<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/">
    <channel>
        <title>Medya Mit</title>
        <link>https://www.medyamit.com.tr/</link>
        <description>Medya Mit</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Mart ayı enflasyon rakamları belli oldu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mart-ayi-enflasyon-rakamlari-belli-oldu-748</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mart-ayi-enflasyon-rakamlari-belli-oldu-748</guid>
                <description><![CDATA[2026 yılının mart ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK verilerine göre enflasyon mart ayında yüzde 1,94 yıllık olarak ise yüzde 30,87 olarak gerçekleşti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">2026 yılının mart ayı enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK verilerine göre enflasyon mart ayında yüzde 1,94 yıllık olarak ise yüzde 30,87 olarak gerçekleşti.</p><p class="MsoNormal">TÜFE'deki eğişim 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,94 artış, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,04 artış, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 30,87 artış ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 32,82 artış olarak gerçekleşti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE YILLIK YÜZDE 32,36 ARTTI<br><br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun yıllık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 32,36 artış, ulaştırmada yüzde 34,35 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 42,06 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana harcama gruplarının yıllık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 8,25, ulaştırmada 5,45 ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 6,04 yüzde puan oldu.<br><br>TÜFE GIDA VE ALKOLSÜZ İÇECEKLERDE AYLIK YÜZDE 1,80 ARTTI<br><br>En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunun aylık değişimleri; gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1,80 artış, ulaştırmada yüzde 4,52 artış ve konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 1,91 artış olarak gerçekleşti. İlgili ana grupların aylık değişime olan katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde 0,46, ulaştırmada 0,75 ve konutta 0,22 yüzde puan oldu.&nbsp;<br><br>Endekste kapsanan 174 alt sınıftan (Amaca Göre Bireysel Tüketim Sınıflaması-COICOP 2018 5'li Düzey) 2026 yılı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/mart-ayi" target="_blank">Mart ayı</a>&nbsp;itibarıyla, 40 alt sınıfın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 7 alt sınıfın endeksinde değişim olmadı. 127 alt sınıfın endeksinde ise artış gerçekleşti.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/mart-ayi-enflasyon-rakamlari-belli-oldu-1775202174.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Aidat listesini panoya asmak ihlal sayılıyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/aidat-listesini-panoya-asmak-ihlal-sayiliyor-747</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/aidat-listesini-panoya-asmak-ihlal-sayiliyor-747</guid>
                <description><![CDATA[Siber Güvenlik Uzmanı ve KVKK Danışmanı Emrah Güçlü, yapılan açıklamanın sahadaki en yaygın hatalardan birine doğrudan müdahale ettiğini kaydederek, “Bir kişinin adıyla birlikte borç bilgisinin herkesin görebileceği şekilde paylaşılması, kişiyi doğrudan belirlenebilir hale getirir ve bu durum açık veri ihlalidir” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), apartman ve site yönetimlerinin kişisel veri uygulamalarına ilişkin önemli bir uyarıda bulundu. Kurum, aidat borçlarının isimlerle birlikte ilan panolarında paylaşılmasının açık veri ihlali olduğunu vurguladı. Siber Güvenlik Uzmanı ve KVKK Danışmanı Emrah Güçlü, yapılan açıklamanın sahadaki en yaygın hatalardan birine doğrudan müdahale ettiğini kaydederek, “Bir kişinin adıyla birlikte borç bilgisinin herkesin görebileceği şekilde paylaşılması, kişiyi doğrudan belirlenebilir hale getirir ve bu durum açık veri ihlalidir” dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">KVKK’nın değerlendirmelerine göre, kat maliklerine ait isim, aidat borcu, kamera kayıtları ve benzeri tüm verilerin hukuka uygun şekilde işlenmesi gerekiyor. Bu kapsamda aidat bilgileri yalnızca ilgili kişiye özel ve güvenli iletişim kanalları üzerinden iletilmeli. Güçlü, doğru yöntemin SMS, e-posta ya da kapalı devre dijital sistemler üzerinden bilgilendirme olduğunu belirterek, “Ortak alanlarda yapılan veri paylaşımları artık kabul edilebilir değil. Bu durum sadece hukuki değil, aynı zamanda etik bir sorumluluk” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Site yönetimleri “veri sorumlusu” sayılıyor<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeni değerlendirmelerle birlikte apartman ve site yönetimlerinin hukuki statüsü de netleşti. Buna göre yönetimler, kişisel veri işleyen birer “veri sorumlusu” olarak kabul ediliyor. Bu kapsamda yönetimlerin, KVKK’ya uyum sağlaması, gerekli teknik ve idari tedbirleri alması ve veri işleme süreçlerini kayıt altına alması gerekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kamera kayıtları da kapsamda<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yalnızca aidat listelerinin değil, güvenlik kameraları, ziyaretçi kayıtları ve araç plaka bilgilerinin de KVKK kapsamında olduğunu hatırlatan Güçlü, kamera sistemlerine ilişkin olarak, “Kameraların kapsama alanı, kayıt süresi ve erişim yetkileri mutlaka sınırlandırılmalı. Aksi halde güvenlik amacıyla kurulan sistemler dahi ihlale dönüşebilir” uyarısında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Uyum süreci ertelenmemeli”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KVKK’nın son açıklamaları ve artan denetimlerin site yönetimleri için açık bir uyarı niteliği taşıdığını belirten Güçlü, sürecin ertelenmemesi gerektiğini vurgulayarak, “Bugün alışkanlık olarak sürdürülen uygulamalar, yarın idari para cezaları ve hukuki süreçlere yol açabilir. KVKK uyumu artık bir tercih değil, zorunluluk” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/aidat-listesini-panoya-asmak-ihlal-sayiliyor-1775200355.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kamu yönetiminin foseptiği</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kamu-yonetiminin-foseptigi-746</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kamu-yonetiminin-foseptigi-746</guid>
                <description><![CDATA[SGK Başuzmanı  İsa Karakaş, bugünkü köşesinde bu durumu "kamu yönetiminin foseptiği" olarak nitelendirerek, hayalet çalışanlar ve onlara göz yuman amirler için yolun sonunun göründüğünü belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Uşak Belediyesi’nde patlak veren&nbsp;<strong>"sevgiliye bankamatik kadro"</strong>&nbsp;iddiaları, kamu yönetimindeki derin bir yarayı yeniden gündeme taşıdı.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SGK Başuzmanı &nbsp;İsa Karakaş, bugünkü köşesinde bu durumu "<strong>kamu yönetiminin foseptiği</strong>" olarak nitelendirerek, hayalet çalışanlar ve onlara göz yuman amirler için yolun sonunun göründüğünü belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Karakaş, işe gitmeden maaş alan "bankamatik personellerin" durumunun basit bir torpil vakası olmadığını, Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında ağır suçlar barındırdığını vurguladı. Milyonlarca gencin KPSS salonlarında ter döktüğü bir ortamda, arka kapıdan sağlanan bu kadroların bir&nbsp;<strong>"suç şebekesi"</strong>&nbsp;faaliyeti olduğu ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i><strong>Yazıda, bu sistemin içinde yer alanları bekleyen ağır hukuki yaptırımlar şöyle sıralandı:</strong></i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İşe gitmeden maaş almak, Beytül Mala (devletin cebine) el uzatmaktır. Hukuki röntgenimiz net. TCK’nın ilgili hükümlerine göre;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Nitelikli Dolandırıcılık:</strong>&nbsp;Kamu kurumunu araç kullanarak haksız menfaat sağlamaktır. Cezası&nbsp;<strong>3 yıldan 10 yıla kadar</strong>&nbsp;hapistir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Resmî Belgede Sahtecilik:</strong>&nbsp;Gelmediği güne "geldi" yazan puantajı imzalayan personel de, buna göz yuman amir de suç ortağıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Görevi Kötüye Kullanma:</strong>&nbsp;Bu hayaletlere müsaade eden belediye başkanları ve müdürler, kamu kudretini şahsi emellere alet etmekten yargılanır"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsa Karakaş, SGK’nın özel sektörde uyguladığı sıkı denetimi kamu ve belediyeler için de başlatması gerektiğini belirtti.<strong>&nbsp;Fiilen çalışmadığı tespit edilen "hayalet personeller" için şu riskler bulunuyor:</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"SGK, özel sektörde sahte sigortalılığa göz açtırmıyor.<strong>&nbsp;Bakkalda, berberde veya inşaatta fiilen çalışmadığı tespit edilenlerin sigortası anında iptal ediliyor.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Emekli olmuşlarsa maaşları kesiliyor, ödenen paralar faiziyle geri alınıyor. Üstelik gariban vatandaşın çoğu sahte sigorta konusunda bilinçli değil.</strong>&nbsp;Kamuda/Belediyelerde sahte sigortalılık suçu daha ağırdır. Keza bilinçli bir şekilde icra edilmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dolayısıyla kronikleşen bu soruna SGK medyada yer alan haberleri ihbar kabul ederek derhâl denetim kapsamına almalı.&nbsp;<strong>SGK mevzuatı açısından neticeleri net:</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Hizmet İptali:</strong>&nbsp;Fiilî çalışma yoksa, sigortalı görünen 10 yıl bile olsa o günler tek kalemde silinir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Maaşların İadesi:</strong>&nbsp;Eğer bu şekilde emekli olunduysa, emeklilik iptal edilir; ödenen tüm maaşlar faiziyle geri alınır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Sağlık Gideri Borcu:</strong>&nbsp;Devletin o kişi için yaptığı tüm hastane ve ilaç masrafları, kişiye borç olarak rücu edilir"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5018 Sayılı Kanun gereği "kamu zararı"nda zaman aşımı işlemediğini hatırlatan Karakaş, ödenen paraların sadece personelden değil, ödemeye imza atan "harcama yetkilisi" amirlerden de tahsil edileceğinin altını çizdi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yargıtay içtihatlarının bu konuda "tokat gibi" net olduğunu belirterek, bu eylemlerin kurumu aldatmaya yönelik suçlar olduğunu hatırlattı ve şunları yazdı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Yargıtay’ın yerleşik içtihatları çok nettir:&nbsp;<i>"Belediyede fiilen çalışmadığı hâlde siyasi yakınlık veya hatır ilişkisiyle bordro düzenlenmesi, kurumun aldatılmasıdır. Bu eylem hem nitelikli dolandırıcılık hem de evrakta sahtecilik suçudur."</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/kamu-yonetiminin-foseptigi-1775199789.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ara karar: 18 kişiye tahliye</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ara-karar-18-kisiye-tahliye-745</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ara-karar-18-kisiye-tahliye-745</guid>
                <description><![CDATA[Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' duruşmasının 15. oturumunda, mahkeme tarafından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapıldı. Mahkemede, 18 sanığın tahliyesine karar verildi.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına, tutuklu sanıkların avukatlarının dinlenmesinin ardından tutukluluk incelemesi yapılmak üzere ara verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü' duruşmasının 15. oturumunda, mahkeme tarafından 107 sanığa yönelik tutukluluk incelemesi yapıldı. Mahkemede, 18 sanığın tahliyesine karar verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i müşteki sanık olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın duruşmasına, tutuklu sanıkların avukatlarının dinlenmesinin ardından tutukluluk incelemesi yapılmak üzere ara verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan 15'inci duruşmada, 33 tutuklu sanığın avukatlarının tahliyeye ilişkin talepleri dinlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı (İBB) Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı tutuklu sanık Murat Ongun'un avukatı Rahşan Sertkaya Daniş, müvekkilinin iki görevinin de birbiriyle ilintili olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ongun'un görev ve yetki alanının sınırlandırılmış bir çerçevesi olduğunu kaydeden Daniş, müvekkilinin İBB'nin her görev ve yetkisi altında sorumlu kılınmadığını savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Daniş, Ongun'un, MEDYA AŞ'nin kadın çalışanları tahliye olana kadar tahliye olmak istemediğini kendisine ilettiğini aktararak, "Bugün artık sadece müvekkilim Ongun için tahliye talebinde bulunmam mümkün değildir." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İmamoğlu İnşaat Genel Müdürü tutuklu sanık Tuncay Yılmaz'ın avukatı Ali Kemal Yıldız, müvekkilinin İBB ile hiçbir ilişkisi olmadığını savunarak, tahliyesine karar verilmesini ve malvarlığı üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İş insanı tutuklu sanık Adem Soytekin'in avukatı Simge Büyük, "Müvekkil delilleri karartan değil, beyanlarıyla dosyaya delil sunan ve bizzat aydınlatan kişidir, tahliyesini talep ediyorum." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İBB Spor Kulübü Başkanı tutuklu sanık Fatih Keleş'in avukatı Nergiz İnce de müvekkilinin tahliyesine karar verilmesini istedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Hasan Fehmi Demir, tutukluluk incelemesine karşı talebi İmamoğlu'nun kendisinin yapacağını belirterek, "Kullanacağımız süre belli. Biz müdafiler, asiller adına konuşuyoruz. Dolayısıyla biz diyoruz ki, kendi sesiyle talebini size iletecek." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan, "15 dakikalık süreyi geçirmeyin." dedi. İmamoğlu sanık kürsüsüne geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Daha sonra söz alan Ekrem İmamoğlu, davada 3 hafta içerisinde yapılan savunmaların çok değerli olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Heyetin kin, nefret, öfke ve önyargı taşıdığına inanmadığını ve inanmak istemediğini belirten İmamoğlu, "Allah'ın huzurunda, milletin şahitliğinde, yüzünüze karşı da bunu söylüyorum." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İmamoğlu, yargıçların sorumluluğunun çok büyük olduğunu kaydederek, "Adaleti dibe vurduk, çöküşteyiz. Evet, siz yargıçlar ya bu çöküşü derinleştirmeye devam edecek ya da bir çıkışı başlatacaksınız. Yani bundan sonra bu dava nasıl işleyecek, nasıl ilerleyecek inanın bu kararınız çok şey ifade edecek. Çok tarihi bir günün gecesindeyiz." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vicdan sızlatacak bir ortam yaşandığını savunan İmamoğlu, "Kes, kopyala, yapıştır, mantığıyla insanlar bir yıldan fazla süredir tutuklu. Hangi gerekçeyle? Kaçma şüphesi. Kuvvetli suç şüphesi. Delil karartma. Gerçekten ayıptır, yazıktır, günahtır. Bu arkadaşlarım mı kaçacak? 43 yıllık zabıta memuru, daire başkanlığı yapmış hanımefendi mi kaçacak? Hayatını, kariyerini adamış insanlar mı kaçacak? Çocuklarının anneleri mi kaçacak? Ülkenin en seçkin bürokratları mı kaçacak? Milyonlarca oy almış belediye başkanları mı kaçacak? Bunun böyle düşünülmesini bile zül kabul ederim, bırakın kararı." beyanında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İmamoğlu, "Buradaki yol arkadaşlarım serbest bırakılmalıdır. Buradaki herkes serbest bırakılmalıdır. Tutuksuz yargılama haktır." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Davada, henüz savunması alınmayan 89 tutuklu sanığın avukatı ile Ekrem İmamoğlu'nun tutukluluğa karşı beyanları alınmış oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mahkeme heyeti, avukatlarının beyanlarının dinlenmesinin ardından tutukluluk incelemesi için duruşmaya ara verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/ara-karar-18-kisiye-tahliye-1775198946.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kırsalda bereket küçükbaşa destek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-744</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-744</guid>
                <description><![CDATA[Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesi başvurusu başladı. Çiftçilere 2 yıl geri ödemesiz Ziraat Bankası faizsiz kredi desteğinin de sağlanacağı Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek başvuru şartları da gündeme geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"ni hayata geçiriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesi başvurusu başladı. Çiftçilere 2 yıl geri ödemesiz Ziraat Bankası faizsiz kredi desteğinin de sağlanacağı Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek başvuru şartları da gündeme geldi. Tarım ve Orman Bakanlığı, küçükbaş hayvan varlığını artırmak, kırsal üretimi güçlendirmek, hayvancılıkta sürdürülebilirliği desteklemek, gençler ve kadınların üretime daha fazla katılımı ve meraya dayalı üretimi daha karlı hale getirmek amacıyla “Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek Projesi"ni hayata geçiriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna göre 150 bin küçükbaş hayvanın dağıtımına bu yıl başlanırken, üreticilere 2 yıl geri ödemesiz faizsiz kredi ve yıllık 180 bin lira bakım desteği sağlanacak. "Kırsalda Bereket, Küçükbaşa Destek" projesi ile 2026 yılı için belirlenen 14,5 milyar liralık kırsal kalkınma bütçesinin yarısının genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerine tahsis edilecek. Peki, kırsalda bereket, küçükbaşa destek başvurusu ne zaman, nasıl yapılır? 2 yıl geri ödemesiz çiftçi kredi başvuru şartları neler?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesi başvuru şartları ve 2 yıl geri ödemesiz Ziraat Bankası faizsiz kredi desteği alma koşulları vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Şubat ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kamuoyuna duyurulan Kırsalda bereket küçükbaşa destek başvuruları 1 Nisan'da başladı. Konuyla ilgili açıklama yapan Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, başvuru tarihlerini duyurarak, "Proje başvuruları, başvuru sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılacak." dedi. Yumaklı, "Proje kapsamında hak sahibi olan kişilere 95 baş dişi ve 5 baş erkek küçükbaş hayvan, Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünce (TİGEM) uygun şartlarda temin edilecek." ifadesini kullandı. Buna göre Ziraat Bankası tarafından faizsiz kredi desteği sağlanacak. Kırsalda bereket küçükbaşa destek projesine başvurularda, Kadın ve gençler ile meslek mensupları (Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi) öncelikli olacak. Dağıtım yapılacak iller/bölgeler, dağıtılacak yöreye uygun ırklar, başvuru usul ve esasları ile değerlendirme takvimi, Bakanlığımız ilgili birimlerince (HAYGEM koordinasyonunda) ayrıca ilan edilecek. İşte, Kırsalda bereket küçükbaşa destek başvuru şartları ve ayrıntılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRSALDA BEREKET KÜÇÜKBAŞA DESTEK BAŞVURULARI NE ZAMAN?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı, "Başvurular 1-30 Nisan 2026 tarihlerinde yapılabilecek. Proje başvuruları, başvuru sahibinin işletmesinin bulunduğu, işletmesini açacağını beyan ettiği yerdeki il ve ilçe tarım ve orman müdürlüklerine yapılacak." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Proje kapsamında, Hayvancılık Genel Müdürlüğü (HAYGEM) koordinasyonunda Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü'ne (TİGEM) ait küçükbaş hayvanlar üreticilere verilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRSALDA BEREKET KÜÇÜKBAŞA DESTEK PROJESİ NEDİR?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, tarafından kamuoyuna açıklanan Kırsalda Bereket Küçükbaş Hayvancılığa Destek Projesi, kırsalda üretimi güçlendirmek, aile işletmelerini büyütmek, gençlerimizi ve kadınlarımızı üretime daha fazla dâhil etmek ve meraya dayalı üretimi daha kârlı hale getirmek amacıyla hayata geçirilmektedir.<br><br>Bu uygulamada yalnızca sayı artışı hedeflenmemekte; verim, uyum ve sürdürülebilirlik esas alınmaktadır. Dağıtımlar, ülkemizin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak; yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanacaktır. Dağıtılacak ırklar ile dağıtım bölgeleri/illeri ve başvuru şartlarına ilişkin nihai çerçeve HAYGEM tarafından belirlenecek ve ilan edilecektir.<br><br>Proje; TİGEM'in damızlık güvencesi ve Ziraat Bankası'nın finansman imkânları ile yürütülecektir. Proje kapsamında dağıtılacak hayvanlar, TİGEM işletmelerinde yetiştirilen hayvanlardan temin edilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAŞVURU ŞARTLARI NELER?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Projeye belirlenecek üst sınırdan daha az hayvana sahip olanların yanı sıra hali hazırda hayvancılık yapmayan kişiler de başvuru yapabilecektir.<br><br>- Kadın ve gençler ile meslek mensupları (Veteriner Hekim, Ziraat Mühendisi, Gıda Mühendisi) önceliklendirilecektir.<br><br>Sağlanan Destekler<br><br>Projeden hak kazanan üreticiler için özet destek unsurları aşağıdaki gibidir:<br><br>1.Kredi desteği (Ziraat Bankası)<br><br>Hak sahibi üreticiler, Ziraat Bankası'ndan %100 faiz indirimine kadar Temel Hayvancılık Kredisi kullanabilecektir. Geri ödemeler 2 yıla kadar ödemesiz, devamında toplam 5 yıl veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecektir.<br><br>2. TARSİM sigortası<br><br>Hak sahibi üreticilerin projeyle edindikleri küçükbaş hayvanları 1 yıllık olarak TARSİM kapsamında sigortalanacaktır.<br><br>3. Bakım-besleme desteği<br><br>Hayvan teslimini takip eden aydan itibaren 12 ay boyunca; hayvan başına 150 TL, en fazla 100 baş için aylık azami 15.000 TL yıllık toplamda 180.000 TL bakım- besleme desteği ödenecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KIRSALDA BEREKET KÜÇÜKBAŞA DESTEK PROJESİ HANGİ İLLERDE?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dağıtımlar, Türkiye'nin bölgesel yetiştiricilik gerçekleri dikkate alınarak, yöre, iklim ve mera yapısına uygun damızlık küçükbaş ırkları üzerinden planlanacak.<br><br>Dağıtım yapılacak iller/bölgeler, dağıtılacak yöreye uygun ırklar, başvuru usul ve esasları ile değerlendirme takvimi, Bakanlığımız ilgili birimlerince (HAYGEM koordinasyonunda) ayrıca ilan edilecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ZİRAAT BANKASI 2 YIL GERİ ÖDEMESİZ KREDİ BAŞVURUSU<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hak sahibi üreticiler, Ziraat Bankasından yüzde 100 faiz indirimine kadar "temel hayvancılık kredisi" kullanabilecek. Geri ödemeler, 2 yıla kadar ödemesiz, devamında 5 yıl veya 7 yıl vade seçenekleriyle planlanabilecek. Üreticilerin projeyle edindikleri küçükbaş hayvanları 1 yıl boyunca TARSİM kapsamında sigortalanacak. Hayvan teslimini takip eden aydan itibaren 12 ay hayvan başına 150 lira, en fazla 100 baş için aylık azami 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım-besleme desteği ödenecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:40:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/kirsalda-bereket-kucukbasa-destek-1775198469.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Amerikan halkı savaşın bitmesini istiyor</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/amerikan-halki-savasin-bitmesini-istiyor-743</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/amerikan-halki-savasin-bitmesini-istiyor-743</guid>
                <description><![CDATA[Trump açısından bu savaş sürdürülemez; çünkü bu savaş askeri olarak uzadıkça siyasi olarak kaybettiriyor. Kamuoyu desteği eriyor. Ipsos’un 31 Mart 2026 tarihli anketine göre Amerikalıların yüzde 66’sı, hedefler tam gerçekleşmese bile savaşın hızlıca bitmesini istiyor; yüzde 60’ı İran’a yönelik askeri saldırıları onaylamıyor. Özellikle bağımsız seçmende memnuniyetsizlik çok yüksek. Bu, savaş uzadıkça Trump’ın iç siyasette manevra alanının daraldığını gösteriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD ile İran arasındaki gerilim, sahadaki güç farkına rağmen yeni bir boyuta taşındı. Hürmüz Boğazı’nda atılan adımlar, küresel enerji piyasalarını ve Washington’un stratejik hesaplarını sarsıyor. Beyaz Saray, kısmi başarılarını öne çıkarıyor, ancak uzmanlar tabloyu çok daha karmaşık görüyor. Peki, ABD'nin elindeki en güçlü koz ne? Bunu ne zaman ve nasıl kullanacak? Ve İran bu baskıya ne kadar dayanabilecek?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a karşı yürüttüğü güç politikası, sahadaki askeri üstünlüğe rağmen stratejik ve siyasi açmazlarla karşı karşıya. Hürmüz Boğazı üzerinden şekillenen kriz, küresel ekonomi ve enerji güvenliğini doğrudan tehdit ederken, tarafların hamleleri savaşın kaderini belirleyecek kritik bir döneme işaret ediyor.<br><br>ABD ile İran arasında tırmanan gerilimde yüzeysel güç dengesi incelendiğinde, Washington yönetiminin açık ara üstünlüğü dikkat çekiyor. Yaklaşık üç kat daha büyük nüfusa sahip olan ABD, dünyanın en güçlü askeri kapasitesi ve en büyük ekonomisiyle İran karşısında belirgin bir avantaj taşıyor. Bu tabloya, İsrail’in yüksek teknolojiye dayalı askeri gücü ve gelişmiş istihbarat ağı da eklendiğinde, çatışma ilk bakışta İran açısından kazanılması zor bir mücadele olarak değerlendiriliyor.<br><br>Ancak sahadaki gelişmeler, klasik askeri güç ölçütlerinin ötesinde bir denge oluştuğunu ortaya koyuyor.&nbsp;İran sahip olduğu sınırlı askeri ve ekonomik kapasiteye rağmen, bu zayıflıkları stratejik avantaja dönüştürmeyi başardı. Özellikle uzun süredir yaptırımlar altında yaşayan ülke, kriz yönetimi ve asimetrik savaş stratejilerinde önemli bir deneyim kazandı.<br><br>Analistlere göre Tahran yönetimi, doğrudan askeri zafer hedeflemek yerine, rakiplerinin zayıf noktalarını hedef alan bir yıpratma stratejisi izliyor. Bu stratejinin merkezinde ise küresel enerji akışının en kritik geçiş noktalarından biri olan&nbsp;Hürmüz Boğazı&nbsp;yer alıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SAVAŞIN EN KRİTİK YERİ<br><br>İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kısmen kapatma kararı, savaşın seyrini değiştiren en önemli hamlelerden biri oldu. Dünya petrol ticaretinin önemli bir bölümünün geçtiği bu dar su yolu, küresel ekonomi açısından hayati önem taşıyor.&nbsp;Savaş öncesinde günde 100’ün üzerinde petrol tankerinin geçtiği boğazda, İran’ın kısıtlamaları sonrası bu sayı dramatik biçimde düştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son olarak İran’ın yalnızca 20 tankerin geçişine izin vereceğini açıklaması, ABD tarafından diplomatik bir kazanım olarak sunulsa da uzmanlara göre bu durum aslında krizin derinliğini gözler önüne seriyor. Çünkü mevcut tablo, normal şartlarda tamamen açık olması gereken bir ticaret yolunun, kriz nedeniyle kısmi olarak işleyebildiğini ortaya koyuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BEYAZ SARAY’DA ‘DİPLOMASİ ZAFERİ’ TARTIŞMASI<br><br>Beyaz Saray’da düzenlenen basın toplantısında ise ABD yönetiminin bu gelişmeyi “diplomatik başarı” olarak nitelendirmesi dikkat çekti. Ancak bu söylem, Washington’ın pazarlık gücünün sınırlı olduğu yönündeki eleştirileri de beraberinde getirdi. Uzmanlara göre, askeri olarak üstün bir gücün bu tür tavizleri başarı olarak sunması, stratejik bir zayıflığın göstergesi olarak yorumlandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Siyaset Bilimleri Uzmanı Doç. Dr. Faik Tanrıkulu da bu görüşe katılıyor. Doç. Dr. Tanrıkulu,&nbsp;“Askeri olarak üstün bir güç için böyle bir tabloyu diplomatik başarı diye sunmanın ilk maliyeti, caydırıcılığın aşınması olarak yorumlamak gerekir”&nbsp;dedi ve ekledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Çünkü burada serbest seyrüsefer yeniden tesis edilmiş olmuyor; İran, geçişi kendi siyasal onayına bağlayan fiilî bir ‘izin rejimi’ kurmuş oluyor. Trump 26 Mart’ta İran’ın 10 tankere geçiş izni vermesini bir ‘jest’ gibi sundu, ancak Beyaz Saray gemiler hakkında ayrıntı paylaşmadı; ertesi gün İran’ın güvence verdiği Çin bağlantılı iki gemi boğazdan çıkmayı deneyip geri döndü. Bu da şunu gösteriyor:&nbsp;kısmi geçiş, düzenin geri geldiği anlamına gelmiyor; tam tersine, ABD’nin mutlak deniz üstünlük söylemine rağmen İran’ın kuralları belirleyebildiği algısını güçlendiriyor.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN, HÜRMÜZ BOĞAZI’NI KULLANARAK SAĞLADIĞI AVANTAJI NE KADAR DAHA SÜRDÜREBİLİR?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’ın bu kartı ilk kez kullanmadığını 1984’ten itibaren ‘Tanker Savaşı’ döneminde Basra Körfezi’nde çok sayıda gemiye saldırılar düzenlediğini, mayınlar döşediğini ve sürat botlarıyla tankerleri hedef aldığını söyleyen Doç. Dr. Faik Tanrıkulu,&nbsp;“ABD bunun üzerine Temmuz 1987’de Operasyon Earnest Will’i başlatarak konvoy sistemi kurmak zorunda kaldı. Ancak o dönemin en yoğun saldırılarında bile İran, boğazdaki trafiği tamamen durduramadı; piyasalar zamanla uyum sağladı. 2011’de Ahmedinejad, 2018’de Ruhani benzer tehditler savurdu, fakat her seferinde geri adım atıldı. Çünkü Hürmüz’ü kapatmak, İran’ın da kendi ekonomik çıkarlarını vuruyordu”&nbsp;dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugün ise tablonun daha ağır bir stratejik krize işaret ettiğini söyleyen Doç. Dr. Tanrıkulu, “Hürmüz’de yaşanan her gerilim, yalnızca enerji piyasalarını değil, küresel dengeleri de sarsıyor. Petrol fiyatlarındaki sıçrama, tanker trafiğindeki sert düşüş, sigorta maliyetlerindeki artış ve Körfez’de biriken gemiler, oranın ne kadar hayati olduğunu bir kez daha gösterdi.&nbsp;Özellikle Japonya, Güney Kore ve Hindistan gibi enerji ithalatçısı ülkeler için Hürmüz, sadece bir geçiş noktası değil, ekonomik güvenliğin temel hattıdır”&nbsp;şeklinde konuştu.<br><br>STRATEJİK HEDEFLER BELİRSİZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Washington açısından sorunun yalnızca ekonomi ya da kamuoyu baskısı olmadığını asıl sorunun stratejik hedeflerin belirsizliği olduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-- Bir yanda İran’ın füze kapasitesini yok etmek, diğer yanda rejim değişikliği ya da nükleer programı bitirmek gibi birbirini tamamlamayan hedefler dillendiriliyor. Bu da savaşın siyasi maliyetini artırıyor. Dahası, ABD müttefiklerinden de beklediği desteği tam anlamıyla bulamıyor. Bu durum, askeri gücün tek başına yeterli olmadığını, siyasi çıkış yolunun ise her geçen gün daha da daraldığını gösteriyor.<br><br>-- Ayrıca Trump açısından bu savaş sürdürülemez; çünkü bu savaş askeri olarak uzadıkça siyasi olarak kaybettiriyor.&nbsp;Kamuoyu desteği eriyor. Ipsos’un 31 Mart 2026 tarihli anketine göre Amerikalıların yüzde 66’sı, hedefler tam gerçekleşmese bile savaşın hızlıca bitmesini istiyor; yüzde 60’ı İran’a yönelik askeri saldırıları onaylamıyor.&nbsp;Özellikle bağımsız seçmende memnuniyetsizlik çok yüksek. Bu, savaş uzadıkça Trump’ın iç siyasette manevra alanının daraldığını gösteriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ASKERİ SEÇENEKLER YÜKSEK MALİYET RİSKİ TAŞIYOR<br><br>ABD’nin Hürmüz Boğazı’nı askeri güç kullanarak açma kapasitesi bulunuyor. Ancak bu seçeneğin ciddi riskler barındırdığı belirtiliyor. Olası bir askeri müdahale durumunda:<br><br><i>* İran’ın ABD gemilerine saldırması propaganda zaferi yaratabilir.</i><br><br><i>* Çatışmanın genişlemesi kaçınılmaz hale gelebilir.</i><br><br><i>* Kara birliklerinin devreye girmesi gerekebilir.</i><br><br><i>* ABD kayıpları iç politikada ciddi baskı oluşturabilir.</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benzer şekilde, İran’ın petrol ihracatının merkezi olan&nbsp;Harg Adası’na&nbsp;yönelik olası bir operasyon da riskli senaryolar arasında yer alıyor. Böyle bir hamle İran ekonomisine ağır darbe vurabilir, ancak Tahran’ın geri adım atmasını garanti etmiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘İRAN’I ZOR HEDEF YAPAN UNSURLARDAN BİRİ SAVAŞMA TARZI’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Washington'da sık sık aynı cümle kuruluyor: ‘ABD isterse İran’ı vurur.’ Doğrudur; vurur. Hatta çok ağır vurur. Asıl soru şu: ABD, İran’ı vurarak istediği siyasi sonucu alabilir mi?”