuarda sergilenecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ASELSAN’DAN GÖVDE GÖSTERİSİ<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Türk savunma sanayiinin lokomotif kuruluşlarından ASELSAN, sahada başarısını kanıtlamış sistemlerinin yanı sıra yeni nesil teknolojilerini de dünya kamuoyuna tanıtacak. Fuarda gerçekleştirilecek temasların, yeni ihracat anlaşmaları ve stratejik iş birliklerine kapı aralaması bekleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhabir :&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/yesim-erarslan">YEŞİM ERASLAN</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/sov-basliyor-1781513366.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Geert Wilders’tan Tepki Çeken Paylaşım</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/geert-wilderstan-tepki-ceken-paylasim-1268</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/geert-wilderstan-tepki-ceken-paylasim-1268</guid>
                <description><![CDATA[Hollanda’nın aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İslam karşıtı söylemleriyle tanınan siyasetçi, Fas Milli Takımı futbolcularının sahada secdeye gittiği bir anı gösteren fotoğrafı paylaşarak dini değerleri hedef aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Geert Wilders’tan Tepki Çeken Paylaşım</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hollanda’nın&nbsp;aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı bir paylaşımla yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. İslam karşıtı&nbsp;söylemleriyle&nbsp;tanınan siyasetçi, Fas Milli Takımı futbolcularının sahada secdeye gittiği bir anı gösteren fotoğrafı paylaşarak dini değerleri hedef aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Wilders, Faslı futbolcuların galibiyet sevincini dini bir ritüelle kutladığı görsele yer verdiği paylaşımında Allah’a yönelik hakaret içerikli ifadeler kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Uluslararası Kamuoyundan Tepki Yağıyor</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geert Wilders’ın İslam dünyasını ve Müslüman sporcuları hedef alan bu açıklaması, kısa sürede sosyal medyada büyük bir infiale yol açtı. Özellikle Fas başta olmak üzere pek çok İslam ülkesindeki futbolseverler, sivil toplum kuruluşları ve siyasiler Wilders’a sert tepki gösterdi. "Nefret söylemi yapmakla"&nbsp; suçladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İslam Karşıtı Çıkışlarıyla Biliniyor</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yıllardır Hollanda siyasetinde göçmen ve İslam karşıtı politikalarıyla ön plana çıkan Geert Wilders, daha önce de Kuran-ı Kerim’in yasaklanması ve camilerin kapatılması yönündeki çağrılarıyla uluslararası krizlere neden olmuştu.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/geert-wilderstan-tepki-ceken-paylasim-1781512965.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Abluka derhal kaldırılacak</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abluka-derhal-kaldirilacak-1267</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abluka-derhal-kaldirilacak-1267</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşma sürecinin tamamlandığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir ücret veya kısıtlama olmaksızın deniz trafiğine tamamen açılmasını resmen onaylıyor, buna eş zamanlı olarak ABD Deniz Kuvvetleri tarafından uygulanan ablukanın derhal kaldırılması talimatını veriyorum" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Trump: "İran ile anlaşma tamamlandı, abluka derhal kaldırılacak"<br><br>WASHINGTON (İHA) - ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşma sürecinin tamamlandığını belirterek, "Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir ücret veya kısıtlama olmaksızın deniz trafiğine tamamen açılmasını resmen onaylıyor, buna eş zamanlı olarak ABD Deniz Kuvvetleri tarafından uygulanan ablukanın derhal kaldırılması talimatını veriyorum" dedi.<br>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile anlaşma sürecinin tamamlandığını söyledi. Trump sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran limanlarına yönelik ABD ablukasının kaldırılacağını belirterek, "Tüm tarafları tebrik ediyoruz. Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir ücret veya kısıtlama olmaksızın deniz trafiğine tamamen açılmasını resmen onaylıyor, buna eş zamanlı olarak ABD Deniz Kuvvetleri tarafından uygulanan ablukanın derhal kaldırılması talimatını veriyorum" dedi.<br>Trump, "Dünya'nın gemileri, makinelerinizi çalıştırın. Petrol akmaya başlasın" ifadelerini kullandı.<br><br>Pakistan Başbakanı Şerif, anlaşmanın yürürlüğe girdiğini duyurmuştu<br>İran, İsrail'in Lübnan'ın başkenti Beyrut'a yönelik son saldırılarına karşılık vermek üzere saldırı hazırlığı yaparken Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD-İran arasındaki barış anlaşmasının yürürlüğe girdiğini duyurmuştu. Şerif, tarafların Lübnan dahil tüm cephelerdeki çatışmaları derhal ve kalıcı olarak sonlandırma kararı verdiğini bildirerek, anlaşmanın resmi imza töreninin 19 Haziran tarihinde İsviçre'de gerçekleştirileceğini söylemişti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/abluka-derhal-kaldirilacak-1781506072.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump&#039;ın doğum gününde protesto konseri</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trumpin-dogum-gununde-protesto-konseri-1266</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trumpin-dogum-gununde-protesto-konseri-1266</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump’ın 80. yaş günü kapsamında Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen UFC etkinliği sırasında, Trump karşıtı "No Kings" (Krallara Hayır) hareketi New York’ta tarihi Town Hall’da binlerce kişinin bir araya geldiği bir konser düzenledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">New York'ta Trump'ın doğum gününde protesto konseri<br><br><br>Dilek Kaya<br>NEW YORK (İHA) - ABD Başkanı Donald Trump’ın 80. yaş günü kapsamında Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen UFC etkinliği sırasında, Trump karşıtı "No Kings" (Krallara Hayır) hareketi New York’ta tarihi Town Hall’da binlerce kişinin bir araya geldiği bir konser düzenledi.<br>ABD Başkanı Donald Trump’ın 80. yaş gününü Beyaz Saray bahçesinde düzenlenen dünyanın en büyük karma dövüş sanatları (MMA) organizasyonu olan Ultimate Fighting Championship (UFC) organizasyonuyla kutlarken, Trump’ın politikalarına karşı çıkan "No Kings" (Kral Yok) hareketi de ülke genelinde yeni bir protesto dalgası başlattı. Organizatörler, ülke çapında düzenlendikleri etkinliklerle hem ABD Anayasasında Birinci Değişiklik kapsamında güvence altına alınan temel özgürlüklere dikkat çekmeyi hem de Trump yönetimine karşı tepkilerini ortaya koydu. Geçtiğimiz yıl milyonlarca kişinin katıldığı ilk "No Kings" eylemlerinin yıl dönümüne denk gelen organizasyon kapsamında konserler, topluluk etkinlikleri, izleme partileri ve çeşitli protestolar gerçekleştirildi. Etkinliklerin merkezinde, New York’taki Town Hall salonunda gerçekleştirilen "Rise Up, Sing Out: A Concert for the First Amendment" (Ayağa Kalkın, Sesinizi Yükseltin: Birinci Yasa Değişikliği İçin Konser) etkinliği düzenlendi. Organizatörler tarafından "şarkı, dayanışma ve eylem dolu moral verici bir akşam" olarak tanımlanan 90 dakikalık programda ünlü sanatçılar ve oyuncular sahne aldı. Yoğun güvenlik önlemlerinin aldığı konserde şarkıcılar Rufus Wainwright, Bette Midler ve Patti Smith’in yanı sıra oyuncular Julia Roberts, Lily Gladstone ve Jane Fonda da yer aldı. Programın yüzlerce topluluk etkinliğinde canlı olarak izlendiği, ayrıca çeşitli sosyal medya platformları ve YouTube kanalları üzerinden yayınlandığı belirtildi.<br><br>"Amerika'nın hikayesini halk yazacak"<br>"No Kings" (Krallara Hayır) organizatörleri etkinliğin internet sitesinde yayımladıkları açıklamada, ABD’nin 250. kuruluş yıl dönümüne yaklaşırken ülkenin geleceğine ilişkin önemli bir tercih yapılacağını savundu. Açıklamada, "Amerika 250. yıldönümüne yaklaşırken, anlatacağımız hikaye konusunda bir seçimimiz var. Güçlü lider siyaseti ve yolsuzluğun bu anı tanımlamasına izin verebiliriz. Ya da Amerika'nın hikayesini, ırk, geçmiş, kimlik, inanç ve topluluk fark etmeksizin insanların bir araya gelerek haklarımızı savunması ve halk gücüne dayalı bir gelecek inşa etmesiyle ilgili hale getirebiliriz" ifadelerine yer verildi. Organizatörler, konserin ABD Anayasası'nın Birinci Değişikliği ile güvence altına alınan temel özgürlükleri kutlamak amacıyla düzenlendiğini belirtti. Açıklamada ifade özgürlüğü, din özgürlüğü, basın özgürlüğü, barışçıl toplanma ve protesto hakkının etkinliğin temel temaları arasında yer aldığı ifade edildi. Protesto organizatörleri, söz konusu özgürlüklerin Trump'ın ikinci başkanlık döneminde baskı altında olduğunu öne sürdü.<br><br>Beyaz Saray'dan sert tepki<br>Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Abigail Jackson ise etkinliklere ilişkin yaptığı açıklamada protestoları küçümseyen bir tavır sergiledi. Jackson, Spectrum News'e yaptığı değerlendirmede, "Bu Trump delilik terapisi seanslarıyla ilgilenen tek kişiler, bunları haber yapmak için para alan gazetecilerdir" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/trumpin-dogum-gununde-protesto-konseri-1781505682.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çiftlik mühürlendi 130 bin lira ceza kesildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ciftlik-muhurlendi-130-bin-lira-ceza-kesildi-1265</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ciftlik-muhurlendi-130-bin-lira-ceza-kesildi-1265</guid>
                <description><![CDATA[İzmir’in Aliağa ilçesinde polis ekiplerince horoz dövüşü organize edildiği belirlenen çitliğe yapılan operasyonda 18 adet dövüş horozu ele geçirilirken 10 şahsa 130 bin lira idari para cezası uygulandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İzmir’de horoz dövüşü operasyonu: Çiftlik mühürlendi, 130 bin lira ceza kesildi<br>İzmir’de Horoz dövüştürülen çiftlik mühürlendi, hayvanlar korumaya alındı<br><br><br>İsmail Hakkı Ergün<br>İZMİR (İHA) - İzmir’in Aliağa ilçesinde polis ekiplerince horoz dövüşü organize edildiği belirlenen çitliğe yapılan operasyonda 18 adet dövüş horozu ele geçirilirken 10 şahsa 130 bin lira idari para cezası uygulandı.<br>Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, ilçede bulunan bir çiftlikte yasa dışı horoz dövüşü organizasyonu düzenlendiği yönünde gelen ihbar üzerine harekete geçti. Horoz dövüşü organizasyonu düzenlendiği tespit edilen adreste yapılan kontrollerde olayla bağlantılı toplam 14 şahıs hakkında işlem yapıldı. Organizasyonda sorumlu bulunduğu belirlenen 4 şahıs hakkında TCK'nın 228. maddesi kapsamında adli işlem başlatırken, seyirci olarak bulunduğu tespit edilen 10 şahsa ise ilgili mevzuat kapsamında toplam 130 bin lira idari para cezası uygulandı .<br>Denetim sonucunda çiftlik, Aliağa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince mühürlenerek, 18 horoz gerekli bakım ve koruma işlemlerinin sağlanması amacıyla Aliağa Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü'ne teslim edildiği öğrenildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/ciftlik-muhurlendi-130-bin-lira-ceza-kesildi-1781505401.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mutabakatı memnuniyetle karşılıyorum</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mutabakati-memnuniyetle-karsiliyorum-1264</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mutabakati-memnuniyetle-karsiliyorum-1264</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasında varılan mutabakatı bölgedeki barış adına önemli bir gelişme olarak gördüğünü belirtti.
ABD ile İran arasında varılan mutabakat sonrasında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan: "ABD ve İran arasında varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyorum"<br><br>Musa Enes Aksakal<br>ANKARA (İHA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran arasında varılan mutabakatı bölgedeki barış adına önemli bir gelişme olarak gördüğünü belirtti.<br>ABD ile İran arasında varılan mutabakat sonrasında sosyal medya hesabından paylaşım yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükûnun hâkim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum. Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum" ifadelerine yer verdi.<br>Türkiye’nin bölgedeki barış ve huzuru desteklemek için katkı sunmaya devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/mutabakati-memnuniyetle-karsiliyorum-1781505168.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran ABD ile anlaşmaya varıldığını doğruladı</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iran-abd-ile-anlasmaya-varildigini-dogruladi-1263</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iran-abd-ile-anlasmaya-varildigini-dogruladi-1263</guid>
                <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşmaya varıldığını duyurmasının ardından, Tahran yönetiminden konuyla ilgili resmi açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi gelişmeyi doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">&nbsp;İran, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğruladı<br><br>TAHRAN (İHA) - İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD ile anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını söyledi.<br>ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile anlaşmaya varıldığını duyurmasının ardından, Tahran yönetiminden konuyla ilgili resmi açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanı Yardımcısı Kazım Garibabadi gelişmeyi doğrulayarak, mutabakat zaptının 19 Haziran'da İsviçre'de imzalanacağını söyledi. İran’ın Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; anlaşmanın Lübnan’ı da kapsadığını belirten Garibabadi, "Lübnan da dahil olmak üzere farklı cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlara derhal ve kalıcı olarak son verileceği bu gece duyurulacak" dedi. Mutabakat zaptının imzalanmasından sonra nihai anlaşmayı şekillendirmek üzere 60 gün sürecek bir müzakere sürecinin yaşanacağına işaret eden Garibabadi, "ABD’nin savaşı sona erdirme, ablukayı kaldırma ve İran varlıklarını serbest bırakmaya yönelik taahhütleri doğrulanacak. 60 günlük görüşmeler, ABD'nin bu taahhütleri yerine getirmesine bağlı" ifadeleri kullandı. 19 Haziran’da İsviçre'de yapılacak imza töreninin ardından anlaşma metninin kamuoyu ile paylaşılacağını kaydeden Garibabadi, ülkesinin tüm önemli prensiplerinin bu metinde yer aldığının altını çizdi. Garibabadi, İran güçlerinin düşmanın planlarına karşı koymak için her zaman tetikte olduğunu da sözlerine ekledi.<br><br>İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi: "Savaş ve abluka sona erecek"<br>İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi de ABD ile varılan anlaşma ile ilgili olarak, "Varılan mutabakata dayanarak, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaş ve askeri operasyonlar bu geceden itibaren derhal ve kalıcı olarak sona erecek, buna ek olarak İran'a yönelik deniz ablukası da derhal ve tamamen kalkacaktır" açıklamasında bulundu. Mutabakat zaptının 19 Haziran’da imzalanacağı belirtilerek, "Nihai bir anlaşma için yapılacak müzakereler, karşı tarafın mutabakat zaptı kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesi sonrasında yapılacaktır. İran, Pakistan ve Katar’ın bu süreçteki çabalarını takdirle karşılamaktadır" denildi.<br><br>İran ordusu: "Düşmanların teslimiyetten başka çaresinin kalmadığını gösterdik"<br>İran Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada ise, düşmanların İran’ın kararlılığı karşısında çaresiz kaldığı belirtilerek, "İran güçleri, ilahi ve çelikten iradelerini küçük düşen Amerikan ve Siyonist düşmanlara dayatarak, düşmanın yenilgiyi ve teslimiyeti kabul etmekten başka çaresinin kalmadığını güçlü bir şekilde göstermiştir" ifadelerine yer verildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 15 Jun 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/iran-abd-ile-anlasmaya-varildigini-dogruladi-1781504925.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İslamoğlu&#039;nun iftiraları</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/islamoglunun-iftiralari-1262</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/islamoglunun-iftiralari-1262</guid>
                <description><![CDATA[Bir kişiye millet tarafından bir nam verildiyse elbette o boş yere değildir. Onun mutlaka bir hikâyesi, bir değeri, bir geçmişi vardır. Eskiden lakap ve ünvanlar durduk yere rastgele verilmezdi. Sultan I. Mehmed Han’a "Fatih", I. Süleyman Han’a "Kanuni", I. Selim Han’a "Yavuz", II. Bayezid Han’a "Veli" ve IV. Mehmed Han’a "Avcı" lakaplarının verilmesinde onların en önemli özellikleri veya icraatları rol oynamıştır...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil- Türkiye Gazetesi</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/iftira-furyasi-1796469" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file">https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/iftira-furyasi-1796469</a></p><p class="MsoNormal"><strong>“Kişi, namı ile işler işi”</strong>&nbsp;demişler. Bir kişiye millet tarafından bir nam verildiyse elbette o boş yere değildir. Onun mutlaka bir hikâyesi, bir değeri, bir geçmişi vardır. Eskiden lakap ve ünvanlar durduk yere rastgele verilmezdi. Sultan I. Mehmed Han’a&nbsp;<strong>"Fatih"</strong>, I. Süleyman Han’a&nbsp;<strong>"Kanuni"</strong>, I. Selim Han’a&nbsp;<strong>"Yavuz"</strong>, II. Bayezid Han’a&nbsp;<strong>"Veli"</strong>&nbsp;ve IV. Mehmed Han’a&nbsp;<strong>"Avcı"</strong>&nbsp;lakaplarının verilmesinde onların en önemli özellikleri veya icraatları rol oynamıştır...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçtiğimiz günlerde&nbsp;<strong>Mustafa İslamoğlu</strong>, II. Bayezid Han’ı ele alarak iftiraları ardı arkasına sıralıyordu. Tabii bilhassa onun&nbsp;<strong>“Veli”</strong>&nbsp;ünvanına alayla atıf yaparak, bırakın veli olmayı bütün kötü ve adi sıfatları kendisine yapıştırıyordu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsan hesap gününe hiç mi inanmaz! Hiçbir veriye, bilgiye ve kaynağa dayanmadan bu denli iftiralar nasıl atılır insanın aklı ve havsalası almıyor!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Videosunda şöyle konuşuyordu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i>“Padişahların içinde bir tanesine 'veli' namı sanı verilmiştir. Kimdir o Bayezid-i Veli, Fatih'in oğlu. Fatih'in katili olan oğlu. Bu herif iki tane kardeş katili iki tane evlat katili iki tane torun katili. Seri katil ama veli nasıl veli oldu, bunu kim veli ilan etti? Fatih tarikatlara dağıtılmış her birinde bir devlet kurulacak büyüklükte olan çok değerli verimli arazileri geri aldı devletleştirdi. Çünkü devlet içinde devlet ve ali kıran baş kesen oluyorlardı. Fatih sen misin bunu yapan ne oldu Fatih'i zındık ilan ettiler ve bu ilan etme oğullarının diline de yansıdı. Fatih için Fatih'in oğlunun kullandığı kelime mülhid, dinsiz. Babası için niye dinsizmiş diye soruyorsunuz resmini yaptırdı, aman ne büyük günah. Babasının resimlerinin bir kısmını kendisi yaktırmış kafaya bakar mısınız! Fakat hani sofu mofu mu zannediyorsunuz, Edirne sarayında vur patlasın çal oynasın içki işret ve dahası aklınıza gelen gelmeyen her türlü pislik her türlü yol var herifte…”</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">II. Bayezid Han’ın, kardeş katli kanunnamesine dayanarak öldürttüğü kardeşleri ve onların oğulları dışında şu cümlelerde bir tane doğru bilgi yoktur. Bunlara hakaret falan da denemez. Bunlar en çirkin iftiralardır. İslamoğlu’nun bu ifadelerine tek bir kaynak göstermesi muhaldir. Fakat hızını da alamıyor aklınıza gelen gelmeyen her türlü pislik var herifte diyerek tahayyül sınırlarınızı da zorluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peygamber Efendimizin müjdesine nail olmuş Fatih Sultan Mehmed Han’ı kim nerede zındık ilan etmiştir?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">II. Bayezid Han babasına nerede ve niçin mülhid demiştir?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tarikat liderlerine devlet kuracak büyüklükte arazileri kim vermiştir? Fatih hangi tarikat büyüklerinden hangi topraklarını almıştır?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">II. Bayezid babasının hangi resmini yaktırmıştır?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Edirne Sarayı'ndaki içki işret âlemlerini nerede görmüştür?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akıl alır gibi değil. Bu kişi on cümlede on iftira atabilmek eğitimini nerede almıştır acaba?!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Utanmadan sıkılmadan bir padişaha en çirkin iftiralarda bulunan birinin hangi sözüne itibar edilir?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Cihadına, eserlerine ve ahlakına kör olmak!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsan böyle bir videoyu dinlerken,&nbsp;<strong>“Aman ya Rabbi, bu neyin kinidir, neyin nefretidir ve neyin husumetidir!"</strong>&nbsp;demekten kendini alamıyor. II. Bayezid Han hakkında böyle bir değerlendirmeyi kendi çağında kendisinin en azılı düşmanları dahi kurmamıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu noktada düşündüğümüzde Osmanlı’nın Ehl-i sünnet itikadına olan bağlılıklarından başka bir şey göremiyoruz ve düşünemiyoruz. Seyit Kutup, Mevdudi, Hamidullah, Ali Şeriati, Fazlurrahman gibi mezhepsizlerin dindeki hatalarını söylediğimizde ortalığı velveleye verenlerin bu büyük Türk hakanına akılalmaz iftiralarla saldırılırken en küçük bir itirazlarını duyamıyorsunuz!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Seyit Kutup mücadele adamı diye din adına yaptığı yıkımları dahi görmezden gelenler, II. Bayezid Han’ın cihadına gözlerini kapamaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Onun Kili, Akkerman, Modon, Koron, İnabahtı ve Navarin fetihlerine, Endülüs’te acımasızca kılıçtan geçirilen Müslümanları kurtarma adına yaptığı büyük mücadelesine bîgane kalmaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Amasya’da, Edirne’de, İstanbul’da yaptırdığı muazzam külliyeleri ve imparatorluğun yüzlerce noktasında inşa ettirdiği dinî, ilmî ve sosyal müesseseleri görmezden gelmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sultan’ın ulema ve sanatkârlara karşı koruyucu tutumu bütün kaynaklarda belirtilir. Öyle ki, II. Bayezid Han’ın teşvik ve desteğiyle yürütülen kültürel çalışmalar sonucunda İstanbul sadece Osmanlı değil bütün İslam beldelerinin kültür merkezi konumuna yükselmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sehi Bey kendisini anlatırken&nbsp;<strong>“Salih, dindar, doğruların ve âlimlerin dostu, şiire ve inşaya âşina, marifet ehline karşı alakadar, adalet ve cömertlikte eşi bulunmaz, hayır sahibi bir padişahtır”</strong>&nbsp;diyerek tavsif etmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Neticede ilim sahibi, takva, adalet ve merhametten ayrılmayan vakarlı ve hilmiyle meşhur bir padişah olduğu için kendisi bihakkın kaynaklarda&nbsp;<strong>“Veli”</strong>&nbsp;lakabı ile anılmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">II. Bayezid Han’ın şiirlerinde görülen en mühim bir vasfı da sevgili Peygamber Efendimize duyduğu büyük muhabbettir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Şaşı olanlar doğruyu eğri görürler!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şiirlerinde&nbsp;<strong>"Adlî"</strong>&nbsp;mahlasını kullanan II. Bayezid Han&nbsp;<strong>“Fi Na’t-i Seyyidi’l-enâm ‘aleyhi’t-tahiyyeti ve’s-selâm”</strong>&nbsp;başlıklı gazelinde Resule duyduğu muhabbeti büyük bir iştiyakla dile getirmiştir. Onun bu gazelinde terennüm ettiği&nbsp;<strong>"Aşk-ı Resûl"</strong>ü anlamaya çalışalım:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Muhammed-i ‘Arabî kim Resûl-i ekmeldür</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Takarrüb ile kamu enbiyâdan efdaldur</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(En mükemmel peygamber olan Muhammed-i Arabi, Allah’a yakınlıkta bütün nebilerin en faziletlisidir.)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Kalan resûllerün kavmineydi da’veti çün</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Nübüvvetiyle bu ins ü câna mürseldür</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Onun dışında kalan peygamberlerin çağrısı kendi kavimlerine idi. Bu, nübüvvetiyle bütün insanlara ve cinlere gönderilmiştir.)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Kim anı medh ide çün medhidür anun levlâk</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Defâtir-i dû cihân midhatinde mücmeldür</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Onun övgüsü levlâkdir; kim onu övebilir? İki dünyanın defterleri onun övgüsünde eksik kalır.) Bunun delilleri, bizzat Kur’ân’da methedilmesidir. Şairler, onu sanat kudretlerinin bütün imkânları ile övmeye çabalamış, yetersiz kalmışlardır. Onu en iyi biçimde, layık olduğu gibi yine Kur’ân-ı kerimde Cenâb-ı Hak övmüştür.&nbsp;<strong>“Levlake”</strong>&nbsp;kudsi hadisi bu iltifatın zirve noktasıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Adû-yı bî-basar ana muhâlif olsa ne tan</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Sahîhi egri görürler şunlar ki ahveldür</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Kör düşmanları ona muhalif olsa şaşılmaz; zira şaşı olanlar doğruyu eğri görürler.)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Egerçi hatm idi Yûsuf’da hüsn i’câzı</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Bu hüsn-i hulk ile cümlesinden ecmeldür</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Her ne kadar güzellik mucizesi Hazreti Yûsuf’ta bittiyse; Hazreti Muhammed, güzel ahlâk ile hepsinden güzeldir.)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Eyâ mu’în-i beşer rahm kıl fütâdelere</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Şefâ’at âyeti şânunda çünki münzeldür</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Ey insanlığın yardımcısı! Madem şefaat âyeti senin şanında indirildi o hâlde düşkünlere merhamet et.) Hazreti Muhammed, şefaat hakkına sahip Peygamber’dir. Kullarına merhameti gazabını geçen Yüce Rabbimiz bu hakkı ona tanımıştır. O, bu hakkı mahşerde günahkâr ümmeti, düşkün ümmeti hakkında kullanacaktır. Şair, burada&nbsp;<strong>“üftadeler”</strong>&nbsp;kelimesi içine kendini de dâhil ediyor, çerçeveyi geniş tutuyor. Ey insanların yardımcısı: Beşere yardımcı ol, şefaat et buyuruyor. Gönül enginliği bu olsa gerek…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Kapun gedâsı durur ‘Adlî' anı redd itme</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>K’ana muhabbet-i âlün delil-i a’deldür</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Adlî, senin kapının dilencisidir, onu reddetme, geri çevirme. Onun bu hâline, senin âline, nesline duyduğu sevgi en adil şahittir.) Adlî, padişah da olsa Allah katında aciz bir kul; Hazreti Peygamber’e ümmet olduğunun şuurundadır. O, Hazreti Peygamber’in kapısında dilenen bir geda, bir dilencidir. Dilendiği şey ise şefaattir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Görüldüğü gibi Padişah, içinden geldiği gibi, aşk ile sevdiği Peygamber’ine duyduğu içten, halis sevgiyi dile getiriyor. Çünkü o, onu sevmenin aynı zamanda Allah’ı sevmek demek olduğunu biliyor. Allah’ı sevmek, onun rızasına ulaşmanın en sağlam merdivenidir. Kul, Allahü tealayı ve sevdiklerini severse Allahü teala da onu sever. İşte o zaman bütün müşküller, problemler hallolur. Bayram, o zaman hakiki bayram olur…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki şanlı Peygamber Efendimizin hadis-i şeriflerini, mucizelerini ve şefaatini yok sayanlar mı bu Osmanlı padişahlarını anlayacaklardır!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşte onlardaki Osmanlı düşmanlığının sebebini buradan anlamalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/islamoglunun-iftiralari-1781430917.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Kurum İzmit Körfez&#039;ine daldı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bakan-kurum-izmit-korfezine-daldi-1261</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bakan-kurum-izmit-korfezine-daldi-1261</guid>
                <description><![CDATA[Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dip çamuru temizliği ile 2.4 milyon metreküp dip çamurunun çıkarıldığı İzmit Körfezi’ne dalış gerçekleştirdi. Körfez’de artık yeni canlı türlerinin görüldüğünü belirten Bakan Kurum, "Bugün büyük bir mutlulukla şunu gördük: Artık denizin dibinde deniz çayırları, orada denizyıldızlarının, yine deniz patlıcanlarının ekosistemi yeniden canlandı. Bu bizim için büyük bir mutluluk vesilesi" dedi]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bakan Kurum, dip çamuru temizliği yapılan İzmit Körfezi’ne daldı<br>"Deniz nefes almaya başladı"<br><br><br>Hasan Özkan<br>ANKARA (İHA) - Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, dip çamuru temizliği ile 2.4 milyon metreküp dip çamurunun çıkarıldığı İzmit Körfezi’ne dalış gerçekleştirdi. Körfez’de artık yeni canlı türlerinin görüldüğünü belirten Bakan Kurum, "Bugün büyük bir mutlulukla şunu gördük: Artık denizin dibinde deniz çayırları, orada denizyıldızlarının, yine deniz patlıcanlarının ekosistemi yeniden canlandı. Bu bizim için büyük bir mutluluk vesilesi" dedi<br>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğinde yürütülen "İzmit Körfezi Doğu Baseni Dip Çamurunun Temizlenmesi, Susuzlaştırılması ve Bertaraf Hizmeti Projesi" kapsamında çalışmalar aralıksız sürüyor. İkinci etabı tamamlanan proje kapsamında 2.4 milyon metreküp dip çamuru temizlendi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ile birlikte temizlenen bölgelere dalış gerçekleştirdi. Dalış sonrası açıklama yapan Bakan Kurum, "2022 yılında Marmara Denizi'ni Koruma Eylem Planı çerçevesinde İzmit Körfezimizde, Kocaeli'nde Körfezimizi temizlemek üzere Büyükşehir Belediyemizle birlikte bir proje başlattık. Aslında başlatmış olduğumuz proje, dünyanın en büyük çevre ve doğa koruma projesi. Hamdolsun, bugün büyük bir mutlulukla şunu gördük: Artık denizin dibinde deniz çayırları, orada denizyıldızlarının, yine deniz patlıcanlarının ekosistemi yeniden canlandı. Bu bizim için büyük bir mutluluk vesilesi" dedi.<br><br>"Deniz nefes almaya başladı"<br>Müsilaj sonrası hayata geçirilen Marmara Denizi Koruma Eylem Planı kapsamında başlatılan temizliğin Marmara için başarılı sonuçlar verdiğini ifade eden Bakan Kurum, "Cumhurbaşkanımız ve kıymetli eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, gerçekten bu projeye, Kocaeli'mize, Marmara'mıza ayrı bir önem, destek verdiler. Burada Büyükşehir Belediyemizle birlikte iki etabını tamamladık. İki etapta toplamda 2.4 milyon metreküp dip çamurunu çıkardık ve bertaraf ettik. Toplamda hedefimiz 3.8’e ulaşmak. Yani projenin yüzde 70'i tamamlandı diyebiliriz. Zaten oradaki ekosistem kendiliğinden canlanıyor. Daha önce görmediğimiz balıkları, görmediğimiz canlıları burada görmeye başladık ve açıkçası deniz nefes almaya başladı. Sahilimizde tüm Kocaelili vatandaşlarımız tertemiz, Marmara Denizi'nin o güzel, masmavi görüntüleri eşliğinde kötü kokuların olmadığı bir ortamda gezme imkanına erişecekler" diye konuştu.<br>"COP31’de tüm dünya Türkiye'nin çevre koruma projelerini görecek"<br>Bakan Kurum, dip çamuru temizliğinin Türkiye’nin ev sahipliğinde kasım ayında Antalya’da düzenlenecek COP31 sürecinde ‘Denizler ve Okyanuslar’ başlığına örnek bir uygulama olarak dünyaya tanıtılacağının altını çizdi:<br>"COP31 Başkanlığıyla birlikte, denizler ve okyanuslar başlığı altında da tüm dünyaya mesajlar vereceğiz. Tüm dünya Türkiye'nin çevre koruma projelerini görecek; bu projeyle birlikte aslında bu işe liderlik ettiğini görmüş olacak. Tüm dünyaya Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde çevre sevgisi nedir? Sözde çevreci değil; fiilen, aktif, somut adımlar atan, aksiyona ve uygulamaya dayalı çevrecilik nasıl olur? Tüm dünyaya gösteriyor olacağız. Artık söylemden taahhüde geçildiği, uygulamaya geçildiği; gelinen bu süreçte hep birlikte elimizi, gövdemizi taşın altına koymamız gerektiğini de tüm dünyaya buradan haykırıyor olacağız."<br>"Fethiye Körfezi'nde dip taramaya başlıyoruz"<br>Bakan Kurum, İzmit Körfezi’ndeki projenin benzerinin Fethiye Körfezi’nde de hayata geçirileceğini duyurdu. Kurum açıklamalarına şu şekilde devam etti:<br>"İzmit Körfezi'nden Fethiye Körfezi'ne uzanan temizliği devam ettireceğimiz bir proje başlatıyoruz. Fethiye'de de iki dip tarama gemimiz daha bünyemize katıldı. Fethiye Körfezi'nde dip taramaya başlıyoruz ve Fethiye Körfezimizi de inşallah ülkemize, vatandaşımıza, milletimize yakışır hale getirmek üzere adımımızı atıyoruz. Nasıl Kocaeli’nde bunu başardıysak, şimdi de Fethiye Körfezi'nde başaracağız."<br>"17 koyda mapa şamandıralar hizmet veriyor"<br>Yine COP31 eylem maddelerinden olan Sıfır Atık kapsamında Sıfır Atık Mavi Projesi’yle de denizleri koruyan çalışmaların devam ettiğini belirten Bakan Kurum, "Bir taraftan Sıfır Atık'la döngüsel ekonomi sisteminde atıklarımızı ayrıştırıp ülke ekonomisine kazandırırken, bir taraftan da Sıfır Atık Mavi ile denizlerimizi, göllerimizi, akarsularımızı korumaya çalışıyoruz. Bunun mücadelesini veriyoruz. Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi'nin başlattığı bu proje ile birlikte aslında dünyanın en büyük çevre hareketine dönüşmüş durumda. Göcek kıyılarında Mapa Şamandıra Projesi başlattık, bitirdik ve artık orada tekneler kafasına göre demir atamayacaklar. 17 koyda Çevre Ajansımız bu projeyi tamamladı ve şu an oradaki mapa şamandıralar vatandaşımıza hizmet veriyor" ifadelerini kullandı.<br>"Marmara’ya komşu belediyelere eylem planı uyarısı"<br>Bakan Kurum, Marmara Denizi’nin ekosisteminin korunması için bölge belediyelerine sorumluluklarını yerine getirme çağrısı yaptı:<br>"Denizler ve okyanuslar bizim için çok kıymetli, çok değerli. Çünkü bunlar yutak alanlarımız. Yani zararlı gazların, emisyonların yutulduğu alanlar. O yüzden de Marmara'yı önemsiyoruz. Marmara'daki bütün belediyeleri de sorumluluk almaya davet ediyoruz. Nasıl biz burada Kocaeli Büyükşehir Belediyemizle birlikte vermiş olduğumuz taahhütleri bir bir yerine getiriyorsak, diğer belediyeler de aynı şekilde atık su arıtma tesislerinin iyileştirilmesi, düzenli depolama sahalarının hayata geçirilmesi ve burada atık su arıtma tesisiyle denize deşarjı artık ileri biyolojik tesislerle yapmak durumunda. İcraatla yapacağız. Sözle değil, eylemle yapacağız ve hep birlikte bu mücadeleyi ortaya koymak durumundayız. O gün aldığımız Marmara Denizi Koruma Eylem Planı'nı da hayata geçirmek bizlerin vazifesi. Yapmamız gereken bir iş. Dolayısıyla tüm belediyeleri de o gün imza attıkları sorumluluklarını yerine getirmeye buradan bir kez daha davet ediyorum."<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/bakan-kurum-izmit-korfezine-daldi-1781429844.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Köpek kolunu kopardı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kopek-kolunu-kopardi-1260</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kopek-kolunu-kopardi-1260</guid>
                <description><![CDATA[Afyonkarahisar'da feci bir olay yaşandı. Kentte kızıyla birlikte bir dinlenme tesisine gelen 53 yaşındaki Feride Hozer'e saldıran köpek, kadının kolunu kopardı. İki kişinin tekme ve sandalyelerle vurmasına rağmen zapt edilemeyen köpek, yaralı kadına zarar vermek için tesise girmeye çalıştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Afyonkarahisar'da feci bir olay yaşandı. Kentte kızıyla birlikte bir dinlenme tesisine gelen 53 yaşındaki Feride Hozer'e saldıran köpek, kadının kolunu kopardı. İki kişinin tekme ve sandalyelerle vurmasına rağmen zapt edilemeyen köpek, yaralı kadına zarar vermek için tesise girmeye çalıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Afyonkarahisar'da kızıyla birlikte dinlenme tesisine gelen kadına saldıran köpek, kadının kolunu kopardı. İki kişinin tekme ve sandalyelerle vurmasına rağmen zapt edilemeyen köpek, yaralı kadına zarar vermek için tesise girmeye çalıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İHA'nın haberine göre olay, Afyonkarahisar'ın Dazkırı ilçesinde meydana geldi. Kızıyla birlikte Denizli-Afyonkarahisar kara yolu üzerinde faaliyet gösteren bir dinlenme tesisine gelen 53 yaşındaki Feride Hozer, başıboş bir köpeğin saldırısına uğradı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Korkuya kapılan kız çocuğu koşarak işletmeye girmeyi başarırken, talihsiz kadın ise tam anlamıyla dehşeti yaşadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kaçmaya çalışan kadını önce kolundan sonra ceketinden yakalayan köpek, yere düşürdüğü kadını sürüklemeye başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Olay anında tesiste yemek yiyen Atilla Özer, kızının yardım çığlıkları üzerine kadının yardımına koşu. İki kişinin tekme ve sandalyeli müdahalesine rağmen kontrol edilemeyen köpek, kadını kolları ve bacaklarından yaraladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAĞLIK EKİPLERİNİN TESİSE GİRMESİNE İZİN VERMEDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Köpeğe yapılan ardı ardına darbelerden faydalanıp kolunu kurtarmayı başaran kadın ve etrafındakiler, can havliyle tesise girmeyi başardı. Kurtulmayı başarınca kendisini yere bırakan kadının kolundan avuç içi kadar bir bölümün köpek tarafından koparıldığı görüldü. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin de tesise girmesine izin vermeyen ve halen içeriye girerek kadına zarar vermeye çalışan köpek, yardıma gelen vatandaşların desteğiyle kontrol altına alındı. Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan kadın, ambulansla hastaneye kaldırıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"HİÇ DÜŞÜNMEDEN YARDIM ETTİM"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yardım çığlıklarını duyar duymaz dışarı çıkarak saldırıya müdahale ettiğini belirten Atilla Özer, "İşletmede oturup yemek yediğimiz sırada dışarıdan içeriye koşan bir çocuk, dışarıda annesinin bir köpeğin saldırısına uğradığını söyledi. Dışarı baktığımda bir kadının köpeğin saldırısına uğradığını gördüm. Hiç düşünmeden dışarı koştum. O an aklımda hiçbir şey yoktu, tek düşüncem kadını kurtarmaktı. Elime geçen sandalyelerle ve tekme atarak köpeği uzaklaştırmaya, kadını yaralamasına engel olmaya çalıştım. Ancak köpek oldukça saldırgandı ve müdahale ettikçe saldırısını sürdürüyordu. Benim ve diğer bir kişinin tüm çabalarına rağmen kadının kolunu ve bacağını ısırmıştı. Köpeğe vurmaya devam ederken, kadını içeriye almayı başardık. Kadının durumu ağırdı ve kolunda derin bir yara vardı. 112 Acil Çağrı Merkezi'nden yardım istedik ama köpek gelen sağlık görevlilerinin tesise yaklaşmasına izin vermiyordu. Gelen vatandaşların desteğiyle, köpeği tutmayı başarınca sağlık ekipleri yaralıya müdahale etti. Eğer o gün orada olmasaydık, kadın belki bugün aramızda olmayabilirdi" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:24:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kopek-kolunu-kopardi-1781429106.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Önemli olan inancı kaybetmemek</title>
                <category>Spor</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/onemli-olan-inanci-kaybetmemek-1259</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/onemli-olan-inanci-kaybetmemek-1259</guid>
                <description><![CDATA[Maçta birçok fırsat bulduklarını belirten İtalyan teknik adam, "Yüzde 78 oranında top hakimiyeti bizdeydi. 30 tane şutumuz da vardı. Şanslı olmadığınız zaman bu şekilde bitiyorsunuz. Son aşamayı gerçekleştiremedik. Girmeyince, olmuyor. İstediğimizi elde etmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Burada önemli olan inancımızı kaybetmememiz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, Dünya Kupası'ndaki 2-0'lık Avustralya mağlubiyeti sonrası konuştu. Maçta birçok fırsat bulduklarını belirten İtalyan teknik adam, "Yüzde 78 oranında top hakimiyeti bizdeydi. 30 tane şutumuz da vardı. Şanslı olmadığınız zaman bu şekilde bitiyorsunuz. Son aşamayı gerçekleştiremedik. Girmeyince, olmuyor. İstediğimizi elde etmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız. Burada önemli olan inancımızı kaybetmememiz" dedi. Montella, Kerem Aktürkoğlu'nun sahada fazla tuttuğu yönündeki eleştirilere de, "Kaybettiğimiz zaman eleştiriler olacağını biliyorduk. Kazandığımızda da eleştiriler aldığımız oldu. Her zaman saygı duyduk. Kerem bugün sahada ruhunu bıraktı. Sonuna kadar mücadelesini verdi" şeklinde yanıt verdi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">A Milli Futbol Takımı, 2026 FIFA Dünya Kupası D Grubu ilk maçında Avustralya’ya 2-0 mağlup oldu. A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella, karşılaşmanın ardından basın toplantısında mücadeleyi değerlendirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avustralya’nın iyi bir maç oynadığını belirten Vincenzo Montella, “Biz zaten bunları biliyorduk. Fakat bunları bir şekilde aşamadık ve gol atamadık. Çok iyi oynadılar. Yüzde 78 oranında top hakimiyeti bizdeydi. 30 tane şutumuz da vardı. Şanslı olmadığınız zaman bu şekilde bitiyorsunuz. Son aşamayı gerçekleştiremedik. Gol atmak çok önemli. Atmaya çok yaklaştık ama savunmayı aşmak zor oldu. Aynı zamanda savunmaları uzun boyluydu. Bu tip rakiple mücadele etmek her zaman kolay değil. Onları tebrik ediyorum çok iyi oynadılar” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"KEREM BUGÜN SAHADA RUHUNU BIRAKTI"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Eleştirilere her zaman saygı duyduğunu dile getiren İtalyan teknik adam, “Kaybettiğimiz zaman eleştiriler olacağını biliyorduk. Kazandığımızda da eleştiriler aldığımız oldu. Her zaman saygı duyduk. Kerem bugün sahada ruhunu bıraktı. Sonuna kadar mücadelesini verdi. Gol atamayınca şöyle, böyle dememek gerekiyor. Can’ı forvet arkasında daha iyi görüyorum. Ancak Arda’yı merkeze çekince oyunda tutmak istedim. Farklı bir şeyler yapmak istedik. Barış’ın açık alan bulduğunda güçlü olabileceğini biliyoruz. Bu taktik belli durumlarda iyi işliyor. Kenan’ı sokmak istedim. Kenan’ı oraya almamızın sebebi, rakibimiz alan daralttığı için Kenan’ın dar alandaki özelliklerini kullanmak istedik. Kenan’ın dar alanda efektif olacağını düşündüğümüz için o şekilde tercih ettik” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İSTEDİĞİMİZİ ELDE ETMEK İÇİN ELİMİZDEN GELENİN EN İYİSİNİ YAPACAĞIZ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Mağlup durumdayken Mert Müldür ve Salih Özcan’ın oyuna dahil olmalarıyla ilgili gelen soru üzerine Montella, şöyle konuştu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“O anda değerlendirmelerimize göre kontratağı engellememiz gerekiyordu. Rakibimiz hızlı çıkıyordu. O anda hamleyi yapmak durumunda olduk. Arda ve Hakan uzun zamandır 90 dakika oynamadılar. Yanlarına enerji katabilecek oyuncular koymamız gerekiyordu. Farklı kombinasyonlar denedik. Şutlarımız oldu. Girmeyince, olmuyor. 30 şutumuz var. Daha zamanımız var. O yüzden istediğimizi elde etmek için elimizden gelenin en iyisini yapacağız.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"ÖNEMLİ OLAN İNANCIMIZI KAYBETMEMEMİZ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Rakiplerini küçümsemediklerini ve büyük saygı duyduklarını belirten Montella, “Avustralya’ya büyük saygım var. Ben onların bu şekilde oynayacağını bekliyordum. Özelliklerini en iyi şekilde kullanacaklarını biliyordum. Gol atma konusunda başarılı oldular. Kimse burada Avustralya’nın başarısınız olduğunu düşünmüyor. Kolay olacağını düşünmedik. Onların maçlarını takip ediyorduk. Teorik olarak kolay olacağı görülebilirdi ama gerçekten öyle olmuyor. Burada önemli olan inancımızı kaybetmememiz” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Arda Güler’in sağ kanada daha yakın oynadığı ve bu konuda taktiksel bir hata yapıp, yapmadığıyla ilgili gelen soru üzerine Montella, sözlerini şöyle noktaladı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bence ortada oynadı. Sağ kanattan çok ortada oynadı. Arda ortada daha iyi oynayan bir oyuncu. Özellikleri böyle zaten. Şut atabilir, asist yapabilir. Her zaman strateji oluştururken oyuncunun en iyi oynayabileceği pozisyonda oynamasını ön plana alırım. En azından böyle yapmayı deniyorum.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 14 Jun 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/onemli-olan-inanci-kaybetmemek-1781428767.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Muhsin Yazıcıoğlu dosyası tekrar açılıyor</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/muhsin-yazicioglu-dosyasi-tekrar-aciliyor-1258</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/muhsin-yazicioglu-dosyasi-tekrar-aciliyor-1258</guid>