&nbsp;diyen Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “Bugün tartışılması gereken nokta da tam olarak budur. Çünkü İran dosyası, Amerikan askeri gücünün sınırlarını değil; askeri gücün siyasi sonuç üretme kapasitesini test ediyor. İran, birkaç hava saldırısıyla diz çökecek klasik bir hedef değil” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’ı zor hedef yapan unsurlardan birinin savaşma tarzı olduğuna vurgu yapan uzman isim,&nbsp;“Tahran, ABD ile aynı düzlemde savaşmıyor. Uçak gemisine karşı uçak gemisi çıkarmıyor; onun yerine maliyeti yükselten, denklemi bozan, cepheyi genişleten yöntemlere yaslanıyor. Füze, drone, mayın, vekil unsurlar, enerji hatlarına dönük baskı ve deniz trafiğini tehdit eden asimetrik araçlar… İran’ın gücü burada. Yani mesele Amerikan ordusunu cephede yenmek değil; Amerikan müdahalesini pahalı, uzun, yıpratıcı ve siyasi açıdan tartışmalı hale getirmek”&nbsp;dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘BİR DESTEK HATTI OLUŞTURAMIYOR’<br><br>Diplomatik cephede de Washington’un elinin sanıldığı kadar rahat olmadığını söyleyen Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, “ABD, İran’a karşı küresel ve yekpare bir destek hattı oluşturamıyor. Özellikle Avrupa’da, Hürmüz gibi başlıklarda ABD’nin istediği sert askeri çerçeveye mesafeli yaklaşan bir tutum dikkat çekiyor. Müttefikler savunma, deniz güvenliği ve diplomatik koordinasyon gibi alanlarda daha temkinli davranırken; doğrudan saldırı mantığına tam angaje olmuyor. Bu da ABD için şu anlama geliyor: maliyetin önemli kısmını yine kendisi taşıyacak.&nbsp;İran’ın tam da istediği şey budur; Washington’u yalnızlaştırmak, yükü ağırlaştırmak ve askeri üstünlüğü siyasi sıkışmaya çevirmek” şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘ABD’NİN STRATEJİK SEÇENEKLERİ BEŞ HATTA ÇEŞİTLENEBİLİR’<br><br>ABD’nin stratejik seçenekleri bu senaryoda beş hatta çeşitlenebileceğinin altını çizen Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, şu önemli bilgileri paylaştı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i>1-&nbsp;Tam ölçekli savaşa girmeden Hürmüz’de eskort, hava savunması ve mayın temizlemeye dayalı savunma ağırlıklı deniz güvenliği kurmak.</i><br><br><i>2-&nbsp;Kara harekâtından kaçınıp İran’ın füze, dron ve deniz tacizi kapasitesini sınırlayan nokta atışı ve sınırlı baskı uygulamak.</i><br><br><i>3-&nbsp;Fransa gibi ülkelerin saldırı koalisyonuna mesafeli durduğu ortamda, NATO yerine görev bazlı koalisyonlar kurup bazı müttefikleri diplomasiye, bazılarını mayın temizlemeye, bazılarını da bölgesel savunmaya yönlendirmek.</i><br><br><i>4-&nbsp;İran’ın misillemesini pahalı ama yönetilebilir kılmak için üs savunması, enerji altyapısı koruması ve siber savunmayı güçlendirmek.</i><br><br><i>5-&nbsp;Askeri baskıyı mutlaka bir diplomatik çıkış kanalıyla birleştirmek.</i><br><br>PEKİ, ABD’NİN KULLANMADIĞI EN BÜYÜK KOZ NE?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çoğu analiste göre Washington yönetiminin elindeki en güçlü araçlardan biri ise ekonomik yaptırımların kaldırılması seçeneği. İran ekonomisi, petrol ihracatına getirilen kısıtlamalar nedeniyle ciddi bir daralma yaşıyor. Ülkede yaşanan toplumsal huzursuzlukların önemli bir bölümü de ekonomik sıkıntılardan kaynaklanıyor. Ancak ABD’nin sunduğu şartlar, İran tarafından kabul edilmesi zor talepler içeriyor. Bunlar arasında:<br><br><i>* Füze programının sınırlandırılması</i><br><br><i>* Bölgesel etkisinin azaltılması</i><br><br><i>* Hürmüz üzerindeki kontrolün gevşetilmesi</i><br><br>Mevcut tabloda hem ABD hem de İran belirli avantajlara sahip olsa da tarafların geri adım atmasını zorlaştıran bir denge oluşmuş durumda.<br><br>İran, Boğaz üzerindeki kontrolüyle küresel baskı oluşturuyor ve savaşı uzatarak rakibinin maliyetini artırıyor. ABD ise askeri üstünlüğünü koruyor ancak bu gücü kullanmanın siyasi maliyetinden çekiniyor.<br>Uzmanlara göre savaşın uzaması, her iki taraf için de maliyetleri artıracak. Ancak bu süreç, özellikle ABD açısından iç siyasi baskıyı büyütebilir. İran’ın zaman kazanma stratejisi, Trump yönetimini daha hızlı ve riskli kararlar almaya zorlayabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘EKONOMİK OLARAK İRAN GERÇEKTEN AĞIR BASKI ALTINDA’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bunu ekonomik zayıflık + stratejik direnç olarak okumak gerekir” diyen Doç. Dr. Faik Tanrıkulu, şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-- İran gerçekten ağır baskı altında: IMF’nin Ocak 2026 görünümünde İran için 2026 reel büyüme projeksiyonu yalnızca yüzde 1,1. ABD Hazine Bakanlığı da 2025–2026 boyunca İran’ın petrol gelirini kısmak için yüzlerce kişi, gemi ve şirkete yaptırım uyguladığını; yalnızca Kasım 2025 itibarıyla 170’ten fazla tankerin hedef alındığını ve bunun İran’ın her varilden elde ettiği geliri düşürdüğünü söylüyor. Yani ekonomik baskı gerçek ve Washington’ın elindeki en etkili koz hâlâ yaptırım kaldırma kapasitesi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama bu, İran’ın teslim olmaya hazır olduğu anlamına gelmiyor. İranlı yetkililere göre Tahran, yaptırım kaldırılması karşılığında bazı nükleer tavizleri konuşmaya açık; fakat bunun karşılığında uranyum zenginleştirme hakkının tanınmasını, yaptırımların belirsiz değil takvimlendirilmiş ve somut biçimde kaldırılmasını istiyor. Daha kritik olan ise şu: İran, ‘savunma kapasitesinden vazgeç, karşılığında muğlak yaptırım rahatlaması al’ formülünü açıkça reddediyor. Bu da bize Tahran’ın pazarlığı ekonomi başlığında değil, rejim güvenliği ve stratejik caydırıcılık başlığında kurduğunu gösteriyor.<br><br>-- Dolayısıyla mesele şu:&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abd" target="_blank">ABD</a>&nbsp;için yaptırımlar bir baskı aracı, İran içinse kaldırılmaları bir rejim nefes borusu. Fakat İran bu nefes borusunu almak için füze kapasitesini, savunma doktrinini ve tüm bölgesel etkisini masadan kaldırmak istemiyor. Körfez ülkelerinin de Washington’a verdiği mesaj benzer: sadece savaşın bitmesi yetmez, İran’ın füze ve drone kapasitesinin kalıcı biçimde zayıflatılması gerekir. Bu nedenle yaptırım kaldırma pazarlığı artık sadece ekonomik değil; nükleer program, füze kapasitesi, vekil ağlar ve Hürmüz üzerindeki baskı gücüyle birlikte okunuyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 03 Apr 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/amerikan-halki-savasin-bitmesini-istiyor-1775197928.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>“Mezhepçilik yapmayın” diyerek “İrancılık” yapıyorlar!</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-742</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-742</guid>
                <description><![CDATA[Önce "kriter"i netleştirelim. Din, "Bana göre..." diye başlayan cümlelerle konuşulacak bir konu değildir. Ölçü, İslâm'ın "muteber" kaynaklarıdır. Aksi taktirde herkes, kendi zihninde oluşturduğu "din"den bahsetmiş olur!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak'ın makalesi…</p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file"><span style="color:hsl(210, 75%, 60%);">https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/</span></a></p><p class="MsoNormal"><strong>“Mezhepçilik yapmayın” diyerek “İrancılık” yapıyorlar!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İran ile ilgili eleştirilerimizi bir kenara bıraktık, Haçlı Siyonist saldırıya karşı İran'ı destekliyoruz. Ancak ülkemizde, tırmanan bir&nbsp;<strong>"tartışma"</strong>&nbsp;görüyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Taarruza geçen lejyonerler; İran yönetiminin, Türkiye dâhil bütün İslâm âlemini&nbsp;<strong>"hasım"</strong>&nbsp;ilân eden basiretsiz politikalarından doğan yalnızlığından ürettikleri&nbsp;<strong>"mağduriyet"</strong>i,&nbsp;<strong>"gerekçe"</strong>&nbsp;olarak kullanıyorlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Emperyalistlerin,&nbsp;<strong>"Sünni veya Şia bütün İslâm, düşmanımızdır"</strong>&nbsp;dediği bir ortamda, başka&nbsp;<strong>"düşman"</strong>&nbsp;kalmamış gibi Türkiye'deki Müslümanların ana omurgası olan Sünniliği hedef alıyorlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ülkemizin bütün imkânlarını kullanıp,&nbsp;<strong>"Türkiye ile savaş çıksa, İran tarafında olurum"&nbsp;</strong>diyebiliyorlar!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kirli operasyonlarına karşı çıkanları&nbsp;<strong>"Mezhepçilik"</strong>&nbsp;ajitasyonuyla susturmaya çalışıyor ama kendileri bölücülük yapıyorlar!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"GERÇEK İSLÂM"IN ÖLÇÜSÜ NE?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Önce&nbsp;<strong>"kriter"</strong>i netleştirelim. Din,&nbsp;<strong>"Bana göre..."</strong>&nbsp;diye başlayan cümlelerle konuşulacak bir konu değildir. Ölçü, İslâm'ın&nbsp;<strong>"muteber"</strong>&nbsp;kaynaklarıdır. Aksi taktirde herkes, kendi zihninde oluşturduğu&nbsp;<strong>"din"</strong>den bahsetmiş olur!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlk berraklığıyla devam etmekte olan&nbsp;<strong>"İslâmiyet"</strong>&nbsp;hakkında oluşturulan karmaşanın sebebi de budur. Domates alırken bile&nbsp;<strong>"organik olsun"</strong>&nbsp;diye çırpınanlar, önüne sürülen&nbsp;<strong>"hormonlu"&nbsp;</strong>bilgilerin doğruluğunu hiç araştırmıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Mezhep"</strong>&nbsp;tartışmalarında da aynı durum yaşanıyor!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilinçli oluşturulan&nbsp;<strong>"kavram kargaşası"</strong>nda, farklı tonlardaki&nbsp;<strong>"yanlış"</strong>lar arasından seçime zorlanan insanların,&nbsp;<strong>"doğru"</strong>ya ulaşması zorlaştırılıyor!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu&nbsp;<strong>"sığ"</strong>&nbsp;tartışmaya dâhil olmak istemiyoruz.&nbsp;<strong>"Yanlış"</strong>ı bilerek savunan&nbsp;<strong>"çokbilmiş"</strong>lere de hiçbir şey demiyoruz! Ancak, sözümüze değer veren kardeşlerimizi bu hengâmede bırakmayı da,&nbsp;<strong>"dilsiz şeytan"</strong>lık olarak görüyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"MEZHEP" NEDİR? KAÇ MEZHEP VARDIR?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Mezhep"</strong>&nbsp;kısaca, İslâmiyet'i nasıl anlayacağımızı ve nasıl uygulayacağımızı bildiren&nbsp;<strong>"rehber"</strong>&nbsp;demektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Aracıları çıkarmalı, doğrudan Kur'an'a uymalıyız"</strong>&nbsp;aldatmacası, cazip gelen ama aslında İngiliz Misyonerler tarafından keşfedilen bir saptırma yöntemidir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kur'an-ı Kerim'in asıl muhatabı; yani&nbsp;<strong>"murad-ı İlâhi"</strong>yi en doğru anlayan Peygamber Efendimizdir. Peygamberimiz de, bu doğru bilgileri eshabına aktarmıştır. Yani hadis-i şerifleri doğru anlayan da eshab-ı kiramdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Mezhep imamı"</strong>&nbsp;ise, eshab-ı kiram ve tabiinden öğrendiği din bilgilerini bize aktaran&nbsp;<strong>"büyük âlim"</strong>&nbsp;demektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">4 Mezhep imamının öncesinde başka mezhep imamları da vardı. Hatta eshab-ı kiramın her biri&nbsp;<strong>"Müctehid"</strong>&nbsp;yani mezhep sahibi idi. Ancak, bunların mezhep bilgileri bize ulaşmadığından uymak mümkün değildir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çok&nbsp;<strong>"moda"</strong>&nbsp;olan&nbsp;<strong>"Eshab-ı kiram hangi Mezhepteydi"</strong>&nbsp;aldatmacası,&nbsp;<strong>"Fizik öğretmeni, hangi sınıftandır"</strong>&nbsp;sorusu kadar saçmadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu silsileyi yok sayarak,&nbsp;<strong>"Ben doğrudan Kur'an'a uyuyorum"&nbsp;</strong>demek, Ceza Kanunu'nu çiğneyip ceza yiyince,&nbsp;<strong>"Anayasa'ya uyuyorum"</strong>&nbsp;demek gibidir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İctihad kapısı neden kapatıldı"</strong>&nbsp;sorusu da,&nbsp;<strong>"çarpıtma"</strong>dır. Çünkü, ictihad kapısı kapatılmamış;&nbsp;<strong>"şifre"</strong>sini bilen kalmamıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsan ürünü hukukta bile&nbsp;<strong>"ictihad"</strong>, sıradan hukukçuların değil; Yargıtay'ın yetkisindedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yani, Kur'an-ı Kerim'e ve hadis-i şeriflere tam tabi olabilmek ve İslâmiyet'i doğru uygulayabilmek için 4 hak Mezhepten birinde olmak gerekmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"DİNLER ARASI DİYALOG"ÇULAR DA AYNI YOLDAYDI!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fetullahçıların&nbsp;<strong>"Dinler Arası Diyalog"</strong>&nbsp;sapıklığı da, doğrudan Kur'an'a uymaya dayanıyordu! Bu&nbsp;<strong>"Vatikan Projesi"</strong>&nbsp;için kurulan&nbsp;<strong>"Abant Platformu"</strong>nun, dinde reformcu Mehmet Aydın yönetimindeki ilk toplantısı,&nbsp;<strong>"İslâm'da Akıl-Vahiy İlişkisi"</strong>&nbsp;konusundaydı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sonuç Bildirisi'nde,&nbsp;<strong>"Vahyin anlaşılması ve yorumlanması hususunda, inanmış her insana düşünce gücü ölçüsünde sorumluluk düşmektedir. Her mümin, aklını kullanmak ve hayatına; ona göre düzen vermek durumundadır. Hiçbir fert veya zümre, dinin anlaşılması ve yorumlanması konusunda ilahî bir yetkiye sahip olduğunu iddia edemez"</strong>&nbsp;deniyordu.<a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftn1" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref1;">[1]</span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zamane ictihadçıları, kimlerle aynı safta olduğuna dikkat etmelidir!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sinsi yöntemlerle; gerçek İslâm'ı bütün sapıklıklarla aynı kefeye koymak,&nbsp;<strong>"adalet"</strong>&nbsp;değil;&nbsp;<strong>"doğru"</strong>ya zulümdür.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BU "ÇAKMA MEZHEP"LERİ KİM NEDEN KURDU?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Guguk Kuşu"</strong>nu bilir misiniz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hani; kuluçka yatan kuş, yiyecek için yuvadan ayrıldığında hemen yumurtalardan birini aşağı iterek kendi yumurtasını bırakan ve böylece kendi yavrusunu, o ailenin&nbsp;<strong>"öz"</strong>&nbsp;yavrusu olarak yutturan&nbsp;<strong>"sinsi"</strong>&nbsp;kuş...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu hikaye, durumu çok güzel izah ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zira...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Haçlı Seferleri, Müslümanları durduramamış; İslâm'ın bayraktarlığını yapan Osmanlı, Viyana'ya dayanmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dönemin siyasî ve iktisadî iki emperyalisti olan İngilizler ve Yahudiler, paniğe kapılmış;&nbsp;<strong>"Birbirimizle değil, ortak düşmanla savaşalım"</strong>&nbsp;kararı almıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak bu,&nbsp;<strong>"kılıç"</strong>la yapılamamıştı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sinsi analizler, Osmanlı'yı durdurmak için&nbsp;<strong>"güç kaynağı"</strong>&nbsp;olan İslâmiyet ile irtibatını kesilmeleri gerektiğini ortaya koymuştu. Ne var ki, o dönemdeki Müslümanları, İslâm'dan koparmak imkânsızdı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Yöntem"</strong>&nbsp;olarak; Musevîliği ve İsevîliği&nbsp;<strong>"içeriden"</strong>&nbsp;bozan, Yahudi&nbsp;<strong>"Abdullah bin Sebe"</strong>&nbsp;ile İslâm'da ilk fitneyi çıkaran&nbsp;<strong>"Guguk Kuşu</strong>&nbsp;<strong>Yöntemi"</strong>nde karar kılmışlardı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yani İslâm coğrafyasının farklı kesimlerinde, yerel ahalinin çabuk benimseyeceği&nbsp;<strong>"çakma mezhep"</strong>ler üretip yayacak; böylece Müslümanların&nbsp;<strong>"Gerçek İslâm"</strong>a ulaşmasını zorlaştıracaklardı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ŞİÎLİK NASIL DOĞDU, EHL-İ SÜNNET'E NEDEN CEPHE ALDI?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İbn-i Sebe el-Himeyrî"</strong>&nbsp;adındaki Yemenli Yahudi, Hazret-i Osman (radıyallahü anh) efendimizin Hilafeti döneminde Medine'ye gelmiş ve nedense, özellikle Halife'nin huzurunda Müslüman olmuş;&nbsp;<strong>"Abdullah"</strong>&nbsp;adını almıştı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Abdullah bin Sebe"</strong>&nbsp;adıyla&nbsp;<strong>"bizden biri"</strong>&nbsp;görünmeyi başaran bu Yahudi, Hazret-i Ali'yi çok sevdiğini söylüyor ve&nbsp;<strong>"Hilafet, Ali'nin hakkıydı, Osman gasp etti"</strong>&nbsp;diyordu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hazret-i Ali (radıyallahü anh) Efendimizin Medine'den kovduğu bu fitneci, Basra, Kûfe ve Şam'da yürüttüğü faaliyetlerle&nbsp;<strong>"Ali Şiâsı"</strong>&nbsp;yani&nbsp;<strong>"Ali taraftarları"</strong>&nbsp;adını verdiği Şiîlik (Sebeiyye) fırkası kurmuştu.<a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftn2" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref2;">[2]</span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tahriklerine Mısır'da devam eden İbn-i Sebe, Medine'ye gönderdiği bozguncuları, Hazret-i Osman Efendimizin üzerine salarak 17 Haziran 656 Cuma günü evinde Kur'an-ı Kerim okurken şehid ettirmişti.<a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftn3" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref3;">[3]</span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ana ilkesi; Hazret-i Ebubekir ve Ömer (radıyallahü anhüma) Efendilerimize küfretmek olan Şiîlerin,&nbsp;<strong>"argüman"</strong>&nbsp;olarak kullandığı&nbsp;<strong>"dramatik fitneler"</strong>in asıl kaynağı da bu Yahudi idi!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlerleyen asırlarda ehl-i sünnet âlimlerinin güçlü delilleri karşısında varlığını sürdüremeyen Şiîlik, Şah İsmail'in 1501'de kurduğu Safevîlerle tekrar güçlenmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yavuz Sultan Selim Han'ın, Sünnî Osmanlı'yı hırpalamak için Haçlılarla işbirliği yaparak&nbsp;<strong>"Mekke ve Medine'ye birlikte girelim, Kâbe'yi imha edelim"</strong>&nbsp;teklifinde bulunan Şah İsmail'e 1514'te dersini vermesinden sonra Safevîlerle birlikte Şiîlik de zayıflama sürecine girmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak 1979'da&nbsp;<strong>"Humeyni"</strong>&nbsp;adındaki&nbsp;<strong>"âhund"</strong>&nbsp;(molla) liderliğinde gerçekleştirilen Batı destekli darbeyle Şiîler tekrar güçlenmişti!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran ile İsrail'in, bol tehditlerle birbirini güçlendiren politikaları, köklerdeki bu&nbsp;<strong>"buluşma"</strong>nın eseridir. Bugünkü&nbsp;<strong>"savaş"</strong>&nbsp;bile çok tartışmalıdır. Kaldı ki, bu&nbsp;<strong>"düşmanca paslaşma"</strong>&nbsp;sayesinde İslâm ülkelerini yutan İsrail için sıra, kullanım süresi dolmuş olan İran'a gelmiş olabilir!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şiîlerin ehl-i sünnet/Müslüman düşmanlığı, Yahudilerin düşmanlığından az değildir. Şiî/Hizbullah militanlarının Suriye'deki katliam, tecavüz ve zulümleri, Gazze'dekilerle yarışacak boyuttadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Madem Hazret-i Ali Efendimizi çok seviyorlarsa, ehl-i beyt sevgisini imanla ölmenin şartı bilen Müslümanlara neden kin kusuyorlar?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İNGİLİZLER VEHHABİLİK İÇİN 2 ASIR UĞRAŞTI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vehhabiliği ise, hem İslâmiyet'i içeriden yıkmak hem de Arap Yarımadası'nı ayaklandırarak Osmanlı'yı parçalamak isteyen İngiltere'nin bu coğrafyaya saldığı binlerce Misyonerden biri olan Hempher, 1713 yılında güdümüne aldığı Muhammed bin Abdülvehhab üzerinden kurmuştur.<a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftn4" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref4;">[4]</span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İngiltere Müstemlekeler Nezareti, bu sapık sistemi korumak için 1727 yılında Necd Emiri Muhammed bin Suud ile anlaşmıştı. Bu aslında,&nbsp;<strong>"Vehhabîliğin doğum tarihi"</strong>&nbsp;anlamına geliyordu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nitekim Kral Selman bin Abdülaziz, 28 Ocak 2022 tarihli kararıyla, Suudî Arabistan'ın 23 Eylül 1932 olan kuruluş tarihini, 22 Şubat 1727 olarak değiştirmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Osmanlı coğrafyasında, İngilizlerin desteğiyle iki asır devam eden bu fitnenin de aslı&nbsp;<strong>"Müslüman düşmanlığı"</strong>dır. Müslümanların malı, canı, kadını Vehhabilere helaldir! Bu yüzden defalarca hacılara saldırmış, Mekke ve Medine'de katliam yapmışlardır.<a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftn5" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref5;">[5]</span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">I. Dünya Savaşı başlar başlamaz da Arapları,&nbsp;<strong>"Ayaklanın, Osmanlı'yı yıkalım. Size bağımsız devlet kuralım"</strong>&nbsp;şeklinde kandıran İngiltere, Arap Yarımadası'nı, Vehhabîlik fitnesiyle Türklerden koparmıştır.<a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftn6" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref6;">[6]</span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HİND MÜSLÜMANLARINA DA AYNI OYUN...</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kadıyanîliği de yine İngilizler, Hindistan'daki Müslümanları din üzerinden&nbsp;<strong>"kolay"</strong>&nbsp;kontrol etmek için dizayn etmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İmam-ı Rabbani Hazretleri ve mübarek oğulları sayesinde ehl-i sünnetin kalesi haline gelen Hindistan, İngilizlerin bu operasyonlarıyla İslâm düşmanı bir devlete dönüşmüştür!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Babür İslâm İmparatorluğu'nu 1857 yılında tarihe gömen İngiltere, Müslüman'ı katletmiş ama İslâmiyet'i yok edememişti! İslâmiyet'i içeriden parçalamak için 1879'da, Gulam Ahmed Kadıyanî adındaki&nbsp;<strong>"kullanışlı"</strong>ya kurdurdukları&nbsp;<strong>"Kadıyanî"</strong>liğin bütün kodlarını da yine İngilizler vermişti!<a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftn7" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref7;">[7]</span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"MEZHEP İMAMI"NA SAYGISIZLIK, İSLÂM'A SAYGISIZLIKTIR!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sonuç...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Mezhepçilik"</strong>&nbsp;denilen tartışma, bu fotoğrafta nereye isabet etmektedir?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Biz, bütün sabıkalarına rağmen İran'ı savunurken, içimizdeki enfeksiyonlular, sürekli olarak&nbsp;<strong>"4 hak Mezhep"</strong>e saldırmaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Üstelik de, en düşük makam sahibine bile eğilip bükülen bu kifayetsizler, İslamiyet ile aramızda köprü olan Mezhep imamlarına asgarî nezaketi çok görmekte; laubali şekilde hitap etmektedir!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Herkes haddini bilmelidir!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://youtube.com/shorts/hYzK4k61d-k?si=XenIbdgj-91z81u-" target="_blank"><i><strong>İlgili videoyu izlemek için tıklayın...</strong></i></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftnref1" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn1;">[1]</span></a><sup>&nbsp;</sup>1. Abant Platformu Çalıştayı, II. Komisyon Raporu,&nbsp;<i>GYV Yayınları,</i>&nbsp;1998, s. 109, 249.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftnref2" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn2;">[2]</span></a>&nbsp;Ethem Ruhi Fığlalı, Abdullah bin Sebe,&nbsp;<i>TDV İslâm Ansiklopedisi</i>, c. 1, s. 133-134.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftnref3" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn3;">[3]</span></a>&nbsp;Seyyid Eyyûb bin Sıddîk, Menâkıb-ı Çihâr Yâr-i Güzîn,&nbsp;<i>Hakikat Kitabevi</i>, İstanbul 2014, s. 217-219.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftnref4" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn4;">[4]</span></a>&nbsp;İngiliz Casusu Hempher'in Misyonerlik Faaliyetleri,&nbsp;<i>Ferşat Yayınları,</i>&nbsp;İstanbul 1990.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftnref5" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn5;">[5]</span></a>&nbsp;M. Sıddık Gümüş, İngiliz Casusunun İtirafları,&nbsp;<i>Hakikat Kitabevi,</i>&nbsp;İstanbul 2025.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftnref6" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn6;">[6]</span></a>&nbsp;Celil Bozkurt, Araplar arkamızdan vurdu mu, vurmadı mı,&nbsp;<i>Beyan Yayınları,</i>&nbsp;İstanbul 2024, s. 48.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.star.com.tr/yazar/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-yazi-2005150/#_ftnref7" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn7;">[7]</span></a>&nbsp;İhsan Süreyya Sırma, Sömürü Ajanı İngiliz Misyonerleri,&nbsp;<i>Beyan Yayınları,</i>&nbsp;İstanbul 2018, s. 78.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/mezhepcilik-yapmayin-diyerek-irancilik-yapiyorlar-1775113848.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Turkcell Yönetim  Kurulu  Başkanından  5G mesajı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkcell-yonetim-kurulu-baskanindan-5g-mesaji-741</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkcell-yonetim-kurulu-baskanindan-5g-mesaji-741</guid>
                <description><![CDATA[Turkcell'in 32 yıldır Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna yön verdiğine işaret eden Şenol Kazancı, "Ülkemizin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağ başlıyor. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali vesilesiyle çalışanlara yönelik bir teşekkür ve tebrik mesajı yayımladı. Turkcell'in 32 yıldır Türkiye'nin dijitalleşme yolculuğuna yön verdiğine işaret eden Şenol Kazancı, "Ülkemizin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağ başlıyor. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. Planlamadan uygulamaya, AR-GE'den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz üstün performans için sizlere yürekten teşekkür ediyorum. Bu yeni yolculukta, yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum" dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Turkcell Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı, ilk 5G sinyali öncesinde şirket çalışanlarına özverili çalışmaları için teşekkür ederek, kendilerini kutladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5G deneyimi için heyecanını dile getiren Şenol Kazancı, Turkcell’in kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin iletişim ve teknoloji alanındaki en önemli dönüşümlerine öncülük ettiğine vurgu yaptı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Başarılarla dolu 32 yıllık geçmişimize baktığımızda, attığımız her adımın yalnızca şirketimizin büyümesine değil, ülkemizin dijitalleşme serüvenine de yön verdiğini görüyoruz” diyen Kazancı, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Türkiye’nin rekabet gücü, veri ekonomisi ve dijital bağımsızlığı açısından stratejik önemde bir çağa giriyoruz. Turkcell olarak, bu yeni dönemin de merkezinde yer alıyoruz. 5G hamlesiyle haberleşme standartlarını yükseltmekle kalmıyor, Türkiye’nin sanayiden sağlığa, eğitimden ulaşıma kadar her alanda küresel rekabet gücünü perçinliyoruz. 5G ile birlikte yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap vermeyecek, Türkiye’nin yarınlarını da daha sağlam bir altyapı üzerinde şekillendireceğiz. Süreç boyunca gösterdikleri kıymetli liderlik için Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, destekleri için de Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız Sayın Abdülkadir Uraloğlu'na, Turkcell Ailesi olarak şükranlarımızı sunuyoruz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“BİRLİKTE BAŞARMA KÜLTÜRÜNÜN ANLAMLI YANSIMASI”<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Turkcell çalışanlarını, süreç boyunca gösterdikleri adanmışlık ve takım ruhu için kutlayan Yönetim Kurulu Başkanı Şenol Kazancı şöyle devam etti: “Planlamadan uygulamaya, AR-GE’den saha operasyonlarına kadar, bu devasa dönüşümün tüm aşamalarında sergilediğiniz performans, her türlü takdirin üzerindedir. Gösterdiğiniz disiplin, teknik yetkinlik ve aidiyet duygusu, Turkcell’in birlikte başarma kültürünün çok anlamlı bir yansımasıdır. Yönetim Kurulumuz adına gerek fiziki gerekse de fikri katkılarınız ve özverili çalışmalarınız için sizlere sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. 5G’nin hayata geçmesi, tamamlanmış bir hedeften öte, daha büyük bir vizyonun güçlü bir başlangıç noktasıdır. Bu yeni yolculukta, omuz omuza vererek yine çok büyük başarılara imza atacağımıza yürekten inanıyorum. Bu vesileyle sizlere bir kez daha teşekkür ediyorum. Turkcell Gücünde 5G’nin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/turkcell-yonetim-kurulu-baskanindan-5g-mesaji-1775113133.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Roketsan&#039;dan kapasite artışı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/roketsandan-kapasite-artisi-740</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/roketsandan-kapasite-artisi-740</guid>
                <description><![CDATA[ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, üretim ve teslimatların katbekat artacağı bir döneme girileceğini belirterek, "Bu dönemdeki yatırımlar ve zamanında teslimat performansı bizim için çok kritik, bunun için de kapasite artışına ihtiyaç var" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci, üretim ve teslimatların katbekat artacağı bir döneme girileceğini belirterek, "Bu dönemdeki yatırımlar ve zamanında teslimat performansı bizim için çok kritik, bunun için de kapasite artışına ihtiyaç var" dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN Stratejik İş Ortaklığı Zirvesi'nin üçüncüsü Ankara'da gerçekleştirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN ve stratejik iş ortaklarını bir araya getiren zirvede, ortak yönetim süreçleri ve dijitalleşme, sürdürülebilirlik, risk yönetimi ve inovasyon, tedarik zinciri, millileştirme ve kalite gibi savunma sanayisinde kritik önem taşıyan konular masaya yatırıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şirketin Genel Müdürü İkinci, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, caydırıcılığın önemine dikkati çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İkinci, "İçinde bulunduğumuz coğrafyada ülkemiz, Cumhurbaşkanımızın önderliğinde hem dosta güven veren hem de düşmanlarımıza caydırıcılık etkisi yüksek olan bir konumda duruyor. Bunun en önemli kısmını ise savunma sanayimizin yapmış olduğu ataklarla sağlıyoruz. Son savaşlarda gördük ki artık cephede muharebenin olduğu, tankların, kısa menzilli silahların yer aldığı bir savaştan ziyade, uzun menzilli füzeler, hava savunma sistemleri, kamikaze dronlar, insansız hava aracından atılan mühimmatların yer aldığı uygulamaların daha çok yer aldığı bir dönemdeyiz. Bu dönemde de ülkemizin neredeyse güdümlü roket füze teknolojilerindeki ihtiyacının tamamını karşılayan ROKETSAN'ın stratejik önemi giderek artıyor." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"YÜKSEK TESLİMAT PERFORMANSI İÇİN KAPASİTE ARTIŞI GEREKİYOR"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İkinci, stratejik iş ortaklarının ROKETSAN'ın tüm çalışmalarında yer aldığı merkezi öneme, iş ortaklarından beklentilerine ve zirvenin bu kapsamdaki önemine dikkati çekerek, şöyle konuştu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ROKETSAN'da 2024 yılı itibarıyla 88 olan iş ortağı sayımız bugün 106. Biz iş ortaklarımızı, şu andaki üretimlerimizin en önemli paydaşları olmaları nedeniyle ROKETSAN ailesinin bir parçası olarak görüyoruz. İş hacmine baktığımızda, 2024 yılında iş ortaklarımız aracılığıyla aldığımız ürünlerimizin toplam bedeli 665 milyon dolarken 2025 yılında bu 1 milyar dolara yaklaştı. Aslında ROKETSAN'ın yapmış olduğu tedarikin neredeyse yüzde 50'sini bizimle beraber bugün bu zirveye katılmış iş ortaklarımız aracılığıyla yapıyoruz."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Değer üretme ve uluslararası rekabete yönelik adımlar atma yolunda ROKETSAN'ın iş ortaklarına sonsuz destek sağlayacağını vurgulayan İkinci, dijital dönüşüm ve sürdürülebilirliğin en önem verdikleri hususlar arasında olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İkinci, stratejik iş ortaklarından beklentilerine de değinerek, şu değerlendirmede bulundu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İş ortaklarımızdan risklerini yönetmelerini, çevik hareket etmelerini, inovasyonu temel bir kavram olarak gündemlerinde tutmaları bekliyoruz. Onlardan ricamız işlerine, kendi yatırımlarına tekrar bir daha bakıp, eksikliklerini gidermelerini bekliyoruz. Bizden devletimiz de uluslararası kullanıcılarımız da çok yüksek teslimat performansı bekliyor. Bugün ihracat potansiyelimiz yüzde 92'nin üzerinde. Aslında şu andaki üretimlerimizin ve teslimatlarımızın katbekat artacağı bir döneme giriyoruz. Bu dönemdeki yatırımlar ve zamanında teslimat performansı bizim için çok kritik. Bunun için de kapasite artışına ihtiyaç var. Bugün düzenlenen zirvenin temel konularından biri bu."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İŞ ORTAKLARIMIZ, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ İŞ MODELLERİNİN MERKEZİNE ALMALI"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Yiğit de oluşturdukları ekosistemin önemine dikkati çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yiğit, "ROKETSAN'ın Stratejik Tedarikçi Yönetimi Programı ile tedarik zincirimizi daha dayanıklı, daha verimli ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşturmayı hedefliyoruz. Bugün 100'ü aşkın firmamız bu program kapsamında farklı seviyelerde stratejik iş ortağımız olarak yer alıyor." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İş ortaklığı kültürünün önemine vurgu yapan Yiğit, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ROKETSAN'ın başarılarının arkasında insan kaynağımız, mühendislik gücümüz ve teknolojik kabiliyetlerimizin yanı sıra sizlerle kurduğumuz güçlü iş ortaklığı kültürü bulunmaktadır. Çünkü bir ülkenin bağımsızlığını ve geleceğini şekillendiren stratejik bir alan olan savunmada sürdürülebilir başarı ancak güçlü bir sanayi ekosistemiyle mümkündür."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu süreçte iş ortaklarından en önemli beklentilerinin, "sürdürülebilirliği bir tercih değil, iş modellerinin merkezindeki bir strateji haline getirmeleri" olduğunu vurgulayan Yiğit, kritik ve yüksek katma değerli ürünlerde tam bağımsızlığı yani millileştirmeyi en üst seviyeye taşımanın da iş ortaklarının en önemli hedefleri arasında olması gerektiğini sözlerine ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:50:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/roketsandan-kapasite-artisi-1775112777.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump&#039;ın açıklamaları sonrası petrol  fiyatları yükseldi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trumpin-aciklamalari-sonrasi-petrol-fiyatlari-yukseldi-739</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trumpin-aciklamalari-sonrasi-petrol-fiyatlari-yukseldi-739</guid>