                <description><![CDATA[Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma dosyası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi. Seçim çalışmaları kapsamında kiralanan helikopterin Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009'da düşmesi sonucu beraberindeki 5 kişiyle hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının üzerinden 17 yıl geçti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma dosyası, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderildi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Seçim çalışmaları kapsamında kiralanan helikopterin Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde 25 Mart 2009'da düşmesi sonucu beraberindeki 5 kişiyle hayatını kaybeden Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı&nbsp;<a href="https://www.ntv.com.tr/haberleri/muhsin-yazicioglu" target="_blank"><strong>Muhsin Yazıcıoğlu</strong></a>'nun vefatının üzerinden 17 yıl geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen&nbsp;<a href="https://www.ntv.com.tr/haberleri/sorusturma" target="_blank"><strong>soruşturma</strong></a>, yetkisizlik kararıyla&nbsp;<a href="https://www.ntv.com.tr/haberleri/ankara-cumhuriyet-bassavciligi" target="_blank"><strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı</strong></a>’na gönderildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ŞİMDİ NE OLACAK?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yetkisizlik kararının ardından dosyada yer alan tüm belge, ifade, rapor ve deliller Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na ulaştırılacak.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başsavcılık dosya kapsamındaki mevcut soruşturma evraklarını inceleyecek ve bundan sonraki süreçte izlenecek yol haritasını belirleyecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NTV Muhabiri Mustafa Berber, durumu şöyle özetledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bu soruşturmada bir detaya ulaşılamadı ve derdest olarak devam ediyordu. Bundan sonraki süreçte Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülecek. Daha kapsamlı bir şekilde yürütülmesi, eğer bir fail varsa faile ulaşılması veya bu derdest dosyanın bir şekilde sonuca erdirilmesi hedefleniyor.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>MUHSİN YAZICIOĞLU KİMDİR?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde 31 Aralık 1954'te doğan, ilk ve orta öğrenimini aynı ilçede, üniversite eğitimini ise Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde tamamlayan Muhsin Yazıcıoğlu, daha 14 yaşındayken Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katılarak siyasete ilk adımını attı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yazıcıoğlu, 18 yaşında Ankara'ya geldiğinde Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı, sonraki yıllarda Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini yürüttü.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Siyaset yoluna 1978'de Ülkücü Gençlik Derneğinin kurucu genel başkanı olarak devam eden Muhsin Yazıcıoğlu, 1980'de genel başkan müşaviri olarak MHP'de görev aldı. Anadolu gençliğinin en iyi şekilde yetişmesi düşüncesiyle hareket eden, gençlerin iyi eğitimler alarak vatana ve millete hizmet etmesi gerektiği düşüncesini ilke edinen Muhsin Yazıcıoğlu, 24 yaşındayken dönemin Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk'e yazdığı mektubunda "Eller silah değil, kalem tutmalı." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1980 askeri darbesinin ardından "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda" yargılandığı sırada 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl cezaevinde kalan Yazıcıoğlu, yargılama sonucunda herhangi bir ceza almadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milletine ve devletine bağlılığından hiçbir zaman taviz vermeyen Yazıcıoğlu, 1987'de siyasete kaldığı yerden devam etti, Milliyetçi Çalışma Partisinin (MÇP) Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>1993 YILINDA YENİ PARTİ KURDU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhsin Yazıcıoğlu, 1991'deki genel seçimlerde tercihli sistemle Sivas'tan milletvekili seçildi ve yaklaşık 1 yıl sonra "Siyasi anlayışımız uyuşmuyor" diyerek bir grup arkadaşıyla MÇP'den ayrıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1993'te kurucu genel başkanı olduğu Büyük Birlik Partisini (BBP) kuran Muhsin Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerinde ANAP ile yaptıkları ittifakla yeniden Meclis'e girdi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ANAP'tan 1996'da istifa ederek BBP'ye dönen Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007'de yapılan seçimlerde Sivas'tan bağımsız milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi ve seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/muhsin-yazicioglu-dosyasi-tekrar-aciliyor-1781257041.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyaz et sektöründeki  13 şirkete kayyım atandı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/beyaz-et-sektorundeki-13-sirkete-kayyim-atandi-1257</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/beyaz-et-sektorundeki-13-sirkete-kayyim-atandi-1257</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına neden olan eylemlere yönelik 8 ilde operasyon gerçekleştirildiğini; bu kapsamda 13 şirkete denetim kayyımı atandığını ve 32 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek, beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına neden olan eylemlere yönelik 8 ilde operasyon gerçekleştirildiğini; bu kapsamda 13 şirkete denetim kayyımı atandığını ve 32 şüphelinin gözaltına alındığını açıkladı. Aralarında Banvit, Erpiliç, Gedik Tavukçuluk, Lezita Gıda'nın da bulunduğu 13 şirkete denetim kayyumu atandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Gürlek, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında şu ifadelere yer verdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vatandaşlarımızın temel gıda ürünlerine adil, güvenli ve makul koşullarda ulaşabilmesi ile tüketici haklarının korunması, en hassas olduğumuz konuların başında gelmektedir. Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımız bu hedef doğrultusunda koordinasyon ve eşgüdüm içinde hareket etmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/beyaz-et" target="_blank">Beyaz et</a>&nbsp;sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen eylemlere yönelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde 8 ilde eş zamanlı adli operasyon gerçekleştirilmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">13 ŞİRKETE KAYYIM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milletimizin temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">32 ŞÜPHELİYE GÖZALTI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yürütülen soruşturma kapsamında; serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulanmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde; vatandaşlarımızın ekonomik haklarını zedeleyen, piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden ve haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve bu süreçteki değerli katkılarından ötürü Rekabet Kurumu, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Genel Müdürlüğü ile MASAK yetkililerine teşekkür ediyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/beyaz-et-sektorundeki-13-sirkete-kayyim-atandi-1781256287.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kritik ilaçları ülkemizde üreteceğiz</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kritik-ilaclari-ulkemizde-uretecegiz-1256</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kritik-ilaclari-ulkemizde-uretecegiz-1256</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "ProTürk projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "ProTürk projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen Türk Kızılay Ödülleri törenine katıldı. Törende sözlerine Türk Kızılay’ın 158’inci yaş gününü kutlayarak başlayan Erdoğan, "Milletimizin vicdan ve merhametinin inanç ve hamiyetinin sembolü olan hilalin ışığını yeryüzünün dört bir yanına taşıyan gönüllülerimize, hayırseverlerimize, bağışçılarımıza ve Kızılay çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum. Kızılay’ımıza canından can katan, kanından kan veren, bu müesseseyi imar ve ihya eden tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür ediyorum. Dünyanın farklı bölgelerinde kalbi bizimle atan, Kızılay’a yaptığı bağışlarla ahdine, mazisine, geleceğine sahip çıkan tüm dostlarımızdan Allah razı olsun diyorum. Türk Kızılay’ın kurucuları Dr. Marko Paşa’yı, Dr. Abdullah Bey’i, Kırımlı Aziz Bey’i ve Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa’yı bugün bir kez daha saygıyla yad ediyorum. Bu yapının küresel bir iyilik ve dayanışma hareketine dönüşmesinde payı olan, emeğiyle, çabasıyla, gayretiyle, alın ve fikir teriyle bu kuruluşa katkı sunan fakat artık fani dünyadan ebedi aleme göç etmiş tüm büyüklerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Bizim ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tarihin herhangi bir sayfası açıldığında Türk milletinin yer aldığı kısımlarda daima ahlakla, erdemle, şefkat ve merhametle karşılaşılacağını söyleyen Erdoğan, "Dayanışma gibi, paylaşma gibi, iyilik ve hayırda yarışma gibi hasletler bizim milli seciyemizin temel unsurlarıdır. Hamurumuzun özü ve mayasıdır. Bunlar millet olarak insanlığa en güzel örneklerini verdiğimiz mazi, hal ve istikbal hattında asırlar boyunca sancaktarlığını üstlendiğimiz değerlerdir. Bizim beslendiğimiz o mümbit kaynakta ruh köklerimizin uzandığı o bereketli toprakta acıyı dindirmek için, yarayı sarmak için, hepsinden öte bir derde deva olmak için kelimeye, cümleye, lügate ihtiyaç duyulmaz. Mazluma ve mağdura dili, dini, mezhebi sorulmaz. İhtiyaç sahibinin ırkına, rengine, meşrebine, kim olduğuna bakılmaz. Garibin, yoksulun, yetim ve öksüzün duasını almak, düşenin elinden tutmak, merhum Mehmet Akif’in ifadesiyle ‘hakkı tutup kaldırmak rıza-i ilahiden başka hiçbir amaç, hiçbir kaygı taşımaz.’ Bizim tüm bu hassasiyetlerimiz tarih boyunca kurduğumuz devletlerde olduğu gibi vakıf, dernek ve cemiyetlerimizde de en parlak şekilde tebarüz etmiştir" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Kızılay’ımız Milli Mücadele döneminde milletimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kurulduğu günden itibaren her ihtiyaç duyulduğunda Türk Kızılay’ın Mehmetçik’in yardımına koştuğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa Çanakkale Zaferi, Birinci Cihan Harbi ve İstiklal Savaşı’nda Kızılay’ın rolü çok ama çok önemlidir. Kızılay’ımız Milli Mücadele döneminde diğer hizmetlerinin yanı sıra cepheye tam 40 bin sandık sağlık malzemesi taşımış, kadını ve erkeğiyle, genci ve yaşlısıyla cefakar milletimizin aynı zamanda gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin dişinden tırnağından artırarak yaptığı bağış ve yardımları askerlerimize ulaştırmıştır" ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türk Kızılay’ın sadece Türkiye’de değil, dünyanın her noktasında ihtiyaç sahiplerine ulaştığına dikkati çeken Erdoğan, "Kızılay, Filistin’de, Bosna’da, Afganistan’da, Somali’de, Irak’ta, Suriye’de ve daha pek çok yerde yürüttüğü çalışmalarla gönül coğrafyamızdaki kardeşlerimizin sadece kalplerine değil, zihin ve hafızalarına da kazınmıştır. İç savaşlardan dolayı vatanını terk etmek zorunda kalan muhacirlere tam ve eksiksiz bir ‘Ensar’ şuuruyla yaklaşmış, milletimizin şefkat kucağını mazlumlara açmıştır. Hilal-i Ahmer doğal afet ve salgın dönemlerinde bakım, barınma ve beslenme faaliyetleriyle de ön safta yer almıştır. Kızılay, bu milletin yüz akıdır. Kızılay, bu ülkenin övünç kaynağıdır. Kızılay, medeniyetimizin kimlik vesikası, milli ve manevi şahsiyetimizin aynadaki yansımasıdır. Yurt içi ve yurt dışındaki faaliyetleriyle milletimizin iftihar vesilesi olan Kızılay ailemizi bugün bir kez daha tebrik ediyorum" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Saldırıların sürdüğü Gazze’de Kızılay’ımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kızılay’ın afet yönetiminden kan hizmetlerine, uluslararası yardımlardan sağlık ve sosyal hizmetlere, eğitim çalışmalarından barınma, beslenme ve psikososyal destek çalışmalarına kadar tüm çalışmalarını bugün de başarıyla sürdürdüğünü ifade eden Erdoğan, "Şube, temsilcilik ve delegasyonlarıyla, kan bağışı, hastane, lojistik ve tıp merkezleriyle, ihtiyaç sahiplerine yönelik ücretsiz butik mağazalarıyla tüm bu faaliyetler özverili bir şekilde sınır ve engel tanımadan devam ediyor. Gönüllülerimiz ve Kızılay mensuplarımız hizmetlerine ihtiyaç duyulan her yerde adeta arı gibi çalışıyor. Netenyahu’nun başını çektiği siyonist soykırım şebekesinin saldırılarını sürdürdüğü Gazze’de Kızılay’ımız bugüne kadar 26 bin tonu aşkın insani yardım malzemesini bölgeye ulaştırdı. 7 Ekim’den bu yana 15 milyon öğün sıcak yemekle Gazzeli kardeşlerimizin sofralarına katkı yaptı. Aşevi hizmetleriyle günlük 30 bin kişiye sıcak yemek dağıttı. Vekaletle kurban kampanyası ile Gazze için 22 bin 757 hisse kurban kesti" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Bugün Hitler’in yolundan gidenler böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ateşkes sonrası başlatılan ‘Gazze Neşeli Çocuklar Projesi’ ile Gazze’deki çocuklara gıda hizmeti veren Kızılay’ın bir yandan da çocuklara yönelik psikososyal destek faaliyetlerini ifa ettiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kızılay Gazze Ofisi, eş zamanlı olarak sahada ihtiyaçların tespiti ve iyileştirme çalışmalarını titizlikle yerine getiriyor. Gazze’nin yanı sıra siyonist barbarlığın hedefi olan Lübnan’da da Kızılay gayretleriyle milletimizin yüzünü ağartmaktadır. İsrail mevcut yönetim altında ham maddesi sadece kan ve gözyaşı, sadece istikrarsızlık ve kaos olan bir fitne üretim fabrikasına dönüşmüştür. Kan kokusu almış köpek balığı misali coğrafyamıza saldıranlar, eninde sonunda döktükleri kanın hesabını verecek, mazlumların arşı titreten ahı er veya geç zalimlerin yakasına yapışacaktır. Bugün Hitler’in yolundan gidenlerin unutmasınlar ki böyle devam ederlerse akıbetleri de tarihteki diğer zalimler gibi olacaktır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Kızılay geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin bir taraftan mazlumlara yardım elini uzattığını, diğer taraftan da katliam şebekesinin hukuk ve tarih önünde hesap vermesi için elinden geleni yapmaya devam edeceğini söyleyen Erdoğan, "Kızılay’ımız, 190’ı aşkın üyeye sahip Kızılay-Kızılhaç cemiyeti içinde geçtiğimiz yıl en fazla sayıda ülkeye en çok yardım ulaştıran birinci ulusal cemiyet olmuştur. Kızılay’ın elde ettiği bu başarı, aynı zamanda milletimizin cömertliğinin, alicenap karakterinin ve dayanışma bilincinin de en açık göstergesidir. 6 Şubat depremlerinde Kızılay’ımız tarihinin en büyük afet müdahale operasyonunu icra etmiştir. Kızılay asrın felaketinden çıkardığı derslerle afetlere hazırlık vizyonunu güçlendirmiş, kapasitesini yeniden ve daha güçlü biçimde inşa etmiştir. Deprem bölgesinde 400 milyonun üzerinde sıcak yemek ve paketli gıdayı afetzedelerimize dağıtmıştır. On binlerce çadır ve battaniye yardımının yanı sıra AFAD’ımızın barınma hizmetlerine destek olmuştur. Mobil mutfak, mobil fırın, mobil aşevleri ve ikram araçlarıyla sahada beslenme hizmetlerinin eksiksiz bir şekilde sunulmasını sağlamıştır. Depremden en çok etkilenen altı ilimizin kurulan toplum hizmet merkezleriyle sağlık, koruma, barınma, su ve sanitasyon alanlarında kapsamlı projeler gerçekleştirilmiştir. Esnaf ve çiftçi destek programları dahilinde on binin üzerinde esnaf ve çiftçimize nakit destek verilmiştir. Bu vesileyle depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızı bugün bir kez daha rahmetle anıyorum" açıklamasında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçen sene 3 milyon ünitenin üzerinde kan bağışı ile yeni bir rekora imza atan Kızılay’ın sağlık sektöründeki yerli ve milli yatırımlarını da başarıyla devam ettirdiğini bildiren Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Çubuk ilçemizde 130 bin metrekare alana sahip ProTürk fabrikası da bunlardan biridir. ProTürk projesiyle kandan elde edilen kritik ilaçları artık ülkemizde üreteceğiz. Bu ilaçları kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi hastalıkları ve hemofili gibi rahatsızlıkların tedavisinde kullanacağız. Böylelikle Türkiye’yi plazmadan kritik ilaç üreten ülkeler sınıfına dahil ederek bu ilaçlarda dışa bağımlılığa inşallah son vereceğiz. Ülkemiz ve milletimiz için şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyor projede emeği geçen tüm kardeşlerimi ayrı ayrı kutluyorum. Yurt dışından ithal edilen kan torbalarını kendi imkanlarımızla üreteceğimiz Silivri’deki fabrikamızın da kuruluş çalışmaları sürüyor. Bu fabrikanın tamamlanmasıyla yıllık yaklaşık 3 milyon kan torbasını ülkemizde ve kendi tesisimizde imal ederek 1 milyar liralık ithalat maliyetini sıfıra indireceğiz. Çok yakın bir dönemde hizmete alacağımız bu yatırımın da hayırlı uğurlu olmasını diliyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının ardından ödül sahiplerine ödüllerini takdim etti. Yılın Kök Hücre Bağışçısı Zübeyir Güçlü, Yılın Genç Kan Bağışçısı Onur Yetkin, Yılın Kan Bağışçısı Canan Karabulut, Yılın İlham Veren Kan Bağışçısı Büşra Tokgöz, Yılın Bireysel Bağışçısı Kemal Taşhan, Yılın İstikrarlı Bağışçısı Mehmet Sait Sancak ödül alırken, Yılın Kızılay İyilik Elçisi Ödülü ise Acun Ilıcalı’ya verildi. Yılın Kamu Kurumu Bağışçısı Ödülü’nü de Cumhurbaşkanlığı Koruma Hizmetleri Genel Müdürlüğü personeli adına Cumhurbaşkanlığı Koruma Başkanı Muhsin Köse aldı. Yılın Kurumsal Gönüllüsü ise Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Filistin Özel Ödülü’nü alan Renad Attallah, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a üzerinde "Free Palestıne" yazan siyah bir tişört hediye etti. Ödül töreninin ardından Ankara’nın Çubuk ilçesine bir canlı bağlantı gerçekleştirilerek, kanser, travma, yanık, bağışıklık sistemi rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılan ve kandan elde edilen kritik ilaçların üretileceği ProTürk fabrikasının temel atma töreni gerçekleştirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ömer Faruk Karataş - Muhammed Musab Gümüşer</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kritik-ilaclari-ulkemizde-uretecegiz-1781245986.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;a saldırıları iptal ettim</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/irana-saldirilari-iptal-ettim-1255</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/irana-saldirilari-iptal-ettim-1255</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, "İran ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınarak onaylanmış olması nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak bu akşam İran’a yönelik planlanan hava saldırılarını ve bombardımanları iptal ettim" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, "İran ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınarak onaylanmış olması nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak bu akşam İran’a yönelik planlanan hava saldırılarını ve bombardımanları iptal ettim" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump’tan sürpriz bir ateşkes açıklaması geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sosyal medya platformu Truth Social’dan açıklama yapan Trump, "İran İslam Cumhuriyeti ile yürütülen görüşmelerin İran liderliğinin en üst düzeyine taşınarak onaylanmış olması nedeniyle, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak bu akşam İran’a yönelik planlanan hava saldırılarını ve bombardımanları iptal ettim" dedi.<br>Görüşmelerin taraflarca onaylandığını belirten ABD Başkanı, "Görüşmeler ve nihai noktalar, hem prensipte hem de ayrıntılı düzeyde, Amerika Birleşik Devletleri, İsrail, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Türkiye, Pakistan, Bahreyn, Kuveyt, Ürdün, Mısır ve diğerleri dahil olmak üzere tüm taraflarca onaylanmıştır" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hürmüz Boğazı’ndaki ablukaya da değinen Trump, "Deniz ablukası, işlemler tamamlanana kadar tam olarak yürürlükte kalacaktır. İmza zamanı ve yeri kısa süre içinde duyurulacaktır" açıklamasını yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/irana-saldirilari-iptal-ettim-1781245721.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Beyaz et sektörüne soruşturma</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/beyaz-et-sektorune-sorusturma-1254</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/beyaz-et-sektorune-sorusturma-1254</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yürütülen soruşturma kapsamında; serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulanmıştır" dedi.v]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yürütülen soruşturma kapsamında; serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulanmıştır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek X hesabından yaptığı paylaşımda şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Vatandaşlarımızın temel gıda ürünlerine adil, güvenli ve makul koşullarda ulaşabilmesi ile tüketici haklarının korunması, en hassas olduğumuz konuların başında gelmektedir. Adalet, İçişleri, Ticaret ile Hazine ve Maliye Bakanlıklarımız bu hedef doğrultusunda koordinasyon ve eşgüdüm içinde hareket etmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Beyaz et sektöründe piyasa işleyişini bozarak haksız fiyat artışlarına ve tüketici mağduriyetine yol açtığı değerlendirilen eylemlere yönelik, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde 8 ilde eş zamanlı adli operasyon gerçekleştirilmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milletimizin temel gıda tedarik zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin hukuka uygun, şeffaf ve denetlenebilir şekilde sürdürülebilmesi amacıyla soruşturma kapsamındaki 13 şirkete denetim kayyımı atanmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yürütülen soruşturma kapsamında; serbest rekabet ortamını ihlal ederek fiyatları tüketici aleyhine yönlendirdiği değerlendirilen 32 şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri uygulanmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde; vatandaşlarımızın ekonomik haklarını zedeleyen, piyasa düzenini bozmaya teşebbüs eden ve haksız kazanç sağlamaya yönelik hiçbir usulsüzlüğe müsamaha gösterilmeyecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve bu süreçteki değerli katkılarından ötürü Rekabet Kurumu, Piyasa Gözetimi ve Denetimi Genel Müdürlüğü ile MASAK yetkililerine teşekkür ediyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/beyaz-et-sektorune-sorusturma-1781245352.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Silivri Belediyesi&#039;ne operasyon: 17 gözaltı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silivri-belediyesine-operasyon-17-gozalti-1253</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/silivri-belediyesine-operasyon-17-gozalti-1253</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul'da, Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul'da, Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından Silivri Belediyesi'ne yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında operasyon düzenlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İHA’ daki habere göre operasyonda, Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu'nun da aralarında bulunduğu 17 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAVCILIKTAN AÇIKLAMA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında şu açıklamada bulunuldu: "Silivri Belediyesi nezdindeki bazı iş ve işlemlerin menfaat temini amacıyla kullanıldığı, belediyeye personel alınması, işletme devri/kiralanması, imar, ruhsat, mühürleme, kaçak yapı, malvarlığı edinimi ve belediye taşınmaz satışı süreçlerinde usulsüzlükler bulunduğu, ayrıca belediyeye ait tescil harici/park alanı niteliğindeki bir taşınmazın düşük bedelle satılması suretiyle 21.522.717 TL kamu zararı oluştuğuna ilişkin bilirkişi tespiti yapılmış olup, mevcut tespitler doğrultusunda suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, rüşvet alma-verme, irtikâp, nüfuz ticareti, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, imar kirliliğine neden olma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden soruşturma işlemlerine başlanılmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kapsamda isnat edilen eylemlerin örgütlü yapı içerisinde işlendiği, örgütün kurucusu ve yöneticisi konumunda bulunduğu değerlendirilen belediye başkanı Bora Balcıoğlu ile birlikte hareket eden diğer şüphelilerin belediye iş ve işlemleri üzerinde nüfuz kullanarak haksız menfaat temin ettikleri yönünde kuvvetli şüphe bulunması nedeniyle, şüphelilerin yakalanması ve suç delillerinin ele geçirilmesi amacıyla eş zamanlı operasyon icra edilmiş, arama ve el koyma işlemleri yapılmış, bu kapsamda belediye başkanı dahil toplam 17 şüpheli şahıs hakkında gözaltı kararı uygulanmış, soruşturma kapsamında delillerin toplanması, şüpheli ifadelerinin alınması ve suçtan elde edildiği değerlendirilen malvarlığı değerlerinin tespitine yönelik işlemler titizlikle sürdürülmektedir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin yapılması için İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne götürüldü. Soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Jun 2026 09:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/silivri-belediyesine-operasyon-17-gozalti-1781245059.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pakistan&#039;da düşen helikopterde 22 asker hayatını kaybetti</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/pakistanda-dusen-helikopterde-22-asker-hayatini-kaybetti-1252</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/pakistanda-dusen-helikopterde-22-asker-hayatini-kaybetti-1252</guid>
                <description><![CDATA[Pakistan'ın Azad Keşmir bölgesinde dün düşen askeri helikopterde 22 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.
Pakistan'ın Azad Keşmir bölgesinin başkenti Muzaffarabad'da dün Mi-17 helikopterinin teknik arıza nedeniyle kalkış sırasında düştüğü kazada bilanço belli oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Pakistan'da düşen helikopterde 22 asker hayatını kaybetti<br><br><br>AZAD KEŞMİR (İHA) - Pakistan'ın Azad Keşmir bölgesinde dün düşen askeri helikopterde 22 kişinin hayatını kaybettiği açıklandı.<br>Pakistan'ın Azad Keşmir bölgesinin başkenti Muzaffarabad'da dün Mi-17 helikopterinin teknik arıza nedeniyle kalkış sırasında düştüğü kazada bilanço belli oldu. Kazada 19'u asker, biri binbaşı ve 2'si albay olmak üzere 22 kişinin hayatını kaybettiği ifade edildi. Askerlerin bugün düzenlenen cenaze törenlerinin ardından defnedildiği aktarıldı.<br>Kazanın kesin nedenini belirlemek üzere soruşturma kurulu görevlendirilmişti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/pakistanda-dusen-helikopterde-22-asker-hayatini-kaybetti-1781175341.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ünlülere uyuşturucu operasyonu</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/unlulere-uyusturucu-operasyonu-1251</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/unlulere-uyusturucu-operasyonu-1251</guid>
                <description><![CDATA[Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 22 isim hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. Listede, Beren Saat, Kenan Doğulu, Ozan Doğulu Enis Arıkan, Ayşe Hatun Önal, Selin Ciğerci, Berdan Mardini ve Kerimcan Durmaz gibi isimlerin olduğu öğrenildi. Adreslerde yapılan aramalarda ise hassas terazi ve uyuşturucu madde ele geçirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ünlü isimlere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı. Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 22 isim hakkında gözaltı kararı çıkartıldı. Listede, Beren Saat, Kenan Doğulu, Ozan Doğulu Enis Arıkan, Ayşe Hatun Önal, Selin Ciğerci, Berdan Mardini ve Kerimcan Durmaz gibi isimlerin olduğu öğrenildi. Adreslerde yapılan aramalarda ise hassas terazi ve uyuşturucu madde ele geçirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ünlü isimlere yönelik&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/uyusturucu" target="_blank">uyuşturucu</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/fuhus" target="_blank">fuhuş</a>&nbsp;soruşturmasında yeni bir gelişme yaşandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ÜNLÜLERE YENİ UYUŞTURUCU OPERASYONU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Edinilen bilgiye göre, toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucuyla mücadele kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığının ünlü isimlere yönelik yürüttüğü uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında kolluk güçlerince yeni bir operasyon dalgası başlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>22 ŞÜPHELİ HAKKINDA GÖZALTI KARARI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, soruşturma kapsamında haklarında yakalama kararı verilen 22 şüpheli için gözaltı kararı verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BEREN SAAT, KENAN DOĞULU, KERİMCAN DURMAZ…</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gözaltı kararı verilen isimler şöyle: Şarkıcı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/kenan-dogulu" target="_blank">Kenan Doğulu</a>, oyuncu Beren Saat, şarkıcı Yaşar İpek, şarkıcı Ayşe Hatun Önal, oyuncu Enis Arıkan, fenomenler Kerimcan Durmaz, Selin Ciğerci, aranjör ve DJ Ozan Doğulu, şarkıcı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/berdan-mardini" target="_blank">Berdan Mardini</a>, yönetmen Murat Saygı, yönetmen Mehmet Cem Karcı, iş insanı Emre Tari, modacı Tolga Çam, manken Tessy Ramos Correia, modellik firması sahibi Mehmet Yıldız, borsacı Ferhan Kaya, Beko Ocakbaşı sahibi Ahmet Karoğlu, Reyhan Küçükyeğen, Enis Ahmet Onat, Hasan Vatan, Rafet Eren Yorulmazer, Ali Efe Bezci<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sağlık kontrolünden geçirilen ünlü simalar, ifade işlemleri için Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nün Küçükçekmece ilçesindeki merkezine götürüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ADRESLERDE HASSAS TERAZİ VE UYUŞTURUCU MADDE ELE GEÇİRİLDİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimlere yönelik aramalarda yeni detaylara ulaşıldı. Tessy Ramos Correia'nın adresinde yapılan aramada 7,43 gram esrar maddesi ele geçirildiği öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mehmet Yıldız'a yönelik aramada ise 1 adet hassas terazi ile 1 adet öğütücü ele geçirildi. Ayrıca CHEEKY CLUP isimli işletmede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla yapılan aramada 1 gram esrar maddesi ele geçirildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/unlulere-uyusturucu-operasyonu-1781161352.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kubbeyi otlar sardı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kubbeyi-otlar-sardi-1250</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kubbeyi-otlar-sardi-1250</guid>
                <description><![CDATA[Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen İshakpaşa Sarayı'nın kubbe kısmında yetişen otlar, ziyaretçilerin dikkatini çekti. Tarihi yapının korunmasına yönelik hassasiyet gösteren vatandaşlar, gerekli bakım çalışmalarının yapılmasını istediler.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İshakpaşa Sarayı'nın kubbesindeki otlar ziyaretçilerin dikkatini çekti<br><br><br>AĞRI (İHA) - Ağrı'nın Doğubayazıt ilçesinde bulunan ve Osmanlı mimarisinin en önemli eserlerinden biri olarak kabul edilen İshakpaşa Sarayı'nın kubbe kısmında yetişen otlar, ziyaretçilerin dikkatini çekti. Tarihi yapının korunmasına yönelik hassasiyet gösteren vatandaşlar, gerekli bakım çalışmalarının yapılmasını istediler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İshakpaşa Sarayı'nı ziyaret eden Mustafa Perdeci, kubbe üzerinde görülen bitki örtüsünün tarihi yapıya zarar verebileceği endişesini taşıdığını belirtti. Perdeci, "Burası sadece bölgemizin değil, ülkemizin önemli tarihi değerlerinden biri. Kubbede yetişen otları görünce üzüldüm. Tarihi eserlerin korunması hepimizin ortak sorumluluğu. Yetkililerin gerekli incelemeleri yaparak bakım çalışmalarını gerçekleştirmesini bekliyoruz." dedi.<br>Her yıl çok sayıda yerli ve yabancı turisti ağırlayan İshakpaşa Sarayı'nın tarihi dokusunun gelecek nesillere aktarılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken ziyaretçiler, kültürel mirasın korunmasına yönelik düzenli bakım ve kontrollerin aksatılmaması gerektiğini vurguladı.<br>Uzmanlar ise tarihi yapılarda kontrolsüz şekilde yetişen bitkilerin zaman içerisinde yapı malzemelerine zarar verebileceğini belirterek, bu tür durumlarda koruma ilkelerine uygun müdahalelerin yapılmasının önemine işaret ediyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kubbeyi-otlar-sardi-1781160077.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Soğanda bereketli hasat</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/soganda-bereketli-hasat-1249</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/soganda-bereketli-hasat-1249</guid>
                <description><![CDATA[Hatay'ın bereketli topraklarının yer aldığı Amik Ovası'nda başlayan verimli soğan hasadı devam ediyor. Nisan ayında ilk hasatta tarlada kilosu 22 TL olan ürünün fiyatının son günlerde yükselerek 30 TL'ye çıkması üreticiyi memnun etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Soğanda bereketli hasat: 30 TL'yi bulan fiyat üreticiyi memnun etti<br><br><br>Ramazan İlın - İsmet Biçen<br>HATAY (İHA) - Hatay'ın bereketli topraklarının yer aldığı Amik Ovası'nda başlayan verimli soğan hasadı devam ediyor. Nisan ayında ilk hasatta tarlada kilosu 22 TL olan ürünün fiyatının son günlerde yükselerek 30 TL'ye çıkması üreticiyi memnun etti.<br>Yaz aylarının gelmesiyle Hatay'da yeterli olgunluğa ulaşan tarım ürünlerinin hasadı devam ediyor. Nisan ayı ortalarında başlayan soğan hasadı, Haziran ayında da devam ediyor. Ürünün ilk hasatta tarladan çıkan fiyatı 22 TL iken güncel fiyatı 30 TL'yi buldu. Son zamanlardaki soğan fiyatlarındaki artış, üreticiyi memnun etti. Geçen yıl kuraklık nedeniyle verim düşük kalırken bu yılki yağışlarla birlikte verimin artmasıyla dönüm başı 5 ton soğan toplanıyor. Hasat zamanlarında şehir şehir dolaşarak ekmek paralarını kazanmaya çalışan mevsimlik işçiler, soğan toplayarak bin TL yevmiye alıyor. Mart ayında ekimi yapılan soğanın hasadı Ağustos ayına kadar sürecek.<br><br>"Soğanların fiyatları 10 gün önce 18 TL iken şimdi ise fiyatlar 30 TL'yi buldu"<br>Kırıkhan ilçesi Kürtnasır Mahallesi'ndeki 40 dönümlük tarlada, yaklaşık 150 mevsimlik işçiyle hasat sürüyor. Soğanın fiyatının son günlerdeki artışla tarladan 30 TL'den alıcı bulduğunu söyleyen işçibaşı Sinan Çiftçi, "Hasat güzel ve iyi gidiyor. Soğan tarlasında 150 işçiyle çalışıyoruz. İşçilerin yevmiyesi günlük bin TL. Soğanların fiyatları 10 gün önce 18 TL iken şimdi ise fiyatlar 30 TL'yi buldu. Çiftçinin yüzü bu yıl güldü ve soğan son fiyatlardan sonra uçuşa geçti. İşçi yevmiyesi ise az ve kurtarmıyor. Çocuklarla birlikte soğan tarlasına geliyoruz. Hava şartları zorluyor. Geçen sene kulaklık olduğu için verim iyi değildi. Bu yılki yağışlarla birlikte verim çok iyi oldu. Soğan işleri güzel oldu ve fiyatı da iyi oldu. Ben 25 senedir bu işi yapıyorum. Bu yıl iş olarak güzel gidiyor. Bu tarlada dönüm başı 5 ton almayı bekliyoruz. Soğan Mart ayında ekiliyor Ağustos ayına kadar hasadı sürüyor" dedi.<br><br>"Geçen yıl kuraklıktan dolayı verim iyi değildi ama bu yıl verim iyi gidiyor"<br>Soğan tarlasında 150 işçiyle birlikte hasat yaptıklarını ifade eden işçi Ramazan Çoban, "Biz burada soğan toplama işleri yapıyoruz. Soğanda hasat bu yıl iyi gidiyor ve bu yıl soğan iyi para ediyor. Soğanları toplarken büyüklüklerine göre üçe ayırıyoruz. Ayrıldıktan sonra 3 çeşit sandığa koyuyoruz. Burada 2,5 ay çalıştıktan sonra Amasya'ya gideceğiz. Burada hava çok sıcak oluyor. Çocuklarımızla birlikte geliyoruz ve yevmiye yetmiyor. Burada toplam 150 işçi var. Geçen yıl kuraklıktan dolayı iyi değildi ama bu yıl verim iyi gidiyor" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/soganda-bereketli-hasat-1781159741.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Anlaşmayı imzalamazsa tekrar saldıracağız</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/anlasmayi-imzalamazsa-tekrar-saldiracagiz-1248</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/anlasmayi-imzalamazsa-tekrar-saldiracagiz-1248</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın anlaşmayı imzalamaması durumda "yarın" yeniden saldırı gerçekleştireceklerini duyurdu. Trump İran'a yönelik son saldırıda 49 Tomahawk füzesi kullanıldığını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Trump: "İran anlaşmayı imzalamazsa yarın yeniden saldıracağız"<br>"İran'daki hedefleri vurmak için 49 Tomahawk füzesi kullanıldı"<br><br>WASHINGTON (İHA) - ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın anlaşmayı imzalamaması durumda "yarın" yeniden saldırı gerçekleştireceklerini duyurdu. Trump İran'a yönelik son saldırıda 49 Tomahawk füzesi kullanıldığını belirtti.<br>ABD Başkanı Trump, Fox News'e İran'a yönelik saldırılar sırasında açıklamalarda bulundu. Trump, İran'ın ABD'li müzakereciler tarafından sunulan anlaşmayı imzalamaması halinde ABD'nin "yarın" yeniden saldıracağını belirterek küfürlü bir ifade kullandı. Trump ayrıca, "İran içindeki hedefleri vurmak için 49 Tomahawk füzesi kullanıldı, bunlardan bazıları İran'ın başkenti Tahran'a 64 kilometre kadar yakındı" dedi. Trump, ABD savaş uçaklarının İran semalarında faaliyet gösterdiğini, ülkenin güneybatı kesiminde, Basra Körfezi'ne yakın bölgelerde radar sistemlerini ve hava savunma sistemlerini etkisiz hale getirdiğini söyledi. Trump ayrıca İranlı üst düzey yetkililerin kendisini arayarak ABD'den bombardımanı durdurmasını istediklerini iddia etti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/anlasmayi-imzalamazsa-tekrar-saldiracagiz-1781159457.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>9 milletvekili Yüksek Disiplin Kurulu&#039;na sevk edildi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/9-milletvekili-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi-1247</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/9-milletvekili-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi-1247</guid>
                <description><![CDATA[CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, "9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibariyle karar verilmiş bulunuyor" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, "9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibariyle karar verilmiş bulunuyor" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantının ardından açıklamalarda bulunan Sarı, MYK’nin gündeminde Türkiye’de gündemi ve ‘mutlak butlan’ süreci olduğunu anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘Mutlak butlan’ kararının ardından Özgür Özel tarafıyla sürekli diyalog halinde olmak ve müzakereler yapmak istediklerini dile getiren Sarı, bu konuyla ilgili diyalog heyeti kurma önerisinde bulunduğunu hatırlattı. Sarı, "Bu konuyla ilgili iyi niyetli çabalarımızın sonuç vermediğini de gördük. Biz ne kadar ılımlı yaklaşımla bu süreci diyalogla ve ortak akılla sona erdirelim ve partinin önüne bir yol haritası koyalım biçimde yaklaşırsak yaklaşalım arkadaşlarımız bu konuyla ilgili bizim uzattığımız elleri her seferinde geri çevirdi. Dolayısıyla bir ilerleme şansımız olmadı" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Yarın Parti Meclisi’ni topladığımızda yine kurultay tartışacağız"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kurultay yapmak istediklerini her defasında dile getirdiklerini hatırlatan Sarı, "Bizler bir kurultaysız yol yürümek niyetinde değiliz. Böyle bir şeyin hiçbir zamanı olmadı. Partinin içine düştüğü bu durumdan ancak bir siyasi müdahaleye çıkabileceğimizi hep söyledik. Bu siyasi müdahalede hiç kuşkusuz ki kurultay. Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi örgütüne kendi delegasyonuna bu konuyu bir kere daha sormaktı. Dolayısıyla böyle bir kaçışımız yok. Ancak bütün bunlara rağmen hala biz aynı yerdeyiz Yarın Parti Meclisi’ni topladığımızda yine kurultay tartışacağız arkadaşlarımızla. Nasıl bir kurultay yapabileceğimizi, yol haritamızın ne olacağını tartışacağız" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"9 tane arkadaşımız Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Partinin kurumsal kimliğini korumaya yönelik iş ve eylemler içinde bir siyasal pozisyon almak zorunda kaldıklarını belirten Sarı, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Partinin bu mutlak butlan belasıyla ilişkilendirilmesine neden olan ve Türkiye tarihinde hiç olmayacak biçimde kongresi ve kurultayları yok sayılan bir Cumhuriyet Halk Partisi sürecine katkı sağlayan, bu konuyla ilgili haklarında şaibe bulunan, kamuoyunda sıklıkla tartışılan, iddianamelere konu olan bu arkadaşlarımızla ilgili bir disiplin süreci uygulama kararı almış bulunuyoruz. Bu karar zor bir karar ama alınması gereken bir karardı. Dolayısıyla temiz siyaset açısından içine düştüğümüz bu durumdan partiyi arındırmak açısından zor da olsa bu kararı almak zorunda kaldık. Arkadaşlarımızın hepsi oy birliği ile böyle bir karara imza atmışlardır. 9 tane arkadaşımız parti tüzüğümüzün ilgili maddeleri çerçevesinde tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiş bulunuyor ve partideki mevcut tüm görevlerinden de uzaklaştırılmasına an itibariyle karar verilmiş bulunuyor."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Bizim aklandıktan sonra bütün bu arkadaşlarımıza da kapımız açık"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Disiplin sevk edilen isimleri paylaşan Sarı, "Balıkesir milletvekilimiz Ensar Aytekin, Mersin milletvekilimiz Ali Mahir Başarır, İstanbul milletvekilimiz Gökhan Günaydın, Bursa milletvekilimiz Nurhayat Altaca Kayışoğlu, İstanbul milletvekilimiz Özgür Karabat, Ankara milletvekilimiz Umut Akdoğan, Malatya milletvekilimiz Veli Ağbaba, İstanbul milletvekilimiz Turan Taşkın Özer ve Adana milletvekilimiz Burhanettin Bulut. Bu arkadaşlarımız iddianamelerde yer alan dolayısıyla bizim temiz siyaset anlayışımız çerçevesi içerisinde de arınma siyasetimizin oluşması açısından, buraya katkı sağlamak açısından almış olduğumuz bir karara muhatap oldular. Yargı süreci işliyor kuşkusuz. Ceza davaları devam ediyor, önümüzdeki süreçte bu arkadaşlarımız da kendilerini ispat etmek durumunda kalacaklar ve kendilerinin yargı karşısında savunmak durumunda kalacaklar. Aklanıp gelecekler. Bizim aklandıktan sonra bütün bu arkadaşlarımıza da kapımız açık, kalmaya devam edecekler" ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İtiraz edebilirler itiraz yolları açık"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Basın mensuplarının sorularını cevaplayan Sarı, parti iç tüzüğüne göre ihraç talebinin PM tarafından alındığıyla ilgili soru üzerine, "Parti tüzüğümüzde ivedi işler ivedi durumlar diye bir ibaret ve tanımlama var ve bu ivedi durumlar çerçevesinde herhangi bir parti üyesinin disipline MYK aracılığıyla sevk edilmesini düzenliyor. Daha önce de uygulamaları var bunun. Uygulamalar çerçevesinde biz bu kararı almış durumdayız Elbette arkadaşlarımız buna itiraz edebilirler itiraz yolları açık. Hem MYK kararının kendisine hem Yüksek Disiplin Kurulu’na doğru bir giriş söz konusu olduğunda oraya hem de başka hukuki süreçlere başvurabilirler" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sarı, Özgür Özel ile ilgili bir değerlendirme olup olmadığına ilişkin, "Onunla ilgili değerlendirme daha sonra yapılacak" yanıtını verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ece Nur Öztürk - Gürkan Sayın</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/9-milletvekili-yuksek-disiplin-kuruluna-sevk-edildi-1781159144.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP bizi ilgilendirmiyor</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chp-bizi-ilgilendirmiyor-1246</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chp-bizi-ilgilendirmiyor-1246</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarda muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’taki 6 beldede yapılan seçimlerde 4 belediyeyi AK Parti’nin, 1 belediyeyi ise MHP’nin kazandığını ifade ederek "Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti Grubundaki kardeşlik tablosunun herkese örnek olmasını temenni ediyorum" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Meclis Grup toplantısında konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamalarda muhalefete yönelik sert eleştirilerde bulundu. Gümüşhane, Nevşehir ve Tokat’taki 6 beldede yapılan seçimlerde 4 belediyeyi AK Parti’nin, 1 belediyeyi ise MHP’nin kazandığını ifade ederek "Türk siyasetine hiç yakışmayan olayların yaşandığı bugünlerde AK Parti Grubundaki kardeşlik tablosunun herkese örnek olmasını temenni ediyorum" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP’deki kurultay tartışmalarına değinen Erdoğan,yaşanan ihtilafların taraflarının CHP’liler olduğunu, sürecin yargı tarafından değerlendirildiğini söyledi "Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz, olmayacağız. AK Parti olarak samimi temennimiz bu krizin bir an önce aşılmasıdır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Otobüslerle o şehirden bu şehirlere sürükledikleri vatandaşlarımız üzerinden güya ahkam kesiyor kendilerini dev aynasında görüyorlardı. Sandık sonuçlarının gelmesiyle birlikte ortadan kayboldular.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugün de aynısını yapıp faturayı kendi beceriksizlikleri dışında herkese kesen kibir abidelerine şunu söylemek isterim; beyler siz bu kafayla giderseniz sandıkta daha çok tokat yersiniz. Sorun bunların sadece siyasete bakış açılarında siyaset tarzlarında çirkef üsluplarında değil. Sorun bunların zihniyetindedir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">'Mutlak butlan' yorumu<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kendi aralarındaki anlaşmazlıkları, yargı kararları çerçevesinde sükunetle çözmek yerine kimi zaman bizi ve mahkemeleri suçlayarak kendilerine toz kondurmuyorlar. Kurultayı yapan da şaibe karıştığını iddia eden de bu iddiaları mahkemeye götüren de CHP'lilerdir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gazi Mustafa Kemal'in kurduğu partiyi -affınıza sığınarak söylüyorum- pavyon masalarına düşüren de kendileridir. Rüşvet aldım, verdim diyenler aynı şekilde kendileridir. Dün halkın umudu dediklerine bugün hain damgası vuranlar kendilerinden başkası değildir. Tüm tarafların CHP'li olduğu bir ihtilafta yargı gerekli değerlendirmeleri yapmış neticede hükmünü vermiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">'Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz'<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mahkeme kararı sonrası yaşananlar bizim haklılığımızı teyit etmiştir. Partimize yönelik onca hakarete rağmen karar sonrası da tartışmaların uzağında durduk. Siyaset bezirganlarının sataşmalarına kulak asmadık. Tartışmaları güvenli bir mesafeden takip etmekle yetindik, aynı tavrımızı koruyoruz. CHP'deki anafor bizi zerre ilgilendirmiyor. Biz bu girdabın içine sürüklenmek veya çekilmek asla istemiyoruz. Koltuk ve salon kapmaca savaşının tarafı değiliz, olmayacağız. Milletimizin beklentisi de bu yönde. AK Parti olarak samimi temennimiz bu krizin bir an önce aşılmasıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/chp-bizi-ilgilendirmiyor-1781092516.