                <description><![CDATA[Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Ulusa Sesleniş' konuşmasında önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran'a yönelik daha fazla askeri saldırı imasında bulunmasının ardından dalgalı işlemlerde yükseldi. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5,3 artışla varil başına 106,70 doları gördü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın 'Ulusa Sesleniş' konuşmasında önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran'a yönelik daha fazla askeri saldırı imasında bulunmasının ardından dalgalı işlemlerde yükseldi. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 5,3 artışla varil başına 106,70 doları gördü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump'ın önümüzdeki iki ila üç hafta içinde İran'a yönelik daha fazla askeri saldırı uyarısında bulunmasının ardından yükseldi. Bu durum, çatışmada yakın zamanda bir yumuşama beklentilerini de zayıflattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ham petrolü (WTI) vadeli işlemleri yüzde 4,1 artarak varil başına 104,21 dolara yükseldi. Uluslararası referans brent petrol vadeli işlemleri ise yüzde 5,3 artışla varil başına 106,70 doları gördü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bloomberg HT'de yer alan habere göre Trump konuşmasında petrol fiyatlarındaki artışı 'İran rejiminin ticari petrol tankerlerine ve çatışmayla ilgisi olmayan komşu ülkelere yönelik akıl dışı terör saldırıları başlatmasına' bağladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRUMP'IN ULUSA SESLENİŞ KONUŞMASI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, Beyaz Saray'da yaptığı 'Ulusa Sesleniş'te, İran gündemine ilişkin güncel durumu değerlendirdi. ABD olarak İran'a yönelik 'Destansı Öfke Operasyonu'nu başlattıklarında koydukları hedeflerin çoğuna ulaştıklarını vurgulayan Trump, yakın bir zamanda saldırılarını tamamlayacakları mesajını verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump "Bu akşam, İran'da temel stratejik hedefleri tamamlamaya yaklaştığımızı belirtmek isterim. Amerika'nın tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız ancak önümüzdeki 2-3 hafta onlara çok sert bir darbe indireceğiz" şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, bu saldırılarla İranı ait oldukları yer olan 'Taş Devrine' geri göndereceklerini de öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin özellikle İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn'e teşekkür borçlu olduğunu ve bu ülkelere savunma desteği vermeye devam edeceğini söyleyen Trump, "Bu işi çok hızlı şekilde bitireceğiz. Sona çok yaklaştık" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/trumpin-aciklamalari-sonrasi-petrol-fiyatlari-yukseldi-1775112210.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Urgan rozetiyle&quot;  meclise geldiler</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/urgan-rozetiyle-meclise-geldiler-738</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/urgan-rozetiyle-meclise-geldiler-738</guid>
                <description><![CDATA[İsrail meclisi Knesset'te, işgal altındaki Batı Şeria’da ölümle sonuçlanan terör saldırılarına karışan Filistinliler için idam cezasını öngören tartışmalı yasa kabul edildi. Aşırı sağcı milletvekilleri, uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edilen ve insan hakları örgütlerinden tepki çeken yasanın oylanacağı gün meclise yakasında urgan rozetiyle geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İsrail meclisi Knesset'te, işgal altındaki Batı Şeria’da ölümle sonuçlanan terör saldırılarına karışan Filistinliler için idam cezasını öngören tartışmalı yasa kabul edildi. Aşırı sağcı milletvekilleri, uluslararası hukuka aykırı olduğu ifade edilen ve insan hakları örgütlerinden tepki çeken yasanın oylanacağı gün meclise yakasında urgan rozetiyle geldi. Yasa, ülkedeki "apartheid sistemini" kuvvetlendirecek. Peki İsrail, böylesi doğrudan Filistinlileri hedefleyen bir yasayı nasıl kabul edebildi? Düzenlemenin temelinde ne yatıyor?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail meclisi Knesset’ten hafta başında gelen&nbsp;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/" target="_blank">haberler</a>&nbsp;ve görüntüler büyük tepki çekti. Knesset’te, işgal altındaki Batı Şeria’da ölümle sonuçlanan terör saldırılarına karışan Filistinliler için idam cezasını öngören tartışmalı yasa onaylandı. Yasanın geçmesinin ardından aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve destekçileri, mecliste şampanyayla kutlama yaptı. Ayrıca yasayı destekleyen milletvekilleri, meclise yakalarında “urgan rozetiyle” geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası hukuka aykırı olarak ifade edilen yasa, İsrail askeri mahkemelerinin “terör eylemi” olarak kabul ettiği ölümlü saldırıları düzenlemekten hüküm giyen Filistinlilerin 90 gün içinde asılarak idam edilmesini öngörüyor ve bu süre en fazla 180 güne kadar ertelenebilecek. Yasa, Filistinliler arasında tedirginlik yaratırken, küresel çapta da kınanıyor. Uluslararası çevreler, yasayla İsrail’in “apartheid sisteminin” pekiştiğini dile getiriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki, İsrail “Filistinlilere özel” bu idam cezasını meclisinden nasıl geçirdi? Düzenleme yasal mı? Bu soruların cevabına geçmeden önce tepkilere ve yasanın oylanmasına kısaca değinelim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BM VE İNSAN HAKLARI ÖRGÜTLERİ TEPKİLİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail’deki Yahudi vatandaşları kapsamayan bu yasa, ülkedeki aşırı sağcılar arasında sevinçle karşılandı ancak gerek Avrupa’dan gerekse insan hakları örgütlerinden yasaya karşı tepki büyük…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk de dahil olmak üzere, yasa düzenlemesini eleştirenler, yeni yasayı ayrımcı olarak nitelendiriyor. Türk ayrıca, uygulamanın “savaş suçu anlamına geldiğini” dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fransa, Almanya, İtalya ve İngiltere dışişleri bakanlıklarından Pazar günü yapılan ortak açıklamada, “Tasarının fiili ayrımcı niteliğinden özellikle endişe duyuyoruz. Bu tasarının kabul edilmesi, İsrail'in demokratik ilkelere ilişkin taahhütlerini zayıflatma riski taşır” ifadesine yer verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsan hakları örgütleri de yasaya tepki gösterdi. Uluslararası Af Örgütü yasanın oylanmasından önce Şubat ayında, “idam cezasının İsrail’in apartheid sisteminde başka bir ayrımcı bir araç olacağı” uyarısı yapmıştı. İnsan Hakları İzleme Örgütü de önceki gün yaptığı açıklamada, öncelikle ve hatta münhasıran Filistinlilere uygulanacağından dolayı yasayı ayrımcı olarak nitelendirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsan Hakları İzleme Örgütü Orta Doğu Direktör Yardımcısı Adam Coogle, idam cezasının geri döndürülemez olduğuna dikkat çekerek, “İsrailli yetkililer idam cezasının güvenlik meselesi olduğunu ileri sürüyor fakat gerçekte yasa, apartheid'in temel özellikleri olan ayrımcılığı ve iki kademeli adalet sistemini pekiştiriyor” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Söz konusu yasa, İsrail Yüksek Mahkemesi'nde değerlendirilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ise, İsrail Meclisi'nde onaylanan "idam cezası" yasasına ilişkin, "Knesset'te kabul edilen bu düzenleme fiili işgali ceza hukuku kisvesi altında kalıcılaştırma girişimidir" ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ceza düzenlemesine Dışişleri Bakanlığı’ndan da tepki geldi. Bakanlık yaptığı yazılı açıklamada, İsrail Parlamentosu’nda kabul edilen ve yalnızca Filistinlilere uygulanması öngörülen idam cezası düzenlemesinin kınandığını belirterek şu ifadelere yer verdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“İşgalci güç İsrail’in Filistinlilere yönelik apartheid rejimini daha da ağırlaştırmayı amaçlayan bu düzenleme, Filistin halkına karşı izlenen inkar, yok etme ve siyasi infaz politikalarının yeni bir tezahürü olup, hukuk dışı ve hükümsüzdür.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başta BM olmak üzere, uluslararası toplumu işgalci güç İsrail’in ırkçı ve hukuksuz adımlarına karşı harekete geçmeye çağırıyoruz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MİLLETVEKİLLERİNDEN TEPKİ ÇEKEN KUTLAMA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Pazartesi günü Knesset’te oylamaya sunulan yasa 48 hayır ve 62 evet ile kabul edildi. Yasanın kabulünün ardından şampanyayla kutlama yapan aşırı sağcı milletvekilleri sosyal medyada da büyük tepki çekti. Bahse konu bakanlar arasında, daha önce aşırı sağcı terör faaliyetlerinden hüküm giyen Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de vardı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da yasayı destekleyenler arasındaydı ve oylamadan sonra milletvekillerini tebrik etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">YASA NASIL FİLİSTİNLİLERİ HEDEFLEYEBİLİRKEN İSRAİLLİLERİ MUAF TUTUYOR?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yasa, kapsamının büyük bir kısmını yalnızca işgal altındaki Filistinlileri yargılayan askeri mahkemelerle sınırlayarak bunu sağlıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeni mevzuata göre, işgal altındaki Batı Şeria'da bir İsrail vatandaşını öldürmekten suçlu bulunan herkes, bölgeyi denetleyen askeri mahkemeler tarafından yargılanacak ve aksi istenmediği halde idam cezasına çarptırılacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Her ne kadar İsrail’de mahkemeler mahkumiyet istatistiklerini düzenli olarak açıklamasa da yargı sistemi 2010’da, işgal altındaki Batı Şeria’da suç işlemekle yargılanan Filistinlilerin yüzde 99,74’ünün suçlu bulunduğunu kabul etmişti. Buna karşılık olarak, 28 Şubat’ta İran’a karşı başlatılan savaştan bu yana yedi Filistinliyi öldüren İsrailliler, sivil mahkemede yargılanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İngiltere merkezli The Guardian gazetesinin geçen ay yayımladığı analize göre, İsrail son 10 yılda Batı Şeria’da Filistinlileri öldüren İsraillerin hiçbiri hakkında dava açmadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeni düzenleme, İsrail mahkemelerine, Batı Şeria'da Filistinli öldürmekten suçlu bulunan İsraillilere ceza verirken ekstra bir esneklik tanıyor. Hakimler, idam cezası ile müebbet hapis arasında&nbsp;<a href="https://secim.hurriyet.com.tr/" target="_blank">seçim</a>&nbsp;yapabiliyor. Öte yandan, Filistinlileri yargılayan askeri mahkemelerde cezalar otomatik olarak idam öngörüyor ve müebbet hapis ise ancak olağanüstü koşullarda değerlendirilebiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrailli insan hakları örgütü Yesh Din tarafından yürütülen bir çalışmaya göre, Batı Şeria’da (Doğu Kudüs hariç) 2005-2024 yılları arasında yerel mahkemelerde Filistinlilere karşı suç işlemekle suçlanan yerleşimcilerin sadece yüzde 3’ü bu suçtan hüküm giydi. Çalışmada, yerleşimci şiddetine yönelik soruşturmaların yüzde 93,8'inin herhangi bir iddianame hazırlanmadan kapatıldığı belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tüm bunların temelinde, pek çok kişiye göre İsrail'in apartheid sistemini yasalaştıran 2018 tarihli "Ulus Devlet Yasası" yatıyor. Bu yasa, İsrail'i "Yahudi halkının münhasır anavatanı" olarak tanımlıyor ve Yahudi yerleşimlerini ulusal bir değer olarak görüyor. Eleştirilerse, bu yasanın herhangi bir eşitlik garantisi içermediği ve nüfusun yaklaşık yüzde 20'sini oluşturan Filistinli vatandaşların statüsünü düşürdüğü yönünde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">'İSRAİL İLERİDE İNSANLIĞA KARŞI SUÇTAN YARGILANACAKTIR'<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın konuyla ilgili değerlendirmesine, İsrail meclisi&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/knesset" target="_blank">Knesset</a>’te kabul edilen yasanın ciddi bir sonucu olduğuna değinerek başladı. Caşın, “Yasa, İsrail’in varlığını inkar etme amacıyla bir İsrailliyi ya da orada yaşayan birini öldürmek iddiasıyla hüküm giyenlerin idam edileceğini öngörüyor ve uluslararası hak ve hukuk açısından baktığımızda Filistinlileri hedef aldığını düşünüyoruz.&nbsp;Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Ben Gvir, ‘Tarih yazdık. Söz verdik, sözümüzü tuttuk. Filistin’in İsrail toprakları üzerinde egemenliği yoktur’ dedi. Bu da söz konusu kanunun bilerek bu şekilde çıkarıldığını gösteriyor” açıklamasını yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tasarının işgal altındaki topraklarda gerçekleştirilen eylemlerin terör kapsamına alınması durumunda askeri mahkeme tarafından ölüm cezası verilmesini öngördüğüne işaret eden Caşın, “Yüksek Mahkeme’ye gidecek tasarı ama ben bir sonuç çıkacağını zannetmiyorum” dedi ve devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Buradaki hedefin Filistinlilere doğrudan doğruya askeri mahkemelerde ölüm cezası verilmesini zorunlu hale getirmek olduğunu düşünüyorum. Bu çok büyük bir sakınca.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Caşın, İsrail’de ikamet eden kişiye kasten zarar verme suçunun terör eylemi olarak kabul edileceğine dikkat çekerek, İsrail muhalefetinde bu kanun teklifine karşı çıkanların, teklifin etik olmadığını, Anayasa’ya aykırı ve ırkçı olduğunu, İsrailli Yahudiler ile Filistinliler arasında ayrımcılık yaptığını dile getirdiğini söyledi. “Yürütmenin başında Netanyahu olduğuna göre kanunun çıkmasından o sorumlu” ifadesini kullanan Caşın, idam kararının 90 günde uygulanacağını anımsatarak, “Çok dar bir sürede çok büyük bir kitleyi idam edebilirler” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Prof. Dr. Caşın, Filistinlilere karşı sunulan bu kanun teklifinin çıkarılmasının çok büyük bir ayrımcılık suçu olduğunun altını çizdi ve açıklamasına şu ifadelerle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“1789 Fransız İnsan Hakları Beyannamesi ile BM İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yaşam hakkı, adil yargılanma hakkı, işkence, ayrımcılık ve ırkçılık söylemiyle nefret suçu maddelerini de ihlal ediyor. Bütün bunlar da İsrail devletini ve bu yasayı yerine getirenlerin uluslararası ceza mahkemesinde yargılanmasına sebebiyet verecek. İsrail Adalet Bakanı ve Netanyahu dahil olmak üzere mahkemede bu emri icra edenler ileride Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde insanlığa karşı suçtan ve apartheid suçundan yargılanabilir.&nbsp;Burada iki ayrı suç var; birincisi İsrail’in Batı Şeria’yı işgal etmesi, ikincisi ise işgal ettiği topraklarda hukuka aykırı şekilde insanları idam etmesi.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Caşın, İsrail’in&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/filistin" target="_blank">Filistin</a>&nbsp;topraklarını işgal ettiğini hatırlatarak, “İşgal eden ülkenin idam etme hakkı yoktur” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Bunu Nazi hükümeti Polonya’da ve işgal ettiği diğer Sovyetler Birliği topraklarında uyguladı ve sonra Nürnberg Mahkemesi’nde yargılandı.&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>, ciddi ve planlı bir şekilde soykırım suçu işlemekle yargılanabilir; bu yasayı uygulayanlar da ileride Uluslararası Adalet Divanı’nda ve Ceza Mahkemesi’nde yargılanacaklardır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/urgan-rozetiyle-meclise-geldiler-1775111773.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;ı taş devrine göndereceğiz</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/irani-tas-devrine-gonderecegiz-737</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/irani-tas-devrine-gonderecegiz-737</guid>
                <description><![CDATA[Son dakika İran-ABD-İsrail savaşı haberleri... ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın elektrik santrallerini hedef alacaklarını duyurdu. ABD'nin saldırılarını 2 ila 3 hafta içinde tamamlayacağını belirten Trump, NATO ülkelerini Hürmüz Boğazı'nı açmak için harekete geçmeye çağırdı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Son dakika İran-ABD-İsrail savaşı haberleri... ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın elektrik santrallerini hedef alacaklarını duyurdu. ABD'nin saldırılarını 2 ila 3 hafta içinde tamamlayacağını belirten Trump, NATO ülkelerini Hürmüz Boğazı'nı açmak için harekete geçmeye çağırdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ABD'den "Irak'ı acilen terk edin" uyarısı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD'nin Bağdat Büyükelçiliği, vatandaşlarına Irak'ı derhal terk etmeleri uyarısında bulundu. Büyükelçiliğin açıklamasında, 48 saat içinde Bağdat'ın merkezine yönelik saldırılar beklendiği kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BAE'de bir füze etkisiz hale getirildi<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Dubai Hükümeti Medya Ofisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada gelişmelere ilişkin bilgi verdi. Açıklamada, Abu Dabi’de Halife Ekonomik Bölgeleri (KIZAD) çevresinde meydana gelen olayda, hava savunma sistemleri tarafından bir füzenin başarıyla engellendiği, olay sonucunda sınırlı düzeyde hasar oluştuğu ancak herhangi bir can kaybının yaşanmadığı belirtildi. Yetkililer, kamuoyuna yalnızca resmi kaynaklardan bilgi alınması çağrısında bulunarak, asılsız haber ve söylentilerin yayılmaması gerektiğini vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Trump'tan 'Sert bir darbe indireceğiz' açıklaması<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Trump, Beyaz Saray’da yaptığı "Ulusa Sesleniş"te, İran gündemine ilişkin güncel durumu değerlendirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD olarak İran'a yönelik "Destansı Öfke Operasyonu"nu başlattıklarında koydukları hedeflerin çoğuna ulaştıklarını vurgulayan Trump, yakın bir zamanda saldırılarını tamamlayacakları mesajını verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Bu akşam, (İran’da) temel stratejik hedefleri tamamlamaya yaklaştığımızı belirtmek isterim. Amerika’nın tüm askeri hedeflerini çok kısa bir süre içinde tamamlama yolundayız ancak önümüzdeki 2-3 hafta onlara çok sert bir darbe indireceğiz." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"BU SALDIRILARLA İRAN'I TAŞ DEVRİ'NE GERİ GÖNDERECEĞİZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, bu saldırılarla İran'ı ait oldukları yer olan "Taş Devri'ne" geri göndereceklerini dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin özellikle İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt ve Bahreyn'e teşekkür borçlu olduğunu ve bu ülkelere savunma desteği vermeye devam edeceğini söyleyen Trump, "Bu işi çok hızlı şekilde bitireceğiz. Sona çok yaklaştık." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ANLAŞMA OLMAZSA ELEKTRİK SANTRALLERİNİ VURURUZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, İran'daki amaçlarının hiçbir zaman rejim değişikliği olmadığını ancak yönetimdeki isimlerin öldürülmesiyle bir bakıma "rejim değişikliği" yaşandığını savunarak, "Eğer bu süre zarfında bir anlaşma sağlanamazsa elektrik santrallerinin her birini vuracağız." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, İran'ın petrol tesislerini ise "bu ülke halkına bir şans vermek" istedikleri için vurmayacaklarını dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NATO ÜLKELERİNE HÜRMÜZ BOĞAZI MESAJI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD olarak kendilerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrole hiçbir şekilde ihtiyaçlarının olmadığını hatırlatan Trump, "Buna ihtiyacımız yok. Hürmüz Boğazı üzerinden petrol alan ülkeler, o geçidi korumakla yükümlüdür. Onu ele geçirmeli ve değerini bilmelidirler. Bunu kolayca yapabilirler." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, ABD'nin Rusya ve Suudi Arabistan'ın toplamından daha fazla petrole sahip olduğunu ve Orta Doğu'daki petrole ihtiyacı kalmadığını savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin İran ordusuna büyük zararlar verdiğini öne süren Trump, NATO ülkelerinin "kolayca" Hürmüz Boğazı'nı "kontrol altına" alabileceğini iddia etti. "Bunu daha önce yapmalıydınız. Boğaza gidin ve orayı alın, kendiniz için kullanın." şeklinde konuşan Trump, ABD olarak da gerekmesi halinde yardım edeceklerini kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Venezuela'ya yönelik askeri müdahalenin ardından bu ülkeden gelen petrolle birlikte ABD'nin Orta Doğu'dan "tamamen bağımsız" hale geldiğini savunan Trump, "Orada olmak zorunda değiliz. Onların petrolüne ihtiyacımız yok. Müttefiklerimize yardım etmek için oradayız." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Pezeşkiyan'dan ABD halkına açık mektup<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD halkına hitaben mektup yayımladı. Mektubunda, İran halkının, Amerika, Avrupa ve komşu ülkeler de dahil olmak üzere hiçbir millete karşı düşmanlık beslemediğini kaydeden Pezeşkiyan, ülkesinin tarih boyunca saldırılara maruz kalmasına rağmen halk ve devletler arasında ayrım yaptığını belirtti.<br><br>“İRAN’I TEHDİT OLARAK SUNMAK ALGI ÜRÜNÜ”<br><br>Pezeşkiyan, İran’ın tehdit olarak sunulmasının bir algı ürünü olduğunu ve bunun İran’a yönelik saldırıları meşrulaştırmak ve silah sanayi sektörünü beslemek için yapıldığını söyledi. Buna bağlı olarak ABD’nin İran’ın çevresinde yoğun bir askeri yığınak yaptığını ve İran’a saldırdığını belirten Pezeşkiyan, ülkesinin söz konusu bu şartlar altında savunma kapasitesini geliştirmekten vazgeçmeyeceğini vurguladı. Pezeşkiyan, İran’a yönelik saldırıların ABD halkının çıkarına hizmet etmediğini ve İran’daki çocukların öldürülmesinin, kanser ilacı üreten fabrikaların vurulmasının ABD imajını daha da zedeleyeceğini vurguladı. ABD’nin İsrail’in vekil gücü gibi hareket ederek İran’a yönelik saldırılara katıldığının altını çizen Pezeşkiyan, ABD halkına, “Bugün ABD hükümetinin öncelik listesinde gerçekten “önce Amerika” mı vardır?” sorusunu yöneltti.<br>Pezeşkiyan, mektubunun sonunda ise, "Çatışma ile iş birliği arasında yapılacak seçim, kader belirleyen bir seçimdir ve sonuçları gelecek nesillerin kaderini şekillendirecektir. İran, binlerce yıllık tarihinde çok sayıda saldırgan görmüştür. Onlardan geriye sadece utançla anılan bir isim kalmış, İran ise gururla ayakta durmuştur.” hatırlatmasında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Apr 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/irani-tas-devrine-gonderecegiz-1775111185.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz</title>
                <category>Karikatür</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hurmuz-736</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hurmuz-736</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Yedi kocalı Hürmüz’ten bile beter hali</span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Fikri zikri karışık, huniyle gezen deli.</span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;mso-spacerun:yes;">&nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp; &nbsp;&nbsp;</span><span style="line-height:107%;">Muammer Erkul<o:p></o:p></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/hurmuz-1775053427.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran bizden ateşkes istedi</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iran-bizden-ateskes-istedi-735</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iran-bizden-ateskes-istedi-735</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump: İran ABD'den ateşkes istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump: İran ABD'den ateşkes istedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump, İran'ın ABD'den ateşkes istediğini duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kendisine ait Truth Social hesabından paylaşım yapan Trump, "Hürmüz Boğazı ne zaman açık, serbest ve engelsiz hale gelirse, o zaman bu konuyu yeniden değerlendireceğiz. O zamana kadar İran’ı yok olana kadar yerle bir edeceğiz" dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/iran-bizden-ateskes-istedi-1775048821.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ekmek fiyatlarına zam!</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ekmek-fiyatlarina-zam-734</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ekmek-fiyatlarina-zam-734</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı yaptığı açıklamada "Bugün itibariyle ekmek fiyatı birçok ilimizde değişmeye başladı 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ekmek fiyatlarına zam geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Balcı yaptığı açıklamada "Bugün itibariyle ekmek fiyatı birçok ilimizde değişmeye başladı 200 gram ekmek fiyatını 17,5 lira olarak güncellemek zorunda kaldık" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İzmir'de artıştan önce 15 TL olan 200 gram ekmek bugün itibarıyla 17,50 TL'den satılmaya başlandı. Pek çok ilde de zama yönelik açıklamaların gün içerisinde geleceği belirtiliyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 16:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/ekmek-fiyatlarina-zam-1775048582.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Filistinlilere idam öngören yasa kabul edildi</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/filistinlilere-idam-ongoren-yasa-kabul-edildi-733</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/filistinlilere-idam-ongoren-yasa-kabul-edildi-733</guid>
                <description><![CDATA[İsrail parlamentosu, İsraillilere yönelik ölümcül saldırılardan suçlu bulunacak Filistinlilere idam cezası öngören bir yasayı onayladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>İsrail parlamentosu, İsraillilere yönelik ölümcül saldırılardan suçlu bulunacak Filistinlilere idam cezası öngören bir yasayı onayladı.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başbakan Binyamin Netanyahu dahil Knesset'in 62 üyesi lehte oy kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Meclis'teki 48 üye ise aleyhte oy kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yasa mahkum olan Filistinlilerin asılarak idam edilmesini öngörüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir yaptığı X paylaşımında, "Tarih yazdık!!! Söz verdik. Sözümüzü tuttuk" ifadeleriyle yasayı kutladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Filistin Yönetimi, yasanın kabul edilmesini kınayarak, "İsrail'in Filistin toprakları üzerinde egemenliği yoktur" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Batı Şeria'daki Filistinliler, suçlandıkları eylemlerde otomatik olarak İsrail askeri mahkemelerinde yargılanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/filistinlilere-idam-ongoren-yasa-kabul-edildi-1775032565.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>2-3 hafta içinde bitecek</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/2-3-hafta-icinde-bitecek-732</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/2-3-hafta-icinde-bitecek-732</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların 2 ila 3 hafta içinde biteceğini ifade ederken, "Çok yakında ayrılacağız. Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerle bir alakamız yok." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların 2 ila 3 hafta içinde biteceğini ifade ederken, "Çok yakında ayrılacağız. Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerle bir alakamız yok." dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik saldırıların 2 ila 3 hafta içinde biteceğini ifade ederken, "Hürmüz Boğazı'nda olup bitenlerle bir alakamız yok. Yakında ayrılacağız." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, Oval Ofis'te basın mensuplarının sorularını yanıtladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fransa ya da petrol ihtiyacını karşılamak isteyen diğer ülkelerin dilemeleri durumunda Hürmüz Boğazı'na müdahale edebileceklerini işaret eden Trump, kendilerinin bu konuda bir adım atmayacağını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump öte yandan, "Hâlihazırda rejim değişikliği oldu. Bir rejimi devirdik, sonra bir rejimi daha devirdik. Şimdi çok daha farklı bir grup insan var. Çok daha makul, daha az radikal. Rejim değişikliği oldu." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı ayrıca, "Rejim değişikliği hedeflerimden biri değildi. Tek bir hedefim vardı, nükleer silahları olmayacak ve bu hedefe ulaşıldı. Nükleer silahları olmayacak." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir basın mensubunun, saldırıların durması için İran'ın anlaşma yapmak zorunda olup olmadığına ilişkin sorusunu yanıtlayan Trump, "Hayır değiller. İran anlaşma yapmak zorunda değil. Bu yeni bir rejim. Çok daha erişilebilir." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı konuşmasında "Onların uzun bir süre taş devrinde kalacaklarını ve nükleer silah geliştiremeyeceklerini hissettiğimizde ayrılacağız. Anlaşma yapıp yapmamamızın bir önemi yok." ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'a verdikleri zararı işaret eden Trump, "Donanmaları yok. Orduları yok. Hiçbir şeyleri yok, kaybediyorlar. Kaybettiklerini kabul ediyorlar. Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/2-3-hafta-icinde-bitecek-1775026602.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyanın en mutlu ülkeleri</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/dunyanin-en-mutlu-ulkeleri-731</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/dunyanin-en-mutlu-ulkeleri-731</guid>
                <description><![CDATA[Dünya Mutluluk Raporu'na göre İskandinav ülkeleri yine zirvede yer alırken, Türkiye 94'üncü sırada kendine yer buldu.
Eğer mutluluk bir olimpiyat branşı olsaydı, İskandinav ülkeleri kürsüdeki tüm yerleri garantilemiş olurdu. Nitekim Dünya Mutluluk Raporu’nun son verilerine göre dünyanın en mutlu üç ülkesi Finlandiya, İzlanda ve Danimarka oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Dünya Mutluluk Raporu'na göre İskandinav ülkeleri yine zirvede yer alırken, Türkiye 94'üncü sırada kendine yer buldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Eğer mutluluk bir olimpiyat branşı olsaydı, İskandinav ülkeleri kürsüdeki tüm yerleri garantilemiş olurdu. Nitekim Dünya Mutluluk Raporu’nun son verilerine göre dünyanın en mutlu üç ülkesi Finlandiya, İzlanda ve Danimarka oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Oxford Üniversitesi bünyesindeki Refah Araştırma Merkezi tarafından hazırlanan ve her yıl yayımlanan rapora göre Finlandiya, üst üste dokuzuncu kez dünyanın en mutlu ülkesi seçildi. İzlanda ikinci, Danimarka ise üçüncü sırada yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KOSTA RİKA, İSKANDİNAVLARI GERİDE BIRAKTI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Listenin dördüncü sırasında yer alan Kosta Rika, Latin Amerika’dan şimdiye kadar en yüksek sıralamaya ulaşan ülke olurken, onu yeniden İskandinav ülkeleri takip etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsveç beşinci, Norveç ise altıncı sırada yer aldı. Avrupa’dan Hollanda yedinci, Lüksemburg dokuzuncu ve İsviçre onuncu sırada listeye girdi. Orta Doğu’dan ilk 20’ye giren tek ülke ise sekizinci sıradaki İsrail oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD bu yıl 23’üncü sırada yer alırken, Kanada 25’inci, Birleşik Krallık ise 29’uncu sıraya geriledi. Böylece üst üste ikinci yıl, İngilizce konuşulan ülkelerden hiçbiri ilk 10’a giremedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TÜRKİYE 94. SIRADA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, listede 94’üncü sırada yer aldı. Türkiye’yi Irak takip ederken, İran ise 99’uncu sırada konumlandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Araştırmada 147 ülkeden katılımcılara, hayatlarını 0 ile 10 arasında değerlendirmeleri istenen “Cantril Merdiveni” yöntemi kullanıldı. Kişi başına düşen gelir, yaşam beklentisi, cömertlik, özgürlük algısı ve yolsuzluk gibi altı temel faktör de sıralamayı belirlemede etkili oldu. Sonuçlar üç yıllık ortalamalara göre hesaplandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Finlandiya’da katılımcıların ortalama yaşam memnuniyeti puanı 7,764 olarak ölçüldü. Uzmanlara göre bu başarının arkasında güçlü toplumsal dayanışma yer alıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Raporda özellikle gençlerin mutluluğuna dair çarpıcı bir düşüş de vurgulandı. ABD, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda’da 25 yaş altı bireylerin yaşam memnuniyeti son 10 yılda yaklaşık 1 puan geriledi. Uzmanlar bu düşüşte sosyal medya kullanımının önemli rol oynadığına dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna karşın rapor, internet kullanımının tamamen olumsuz olmadığını da belirtiyor. Yakınlarla iletişim kurmak ya da yeni beceriler öğrenmek gibi amaçlarla kullanılan dijital araçların daha olumlu etkiler yarattığı ifade ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünya genelinde mutluluğun karmaşık bir tablo sunduğuna işaret edilen raporda, savaş ve siyasi istikrarsızlığın yoğun olduğu ülkelerin listenin alt sıralarında yer aldığı belirtildi. Afganistan, 147’nci sırayla dünyanın en mutsuz ülkesi olmaya devam etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan uzmanlar, yüksek mutluluk seviyesine sahip ülkelerde insanların temel değerlere bağlı kaldığını ve toplumsal güvenin güçlü olduğunu vurguluyor. Bunun en basit göstergelerinden biri ise kaybolan bir cüzdanın eksiksiz şekilde sahibine geri dönme ihtimali olarak öne çıkıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/dunyanin-en-mutlu-ulkeleri-1775026025.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yüksek petrol fiyatları Rusya&#039;yı güçlendiriyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yuksek-petrol-fiyatlari-rusyayi-guclendiriyor-730</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yuksek-petrol-fiyatlari-rusyayi-guclendiriyor-730</guid>
                <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, yüksek petrol fiyatlarının Rusya'yı güçlendirdiğini belirterek, "Bu nedenle Rusya'nın askeri sanayi kompleksini daha fazla yaptırım uygulayarak ve çift kullanımlı tedarik zincirlerini bozarak zayıflatmaya devam etmeliyiz" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, yüksek petrol fiyatlarının Rusya'yı güçlendirdiğini belirterek, "Bu nedenle Rusya'nın askeri sanayi kompleksini daha fazla yaptırım uygulayarak ve çift kullanımlı tedarik zincirlerini bozarak zayıflatmaya devam etmeliyiz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kallas, Kiev'de yapılan gayriresmi AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha ile Kiev'de düzenlediği ortak basın toplantısında konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sabah saatlerinde Buça’yı ziyaret ettiklerini aktaran Kallas, "Bu sabah, Mart 2022’de özgürlüğüne kavuşmasının üzerinden 4 yıl geçmesini anmak için Buça’yı ziyaret ettik, öldürülen sivillerin görüntüleri ve toplu mezarlar dünya genelinde şok dalgaları yarattı. Buça, Rusya’nın savaşının sistematik ve hesaplanmış vahşetini ortaya çıkardı." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Barış görüşmelerinde ilerleme sağlanamadığını dile getiren Kallas, "Bir yıl süren barış görüşmeleri ilerleme sağlamadı, bunun basit nedeni Rusya’nın kasıtlı olarak süreci oyalaması olmuştur. Tekrar tekrar, Ukrayna barışa olan istekliliğini gösterdi, Rusya ise saldırılarını tırmandırdı. Bu savaşı sona erdirmek için baskı saldırgana yönelmelidir, mağdura değil." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AB’nin Rusya’nın saldırı suçuna ilişkin özel mahkemenin kurulması ve uluslararası tazmin komisyonu oluşturulması yönünde ilerlediğini aktaran Kallas, bir dahaki AB zirvesine kadar bu süreçte ilerleme kaydetmeyi hedeflediklerini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kallas, Rusya’ya yönelik yaptırımların artırılacağının altını çizerek, "20. paket hazır ve özellikle Rusya’nın gölge filosu etrafında ağı daha da sıkılaştıracağız." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dondurulmuş Rus varlıklarından elde edilen gelirlerden, Ukrayna’nın enerji ihtiyaçları için 80 milyon avroluk ek destek sağlanacağını bildiren Kallas, enerji altyapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kallas, Ukrayna’nın hava savunmasının öncelikli konu olmaya devam ettiğine işaret ederek, ülkenin kendi hava sahasını koruyabilmesi için daha fazla Patriot füzesine ihtiyaç duyduğunu kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ukrayna’nın savunma sanayisinin hızlı şekilde geliştiği ve insansız hava araçları alanında önemli kapasiteye sahip olduğunu belirten Kallas, Ukraynalı şirketlerin Avrupa savunma sanayisine daha fazla entegre edilmesi gerektiğinin altını çizdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AB Temsilcisi, Orta Doğu'daki duruma da değinerek, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bugün bakanlar, İran’daki savaşın, Ukrayna’dan dikkati uzaklaştırmasına izin vermeyeceğimizi çok açık şekilde ortaya koydu. İran ve Ukrayna’daki savaşlar birbirine çok bağlı. Daha yüksek petrol fiyatları, Kremlin’in kasasını doldururken Rusya, İran’a ABD güçlerini hedef alması için destek sağlıyor. Bu nedenle Rusya’nın askeri-sanayi kompleksini daha fazla yaptırım uygulayarak ve çift kullanımlı tedarik zincirlerini bozarak zayıflatmaya devam etmeliyiz. Her iki bölgede de tehdidi azaltabiliriz."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/yuksek-petrol-fiyatlari-rusyayi-guclendiriyor-1775025436.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>5G dönemi başladı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/5g-donemi-basladi-729</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/5g-donemi-basladi-729</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye iletişimde 5G hızına çıktı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “5G; yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G saniyede 2 gigabayt veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor. Yani, iletişim hızımız tam 10 kat artıyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Türkiye iletişimde 5G hızına çıktı. Cumhurbaşkanı&nbsp;Tayyip Erdoğan, “5G; yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G saniyede 2 gigabayt veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor. Yani, iletişim hızımız tam 10 kat artıyor” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen ‘5G ile İletişimde Güçlü Türkiye’ töreninde şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DİJİTAL EGEMENLİK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Günümüz dünyasında egemenlik; coğrafya temelli fiziki ve sadece belirli bir toprak parçasıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. Küresel güç rekabetinin sertleştiği bu dönemde teknoloji ve dijitalleşme alanında meydana gelen baş döndürücü gelişmeler klasik anlamdaki egemenlik mefhumunu aşındırmıştır. Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada itibar sahibi olmak istiyorsanız; siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak, siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız.&nbsp;Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü sadece toprağı kontrol edenle değil; bununla birlikte veriyi yönetenler de olacaktır. Bu bakımdan 5G’nin veri merkezleri, bulut altyapıları, yapay zekâ ve siber güvenlik kapasitesiyle birlikte düşünüldüğünde&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/dijital-egemenlik" target="_blank">dijital egemenlik</a>&nbsp;ve milli güvenlik meselesi olduğu son derece açıktır. Biz de bugün attığımız tarihi adıma diğer hususlar yanında elbette dijital egemenlik zaviyesinden de bakıyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SİBER GÜVENLİK ULUSAL&nbsp;GÜVENLİĞİMİZİN&nbsp;AYRILMAZ PARÇASI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son 23 yılda bunun altyapısını çok güçlü bir şekilde hazırladık. Dijital dönüşümde attığımız stratejik adımlarla ülkemizi bu alanda parmakla gösterilen seviyelere çıkardık. Bu süreçte bir yandan dijital hız ve kapasitemizi artırırken diğer yandan güçlü bir&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/siber-guvenlik" target="_blank">siber güvenlik</a>&nbsp;mimarisi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık. 2002’de 80 bin kilometre olan fiber hat uzunluğumuzu 2025 yılının üçüncü çeyreği itibarıyla 657 bin kilometreye ulaştırdık. Aynı dönemde geniş bant internet abone sayımızı 3 binden 98 milyona, mobil telefon abone sayımızı ise 23 milyondan alıp neredeyse 100 milyona çıkardık. 55 milyona aşkın vatandaşımız bugün güvenli internet hizmetleri kullanıyor. Geçen sene kurduğumuz siber güvenlik başkanlığımız haberleşme sistemlerimizin güvenliğini sağlamak, kritik altyapılarımızı korumak ve siber tehditlere karşı etkin bir savunma mekanizması oluşturmak üzere çalışmalarını sürdürüyor.&nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TEKNOLOJİDE SEFERBERLİK      <o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geçmişte teknolojik gelişmeleri yalnızca takip eden, ayak uydurma kaygısından öteye geçemeyen, yeni teknolojileri tribünden izleyen, başkalarına imrenen, öz kaynaklarını değerlendiremeyen bir Türkiye vardı. Başörtüsü, saç, sakal, kılık-kıyafet gibi meselelerle uğraşmaktan dünyada olup bitenleri takip edemeyen bir Türkiye vardı.&nbsp;‘Biz yapamayız, beceremeyiz’ diyen özgüven yoksullarına kulak asmadan bu milletin evlatlarına, bu ülkenin parlak beyinlerine inanarak teknolojide tam bir seferberlik ilan ettik.&nbsp;Bugün geldiğimiz noktada hem kendi teknolojimizi üretiyoruz, hem yeniliklere öncülük ediyor hem de sahip olduğumuz teknolojiyi dünyanın birçok ülkesine ihraç ediyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">KUTUPYILDIZI GİBİ PARLIYORUZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlk yerli ve milli haberleşme uydumuz TÜRKSAT 6A’yı 2024’te uzaya fırlattık, 2025’te resmen hizmete aldık ve böylece dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri olmayı başardık. ARGE’den seri üretime, kendi ürün ve yazılımlarımızla kendi tesis ve mühendislerimizle yeni dünyanın semalarında kutupyıldızı gibi parlıyoruz. Avrupa ve Amerika dâhil pek çok yerde gençler daha kendi ülkelerinin haritadaki yerini gösteremezken, ayak sesleri yalnızca Türkiye’yi değil; kıtaları inleten&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/teknofest" target="_blank">TEKNOFEST</a>&nbsp;gençliği yeni projelerle, yeni tekliflerle dünyaya rol model oluyor.&nbsp;5G teknolojisiyle bu başarılarımıza bir yenisini daha eklemenin haklı gururunu yaşıyoruz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ÖNCE 81 İL MERKEZİNDE<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5G’nin hazırlıklarını 2016’da başlattık. 2018’de ilk testlerimizi yaptık. 2019’dan sonra da Gazi Meclisimizde, stadyumlarımızda ve geniş katılımlı organizasyonlarımızda pilot uygulama olarak kullanımı açtık. Yaygın kapsama hedefiyle kırsal bölgelerden şehir merkezlerine kadar Türkiye’nin dört bir yanını 5G altyapısıyla donattık. Böylece çok geniş bir alanda hem yüksek hız hem de yüksek kapasiteyi aynı anda sunabilecek bir sistemler manzumesi oluşturduk. Başlangıçta 81 merkezi il merkezimizde, iki sene içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacağız. Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve milli ürün kullanımını hedefliyoruz. İşletmecilerimiz yıllara göre artacak şekilde ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı belgeli ürün, yüzde 30 oranında milli haberleşme ürününü kullanacak. Devamında bu rakamlar peyderpey arttırılabilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">3 ANA ÖZELLİK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CUMHURBAŞKANI Erdoğan törende 5G’nin özelliklerini anlatırken şöyle dedi: “Beşinci nesil mobil haberleşme altyapısı (5G); yüksek hız, düşük gecikme süresi ve geniş bağlantı kapasitesi olmak üzere üç ana özelliğiyle öne çıkıyor. 5G saniyede iki gigabayt veri aktarımıyla bir önceki nesle oranla 10 kata kadar daha yüksek veri hızına ulaşıyor. Yani, iletişim hızımız tam 10 kat artıyor. 4.5G’de ortalama 30-40 milisaniye olan gecikme süresi 5G ile 1 milisaniyeye kadar düşüyor. Son olarak daha önce binlerle ifade edilen eş zamanlı bağlantı kapasitesi 5G ile milyonlarca cihaza erişiyor.&nbsp;Vatandaşlarımız internet kullanımında saniyede bir megabit ve üzeri hızlarla tanışacak. Sabit internetin ulaşamadığı yerlerde sabit kablosuz erişim sayesinde fiber hızına yakın bir deneyim sunulacak. Aynı fiziksel altyapı üzerinde farklı sektörlere ait sanal ağlar kurulabilecek. Sağlık, üretim, lojistik ve güvenlik gibi farklı alanlarda ihtiyaca özel hizmetler verilebilecek.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">YENİ BİR DÖNEME GİRİYORUZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akıllı sensörler, robotik sistemler ve üretim hatlarının gerçek zamanlı verilerle yönetildiği arızaların henüz oluşmadan tespit edilip, üretkenliğin zirveye ulaştığı yeni bir döneme giriyoruz. Fabrikalarımız daha çevik, daha verimli ve daha rekabetçi hale gelecek. Organize sanayi bölgelerinde, limanlarda, büyük tesislerde ve kritik üretim tesislerinde münhasır 5G şebekeleri yaygınlaşacak. Bu dönüşüm ise hiç şüphesiz Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim kapasitesinde çarpan etkisi oluşturacak. Ultra düşük gecikme kapasitesi sayesinde bir doktor hastasını yüzlerce kilometre öteden ameliyat edebilecek, hastaların durumu mesafe engeline takılmadan anlık şekilde ve uzaktan izlenebilecek. Ulaşımda araçlar altyapı ve&nbsp;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/yoldurumu/" target="_blank">trafik</a>&nbsp;sistemleri anlık veri paylaşabilecek. Yollar daha güvenli olacak. Can kayıpları inşallah azalacak. Eğitimde arttırılmış gerçeklik, sanal laboratuvar simülasyon ve gerçek zamanlı etkileşim daha fazla kullanılacak.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BUTONA BASIP HİZMETE ALDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan Beştepe’deki törende Ulaştırma ve Alyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Turkcell CEO’su Ali Taha&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/mahmure/astroloji/koc-burcu/" target="_blank">Koç</a>, Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin ve Vodafone CEO’su Engin Aksoy ile birlikte dijital butona basarak&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/5g" target="_blank">5G</a>&nbsp;sistemini hizmete aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/04/5g-donemi-basladi-1775024847.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunan analistlerin Libya öfkesi</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yunan-analistlerin-libya-ofkesi-728</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yunan-analistlerin-libya-ofkesi-728</guid>
                <description><![CDATA[MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın daha önce Bingazi’ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaret ve TCG Kınalıada’nın liman ziyareti, Türkiye’nin artık Libya’nın sadece batısında değil, doğusunda da "oyun kurucu" olduğunu gösteriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Yunanistan’ın Libya’da Türkiye’yi devre dışı bırakmak amacıyla Hafter ile yürüttüğü gizli pazarlıklar, Yunan medyasında büyük bir hezimet olarak nitelendirildi. Skai gazetesi ve uzmanlar, MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın Bingazi ziyareti ve Türk donanmasının bölgedeki varlığı karşısında Atina’nın "oyun kurucu" olma şansını kaybettiğini açıkça yazdı. "Türkiye-Libya anlaşması artık geri dönülemez bir hasardır" diyen Yunan analistler, hükümetin içine düştüğü stratejik yalnızlığı sert bir dille eleştirdi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Yunanistan’ın en önemli yayın organlarından Skai, Atina'nın Doğu Akdeniz'de içine düştüğü "Türkiye kıskacını" manşetine taşıdı. Atina'nın 2009-2010 yıllarında Libya ile sınır belirleme fırsatını kaçırdığı, bu boşluğun ise 2019'da Ankara-Trablus hattında imzalanan tarihi mutabakatla doldurulduğunu belirten gazete, Gerapetritis’in ziyaretini Türkiye'ye bağladı. Yunan basını, "Atina, Hafter üzerinden Türkiye’ye karşı bir koz elde etmeyi planlarken Ankara’nın sessiz ve derinden yürüttüğü diplomasi, Atina’nın planlarını suya düşürdü. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın daha önce Bingazi’ye gerçekleştirdiği tarihi ziyaret ve TCG Kınalıada’nın liman ziyareti, Türkiye’nin artık Libya’nın sadece batısında değil, doğusunda da "oyun kurucu" olduğunu gösteriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hafter yönetiminin 2019 tarihli Türk-Libya anlaşmasını onaylamaya hazırlandığı yönündeki bilgiler, Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’nda "kırmızı alarm" verilmesine neden oldu. Erdoğan'a özenen Miçotakis yönetimi kazanç sağlamak amaçlı uluslararası alanda tanınan Trablus hükümeti ile doğudaki Temsilciler Meclisi'ne bağlı Halife Hafter arasında mekik dokumak istiyor" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yunan diplomatik kaynaklarına dayandırılan bilgilerde,1 Nisan’da Trablus’ta yapılacak teknik görüşmelerden net bir sonuç beklenmediği açıkça ifade edildi. Yunan basını, Trablus hükümetinin her masaya oturuşunda Türk-Libya mutabakatını "dolaylı bir temel" olarak sunduğunu, bunun da Atina tarafından kategorik olarak reddedildiğini yazdı. Atina, bölgedeki varlığını ispatlamak için Bingazi’de yeni başkonsolosluk binasını açtı. 1 Nisan’daki teknik görüşmelere ilişkin Libya’daki diplomatik kaynaklar Ülkedeki hiçbir yapının, Türkiye’nin sunduğu 'savunma sanayii ve güvenlik' garantilerinden vazgeçerek Yunanistan’ın yanına çekilemeyeceğini iletti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Yunan analist Stefanos Nikolaidis’in de aktardığına göre, Atina’nın Hafter ile flört etmesinin arkasındaki asıl neden, Trablus üzerinde bir baskı aracı oluşturmak ve Türkiye'nin argümanlarını zayıflatmak. Yunan yazar şunları aktardı: "Hafter ile kurulan ekonomik ve diplomatik temasların asıl nedeni, Libya'da istikrarlı bir yapı kurulana kadar sürecek 'geçiş sürecindeki belirsizliklere' uyum sağlama çabası. Libya Parlamentosu'nun Türk-Libya mutabakatını muhtemel olarak tanımasını engellemek için iki tarafla da görüşmeler devam edecek. Eğer Atina harekete geçmezse, bu durum Türkiye'nin hukuki ve siyasi argümanlarını önemli ölçüde güçlendirerek Yunanistan'ın hareket alanını daraltacaktır."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Yunanistan Dışişleri Bakanı'nın Halife Hafter ile görüşmesi, Atina’da yeni bir krize neden oldu. Yunan uzman Sotiris Roussos, uluslararası toplumun tanımadığı bir "savaş ağasının" resmi sıfatla ziyaret edilmesini sert dille eleştirerek, "Yunanistan’ın ne Hafter ne de Trablus üzerinde hiçbir ağırlığı yoktur. Türkiye-Libya anlaşmasıyla verilen hasar artık geri dönülemez" itirafında bulundu. Roussos, "Bir ülkenin Dışişleri Bakanı, başka bir ülkenin ayrılmış bir bölgesine resmi ziyaret gerçekleştirmez. BM ve AB’nin tanıdığı hükümet Trablus’tadır. Hafter’in hangi sıfatı var ki resmi makamla karşılanıyor?" sorusunu sorarak hükümeti köşeye sıkıştırdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yunanistan’ın Libya iç savaşının sonucuna etki edebilecek bir gücü olmadığını belirten Roussos, Atina’nın stratejik yalnızlığı hakkında şöyle konuştu: "Rusya, Türkiye ve Mısır’ın aksine Yunanistan’ın sahada hiçbir etkisi yoktur. AB içinde bile Türkiye-Libya anlaşmasına karşı ortak bir cephe oluşturmayı başaramadık. Donanmamızı liman muhafızına çevirdik ama sonuç alamadık. Türkiye-Libya anlaşması maalesef geri dönüşü olmayan bir hasardır. Mevcut dış politika bunu tersine çevirmeye yetmez; Atina şu anda sadece kayıpları bir nebze de olsa yönetmeye çalışıyor."<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/yunan-analistlerin-libya-ofkesi-1774857463.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Pastanın büyüğü Mansur&#039;un</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/pastanin-buyugu-mansurun-727</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/pastanin-buyugu-mansurun-727</guid>
                <description><![CDATA[Belediyeye doldurduğu yargı mensuplarının birinci derecedeki akrabalarıyla kendisini garantiye aldığını sanan ve 109 soruşturma geçirdiği halde hiçbir ifade vermeden 101 tanesinden takipsizlik almakla övünen CHP’li Mansur Yavaş’ın vurgunları tek tek ifşa oluyor. Geçtiğimiz yıl yandaşlarına milyonluk konserler paslayan CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yönelik yürütülen konser soruşturmasının yazışmaları deşifre oldu. Yavaş’ın özellikle büyük bütçeli konser işlerinde önceden düzenlenen kahvaltılara bile bizzat katılarak para trafiğini yönettiği ortaya çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Belediyeye doldurduğu yargı mensuplarının birinci derecedeki akrabalarıyla kendisini garantiye aldığını sanan ve 109 soruşturma geçirdiği halde hiçbir ifade vermeden 101 tanesinden takipsizlik almakla övünen CHP’li Mansur Yavaş’ın vurgunları tek tek ifşa oluyor. Geçtiğimiz yıl yandaşlarına milyonluk konserler paslayan CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yönelik yürütülen konser soruşturmasının yazışmaları deşifre oldu. Yavaş’ın özellikle büyük bütçeli konser işlerinde önceden düzenlenen kahvaltılara bile bizzat katılarak para trafiğini yönettiği ortaya çıktı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Belediyeye doldurduğu yargı mensuplarının birinci derecedeki akrabalarıyla kendisini garantiye aldığını sanan ve 109 soruşturma geçirdiği halde hiçbir ifade vermeden 101 tanesinden takipsizlik almakla övünen CHP’li Mansur Yavaş’ın vurgunları tek tek ifşa oluyor. Geçtiğimiz yıl yandaşlarına milyonluk konserler paslayan CHP’li Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne (ABB) yönelik yürütülen konser soruşturmasının yazışmaları deşifre oldu. Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2025/331 esas sayılı dosyası kapsamında yürütülen soruşturmada, şüphelilere ait dijital materyaller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde çok sayıda WhatsApp yazışması ve belgeye ulaşıldı. Elde edilen bulgular, kamuoyunda uzun süredir tartışılan “konser harcamaları” meselesini yeni bir boyuta taşıdı.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>5 SENE ÖNCE 154 MİLYON TL ZARAR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında cep telefonları, SIM kartlar, bilgisayarlar ve harici depolama aygıtlarıyla ilgili incelemelerde özellikle konser organizasyonlarına dair yazışmaların yoğunluğu dikkat çekti. Bu yazışmalarda, ihale süreçlerine ilişkin bazı planlamaların resmi prosedürlerden önce şekillendiğine dair iddialar yer aldı. Soruşturma dosyasında yer alan tespitlere göre, Yavaş yönetiminin 2021–2024 yılları arasında düzenlediği sadece 32 konserde toplam 154 milyon 453 bin TL kamu zararı oluştuğu belirtildi. “Tek kaynak”, “özel yetki” ve “doğrudan temin” gibi kılıflarla adrese teslim yapılan ihaleler, belediyecilik tarihinin en büyük organizasyon skandallarından biri olarak kayıtlara geçti. Dosyanın en can alıcı noktasını, tutuklu sanık ABB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanı H.A.B ile organizatörler arasındaki WhatsApp trafiği oluşturuyor. Henüz ortada hiçbir ihale, resmi duyuru veya planlama yokken, sanatçı kaşeleri ve bütçelerin mesajlaşmalar yoluyla belirlendiği görüldü. İşte konserler için adeta bir “borsa”nın kurulduğunu gösteren mesajlar:&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ü.A.: “Funda Arar 800 artı KDV, Sefo 400.000, Hande Yener 400.000, Melike Şahin 200.000... Özlem Özdil 550, Zara 800, Ebru Yaşar 1.750, Burcu Güneş 1.000...”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">H.A.B.: “Yarın konuşalım.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilirkişi raporu, henüz kararı alınmamış işler için şirket sahiplerinin belediye bürokratlarına fiyat listesi göndermesi, ihaleye fesat karıştırmanın açık bir suç duyurusu olduğunu belirtiyor. Yazışmalarda, bazı organizasyonların belirli kişi veya firmalara yönlendirildiğine dair iddialar da dikkat çekti. Bu kapsamda, ihalelerin rekabet koşulları yerine ilişkiler doğrultusunda dağıtıldığına ilişkin değerlendirmeler bilirkişi raporuna yansırken, 08/09/2022 tarihinde daire başkanının, Yavaş’ın seçim kampanyasını yürüten isme doğrudan “işi bağlama” talimatı verdiği kaydedildi. O talimata dair WhatsApp yazışmaları ise şöyle:&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>MANSUR’UN GÖZBEBEKLERİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">H.A.B.: “8 Ekim tarihi için önce bütçe sonra tamam.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">S.Ç. (Enfest): “Tamam Başkanım hızla bütçe çalışıyoruz. Ama teknik bütçesi yüksek olacak, scaff sahne ve İstanbul’dan sistem istiyor… Hızlıca çalışıyorum bütçeyi.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">H.A.B.: “Bütçe önemli ona göre.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yazışmaların en çarpıcı kısımlarından biri, organizatörler arasındaki “pastadan pay alma” kavgası oldu. L.E. ile Ü.A. arasındaki diyaloglar, kayırmacılığın belediye koridorlarında nasıl kanıksandığını gösteren en büyük kanıtlar arasında yer aldı. İhalelerin liyakate veya fiyata göre değil, bizzat Mansur Yavaş’ın “yakınlık” derecesine göre dağıtıldığının en somut delili olarak dosyaya giren skandal ifadeler da şöyle:&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">L.E.: “Neden hep güzel işleri onlar alıyor da hep uğraşılan işler, kârı düşük işler bize veriliyor?”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ü.A.: “Bizden yanıyor, yemiyor tanıdık diye düşünüyoruz. Başkan ağzından düşürmüyor S.Ç. ve O.A’yı, kendisi birebir konuşuyor onlarla.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">H.A.B.: “Tamam, Yalın ve Duman.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">H.A.B.: “Yarın BAKAP’ta kahvaltıda Başkana söyleyeceğim.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ŞEFFAFLIK SÖYLEMDE KALDI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilirkişi raporunda, “08/07/2023 tarihinde BAKAP projesindeki kahvaltı organizasyonuna Mansur Yavaş’ın bizzat katılmış olması, bu fahiş bedelli konser ihalelerinin her aşamasından Yavaş’ın en ince ayrıntısına kadar bilgi sahibi olduğunu ve her kuruşluk ödemenin bizzat onun onayıyla yapıldığını tartışmasız bir biçimde ortaya koymaktadır” ifadelerine yer verildi. Geldiği günden bu yana “şeffaflık ve hesap verebilirlik” gibi ilkelerin arkasına sığınarak algı çalışmaları yapan CHP’li Mansur Yavaş ve yönetiminin söz konusu söylemleri lafta kaldı. Söz konusu ortaya çıkan Sayıştay bulguları, müfettiş raporları ve bilirkişi incelemeleri, Mansur Yavaş yönetiminin kamu kaynaklarının yandaşlarına nasıl peşkeş çektiği gözler önüne serdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 09:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/pastanin-buyugu-mansurun-1774856760.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;de Silivri depremi</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chpde-silivri-depremi-726</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chpde-silivri-depremi-726</guid>
                <description><![CDATA[Marmara Cezaevi’nden gelen emirlere harfiyen uyan emanetçi Genel Başkan Özgür Özel’in gittiği her yerde İstanbul’u ahtapot gibi saran çetenin lideri Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkması, asrın yolsuzluk davasını sulandırmaya çalışması, gündemden kopuk görünüm arz etmesi tabanı kızdırırken grupta gerilime yol açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Hırsızlık, yolsuzluk, casusluk, fuhuş skandallarıyla çalkalanan CHP’de şimdi de Silivri krizi patlak verdi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Marmara Cezaevi’nden gelen emirlere harfiyen uyan emanetçi Genel Başkan Özgür Özel’in gittiği her yerde İstanbul’u ahtapot gibi saran çetenin lideri Ekrem İmamoğlu’na sahip çıkması, asrın yolsuzluk davasını sulandırmaya çalışması, gündemden kopuk görünüm arz etmesi tabanı kızdırırken grupta gerilime yol açtı. Mitinglere katılımın sınırlı kalması, oylarda belirgin erime görülmesi, teşkilatlarda “Yine seçimleri kaybedeceğiz” korkusunun tırmanması, Anadolu yollarını aşındıran bir grup milletvekilinin ise Özel’e “İmamoğlu’nu bırak da politika üretmeye bak” çağrısı yapması CHP’de moralleri fena bozdu. Anketleri, il örgütleri ve milletvekillerinin uyarıları Özel yönetimini strese sokarken devrik lider Kemal Kılıçdaroğlu hançerine sarıldı.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“ÖZEL’DEN KURTULMALI”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Partideki Ekrem kısırdöngüsünü Akit’e değerlendiren eski CHP’li Sinan Yerlikaya, şunları söyledi: “Kılıçdaroğlu’nun ardından göreve gelen yönetim, rakibini kötüleyerek veya karalayarak bir yere varacağına inanıyor. İmamoğlu odaklı ilerleyerek, yolsuzluk davasını sulandırmaya girişerek iktidara aday olmak mümkün değil. Özel’in İmamoğlu’nun gölgesinden çıkmaması, Silivri’ye dayalı siyaseti terk etmemesi durumunda CHP için hüsran olur. Mitinglerde İmamoğlu’ndan başka bir konuya değinmemesi yanlış. Teşkilatlarının, milletvekillerinin uyarılarını kulak ardı etmemesi gerekmektedir. Gündemden koptuğunu anlaması ve siyaset üretmeye yönelmesi elzem. Aksi takdirde seçmen CHP’den kaçar. Mitinglerden gelen fotoğraflar belli. Anketler de ortadadır. CHP ilgi görmemekte. Şu anda AK Parti, CHP’nin 3-4 puan önündedir. Böyle giderse fark açılacak. Partiyi buraya getirenin İmamoğlu endeksli politika olduğu da hakikat. CHP ileride tabela partisine dönüşme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Özel gitmezse bir yenilgi daha tadar ve bir daha kendine gelemez.Şu anda Silivri merkezli bir gerilim olduğu katidir. Böyle giderse tabanda da tavanda da bölünmeler olur. Milletvekilleri tek tek gider. Kılıçdaroğlu ve arkadaşları da boş durmaz. CHP’de bölünme tetiklenir. Seçmenler de başka alternatiflere bakar. Özel, aciz hâldedir. Uşak Belediye Başkanından ötürü özür dilemektedir ama gerekeni yapmamaktadır. CHP için artık Özel yükünü sırtından atmaktan başka çıkış yöntemi yoktur.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 09:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/chpde-silivri-depremi-1774856216.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Etimesgut Belediyesi&#039;ne  zimmet operasyonu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/etimesgut-belediyesine-zimmet-operasyonu-725</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/etimesgut-belediyesine-zimmet-operasyonu-725</guid>
                <description><![CDATA[Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Sayıştay denetimlerinde Etimesgut Belediyesi ile iştiraki Etimkent A.Ş.'nin hesaplarında tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin 'Zimmet' suçundan başlatılan soruşturma kapsamında 4 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, Sayıştay denetimlerinde Etimesgut Belediyesi ile iştiraki Etimkent A.Ş.'nin hesaplarında tespit edilen usulsüzlüklere ilişkin 'Zimmet' suçundan başlatılan soruşturma kapsamında 4 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sayıştay Başkanlığı tarafından Etimesgut Belediye Başkanlığı bünyesinde yapılan 2025 yılı hesap ve işlemlerine ilişkin olağan denetimler sırasında tespit edilen usulsüzlükler üzerine başlatılan soruşturma kapsamında 4 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İHA'nın haberine göre denetimlerde belediyeye ait aşevi, yemek alımı ve dağıtımı işlemleri ile belediye iştiraki Etimkent A.Ş'nin hesaplarında usulsüzlükler belirlendi. Söz konusu tespitler üzerine Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından zimmet suçundan soruşturma başlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında, Etimkent A.Ş Genel Müdürü M.Ç., Etimesgut Belediyesi Sosyal Yardım İşleri Müdürü A.C., aynı müdürlükte mutemet olarak görev yapan S.K. ile Etimkent A.Ş kasa sorumlusu H.B. hakkında Ankara Batı Sulh Ceza Hakimliği'nden alınan arama kararları doğrultusunda 30 Mart 2026 tarihinde şüphelilerin ikamet ve iş yerlerinde eş zamanlı arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yapılan operasyon sonucunda tüm şüpheliler yakalanarak gözaltına alınırken, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 31 Mar 2026 09:20:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/etimesgut-belediyesine-zimmet-operasyonu-1774855214.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>En çok istediğim şey İran petrolü</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/en-cok-istedigim-sey-iran-petrolu-724</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/en-cok-istedigim-sey-iran-petrolu-724</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada İran'daki yeni liderlerin "oldukça makul" olduğunu söyledi ve "Sanırım onlarla bir anlaşma yapacağız, bundan oldukça eminim, ama yapamama ihtimalimiz de var" dedi. Financial Times'a konuşan Trump, "En çok istediğim şey İran'daki petrolü almak" açıklamasında bulundu ve Harg Adası konusunda net bir karar vermediğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump, gazetecilere yaptığı açıklamada İran'daki yeni liderlerin "oldukça makul" olduğunu söyledi ve "Sanırım onlarla bir anlaşma yapacağız, bundan oldukça eminim, ama yapamama ihtimalimiz de var" dedi. Financial Times'a konuşan Trump, "En çok istediğim şey İran'daki petrolü almak" açıklamasında bulundu ve Harg Adası konusunda net bir karar vermediğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı&nbsp;Donald Trump, ABD ile İran'ın hem "doğrudan hem de dolaylı" temaslarda bulunduğunu ve İran'ın yeni liderlerinin "oldukça makul" olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump'ın pazar günü yaptığı açıklamalar, Tahran ile Washington arasında arabuluculuk yapan&nbsp;Pakistan'ın, yaklaşık bir aydır süren İran savaşını sona erdirmeyi amaçlayan "anlamlı görüşmelere" önümüzdeki günlerde ev sahipliği yapmaya hazırlandığını duyurmasının ardından geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"SANIRIM ONLARLA ANLAŞMA YAPACAĞIZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, pazar akşamı&nbsp;Air Force One&nbsp;ile Washington'a giderken gazetecilere yaptığı açıklamada, "Sanırım onlarla bir anlaşma yapacağız, bundan oldukça eminim, ama yapamama ihtimalimiz de var" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, düzenlenen saldırılar sonucu ülkenin dini lideri ve üst düzey yetkililerin öldürülmesinin ardından Tahran'da zaten bir rejim değişikliği yaşandığını düşündüğünü belirtti; yerlerine gelen isimlerin "makul" göründüğünü iki kez vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in düzenlediği ilk saldırıda, İran'ın dini lideri&nbsp;Ali Hamaney&nbsp;öldürüldü; yerine oğlu Mücteba Hamaney geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRUMP: EN ÇOK İSTEDİĞİM ŞEY İRAN'DAKİ PETROLÜ ALMAK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan ABD Başkanı&nbsp;Trump, İran'daki petrolü "tercihen ele geçirmek istediğini" ve ABD güçlerinin rejimin ihracat merkezi olan Harg Adası'nı&nbsp;kontrol altına alabileceğini söyledi. Trump, bu açıklamasını Financial Times'a verdiği röportajda yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, söz konusu olası adımı&nbsp;Venezuela&nbsp;ile karşılaştırarak, Washington'un Ocak ayında Devlet Başkanı&nbsp;Nicolas Maduro'yu devirmesinin ardından ülkenin petrol endüstrisini "süresiz olarak" kontrol etmeyi hedeflediğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, pazar günü FT’ye verdiği röportajda şu ifadeleri kullandı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Dürüst olmak gerekirse, en çok istediğim şey İran'daki petrolü almak. Ama ABD'de bazı aptal insanlar 'bunu neden yapıyorsun?' diyor. Onlar aptal insanlar.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">FT böyle bir adımın, İran petrolünün büyük bölümünün ihraç edildiği Harg Adası'nın ele geçirilmesini gerektireceğini ifade etti. Ancak bu tür bir operasyon riskli görülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump ise bu konuda net bir karar verilmediğini vurgulayarak, "Belki Harg Adası'nı alırız, belki almayız. Çok fazla seçeneğimiz var" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD KARA HAREKATI DÜZENLEYECEK Mİ?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Meclis Başkanı&nbsp;Muhammed Bakır Kalibaf&nbsp;ise daha önce ABD'yi bir yandan olası müzakereler için mesajlar gönderirken diğer yandan kara harekatı planlamakla suçladı. ABD askerlerinin konuşlandırılması halinde Tahran'ın karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Savunma Bakanlığı, Trump'a kara harekatı seçeneği sunabilecek şekilde Orta Doğu’ya binlerce asker sevk etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrailli bir yetkili, Washington ile Tahran arasında olası görüşmeler öncesinde İran’a yönelik saldırıların azaltılması gibi bir niyet olmadığını ve İsrail’in “askeri hedefler” olarak tanımladığı noktalara yönelik operasyonlarını sürdüreceğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/en-cok-istedigim-sey-iran-petrolu-1774853955.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Merkez Bankasının altın hamlesi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/merkez-bankasinin-altin-hamlesi-723</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/merkez-bankasinin-altin-hamlesi-723</guid>