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul&#039;da panik</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/istanbulda-panik-1245</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/istanbulda-panik-1245</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul’da Sarıyer’e bağlı Ayazağa Mahallesi’nde havaların ısınmasıyla birlikle keneler ortaya çıktı. Kelimenin tam anlamıyla mahalleyi istila eden keneler, panik dalgasına yol açtı. Peki şehrin göbeğinde bu kadar fazla kene olması normal mı? Başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde kenelerde bir patlama mı söz konusu? Tehlikenin boyutu ne?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul’da Sarıyer’e bağlı Ayazağa Mahallesi’nde havaların ısınmasıyla birlikle keneler ortaya çıktı. Kelimenin tam anlamıyla mahalleyi istila eden keneler, panik dalgasına yol açtı. Peki şehrin göbeğinde bu kadar fazla kene olması normal mı? Başta İstanbul olmak üzere ülke genelinde kenelerde bir patlama mı söz konusu? Tehlikenin boyutu ne?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayazağa mahallesinde özellikle akşam saatlerinde ortaya çıkan ve sayıları neredeyse binleri bulan keneler yüzünden büyük korku yaşayan mahalle sakinleri, kenelerin ölümcül hastalıklara yol açmasından endişe ediyor.&nbsp;Akşamları ellerinde cımbızla kene avına çıkan mahalleli, bir hafta içinde 500’den fazla kene öldürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki Sarıyer Ayazağa'da görülen bu ani kene istilasının arkasındaki temel faktörler nelerdir? İstanbul'un diğer yeşil/ormanlık ilçelerinde de benzer patlamalar beklemeli miyiz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Marmara Üniversitesi, Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Zooloji Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Yavuz Turan, kenelerin ortaya çıkmasında birçok faktör bulunduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bunlardan birincisi abiyotik faktörlerdir. Türkiye’de özellikle son yıllarda daha&nbsp;ılıman geçen bir kış ve bununla birlikte yüksek sıcaklıklarla gelen bahar ve yaz ayları ile kene popülasyonlarında artış görülüyor” diyen Yavuz Turan ekledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Kenelere özellikle büyük ve küçükbaş hayvanların olduğu ahırlar, meralar, otlak alanlarda çok rastlanıyor. Keneler burada rastladığı hayvan veya insanların vücuduna geçerek ısırma sonucu vücutta beslenmeye başlıyor. Bu sebeple ormanlık, mera, ahır, piknik alanları gibi ortamlar keneler için en uygun ortamlardır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KENE POPÜLASYONUNDA ARTIŞ GÖRECEĞİZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sarıyer Ayazağa’da belirtilen kene artışının da birçok sebebi olabileceğini belirten Yavuz Turan şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“İlk önce bu kene türlerinin burada daha önce kaydı olup olmamasına bakmak lazım. Eğer İstanbul için ilk kayıt ise taşınma ile geldiği düşünülebilir. Ayrıca yaklaşık iki hafta önce Kurban Bayram’ını geçirdik.&nbsp;Anadolu’nun farklı kesimlerinde birçok küçük ve büyükbaş hayvan İstanbul’a getirildi. Bu bölgedeki keneler bu hayvanlarla taşınmış olabilirler&nbsp;diye düşünüyorum. İstanbul’da farklı kene türleri bulunuyor. Bu sebeple özellikle bu aylardan itibaren kenelerin popülasyonlarında artış gözlenmesi muhtemeldir.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRIM KONGO RİSKİ VAR MI?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i>Türkiye'de kene denince akla ilk olarak İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerindeki Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) geliyor. İstanbul ve Marmara genelindeki kene türleri de bu ölümcül virüsü taşıyor mu?</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yavuz Turan, bu soruyu şöyle yanıtladı:&nbsp;“KKKA virüsünü taşıyan kene türünün İç Anadolu ve Karadeniz’in iç kesimlerinde daha çok yaygın olması sebebi ile burada vakaların olduğunu görüyoruz. KKKA veya Lyme hastalığı kene türüne göre değişiyor. Literatür incelendiğinde İstanbul ve Marmara’da da bu kene türleri bulunuyor. Ancak İstanbul'da KKKA riski, hastalığın endemik olduğu bölgelere kıyasla oldukça düşüktür.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KENELERİN TOPLANMASI MÜCADELE BAKIMINDAN PEK ETKİLİ DEĞİL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayazağa mahallesi sakinlerinin kendi imkanlarıyla, cımbızla kene toplaması konusuna da değinen Yavuz Turan, “Kenelerin çıplak elle toplanması önerilmez. Kenenin vücuda tutunması durumunda patojen bulaştırma riskini de artırmış olursunuz. Kene toplanacaksa eldiven kullanılmalı ve dikkat edilmelidir. Ancak bu şekilde kenelerin toplanması mücadele bakımından çok da etkili değildir. Bunun için daha kapsamlı, bilinçli ve entegre mücadele gerekiyor. Kene ısırması ile karşılaşılırsa mümkünse en yakın sağlık merkezine gidip uzmanların yardımına başvurulmalıdır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KİMYASAL İLAÇLAMA ÇÖZÜM MÜ KARMAŞA MI?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i>Vatandaşlar belediyelerden acil olarak 'ilaçlama' talep ediyor. Ancak kontrolsüz sokak ve park ilaçlamalarının kenelerin doğal predatörlerini (karıncalar, kuşlar vb.) öldürerek uzun vadede istilayı daha da artırdığı söyleniyor. Bu durumda belediyeler nasıl bir bilimsel strateji izlemeli?</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Yukarıda da belirttiğim gibi bu tarz mücadelelerde bilinçli ve entegre mücadele gerekiyor.&nbsp;Sadece kimyasal ilaçlama ile kenelerle mücadele mümkün değildir. Belki kısa dönemde faydalı görünebilir ancak uzun dönemde direnç mekanizması devreye girecek ve bu mücadelede hem çevre kimyasal ile kirletilmiş olacak hem de diğer canlılara ve habitatlarına olumsuz etkileri olacaktır” diyen Turan şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bu sebeple belediyeler düzenli popülasyon izlemeleri yapmalıdır. Tabi bu çalışmalar sadece belediyeler tarafından değil planlı kurumlar arası ortak bir çalışma ile gerçekleştirilmelidir. Parklarda, yeşil alanlarda, çayırlık alanlarda düzenli bir şekilde belirli dönemlerde ot biçme işlemlerinin yapılması gerekiyor.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KİŞİSEL OLARAK BU ÖNLEMLERE DİKKAT EDİN<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yavuz Turan, başta çocuklar olmak üzere herkes için dikkat edilmesi gereken kritik noktaları paylaştı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Park, bahçe, ormanlık alan gibi alanlara mutlaka koruyucu kıyafetler ile girilmesi tavsiye ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Örneğin açık renkli kıyafetlerin tercih edebilirsiniz. Böylece kıyafet üzerine geçen kenelerin rahatlıkla görülmesi sağlanacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Kısa kollu üst ve alt giysilerden uzak durulmalı. Eğer mümkünse paçalar da çorap içerisine geçirilebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">--&nbsp;Bu tarz yerlere giriliyorsa ve uzun süreli kalınıyorsa mutlaka ara ara vücut kontrolü yapılmalıdır. Üstünde kene olup olmadığı, paça kenarları, saç dipleri, koltuk altı, gibi bölgelere düzenli olarak bakılmalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAŞ AĞRISI, HALSİZLİK, İŞTAHSIZLIK, BAŞ DÖNMESİ...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KKKA için önemli bilgiler veren Yavuz Turan, “İnsanın kene ısırmasından sonra bir inkübasyon dönemi vardır. Ortalama beş gün kadar süren bir dönemdir. Bu dönem ısırılan kişiye bağlı olarak artabilir veya azalabilir. Bundan sonra insanda baş ağrısı, halsizlik, iştahsızlık, baş dönmesi gibi belirtiler ortaya çıkar. Bununla birlikte vücutta ağrılara da rastlanabilir. İlerleyen safhalarda insanda iç organlarda, burunda, diş etinde kanamalar görülebilir” dedi ve ekledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bazen idrarda da kana rastlanabilir. Eğer insanlar&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/kene" target="_blank">kene</a>&nbsp;ısırmasından sonra en kısa zamanda tedavi altına alınmazlarsa bu belirtiler sonrasında ölme riski çok fazladır. O yüzden kene tarafından ısırıldığının fark edilmesinden hemen sonra sağlık kuruluşuna gidip kenenin çıkartılmasının sağlanması ve gerekli tetkiklerin yapılması gerekiyor.”<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/istanbulda-panik-1781076389.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çevik kuvvetin zorlu eğitimi</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/cevik-kuvvetin-zorlu-egitimi-1244</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/cevik-kuvvetin-zorlu-egitimi-1244</guid>
                <description><![CDATA[Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekipleri, haftanın üç günü zorlu bir eğitimden geçiyor. Eğitimlerin en zor kısmı olan ‘Toplumsal Olaylara Müdahale Eğitimi' nefes kesti. Molotof kokteylleri, havai fişeklerin ve taşların kullanıldığı eğitimde gerçeğine uygun olarak eylemcilere müdahale eden polislerin aksiyon filmlerini aratmayan o anları havadan görüntülendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Toplumsal olaylara müdahalenin görünmeyen yüzü Çevik Kuvvet'in zorlu eğitimi.<br>Çevik Kuvvet polislerinin aksiyon filmlerini aratmayan eğitimi havadan görüntülendi.<br>Polislerin kullandığı teçhizatlar Türk savunma sanayisi tarafından yerli ve milli olarak üretiliyor.<br><br><br>Zöhre Alagöz - Ahmet Faruk Sarıkoç - İsmail Coşkun-Emirhan Toplu<br>İSTANBUL (İHA)- Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü ekipleri, haftanın üç günü zorlu bir eğitimden geçiyor. Eğitimlerin en zor kısmı olan ‘Toplumsal Olaylara Müdahale Eğitimi' nefes kesti. Molotof kokteylleri, havai fişeklerin ve taşların kullanıldığı eğitimde gerçeğine uygun olarak eylemcilere müdahale eden polislerin aksiyon filmlerini aratmayan o anları havadan görüntülendi. Çevik Kuvvet polislerinin kullandığı teçhizatlar da Türk savunma sanayisi tarafından yerli ve milli olarak üretiliyor.<br>İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü polisleri, haftanın üç günü yoğun tempoda eğitim gerçekleştiriyor. Çevik Kuvvet polisleri, kondisyonel eğitimler, fiziki eğitimler ve gaz eğitimleri görüyor. Polislerin eğitimlerinin en zorlu kısımlarından birisi ise ‘Toplumsal Olaylara Müdahale Eğitimi'. Bayrampaşa'daki merkezde gerçekleştirilen "Toplumsal Olaylara Müdahale Eğitimi", aksiyon filmlerindeki sahneleri aratmıyor. Senaryo gereği eylemciler polise karşı direniyor. Görevli polislere eylemciler, molotofkokteyli, havai fişek ve taş atıyor. Bu sırada kendini kalkanlar ile koruyan polis ise biber gazı ve sis bombası ile eylemcilere müdahale ediyor. Çevik Kuvvet polisleri, zorlu eğitimle İstanbul genelinde meydana gelebilecek muhtemel her türlü olaya karşı 7/24 hazır olduklarını bir kez daha gözler önüne serdi.<br><br>Ekipmanlarda "yerli ve milli" vurgusu<br>Toplumsal olayların bastırılmasında ve asayişin sağlanmasında görev alan Çevik Kuvvet polislerinin kullandığı tüm temel ekipmanlar Türk savunma sanayii tarafından üretiliyor. Polislerin operasyonlarda ve eğitimlerde aktif olarak kullandığı boy kalkanları, gaz mühimmatları, gaz tüfekleri ve görev esnasında taşıdıkları beylik tabancaları, tamamen yerli ve milli olarak üretiliyor.<br>Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü Eğitim Büro Amiri Barış Acar, "Haftada en az üç gün eğitimlerimiz oluyor. Bunlar kondisyonel eğitimler, fiziki eğitimler ve gaz mühimmatları, gaz eğitimleri. Boy kalkanları, gaz mühimmatları, gaz tüfekleri kullandığımız yerli ve milli ürünlerimiz. Beylik tabancamız da yerli ve milli ürünümüz. Personellerimize gaz mühimmatları, gaz maskeleri kullanım kursu, savunma tüfeği kullanım kursu ve dışarıda karşılaştığımız olaylarda eksiklerimizi tamamlamak için burada toplumsal olaylara müdahale eğitimimiz verilmektedir" diye konuştu.<br>Çevik Kuvvet polisi olabilmek için alınan eğitimlerden söz eden Acar, "Çevik Kuvvet polisi olabilmek için boy-kilo, fiziksel parkur, sözlü mülakat; bunlardan başarılı olan öğrencilerimiz polis okuluna alınır. Polis okulundan başarılı olarak mezun olan polislerimizin hepsi Çevik Kuvvet polisi olabilir. Çevik Kuvvet polisi genellikle toplu kuvvet olduğu için toplumsal olaylar, grev, lokavt ve spor müsabakalarında görev alır" ifadelerini kullandı.<br>Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü bünyesinde Eğitim Büro Amirliği'nde görev yapan Işıl Gülşah Gür ise, "Personellerimizin düzenli aralıklarla Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğümüzde yapmış olduğu eğitimlerimiz var. Vatandaşların gururlu bakışları ile karşı karşıya kalıyoruz. Bu da bizi mutlu ediyor. Fotoğraf çekinmek isteyen oluyor, konuşmak isteyen oluyor. Biz bunları sevinçle karşılıyoruz ve görevimizi ifa etmeye devam ediyoruz" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/cevik-kuvvetin-zorlu-egitimi-1781075829.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>10 bin şişe kolonya biriktirdi</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/10-bin-sise-kolonya-biriktirdi-1243</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/10-bin-sise-kolonya-biriktirdi-1243</guid>
                <description><![CDATA[Malatya'da yaşayan İsmet Aladağ, 35 yıldır biriktirdiği yaklaşık 10 bin parçalık kolonya koleksiyonuna daire değerinde teklif yapılmasına rağmen satmayı kabul etmedi. Aladağ, koleksiyonun kendi adıyla korunarak gelecek nesillere aktarılmasını istiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">35 yıllık kolonya koleksiyonuna daire parası teklifi: Satmadı, korunmasını istiyor<br>Daire parası teklif edilen 10 bin parçalık koleksiyonun korunmasını istiyor<br><br><br><br>Hasan Eryılmaz<br>MALATYA (İHA) - Malatya'da yaşayan İsmet Aladağ, 35 yıldır biriktirdiği yaklaşık 10 bin parçalık kolonya koleksiyonuna daire değerinde teklif yapılmasına rağmen satmayı kabul etmedi. Aladağ, koleksiyonun kendi adıyla korunarak gelecek nesillere aktarılmasını istiyor.<br>Malatya'da esnaflık yapan ve 1990 yılından bu yana Türkiye'nin farklı illerinden kolonya toplayan İsmet Aladağ, yıllar içinde yüzlerce çeşit ve nadir şişelerden oluşan dev bir koleksiyon oluşturdu. İş yerinde iki odayı tamamen koleksiyonuna ayıran Aladağ, biriktirdiği eserlerin maddi bir değer için değil, kişisel bir tutku için toplandığını söyledi. Koleksiyonuna zaman zaman yüksek teklifler geldiğini belirten Aladağ, en dikkat çekici teklifin 10 milyon TL karşılığında yapılan satın alma girişimi olduğunu ama bu teklifi de reddettiğini söyledi.<br>Koleksiyonun kayıt altına alınarak korunmasını ve gelecek nesillere aktarılmasını isteyen Aladağ, "Satmayı düşünmüyorum. Bu benim ömrümün bir parçası. Mümkünse müze ya da üniversite çatısı altında ‘İsmet Aladağ Kolonya Koleksiyonu' adıyla yaşatılmasını istiyorum" diye konuştu<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/10-bin-sise-kolonya-biriktirdi-1781075481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kumaşa sinen bir ömür</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kumasa-sinen-bir-omur-1242</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kumasa-sinen-bir-omur-1242</guid>
                <description><![CDATA[Çorum’da yaşayan İsmail Keser, 12 yaşında başladığı terzilik mesleğini 59 yıldır sürdürüyor. Çorum’da yaşayan 71 yaşındaki evli ve 4 çocuk babası İsmail Keser, çocuk yaşlarda başladığı terzilik mesleğine 59 yıldır devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Çorum’da yaşayan İsmail Keser, 12 yaşında başladığı terzilik mesleğini 59 yıldır sürdürüyor. Çorum’da yaşayan 71 yaşındaki evli ve 4 çocuk babası İsmail Keser, çocuk yaşlarda başladığı terzilik mesleğine 59 yıldır devam ediyor. Çalışmaya başladığı yıllarda popüler meslekler arasında yer alan terziliğe bir yakınının yanında çıraklık yaparak başlayan Keser, uzun yıllar boyunca elbiseler, takım elbiseler yaparak devam etti. Keser, yarım asırdan fazla süre önce başladığı mesleğini dükkanında sürdürüyor. Esnaf Odaları Birliği tarafından 2023 yılında "Yılın Ahisi" seçildiğini dile getiren Keser, aldığı ödülün kendisi için büyük bir gurur kaynağı olduğunu belirtti. Keser, artık vatandaşların hazır kıyafetleri tercih ettiği için terzilere ilginin azaldığını ve mesleğin yok olmaya yüz tuttuğunu dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Terziliğe ilgi çok fazlaydı"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Terziliğin emek ve sabır isteyen bir meslek olduğunu söyleyen İsmail Keser, "Mesleğimiz benim başladığım yıllarda çok popülerdi. Çorum’un insanı giyimine çok düşkün. O zamanlar terziliğe ilgi çok fazlaydı. Bir sanayi dükkanının yükünü kaldıramayacağımı düşünerek terziliğe heveslendim. El işi olduğu için uzun sürüyor, müşteri buna tahammül etmiyor. Bir mağazadan aynı gün içinde aldığı bir kıyafeti giyebiliyor. Ama biz diktiğimiz zaman üç defa provaya gelmesi gerekiyor. Provaya geldiği zaman da acil işi olduğu zaman hemen kıyafeti giyip gitmesi gerekiyor. Bizden elbise diktirenlerin beklemesi gerekiyor. Bir terzi bir elbise, bir takım elbiseyi bir haftada diker" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Benim işim çalışmakla oluyor ne kazandıysam çalışmakla kazandım"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zamanını boş işler yerine hobileriyle değerlendirdiğini ifade eden Keser, "Yeni eleman yetişmiyor. Çoğu terziler çalışmak için atölyelere giriyor. Eskiden bize ince terzi derlerdi. Onlar atölyelerde el üstünde tutuluyordu. Şimdi bizde yeni terziler yetişmiyor. Bizde bir çırak en az 5-6 yıl çalışacak, yoksa müşteriye cevap veremez. 5-6 yıldan az çalışan bir sanatkar müşterinin taleplerini karşılayamaz. Eskiden her türlü elbiseleri, modeli dikiyorduk. Mesela müşteri bir yerde resim görüyor, modelde görüyor veya televizyonda görüyor, ’usta ben bunu istiyorum’ diyordu. Biz de ona göre istediği modelleri müşteriye göre dikiyorduk" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Hiç boş zamanım yok"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşten arta kalan zamanlarını çeşitli hobilerle değerlendirdiğini dile getiren Keser, "Gençlik yıllarımda futbol oynadım. Onun haricinde arı hobim var, arı besliyorum. Bağda da bahçıvanlık yapıyorum, meyve yetiştiriyorum. Hiç boş zamanım yok. Bir sanatkar olarak kahveye veya kötü bir alışkanlıklara hiç zaman ilgi duymadım. Benim işim çalışmakla oluyor. Bugüne kadar ne kazandıysam çalışmakla, dürüstlüğümle kazandım" şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Mehmet Can Kör</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kumasa-sinen-bir-omur-1781074804.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hiçbir saldırı cevapsız kalmayacak</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hicbir-saldiri-cevapsiz-kalmayacak-1241</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hicbir-saldiri-cevapsiz-kalmayacak-1241</guid>
                <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin savaş meydanındaki yenilgilerine rağmen İran’ın kararlılığını test etmeyi seçtiğini belirterek, "Güçlü silahlı kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı veya tehdidi yanıtsız bırakmayacaktır. Güvende olmak istiyorsanız bölgemizi terk edin" uyarısında bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD’nin savaş meydanındaki yenilgilerine rağmen İran’ın kararlılığını test etmeyi seçtiğini belirterek, "Güçlü silahlı kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı veya tehdidi yanıtsız bırakmayacaktır. Güvende olmak istiyorsanız bölgemizi terk edin" uyarısında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ordusunun İran’a yönelik gerçekleştirdiği son misilleme saldırılarının ardından, Tahran cephesinden dikkat çeken bir açıklama geldi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "ABD, savaş meydanındaki yenilgilerine rağmen kararlılığımızı test etmeyi seçti. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı veya tehdidi yanıtsız bırakmayacaktır" ifadelerini kullandı. ABD’ye uyarıda bulunan Arakçi, "Güvende olmak istiyorsanız bölgemizi terk edin. Basra Körfezi tarihi, bölgeye izinsiz giren yabancıların karşılaştığı feci sonlara dair pek çok sayfa barındırmaktadır" dedi.<br><br><strong>ABD, İran’a misilleme saldırıları yapıldığını duyurmuştu</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump’ın dün Hürmüz Boğazı yakınlarında düşen ABD askeri helikopterinin İran tarafından vurulduğunu açıklamasının ardından, Washington yönetimi Tahran’a misilleme yapmıştı. ABD Merkez Komutanlığı’ndan (CENTCOM) yapılan açıklamada, ABD’ye ait bir askeri helikopterin düşürülmesine yanıt olarak Trump’ın talimatıyla İran’a yönelik öz savunma amaçlı saldırılar düzenlendiği belirtilmişti. İran basını saldırıları doğrulayarak, Hürmüzgan eyaletinin doğu bölgelerinde ve Keşm adası yakınlarında patlama seslerinin duyulduğunu bildirmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/hicbir-saldiri-cevapsiz-kalmayacak-1781074372.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Camide maç keyfi öyle mi?</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/camide-mac-keyfi-oyle-mi-1240</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/camide-mac-keyfi-oyle-mi-1240</guid>
                <description><![CDATA[Yaklaşık iki sene kadar önce idi. Camilerin mihrap taraflarına büyük ekran TV’ler konulmaya başlamıştı. Sosyal medyada bu durumu eleştirmiş ve mahzurlarını dile getirmiştim. O zaman DİB Başkanı olan Ali Erbaş Bey arayarak eğitim konularında kullanılacağını ve bunun ne mahzuru olabileceğini söylemişti.