                <description><![CDATA[Ortadoğu’daki gerilimin ardından ilk haftalık yükselişini kaydeden altın, yeni haftaya yükselişle başladı. Uzmanlar, 4500 dolar seviyesindeki direncin piyasalar için belirleyici olacağını vurgularken, TCMB’nin altın hamlesi dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Ortadoğu’daki gerilimin ardından ilk haftalık yükselişini kaydeden altın, yeni haftaya yükselişle başladı. Uzmanlar, 4500 dolar seviyesindeki direncin piyasalar için belirleyici olacağını vurgularken, TCMB’nin altın hamlesi dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://bigpara.hurriyet.com.tr/altin/" target="_blank">Altın</a>, Ortadoğu çatışmasının patlak vermesinden bu yana kaydettiği ilk haftalık yükselişin ardından, yeni haftanın ilk işlem gününde 4500 doların altında başladı.&nbsp;<a href="https://bigpara.hurriyet.com.tr/altin/altin-ons-fiyati/" target="_blank">Ons altın</a>&nbsp;saat 9:30 sularında yüzde 1'e yakın yükselerek 4535 doları gördü, şu sıralarda yüzde 0,8 artışla 4530 dolarda. Piyasa uzmanları sert düşüşlerin ardından bir toparlanma sinyali izlendiğine dikkat çekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GRAM ALTINDA SON DURUM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ons tarafında yaşanan gelişmelerden iç piyasada gram altında nasibini aldı.&nbsp;<a href="https://bigpara.hurriyet.com.tr/altin/gram-altin-fiyati/" target="_blank">Gram altın</a>&nbsp;haftanın ilk gününde yüzde 0,89 primle 6474 lira seviyesinden işlem görüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Küresel piyasalarda petrol fiyatlarındaki artış ve hisse senetlerindeki değer kaybına rağmen, altının 4500 dolar sınırında direnç göstermesi yatırımcıların stratejisini değiştirdiğini gösteriyor. Savaşın başlamasından bu yana yaklaşık %14 oranında gerileyen fiyatlar, birçok yatırımcı tarafından "alım fırsatı" olarak değerlendirilmeye başlandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"AŞIRI SATIM TEPKİSİ TERSİNE DÖNEBİLİR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Piyasadaki son gelişmeleri değerlendiren ABC Refinery Küresel Kurumsal Piyasalar Başkanı Nicholas Frappell, altının geçen haftaki hareketlerinin bir "aşırı satım tepkisi" olduğuna işaret etti. Frappell, fiyatlardaki düşüş eğiliminin tersine dönme olasılığının yüksek olduğunu belirterek, "Ancak bunun teyit edilmesi için bu haftaki fiyat hareketleri dikkatle izlenmeli. Haber akışının hızlı olması nedeniyle volatiliteyi beklemek şu an için en makul yaklaşım olacaktır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DOLARIN GÜCÜ VE FAİZ BASKISI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Altın performansındaki zayıflığın ana nedenlerinden birinin faiz oranı beklentilerindeki değişim olduğunu vurgulayan Frappell, bu durumun doları güçlendirdiğini ifade etti. Merkez bankalarının enflasyonu kontrol altına almak adına faiz artırımı yapabileceği ve altın rezervlerinde satışa gidebileceği yönündeki beklentiler, fiyatlar üzerindeki baskıyı sürdürüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BÜYÜK FONLARDAN "EKONOMİK YAVAŞLAMA" UYARISI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Piyasaların genel beklentisinin aksine JPMorgan ve Pimco gibi dev fon yöneticileri, büyüme tarafında yaşanacak darbenin hafife alındığı görüşünde. Uzmanlar, ekonomide yaşanabilecek sert bir yavaşlamanın tahvil getirilerini aşağı çekebileceğini, bu senaryonun ise güvenli liman olan altını yeniden daha cazip bir yatırım aracı haline getirebileceğini öngörüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TCMB’NİN STRATEJİK ALTIN HAMLESİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) süreçteki hamleleri piyasalar tarafından yakından takip ediliyor. Verilere göre TCMB, Ortadoğu'daki çatışmaların başladığı ilk iki haftalık süreçte yaklaşık 60 ton altın satışı ve takas (swap) işlemi gerçekleştirerek dikkatleri üzerine çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">RAKAMLARLA ALTININ SON DURUMU<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Güncel Ons Fiyatı:&nbsp;4535 Dolar (Cuma gününe göre %0,77 artış)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kritik Direnç Seviyesi:&nbsp;4500 Dolar<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaş Başlangıcından Bu Yana Kayıp:&nbsp;%14<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TCMB İşlem Hacmi:&nbsp;60 Ton (Satış ve Takas)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/merkez-bankasinin-altin-hamlesi-1774853641.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Haydi kadınlar camiye!</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/haydi-kadinlar-camiye-722</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/haydi-kadinlar-camiye-722</guid>
                <description><![CDATA[Manavgat Külliye Camii’nde bayram namazı sonrası bayramlaşma yapılıyordu. Ancak buradaki bayramlaşma merasiminde bir bayan da haberde yazıldığına göre hemen müftü beyin yanında yerini almıştı. Millet de sırasıyla Müftü Beyin, bayanın ve yanında duranların bayramını tebrik ederek sıraya geçiyordu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil- Türkiye Gazetesi</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/bu-gidis-nereye-1779798" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file"><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/bu-gidis-nereye-1779798</strong></span></a></p><p class="MsoNormal">Bayramda sosyal mecrada bir fotoğraf karesi gözüme ilişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Manavgat Külliye Camii</strong>’nde bayram namazı sonrası bayramlaşma yapılıyordu. Ancak buradaki bayramlaşma merasiminde bir bayan da haberde yazıldığına göre hemen müftü beyin yanında yerini almıştı. Millet de sırasıyla Müftü Beyin, bayanın ve yanında duranların bayramını tebrik ederek sıraya geçiyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Böyle bir garabet evvelce hiç yaşandı mı bilemiyorum ama burada yaşandığına bu vesile ile şahit oldum. Bundan sonra yenileri de yolda olabilir. Yolda olabilir diyorum zira olay normale benzemiyor.&nbsp;<strong>Birtakım tuzakların habercisi gibi duruyor!..</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu ülkenin dinde yeni çığırlar açma, reformist hareketlere girişme projelerinden neler çektiğini çok iyi biliyoruz. Kapıdan kovulanlar bacadan, bacadan kovulanlar pencereden girdi ve İslam’ın ahkamını bozmak için canla başla çalıştı. Anlaşılan aynı heyecanla çalışmalarına devam ediyorlar. Milletimizin, kim olursa olsun bu gibi sinsi adımlara karşı çok dikkatli ve uyanık olması gerekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Evet hadise Manavgat’ta kılınan bayram namazı sonrasında gerçekleşiyor. Mihrapta duran müftünün yanına başı açık milletvekili&nbsp;<strong>Dr. Tuba Vural Çokal</strong>&nbsp;hanım da süratle gelerek yerini alıyor ve bayramlaşma başlıyor. Camideki erkek cemaat de bayramlaşma sırasına giriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayramlaşmada, neredeyse bütün ilçe resmî protokolünün, bazı siyasi temsilcilerin ve oda temsilcilerinin de bulunması hadisenin rastgele gelişmediğini gösteriyor. Belli ki her şey önceden tasarlanmış.&nbsp;<strong>Anlaşılan dinde reform çalışmalarının yeni bir metodu ile daha karşı karşıyayız!..</strong>&nbsp;Bu hareket o kadar çok dinî şiarın bozulmasını barındırıyor ki kahrolmamak elde değil!..<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hadise dinî ibadetin yapıldığı mekânda ve hemen ibadetin akabinde gerçekleşmektedir. Bizzat İlçe Müftüsü cemaatin gözü önünde mihrapta kendine dinen yabancı olan bir bayanla tokalaşmaktadır. Söz konusu bayan ilçe müftüsüyle tokalaşmakla kalmayıp sair erkek cemaatle de tokalaşmıştır. Bu suretle kadın erkek ihtilatına dair pek çok dinî şiar yerle yeksan edilmiştir. Bu hareket birçok haramı içerisinde barındırmaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca konunun muhatabının siyasetçi olması mühimdir. Bir anlamda siyasi dayatma söz konusu olmuş gibidir. Zira sıradan bir bayan olsa, ilçenin dinî otoritesi ve camilerin yönetiminden sorumlu birim amiri olarak Müftü Bey, hemen anında, tatlı bir uyarı veya yönlendirme ile önleyebilirdi. Öyleyse bu hadise planlı mıdır ve gerisinde kim veya kimler vardır? Araştırılmalıdır...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şunu net olarak ifade edeyim ki dinin ahkamını yerle bir eden bu tip uygulamalar yarınlarda başka yerlere de olumsuz örnek teşkil edecektir. Bu sakat uygulamaların birden olmasa da zamanla yaygınlaşmasından endişe etmekteyim. Zira her bozukluk bir ile başlar. Tabii bu bir organize iş ise yarın mantar gibi çoğalır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>FETÖ’nün bir dönem camilerde kadın erkek karışık namaz kıldırmak ve camileri sıra ve sandalyeler ile doldurmak projelerinin nasıl bir anda yaygınlaştırılmak istendiğini unutmayalım.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Bardakoğlu başlattı, Görmez genişletti</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşin en tehlikeli yönü Diyanet’in böylesi durumlarda sessiz kalması veya bizzat işin içinde bulunmasıdır. Nitekim ne hazindir ki, camilerde kadın cemaatin erkek cemaate karıştırılması furyası, ilk olarak Ali Bardakoğlu’nun DİB Başkanı olarak atanmasından sonra, kadınlar mahfilindeki perdelerin kaldırılması talimatıyla başladı ve öylece ilerledi. Mehmet Görmez’in başkanlığı zamanında ise bu iş daha da ilerledi ve “Haydi kadınlar camiye” kampanyası ile kadınlar âdeta zorla camiye ve cumaya getirilmeye çalışıldı...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Oysaki cuma namazı kadınlara farz değildi, dilerlerse, kendilerine tahsis edilen mahalde adap üzre namaza katılabilirlerdi. O dönemde cami görevlilerine mesai saatleri içerisinde camide nöbet tutma mecburiyeti getirilmişti. Böylece kadınlar istedikleri saatte camiye gelebileceklerdi!..<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">O sıralar namaz vakti aralarında namazımızı eda edelim diye bir camiye girdiğimizde, caminin ortasında namaz kılan bayanlara bizzat rastlamıştık. Ve bu uygulama, sürekli camide bulunmak zorunda oldukları için iftira ya da bazı gerçek vukuatlarla pek çok din görevlisinin başını yakmıştı… Şimdi o genelge yürürlükte mi bilmiyoruz ama eğer yürürlükteyse eskiden olduğu gibi Diyanet’i, camiyi ve din görevlilerini lekeleyen pek çok vukuata ve iftiraya sebep olacağı aşikârdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geride bıraktığımız Ramazan-ı şerif ayında bazı camilerde, ilçe müftüsünün de bizzat katıldığı ve poz verdiği kadınlı erkekli kutlama ya da eğlence programları düzenlendi. Bu programlar müzikli danslı şenliklere dönüştü ve sosyal medyada büyük tepkilere sebep oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kadınlar özellikle teravih ve kandil gecelerinde erkek cemaatle karışık olarak ibadete iştirak etmek istediler. Ne var ki burada olan şey ibadet değil haram ve günaha batmaktı. Gerçi bu kişilerin niyeti ibadet değil şovdu ve âdeta yürütülmekte olan tedrici bir plana işaret ediyordu…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Camilerde, geniş kadınlar mahalli bulunduğu hâlde, bazı hafızlık merasimlerinde kadınların arada paravan veya perde olmaksızın erkek cemaatin bulunduğu açık alana alınmaları, dahası namaza da erkeklerle aynı hizada iştirak etmeleri dışarıdaki seküler karma hayatın camiye ve camideki ibadete taşınmak istendiğini düşündürmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Keza camilerde yapılan merasimlerde, bayan erkân dâhil olmak üzere, resmî protokolün de bu programlarda camide karma vaziyette yer alması, üstelik bu erkânın cemaatin en önünde hususi bir yere protokol ayrımcılığıyla konuşlanması, bunların camiye taşınan geçici koltuklara oturtulmaları, cumhuriyet tarihinin başında yapılmak istenen camilerdeki reformu hatıra getirmektedir.&nbsp;<strong>Acaba belli çevreler, yıllar boyu CHP ile yapamadıklarını AK Parti ile mi gerçekleştirmek istemektedirler?!.</strong>&nbsp;Bunu yaparken de devlet otoritesini mi kullanmaktadırlar?..<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Yanlışa devlet zırhı</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bazı siyasilerin ve kamu erkânının bizzat katıldığı, adı konmadan icra edilse de dini bozma girişimleri olarak kabul edilebilecek uygulamalar konusunda devlet yetkililerinin çok uyanık olması gerekmektedir. Zira burada çok ince bir sinsilik vardır.&nbsp;<strong>İşin içinde kamu otoritesinin olması, bu manzaraya itiraz, tepki ve tenkidin de önünü kesmektedir.&nbsp;</strong>Diğer bir deyişle, bu tip yanlış girişimlere siyasetçinin veya protokol erkânının katılması ona yapılabilecek itiraz ve tenkide karşı bir çeşit zırh oluşturmaktadır. Uygulamanın başında bizzat müftünün ya da dinî bir temsilcinin bulunması ise işe -sözde- dinî meşruiyet kazandırmaktadır. Müftünün sadece orada bulunması bile fiilî fetva olmaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu ne iştir dediğimizde verecekleri cevap muhtemelen şu olacaktır:&nbsp;<i><strong>“Bir milletvekilinin halkıyla bayramlaşmasına neden tepki gösteriyorsunuz?”</strong></i>&nbsp;Hâlbuki bizim tepki gösterdiğimiz hususlar dinin temel kaidelerinin yıkılmasıdır.&nbsp;<strong>Halka göre, milletvekiline göre, cumhurbaşkanına göre din olmaz!</strong>&nbsp;Din herkes için aynı dindir ve dinin esaslarına inansın inanmasın herkesin en azından saygılı olması icap etmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca bugün bir milletvekili ile yapılan bayramlaşma yarın her partiden kadın temsilcilerin iştirak edeceği bir hâle de dönebilir.&nbsp;<strong>AK Parti Kadın Kolları, CHP Kadın Kollar, MHP Kadın Kolları, DEM Parti Kadın Kolları da meseleye dâhil olursa cami, cami olmaktan tamamıyla çıkar.</strong>&nbsp;Zaten reformistlerin hedeflediği de bu değil midir? Çünkü konu bozmaya dönünce herkes koşar adım yerini almaktadır. Nisan ayına sabitlenen&nbsp;<i><strong>"Kutlu Doğum Haftalarını"</strong></i>&nbsp;düşününüz. Neredeyse bütün siyasi partiler, valilikler, üniversiteler, aklınıza gelebilecek her birim katılım sağlıyordu. Hâlbuki yedi yıldır bakıyoruz Cumhurbaşkanlığı hariç müftülükler dışında kimsenin "<strong>Mevlid-i Nebi Haftası"</strong>ndan haberi dahi olmuyor. İş doğru istikamete yönelince Şanlı Peygamber Efendimizi anmak, hatırlamak yok oluverdi...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son zamanlarda bir hususun muhafazakâr denen kesimde yaygınlaştığını görmekteyiz. Bu husus cumhuriyetin ilk yıllarındaki yanlışları sahiplenmedir. Sanki CHP yapınca yanlış olan şey başkaları yapınca doğru oluyor! CHP’li olmamak din adına ahkam kesmek hakkını beraberinde getiriyor âdeta. Böyle giderse korkarım ki muhafazakâr denen zümre arasında Türkçe Ezan(!)’ı savunacak tiplerle dahi karşılaşabiliriz!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Olur mu öyle şey demeyin. Son çeyrek asırda olmaz dediğimiz nice şeyler oldu. Öyle ki toplum Kur’ân-ı kerîme kafasına göre mana verenlere bile alıştı.&nbsp;<i><strong>"Aklım kabul etmezse âyet bile olsa reddederim!"</strong></i>&nbsp;diyen hocalar, Ramazan-ı şerif boyunca TV’lerde ahkam kesti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bütün bunlar ilk adımla oluyor. Birileri çıkıp bir adım atıyor.&nbsp;<strong>"Ne olacak canım, vurdumduymazlığı"</strong>&nbsp;devamını artarak getiriyor. Bozmaya ve bozulmaya meyyal olanlar da fırsat kolluyor ve âdeta açılmış bulunan kapıdan&nbsp;<strong>"sürü"</strong>&nbsp;hâlinde giriyorlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Umarız durumun idrakine varılır ve devlet büyüklerimizin ikazıyla bu yanlış ya da yanlış anlaşılabilecek uygulamalara son verilir. Aksi takdirde hepimiz için çok geç olacaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tabii asıl dikkat etmesi gereken de bizzat bu işlerin başındaki Diyanet İşleri Başkanı ve DİYK üyeleridir. Onların sessiz kalması din adına cinayettir!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/haydi-kadinlar-camiye-1774875707.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savaş bitsin çığlığı!</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savas-bitsin-cigligi-721</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savas-bitsin-cigligi-721</guid>
                <description><![CDATA[ABD ve İsrail başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde insanlar hafta sonu meydanları doldurarak “Savaşa Hayır” dedi. Yalnızca ABD’deki gösterilere 9 milyondan fazla kişinin katıldığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD ve İsrail başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde insanlar hafta sonu&nbsp;meydanları doldurarak “Savaşa Hayır” dedi. Yalnızca ABD’deki gösterilere 9 milyondan fazla kişinin katıldığı bildirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran halkına “özgürlük” vaadiyle başlattığı hava saldırıları ile fitili ateşlenen ve Tahran’ın misillemeleriyle devam eden savaşta bir ay geride kaldı. Washington ve Tel Aviv, aralarında Türkiye’nin de yer aldığı arabulucu ülkelerin müzakere çabalarının gölgesinde İran’a yönelik operasyonların kapsamını genişletmeye hazırlanırken, Amerikan ve İsrail halkı ise savaşa karşı sokaklara döküldü. ABD’de milyonlarca kişi, “Krallara Hayır (No Kings)” protestolarında bir araya geldi. İsrail’de ise protestocular, başta başkent Tel Aviv olmak üzere üç meydanı doldurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">50 EYALETTE PROTESTOLAR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD’de milyonlarca gösterici Başkan Donald Trump yönetiminin göçmen politikalarına, İran savaşına ve anayasal sınırların aşındırılmasına karşı “Krallara Hayır” (No Kings) protestoları kapsamında önceki gün sokaklara döküldü. Haziran 2025’te başlayan ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilen protestolar, Trump yönetimini “yaşam maliyeti artarken ve milyarder müttefiklere büyük miktarda vergi indirimi sağlanırken, milyarlarca doları yurtdışında füze saldırılarına harcamakla” suçlayan NoKings internet sitesinden yapılan çağrıyla başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">9 MİLYON KİŞİ KATILDI<br>&nbsp;<br>Özellikle ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına öfke duyan protestocular, başkent Washington’dan Los Angeles’a, New York’tan Chicago’ya kadar ülke genelinde 50 eyalette 3 bin 100’den fazla yerde protesto gösterileri gerçekleştirdi. ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) görevlilerinin 2 ABD vatandaşını öldürdüğü Minnesota eyaleti ise protestoların merkezini oluşturdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NoKings internet sitesine göre protestolara katılım için 9 milyondan fazla kişi kayıt yaptırdı. Organizatörler Cumhuriyetçi Parti’nin kalesi sayılan Idaho, Wyoming, Montana ve Utah gibi eyaletlerde bile Trump karşıtı etkinliklere katılımın arttığını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SLOGANLAR HAVADA UÇUŞTU<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Protestocular ellerinde “Krallara hayır”, “İran’da ABD-İsrail savaşını durdurun”, “Trump gitmeli”, “Küba’ya ablukaya hayır” ve hatta “Epstein dosyalarında değilsen korna çal” yazılı pankartlar taşıdı. Kimileri ise Özgürlük Heykeli, Marie Antoniette, şahin gagalı bir Trump gibi kılıklara büründü. Protestolar çoğunlukla sakin geçerken yaşanan ufak çaplı şiddet olaylarında en az 8 kişi gözaltına alındı. İtalya, Yunanistan, Güney Kore, Hindistan ve Türkiye dahil birçok ülkede de savaşın bitmesi için protestocular sokaklara indi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BİNLERCE İSRAİLLİ SOKAKLARA DÖKÜLDÜ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD’nin “yakın dostu” İsrail’de de sivil toplum kuruluşlarının çağrısıyla İsrailliler İran’a saldırıları, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun politikalarını ve işgal altındaki Batı Şeria’daki yerleşimci şiddetini protesto etmek amacıyla meydanları doldurdu. İsrail basınına göre binlerce protestocu, başkent Tel Aviv’de Habima Meydanı’nda, Hayfa’da Horev Merkezi yakınlarında ve Kudüs’te Paris Meydanı’nda “Hepimizin hayatı için” sloganı altında toplandı. Netanyahu ve Trump’ın yanı sıra, İran ve Lübnan’a saldırılar, Gazze’de işlenen soykırım ile Batı Şeria’daki ihlallerin aleyhinde megafonla sloganlar atıldı. Bir protestocunun taşıdığı pankartta “Milyonlarca çocuk bomba sığınaklarında büyüyor” yazması dikkat çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">21 PROTESTOCU GÖZALTINA ALINDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;polisi, “gösterinin İsrail ordusun açıkladığı toplanma kısıtlamalarını ihlal ettiğini” öne sürerek protestoculara müdahale etti. İsrail polisi ve protestocular arasında yaklaşık bir saat boyunca arbede yaşanırken, Tel Aviv’den 13 ve Hayfa’dan 8 kişi olmak üzere 21 protestocu gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TABANINDAN DA TEPKİ VAR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>’a yönelik saldırılar konusunda Cumhuriyetçi Parti ve özellikle Trump’ın “MAGA” tabanında yaşanan görüş ayrılıkları da önceki gün Texas’ta düzenlenen Muhafazakâr Siyasi Eylem Konferansı’nda (CPAC) açık şekilde ortaya çıktı. Politico’nun haberine göre CPAC’e katılan özellikle genç MAGA destekçileri, Trump yönetimine karşı derin bir hayal kırıklığı ve öfke duyuyor. MAGA’cılar, İran savaşının “Önce Amerika” yaklaşımıyla çeliştiği görüşünde. Bu yılki CPAC&nbsp;anketine göre 35 yaş üstü MAGA seçmenlerinin yüzde 70’inden fazlası Trump’ın bir planı olduğuna inanırken bu oran 35 yaş altındakilerde yüzde 49. Yine yaşlı seçmenlerin yüzde 66’sı hedeflere ulaşmak için Amerikan askerlerinin hayatını riske atılabileceği görüşünde, gençlerde bu oran yüzde 50’nin altında. Katılımcıların yüzde 53’ü, “yeni başkan adayı”&nbsp;olarak&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/abd" target="_blank">ABD</a>’nin İran’a müdahalesine karşı olduğunu dile getiren Başkan Yardımcısı JD Vance’i&nbsp;seçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 30 Mar 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/savas-bitsin-cigligi-1774852583.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Gazap ABD basınında</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/gazap-abd-basininda-720</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/gazap-abd-basininda-720</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye’nin geliştirdiği Gazap isimli termobarik bomba, Amerikan basınında geniş yankı buldu. Newsweek dergisinde bir analiz yayınlandı. Bombanın, bir NATO üyesi ülkede bulunan en güçlü havadan fırlatılan konvansiyonel silah olduğuna dikkat çekildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Türkiye’nin geliştirdiği Gazap isimli termobarik bomba, Amerikan basınında geniş yankı buldu.&nbsp;Newsweek&nbsp;dergisinde bir analiz yayınlandı. Bombanın, bir NATO üyesi ülkede bulunan en güçlü havadan fırlatılan konvansiyonel silah olduğuna dikkat çekildi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><strong>F-16 UÇAKLARINDAN ATILABİLEN BİR VAKUM BOMBASI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Millî Savunma Bakanlığı Ar-Ge Merkezi tarafından geliştirilen ve 970 kilogram harp başlığına sahip Gazap, yüksek sıcaklık ve basınçla çalışan termobarik etkisiyle dikkat çekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD merkezli&nbsp;Newsweek&nbsp;dergisi, Gazap bombasını mercek altına aldığı analizinde “NATO içindeki en güçlü hava bombası” ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">F-16 savaş uçaklarından atılabilen bu bomba, 10 metrelik çapta parçacık etkisi yaratarak geniş bir alanı tahrip edebiliyor. Geliştirici ekip, bombanın sertifikasyon ve test süreçlerinin tamamlandığını, ayrıca kullanıma hazır olduğunu açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE SAVUNMA İHRACATINDA YÜKSELİYOR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">IDEF 2025’te sergilenen Gazap ve NEB-2 Ghost bombaları, Türkiye’nin modern savaş teknolojilerindeki iddiasını ortaya koyuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Newsweek&nbsp;analizinde, Türkiye’nin İHA’lardan gemilere, mühimmattan zırhlı araçlara kadar genişleyen savunma ürün yelpazesiyle küresel pazarda hızla yükseldiği vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gazap bombası, termobarik yapısıyla vakum etkisi yaratıyor. Patlama anında oksijenle reaksiyona giren yakıt, şok dalgası ve yüksek ısı ile büyük bir yıkım oluşturuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanlara göre bu tür mühimmat, klasik bombalara göre çok daha yıkıcı. Gazap’ın tanıtımı, Türkiye’nin askeri kapasitesini ve savunma ihracatındaki iddiasını bir kez daha dünyaya ilan etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/gazap-abd-basininda-1774687004.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>3100 metrede gaz aranacak</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/3100-metrede-gaz-aranacak-719</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/3100-metrede-gaz-aranacak-719</guid>
                <description><![CDATA[Abdülhamid Han Sondaj Gemisi, Karadeniz’de hidrokarbon keşfi sondajına başladı. Bakan Bayraktar, “Başarımızı yeni keşiflerle taçlandırmak için önemli bir adım atıyoruz” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Abdülhamid Han Sondaj Gemisi, Karadeniz’de hidrokarbon keşfi sondajına başladı. Bakan Bayraktar, “Başarımızı yeni keşiflerle taçlandırmak için önemli bir adım atıyoruz” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünyanın savaşlar nedeniyle enerji krizine doğru gittiği bir dönemde Türkiye, enerjide milli gemilerle başlattığı 'tam bağımsızlık' yolculuğunda yeni bir aşamaya daha geçti. Denizlerdeki hidrokarbon arama çalışmaları hızlandı. Enerji filosunda bulunan 7. nesil teknolojiye sahip Abdülhamid Han Sondaj Gemisi dün&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/karadeniz" target="_blank">Karadeniz</a>'de yeni yılın ilk keşif sondajına başladı. Kocaeli açıklarındaki&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/kandira" target="_blank">Kandıra</a>-2 kuyusunda hidrokarbon aranacak. Su derinliği dahil yaklaşık 3 bin 100 metreye kadar inecek olan geminin çalışmalarının 35 gün sürmesi bekleniyor. Gemi, geçen yıl Göktepe-3 kuyusunda keşfedilen 75 milyar metreküplük doğalgazın mimarıydı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ÖNEMLİ BİR ADIM ATIYORUZ<br>Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/alparslan-bayraktar" target="_blank">Alparslan Bayraktar</a>, "<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/sakarya-gaz-sahasi" target="_blank">Sakarya Gaz Sahası</a>'ndaki başarımızı yeni keşiflerle taçlandırmak için önemli bir adım daha atıyoruz. Geçen yıl Göktepe-3 kuyusunda yaptığı 75 milyar metreküplük doğalgaz keşfiyle milletimizi sevindiren Abdülhamid Han Sondaj Gemimiz, yeni bir müjdenin kapısını aralamak için bir kez daha Karadeniz'e açıldı ve Kocaeli açıklarındaki Kandıra-2 kuyusunda keşif sondajına başladı" değerlendirmesini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">FATİH, BARTIN'DA ARAYACAK<br>Karadeniz'deki sondaj çalışmalarının Kandıra-2 kuyusuyla sınırlı kalmayacağını ifade eden Bakan Bayraktar, "Nisan ayında da Fatih sondaj gemimiz, Bartın'ın kuzeyinde yer alan Eflani-1 kuyusunda sondaj çalışmasına başlayacak" diye konuştu. Enerji Bakanı Bayraktar, "Kendi gemilerimiz, kendi mühendislerimiz ve milletimizin duasıyla yeni müjdeler için durmadan çalışıyoruz. Hedefimiz ise net: Enerjide tam bağımsız Türkiye" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">7. NESİL&nbsp;SONDAJ&nbsp;GEMİSİ<br>Abdülhamid Han Sondaj Gemisi, Türkiye Petrolleri (TPAO) tarafından 2022 yılında milli enerji filosuna dâhil edildi. 7. nesil derin deniz sondaj gemisi sınıfında yer alan Abdülhamid Han, 3 bin 650 metre su derinliğinde çalışabilme kapasitesine ve 12 bin 120 metre maksimum sondaj derinliğine sahip. 238 metre uzunluğunda ve 42 metre genişliğinde olan gemi, teknik özellik ve donanımlarıyla dikkat çekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:07:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/3100-metrede-gaz-aranacak-1774685611.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sebze fiyatları çıldırdı</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sebze-fiyatlari-cildirdi-718</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sebze-fiyatlari-cildirdi-718</guid>
                <description><![CDATA[Son dönemde sebze fiyatları vatandaşın tadını kaçırdı. Fiyatların artışında soğuk hava, İran İsrail savaşı ve Rusya’nın artan talebi etkili oldu. Üreticiler, “Arz artıyor, 10 güne kadar fiyat düşer” diyor.Son dönemde sebze fiyatları vatandaşın tadını kaçırdı. Fiyatların artışında soğuk hava, İran İsrail savaşı ve Rusya’nın artan talebi etkili oldu. Üreticiler, “Arz artıyor, 10 güne kadar fiyat düşer” diyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Son dönemde özellikle sebze fiyatları dudak uçuklattı. Öyle ki, sofraların yaz-kış vazgeçilmezi haline gelen domates, biber, salatalık, patlıcan gibi sera ürünlerinin fiyatları adeta uçuşa geçti. Buna göre, domates ve biberin kilogram fiyatı pazarda 200, markette 300 liraya kadar çıkarken, salatalığın fiyatı markette 160, patlıcanın fiyatı ise 150 TL'yi buldu. Sofraların tadını kaçıran bu fiyatlar vatandaşları da isyan ettirdi. Son bir aydır fiyatlardaki bu afaki hareketliliği araştırdık.<br>FİYATTA ÜÇLÜ ETKİ<br>Sektör temsilcileri fiyat artışının arkasında üç etki olduğunu belirtiyor. Buna göre İran-İsrail savaşı nedeniyle mazot ve gübre fiyatlarındaki artış üreticide fiyatları tırmandırdı. Havaların serin gitmesi nedeniyle seradaki sebzelerin olgunlaşmasının geciktiğini belirten üreticiler, bunun da arz eksikliği yarattığını vurguladı. Tüm bunlara ek İran-İsrail savaşı nedeniyle Rusya'nın domates ve biber tedariki için rotasını Türkiye'ye çevirmesi zaten sınırlı olan arzı daha da düşürdü. Yıllardır üretici-raf arasındaki makas da kapanamayınca fiyatlar daha da fırladı. Hal böyle olunca fiyatlar özellikle son iki haftada tırmanışa geçti. Edinilen bilgilere göre Tarım Bakanlığı yetkilileri de hem üreticilerle görüşmek hem de sahada durumu incelemek için Antalya'ya gitti. Seraları dolaşan bakanlık yetkilileri üreticilerden bilgi alırken, destekler konusundaki talep ve istekleri de dinledi. Üretim süreçlerinin aksamaması için görüşmelerde bulundu.<br>FIRSATÇIYA CEZA KESİLDİ<br>Ticaret Bakanlığı yetkilileri de üretici ile raf arasındaki makası incelemek için Antalya halini dolaştı. Bakanlıktan yapılan açıklamada, bazı sosyal medya mecralarındaki biber fiyatlarına ilişkin paylaşımlar üzerine, ilgili birimlerce denetim ve inceleme başlatıldığı belirtildi. Denetimlerde söz konusu ürünün Antalya Hali'nde daha yüksek fiyattan işlem gördüğünün belirlendiğine dikkati çekilen açıklamada, üretici, komisyoncu ve aracı bazı firmaların mali yükümlülüklerden kaçınmak amacıyla ürün fiyatlarını düşük göstererek eksik beyanda bulunduklarının tespit edildiği aktarıldı. Ticaret Bakanlığı, bedelini düşük<br>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/sebze-fiyatlari-cildirdi-1774685200.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu haksız savaş son bulmalı</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bu-haksiz-savas-son-bulmali-717</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bu-haksiz-savas-son-bulmali-717</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, A Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. İran'daki savaşa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, "Tüm dünyanın beklentisi bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması. Bunun bir pratiğe dönüşmesi gerekiyor." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, A Haber'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. İran'daki savaşa ilişkin önemli değerlendirmelerde bulunan Bakan Fidan, "Tüm dünyanın beklentisi bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması. Bunun bir pratiğe dönüşmesi gerekiyor." dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/hakan-fidan" target="_blank">Hakan Fidan</a>,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/a-haber" target="_blank">A Haber</a>&nbsp;ekranlarında Haktan Uysal ve Banu El'in konuğu oldu. Bakan Fidan, başta İran'da yaşanan savaş olmak üzere küresel ve bölgesel konular hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının hem bölgeye hem de küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olduğuna işaret eden Bakan Fidan, "Maalesef Amerika'nın ve İsrail'in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle baş başa." uyarısında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Türkiye'nin başından beri hedefinin; savaşın çıkmaması, çıkarsa durdurulması, savaşın yayılmasının engellenmesi ve Türkiye'nin bunun dışında tutulması olduğunu belirterek, günlük politikaları uygularken, temasları yaparken ve inisiyatifleri geliştirirken bu çerçeve içinde hareket ettiklerini dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Maalesef mazisi çok önceki yıllara dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan dolayı olan bu artık birikmiş enerjinin bir savaş halinde ortaya çıktığına dikkati çeken Fidan, "Bir numaralı hedefimiz; savaşın durması. Bunu yaparken de savaşın daha büyük yaygınlık göstermemesi önemli bizim için. Burada diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önemli. İnşallah öyle veya böyle bir noktada biter." değerlendirmesini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hakan Fidan, savaşlardan sonra ülkeler arasındaki husumetin yıllarca devam edebileceğini vurgulayarak, "Orada artık işbirliğini, kalkınmayı, refahı esas alacak bir ortam kuramıyorsunuz. Biz bunun olmasını istemiyoruz. Bütün çabamız aslında bunu önlemeye yönelik." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın ortaya koyduğu tehditleri diğer aktörlerin de gördüğünü belirten Fidan, "Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi gibi. En azından müzakereler başladı. Pakistan üzerinden mesaj aktarımı var. Bunu Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, konuşuyoruz. İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"UMUDUMUZU KAYBETMEDEN ÇALIŞMAYA DEVAM"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, mevcut müzakere pozisyonlarının iki tarafın da savaş önceki müzakere pozisyonlarından farklı olduğuna işaret ederek, "Şimdi aslında savaş, epey bir noktaya geldi. Belli bir yıkım oldu İran üzerinde de. Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacak. Bu da aradaki arabulucuların biraz daha işini zorlaştıran bir durum ama inşallah umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tarafların müzakerelerde taleplerini yukarıda tutmalarının yönetilebilir bir tavır olduğuna dikkati çeken Fidan, "Benim iki tarafa da ifadem yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın ama gerçekte bir niyet varsa iki tarafta da onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekilmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleri." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanı Fidan, İran'ın haklı olarak bir güven kaybı içinde olduğunu belirterek "Biz diyoruz zaten, 'korkulan savaş var ama şu anda bunu durdurmak önemli'. Amerikalılar da bu noktada isteklilik gösteriyorlar ama öngörülemez problemler çıkabilir mi? Tarafların niyetlerinden bağımsız olabilir." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Pakistan'ın müzakerelerde merkezi bir rol oynadığının altını çizen Fidan, kendisinin de Mısırlı, Avrupalı ve bölgeden mevkidaşlarıyla çok sık konuştuğunu aktardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, bütün dünyanın beklentisinin bu haksız savaşın bir an önce durması ve olumsuz etkisinin artık son bulması olduğunun altını çizerek, "Onu bizim işte birkaç tane kilit ülkenin bir pratiğe dönüştürmesi gerekiyor." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bölgenin adım adım İsrail'in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olduğunu vurgulayan Fidan, "Şimdi geldiğimiz noktada; aslında İran'a savaş açılırken, bir İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecek bir fitne tohumunun da maalesef atıldığını görüyoruz. Yani bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz; bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemek." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İSRAİL'İN SENARYOSU UYARISI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Körfez ülkelerindeki izlenimlerine ilişkin Fidan, bölgedeki 7-8 ülkenin İran füzelerinin hedefi olduğuna ve bu ülkelere 8 bin civarında füze ve SİHA saldırısı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Biz Türkiye olarak nasıl İran'a bir tavsiyede bulunuyorsak onlara da tavsiyemiz toplantı esnasında, 'aman sabredin, bir reaksiyon göstermeyin'. Bu reaksiyon daha sonra uzun süreli kalıcı unsurlar bırakır. Bu da tam İsrail'in istediği bir senaryo.Yani işte İslam ülkelerinin bölgede birbiriyle uzun süreli bir kavgaya girmesi. Aman deyin bunu yapmayın, hem İran'a tavsiyemiz hem diğer ülkelere tavsiyemiz."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Fidan, Riyad'daki toplantının gündeminin, İran'ın saldırdığı ülkeler olduğuna dikkati çekerek "Bizim yaptığımız orada esas itibarıyla bu kendilerine yönelik saldırının aslında bir boşluk içerisinde olmadığı, Amerikan ve İsrail saldırganlığıyla başlayan daha büyük bir resmin yansıması olarak bunun olduğu, her ne kadar biz bunu haksız bulsak da Türkiye olarak bizim pozisyonumuz hiçbir şekilde provoke etmeyen bu ülkelere saldırılmamasıydı." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Orta Doğu'da birçok ülke ile temas kurarak Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını ilettiğini anlatan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bizim bölgeye yönelik kapsayıcı bir çözümü getirmede bir vizyonumuz var ama bunu pratiğe geçirmede daha fazla işbirliğine ihtiyacımız var ve şartlar giderek daha da aslında karmaşık hale gelmiş durumda ama çok şükür en azından biz öncelik sonralık sırasını burada görüyoruz ama dediğim gibi inşallah bölgesel yayılmayı burada görmeyiz. O biraz daha savaşı daha sıkıntılı hale getirir. Şu anda müzakereler bir zemine oturursa inşallah iyi bir haber alırız. Bütün gayretimiz bu yönde."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"BARIŞIN ÖNÜNDEKİ ŞU ANDA EN BÜYÜK ENGEL, İSRAİL'İN DURDUĞU YER"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hakan Fidan, barışın gelmesi konusunda her tarafın niyetini okuyabildiklerinin altını çizerek şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu konularda aslında hiçbir tarafta problem yok bence, niyet konusunda, şu aşama itibarıyla, bir aktör hariç, İsrail. İsrail'in Amerikan siyaseti üzerindeki yapısal etkisini kullanmaya devam etmesi ve bu konuda bölgenin geleceğine ilişkin farklı bir hesap ve arayış içerisinde olması, mevcut savaşın gidişatından çıkardığı dersler ve analizlerle eğer daha fazla suistimal edilebilecek yerler, kanatılabilecek yerler, noktalar düşünürse bu yola devam eder. Barışın önündeki şu anda en büyük engel, İsrail'in durduğu yer."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin seçime gideceğini ve bu konuda büyük bir tepki altında olduğunu belirten Fidan, "İlk başta söylediği askeri hedeflerin yerine getirildikten sonra savaşın devam ettirilmesine ilişkin gerekçeyi de kimse anlayabilmiş değil. Bir gerekçe değiştirmesi lazım, onun için şu anda barış arayışları da bir noktada aslında devam ediyor." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, 2025'te ilan edilen savaşın hedefinin "nükleer kapasiteyi yok etmek" olduğunu anımsatarak bunun yapıldığına dair bir deklarasyonda bulunulduğunu kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Fidan, şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu sefer de başlanırken füze ve askeri sanayi altyapılarının yok edilmesiyle ilgili bir hedef deklare edildi kamuoyuna. Bunun da yerine getirildiğine ilişkin büyük ölçüde bir izahla karşı karşıyayız. Dolayısıyla onların kamuoyu ve dünya kamuoyu da soruyor, 'madem böyle bir şey var bütün dünyaya çok ciddi ekonomik geri dönüşümü olan, negatif manada bu savaşı niye devam ettiriyorsunuz?' Orada o baskı var. Fakat sorun, Gazze meselesinde olduğu gibi ve diğer konularda olduğu gibi dünyanın, İsrail üzerinde bir baskı mekanizması uygulayamaması. Burada tabii Amerika'nın eğer İran'la bir anlaşmaya, müzakereye varacaksa İsrail üzerinde çok ciddi bir etki kullanmayı da göze alması gerekiyor, burada kim kimin bileğini bükecek onu göreceğiz, ben bu yapısal sorunu tabii ki ifade etmek zorundayım."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in karşı olduğu barışın, ABD tarafından tesis edilip edilmeyeceğine yönelik soru üzerine Bakan Fidan, "Bu, Amerika'nın kendi siyasal sisteminde yapısal bir sorun. Kim kimi ne kadar yönetiyor, ne kadar etki edecek onu göreceğiz. Burada her şey, uluslararası kamuoyunun önünde cereyan ediyor. Bir de Gazze'den bu yana şöyle bir fark var. İsrail'in aslında siyaset üzerindeki etkisi, aslında ortaya koyduğu manipülasyon giderek daha fazla ifşa edilmiş, deşifre edilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanı Fidan, ABD'nin de bunu kendi içinde ciddi şekilde tartıştığını belirterek bunun, halk arasında dillendirilen bir komplo teorisi olmaktan çıktığını, entelektüellerin gerekçeleriyle beraber ortaya koyduğu ciddi bir husus olduğunu kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in bu kadar deşifre edilmişken İsrail'i destekleyen özellikle Evanjelist tabanın giderek daha fazla ses çıkarmaya başlandığının da görüleceğini vurgulayan Fidan, şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu aslında Amerikan sisteminde bizim aslında gözetlemeye devam edeceğimiz bir iç siyasi mücadele olacak. Amerika, burada böyle bir vesayetten kurtulabilecek mi, kurtulamayacak mı? Böyle bir şey var, sorunu var, Amerikan siyaseti büyük bir vesayet altında esas itibarıyla. Buradan kurtulacak mı kurulmayacak mı onun mücadelesi var. Bazı siyasetçiler vesayet altında olduklarını kabul etmiyorlar. Bazıları İsrail'in vesayetinden olduğuna ilişkin çok ciddi izah getirenler var, açıklama getirenler var. Bunu göreceğiz, bu mücadele, devam eden mücadele sistem içerisinde, bunun yansıması olarak sadece İran'daki müzakere değil, aslında Gazze, Suriye Filistin devletinin geleceği vesaire bu konular da aslında şekillenecek kendi içinde."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE, PAKİSTAN, MISIR VE SUUDİ ARABİSTAN TOPLANTISI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, diplomasi trafiğinin devam ettiğini, sürecin sıkıntılı ve sancılı olduğunu vurgulayarak "Bizim aslında planlı bir toplantımız vardı, bunu ilk başta Türkiye'de yapmayı düşünüyorduk. Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan toplantısını...Fakat Pakistanlı kardeşimiz, ülkesinde kalmak zorunda kaldığı için onu Pakistan'a kaydırdık. Belki hafta sonu orada bir araya geleceğiz. Özellikle yürüyen bu savaştaki müzakere meselesi nereye gidiyor, bu 4 ülke konuları nasıl değerlendiriyor, neler yapabilir." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Arabuluculuk sürecinin, Türkiye'de yapılma ihtimaline ilişkin konuşan Fidan, "Bizim getirdiğimiz teklifin can alıcı kısmı, nerede yapılacağından ziyade, kurduğumuz mekanizma, nasıl olacağıydı." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Erakçi'nin kendisini ziyaret ettiğinde, ABD ile müzakerelerin kilitlenmiş durumda olduğunu anımsatarak, ABD'nin 4 ayrı konuyu aynı anda tartışmak istediğini, İranlıların 2 konuyu ele almak istediğini aktardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunun üzerine ABD'nin askeri harekat hazırlığına başladığını anımsatan Fidan, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Cumhurbaşkanımızın müdahalesi, aradaki arabuluculukla vesaire bizi ocak ayının sonuna doğru olması mümkün harekatı bir nebze durdurduk. Hatta o günlerde dedik, 'önümüzdeki günlerde biz çok acil bir şey beklemiyoruz' diye. Daha sonra olay, müzakere zeminine dönmesi için biz bir şey getirdik, dedik ki Abbas Erakçi geldiğinde, 'biz Gazze'de bir yöntem geliştirdik 8 ülke bir araya geldik, Amerika'yla masaya oturduk, böyle bir sorun var, bu sorunu beraber çözelim hem sizin lehinize hem bizim lehimize. Ve oradan bir mesafe almaya doğru gitmeye çabalıyoruz, aynı yöntemi burada da kullanabiliriz, zaten iki konuyu sen Amerikalılarla konuş, biz onu Amerikalılarla konuşuruz. Geri kalan iki konuyu da sen bölge ülkeleriyle konuş, zaten bölgenin sorunu ağırlıklı olarak bunlar, biz bölge ülke olarak bu konuyu kendi içimizde hallettiğimiz zaman yani Amerikalılar da bu konuda çok fazla bir şey söyleyecek hali kalmaz'."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hakan Fidan, 8 ülkenin konunun içindeyken ABD'nin askeri hayata geçmesinin daha zor olacağını aktardığını ve Umman örneğinin yakın zamanda görüldüğünü belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Umman'ın aziz ve saygın bir millet olduğuna işaret eden Fidan, "Onların hukukunun çiğnenmesinde hiç kimse bir zarar görmedi. O yaşanmış bir örnek, ondanda hareketle biz bunu söyledik. Bizim getirdiğimiz bu teklif hayata geçseydi, Allahu alem...Ben netice alınabilir diye düşünüyordum." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, İran'ın karar alma mekanizmalarında farklı yöntemler olduğuna dikkati çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Fidan, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaşta herkesin kolektif çaba göstermesinin uygulanabilir olduğunu söyleyerek "Ben şu aşamada arabulucuların içeriklere çok fazla müdahil olduğunu düşünmüyorum. Çünkü çok erken bir dönem, tartışma aşamasına geçilmedi. (Müzakere konusunda) Sadece bir tarafın talebi diğer tarafa iletilmiş durumda. Diğer taraf da kendi cevabını buna iletecek ve pozisyonlar görüldükten sonra, arabulucuların bu pozisyonlara ilişkin eğer uyuşmuyorlarsa kendileri daha yaratıcı fikirleri, çözümleri varsa orada devreye girme imkanları açıkçası oluyor." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müzakerelerin başlaması için ilk andan itibaren çok yoğun bir trafik olduğunu belirten Fidan, "Uluslararası kamuoyunda çok ciddi bir beklenti var, istek var ama bu isteğin bir pratiğe dönüşmesi gerekiyor. Biz de o noktada elimizden gelen gayreti gösteriyoruz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hakan Fidan, Avrupa'daki, Rusya, Çin ve diğer Asya ülkelerindeki mevkidaşlarının kendisini sık sık aradığını aktararak, şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İki tane husus var: Birincisi ne oluyor? Türkiye olayı nasıl görüyor? Olanı anlamaya çalışıyorlar ve olanı anlamada ve izah etmede de en objektif aktörlerden Türkiye'yi görüyorlar ve onun için bizim olayla ilgili görüşümüze başvuruyorlar. İkincisi, nasıl durdurabilirsiniz? Umutlanmalı mıyız, umutlanmamalı mıyız? Herkesin kendi ekonomisine, iç politikasına ciddi maliyetler getiren, yükler getiren bir noktada yani herkes kendi ayağını yorganına göre uzatacak. O yorganın ebadı ne olacak? Şimdi onu hesaplamaya çalışıyor herkes."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, hiç kimsenin kendi toplumuna panik havası yansıtmamaya çalıştığını vurgulayarak "Ama Avrupa'da ve Asya'da birçok ülkenin esas itibarıyla ifade ettiğiniz gibi özellikle enerji krizinden kaynaklı sanayi maliyetlerine yansıyan, tüketici fiyatlarına yansıyan çok ciddi ekonomik problem alanlarının olduğunu görüyoruz." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Piyasaların henüz uzun vadeli bir kriz satın alımına gitmek istemediğini söyleyen Bakan Fidan, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Esas itibarıyla ülkeler bu görüntüyü vermek istemiyorlar. Dolayısıyla gerçek resimleri bizden duymak istiyorlar. Görüşlerini paylaşıyorlar. Arabuluculuk veya çözüme katkı noktasında beraber neler yapabiliriz, o noktada yoğun öneriler, teklifler geliyor. Hepsiyle görüşüyoruz. Biz de onların görüşlerini alıyoruz. Bu türden bir niyet birliğinin, görüş birliğinin olduğunu görmek, esas itibarıyla bizim sırtımıza daha fazla yük bindiriyor. Daha fazla mesuliyet hissediyoruz. Genel manada bu noktada çok yoğun bir diplomatik trafiğimiz var."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"(HÜRMÜZ'DE) TÜRK GEMİLERİ DE BU KONUDA BELLİ NOKTADA İSTİFADE EDEBİLİR DENDİ"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Hürmüz Boğazı'nın işleyişine ve kalıcı çözüme ilişkin çalışmalar olduğunu belirterek "Amerika'nın başlattığı başka bir tartışma var; buradaki sorunu aşmak için eğer barış olmazsa bir askeri imkan gerekecekse bunu nasıl mobilize edeceğiz? (ABD'nin) Ülkelere yönelik bir çağrısı var." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Avrupa'da Hürmüz'le ilgili sorunu, ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan savaştan ayrıştırma eğilimi başladığını söyleyen Fidan, "Orada bazı ülkelerin söylemde de olsa bir destek verebileceğine ilişkin bazı yeni söylemler geliştirdiğini görüyoruz. Bir de ABD'nin görüşmeler esnasında ufak miktarlarda da olsa belli bayrak taşıyan ülkelerin buradan gemilerinin geçmesine izin verilmesinin bir iyi niyet göstergesi olacağını da ifade ettikleri konular oldu." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanı Fidan, İran'ın da konuya ilişkin pozitif cevabı olduğuna işaret ederek, şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Türk gemileri de bu konuda belli noktada istifade edebilir dendi. Ben burada daha fazla açıkçası detaya girmek istemiyorum çünkü bugünlerde de bir paket üzerinde çalışıyoruz taraflarla beraber ama önemi ortada, getirdiği etki ortada ve inşallah bunun çözümü de sulh yoluyla, diyalog yoluyla, diplomasi yoluyla olur. Güç kullanımına gerek kalmaz. Çünkü ülkelerin geri kalanı eğer sorun uzun sürerse, ağır ağır İran karşıtı, çok daha geniş, başka ülkelerin de katıldığı bir koalisyona doğru gidecek Hürmüz'de."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HÜRMÜZ'DEKİ DURUM</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Fidan, Hürmüz Boğazı'ndan dünyadaki enerjinin yüzde 20'lik kısmının geçtiğini hatırlatarak, boğaz etrafındaki bütün ülkelerin ortak anlayışına ihtiyaç olduğunun altını çizdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hürmüz'ün uluslararası ticareti tamamıyla etkileyen bir noktada olduğunu aktaran Fidan, burada uluslararası ticaretin ve aktörlerin baktığı noktanın, geçişin engelsiz olması olduğunu belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, fiziki engel olmaması, ticaretin, enerji ve gemi akışının öngörülebilir olmasının önemine değinerek, Hürmüz'den petrol ve gazın yanı sıra birçok ürünün geçtiğine işaret etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aynı zamanda Hürmüz'ün gıda ve diğer tüketici maddeleri açısından da önemini vurgulayan Hakan Fidan, Körfez ülkelerinde kendisine yapılan bilgilendirmelerde bölgede gıda fiyatlarında artış olduğunun dile getirildiğini aktardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE'NİN ÖNEMİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, bunun nedeninin ithal edilen gıdaların artık farklı yollardan gelmesi olduğuna dikkati çekerek "Türkiye, bu noktada önemli bir rol oynamaya başladı." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın baştan beri ortaya koyduğu bu bağlantısallık meselesinin ne kadar önemli olduğunun görüldüğünün altını çizen Fidan, Kalkınma Yolu Projesi'ne ilişkin bilgiler verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, savaştan sonra Türkiye üzerinden geçebilecek enerji hatlarına değinerek, Türkiye'den uluslararası piyasalara transferler yapılmasına şahit olunacağını dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji krizinin "ciddi" olduğunu vurgulayan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ve ekibinin çok yoğun çalıştığını ve bakanlıklar ve kurumlar arasında koordinasyon olduğunu bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Türkiye'nin, uzun zamandır çevre ülkelerdeki enerji kaynaklarını "kendi üzerinden bir hub olarak" hem kendi kullanımına hem de dünyanın hizmetine verme konusundaki vizyonunun haklı çıktığının altını çizdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji meselesinde Başkan Erdoğan'ın da vizyon netliği ve iradesi olduğuna dikkati çeken Fidan, "Çoğu zaman olmayışlar; bizim muhataplarımızın aslında ya yetersizliklerinden, ya karar alamayışlarından, ya başka imkansızlıklardan oluyor." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, gelecekteki olası projelerden bahsederek savaşın bağlantısallığın önemini gösterdiği ve dünya enerji piyasalarına ve kaynakların çeşitlendirilmesine etkisi olacağı tespitini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ucuz enerji talep eden ülkelerin farklı arayışlara girebileceğini aktaran Bakan Fidan, nükleer enerjiye daha fazla kayış olabileceğine atıfta bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İRAN'DAKİ KÜRT GRUPLAR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, İran'daki durumu çok yakından takip ettiklerini vurgulayarak "(İran) Bölgedeki Kürt kardeşlerimizin belli bir noktada suistimal edilmesi ve bu oyuna alet edilmesi meselesi, bizim tabii ki görmek istemediğimiz bir husus. Belli örgütlerin bu noktada Mossad tarafından temas edildiğini de biz biliyoruz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) bunu çok hassas bir şekilde takip ettiğini söyleyen Hakan Fidan, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Her zaman bizim hem Suriye'de hem Irak'taki hem İran'daki Kürt kardeşlerimizin durumuyla ilgili perspektifimiz belli. Cumhurbaşkanımızın durduğu yer belli, bizim durduğumuz yer. Ne oradaki insanların ezilmesine müsaade ederiz ne de başka ülkelerin suistimal etmesine, kendi işlerine karşı."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, belli Kürt gruplarının suistimal edilerek başkalarının amaçları etrafında kullanılmalarının ve daha sonra daha büyük sıkıntılara yol açılmasının, bölgesel istikrarsızlığa hizmet eden bir husus olduğunu belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Fidan, "Bu yakından takip ettiğimiz bir husus olduğu için mümkün olduğunca kontrol altında tutuyoruz ama diğer taraftan İsrail'in bu konudaki arayışı bitmiyor. Bu konudaki temas ve açıklanan teklifleri de hiç saklamadan devam ediyor. Buna yönelik de bizim karşı duruşumuz devam edecek." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak stratejik bir üstünlük elde ettiğini belirten Fidan, İran petrolünün yüzde 70 veya 80'inin ihraç edildiği Ada'nın ele geçirilmesi durumunda, ABD'nin de stratejik bir avantaj kazanacağını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, karşı tarafa daha fazla baskı uygulamak ve savaşta stratejik üstünlüğü elde tutmak için bu gibi hamlelerin sürekli yapıldığına işaret ederek, bunun "savaşın doğasında olduğunu" dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kalıcı etki yaratacak operasyonlar devreye girmeden önce ateşkes ve barış müzakerelerinde ilerleme sağlanmasının önemine dikkati çeken Fidan, bu tür askeri adımların atılması halinde sürecin geri dönüşünün zorlaşabileceği ve müzakere masasındaki dengelerin ciddi şekilde etkilenebileceğini belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, tarafların sahadaki güç dengelerine bağlı olarak söylem ve taleplerini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak, "Kim o anda daha büyük kartı elinde tutuyorsa kullandığı dil, ortaya koyduğu şartlar değişiyor." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE'NİN SİYASİ ÇİZGİSİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakan olduğu günden itibaren devlet içerisinde sorunları çözmeye yönelik çok farklı yaratıcı yaklaşımlar geliştirdiğinin altını çizen Fidan, bu yaklaşımların ağırlıklı olarak sonuç odaklı olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Türkiye'nin coğrafi konumundan dolayı farklı kültürlerle etkileşim halinde olduğunu ve hepsine ilişkin bölgesel analiz, duruş ve eylem geliştirmesi gerektiğini vurgulayarak, "Şimdi bizim durduğumuz yerde, siyasal çizgimiz belli. Türkiye'nin tarihi yolculuğu, bu coğrafyadaki kültürlerle, milletlerle, halklarla kurduğu ilişki belli ve dünyadaki modern olaylardan çıkardığımız dersler ortada. Dünyanın başka yerinde olan yani kalkınma, refah, mutluluk, istikrar, huzur bizim yaşadığımız bölgelerde niye olmasın?" diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin çevresindeki tüm ülkelerin kendilerine has imkanları, fırsatları, krizleri ve sıkıntıları olduğuna işaret eden Fidan, Türkiye'nin kendisini bunlardan ayıramayacağını dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Türkiye'nin siyasal kültüründe dominasyona değil her alanda işbirliğine gittiğine dikkati çekerek, şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İşbirliği ve barış çağrısı politikalarımızın kıymet kazanmasındaki en önemli sebep şu; güçlü bir ülkesiniz, bu türden olayları başka araçlar kullanarak yapma imkanınız da var. Diğer ülkelerin olduğu gibi. Kaba güç ve daha hilekar yollar, daha örtülü faaliyetlerle...Ama biz bunu istemiyoruz. Daha açık, daha şeffaf, herkesin faydasına olacak. Herkesin gönüllü katılımıyla. Çünkü açıkçası baktığınız zaman, bölgemizdeki ülkelerin hepsi kendi menfaatlerini düşünmek zorundalar."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hem kendisinin hem de Başkan Erdoğan'ın bölgedeki diğer aktörleri uzun süredir tanıyor olmasının önemine işaret eden Fidan, şu ifadeleri kullandı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu devamlılık, bölge liderlerinin Cumhurbaşkanımızı yıllardır tanıyor oluşu, orada oluşan güven, istikrar, bu gerçekten ulusal ilişkilere çok fazla etki eden bir faktör. İnsanların gelip sözünü dinlediği, güven duyduğu, tırnak içinde 'racon kesmesini istediği' veya 'Reis, sen bize söyle' dediği, ben bunları yüzlerce kez duydum, 'siz ne derseniz biz onu yapacağız' diye çok gelindiği, ülkelerin tabii ki adını vermek doğru olmaz, yani bu Afrika'dan olur, başka bir yerden olur, oradan olur. Cumhurbaşkanımız da gerçekten büyük bir mütevazilikle bu sorunlara vukufiyetle eğilerek çözme iradesi her zaman göstermiştir ve bu da Türkiye'yi bölgede güvenilir ve istikrarlı bir aktör yapmıştır. Eğer görseler ki, biz belli olayları kendi lehimize eğip büküyoruz, buradan ucuz çıkarlar veya sürekli suistimaller peşindeyiz, halkları birbirine kırdırma, mezhep savaşı çıkartma, etnik savaş çıkartma peşindeyiz veya birini diğerine tercih edip öbürünü ezme peşindeyiz, bu politikaların hiçbiri başarılı olmazdı. Yani sözümüz neyse, amelimiz de yıllardır o."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TÜRKİYE, FİLİSTİN KONUSUNDA TEK SES</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'deki tüm siyasi partilerin, Gazze ve Filistin konusunda aynı görüşü paylaştığını belirten Fidan, "Türkiye'de her konuda bir görüş ayrılığı, ihtilaf olabilir ama gerçekten insanın gurur duyduğu bir manzara. Bütün renklerden siyasi partilerin hepsi bu konuda tek bir ses oluyorlar." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, demokraside eleştiri yapılması gerektiğini vurgulayarak, "Muhalefetin aslında eleştiri dışında bir silahı olmayabiliyor haklı olarak. Onu da nitelikli yapıldığı zaman başımızın üstünde yeri var. Ama benim söylediğim bir cümlenin yarısını alıp, yarısını kesip diğerine bakmadan muhalefet yapanların...Bu, başka bir konu. Bu oluyor dediğim gibi ama genel itibarıyla ben hem Filistin meselesinde hem bölgesel diğer konularda ortak duruş olduğunu görüyorum. Bu bize daha fazla mesuliyet veriyor." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Riyad'daki toplantıda da bu durumu dile getirdiğini aktaran Fidan, "Yani bizim milletimiz, İsrail'in ortaya çıkardığı fitnenin büyüklüğü karşısında çok ciddi bir duruş içerisinde. Aynı zamanda Pakistanlılar da var. Yani burada siz, eğer bir duruşa geçecekseniz, bunu Müslüman kamuoyuna çok ciddi anlatmanız, ikna etmeniz, kazanmanız lazım." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Türkiye'nin bu konuda hemfikir olmasından memnuniyet duyduğuna işaret ederek, "Umarım Türkiye, hayati birçok konuda bu birlikteliği yakalar. Güzel olan şey, fikir birlikteliğimiz var. Biraz da eylem birlikteliğine, anlayış birlikteliğine gidersek daha fazla etki üreteceğiz diye düşünüyorum." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>GAZZE GÜNDEMİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Barış Kurulu kapsamındaki Komite'nin Gazze konulu çevrim içi toplantısına katıldığı bilgisini paylaşarak, atılacak adımları görüştüklerini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsani yardımlar, barınma ve sınır kapıları gibi konulara ilişkin bazı hususların hayata geçmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Gazze'nin hiçbir zaman Türkiye'nin gündeminden düşmediğini kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, "Bizim için Gazze'deki bir numaralı tehlike Gazze'nin insansızlaştırılması, Filistinsizleştirilmesi." diyerek, bunun önüne geçmek için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarının altını çizdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in "Hizbullah ile savaşma" adı altında Lübnan'da düzenlediği saldırılarla bölgesel yayılmacı politikalarını sürdürdüğüne değinen Fidan, uluslararası kamuoyunun Lübnan'da yaşananlara dikkatini vermesi gerektiğini kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Lübnan ve Gazze konusuna ilgi gösteren Suudi Arabistan, Katar, Umman ve Ürdün gibi ülkelerin kendilerini "başka bir ateşin içinde" bulduğunu dile getirerek, Körfez bölgesindeki ülkeleri, "İsrail'in işini kolaylaştıracak konulara girmemesi" ve kriz alanlarını dikkatinden kaçırmaması konusunda uyardığını aktardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir Dürzi liderin, Türk Büyükelçi'yle temasa geçerek Suriye'ye geri dönen Dürzilere Türkiye'nin konteyner göndererek yardım etmesi konusunda talepte bulunduğunu açıklayan Fidan, bu konuda çalışmaları olduğu bilgisini verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>AVRUPA ÜLKELERİNİN TUTUMU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, Avrupalıların İsrail'in Gazze'den itibaren başlayarak bölgede yürüttüğü politikaların küresel krizlere yol açtığını tecrübe ettiğini dile getirerek, "Gazze'deki soykırımın Avrupa başkentlerinde nasıl bir sosyal kırılmaya yol açtığını, fay hatlarını harekete geçirdiğini, siyaset üzerinde etki oluşturduğunu gördüler. İran'da devam eden operasyonların, savaşın, Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının nasıl bir enerji maliyetine dönüştüğünü gördüler." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ABD-İsrail ve İran savaşı 3'üncü haftasındayken, bu 5 yıldır devam eden savaştan (Rusya-Ukrayna Savaşı) daha fazla etkisi oldu." diyen Fidan, enerji piyasasındaki sorunlar ve ticari konuların bu duruma etkisine işaret etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, İsrail'in eylemlerinin tüm dünyayı etkilediğine dikkati çekerek, "Bu Siyonist şebekenin bir noktada azgınlığının küresel bir birliktelikle durdurulması gerekiyor." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BÖLGEDEKİ MEZHEPLER ARASI ÇATIŞMA RİSKİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Irak'ta Haşdi Şabi'nin bazı unsurlarının, İran'ın yanında savaşa girme konusunda tavır aldığını belirten Fidan, "Tabii savaşa girdiğiniz zaman da mukabele ediliyorsunuz. Dolayısıyla İsrail ve Amerika'nın hedefi olmuş durumdalar. Böyle bir karşılıklı şey var. Özellikle Irak'a komşu Arap ülkelerine atılan füzelerin çoğu buralardan atılıyor. İnşallah burada bir an önce ateşkes ilan edilir de Irak'taki bu sıçrama daha fazla olmaz." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, mezhep savaşlarının artık geçmişte kalması gerektiğini, Amerikalı, Kürt, Arap ve İranlı liderlerin yanı sıra Haşdi Şabi liderleriyle temas ederek savaşın yayılmasını önlemeye çalıştıklarını anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin bölgedeki hedefinin savaş öncesi ile aynı olduğunu vurgulayan Fidan, işbirliğinin önemine dikkati çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fidan, bölgesel hedeflerle ilgili şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Şimdi biz, İran'ın Körfez'de, Körfez'in kendi içerisinde, Türkiye'nin, Pakistan'ın ve Mısır'ın da yer aldığı büyük bir coğrafyada aslında bir işbirliği, bir güvenlik havzasının, bir istikrar havzasının olabileceğine yürekten inanıyoruz. Bunun imkanları mevcut. Bunun olması durumunda ortaya çıkacak birliktelik muazzam bir ekonomik güç üretecek, siyasi güç üretecek ve askeri yeterlilik üretecek. Enerji altyapıları, market genişliği, coğrafi genişlik, çeşitlilik inanılmaz olacak. Hem kendi bölgesel istikrarımızın hem de küresel istikrarının katkısına muazzam bir destek vermiş olacağız. Buna biz aslında, şu anda uzak gözüküyoruz ama bir o kadar da yakınız. Olmaması için hiçbir sebep yok."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bu-haksiz-savas-son-bulmali-1774684567.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uşak Belediye Başkanı otelde yakalandı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/usak-belediye-baskani-otelde-yakalandi-716</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/usak-belediye-baskani-otelde-yakalandi-716</guid>
                <description><![CDATA[Rüşvet soruşturması kapsamında CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın Ankara'da lüks bir otel odasında belediye personeli olan 21 yaşındaki S.A. ile birlikte gözaltına alındığı ortaya çıktı. Telefonunu şifresiyle birlikte teslim eden Yalım'ın ikinci telefonu sevgilisinin iç çamaşırına saklanmış şekilde bulundu. Şifreyi vermeyi reddeden Yalım'ın bir diğer sevgilisi A.A.'nın da belediye personeli olarak göründüğü ancak gerçekte çalışmadığı belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Rüşvet soruşturması kapsamında CHP'li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın Ankara'da lüks bir otel odasında belediye personeli olan 21 yaşındaki S.A. ile birlikte gözaltına alındığı ortaya çıktı. Telefonunu şifresiyle birlikte teslim eden Yalım'ın ikinci telefonu sevgilisinin iç çamaşırına saklanmış şekilde bulundu. Şifreyi vermeyi reddeden Yalım'ın bir diğer sevgilisi A.A.'nın da belediye personeli olarak göründüğü ancak gerçekte çalışmadığı belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Rüşvet soruşturması kapsamında sabah saatlerinde gözaltına alınan CHP Uşak Belediye Başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ozkan-yalim" target="_blank">Özkan Yalım</a>'ın Ankara'da lüks otel odasında 21 yaşındaki sevgilisiyle yakalandığı ortaya çıktı. Genç kadın S.A.'nın belediyede personel olduğu tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yapılan inceleme sonucu iki ismin o geceye ait otel kaydının olmadığı ancak geçmiş dönemlerde otel kayıtlarına rastlandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TELEFONUNU SEVGİLİSİNİN İÇ ÇAMAŞIRINA SAKLADI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/gozalti" target="_blank">Gözaltı</a>&nbsp;işlemleri esnasında kapıyı havluya sarılı bir şekilde açan Yalım üzerini değiştirmek için polislerden müsaade istedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sonrasında ekiplerin odaya girmesiyle Yalım'ın telefonunu polislere şifresini açarak verdiği öğrenildi. Ancak yapılan arama esnasında S.A.'nın iç çamaşırının içine saklanmış şekilde Yalım'a ait ikinci bir telefon bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TELEFONUNUN ŞİFRESİNİ VERMEDİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yalım'ın üzerini giyme bahanesiyle müsaade istediği esnada ikinci telefonunu saklamak için sevgilisine verdiği ve o şekilde saklandığı öğrenildi. Yalım söz konusu telefonun şifresini vermeyi reddetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İçerisinde soruşturmaya konu olaylarla ilgili kuvvetli delillerin olduğu düşünülen telefon ekipler tarafından alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Özkan Yalım ve S.A. hakkında "Delil karartma" suçundan ayrı bir soruşturma başlatılacağı öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>MAAŞLI SEVGİLİLER</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Özkan Yalım ile aralarında gönül ilişkisi olan ve çalışmamasına rağmen belediyenin yüksek maaşlı personeli olan ikinci sevgilisi A.A.'nın da Kocaeli'nde gözaltına alındığı öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/usak-belediye-baskani-otelde-yakalandi-1774682024.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz krizi derinleşiyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hurmuz-krizi-derinlesiyor-714</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hurmuz-krizi-derinlesiyor-714</guid>
                <description><![CDATA[İsrail’in Siyonist emellerle başlattığı İran savaşı nedeniyle yaşanan Hürmüz Boğazı krizi derinleşiyor. Küresel enerji krizinin ardından bu kez de BM’den büyük gıda uyarısı geldi: Ukrayna savaşından daha kötü olabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İsrail’in siyonist emellerle başlattığı İran savaşı nedeniyle yaşanan Hürmüz Boğazı krizi derinleşiyor. Küresel enerji krizinin ardından bu kez de BM’den büyük gıda uyarısı geldi: Ukrayna savaşından daha kötü olabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünya, soykırımcı İsrail'in saldırganlığına karşı sessiz kalmanın bedelini ağır ödüyor. Siyonist İsrail, İran'a karşı 28 Şubat'ta başlattığı kirli savaşla sadece Ortadoğu'yu ateşe atmadı, aynı zamanda küresel bir enerji krizine neden oldu. Finlandiya, İsrail-ABD savaşının Kovid salgınından daha kötü bir küresel durgunluk riski taşıdığı konusunda uyardı.&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/hurmuz-bogazi" target="_blank">Hürmüz Boğazı</a>&nbsp;üzerinden yaşanan ekonomik çöküşün riski her geçen gün ülkeleri pandemi dönemindeki gibi zorluklara iterken, bu kez de gıda şoku uyarısı geldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BM: YOL BULMALIYIZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/birlesmis-milletler" target="_blank">Birleşmiş Milletler</a>'in (BM) Roma merkezli Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarıyla başlayan çatışmaların küresel emtia akışlarında şiddetli aksamalara yol açtığı, çatışmalar bugün dursa bile maliyetlerin istikrara kavuşmasının 2-3 ay sürebileceği uyarısında bulundu. FAO Başekonomisti Maximo Torero, İran'daki savaşın devam etmesi durumunda küresel gıda piyasalarında, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırısından sonra yaşanandan daha büyük bir kriz çıkabileceği uyarısında bulundu. Torero, zamanın çok hızlı ilerlediğine dikkat çekerek, "Bu sorunu bir an önce çözmenin yolunu bulmalıyız. Aksi takdirde sonuçlar çok dramatik olabilir; hatta Ukrayna savaşında yaşanandan daha kötü bir tabloyla karşılaşabiliriz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1900 GEMİ&nbsp;BEKLİYOR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Anlık gemi takip verilerine göre, 20-22 Mart tarihleri itibarıyla Hürmüz Boğazı ve çevresinde yaklaşık 1900 gemi geçiş yapamadan bekliyor. Gemilerin büyük bölümü&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/basra-korfezi" target="_blank">Basra Körfezi</a>&nbsp;ve çevresinde açıkta demirlemiş durumda. Hürmüz Boğazı'ndan 25 ve 26 Mart'ta geçen 7 geminin 3'ünü petrol ürünü, 2'sini LPG tankerleri oluştururken, diğer 2'si de kuru yük gemisi oldu.&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/devrim-muhafizlari" target="_blank">Devrim Muhafızları</a>'ndan yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın kapalı olduğu ve geçiş yapmaya çalışan gemilere karşı sert tedbirler uygulanacağı belirtildi. Açıklamanın ardından farklı ülkelere ait deniz araçları Hürmüz Boğazı'nda geri çevrildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ENERJİNİN KİLİDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DÜNYANIN petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazının (LNG) yaklaşık % 20'si normalde bu boğazdan geçiyor. Dolayısıyla savaş birlikte küresel yakıt fiyatları yükseldi. Kuzeyde İran, güneyde Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile çevrili olan bu su yolu, Basra Körfez'ini Umman Denizi'ne bağlıyor. Boğaz, giriş ve çıkışında yaklaşık 50 kilometre, en dar noktasında ise yaklaşık 33 kilometre genişliğinde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GÖZLER PAKİSTAN'DA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, ABD ile İran arasında doğrudan görüşmeler için hazırlıkların sürdüğünü ve görüşmenin yakın zamanda Pakistan'da yapılmasının beklendiğini söyledi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın elektrik santrallerini hedef alma kararını 6 Nisan'a kadar durdurmasına ilişkin, İran'ın kendisinden 7 gün süre istediğini ancak kendisinin bu süreyi 10 güne çıkardığını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'NİN KAYIPLARI ARTIYOR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ve İsrail'in üç haftayı aşkın bir süre önce İran genelindeki binlerce hedefi vurmaya başlamasından bu yana, milyarlarca dolar değerinde yüksek teknolojili askeri ekipman kaybedildi veya önemli ölçüde hasar gördü. Karadaki hasarın büyük bir kısmına İran'ın balistik füzeleri ve insansız hava araçları yol açtı. Pentagon'un eski bütçe yetkilisi Elaine McCusker, ABD basınına yaptığı açıklamada, savaşın ilk üç haftasındaki hasarı ve hasarı telafi maliyetinin 1.4 milyar ila 2.9 milyar dolar arasında olduğu tahmin edildiğini söyledi. Öte yandan Wall Street Journal gazetesi "Pentagon, Ortadoğu'ya 10 bin ek asker göndermeyi değerlendiriyor" haberini geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/hurmuz-krizi-derinlesiyor-1774681445.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trafik magandasına 360 bin lira ceza</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trafik-magandasina-360-bin-lira-ceza-713</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trafik-magandasina-360-bin-lira-ceza-713</guid>