Ben de birincisi kıble yönünde olmasının mahzurlarına değinerek insanın namazda kendisini görmesinden tutarak yarınlarda kolaylıkla farklı noktalara da çekileceğinden bahsetmiştim.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil</strong></span></p><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Yaklaşık iki sene kadar önce idi. Camilerin mihrap taraflarına büyük ekran TV’ler konulmaya başlamıştı. Sosyal medyada bu durumu eleştirmiş ve mahzurlarını dile getirmiştim. O zaman DİB Başkanı olan Ali Erbaş Bey arayarak eğitim konularında kullanılacağını ve bunun ne mahzuru olabileceğini söylemişti.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Ben de birincisi kıble yönünde olmasının mahzurlarına değinerek insanın namazda kendisini görmesinden tutarak yarınlarda kolaylıkla farklı noktalara da çekileceğinden bahsetmiştim.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Ali Erbaş Bey de hak vermişti. Artık ne gibi tedbirler alındı onu bilmiyorum.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Fakat geçen gün sosyal medyaya düşen bir haber ne kadar haklı olduğumu gösterdi.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Sakarya’nın Hendek İlçesi Rasimpaşa Camii’nde gençlere yönelik dev ekranda maç izleme etkinliği ilanları yapılıyordu.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Afişlerde, “Haydi gençler! Sabah Namazı Rasimpaşa Camii’ndeyiz”!&nbsp;<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">“Sabahın bereketini maç heyecanıyla birleştirelim”.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">“Namaz, kahvaltı ve Dev ekranlarda Milli Maç Heyecanı bizleri bekliyor” sloganları ile Cami içinde dev ekranlar ve kıbleye karşı gençlerle dolu cami içi fotoğrafı yer alıyordu.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Son dönemlerde çocukları oyunlarla camiye çekme projesi şimdi gençleri maçlarla camiye çekme projesine dönüşüyordu.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Çocukları camiye çekme projeleri kısa sürede nikah salonu, palyaço gösterisi ve nice cami adabına uygun düşmeyen sahnelere dönüştü ve toplumun tepkisini çekmeye başladı.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Şimdi de gençleri camiye çekiyoruz diyerek camileri kahvehaneye çevirecekler, stadyumlarda kahvelerde maç izlerken zaman zaman duyduğumuz galiz küfürleri camilerde işitmeye başlayacaktık.<o:p></o:p></span></span></h1><h1 style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="font-weight:normal;mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Diyanet’i ve Başkan Safi Alpaguş’u etiketleyerek “Camide küfür duymak istemiyorsanız yapmayın bunu, Camileri kahvehaneye çevirmeyin” diye attığım X’e büyük destekler geldi. Sosyal mecralarda büyük tepkiye sebep olan bu uygulama sonunda İlçe Müftüsü Dr. Osman Sağlam’ın müdahalesi ile kaldırıldı.<o:p></o:p></span></span></h1><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Hendek İlçe Müftüsü Dr. Osman Sağlam imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada, gençleri camiyle buluşturmak amacıyla planlanan sabah namazı programı, kahvaltı organizasyonu ve Dünya Kupası maçının dev ekrandan izletilmesine yönelik etkinliğin müftülüğün bilgisi ve onayı dışında gündeme geldiği belirtildi.<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Bu durumda şu suallerin mutlaka cevaplandırılması ve sebebinin araştırılması gerekiyor!<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Camide maç izleme işini kim tasarlamış veya planlamıştı. Basına yansıdığı kadarıyla cami içerisinde dev ekran kurularak maç izletilmesi fikrinin, Rasimpaşa Camii Derneği Başkanı ve AKP Sakarya Milletvekili Ali İnci tarafından gündeme getirildiği ifade edilmişti. Bir milletvekili bu tür durumlara neden müdahil olur, anlamak mümkün değildir. Her ne kadar Ali İnci konunun cami içinde olmadığını söylese de ilan edilen afişler kendisini yalanlıyordu. Mesele çevir kazı yanmasına dönüşmüş gözüküyordu.<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Keza geçen Ramazan Bayramı’nda da Manavgat Külliye Camiin’de AK Parti Antalya Milletvekili Dr. Tuba Çokal’ın namazın hemen akabinde mihrap önünde erkeklerin arasında bayramlaştığına şahit olmuştuk.<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Bütün bunların normal gelişmeler olması mümkün değildir. Camilerle, ibadetlerle, dinimizin temel prensipleri ile oynanmamalıdır.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Şayet tepkiler gelmemiş olsaydı camilerde yükselen maç tezahüratlarının nerelere varacağını düşünebiliyor musunuz?<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Diyanet’in bu konularda yerinde ve zamanında karar almaması ve tepkilere göre davranması ayrıca düşündürücüdür.<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">İbadet mekanlarının maksadını ve adabını bozma girişimleri sinsice yürütülmektedir. Sihirli cümle de “insanları camiye çekiyoruz”dur. Bunlara verilecek cevap, “beyefendi camiye değil namaza insan çekmelisiniz” olmalıdır. Yoksa camiye erkek veya kadın getirmenin yüzlerce yolu vardır. Camiyi tıka basa da doldurabilirsiniz. Bunları söylemeye dilim varmıyor. O zaman oranın adı başka bir mekân olur.<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Ali İnci Bey tenkit edenlere karşı caminin diğer müştemilatını göstererek biz burada yapacaktık diyor. Peki orada bilardo ve masa tenisi masalarından şişme oyun parklarına kadar her türlü faaliyetin olduğu görülmektedir. Evet bunlar zaten vardır. Belli ki film de izleniyor, maç da izlenebilir.<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Açıklamada müftülük iptal etmiştir denildiğine göre gösterdiğiniz yerin olması mümkün değildir. Müftülüğün bu müştemilat salonlarındaki her faaliyeti onayladığı anlamını çıkarmıyorum. Zira bunlarda da dinimize uygun gelmeyen pek çok oyunun oynandığı anlaşılmaktadır. Zaten faaliyetin, gençlerin cami ortamıyla daha fazla bağ kurmasını sağlamak amacıyla sosyal ve manevi içerikli bir buluşma olarak tasarlandığı belirtilmişti ki bu da cami içerisinde olabilirdi.<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Dolayısıyla Ali İnci’nin açıklaması tamamen zevahiri kurtarma yönündedir.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Neticede din adamları ve bu cami dernekleri görevlileri gençleri camiye değil namaza ve cemaate getirmeye odaklanmalıdır.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Camilerimizin maksadı dışında kullanılmasına asla fırsat verilmemelidir. Zira camiler Allahü teâlânın evidir ve ibadet mekanıdır! Burada fıkıh, tefsir, Kur’an-ı kerim dersleri almak da bir ibadettir ve aynı maksadın içerisindedir.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p style="margin:0cm;"><span style="color:black;font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="mso-bidi-font-family:&quot;Segoe UI&quot;;">Velhâsıl camiler palyaçoların sahne alacağı bir alan değildir, nikah salonu değildir, sinema salonu değildir, oyun ve gösteri yeri değildir.&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/camide-mac-keyfi-oyle-mi-1781073862.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaşlanmanın Çaresi Bulundu mu?</title>
                <category>Sağlık</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yaslanmanin-caresi-bulundu-mu-1239</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yaslanmanin-caresi-bulundu-mu-1239</guid>
                <description><![CDATA[“İnsanlık ilk kez yaşlanmanın biyolojik saatine doğrudan müdahale etmeye çalışıyor. Şimdilik yaşlanmayı durduran bir tedavi bulunduğunu söylemek için çok erken; ancak bilim, ilk kez yaşlanmanın kapısını ciddi biçimde çalmaya başladı.”]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Yaşlanmanın Çaresi Bulundu mu?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><span style="font-size:11.0pt;"><i><span style="line-height:115%;mso-spacerun:yes;"><strong>&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;</strong></span><span style="line-height:115%;"><strong>Nörolog Dr Mehmet Yavuz Yazıyor…<o:p></o:p></strong></span></i></span></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">İnsanlık tarihinin en eski hayallerinden biri ölümsüzlüktü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Krallar, simyacılar ve filozoflar yüzyıllar boyunca "gençlik pınarı"nı aradılar. Bugün ise aynı arayış, laboratuvarlarda ve genetik araştırma merkezlerinde devam ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son günlerde dünya basınında büyük yankı uyandıran bir gelişme yaşandı. Harvard Üniversitesi'nden genetik profesörü David Sinclair'in kurucu ortakları arasında bulunduğu Life Biosciences şirketi, yaşlanmanın biyolojik mekanizmalarını hedefleyen gen tedavisi için Amerika Birleşik Devletleri Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) insan çalışmaları izni aldı.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki bu ne anlama geliyor?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gerçekten yaşlanmayı durduran bir tedavi bulundu mu?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şimdilik bu sorunun cevabı: Hayır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak ilk kez insanlık, yaşlanmanın altında yatan bazı biyolojik süreçleri tersine çevirmeyi amaçlayan bir yaklaşımı insanlarda test etmeye hazırlanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu çalışmanın temelinde David Sinclair'in uzun yıllardır savunduğu "Bilgi Teorisi" (Information Theory of Aging) bulunuyor. Sinclair'e göre yaşlanmanın önemli sebeplerinden biri, hücrelerin epigenetik bilgilerini zamanla kaybetmeleri. Başka bir ifadeyle, hücreler gençlik dönemlerinde hangi genleri ne zaman açıp kapatacaklarını çok iyi bilirlerken, yaş ilerledikçe bu hassas düzen bozuluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tıpkı eskiyen bir CD'nin çizilmesi gibi...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilgi tamamen kaybolmuyor ama okunması zorlaşıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşte Life Biosciences'ın geliştirdiği ER-100 adlı gen tedavisi, bu epigenetik bilgiyi kısmen yeniden düzenlemeyi hedefliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilim dünyasında bu yaklaşım "kısmi epigenetik yeniden programlama" olarak adlandırılıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Burada dikkat çekici olan nokta ise kullanılan yöntem.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Araştırmacılar, Nobel Ödülü kazanan Yamanaka faktörlerinin tamamını değil, üç tanesini kullanarak hücreleri tamamen kök hücreye dönüştürmeden, daha genç bir duruma geri getirmeye çalışıyorlar. Çünkü tam yeniden programlama kontrolsüz hücre büyümesi ve kanser gibi ciddi riskler taşıyabiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şimdilik bu tedavi yaşlanmayı tamamen durdurmak amacıyla uygulanmayacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">FDA'nın onay verdiği ilk çalışma, yaşa bağlı görme kayıplarına neden olan iki önemli göz hastalığı üzerinde gerçekleştirilecek: Glokom ve optik sinir hasarı ile seyreden NAION hastalığı. Araştırmanın ilk amacı etkinlikten çok güvenliği değerlendirmek olacak.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yani henüz elimizde "gençlik iksiri" yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu noktada aşırı iyimserlik kadar aşırı kötümserlik de doğru olmayabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çünkü yaşlanma biyolojisi son derece karmaşık bir süreçtir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsan bedeni yalnızca birkaç genin kontrol ettiği basit bir sistem değildir. Genetik yapı, bağışıklık sistemi, damar sağlığı, metabolizma, çevresel faktörler ve yaşam tarzı birbirleriyle sürekli etkileşim hâlindedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Üstelik David Sinclair'in çalışmaları bilim dünyasında hem büyük heyecan hem de eleştiri uyandırmaktadır. Bazı araştırmacılar, Sinclair'in yaşlanmanın geri çevrilebileceğine dair iddialarının fazla iyimser olduğunu düşünürken; diğerleri ise insanlık tarihinde ilk kez gerçekten dönüştürücü bir teknolojinin eşiğinde olabileceğimizi savunuyor.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki, bu gelişme neden bu kadar önemli?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çünkü insanlık tarihinde ilk kez "yaşlanmak zorundayız" cümlesi ciddi biçimde sorgulanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belki de gelecekte tıp yalnızca hastalıkları tedavi etmekle kalmayacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hastalık ortaya çıkmadan önce yaşlanma hızını da yönetmeye çalışacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Alzheimer hastalığı...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Parkinson hastalığı...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kalp-damar hastalıkları...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kas erimesi...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Görme kaybı...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bütün bunlar yaşlanma biyolojisinin farklı yüzleri olarak yeniden değerlendirilebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak burada unutulmaması gereken önemli bir gerçek var.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hayat süresini uzatmak ile sağlıklı yaşama süresini uzatmak aynı şey değildir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Asıl hedef, insanlara yalnızca daha fazla yıl kazandırmak değil; o yılların içine sağlık, bağımsızlık ve hayat kalitesi katabilmek olmalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belki de bundan sonraki büyük tıbbi devrim antibiyotiklerin keşfi kadar önemli olacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belki de bu çalışmalar beklenen sonucu vermeyecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunu henüz bilmiyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama bildiğimiz bir şey var:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsanlık ilk kez yaşlanmanın biyolojik saatine doğrudan müdahale etmeye çalışıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ve belki de torunlarımız, bizim bugün kaçınılmaz kabul ettiğimiz birçok yaşlılık hastalığını, bir gün tarihin doğal bir parçası olarak okuyacaklar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şimdilik yaşlanmayı durduran bir tedavi bulunduğunu söylemek için çok erken.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama şunu rahatlıkla söyleyebiliriz:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilim, ilk kez yaşlanmanın kapısını ciddi biçimde çalmaya başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;"><o:p></o:p></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/yaslanmanin-caresi-bulundu-mu-1781009801.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Nice ihanetlere maruz kaldık</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/nice-ihanetlere-maruz-kaldik-1238</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/nice-ihanetlere-maruz-kaldik-1238</guid>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde konuştu. Açıklamasında, "Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır." diyen Erdoğan, "Süreç hedeflerimizle uyumlu şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, milletin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde konuştu. Açıklamasında, "Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır." diyen Erdoğan, "Süreç hedeflerimizle uyumlu şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, milletin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Milli Güvenlik Konferansları Açılış Töreni'nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nin devlet idaremize ve karar alma süreçlerine kazandırdığı avantajları en iyi şekilde kullanarak Türkiye'nin gücüne güç katmaya devam edeceğiz. Milletçe stratejik önemi yüksek ve zorlu bir coğrafyada asırlardır varlık gösteriyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"NİCE ZORLUKLARLA KARŞILAŞTIK, NİCE İHANETLERE MARUZ KALDIK"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye Cumhuriyeti bizim bu topraklarda kurduğumuz ilk değil en son devletimizdir. Nice zorluklarla karşılaştık, nice ihanetlere maruz kaldık. Ama her defasından Anka kuşu gibi küllerimizden yeniden doğduk. Özellikle 15 Temmuz ihaneti sonrası devreye aldığımız terörü kaynağında yok etme stratejisi ile içeride ve dışarıda kritik başarılara imza attık.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"KİMSEYE UMUT BAĞLAMADIK"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugüne kadar vatanımızın bekasını, devletimizin güvenliğini, milletimizin istiklal ve istikbalini güvenceye alma noktasında kendi bileğimizin gücü dışında kimseye umut bağlamadık. Demokrasimize yapılan saldırıları bu anlayışla püskürttük. Cumhuriyetimizi bu anlayış ile kurduk.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Terör örgütlerine karşı çok yönlü mücadele yürütürken diğer taraftan sınır ötesi harekatlarla ülkemizin güney sınırları boyunca güvenlik hattı oluşturduk. Irak ve Suriye harekatlarımız, ülkemizin tepesine yerleştirilen cam tavanı parçalayarak güvenlik paradigmamızda yeni bir dönemi başlatmıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"TÜRKİYE OYUN KURUCU BİR AKTÖR HALİNE GELDİ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, başkalarının senaryolarında kendisine rol biçilen bir ülke değil, kendi hikayesini yazan, kendi geleceğini şekillendiren ve bölgesinde oyun kurucu bir aktör haline geldiğini dost, düşman herkese göstermiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TERÖRSÜZ TÜRKİYE<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Terörsüz Türkiye süreci bir güvenlik politikasının ötesinde ülkemizin yeni yüzyılına ilişkin stratejik bir devlet vizyonunun adıdır. Süreç hedeflerimizle uyumlu şekilde başarıya ulaştığında iç cephemizi güçlendirmekle kalmayacak, milletin önünde yeni kapıların açılmasına vesile olacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"YAPAY ZEKA RİSKLER BARINDIRIYOR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yapay zeka riskler barındırıyor. Yapay zekayı etik, hukuki, toplumsal ve stratejik boyutları olan bir güvenlik meselesi olarak ele almak, ülkemiz için tercihten öte zorunluluktur."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/nice-ihanetlere-maruz-kaldik-1781006169.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pavyonlarda kurultay pazarlığı olmaz</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/pavyonlarda-kurultay-pazarligi-olmaz-1237</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/pavyonlarda-kurultay-pazarligi-olmaz-1237</guid>
                <description><![CDATA[Hepimiz halkın umuduyuz. Unutmayın, hepimiz halkın umuduyuz. Halka umut vermek zorundayız, beraber çalışmak zorundayız. Halka umut veren, her şeyi ama her şeyi sizin için yapıyorum. Her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Sizi asla utandırmayacağım. Hakkı ve hukuku her ortamda savunacağım.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında açıklamalarda bulunuyor. Kılıçdaroğlu, konuşmasını CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştiriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bugün gerçekleştirilecek parti grup toplantısının Meclis'te değil, Genel Merkez'de yapılacağını duyurdu. Öte yandan CHP liderinin toplantı sonrası partisinin MYK'sını toplayacağı bildirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarının satır başları şöyle:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Hepimiz halkın umuduyuz. Unutmayın, hepimiz halkın umuduyuz. Halka umut vermek zorundayız, beraber çalışmak zorundayız. Halka umut veren, her şeyi ama her şeyi sizin için yapıyorum. Her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Sizi asla utandırmayacağım. Hakkı ve hukuku her ortamda savunacağım. Beraber mücadele edeceğiz. Birlikte mücadele edeceğiz. Türkiye'nin yaşadıklarını biliyoruz. Bunu aşacak tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Akılcı çözümler üreten tek parti CHP'dir. Düşüncelerin özgürce ifade edildiği yerler kurultaylardır. CHP kurultaylarında para, pul, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. İnönü'nün, Ecevit'in, hakkı ve hukuku her yerde savunanların partisidir. Temiz siyaset yapacağız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti devlete yön veren partidir. Bu parti devlet kuran partidir. Bu parti ahlakı dokularına kadar koruyan partidir. Birlikte çalışacak, mücadele edeceğiz. CHP'nin hiçbir tarihinde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Adaletin, sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Düzen, uygar tartışmanın olduğu yerde olur. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini parayla satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır da.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hep iyi niyetle davrandım, herkesi dinledim. Hiç kimseye kötü niyetle davranmadım. Kim ne söylediyse dikkatle dinlemeye özen gösterdim. Hiçbir CHP Genel Başkanı yurt dışına gidip, "Bize neden yardım yapmıyorsunuz?" diyemez. Ne demek ya? Yedi düvele karşı mücadele etmiş bir partinin mensupları yurt dışına gidip de, "Bizi yalnız bırakıyorsunuz" diyebilir mi? Emperyalizme karşı mücadele ettik, yapmaya da devam edeceğiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Genel Merkezi'nin önüne Erdoğan'ın posteri asılamaz. Olmaz böyle şey. Ne gerekçeyle yapıyorsunuz? Diyorlar ki, "Sarayın adamı." Ya arkadaş, sen ne zaman Saray'ı eleştirdin? Bu milletin hakkını, hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uyuşturucu baronlarından hesap sormazsam namerdim. İradesini parayla satanlardan hesap sormazsam namerdim. Orta Doğu değişiyor. Hürmüz Boğazı'nın ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kim savunacak? Emeklinin, işçinin hakkını CHP savunmayacaksa kim savunacak?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu düzeni değiştireceğiz. Emin olun, değiştireceğiz. Ama hak mücadelesini yaparken omuz omuza olmalıyız. Sahibi Londra'da olan, Türkiye'ye gelmeyen bazı televizyon sahipleri var. Parayla nasıl delege alınıp satılıyorsa, televizyon kanalları da parayla alınıp satılmasın.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Biz şu mücadeleyi yine hep beraber yapacağız. Bir çocuk yatağa aç giriyorsa, biz de aç giriyoruz. Biz mücadeleyi bu çerçevede yapacağız. Ailenin birliği, dirliği için yapacağız. Dünya değişiyor derken coğrafyalara bakın. Türkiye, yine o coğrafyalara gidip büyüyerek gitmek zorunda. Türk cumhuriyetlerinde de Türkiye olmalı, Akdeniz'de de olmalı, Osmanlı coğrafyasında da olmalı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP, kısır tartışmaların dışına çıkmak zorundadır. Eğer takılıp kalırsak, bu bize değil en çok Türkiye'ye zarar verir. O yüzden bizlerin mücadelesi hak ve adalet mücadelesidir. Bu yüzden bu mücadeleyi birlikte vermek zorundayız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP sıradan değil, devleti kuran, savaş meydanlarında kurulmuş bir partidir. Hepimiz onu korumak zorundayız. Ahlaki değerlerimiz tartışılmaz, tartışılmamıştır. "Komünist", "dinsiz" demişlerdir ama kimse ahlaki değerlerini sorgulamaya cesaret edememiştir. Ahlaki değer, toplumun çıkarlarını savunmaktır. Nedir politikamız? Eğitimde, dış politikada... CHP vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz CHP.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hiç kimse gidip de talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Genel Başkan yapar, söyler bunu. Bizim ahlaki değerlerimiz bugün tartışma noktasına gelmişse, durup düşünmek lazım. Yeniden inşa etmek zorundayız. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım. Partiyi kirlilikten arındıracağım.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunun için önyargılı olmayacağım. Mutlak butlan davasına da değineyim. Davayı bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bu, bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/hepimiz-halkin-umuduyuz-1781006914.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kürsüye çıkmak zafer değildir</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kursuye-cikmak-zafer-degildir-1236</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kursuye-cikmak-zafer-degildir-1236</guid>