                <description><![CDATA[Ümraniye'de trafikte yolunu kesip durdurduğu otomobilin sürücüsünü darbeden kişiye 360 bin lira para cezası kesildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/umraniye" target="_blank">Ümraniye</a>'de trafikte yolunu kesip durdurduğu otomobilin sürücüsünü darbeden kişiye 360 bin lira para cezası kesildi. Emniyet Müdürlüğü'nce sosyal medyada paylaşılan görüntülere yönelik yapılan incelemede, Ümraniye O2 Otoyolu'nda sürücü M.K'nin, başka bir araç sürücüsünün önünü keserek durdurduğu ve aracından inerek darbettiği anlaşıldı.&nbsp;</p><p class="MsoNormal">Sürücüye 360 bin lira idari para cezası uygulanarak ehliyetine 60 gün süreyle el konuldu, aracı trafikten men edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/trafik-magandasina-360-bin-lira-ceza-1774685824.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Atmaca tam isabetle vurdu</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/atmaca-tam-isabetle-vurdu-712</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/atmaca-tam-isabetle-vurdu-712</guid>
                <description><![CDATA[ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA gemisavar füzesi, TCG Burgazada gemisinden ateşlenerek belirlenen kara koordinatı hedefini tam isabetle vurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ROKETSAN tarafından geliştirilen ATMACA gemisavar füzesi, TCG Burgazada gemisinden ateşlenerek belirlenen kara koordinatı hedefini tam isabetle vurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, sanal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, ATMACA füzesinin yeni kabiliyetine ilişkin önemli gelişmeyi duyurdu. Görgün, paylaşımında, “Mavi Vatan’ın çelik kılıcı ATMACA, TCG Burgazada platformundan gerçekleştirilen atışta kara koordinatlı hedefi tam isabetle vurdu.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kabiliyetle ATMACA; yalnızca deniz hedeflerine karşı değil, aynı zamanda kara üzerindeki stratejik hedeflere karşı da etkin bir angajman yeteneği kazandığını sahada ortaya koymuştur. Milli veribağı entegrasyonu sayesinde uçuş esnasında görev güncelleme kabiliyeti kazanan sistem; dinamik harekât ortamlarında yüksek esneklik ve operasyonel üstünlük sağlamaktadır. Denizden karaya uzanan bu çok boyutlu etki alanı; savunma sanayiimizin sistemler arası entegrasyon kabiliyetini ve harekât sahasındaki derinliğini bir kez daha teyit etmektedir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu önemli başarıda emeği geçen başta ROKETSAN olmak üzere tüm paydaşlarımızı, mühendislerimizi ve teknisyenlerimizi tebrik ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu vizyon ve güçlü liderlik, bu kazanımların en önemli itici gücünü oluşturmaktadır” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci ise sanal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “Denizden karaya kusursuz isabet. Leventlerimizin vurucu gücü ATMACA gemisavar füzemiz, TCG BURGAZADA gemimizden gerçekleştirilen test atışında kara koordinatı hedefini tam isabetle vurdu. Ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olsun” ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/atmaca-tam-isabetle-vurdu-1774680221.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>O harika bir lider</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/o-harika-bir-lider-711</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/o-harika-bir-lider-711</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması gerektiğini ifade ederken, "Geriye 3 bin 554 hedefimiz kaldı. Bunlar da hızlıca tamamlanacak." diye konuştu. Türkiye'ye değinen Trump, "Türkiye harikaydı. Gerçekten harikaydı. Onlardan istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. O (Cumhurbaşkanı Erdoğan), harika bir lider" ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı açması gerektiğini ifade ederken, "Geriye 3 bin 554 hedefimiz kaldı. Bunlar da hızlıca tamamlanacak." diye konuştu. Türkiye'ye değinen Trump, "Türkiye harikaydı. Gerçekten harikaydı. Onlardan istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. O (Cumhurbaşkanı Erdoğan), harika bir lider" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, İran ile devam eden savaşa ilişkin açıklamalarda bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İran, Hürmüz Boğazı'nı açmalı." diyen Trump, 3 bin 554 hedeflerinin daha kaldığını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, Ali Hamaney'e yönelik düzenledikleri saldırıyı işaret ederek "Yüce lider artık yüce değil. Öldü. Oğlu ise ya öldü ya da çok kötü durumda. Sanırım, "Beni bu işe karıştırmayın." diyordur." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hiç kimsenin bilmediği silahlara sahip olduklarını söyleyen Trump, "Bu gece, İran terörü ve saldırganlığından nihayet kurtulmuş bir Orta Doğu'nun yükselişine her zamankinden daha yakınız." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"TÜRKİYE HARİKAYDI"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'ye değinen Trump, "Türkiye harikaydı. Gerçekten harikaydı. Onlardan istediğimiz şeylerin dışında kaldılar. O (Cumhurbaşkanı Erdoğan), harika bir lider." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Trump, Suudi Arabistan'a teşekkür ederken, "NATO'nun aksine, onlar çok yardımcı oldu." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı ayrıca, "Sırada Küba var. Lütfen bunu söylememişim gibi yapın." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ONLAR BİZİMLE ANLAŞMA YAPMAK İSTİYOR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran'la müzakerelerin devam ettiğini belirterek, "Onlar bizimle anlaşma yapmak istiyor." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, bir yatırım zirvesine katılmak üzere gittiği Miami'de, havalimanında basın mensuplarına İran değerlendirmesi yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ı "yenilgiye uğrattıklarını" savunan Trump, İranlılarla müzakerelerin sürdüğüne işaret etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Şu anda onlar konuşuyor, biz de konuşuyoruz. Onlar bizimle anlaşma yapmak istiyor." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NATO'YU HEDEF ALDI: "BİZ NEDEN ONLARIN YANINDA OLALIM Kİ?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran'la "savaş" sürecinde Körfez ülkelerinin kendilerine destek verdiğini, ancak NATO ülkelerinin yardıma gelmediğini kaydederek, "Onlar bizim yanımızda değilse, biz neden onların yanında olalım ki?" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump, Miami'de gerçekleştirilen "Gelecek Yatırım Girişimi" (FII) zirvesinde konuştu. Başta Suudi Arabistan olmak üzere birçok Körfez ülkesinden üst düzey ismin ve yatırımcının bulunduğu salonda bu ülkelerin İran konusunda ABD'ye çok destek olduğunu vurgulayan Trump, bir kez daha NATO ülkelerinden şikayet etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, "Her zaman şunu söylerdim: Biz NATO'ya yardım ediyoruz, ama onlar bize asla yardım etmez. Eğer büyük bir kriz olursa size garanti ederim ki onlar orada olmayacaklar. Bundan dersimizi aldık. Onlar büyük bir hata yaptılar, bizim yanımızda değillerdi." değerlendirmesini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin her yıl NATO'ya yüzlerce milyar dolarlık savunma katkısı yaptığını anlatan Trump, "Her zaman onların yanında olurduk, ama şimdi yaptıklarına bakılırsa, artık yanlarında olmamıza gerek yok, değil mi? Onlar bizim yanımızda değilse, biz neden onların yanında olalım ki?" şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SUUDİ ARABİSTAN, KATAR VE BAE'YE TEŞEKKÜR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) liderlerine özellikle teşekkür eden Trump, bu ülkelerin İran konusunda ABD'ye "NATO'dan daha fazla" yardımcı olduğunu ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'daki lider kadroların önemli bir bölümünü "yok ettiklerini" savunan Trump, şu anda ülkede kimin lider olduğunu tam olarak bilmediklerini söyleyerek, "Sanırım rejimi değiştirdik; rejim iki günde bir havaya uçuyor. Kimin İran'ın lideri olduğunu bile bilmiyoruz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuşmasının bir yerinde "Hürmüz Boğazı" yerine "Trump Boğazı" diyen Trump, cümlesinin hemen ardından sözlerini düzeltirken, "Şimdi yalan haber medyası, bunu yanlışlıkla söylediğimi yazacaklar. Bende yanlışlık olmaz." diye espri yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu gece, İran’ın teröründen ve saldırganlığından nihayet kurtulmuş bir Orta Doğu’nun yükselişine her zamankinden daha yakınız." yorumunu yapan Trump, Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden İran yönetiminin memnun olduğunu düşündüğünü çünkü Süleymani'nin "çok güçlü" olduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İRAN, VENEZUELA'DAN DAHA ZOR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Trump, Venezuela'daki "askeri operasyonlarını" 45 dakikada bitirdiklerini, ancak İran'ın çok daha zor ve büyük bir ülke olduğunu anlatarak, "Bu seferki daha büyük ve çok daha güçlü. Elimizde 3 bin 554 hedef daha kaldı ve bu iş oldukça çabuk bitecek. Sonra ne yapacağımıza karar vermemiz gerekecek." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'a yönelik saldırılarını "savaş" değil, "operasyon" olarak adlandırdıklarını vurgulayan Trump, "Eğer bu bir askeri operasyon ise, herhangi bir onaya ihtiyacım yok. Eğer bir savaş ise, Kongre’den onay almanız gerekir. O yüzden ben buna askeri operasyon diyorum." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"SIRADA KÜBA VAR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuşmasının devamında Küba'ya da "askeri müdahale" sinyali veren Trump, "Sırada Küba var. Ama siz lütfen bunu söylemediğimi varsayın. Ama sırada Küba var." değerlendirmesini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"BEN NOBEL BARIŞ ÖDÜLÜ'NÜ ALMADIYSAM, KİMSE ASLA ALAMAZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başkanlığında 8 savaşı durdurduğunu savunan ABD Başkanı, buna karşılık Nobel Barış Ödülü'nü almamasını tuhaf bulduğunu, ancak buna şaşırmadığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Eğer ben Nobel Barış Ödülü almadıysam, kimse asla alamaz. Ben almadım, almadığım için de hiç şaşırmadım." şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuşmasının sonunda 2016 yılındaki başkanlık yarışına da değinen Trump, "Başkanlık yarışına girdim, herkes bunu eğlence için yaptığımı sanıyordu. Ben ise bunu neden yaptığımı bilmiyordum." diyerek o dönemki başkanlık yarışını kazanmasına şaşırdığını anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/o-harika-bir-lider-1774679979.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>140 milyon Euroluk Türk imzası</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/140-milyon-euroluk-turk-imzasi-710</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/140-milyon-euroluk-turk-imzasi-710</guid>
                <description><![CDATA[Slovenya'da, bir Türk yüklenici firmanın tek başına hayata geçirdiği ilk altyapı projesi olan Karavanke Tüneli tamamlandı. Cengiz İnşaat tarafından yapılan tünel 140 milyon Euro’ya mal oldu. Slovenya ile Avusturya’yı birbirine bağlayan tünel, Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha dünyaya gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Slovenya'da, bir Türk yüklenici firmanın tek başına hayata geçirdiği ilk altyapı projesi olan Karavanke Tüneli tamamlandı. Cengiz İnşaat tarafından yapılan tünel 140 milyon Euro’ya mal oldu. Slovenya ile Avusturya’yı birbirine bağlayan tünel, Türk müteahhitlik sektörünün başarısını bir kez daha dünyaya gösterdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akdeniz, Balkanlar ve Orta Avrupa’yı birbirine bağlayan karayolu ağının en önemli noktalarından Slovenya’daki Karavanke Tüneli’nin çalışmaları tamamlandı. Hrušica bölgesinde yer alan ve Slovenya’da inşa edilen en uzun karayolu tüneli olma özelliğine sahip Karavanke Tüneli, çarşamba gün düzenlenen törenle araç trafiğine açıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cengiz Holding’in grup şirketi Cengiz İnşaat tarafından yapımı gerçekleştirilen&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/karavanke-tuneli" target="_blank">Karavanke Tüneli</a>, Slovenya'da bir Türk yüklenici firmanın tek başına hayata geçirdiği ilk altyapı projesi olma özelliğine sahip. Toplam uzunluğu 7 bin 946 metre olan ve Slovenya ile Avusturya’yı birbirine bağlayan tünel toplam 255 Türk personelin katkılarıyla 6 yılda tamamlandı. 2 Mart 2020’de Karavanke Tüneli projesini Slovenya Hükümeti’nden teslim alan Cengiz İnşaat, tünelin Slovenya sınırları içinde kalan 3 bin 446 metrelik kısmını inşa etti. 140 milyon&nbsp;<a href="https://bigpara.hurriyet.com.tr/doviz/euro/" target="_blank">Euro</a>’ya mal olan Karavanke Tüneli, Avrupa Birliği tarafından finanse edildi. Biz de Cengiz İnşaat’ın davetiyle gittiğimiz Slovenya’da tünelin açılışını yerinde izledik. Karavanke Tüneli, Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz ile Slovenya ve Avusturya hükümetleri yetkililerinin katıldığı törenle araç trafiğine açıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘TİCARETE VE TURİZME KATKI SAĞLAYACAK’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Projeye ilişkin açıklamalarda bulunan Cengiz İnşaat Yönetim Kurulu Başkan Vekili Asım Cengiz, proje için iki kez yapılan ihalenin ikisini de kazandıklarını ve ülkede altyapı projesi yapan ilk Türk şirket olduklarını söyledi. Bölgede soğuk iklim koşulları nedeniyle yılın dört ayında özel önlemler alarak çalıştıklarını ve yeraltı suyu çıkışı, yoğun metan gazı varlığının da çalışma koşullarında etkili olduğunu vurgulayan Cengiz, “Tüm bu elverişsiz koşullara rağmen, projeyi belirlenen sürede, yüksek kalite ile tamamlayıp, Slovenya Hükümeti’ne teslim etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Burası 8 ülkenin ulaşımını doğrudan etkileyen önemli bir geçiş noktası. Dolayısıyla tünel, uluslararası ticarete ve turizme de büyük katkı sağlayacak” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘UZUN VADELİ İSTİKRAR’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açılış töreninde açıklamalarda bulunan Slovenya Altyapı Bakanı Alenka Bratusek, projenin zorlu jeolojik koşullara karşın başarıyla tamamladığının altını çizerek, “Bu tünel, bir altyapı projesinden daha fazlası, sınır ötesi bağlantıların uzun vadeli istikrarı için değerli bir yatırımdır. Avrupa’nın temel ulaşım bağlantılarından birinin parçası olma özelliğindedir” diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘REFERANS NİTELİĞİNDE’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye- Lübliyana Büyükelçisi&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/hayriye-kumascioglu" target="_blank">Hayriye Kumaşcıoğlu</a>&nbsp;ise,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/slovenya" target="_blank">Slovenya</a>&nbsp;ve Cengiz İnşaat arasında gerçekleşmesi planlanan başka projeler de olduğunu aktardı. Lübliyana’da yakın zamanda gerçekleşecek parlamento seçimlerinin önemine de işaret eden Kumaşcıoğlu, şöyle devam etti: “DARS Karayolları Genel Müdürlüğü ve Türkiye’nin bu projeyle beraber başarılı bir çalışma deneyimi var. Türk müteahhitlik sektörünün kapasitesini ve kalitesini gördüler, son derece de bundan memnunlar. Bu projenin gelecek projeler için de iyi bir referans niteliğinde olduğunu düşünüyorum.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 28 Mar 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/140-milyon-euroluk-turk-imzasi-1774679619.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Netanyahu ateşkes ihtimalinden endişeli</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/netanyahu-ateskes-ihtimalinden-endiseli-709</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/netanyahu-ateskes-ihtimalinden-endiseli-709</guid>
                <description><![CDATA[İsrail basınına konuşan yetkililer, Tel Aviv yönetiminin ABD Başkanı Trump'ın Tahran ile ateşkes yapma ihtimalinden endişe duyduğunu iddia etti. Haberde, ABD yönetiminin, 28-29 Mart'ta İslamabad'da üst düzey Amerikalı ve İranlı yetkililer arasında bir görüşme koordine etmek için çalıştığı da öne sürüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İsrail basınına konuşan yetkililer, Tel Aviv yönetiminin ABD Başkanı Trump'ın Tahran ile ateşkes yapma ihtimalinden endişe duyduğunu iddia etti. Haberde, ABD yönetiminin, 28-29 Mart'ta İslamabad'da üst düzey Amerikalı ve İranlı yetkililer arasında bir görüşme koordine etmek için çalıştığı da öne sürüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrailli yetkililerin, ABD-İran anlaşmasının pek olası olmadığı görüşünde olsa da Başkan Donald Trump'ın görüşmeler devam ederken geçici bir ateşkes ilan edebileceğinden endişe ettiği bildirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrailli bir yetkili, The Jerusalem Post gazetesine yaptığı açıklamada, "Şu an itibarıyla, Tahran ve Washington'ın tutumları bir anlaşma olasılığını 'zayıf' ile 'yok denecek kadar az' arasında bir yere koyuyor. Yine de Trump bizi şaşırtabilir." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Habere göre, İsrail'in elinde, Trump'ın bir ateşkes ilan etmeyi planladığına dair bir emare bulunmuyor. Fakat İsrailli yetkililer, yine de Trump'ın görüşmeler devam ederken geçici bir ateşkes ilan edebileceğinden endişe ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Haberde, ABD yönetiminin, 28-29 Mart'ta Pakistan'ın başkenti İslamabad'da üst düzey Amerikalı ve İranlı yetkililer arasında bir görüşme koordine etmek için çalıştığı da öne sürüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN MEDYASI: 15 MADDELİK PLAN "KABUL EDİLEMEZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran medyası ise Trump tarafından Tahran'a sunulan 15 maddelik planı "kabul edilemez" olarak nitelendirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan ABD yönetimi, bir yandan müzakerelerin sürdüğüne dair açıklamalar yaparken, diğer yandan binlerce deniz piyadesi ve paraşütçüyü, amfibi çıkarma gemileriyle Orta Doğu'ya sevk ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Üst düzey bir ABD'li yetkili, yaptığı açıklamada, "(ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı) CENTCOM Komutanı (Amiral Brad Cooper), hedeflere ulaşmak için maksimum operasyonel esnekliği sağlamak amacıyla deniz piyadeleri ve paraşütçülerin sunduğu yetenekleri talep etti." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, İran ile görüşmelerin devam ettiğini öne sürerek, "Haberlerde bazı gerçek payları var ancak okuduğum bazı hikayeler tamamen doğru değil." demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sözcü, Trump'ın tüm seçenekleri masada tuttuğunu kaydetmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/netanyahu-ateskes-ihtimalinden-endiseli-1774594971.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türk tankerine saldırı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turk-tankerine-saldiri-708</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turk-tankerine-saldiri-708</guid>
                <description><![CDATA[Rusya’dan yola çıkan Sierra Leon bayraklı Türk ham petrol tankeri ‘Altura, İstanbul Boğazı’na 14 mil mesafede saldırıya uğradı. Bakan Uraloğlu, “Saldırının insansız deniz aracıyla (İDA) yapıldığını düşünüyoruz. 27 Türk personelin sağlık problemi yok, yaralanma yok” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Rusya’dan yola çıkan Sierra Leon bayraklı Türk ham petrol tankeri ‘Altura,&nbsp;İstanbul Boğazı’na 14 mil mesafede&nbsp;saldırıya uğradı.&nbsp;Bakan Uraloğlu,&nbsp;“Saldırının insansız deniz aracıyla (İDA) yapıldığını düşünüyoruz. 27 Türk personelin sağlık problemi yok, yaralanma yok” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">PERGAMON&nbsp;Denizcilik adlı Türk şirketine ait ham petrol tankeri ‘Altura’, Rusya’nın Novorossiysk kentinden hareket ettikten sonra önceki gece 00.30 sıralarında saldırıya uğradı.&nbsp;140 bin ton ham petrol taşıyan tankerden yapılan yardım çağrısında İnsansız Hava Aracı (İHA) ve İnsansız Deniz Aracı (İDA) ile saldırıya uğradıkları bildirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TELSİZDEN YARDIM ÇAĞRISI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Telsiz konuşmalarında geminin üst güvertesinde ve makine dairesinde hasar oluştuğu ve su aldığı belirtildi. Telsiz kayıtlarında ayrıca mürettebattan kimsenin yaralanmadığı ve acil yardım beklendiği duyuldu. Altura’ya en yakın olan Erdek gemisi çağrıya cevap verirken, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü’ne ait Kurtarma 11 ve Kurtarma 12 gemileri ile hızlı bot Kıyı Emniyeti 5 de olay yerine yönlendirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DIŞİŞLERİ’NDEN AÇIKLAMA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli saldırıya ilişkin, “Savaşın&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/karadeniz" target="_blank">Karadeniz</a>&nbsp;sathına yayılmasının ve daha da tırmanmasının önlenmesini teminen, ilgili taraflarla temaslarımızı sürdürmekteyiz. Bu doğrultuda ayrıca, ülkemizin bölgedeki ekonomik çıkar ve faaliyetlerinin korunması amacıyla, uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli tedbirleri alma hakkımızı saklı tutuyoruz” açıklamasında bulundu.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">URALOĞLU: MAKİNE DAİRESİ HEDEF ALINDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir televizyon programında patlamaya ilişkin açıklama yapan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, “Özellikle makine dairesinin hedef alındığını düşünüyoruz. Saldırının dronla değil&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/insansiz-deniz-araci" target="_blank">insansız deniz aracı</a>&nbsp;ile yapıldığını tahmin ediyoruz. Teknik ekiplerimiz olay yerine yönlendirildi. Dış kaynaklı bir patlama, özellikle makine dairesine gemiyi devre dışı bırakma amaçlı bilerek yapılan bir saldırı. Türk işletenli, sahibini bilmiyoruz. Mürettebatın tamamı Türk, 27 personelin sağlık problemi yok, yaralanma yok” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/turk-tankerine-saldiri-1774594136.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;ın füze stoku 1000&#039;e mi düştü</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iranin-fuze-stoku-1000e-mi-dustu-707</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/iranin-fuze-stoku-1000e-mi-dustu-707</guid>
                <description><![CDATA[ABD ve İran arasındaki müzakere iddiaları tartışılırken, İran’ın füze stokuna dair ortaya atılan çarpıcı detaylar kafaları karıştırdı. Bir yanda hızla eridiği söylenen mühimmat, diğer yanda şaşırtıcı bir toparlanma kapasitesi... Ve şimdi gözler, İran’ın elinde gerçekten ne kaldığında… Çünkü bu sorunun yanıtı, sadece bugünü değil, bölgenin geleceğini belirleyebilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD ve İran arasındaki müzakere iddiaları tartışılırken, İran’ın füze stokuna dair ortaya atılan çarpıcı detaylar kafaları karıştırdı. Bir yanda hızla eridiği söylenen mühimmat, diğer yanda şaşırtıcı bir toparlanma kapasitesi... Ve şimdi gözler, İran’ın elinde gerçekten ne kaldığında… Çünkü bu sorunun yanıtı, sadece bugünü değil, bölgenin geleceğini belirleyebilir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/orta-dogu" target="_blank">Orta Doğu</a>’da ABD-İsrail-İran ve Körfez Arap ülkeleri arasında tırmanan gerilim, yeni askeri veriler ve sahadan gelen gelişmelerle daha da karmaşık bir hal aldı. Daily Mail’de yer alan haberde İsrail merkezli Alma Araştırma Merkezi tarafından yayımlanan son rapor, İran’ın füze kapasitesinde dikkat çekici bir düşüş yaşandığını ortaya koydu.<br><br>İRAN’IN FÜZE STOĞU 2500’DEN 1000’E DÜŞTÜ İDDİASI<br><br>Alma Araştırma Merkezi’nin değerlendirmesindeki iddialara göre, çatışmanın başlangıcında İran’ın elinde yaklaşık 2500 adet balistik ve çeşitli türlerde füze bulunuyordu. Ancak gelinen noktada bu sayının yaklaşık 1000’e kadar gerilediği ifade ediliyor. Bu durum, İran’ın uzun süreli ve yoğun tempolu bir çatışmayı sürdürme kapasitesine dair önemli bir gösterge olarak yorumlanıyor.<br><br>Savaşın ilk günlerinde İran’ın günde onlarca füze fırlattığı, ancak zaman içinde bu sayının belirgin şekilde azaldığı dikkat çekiyor.&nbsp;Yine Daily Mail’de yer alan haberdeki güncel verilere göre Tahran yönetimi artık İsrail’e günlük yaklaşık 10 füze ile saldırı düzenliyor. Analistler ise bu düşüşün hem stokların azalmasından hem de lojistik ve operasyonel sınırlamalardan kaynaklanabileceğini belirtiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çatışmanın yaklaşık bir aylık sürece yaklaşmasıyla birlikte İran’ın misilleme kapasitesinde gözle görülür bir zayıflama olduğu değerlendirilse de geçmiş örnekler Tahran’ın hızlı toparlanma yeteneğine de işaret ediyor.&nbsp;Peki ama nasıl?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN’IN YENİDEN SİLAHLANMA KAPASİTESİ DİKKAT ÇEKİYOR<br><br>Yine Alma Araştırma Merkezi uzmanları, İran’ın daha önce benzer bir süreçte dikkat çekici bir toparlanma performansı sergilediğine vurgu yapıyor.&nbsp;Örneğin geçen yıl yaşanan ve 12 gün süren çatışmanın sonunda İran’ın elinde yaklaşık 1500 füze kaldığı belirtilmişti. Buna rağmen Tahran yönetiminin yalnızca sekiz ay içinde yaklaşık 1000 yeni füze üretmeyi başardığının altı çizildi.<br><br>Merkezin başkanı ve İsrail Savunma Kuvvetleri yedek subayı Sarit Zehavi, İran’ın bu yeniden yapılanma kapasitesine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:&nbsp;“Geçen hazirandaki savaştan sonra İran’ın güçlerini bu kadar hızlı yeniden inşa edebilmesi şaşırtıcı.”<br><br>Zehavi ayrıca İran’daki iç dinamiklere de işaret ederek, rejimin devam ettiği sürece askeri kapasitenin yeniden inşa edilmesinin kaçınılmaz olacağını vurguladı:&nbsp;“Eğer İran halkı bu süreci sonlandırmazsa, İslam Cumhuriyeti iktidarda kalacak ve bu kapasiteyi yeniden oluşturmak için her şeyi yapacaktır.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘FÜZE SAYISI BİLİNİYORSA, BU İRAN İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR PROBLEM’<br><br>1000 füze iddiası doğru da olabilir ama İran’ın ateşleme yapmaya devam ettiği şu ortamda çok da gerçekçi gibi de durmuyor. Konuyu Güvenlik ve terör uzmanı, emekli istihbarat albayı Coşkun Başbuğ’a danıştığımda füze gibi kritik askeri tesisat ve malzemelerde istihbarat faaliyetlerinin artacağını vurguladı:<br><br>“İran ile ilgili çok şey gündeme getirildi. Hâlâ daha konuşuluyor. Ortalama bir rakam üzerinden konuşacak olursak, genel olarak tahminler 1000 şeklinde yorumlansa da en az 5000 füze olduğu üzerinde durmak lazım. İran’ın en az 2000'ini kullandığı iddia ediliyor. Ama şöyle de bakmak lazım; bu rakama 50 bin diyen ve bunu güçlü bir zemin üzerine oturtan taraflar da var. Doğrusu ne? Bu zaten biliniyorsa İran için çok büyük problem.”<br><br>Başbuğ, konunun yüksek derecede gizlilik gerektirdiğine dikkat çekerek,&nbsp;“Bu tür durumlar inanılmaz gizliliğe ihtiyaç duyar. İran’ın bunu kamuoyuyla paylaştığını ya da bilindiği kanaatinde değilim. İran’ın kendi ülke sınırları içinde kuzeyden güneye, hatta güneydoğuya kadar dağların içinde mühimmat depoları yaptığını biliyoruz. Dolayısıyla kimse bunun sayısını kestiremez”&nbsp;ifadelerini kullandı.<br><br>Uzman isim, İran’ın mevcut stratejik durumu ve füze stoklarına dair gözlemlerini de paylaştı:<br><br>“İran’ın şu an sahadaki cesaretine bakacak olursak, elinde füze stokunun olduğunu yorumlamak çok da yanlış olmaz. İlk etapta çok cömert harcama yaptı, sonra durdu. Ama bunu sadece füze stoklarının eridiği şeklinde yorumlamak da doğru olmaz. Stratejik bir durum da olabilir.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN’A ÖLÜMCÜL DESTEĞİN İLK İŞARETİ: İNSANSIZ HAVA ARAÇLARI SEVKİYATI<br><br>Öte yandan Rusya’nın İran’a insansız hava araçları (İHA) tedarik etmeye başladığı da bildirildi. Financial Times’a konuşan Batı istihbarat yetkilileri, bunun savaşın başlamasından bu yana Moskova’dan Tahran’a yapılan bilinen ilk ölümcül mühimmat transferi olduğunu açıkladı. Sevkiyat, İran’ın ABD ve İsrail ile süren çatışmalarında askeri kapasitesini güçlendirmeyi amaçlıyor.<br><br>The Telegraph’ta yer alan haberde Batılı istihbarat raporlarına hâkim iki yetkili, üst düzey İranlı ve Rus yetkililerin çatışmanın başlamasından sadece birkaç gün sonra İHA sevkiyatı konusunu görüşmeye başladığını belirtti. Sevkiyatların işlenmesi mart ayının başında başladı ve ay sonunda tamamlanması planlanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Raporda, İran’a gönderilen&nbsp;İHA’ların Geran-2 ve Şahid-136 kamikaze tipinde&nbsp;olduğu öne sürülüyor. Bu araçlar, Tahran’ın Şahid tasarımından türetilmiş ve Rusya tarafından daha önce Ukrayna’da konuşlandırılmıştı.<br><br>Sciences Po Üniversitesi’nden Profesör Nicole Grajewski, Financial Times’a yaptığı açıklamada,&nbsp;“Ruslar, Şahid uçaklarını motorlar, navigasyon ve anti-parazit yetenekleri dahil olmak üzere önemli ölçüde geliştirdiler. Yani bu sistemler, İran’ın kendi ürettiği İHA’lardan daha gelişmiş durumda”&nbsp;dedi.<br><br>RUSYA’NIN ÖNCEKİ DESTEĞİ ORTAYA ÇIKMIŞTI<br><br>ABD Başkanı Donald Trump, ay başında Moskova’nın Tahran’a istihbarat sağladığına inandığını ifade etmişti. Fox News’e verdiği röportajda Trump,&nbsp;“Sanırım (Putin) onlara biraz yardım ediyor”&nbsp;dedi ve bunu&nbsp;“karşılıklı bir eşleşme”&nbsp;olarak nitelendirdi.<br><br>Ancak Trump’ın temsilcisi Steve Witkoff, Rusya’nın iddiaları reddettiğini belirterek,&nbsp;“Ruslar, İran ile istihbarat paylaşmadıklarını söylediler. Yani onların söylediklerine güvenebiliriz”&nbsp;ifadelerini kullandı.<br><br>Rusya’nın dört yıl önce Ukrayna’yı işgalinden bu yana, her iki taraf da İHA’ları aktif olarak kullanıyor. Ukrayna’ya yönelik İHA saldırılarının çoğu İran yapımı ve maliyeti 30 bin dolardan az. Bu durum, çatışmanın yürütülme biçimini değiştirdi ve düşük maliyetli ancak etkili bir silahın önemini ortaya koydu.<br><br>İran, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail saldırılarına maruz kaldıktan sonra füze ve İHA üretim kapasitesinin yaklaşık üçte ikisinin imha edildiği tahmin ediliyor. Bu nedenle Tahran’ın Moskova’ya yöneldiği bildiriliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İSRAİL HAVA SAVUNMASI İLK KEZ AŞILDI<br><br>İran’ın balistik füze saldırıları, İsrail’in hava savunma sistemlerine duyulan güveni de sarsmış durumda. Özellikle geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen saldırılarda İran füzelerinin İsrail savunmasını aşarak kritik bölgelere ulaşması, güvenlik dengelerinde yeni bir kırılma yarattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’ın gerçekleştirdiği saldırılarda, İsrail’in güneyindeki Dimona ve Arad şehirleri hedef alındı. Bu saldırılarda onlarca kişinin yaralandığı bildirildi. En dikkat çekici gelişme ise saldırıların İsrail’in ana nükleer tesisine son derece yakın bir bölgede gerçekleşmiş olmasıydı.<br><br>Bu durum, İran füzelerinin ilk kez nükleer tesis çevresinde konuşlu hava savunma sistemlerini aşabildiği şeklinde değerlendirildi. Uzmanlar, bunun hem psikolojik hem de stratejik açıdan önemli bir eşik olduğunu belirtiyor.<br><br>TEL AVİV DE HEDEFTE: FÜZE ŞEHİR MERKEZİNE DÜŞTÜ<br><br>Daily Mail’de yer alan habere göre İran’ın saldırıları yalnızca güney bölgeleriyle sınırlı kalmadı. Tel Aviv de doğrudan hedef alındı. Şehir merkezine düşen bir füzenin yaklaşık 100 kilogramlık savaş başlığı taşıdığı belirtildi.<br><br>Söz konusu füze, İsrail’in hava savunma sistemlerini aşarak şehirde bir sokağa isabet etti. Patlama sonucu çevredeki bir apartmanın pencereleri parçalanırken, bölgede yoğun duman yükseldi. Olayın ardından acil servis ekipleri bölgeye sevk edildi. Bu saldırı, İsrail’in en yoğun nüfuslu ve ekonomik açıdan kritik merkezlerinden birinin doğrudan hedef alınması nedeniyle büyük yankı uyandırdı.<br><br>KÖRFEZ ÜLKELERİNE DE FÜZELER DÜŞTÜ<br><br>Gerilim yalnızca İsrail ile sınırlı kalmayarak Körfez bölgesine de yayıldı. Kuveyt’te hava savunma sistemlerine ait şarapnel parçalarının elektrik hatlarına isabet etmesi sonucu birkaç saat süren kısmi elektrik kesintileri yaşandı.<br><br>Bahreyn’de ise füze alarm sirenleri devreye girdi. Halk arasında panik yaşanırken, yetkililer savunma sistemlerinin aktif hale getirildiğini duyurdu. Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ise petrol zengini Doğu Bölgesi’ni hedef alan 19 İran insansız hava aracının imha edildiğini açıkladı. Bu gelişme, enerji güvenliği açısından kritik öneme sahip bölgelerin doğrudan tehdit altında olduğunu ortaya koydu.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/iranin-fuze-stoku-1000e-mi-dustu-1774593841.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Uşak Belediye Başkanına gözaltı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/usak-belediye-baskanina-gozalti-706</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/usak-belediye-baskanina-gozalti-706</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında “Rüşvet”, “İrtikap” ve "İhaleye Fesat Karıştırma" suçlarından soruşturma başlatıldı. Aralarında Özkan Yalım’ın bulunduğu 11 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım hakkında “Rüşvet”, “İrtikap” ve "İhaleye Fesat Karıştırma" suçlarından soruşturma başlatıldı. Aralarında Özkan Yalım’ın bulunduğu 11 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında, Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım’ın arasında olduğu şüphelilere yönelik “Rüşvet”, “İrtikap” ve "İhaleye Fesat Karıştırma" suçlarından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Uşak, Ankara ve Kocaeli illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Yalım’ın arasında olduğu 11 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AİLE FERTLERİNE ORTAKLIK PAYI KARŞILIĞINDA İHALE İDDİASI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savcılığın yaptığı incelemeler sonucunda iddiaya göre; Uşak Belediyesi tarafından şirketlere verilen ihalelerde mükerrer faturalandırma yapılarak oluşan farkın rüşvet olarak alındığı, ihale konusu ile alakalı kurulacak yeni işletmelerde Belediye<br>Başkanı'nın aile fertlerine şirketten ortaklık payı verilmesi aksi halde ihalenin ilgili şirketlere verilmeyeceği yönünde baskı oluşturularak menfaat temin edildiği tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İDDİA: FUTBOL KULÜBÜNE BAĞIŞ ADI ALTINDA PARA TOPLADILAR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belediye başkan yardımcılarının Uşak Spora yardım/bağış adı altında şahsi hesaplarına yüksek miktarlarda para topladıkları, Belediye Başkanı Özkan Yalım'ın makamına bağış adı altında nakit şekilde paraların getirildiği ve makbuz düzenlenmeksizin özel kalem müdürüne teslim edilerek zimmete geçirildiği de belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belediye başkanı, yardımcıları ve belediyedeki üst düzey yöneticilerin geceleri eğlence mekanlarına giderek harcama yaptıkları ve bu harcamaların temsil/ ağırlama giderleri adı altında&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/lezizz/yemek-tarifleri/" target="_blank">yemek</a>&nbsp;faturası üzerinden belediye bütçesinden ödendiği de belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“MALLARINI ŞOFÖRÜNE DEVRETTİ, SEVGİLİSİNE KADRO VERDİ”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Özkan Yalım'ın yolsuz şekilde elde ettiği mallarına operasyonda el konulabileceği ihtimalini düşünerek üzerine kayıtlı mal varlığının tamamını 2025 yılı içerisinde şoförü olarak çalışan Cihan Aras’a devrettiği, Özkan Yalım’ın gönül ilişkisi bulunan A.A isimli kadına 2024 yılında yüksek maaşlı kadroda belediyede işe aldığı ancak A.A’nın fiilen belediyede görev yapmadığı da tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“10 ARACI ALAMAYINCA AVM’Yİ MÜHÜRLEDİ”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Özkan Yalım’ın kendisine ait olan Yalım Garden Tesislerinde fiilen çalışan personellerin belediye kadrosunda çalışan olarak gösterildiği ve sigorta primlerinin belediye üzerinden ödendiği, Özkan Yalım'ın iş insanı olan E.A’dan belediyeye 10 adet araç istediği ancak E.A'nın 3 adet araçtan fazla almayacağını iletmesi üzerine aynı hafta E.A'nın sahibi olduğu AVM'nin mevzuata uygun olmadığından bahisle mühürlendiği ve 65 milyon TL para cezası kesildiği de tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">HTS, BAZ VE MASAK DEĞERLENDİRMELERİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savcılık müşteki ve tanık beyanlarına konu isnatlar kapsamında ilgili kişiler arasında yoğun HTS (iletişim trafiği) ve ilgili tarihlere ilişkin ortak baz kayıtlarının bulunduğunu belirledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MASAK raporlarında şüphelilerin hesaplarında kaynağı tespit edilemeyen yüksek tutarlı para hareketlerinin/mal varlığı alımlarının, nakit para yatırma/çekme işlemlerinin, yurtdışı şirketler/şahıslar tarafından gönderilen yüksek tutarlı swift transferlerin bulunduğu belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şüphelilerin gerçekleştirmiş olduğu finansal işlemlerin hacim ve sıklığı ile mali ve mesleki profili arasında uyumsuzluk bulunduğu ve tüm bunların tanık ve müşteki beyanlarından elde edilen teknik ve mali verilerle uyumlu olduğu değerlendirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GÖZALTINA ALINAN BAZI İSİMLER<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/usak" target="_blank">Uşak</a>&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/belediye-baskani" target="_blank">Belediye Başkanı</a>&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/ozkan-yalim" target="_blank">Özkan Yalım</a>, Uşak Belediye Başkan Yardımcısı Halil Arslan, Uşak Belediyesi Muhasebe ve Finansman Müdürü Hüseyin Yaman, Uşak Belediyesi Özel Kalem Müdürü Hasan Doğukan Kurnaz, Uşak Belediyesi Makam Şoförü Murat Altınkaya, Uşak Belediyesi personeli / T.B.M.Meski Danışmanı Cihan Aras’ın arasında olduğu 11 kişi gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 27 Mar 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/usak-belediye-baskanina-gozalti-1774592837.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Teslimatlar hız kesmeden sürüyor</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/teslimatlar-hiz-kesmeden-suruyor-705</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/teslimatlar-hiz-kesmeden-suruyor-705</guid>