                <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Meclis'te, partisinin salı grup toplantısında kürsüye çıktı. Kürsüye çıkmayı bir zafer kazanmak olarak görmediğini ifade eden Özel, "Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Umut ediyorum butlan kararından, genel merkeze düzenlenen baskından sonra bir akli selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. Burada yapılacak iş, 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Aksi takdirde partide 6 yıl kurultay yapmamış olur ve seçime giremez. Herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz insanları geri dönülmez biçimde kaybedersiniz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Meclis'te, partisinin salı grup toplantısında kürsüye çıktı. Kürsüye çıkmayı bir zafer kazanmak olarak görmediğini ifade eden Özel, "Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Umut ediyorum butlan kararından, genel merkeze düzenlenen baskından sonra bir akli selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. Burada yapılacak iş, 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Aksi takdirde partide 6 yıl kurultay yapmamış olur ve seçime giremez. Herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz insanları geri dönülmez biçimde kaybedersiniz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel'in, grup toplantısını saat: 13.30'da grup toplantı salonunda yapacağını açıklamasının ardından, gözler CHP'nin salı toplantısına çevrildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kılıçdaroğlu'nun, grup toplantısını saat: 14.00'te genel merkezde yapacağını açıklaması sonrasında saat: 13.30'da Özel, grup toplantısı kürsüsünde yerini aldı. CHP Grup Başkanı Özel'in açıklamalarından başlıklar şöyle:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Değerli milletvekillerimiz, çok değerli konuklar bugün 13.30'da bu kürsüde kim olacak günlerdir bu tartışıldı, bu konuşuldu. Bugün burada konuşmayı kendi adıma bir zafer olarak görmüyorum. Ancak CHP'nin seçilmiş genel başkanının burada konuşması, Dikmen Kapısı önünde toplanan insanların, sizlerin demokrasi sevgisindendir. Biz seçene, seçilene saygılıyız. O nedenle bugün burada olanlar çok kıymetlidir. Vazgeçmemektir, teslim olmamaktır ve bencil bir duyguyla değil bütün ülkenin duygularıyla davranmanın zaferidir; hepinizi kutluyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugün Ferdi Zeyrek'in ölüm yıldönümü. Ben geçen hafta, Ferdi'nin anması için Manisa'da olacağımı söylemiştim. Ancak bu açıklamanın ardından hemen bir açıklama yapıldı ve burada kürsüde konuşma yapacaklarını açıkladılar. Günlerce düşündüm peki buraya kim gelecekti, o genel merkezin kapısına gelenler gelecekti. Nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Milli irade burada tecelli eder.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Anayasa ile yetkilerinin yağmalanmasına rağmen burası seçilmişlerin yeridir. Elinize aldığınız bayrağı bir kere bırakırsanız millet o bayrağı bir daha elinize vermez. En son Ferdi'nin sesi kulağıma geldi: "Ağabey biz burayı hallederiz sen orada lazımsın" derdi. Ben bugün burada lazım olduğum için burada kaldım.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">O yüzden bu bir inatlaşma değil gereği budur. 3 yıl önce partimizde seçimi kazandık. Yüzde 25'lik cam tabandaydık ve yüzde 38'lere ulaştık. Hani CHP'nin iç işi diyorlar ya; CHP'nin iç işi falan değil kim karışır CHP'nin kurultayına. Son 4 kongreyi yok say, YSK'ya göre yok değil, ama AK Parti yargı kollarının görevlendirdiği bir mahkeme olmayacak bir karar alsın, bir asliye mahkemesini ikna edenin her şeyi yapabileceği bir duruma düşürdüler Türkiye'yi. İlk seçimde iktidarı alırlar, biz bu iktidarı veremeyiz, teslim edemeyiz, bütün mesele bu. Bunun üzerine oturuyor bu sistem.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">16 tapuyu konuştuğumuz gün çıktı dedi: Muhittin Böcek çıkacak yakında ifade verecek. Ankara'daydım ve bunu ispatlayamadılar. Kendisi defalarca adaylık için para vermediğini açıkladı. En son Ferdi Zeyrek'e para verdim diye ifade verdi. Nasılsa ölmüş dediler. Partiyi lidersizleştiren bir hamle ile bu işi yapmaya çalıştılar. Kendilerine bir şeyler vaadedilenler Ekrem başkana hırsız demeye başladılar. Kimse bu işin parti içi bir mesele olduğunu düşünmesin.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Biz Türkiye'de demokrasinin sandıkla değiştirilmesinin bedeni için insanlar mücadele ediyor. Bizim burada sahip çıktığımız zincirin her bir halkası memleketi Cumhuriyet'in değerlerinden koparacak, Trump istiyor diye burada demokrasi değil, despot liderler lazım diyen zihniyete karşı o zincirleri tutuyoruz. Siz bugün Türkiye'yi kuruluş halkalarından, Atatürk'ün kuruluş ayarlarından koparmaya çalışanlara karşı kopmayan halkasınız. Genel merkezde o kara günü yaşatanlara, Melis çatısı altında bunların yaşatılmasına kim alet oluyorsa şu kadarcık hakkım varsa hakkımı helal etmiyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">O binada bugün, Kemal beye Çubuk'ta organize bir linç girişimi yaşarken yanında duran mesela Murat Emir o binada bugün yok ama TİP'li 7 genci öldüren Haluk Kırcı'nın ekibi poz veriyor oradan. Kemal beyi korumak için üzerine atılan Seyit Torun'u, iki kolundan tutup dışarı attılar. Ama bir sonraki operasyon şu CHP'li olacak diye haberler yapanlar o binalarda geziyorlar. Adalet yürüyüşünün fikir babaları Aykut Erdoğdu orada yok, Silivri'de ceza evinde. O binada AK Parti'yi yenen kadro yok; direnenler, mücadele edenler yok. O binada CHP'ye yönelik tarihi en büyük kumpası yürütenler var.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir paralel CHP anlayışı varmış, o yüzden burası da zaptedilmeliymiş. Biz CHP'nin bir binadan ibaret olmadığını, son kalenin bir bina çatısı değil, Cumhuriyet'e inananların yüreğindeki korkusuzluk duygusunun olduğunu söyledik. FETÖ'den kalma dille, önüne geleni FETÖ'cü hain ilan eden dili CHP'de görev yapmış kimseye yakıştırmam. Namuslu arkadaşlarımıza atılan iftiraları doğruymuş gibi kabul ederseniz biz CHP olmaktan çıkarız. Önce yargıdaki çeteyi, yargı kollarını dağıtacağız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir adım geri atarsak yarını olmayacak ülkenin ne bir yargısı ne basını olacak. Kuvayi Milli ruhuyla sadece ve sadece milletin azim ve kararlılığına inanacağız. Tarihi bir eşikteyiz. Bu eşik artık geri dönülemez bir noktaya gelmiştir. Umut ediyorum butlan kararından, genel merkeze düzenlenen baskından sonra bir akli selim hakim olur ve bu kritik eşik geri dönülmez bir şekilde aşılmaz. 2 milyon üyemiz var, 2 bin tane kurultay yapmayalım diyen bulamazsınız. Bindirilmiş bin kişilik kıtayla hiçbir şey yapamazsınız. Bütün muhalefet partileri derhal kurultay yapılmalıdır diyor. CHP için demiyorlar onları da ilgilendiriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tedbir ve kurultay yapılamaz diyorlar. Türkiye'nin en önemli kamu hukukçuları diyor ki bunu düzeltmezsek kamu düzeni ortadan kalkacak. Günlerdir söylüyorlar seçim olamaz diye ve reddettiler. Tedbir var kurultay yapamayız diyenlerin, kurultay sürecini başlatacaklarını duyduk. Burada yapılacak iş 26 Temmuz'u geçirmeden kurultay yapılmalıdır. Aksi takdirde partide 6 yıl kurultay yapmamış olur ve seçime giremez. Herkesin hayallerini yerle bir etmekle kalmaz insanları geri dönülmez biçimde kaybedersiniz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Parti butlana rağmen her seferinde birinci parti çıktı. Yok halkı sokağa çağırmak, halkı ayağa kaldırmak diyorlar. 255 miting yaptık genel başkan olarak bir kişinin burnu kanamadı bir kişinin taciz iddiası olmadı o kalabalığın içinde. İnsanların umutlarını kırmamak, ülkeye kötülük yapmamak lazım. Grup toplantısını getirecekleri insanlarla genel merkezde yapsınlar biz de Ferdi'ye gidelim dedim onu da reddettiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Güzele doğru yürüyeceğiz. Milletin yürüyüşünün önüne kimse set çekemez. Önümüzde duran bu milletin ayaklarının altında kalır. Bu millet önünde kimseyi istemez. Devleti, milletin karşısına koyarsanız millet, önce o devleti yener, sonra da o devleti demokratik biçimde inşa eder. Acı çektik çekiyoruz, çekeceğiz, bedeller ödeyeceğiz ama yürüyüşümüzden vazgeçmeyeceğiz."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 14:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kursuye-cikmak-zafer-degildir-1781005508.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk milleti köşeye sıkıştırılacak millet değildir</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turk-milleti-koseye-sikistirilacak-millet-degildir-1235</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turk-milleti-koseye-sikistirilacak-millet-degildir-1235</guid>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşanan yönetim krizine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. CHP'nin iki ayrı meşruiyet iddiasıyla karşı karşıya olduğunu savunan Bahçeli, Özgür Özel'e "CHP'nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">&nbsp;MHP Genel Başkanı Bahçeli: "Şunu unutmasınlar ki, Türk milleti köşeye sıkıştırılacak millet değildir. Karşısına yedi düvel de dizilse tarih sahnesinden silinecek millet değildir"<br>- "Türkiye terörle mücadelede dağları titreten, adalar meselesinde geri adım atmayan bir ülkedir"<br>- "Biz esareti ayağının altında ezen, zilleti kapısından sokmayan, ihanete nefes aldırmayan, nice devletler kuran, kuşatmaları paramparça edip ayak bastığı her toprağı vatan tutan aziz milletin evlatlarıyız"<br>- "Eğer bir ülke olmazsa başka yolla yaparız diye müzakere masasına gölge düşürüyorsa orada diplomasi değil şantaj vardır"<br><br><br><br>ANKARA (İHA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP'de yaşanan yönetim krizine ilişkin sert açıklamalarda bulundu. CHP'nin iki ayrı meşruiyet iddiasıyla karşı karşıya olduğunu savunan Bahçeli, Özgür Özel'e "CHP'nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir" dedi.<br>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada CHP'de yaşanan tartışmalar, Orta Doğu'daki gelişmeler ve Terörsüz Türkiye hedefi hakkında değerlendirmelerde bulundu.<br>Orta Doğu'da yaşanan gelişmelerin yalnızca İran ile İsrail arasındaki bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Bahçeli, bölgede giderek büyüyen bir güvenlik krizinin yaşandığını ifade etti.<br>İsrail'in Gazze ve Lübnan'daki saldırılarını eleştiren Bahçeli, "İsrail'in bölgede uyguladığı saldırgan, hukuk tanımaz ve kan dökmekten çekinmeyen siyaset artık yalnız Filistin'i değil; Lübnan'ı, Suriye'yi, İran'ı, Körfez ülkelerini ve Doğu Akdeniz'i aynı anda tehdit eden bir yangın haritasına dönüşmüştür. Gazze’de bebeklerin, kadınların, yaşlıların, hastaların üzerine bomba yağdıran hasta ve işgalci zihniyet; bugün Lübnan’da da aynı hain yöntemi sürdürmektedir. Beyrut’un semalarında dolaşan savaş uçakları, sadece Lübnan’ın egemenliğine değil, bölgesel barış çağrılarına meydan okumakta; huzur arayış ve arzularına kulak tıkamaktadır. Arz-ı Mevut yalanıyla, vaat edilmiş topraklar masallarıyla meşrulaştırılmak istenen işgalci iştah; milletlerin kaderini Siyonist yayılmacılık saplantılarına göre yeniden biçimlendirme hevesindedir. Lübnan zaten yıllardır siyasi kırılganlıklarla, ekonomik buhranlarla, toplumsal ayrışmalarla ve dış müdahalelerle yıpratılmış bir ülkedir. Böyle bir ülkenin yeniden saldırıların hedefi haline getirilmesi, bölgesel yangının bilinçli biçimde diri tutulduğunu göstermektedir. Diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a dönük askeri ve siyasi baskısı, bölgesel gerilimi söndürmekten ziyade daha da derinleştirmektedir. Bir yanda müzakere denilmekte, diğer yanda tehdit dili yükselmektedir. Bir yanda ateşkesten bahsedilmekte, diğer yanda Hürmüz Boğazı’nda askeri operasyonlar sürdürülmektedir. Bir yanda barış masası kuruluyormuş gibi yapılmakta, diğer yanda savaşın ihtimal hesapları hala canlı tutulmaktadır. Bu nasıl diplomasidir? Eğer bir ülke, ‘olmazsa başka yolla yaparız’ diyerek müzakere masasına bomba gölgesi düşürüyorsa, orada diplomasi değil şantaj vardır" dedi.<br>ABD'nin İran'a yönelik politikalarının da bölgesel gerilimi artırdığını savunan Bahçeli, "Birleşik Devletleri’nin İran hattında kurduğu baskı, İsrail’in bölgesel kaosu derinleştiren saldırgan siyaseti, Suriye ve Irak sahasındaki kırılganlıklar, Doğu Akdeniz’deki askeri hareketlilik ve Hürmüz’den Lübnan’a kadar uzanan gerilim kuşağı, Türkiye’nin iç cephesine dönük sabotaj ihtimallerini de artırmaktadır" ifadelerini kullandı.<br>Bahçeli, bölgede yaşanan gelişmeler karşısında Türkiye'nin iç cephesinin güçlü tutulmasının önemine dikkat çekerek Terörsüz Türkiye hedefinin stratejik bir zorunluluk olduğunu söyledi.<br>"Terörsüz Türkiye, bölgesel fırtınalar karşısında milli varlığımızın zırhıdır" diyen Bahçeli, " Terörsüz Türkiye hedefini korumak, ihanet şebekelerinin hesabını bozmanın gereğidir. Biz Terörsüz Türkiye derken; içeride huzuru, dışarıda caydırıcılığı, sınırlarımızda emniyeti, bölgemizde istikrarı ve milletimizin birliğini aynı anda savunuyoruz. Dışarıda kaos girdabı kol gezerken, savaş borazanları kulakları sağır ederken, ülkemiz jeopolitik depremlere sürüklenmek istenirken surda gedik açtırmayacağız. İşte Terörsüz Türkiye hedefi bu büyük tablonun merkezindedir. İşte bu yüzden Terörsüz Türkiye diyoruz. İşte bu yüzden iç cepheyi sağlam tutmak zorundayız. İşte bu yüzden kardeşlik hukukunu tahkim etmeyi, yalnızca iyi niyetli bir temenni olarak değil; doğrudan doğruya milli güvenlik meselesi biçiminde ele alıyoruz" şeklinde konuştu.<br>Cumhur İttifakı'nın Terörsüz Türkiye hedefi konusunda haklı çıktığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:<br>"Terörsüz Türkiye hedefimizi çarpıttılar. Türk milliyetçiliğinin son kalesi olan Milliyetçi Hareket Partisi’nin adını karanlık senaryolarla yan yana getirme garabetine düştüler. Türk ve Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüze sırt döndüler. Şimdi sormak hakkımızdır: Anlaşıldı mı neden milli beka dedik? İdrak edildi mi neden Terörsüz Türkiye diye ısrar ettik? Bu hedef; Türkiye’nin yabancı tufanlar karşısında savrulmaması, bölgesel çalkantıların arasında sıkıştırılmaması, emperyalist ve Siyonist maşaların yarattığı krizlerle oyalanmaması için tarihi bir zarurettir. Bu nedenle Terörsüz Türkiye hedefi kararlılıkla sürdürülecektir. Dün alay edenler bugün mahcup olmalıdır. Dün "beka" sözüne burun kıvırıp dillerine alayla sakız edenler bugün aynaya bakmalıdır. Dün Terörsüz Türkiye hedefini çarpıtanlar bugün oldukları yerden utanmalı, Cumhur İttifakı ekseninde kurulan milli cephenin karşısında durdukları için hicap duymalıdır" dedi.<br>"Yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi’nin çatısına çökmüştür"<br>Konuşmasının son bölümünde CHP'de yaşanan tartışmalara değinen Bahçeli, partinin ciddi bir yönetim kriziyle karşı karşıya olduğunu savundu.<br>CHP'li belediyeler hakkında ortaya atılan iddiaları hatırlatan Bahçeli, "CHP'li belediyeler etrafında uzun süredir biriken şaibe süreçleri; rüşvet, görevi kötüye kullanma, yolsuzluk ve kamu gücünün menfaat ilişkilerine alet edildiği yönündeki peş peşe patlayan vakalar hepimizin malumudur. Vatandaşa hizmet makamı olması gereken belediyelerin CHP çatısı altında rant iddialarıyla, yönetim zafiyetleriyle ve kamu emanetini taşıyamama garabetiyle anılır hale gelmesi başlı başına ibretlik bir tablodur. Bugün görüyoruz ki yerelde başlayan bu çözülme, dönüp dolaşıp CHP Genel Merkezi’nin çatısına çökmüştür" dedi.<br>Bahçeli, CHP'de iki farklı meşruiyet anlayışının ortaya çıktığını savunarak, "CHP'de bugün iki ayrı yön, iki ayrı dil, iki ayrı merkez, iki ayrı meşruiyet iddiası; muhalefetin gidişatı bakımından kaygı verici bir gerçek olarak karşımızdadır" dedi.<br>CHP Grup Başkanı Özgür Özel'e de çağrıda bulunan Bahçeli, parti içi tartışmaların meydanlara taşınmaması gerektiğini söyledi.<br>"Bu noktada CHP'ye ve Sayın Özgür Özel'e düşen; ateşe körükle gitmek değil, aklıselimle hareket etmektir" diyen Bahçeli, "CHP'nin iç gerilimini sırtlanıp meydanlara taşımaktan, CHP bünyesindeki çatlağı memleket sathına yaymaktan, mevki yarışını demokrasi kahramanlığı gibi servis etmekten vazgeçilmelidir. Genel merkezdeki çift başlılık, teşkilatlara sirayet eden huzursuzluk ve TBMM koridorlarına taşan buhran ayan beyan ortadadır. Kaynayan kazanı kapakla bastırmaya çalışmak akıl karı değildir. Hararet yapan bir aracın gazına basarcasına CHP’yi daha büyük bir savruluşa sürüklemekten yüz çevrilmelidir. Motoru yakmadan, direksiyonu kilitlemeden, yoldan büsbütün çıkmadan bu gidişata bir an evvel nizam verilmelidir" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 13:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/turk-milleti-koseye-sikistirilacak-millet-degildir-1780999578.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Suyu kaybeden geleceğini kaybeder</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/suyu-kaybeden-gelecegini-kaybeder-1234</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/suyu-kaybeden-gelecegini-kaybeder-1234</guid>
                <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bütün medeniyetler tarih boyunca her zaman suya komşu olmuştur. Suyu kaybeden geleceğini de kaybetmiştir" dedi.
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığında düzenlenen "Kentler Susamadan: Suyun Geleceği İçin Kurakçıl Peyzaj ve Türkiye Su Atlası Programı"na katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bakan Yumaklı: "Suyu kaybeden geleceğini de kaybeder"<br><br><br>Ece Nur Öztürk - Cem Geçim<br>ANKARA (İHA) - Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Bütün medeniyetler tarih boyunca her zaman suya komşu olmuştur. Suyu kaybeden geleceğini de kaybetmiştir" dedi.<br>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Tarım ve Orman Bakanlığında düzenlenen "Kentler Susamadan: Suyun Geleceği İçin Kurakçıl Peyzaj ve Türkiye Su Atlası Programı"na katıldı. Programda konuşan Yumaklı, su kaynaklarının korunması ve gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı. Suya sahip çıkmanın yalnızca bugünü değil, geleceği de korumak anlamına geldiğini belirten Yumaklı, "Sadece bizim coğrafyamızda değil, bütün medeniyetler tarih boyunca her zaman suya komşu olmuştur. Suyu kaybeden geleceğini de kaybetmiştir. İşte bugün, iklim değişikliğinin etkileri, bu kadim mirası koruma sorumluluğumuzu, her zamankinden daha önemli hale getirmektedir. Artan sıcaklıklar, değişen yağış rejimleri, kuraklık riski ve su kaynakları üzerindeki baskı; şehirlerimizi, üretim modellerimizi ve yaşam alışkanlıklarımızı yeniden düşünmeyi zorunlu kılmaktadır." ifadelerini kullandı.<br>"10 yılı planlayan, gelecek 50 yıla ışık tutan ulusal su planımızı yayımladık"<br>Su Verimliliği Seferberliği kapsamında çalışmalar yürüttüklerini aktaran Yumaklı, "Su Verimliliği Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile suyun verimli kullanımını öncelik haline getirdik. Bunun yanında önümüzdeki 10 yılı planlayan, gelecek 50 yıla ışık tutan Ulusal Su Planımızı yayımladık. Su kaynaklarımızın korunmasını, suya göre planlamanın esas alınmasını, sektörler arası uyumun güçlendirilmesini ve dijital dönüşümün yaygınlaştırılmasını hedefliyoruz. Suya göre tarım hamlemizle, üretim planlamasını su varlığımızla uyumlu hale getirdik.Yapay zekâ destekli teknolojilerden, dijital izleme sistemlerine kadar, birçok yeniliği su yönetiminin hizmetine sunuyoruz. Havza bazında yönetim planları hazırlıyor, taşkın ve kuraklık erken uyarı sistemlerini yaygınlaştırıyoruz. Suyun verimli kullanımı için, kentselden kırsala, sanayiden tarıma kadar bütün sektörleri kapsayan çalışmalar yürütüyoruz" dedi.<br>"Bu dönüşüm sayesinde yüzde 80'e varan su tasarrufu sağlandı"<br>Kentlerdeki peyzaj anlayışının su kaynaklarının geleceği açısından yeniden ele alınması gerektiğini ifade eden Yumaklı, kurakçıl peyzaj uygulamalarının önemine dikkati çekerek, "Kurakçıl peyzaj; kuraklığa dayanıklı bitki türlerini merkeze alan, suyun verimli kullanımını esas alan ve ekosistem dengesini gözeten çağdaş bir planlama anlayışıdır. Bu dönüşüm sayesinde yüzde 80'e varan su tasarrufu sağlanırken bakım ve enerji maliyetlerinde de önemli ölçüde azalma mümkün olmaktadır" diye konuştu.<br>Kurakçıl peyzajın bitkisiz alanlar oluşturmak anlamına gelmediğini vurgulayan Yumaklı,<br>"Doğayla uyumlu, yerel türlerin ön plana çıktığı ve suyu verimli kullanan alanlar oluşturmayı hedefleyen bir yaklaşımdır. Estetikten ödün vermeyen doğanın kurallarıyla uyum içinde yaşamayı esas alır" şeklinde konuştu.<br>Hedeflerine de vurgu yapan Yumaklı, " Karbon tutulmasını artıran, Kentsel ısı adası etkisini azaltan, Yerel ve doğal türleri yaygınlaştıran, Su döngüsünü destekleyen alanlar oluşturmaktır" açıklasında bulundu.<br><br><o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 12:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/suyu-kaybeden-gelecegini-kaybeder-1780998908.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1913 yılında ezanın, Kur’anın Türkçe olmasını teklif eden mason: Ziya Gökalp</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/1913-yilinda-ezanin-kuranin-turkce-olmasini-teklif-eden-mason-ziya-gokalp-1233</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/1913-yilinda-ezanin-kuranin-turkce-olmasini-teklif-eden-mason-ziya-gokalp-1233</guid>
                <description><![CDATA[Batılı İslam karşıtı güçler asırlar süren kanlı ve acı tecrübelerden sonra, güç kullanarak İslam’a bir zarar veremeyeceklerini, hatta bunun Müslümanları birbirilerine kenetlediğini gördüler. Bunun için İslam’ı yok etmede yeni bir yol bulmaları gerekli olduğuna karar verdiler. Yaptıkları araştırmalar sonucunda İslam’ı ayakta tutmada, nesilden nesile ulaştırmada en büyük etkenin mezhepler ve fıkıh alimleri olduğunu tespit ettiler.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Batılı İslam karşıtı güçler asırlar süren kanlı ve acı tecrübelerden sonra, güç kullanarak İslam’a bir zarar veremeyeceklerini, hatta bunun Müslümanları birbirilerine kenetlediğini gördüler. Bunun için İslam’ı yok etmede yeni bir yol bulmaları gerekli olduğuna karar verdiler. Yaptıkları araştırmalar sonucunda İslam’ı ayakta tutmada, nesilden nesile ulaştırmada en büyük etkenin mezhepler ve fıkıh alimleri olduğunu tespit ettiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İslam ile yeni mücadelelerinde bunu esas aldılar. Mezhepler ve fıkıh alimleri, fıkıh kitapları, ilmihal kitapları halkın gözünden sinsice düşürülecek; Müslümanlar meale ve hadis kitaplarına yönlendirilecekti. Fıkıh bilgilerinin yerini örf ve âdet alacaktı. Din sosyal alandan hissettirmeden çekilecekti.&nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna çeşitli maksatlarla Avrupa’ya gönderilen sözde aydın gençlerden başladılar. Daha sonraları İslam’ı temsil eden Osmanlıyı yıkmak için kurdukları İttihat ve Terakki mensubu kimselere bu hastalığı bulaştırdılar. Bundan dolayıdır ki, İttihatçıların hiç gündemden düşürmedikleri konuların başında hep dinde reform olmuştur. İttihatçıların fikir babası olup Osmanlının yıkılmasında önemli rolü olan mason&nbsp;<strong>Ziya Gökalp</strong>&nbsp;daha 1913 yılında, ezanın, Kur’anın, hutbenin kısaca bütün ibedetlerin Türkçeleştirilmesini teklif etmişti. Fıkhın yerine aklı ve felsefeyi koymayı savunuyordu. Nitekim “Din ve ilim” isimli şiirinde, “Fakihlerin klavuzu nakliyat/ Dini zorla sürüklerler bu yola/ Hikmet der ki, “Bana rehber akliyat/ O halde siz sağa gidin ben sola!” diyerek dinin esası olan nakil ile yani dinin kaynağı olan dört kayanakla alay etmiştir. Rehber olarak vahyi değil alklı tavsiye etmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yine Gökalp, “<strong>Müminler mâruf olan şeyleri emreder</strong>” âyet-i kerimesindeki mâruf kelimesine, örf, âdet diyerek, İslamiyet’i âdeta, modaya göre değiştirmeye kalkıştı. Halbuki, âyet-i kerimedeki (Mâruf) kelimesi, (İslâmiyetin kabûl ettiği iyilikler) demektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fıkhı yok etme çalışmaları daha sonraları da devam etmiştir. Osmanlıların son dönem din adamlarından olan&nbsp;<strong>Şemsettin Gülaltay,</strong>&nbsp;ilk ilahiyat fakültesi açıldığında fıkıh dersini özellikle koydurmadığını söyler.&nbsp;<strong>Falih Rıfkı Atay</strong>, fıkıh dersinin özellikle niçin konulmadığını Şemsettin Gülaytay’dan şöyle nakleder: “Fıkıh dersi koymadım, çünkü fıkhın temeli olan Kur’anın muamelat âyetleridir. Bu ayetlerin hepsi de artık mensuhtur, geçerliliği kalmamıştır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1949 yılında halkın yoğun baskısı sonucunda açılan imam hatip okulları ve Ankara İlahiyat fakültesinin ders müfredatına normalde konulması gereken Kelam, Fıkıh, Fıkıh usülü, …ve Arapça gibi dersler konulmayıp; sosyoloji, psikoloji, felsefe, mantık, sanat tarihi ve İslam felsefesi gibi dini bir eğitimle tamamen ilgisiz dersler konulmuştur. Bütün bunlarda, dinin temeli olan fıkıhtan halkı uzaklaştırma gayretleri olduğu açıkca görülmektedir. Çünkü onlarda biliyorlar ki, fıkıh ilmi dimdik ayakta kaldığı müddetçe dine zarar vermeleri, yıkmaları mümkün değil!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Daha sonraki yıllarda bu okullara bu dersler konuldu, fakat bu defa da, ders veren hocalar kendilerini İmam-ı a’zam hazretlerinin yerine koydular, mezhepleri ve ictihadları küçümsediler. Talebelere de, her biriniz birer İmam-ı azam olacaksınız diyerek, gençleri fıkıhtan uzaklaştırarak doğrudan ayetlerden ve hadislerden hüküm çıkartmaya, ictihad etmeye yönlendirdiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1950’li yıllarda dini okulların çoğalması üzerini masonlar zamanın Cumhurreisine çıktılar. Seni bunun için mi buraya getirdik, diye sitem ettiklerinde Cumhurreisi, “Bu okullar dini hizmet için açılmıyor, dini mihraptan yıkmak için açılıyor” diyerek gerçek maksadı açıklamıştı. Televizyonlarda boy gösteren malum ilahiyat proflarını görünce hedefe varmada hayli mesafe aldıkları görülmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunların bu hedeflerine mani olmanın yolu, fıkhı öğrenip öğretmekten geçer. Fıkh bilgisi okumak, geceleri nâfile namaz kılmaktan daha sevaptır. Âlimlerden okumak da, yalnız okumaktan daha sevaptır. Şu hadis-i şerifler, fıkhın önemini, şerefini göstermeye kâfîdir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Herşeyin dayandığı bir direk vardır. Dînin temel direği, fıkh bilgisidir.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Şeytana karşı bir fakîh, bin âbidden [çok ibâdet yapandan] daha kuvvetlidir.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/1913-yilinda-ezanin-kuranin-turkce-olmasini-teklif-eden-mason-ziya-gokalp-1780944438.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran her türlü senaryoya hazır</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iran-her-turlu-senaryoya-hazir-1231</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iran-her-turlu-senaryoya-hazir-1231</guid>
                <description><![CDATA[İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ""Doğal olarak, dayatılan bir savaşı sona erdirmek amacıyla başlatılan diplomatik süreç bu gelişmelerden etkilenecektir. Başından beri müzakerelerin amacı, ABD ve Siyonist rejimin İran'a karşı dayattığı savaşı sona erdirmekti. En başından itibaren açıkça ifade edildiği gibi Lübnan’daki savaşın sona ermesi ateşkes düzenlemesinin bir parçasıdır" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ""Doğal olarak, dayatılan bir savaşı sona erdirmek amacıyla başlatılan diplomatik süreç bu gelişmelerden etkilenecektir. Başından beri müzakerelerin amacı, ABD ve Siyonist rejimin İran'a karşı dayattığı savaşı sona erdirmekti. En başından itibaren açıkça ifade edildiği gibi Lübnan’daki savaşın sona ermesi ateşkes düzenlemesinin bir parçasıdır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Lübnan'ın Dahiye bölgesine yönelik saldırılardan haberdar olmadığını ve İsrail'den bu saldırılara karşılık vermemesini istediğini söylemesine değinen Bekayi, ABD'nin İsrail'e verdiği desteğin açık olduğunu ifade etti. ABD Dışişleri Bakanlığı'nın İran'a karşı yürütülen savaşın temel gerekçesinin İsrail'e destek olduğunu açıkça dile getirdiğini belirten Bekayi, "Bu, ABD'nin resmi tutumudur. Ayrıca ABD’li yetkililerin iddialarına rağmen, CENTCOM'un hem savunma hem de saldırı alanlarında İsrail ile tam bir koordinasyon ve iş birliği içerisinde olduğunu biliyoruz" dedi.<br><br><strong>"Bölgede gerilimin tırmanmasının sonuçlarından ABD sorumlu olacaktır"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in ABD'nin taleplerinden bağımsız hareket ettiği yönündeki değerlendirmelerin her zaman tartışılabileceğini söyleyen Bekayi, İran açısından önemli olan konunun ABD'nin sorumluluğu olduğunu vurguladı. ABD'nin 8 Nisan'daki ateşkes mutabakatının tarafı olduğunu hatırlatan Bekayi, "Bölgemizde meydana gelecek herhangi bir olayda, ister ABD'nin ticari İran gemilerine saldırması, ülkenin güney bölgelerine yönelik eylemlerde bulunması ya da ateşkesi doğrudan ihlal etmesi söz konusu olsun, ister Lübnan'da İsrail aracılığıyla ya da bölgemizde ABD ile iş birliği içerisinde gerçekleştirilen faaliyetler yoluyla olsun, ABD'nin doğrudan sorumluluğu açıktır. Bölgede gerilimin tırmanmasının sonuçlarından da ABD sorumlu olacaktır" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"Bölgede Siyonist rejimin eylemlerini ABD politikalarından ayrı değerlendirmek mümkün değil"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran ile ABD arasında devam eden müzakerelerin son saatlerde yaşanan gelişmelerden nasıl etkileneceğine ilişkin değerlendirmede bulunan Bekayi, "Bu gelişmeler kuşkusuz mevcut şüpheleri daha da artıracaktır. Zaten şu anda ABD tarafıyla son derece yoğun bir güvensizlik ortamında mesaj alışverişinde bulunuyorduk. Hiç şüphesiz, bölgede Siyonist rejimin gerçekleştirdiği eylemleri ABD’nin politikalarından ayrı değerlendirmek mümkün değildir. ABD’nin bugüne kadar sergilediği çelişkili söylemler, tutarsız davranışlar ve kendi ifadeleriyle ister kasıtlı ister kasıtsız olsun kafa karıştırıcı nitelikteki açıklamaları, diplomatik sürecin işleyişinde zaten yeterince karmaşaya neden olmuştu. Son 24 saat içinde yaşanan bu olay da diplomatik süreçteki mevcut belirsizlik ve düzensizliği daha da derinleştirecektir" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bekayi, "Bu müzakerelerin ve görüşmelerin temel amacı, Lübnan da dahil olmak üzere bölgede savaşın sona erdirilmesini güvence altına almaktı. Siyonist rejimin son dönemde gerçekleştirdiği eylemler, ister ABD'nin bilgisi dahilinde olsun ister olmasın, ister ABD ile koordineli ister koordinasyonsuz gerçekleştirilmiş olsun, tek amacı diplomatik süreçleri sabote etmektir. Dolayısıyla son gelişmelerin devam eden müzakere süreci üzerinde etkisi olmayacağını söylemek mümkün değildir" dedi.<br><br><strong>"İran, ateşkesten bu yana olağanüstü bir itidal göstermiştir"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın açıklamaları ve son 24 saatte gerilimin azaltılmasına yönelik diplomatik girişimlere değinen Bekayi, diplomatik temasların her koşulda sürdüğünü belirterek, "İran, 8 Nisan'daki ateşkesten bu yana olağanüstü bir itidal göstermiştir. ABD ve Siyonist rejim tarafından ateşkesin birçok kez ihlal edilmesiyle karşı karşıya kaldık. Bölgedeki ateşkes ihlalleri, ABD tarafından Siyonist rejimle iş birliği içinde ve bazı bölge ülkelerinin imkanları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. İran'ın dün gece gerçekleştirdiği eylem tamamen savunma amaçlıydı ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51’inci maddesi çerçevesinde gerçekleştirilmiştir" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"Diplomasi ve saha, ulusal çıkarların sağlanması için birlikte hareket ediyor"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran ile ABD arasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik müzakereler ile İsrail’in Lübnan’a yönelik askeri saldırılarının devamı arasındaki ilişkiye yönelik soruya cevap veren Bekayi, "Doğal olarak, dayatılan bir savaşı sona erdirmek amacıyla başlatılan diplomatik süreç bu gelişmelerden etkilenecektir. Başından beri müzakerelerin amacı, ABD ve Siyonist rejimin İran'a karşı dayattığı savaşı sona erdirmekti. En başından itibaren açıkça ifade edildiğini gibi Lübnan’daki savaşın sona ermesi ateşkes düzenlemesinin bir parçasıdır. Müzakerelerin yürütülmesini sağlayan şartların İsrail veya sürecin tarafları olan ABD ve İsrail tarafından zedelenmesi halinde, diplomatik sürecin de bundan etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır. Diplomasi ve saha, İran'ın ulusal çıkarları ve ulusal güvenliğinin sağlanması için birlikte çalışmaktadır. Bu nedenle gerekli görülen her yerde silahlı kuvvetlerimiz devreye girer, gerekli görülen her yerde ise tam bir koordinasyon içerisinde diplomasi kurumu görevini yerine getirir" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"Bloke edilmiş varlıklarımıza el konulacağı iddiası son derece gülünçtür"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin İran'a ait bloke edilmiş varlıkların bir kısmını bölge ülkeleri lehine müsadere etmeye çalıştığı yönündeki haberlere ilişkin değerlendirme bulunan Bekayi, "Bu iddialar, karşı tarafın yürüttüğü medya, propaganda ve baskı kampanyasının bir parçasıdır. Hiç şüphesiz bu bilişsel ve hibrit savaşın bir kısmının kaynağı Siyonist rejimdir. Bloke edilmiş varlıklarımıza el konulacağı iddiası son derece gülünçtür. Çünkü biz, Siyonist rejim ve ABD’nin İran’a yönelik saldırı ve suçlarında herhangi bir şekilde rol oynayan tüm bölgesel taraflardan ciddi şekilde alacaklıyız. Bu taleplerimizi mümkün olan her yöntem ve her yolla mutlaka takip edeceğiz. Ayrıca bu konu, şu anda görüşmeleri devam eden her türlü olası mutabakatın unsurlarından biridir ve İran'ın bu konuda herhangi bir taviz vermesi hiçbir zaman söz konusu olmayacaktır" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"İran, her türlü senaryoya hazırdır"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran ile İsrail arasında yaşanan gerilimin ardından Tahran'ın ne kadar ileri gitmeye hazır olduğu ve müzakerelerin geleceğine ilişkin de değerlendirmede bulunan Bekayi, "Ne kadar gerekli olursa olsun, ulusal çıkarlarımızın gerektirdiği ölçüde ve ulusal güvenliğimizin ihtiyaç duyduğu her noktada mutlaka gerekli adımları atacağız. Siyonist rejimin ya da ABD’nin mevcut durumu istismar ederek saldırılarını her gün tekrarlamasına, kapsamını genişletmesine ve ardından yalnızca ateşkese bağlıyız yönünde genel bir açıklama yapmakla yetinmesine hiçbir şekilde izin veremeyiz. Bu nedenle silahlı kuvvetlerimiz, diplomasi kurumumuz ve İran milleti ile İran İslam Cumhuriyeti’nin tüm kurumları, ülkenin güvenliği ve ulusal çıkarlarını korumak amacıyla her türlü senaryoyla karşı karşıya gelmeye hazırdır" dedi.<br><br><strong>"UAEA Başkanı yapıcı olmayan yaklaşımında ısrar ediyor"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bekayi, ABD'nin Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu toplantısında İran'ın nükleer programına karşı bir karar tasarısı sunma girişimi ve UAEA Başkanı Rafael Grossi'nin son açıklamalarına değinerek, "Her türlü gelişmeye karşı hazırlıklıyız ve gerekli karşılık seçeneklerini de değerlendirmiş durumdayız. Ancak asıl dikkat edilmesi gereken husus, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreterliği gibi bir göreve aday olan bir kişinin, gerek açıklamalarında gerekse UAEA'nın başındaki yetkili olarak görevini yerine getirirken sorumluluk bilinciyle hareket etmesidir. Grossi ise ne yazık ki hala yapıcı olmaktan uzak ve uygun olmayan yaklaşımında ısrar etmektedir. Mevcut durumun temel nedenlerini göz ardı ederek yalnızca ortaya çıkan sonuçlara ve belirtilere odaklanıyor. Eğer ajans, İran'ın nükleer programına ilişkin bilgi sürekliliği konusunda kaygı duyuyorsa, öncelikle bu durumun ortaya çıkmasına yol açan sebepleri sorgulamalı ve bunlara yönelik eleştirilerini dile getirmelidir" şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın nükleer tesislerine yönelik saldırılara işaret eden Bekayi, "ABD ve Siyonist rejim, İran'ın barışçıl nükleer tesislerine yönelik saldırıları nedeniyle bu durumun ortaya çıkmasının başlıca sorumlularıdır. Ajans bugüne kadar bu konuda sorumlu bir açıklama yapmamış ve söz konusu saldırıları kınamamıştır. Bu ikili yaklaşım, uzun süredir var olan şüpheleri daha da güçlendirmektedir. Ne yazık ki ajans Başkanı, İran’ın nükleer dosyasına tamamen taraflı, teknik olmayan ve siyasi bir yaklaşımla yaklaşmaktadır. Bu durum ise yalnızca Ajansın ve Grossi’nin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’na (NPT) ilişkin yükümlülükleri konusundaki güvenilirliğine daha fazla zarar verecektir" dedi.<br><br><strong>"Lübnan’ın egemenliğini ve onurunu korumak için her türlü adımı atacağız"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın kendisini Lübnan ve Lübnan halkının dostu olarak gördüğünü belirten Bekayi, "Lübnan'ın ulusal güvenliğini işgalci ve apartheid rejimi İsrail'e karşı korumanın tek yolunun, Lübnan'ın işgalcilere ve saldırganlara karşı ulusal birliğini muhafaza etmesi olduğuna inanıyoruz. Bu ulusal birliği herhangi bir şekilde zedeleyecek her türlü eylem veya tutumun da kesinlikle Lübnan'ın yararına olmayacağına inanıyoruz. Lübnan'ın dostu olarak, ülkenin ulusal egemenliğinin, güvenliğinin ve onurunun korunmasına katkı sağlayabilecek her türlü adımı atmaktan kesinlikle geri durmayacağız" ifadelerini kullandı.<br><br><strong>"İsrail’in ABD’ye karşı casusluk yaptığı iddiası, bu rejimin hiçbir diplomatik sürece inanmadığının bir başka göstergesidir"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bekayi, Pentagon'un İsrail kaynaklı karşı istihbarat tehdidini kritik seviyede değerlendirdiği ve İsrail'in, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff hakkında istihbarat faaliyetleri yürüttüğüne ilişkin haberleri değerlendirdi. Bekayi, "İsrail rejiminden hiçbir şey beklenmedik değildir. Ancak ilginç olan, ABD’liler en üst düzeyde hem müzakereler öncesinde hem de sonrasında İsrailli yetkilileri gelişmeler hakkında bilgilendirdiklerini ve onlarla tam koordinasyon içinde hareket ettiklerini kabul ederken, şimdi ABD’li yetkililerin İsrail rejiminin istihbarat ve güvenlik faaliyetlerinin hedefi olduğunu duyuyoruz. İsrail’in ABD’ye karşı casusluk yaptığı iddiası, İsrail rejiminin bölgemizde az da olsa istikrar sağlayabilecek herhangi bir diplomatik sürece hiçbir şekilde inanmadığının bir başka göstergesidir" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in İran'ın nükleer programıyla ilgili diplomatik girişimlere yıllardır karşı çıktığını söyleyen Bekayi, "Son 20 yıllık sürece bakıldığında, İsrail rejiminin her zaman diplomatik süreçleri baltalayan ve sabote eden taraf olarak hareket ettiği görülmektedir. Bu, ABD ile İsrail rejimi arasında çözülmesi gereken bir anlaşmazlıktır. Ancak uluslararası toplumun, bölge ülkelerinin ve kamuoyunun bu gelişmelerden gerekli dersleri çıkaracağına şüphe yoktur. Bu raporlar, bölgemizde diplomatik süreçleri baltalamak için aktif şekilde çaba gösteren tarafın ve yapının hangisi olduğunu ortaya koymaktadır" şeklinde konuştu.<br><br><strong>Aynur Sena Çabuk</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 09 Jun 2026 10:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/iran-her-turlu-senaryoya-hazir-1780943004.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kudüs davasını kalbimizde taşıyacağız</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kudus-davasini-kalbimizde-tasiyacagiz-1230</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kudus-davasini-kalbimizde-tasiyacagiz-1230</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Kudüs'e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar çıkacaktır. Ama biz, bu duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Kudüs'ün özgürlük davasını kalbimizde taşıyacağız" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Bakan Çiftçi: "Kudüs'ün özgürlük davasını kalbimizde taşıyacağız"<br>- "Türkiye Yüzyılı, bayrağına sahip çıkan, devletine sahip çıkan gençlerin yüzyılıdır"<br><br>Ece Nur Öztürk - Ahmet Nusret Saçan<br>ANKARA (İHA) - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, "Kudüs'e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar çıkacaktır. Ama biz, bu duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Kudüs'ün özgürlük davasını kalbimizde taşıyacağız" dedi.<br>Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından düzenlenen 'Türkiye Münazara Yarışması' final programı İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin katılımıyla gerçekleştirildi.<br>Burada konuşan Bakan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da öğrenciyken münazara yarışmasına katıldığını söyleyerek "Bu kürsülerin, bu fikir meydanlarının bu ülkenin tarihinde çok anlamlı bir karşılığı var. Muhterem Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, 1972 yılında İstanbul İmam Hatip Okulu öğrencisiyken katıldığı liselerarası münazara yarışmasında arkadaşlarıyla birlikte birincilik kazandı. İşte o gün bir lise kürsüsünde başlayan söz, yıllar sonra millet kürsüsünde, devlet kürsüsünde, dünya kürsülerinde hakikati haykıran bir liderlik duruşuna dönüştü. Davos'ta haksızlık karşısında yükselen 'one minute' oldu. Birleşmiş Milletler kürsüsünden yükselen 'Dünya beşten büyüktür' oldu. Bu duruş, küresel adaletsizliğe karşı güçlü bir vicdan çağrısı olarak tarihe geçti" ifadelerini kullandı.<br>Çiftçi, gençlere tavsiyelerde bulunarak, "Bugün savunduğunuz her fikir, yarın milletinize hizmet edecek büyük bir iddianın ilk adımı olabilir. Bugün gösterdiğiniz cesaret, yarın Türkiye'nin sesi olacak bir duruşa dönüşebilir" şeklinde konuştu.<br>Gençlerin içinde bulunduğu çağın büyük imkanlarla birlikte büyük sınamalar da getirdiğini dile getiren Bakan Çiftçi, "Dijital dünya bilgiye erişimi kolaylaştırıyor. Fakat, zihni dağıtan, kimliği aşındıran, aileyi hedef alan, insanı kendi özünden uzaklaştıran pek çok yeni meydan okumayı da beraberinde taşıyor. Bilgi ile gürültü aynı anda önümüze geliyor. Hakikat ile yalan aynı hızla yayılıyor. İşte böyle bir çağda genç olmak, büyük bir imkan olduğu kadar; büyük bir mesuliyeti de beraberinde getiriyor. Bu çağda ayakta kalmanın yolu; güçlü bir maneviyattan, sağlam bir karakterden, köklü bir aidiyet şuurundan ve eleştirel düşünmeden geçer. Çünkü akıl sorgular, kalp istikamet verir, vicdan ölçü koyar; maneviyat ise insanı ayakta tutar" açıklamasında bulundu.<br><br>"Türkiye Yüzyılı, bayrağına sahip çıkan, devletine sahip çıkan gençlerin yüzyılıdır"<br>Türkiye'nin büyük dönüşümler yaşadığını aktaran Çiftçi, "Artık kendi gücüne yaslanan, kendi istikametini çizen bir Türkiye var. Cenab-ı Hakk'ın izniyle bu yürüyüş şimdi de bizleri; Türkiye Yüzyılı vizyonu ile Büyük ve Güçlü Türkiye idealine götürecektir. Türkiye Yüzyılı, gençliğin yüzyılıdır; fikir sahibi gençlerin, ahlaklı ve donanımlı gençlerin yüzyılıdır. Türkiye Yüzyılı, imanına sahip çıkan, ailesine sahip çıkan, bayrağına sahip çıkan, devletine sahip çıkan gençlerin yüzyılıdır" diye konuştu.<br><br>"Kudüs'ün özgürlük davasını kalbimizde taşıyacağız"<br>Coğrafyanın her köşesinde Türkiye'nin sözünün umutla takip edildiğine dikkati çeken Çiftçi, sözlerine şöyle devam etti:<br>"Bu ülkenin hedefi büyüktür, mazlumların Türkiye'den beklentisi büyüktür. Başta Filistin'de, bilhassa Gazze'de, gönül coğrafyamızın her köşesinde, Türkiye'nin sözü umutla takip ediliyor. Çünkü Türkiye'nin sözü, mazlumun yüreğinde bir güven, mahzun coğrafyalarda bir dua, insanlığın vicdanında bir çağrı olarak karşılık buluyor. İşte bu yüzden bizim duruşumuz da sözümüz de hassasiyetimiz de çok kıymetlidir. Filistin'e olan hassasiyetimizden rahatsızlık duyanlar çıkacaktır. Kudüs'e olan bağımızdan rahatsızlık duyanlar çıkacaktır. Gazze'de insanlığın gözleri önünde yaşanan soykırıma karşı sesimizi yükseltmemizden rahatsız olanlar çıkacaktır. Ama biz, bu duruşumuzdan asla taviz vermeyeceğiz. Kudüs'ün özgürlük davasını kalbimizde taşıyacağız. Filistin'in acısını vicdanımızda hissedeceğiz. Gazze'nin feryadına kulak vereceğiz. Mazlumun yanında durmayı, adil bir dünya düzeni için mücadele etmeyi, insan olmanın en temel sorumluluğu olarak göreceğiz."<br><br>"Kökümüz iman, gövdemiz millet, dallarımız ilim, teknoloji, sanat, siyasettir"<br>Bakan Çiftçi, inanç ve kararlılıkla masumların hakkını savunacaklarını anlatarak, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın her platformda Filistin'in hakkını, Gazze'nin mazlumlarını, Kudüs'ün izzetini savunan liderlik duruşu bizlere de istikamet verecektir. Biz de aynı inançla, aynı kararlılıkla, aynı vicdanla bu hassasiyeti taşıyacağız ve bu hassasiyetimizi kimseye sorgulatmayacağız. İşte; bu umudu taşıyacak olan da sizlersiniz. Unutmayın; kökü sağlam olan ağacın dalları göğe uzanır. Kökümüz iman, gövdemiz millet, dallarımız ilim, teknoloji, sanat, siyasettir. Sizler bu büyük ağacın yarına uzanan filizlerisiniz" ifadelerine yer verdi.<br><br>"Sizlerin güven içinde yaşayabildiği ve umutla geleceğe hazırlanabildiği bir Türkiye için çalışacağız"<br>Gençlerin her daim yanında olacaklarını vurgulayan Çiftçi, "İçişleri Bakanlığı olarak bizler de; sizlerin huzur içinde okuyabildiği, güven içinde yaşayabildiği ve umutla geleceğe hazırlanabildiği bir Türkiye için gece gündüz demeden çalışacağız İnşallah. Üniversitelerimizden şehirlerimize, dijital dünyadan sokaklarımıza kadar her alanda gayemiz aynıdır; gençlerimizin yolunu açmak, Türkiye'nin huzurunu tahkim etmek" dedi.<br>Çiftçi, konuşmasının ardından birinci olan yarışmacıları tebrik etti.<br>Ayrıca finalist bir öğrencinin talebi üzerine Bakan Çiftçi, tüm finalistleri umreye göndereceğini söyledi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/kudus-davasini-kalbimizde-tasiyacagiz-1780922925.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Avrasya Tüneli&#039;nde kaza</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/avrasya-tunelinde-kaza-1229</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/avrasya-tunelinde-kaza-1229</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Avrasya Tüneli'nde seyir halindeki otomobil, itfaiyeye ait yangın panosuna çarptı. Çarpma sonucu patlayan musluk nedeniyle söndürme sistemindeki su tünele aktı. İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada tünele akan suyun deniz suyuyla bir ilgisi bulunmadığı kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Avrasya Tüneli'nde otomobil, itfaiyeye ait yangın panosuna çarptı<br>Patlayan musluk nedeniyle söndürme sistemindeki suyun tünele aktığı kaydedildi<br><br>İSTANBUL (İHA) - İstanbul Avrasya Tüneli'nde seyir halindeki otomobil, itfaiyeye ait yangın panosuna çarptı. Çarpma sonucu patlayan musluk nedeniyle söndürme sistemindeki su tünele aktı. İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada tünele akan suyun deniz suyuyla bir ilgisi bulunmadığı kaydedildi.<br>Edinilen bilgiye göre, saat 08.00 sıralarında Avrasya Tüneli'nde seyir halindeki otomobil, itfaiyeye ait yangın panosuna çarptı. Patlayan musluk nedeniyle söndürme sistemindeki su, tünele aktı. Olay sonrasında Avrasya Tüneli araç geçişine kapatıldı.<br>İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada tünele akan suyun deniz suyuyla bir ilgisi bulunmadığı ifade edilirken, sorunun giderilmesi için çalışma yapıldı. Çalışma boyunca Avrasya Tüneli'ni kullanacak olan vatandaşlar, alternatif güzergahlara yönlendirildi. Tünelin saat 09.00 itibariyle kullanıma açıldığı öğrenildi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/avrasya-tunelinde-kaza-1780905471.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ertuğrul Gazi Türbesi çevresinde  poşet poşet çöp toplandı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ertugrul-gazi-turbesi-cevresinde-poset-poset-cop-toplandi-1228</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ertugrul-gazi-turbesi-cevresinde-poset-poset-cop-toplandi-1228</guid>
                <description><![CDATA[Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü öncülüğünde, Söğüt Kaymakamlığı ve Söğüt Belediyesi iş birliğiyle çevre temizliği etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe Söğüt Kaymakamı Murat Yayabaşı, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü Danışmanı Öğretim Görevlisi Yavuz Koç ve öğrenciler katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ertuğrul Gazi Türbesi çevresinde poşet poşet çöp toplandı<br><br><br>Cem Kaan Toka<br>BİLECİK (İHA) - Bilecik'in Söğüt ilçesindeki Ertuğrul Gazi Türbesi çevresinde poşet poşet çöp toplandı.<br>Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü öncülüğünde, Söğüt Kaymakamlığı ve Söğüt Belediyesi iş birliğiyle çevre temizliği etkinliği gerçekleştirildi. Etkinliğe Söğüt Kaymakamı Murat Yayabaşı, Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, Söğüt Meslek Yüksekokulu Sosyal Güvenlik Farkındalık Kulübü Danışmanı Öğretim Görevlisi Yavuz Koç ve öğrenciler katıldı. Program kapsamında Ertuğrul Gazi Türbesi ve çevresinde temizlik çalışması yapıldı. Katılımcılar tarafından poşet poşet çöp toplanarak çevre kirliliğine dikkat çekildi ve farkındalık oluşturuldu.<br>Söğüt Belediye Başkanı Ferhat Durgut, "Çevremizi korumak hepimizin görevidir. Daha temiz bir Söğüt için çalışmalarımız sürecektir" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 08 Jun 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/06/ertugrul-gazi-turbesi-cevresinde-poset-poset-cop-toplandi-1780904967.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