                <description><![CDATA[Türk savunma sanayisinin lider füze, roket ve mühimmat üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN Balistik Füzesi ve SOM Seyir Füzesi'nin seri üretim ve teslimatları planlanan şekilde devam ediyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Türk savunma sanayisinin lider füze, roket ve mühimmat üreticisi ROKETSAN tarafından geliştirilen TAYFUN Balistik Füzesi ve SOM Seyir Füzesi'nin seri üretim ve teslimatları planlanan şekilde devam ediyor.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN'ın NSosyal hesabından yapılan paylaşımda, "Üretimden teslimata, sahadaki gücümüz TAYFUN, SOM. Silahlı Kuvvetlerimizin caydırıcı gücü TAYFUN Balistik Füzemizin ve SOM Seyir Füzemizin seri üretim ve teslimatları planlandığı şekilde devam ediyor. Aziz milletimizin güven ve refahı için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz." ifadesine yer verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ROKETSAN Genel Müdürü Murat İkinci de mutlak caydırıcılığın sahada olduğunu belirterek, "Tasarımdan üretime, her aşamasında Türk mühendisliğinin imzasını taşıyan sistemlerimizin seri üretim ve teslimatlarını sürdürüyoruz." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TAYFUN füzesi, derinlikteki hedeflerde etki yaratacak, güvenilirlik seviyesi yüksek bir füze sistemi olarak geliştirildi. Atışa hazır hale gelme süresinin kısa olması ve ateş gücünün süratle kaydırılabilmesi, lojistik kolaylıklar ve harekat esnekliği sağlıyor. Bunun yanı sıra küresel konumlama sistemi karıştırmalarına karşı elektronik harp dayanımı da yüksek seviyede bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TAYFUN, SEYİR HIZI SAYESİNDE HAVA SAVUNMA SİSTEMİ TEHDİTLERİNDEN ETKİLENMİYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">TAYFUN, hipersonik seviyelere ulaşan seyir hızı sayesinde hava savunma sistemi tehditlerinden etkilenmiyor ve yüksek vuruş hassasiyetiyle istenmeyen hasar durumlarının önüne geçiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin en uzun menzilli ve milli imkanlarla üretilen balistik füzesi unvanını taşıyan TAYFUN, hava savunma füze sistemleri, yumuşak zırhlı ve zırhsız silah sistemleri, komuta kontrol merkezleri, askeri uçak hangarları, kritik askeri tesisler ve stratejik hedeflere karşı etkili oluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SOM ise muharebe sahası derinliklerinde yoğun bir şekilde korunan kara ve hareketli deniz hedeflerine karşı, hava savunma füze sistemlerinin menzili dışında, havadan karaya/satha kullanılan seyir füzesi olarak görev yapıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Menzili 250 kilometre olan, çeşitli harp başlıkları ve donanımlardan konfigürasyonları bulunan SOM, insanlı ve insansız hava platformlarıyla kullanılabiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SOM, sabit kara hedefleri, su üstü hedefler, stratejik hedefler, sığınaklar, hava savunma bataryaları ve gemilere karşı etkinlik sağlıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/teslimatlar-hiz-kesmeden-suruyor-1774507790.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savaşa hızlıca son vermek istiyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savasa-hizlica-son-vermek-istiyor-704</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savasa-hizlica-son-vermek-istiyor-704</guid>
                <description><![CDATA[ABD basınına konuşan yetkililer, ABD Başkanı Trump'ın İran'da uzun sürecek bir savaştan kaçınmak istediğini ve çatışmayı önümüzdeki haftalarda sona erdirmeyi umduğunu söyledi. Öte yandan Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini ancak bunu kamuoyuna açıklamaktan çekindiğini ileri sürdü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD basınına konuşan yetkililer, ABD Başkanı Trump'ın İran'da uzun sürecek bir savaştan kaçınmak istediğini ve çatışmayı önümüzdeki haftalarda sona erdirmeyi umduğunu söyledi. Öte yandan Trump, İran'ın anlaşma yapmak istediğini ancak bunu kamuoyuna açıklamaktan çekindiğini ileri sürdü.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Wall Street Journal'ın haberine göre, ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde yakın çevresine İran'da uzun sürecek bir savaştan kaçınmak istediğini ve çatışmayı önümüzdeki haftalarda sona erdirmeyi umduğunu söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD-İsrail İran Savaşı'nın birinci ayına yaklaşılırken Trump, özel görüşmelerinde danışmanlarına çatışmanın son aşamasına geldiğini düşündüğünü belirtti ve kamuoyuna açıkladı dört ila altı haftalık takvime bağlı kalınması gerektiğini vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuya yakın kaynaklara göre, Beyaz Saray yetkilileri, savaşın bu süre için sona ermesi beklentisiyle Mayıs ayında Pekin'de Çin lideri Xi Jinping ile bir görüşme ayarladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Siyasi danışmanlarıyla yaptığı görüşmelerde Trump'ın zaman zaman dikkatinin ara seçimlere, göçmenlik politikalarına ve seçmen uygunluğu kurallarını sıkılaştırmaya yönelik yasa çalışmalarına kaydığı belirtiliyor. Kaynaklara göre Trump, savaş sebebiyle diğer konulara odaklanmadığını ve bunu dikkatini dağıttığını da dile getirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump bu hafta, İran'ın enerji tesislerine saldırı tehdidini geri çekerek diplomatik çözüm arayışına yeniden açık olduğunu gösterdi. Arabulucular, Tahran ve Washington arasında ilk teklifleri iletirken, ABD'li yetkililer önümüzdeki günlerde yeni görüşmelere açık olduklarını ifade etti. Ancak aynı zamanda ABD, bölgeye ek asker göndererek İran üzerindeki baskıyı artırıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump'ın danışmanlarına sunduğu fikirlerden biri de, olası bir anlaşma kapsamında ABD'nin İran petrolüne erişim sağlaması oldu. Ancak bir yetkili, bu yönde somut bir planın henüz bulunmadığını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TRUMP: İRAN ÇEKİNİYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Öte yandan, Ulusal Cumhuriyetçi Kongre Komitesinin yıllık bağış toplama etkinliğinde yaptığı açıklamada İran'ın anlaşma yapmak istediğini ancak bunu kamuoyuna açıklamaktan çekindiğini ileri sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İranlıların müzakere ettiğini ve anlaşma yapmak istediğini savunan Trump, "Bunu söylemekten korkuyorlar. Çünkü, kendi halkları tarafından öldürüleceklerini düşünüyorlar. Ayrıca, bizim tarafımızdan öldürülmekten de korkuyorlar." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "savaş" yerine "askeri operasyon" kelimesini kullanacağını belirterek, "'Savaş' kelimesini sevmiyorlar. Çünkü bunu kullanmak için onay almanız gerekir. Bu yüzden 'askeri operasyon' diyeceğim. Aslında olan da bu. Buna, askeri yıkım denir." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yükselen enerji ve petrol fiyatlarına da değinen Trump, bunların operasyonun "kısa vadeli" etkileri olması nedeniyle kendisi için önemli olmadığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Yapmamız gereken şey kanseri ortadan kaldırmaktı. Kanseri kesip çıkarmak zorundaydık. Kanser, nükleer silaha sahip İran'dı ve biz onu kesip çıkardık. Şimdi de işini bitireceğiz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD'nin dünyanın en büyük ordusuna sahip olduğunu ve en iyi askeri teçhizatı ürettiğini söyleyen Trump, ABD güçlerinin İran'ın büyük çaplı bir füze saldırısını engellediğini öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Bir saldırıya uğradık. İran, bizim için çok önemli bir hedefe 100 füze fırlattı. Bazı nedenlerden dolayı bunun ne olduğunu size söylemeyeceğim. Saatte 2 bin mil hızla giden 100 füze, muazzam bir güce ve öneme sahip bu hedefe doğru geliyordu ve bize doğru gelen 100 füzenin tamamı anında vuruldu, havada imha edildi, denize düştü." diye konuştu.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/savasa-hizlica-son-vermek-istiyor-1774507446.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrailli vekil çocukların ölmesini savundu</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/israilli-vekil-cocuklarin-olmesini-savundu-703</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/israilli-vekil-cocuklarin-olmesini-savundu-703</guid>
                <description><![CDATA[İsrailli aşırı sağcı milletvekili Yitzhak Kroizer, İsrail ordusunun, geçen haftalarda işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinin güneyinde Tubas'a bağlı Tammun beldesinde 2'si çocuk 4 Filistinliyi öldürmesini, "Cenin'de masum çocuk yok" sözleriyle savundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İsrailli aşırı sağcı milletvekili Yitzhak Kroizer, İsrail ordusunun, geçen haftalarda işgal altındaki Batı Şeria'nın Cenin kentinin güneyinde Tubas'a bağlı Tammun beldesinde 2'si çocuk 4 Filistinliyi öldürmesini, "Cenin'de masum çocuk yok" sözleriyle savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">The Times of Israel'in haberine göre, İsrail Meclisi'nde konuşan aşırı sağcı vekil Kroizer, Filistinli bir aileden 2'si çocuk 4 kişinin İsrail ordusu tarafından öldürülmesine destek verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşgal altındaki Batı Şeria'da meydana gelen olayda, alışverişten dönen ailenin aracının İsrail askerleri tarafından hedef alınarak anne, baba ve 2 çocuğunun öldürülmesini savunan İsrailli vekil, "Her durumda İsrail askerlerinin arkasındayım, çocuklar ya da kadınlar yan hasar olsa da benim için önemi yok." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kroizer, "Cenin'de masum sivil yok. Cenin'de masum çocuk da yok." iddiasında bulunarak çocukların öldürülmesini destekleyen ifadeler kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail'in, işgal altındaki Batı Şeria'da Filistinlilerin toprakları gasbedilerek kurulan bazı yasa dışı Yahudi yerleşim yerlerinden 2006'da çekilmesini hatırlatan Kroizer, çekilme sırasında doğan çocukların bugün kendilerine karşı Gazze'de savaştığını ileri sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/israilli-vekil-cocuklarin-olmesini-savundu-1774506953.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;nin İran diplomasisi sürüyor</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiyenin-iran-diplomasisi-suruyor-702</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiyenin-iran-diplomasisi-suruyor-702</guid>
                <description><![CDATA[Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da İran diplomasisi çerçevesinde Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov, Çin Dışişleri bakanı Wang Yi ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile görüştü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">‘İRAN Savaşı’nın sona erdirilmesi amacıyla Türkiye’nin yürüttüğü diplomasi trafiği sürüyor. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, önceki gün Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed El Sani ile telefonda görüştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nda yaşanan helikopter kazası nedeniyle Katar Emiri’ne başsağlığı diledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İletişim Başkanlığı açıklamasına göre, Katar Emiri de aynı kaza sebebiyle Cumhurbaşkanı Erdoğan’a başsağlığı dileklerini sundu. Katar Emiri El Sani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bölgedeki savaşı durdurmak için gösterdiği çabalar için teşekkür etti. El Sani görüşmede, iki ülkenin ekiplerinin sürekli diyalog halinde kalacağını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da İran diplomasisi çerçevesinde Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman El Sani, Özbekistan Dışişleri Bakanı Bahtiyor Saidov, Çin Dışişleri bakanı Wang Yi ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile görüştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Görüşmelerde bölgedeki son gelişmeler ele alındı; savaşın bir an önce sona erdirilmesi gerektiği vurgulandı ve bu doğrultuda yürütülen çalışmalar değerlendirildi. Diğer yandan Bakan Fidan dün bir kez daha son durumu ele almak için&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>&nbsp;Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile telefonda görüştü.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 09:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/turkiyenin-iran-diplomasisi-suruyor-1774506681.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tapu kayıtlarını sorgulamamı istediler</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tapu-kayitlarini-sorgulamami-istediler-701</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tapu-kayitlarini-sorgulamami-istediler-701</guid>
                <description><![CDATA[İfadesinde Özgür Özel'in neden daha fazla sayı verdiğini bilmediğini, kendisinin sadece 4 kayıt gördüğünü söyleyen Akdağ, Özgür Özel'e 8 kez Whatsapp üzerinden cevapsız çağrı bırakan Ayşegül Erdağ Kocadabak'ın kendisini yönlendirdiğini ve bilgileri elde edince kendisine 300 bin lira para vermeyi teklif ettiğini anlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Antalya'nın Kaş ilçesinde görevli tapu teknikeri Diyar Akdağ, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in tapu kayıtlarını usule aykırı bir şekilde sorguladı. SABAH, tutuklanarak cezaevine gönderilen Akdağ'ın savcılık ifadesine ulaştı.<br>İfadesinde Özgür Özel'in neden daha fazla sayı verdiğini bilmediğini, kendisinin sadece 4 kayıt gördüğünü söyleyen Akdağ, Özgür Özel'e 8 kez Whatsapp üzerinden cevapsız çağrı bırakan Ayşegül Erdağ Kocadabak'ın kendisini yönlendirdiğini ve bilgileri elde edince kendisine 300 bin lira para vermeyi teklif ettiğini anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/antalya" target="_blank">Antalya</a>'nın&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/kas" target="_blank">Kaş</a>&nbsp;ilçesinde Tapu Kadastro Teknikeri olarak görev yapan Diyar Akdağ hakkında başlatılan soruşturma yeni gelişmelerle derinleşti. Kaş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü dosyada, sosyal medya üzerinden kurulan iletişim ağı ve usulsüz sorgulamalar mercek altına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>7 KEZ SORGULAMA YAPTI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma dosyasına giren bilgilere göre Diyar Akdağ'ın, Adalet Bakanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/akin-gurlek" target="_blank">Akın Gürlek</a>'e ait tapu kayıtlarını 13, 20 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde toplam 7 kez sorguladığı tespit edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TUTUKLANARAK CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek'in tapu kayıtlarını sorguladığı belirlenen Kaş Tapu Müdürlüğünde görevli Diyar Akdağ Kaş Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla jandarma tarafından gözaltına alındı. İlçe Jandarma Komutanlığında işlemleri tamamlanan şüpheli, Kaş Adliyesi'ne sevk edildi. Savcılıktaki işlemlerinin ardından sulh ceza hakimliğine çıkarılan zanlı tutuklandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"BENDEN TAPU KAYITLARINI SORGULAMAMI İSTEDİ"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SABAH, tutuklanan Tapu teknikeri Diyar Akdağ'ın savcılık ifadesine ulaştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İfadesinde, Ocak ayı içerisinde "Tinder" uygulaması üzerinde tanıştığı Ayşegül Erdağ Kocadabak'ile tanıştığını ve instagram uygulaması üzerinden konuşmaya devam ettiğini anlatan Akdağ, "Telefon numarasını aldım. yüz yüze gelmedim. Sohbetimiz ilerlerken Ayşegül benden Adalet Bakanımız Akın Gürlek'in tapu kayıtlarını sorgulamamı istedi. Bizim sistemlerimizde tüm şahısların sorgulamasını yapabiliyoruz. Bu teklifi önce reddettim. Ayşegül, Akın Gürlek ile alakalı iftiralarda bulundu. Benden ısrarla sorgulama yapmamı istedi. Sohbetimizin bitmemesi adına almış olduğum antidepresan ilaçlarınında etkisi ile sorgulamayı gerçekleştirdim. Akın Gürlek'e ait T.C. Kimlik numarasını yine tapu sisteminden buldum" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"ÖZGÜR ÖZEL NEDEN FAZLA TAPU VAR DEDİ BİLMİYORUM, BEN 4 TANE BULDUM"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayşegül'ün ısrarları üzerine sorgulama yaptığını itiraf eden Akdağ sorgusunda, "Sadece 4 adet taşınmaz olduğunu gördüm. Bu taşınmazların şu anda nerelerde olduğunu Ben hatırlamıyorum. sadece CHP genel başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ozgur-ozel" target="_blank">Özgür Özel</a>'in neden daha fazla sayı verdiğini bilmiyorum. 4 tane kayıt gördüm. Sorgulamaları el konulan kendi bilgisayarımdan gerçekleştirdim. Log kayıtları doğrudur" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"AYŞEGÜL BANA 300 BİN LİRA PARA TEKLİF ETTİ"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayşegül Erdağ Kocadabak'ın kendisine İstanbul'da noterlik yaptığını söylediğini anlatan Akdağ ifadesinde, İrtibata geçtim. Taşınmazların cinsini, yüz ölçümünü ve nerede olduklarını Ayşegül'e sözlü olarak bildirdim. Bu bilgileri verdikten sonra beni İstanbul ili Beşiktaş ilçesine çağırmıştı ancak ben İstanbul'a gitmedim. Istanbul'a gidersem benimle yüz yüze görüşeceğini söyledi. Ayşegül beni yönlendirerek bu şekilde bilgileri elde edince bana 300 bin lira para vermeyi teklif etti. Ben bu teklifi kabul etmedim. Kesinlikle maddi bir menfaat temin etmedim" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BENİM SİYASİ PARTİ ÜYELİĞİM OLMADI: BABAM CHP ÜYESİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İfadesinin sonunda pişman olduğunu belirten Akdağ, "Benim hiçbir zaman siyasi parti üyeliğim olmadı. Babamın ise Cumhuriyet Halk Partisine üyeliği vardır, annemin ise herhangi bir üyeliği yoktur" diyerek serbest bırakılmak istediğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BABASI KUMAR BORÇLARINI EMEKLİ İKRAMİYESİ İLE KAPATTI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müvekkili Diyar Akdağ'ın ifadesine aynen katıldığını beyan eden Avukat Engin Yalçın ise Akdağ'ın şans oyunları sebebiyle borca battığını, Babası Dursun Akdağ'ın emekli ikramiyesi ile bu borçlarını kapattığını belirterek, "Kendisinin şans oyunları bağımlılığı sebebiyle ailesi tarafından sürekli kontrol altındaydı. Şans oyunu oynamaması için babası Diyar'a ait telefon hatlarını kapattırdı. Dursun Akdağ sırf oğlunun bu kötü alışkanlığını bırakması için sık sık Kaş ilçesine gelmekteydi. Diyar'a bir nevi sahip çıkıyordu" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İRTİBAT AĞININ MERKEZİ AYŞEGÜL ERDAĞ KOCADABAK</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dosyada yer alan en dikkat çekici detaylardan biri ise iletişim kayıtları olmuştu. Yapılan incelemelerde, Ayşegül Erdağ Kocadabak'a ait telefon hattından 28 Şubat ile 3 Mart 2026 tarihleri arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e toplam 8 kez cevapsız çağrı bırakıldığı ortaya çıkmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 13:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/tapu-kayitlarini-sorgulamami-istediler-1774434003.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savaş bölgesine bağımlılığımız en düşük seviyede</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savas-bolgesine-bagimliligimiz-en-dusuk-seviyede-700</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savas-bolgesine-bagimliligimiz-en-dusuk-seviyede-700</guid>
                <description><![CDATA[Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Nisan ayında doğal gaz ve elektrikte değerlendirme yapabiliriz" dedi. Bakan Bayraktar "Savaş bölgesine bağımlılığımız en düşük seviyede" ifadesini kullanarak "Enerji arz güvenliğimizde sıkıntı yok" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Orta Doğu'da yaşanan gelişmeler nedeniyle enerji fiyatlarındaki hareketlilik sonrası elektrik ve doğal gaza zam yapılıp yapılmayacağı gündeme gelmişti. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Nisan ayında doğal gaz ve elektrikte değerlendirme yapabiliriz" dedi. Bakan Bayraktar "Savaş bölgesine bağımlılığımız en düşük seviyede" ifadesini kullanarak "Enerji arz güvenliğimizde sıkıntı yok" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/alparslan-bayraktar" target="_blank">Alparslan Bayraktar</a>,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/anadolu-ajansi" target="_blank">Anadolu Ajansı</a>&nbsp;Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Bayraktar'ın açıklamalarından öne çıkanlar:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ORTA DOĞU VE KÜRESEL KRİZ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Orta Doğu'da yaşananlarla birlikte yaşanan krizi iyi anlamak lazım. Yaşadığımız gerilim, savaş küresel etkileri olan çok büyük bir kriz. Dünya birçok krizden geçti. Pandemi, Rusya-Ukrayna savaşı gibi olaylar yaşandı. Ama bu kriz bunlardan daha büyük ve uzun sürerse etkileri daha büyük olabilir. O potansiyeli içinde barındırıyor. Umarım kısa sürede sona erer ve etkileri az olur. Yıl sonuna kadar sürmesi bütün küresel ekonomiyi etkileyecek boyuta dönebilir. İşin merkezinde enerji var. Dünya ekonomisini küresel ölçekte etkileyebilir. Enerji arz güvenliği anlamında bir sorun görünmüyor. Çeşitlendirme politikalarımız bizi güvenli limanda tutuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Petrol satan ülkeler pandemide bir talep eksikliği yaşamıştı. Şimdiki sorun talep tarafında bir sorun yok ama arz sorunu var. Petrolün veya enerjinin güzergahında bir sıkıntı yaşanıyor. Hürmüz Boğazı nedeniyle yüzde 20'lik bir petrol akışı sekteye uğradı. Bizim bu bölgeye bağlılığımız en düşük seviyede. Toplam tedariğimizin yüzde 10'u bu bölgeden. Yani yönetilebilir seviyede.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TEDARİK VE FİNANSAL ETKİLER<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ürün tedarik edemediğinizde tüketimi azaltmanız lazım. Bunun ciddi bir finansal etkisi var. Bu nedenle eşel mobil uygulamasını devreye aldık. ÖTV şu anda sıfır olarak uygulanıyor. Devlet finansal tedbirini aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu krizden sonra ne olacak sorusu aklıma geliyor. Yeni bir enerji mimarisi veya yeni bir sayfa açılacak. Bizim için fırsatlar ne olabilir diye düşünüyoruz. Irak Petrol Boru Hattı burada önemli. Kerkük petrolünü Kırıkkale'ye götürecek bir hat. Türkiye olarak 50 yıldır faal tuttuğumuz bir hat. Kapasitesi günlük 1,5 milyon varil. Bir tahkim durumu var. Bu sorunu dostane çözmek gerekiyor. Herkesin kazanacağı bir yol bulmalıyız. Irak'ın 3,5 milyon varillik ihracatı var ve durmuş durumda. Hürmüz Boğazı nedeniyle. 1,5 milyon varillik ihracatı farkı bir rota ile gerçekleştirmek istiyoruz. Bunun Irak'a, Türkiye'ye ve dünyaya faydası var. Bu kriz yeni projelerin hayata geçirilmesine olanak sağlayacağını düşünüyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Katar'daki LNG için farklı bir hat düşünülebilir. Bunu gündeme getiriyoruz. Hazar geçişli bir Türkmen gazı boru hattını gündeme getirdik. Türkmenistan İran'a veriyordu, biz de İran'dan alıyorduk. Bu boru hattı ciddi bir şekilde masada olmalı. Suriye'deki petrol sahalarının Türkiye'deki boru hatlarına bağlanması söz konusu. Bunu dile getirdik muhataplarımıza. Bu tezlerimizi yıllardır söylüyoruz. Karar alma süreçlerine bu kriz olumlu etkileyecektir umarım.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ELEKTRİK VE DOĞAL GAZA ZAM GELECEK Mİ?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'de son 5-6 yıldır bir destek programımız var. Fiyat düzenlemelerinde de küresel gelişmelere bakıyoruz. Bizim elimizde olan bir şey değil. Gaz ve petrol piyasalarına bakıyoruz. Petrolün varil fiyatındaki 1 dolarlık artışın Türkiye'ye maliyeti 400 milyon&nbsp;<a href="https://bigpara.hurriyet.com.tr/doviz/dolar/" target="_blank">dolar</a>. Bir anda 60 dolarlardan 100 dolarlara geldi. Şu anda doğal gaz ve elektrikte 2026 için 305 milyar liralık bir destek hazırladık. Şu anda son gelişmelerle krizin yıl sonuna kadar sürmesi dahilinde bu rakam 925 milyar liraya çıkacak. Ek maliyet ortaya çıkacak. Bunun ne kadarı vatandaşa yansıtılacağı konuşuluyor. Biz desteklerimize devam edeceğiz. 620 milyarlık bir para bulmamız lazım. Bu veriler ışığında Nisan ayında bir değerlendirme yapacağız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ortalama tüketimlerin yüzde 75'inden fazlasını tüketenleri destek gruplarından çıkarmayı düşünüyoruz. Bu abonelerimizin yüzde 15'ini etkileyecek bir durum. Nisan ayında buna başlayabiliriz. Kışı geçirmek istiyorduk. Nisan’da tüketimler düşecek. Tüketim bazlı bir çalışma olacak. Tüketimi fazla ama gelir seviyesi düşük olanlar ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımıza başvuru yapabilirler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">RUSYA VE LNG TEDARİĞİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2020 yılında hayata geçti ama biz bunun imzalarını 2016 yılında attık. Bizim Rusya'dan gaz aldığımız iki hat var. TürkAkım ilk olarak 2016 yılında gündeme geldi. Rusya'dan gazı Karadeniz'in altından doğrudan almaya başladık. Herhangi bir ülkeye bağımlılığımızı ortadan kaldırdık.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mevcut gazlaştırma tesislerimizin sayısını artırdık. LNG'de de Kuzey Amerika'daki ticaretin arttığını gördük ve geçtiğimiz sene yaptığımız anlaşmalar oldu. Bizi bu konuda eleştirdiler ama ne kadar doğru bir adım attığımız ortaya çıktı. Doğal gaz tedariği için çeşitlendirmeler yaptık.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bizim Kızılelmamız Türkiye'yi enerjide bağımsız kılmak. Bizim içeride ve dışarıda yapacağımız işler var. Yarın sabah Abdülhamit gemimizle yeni bir sondaja başlıyoruz. Nisan ayının 10'unda Çağrı Bey Somali'de faaliyete geçecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, ihtiyacının yüzde 15'ini üretir durumda petrolde. Libya'da iki saha aldık. Somali'de aramalar olacak. Büyük enerji firmaları ile anlaşmalar yaptık. Potansiyel sahaları değerlendirerek ortaklıklar kuruyoruz. 2026 bizim için önemli bir yıl olacak. TPAO'nun yurtdışında etkin rol oynayacağı bir yıl olacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Katar LNG tesislerinin vurulması ve geri dönüşün birkaç yıl alacağı konuşuluyor. Bu süreç uzarsa geri dönüş süresi de uzar. Belirsizlikler devam eder. Yeni enerji mimarisi için ülkeler daha istekli olur diye düşünüyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ENERJİ PLANLARI VE ELEKTRİK ÇAĞI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu yıl itibariyle enerjide yaptığımız planların revizyon yılı. Şimdi bir yapay zeka çağından bahsediyoruz. Bunu henüz kamuoyu ile paylaşmadık. Biz önümüzdeki çağı elektrik çağı olarak görüyoruz. Elektrikli araç sayısının Türkiye'de 6 milyona ulaşacağını düşünüyoruz. Bizim bunun için çeşitli kaynaklara ihtiyacımız var. Bu yıl COP yılı. Belki Sayın Cumhurbaşkanımız yeni vizyonlar açıklar. Nükleer enerjide atılımlar yapıyoruz. Petrol ve doğal gazda üretimini artıran bir Türkiye var. Ama işin merkezinde elektrik var. Elektrik iletim altyapısına ciddi yatırımlar yapacağız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ceyhan merkezli petrol ve petrol ürünleri depolama alanı hamlemiz var. 600 bin varil Bakü-Tiflis-Ceyhan hattından petrol geliyor. 2,5 milyon varilin Ceyhan'a geldiğini düşünün. Doğal gaz depolarımızın yüzde 70'i dolu. Bunları doldurma gayreti içindeyiz. Bu anlamda bir sıkıntımız yok. Bunun için 5 milyar dolara ihtiyacımız var. Bu anlamda bir sıkıntımız görünmüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NÜKLEER&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/enerji" target="_blank">ENERJİ</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bütün gayretimiz Akkuyu'da ilk elektrik üretimini yapmak. Bu yıl nükleerin 70'inci yılı. Bu yıla üretim yakışır. 29 Ekim'e ulaşır mı bilemiyorum ama bu yıl üretim yapmak istiyoruz. Geçtiğimiz 50 yıl nükleeri ıskaladığımız bir dönem. İnşaat oranı yüzde 95'e ulaşmış durumda. CHP Genel Başkanı Akkuyu durdurulmalı diye açıklama yapıyor. Buna engel olan zihniyet bu. Nükleer santral güneş enerjisi santrali gibi değil. 24 Kasım 2015'te Rusya ile bir siyasi kriz yaşadık. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Putin ciddi bir irade ortaya koydu. 2018 yılında başlayan bir inşaat süreci var. Bu dönemde pandemiyi atlattık. Ukrayna-Rusya savaşı bu süreci etkiledi. 6 Şubat depremleri etkiledi. Bu süreçte doğrudan ve dolaylı ambargolara maruz kaldık. Almanya'daki tedarikçinin parayı almasına rağmen parçayı göndermemesini gördük. Ama sonuna geldik. Yeni bir nükleer çağ başlıyor. Bizim son dönemde yaptığımız görüşmelere baktığınızda Güney Kore ile temas halindeyiz. Yeni nükleer çağda küçük modüler reaktörler etkin olacak. Biz de bunun için gerekli adımları atıyoruz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN GAZI VE GELECEK PROJELER<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran gazı hakkında ne kadar az konuşsak o kadar iyi. Bizim enerjide herhangi bir sorunumuz yok. Biz bunu nasıl yapıyoruz bu bizim mutfağımız. İran gazında herhangi bir kesinti yok. Nükleer modüler reaktörler için hukuki çalışmalar yapılıyor. 2030'ları bulacağını düşünüyoruz. 70 yıldır neden olmadı denilebilir. 2-3 yılda bir değişen hükümetler vardı. Bu tarz projelerin hayata geçmesi için siyasi istikrarda önemli. Çok açık söyleyeyim 15 Temmuz Darbesi başarılı olsaydı Akkuyu'nun devam etme imkanı yoktu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/savas-bolgesine-bagimliligimiz-en-dusuk-seviyede-1774429528.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bu savaşı galiba kazandık</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bu-savasi-galiba-kazandik-699</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bu-savasi-galiba-kazandik-699</guid>
                <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakere yürüttüklerini ifade ederken, "Doğru insanlarla konuşuyoruz. O kadar çok anlaşma yapmak istiyorlar ki, ne kadar çok istediklerini tahmin bile edemezsiniz." diye konuştu. Trump ayrıca, "Bu savaşı kazandık, bu savaş kazanıldı." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakere yürüttüklerini ifade ederken, "Doğru insanlarla konuşuyoruz. O kadar çok anlaşma yapmak istiyorlar ki, ne kadar çok istediklerini tahmin bile edemezsiniz." diye konuştu. Trump ayrıca, "Bu savaşı kazandık, bu savaş kazanıldı." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran ile müzakere yürüttüklerini ifade ederken, "Doğru insanlarla konuşuyoruz. O kadar çok anlaşma yapmak istiyorlar ki, ne kadar çok istediklerini tahmin bile edemezsiniz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump ayrıca, "Şu an itibarıyla İran'la görüşmeler yürütüyoruz. Bunu Marco, JD Vance ve diğer kişilerle birlikte yapıyorlar. Karşı taraf bir anlaşma yapmak istiyor. Kim istemez ki. Donanmaları, hava kuvvetleri hepsi gitti." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın nükleer silaha sahip olmamayı kabul ettiğini belirten Trump, "Gerçekten de rejim değişikliği yaşadık. Bu bir rejim değişikliği çünkü liderlerin hepsi başlangıçtakilerden çok farklı." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kendisine İran tarafından bir 'hediye' ulaştığını belirten Trump şu ifadeleri kullandı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bir anlaşma yapacaklar. Dün gerçekten inanılmaz bir şey yaptılar. Bize bir hediye verdiler ve hediye bugün geldi. Çok büyük ve muazzam değere sahip. Size hediyenin ne olduğunu söylemeyeceğim ama çok önemli bir ödüldü."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"BU SAVAŞI KAZANDIK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Savaşa ilişkin konuşan Trump, "Sanırım bunu bitireceğiz. Size kesin olarak söyleyemem. Bu savaşı galiba kazandık, bu savaş kazanıldı." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, İran'ın USS Abraham Lincoln uçak gemisini 100 füze ile hedef aldığını ve hepsinin düşürüldüğünü dile getirdi. Trump ayrıca, "Onların deyimiyle savaştayız. Onlar buna savaş diyor, ben ise çok başarılı bir askeri operasyon diyorum." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Selman'ın kendisini İran'la ilgili teşvik edip etmediğine ilişkin soruya yanıt veren Trump, "O bir savaşçı, bizimle birlikte mücadele etti. Suudi Arabistan harika. Birleşik Arap Emirlikleri harika. Katar, inanılmaz." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, "Bence Körfez müttefiklerimiz oldukça iyiydi. Birleşik Arap Emirlikleri çok sert vuruldu. 1400 roketle vuruldu. Patriot füzelerimizle hepsini havada vurdu." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bu-savasi-galiba-kazandik-1774422857.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye’yi İran ile karşılaştıranlar cahildir</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiyeyi-iran-ile-karsilastiranlar-cahildir-698</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiyeyi-iran-ile-karsilastiranlar-cahildir-698</guid>
                <description><![CDATA[Türkiye Yemen’i parçalamadı, Suriyelileri öldürmedi, Irak’ta çeteler yaymadı, Lübnan’ı bölmedi, Mekke’ye füze atmadı. 
Türkiye Suriye’nin birliğini, Arapların birliğini ve Körfez’in gücünü destekledi, Katar’ın işgalini ve Suudi Arabistan’ın yıkımını önledi, Sudan’ın parçalanmasını engelledi, Libya’yı birleştirmeye çalıştı, Somali’yi savundu ve nihayet Mısır’a gitti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>Abdullah Assahem’den Arap coğrafyasına Türkiye analizi…</strong></span></p><p class="MsoNormal">Türkiye’yi İran ile karşılaştıranlar cahildir.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye Yemen’i parçalamadı, Suriyelileri öldürmedi, Irak’ta çeteler yaymadı, Lübnan’ı bölmedi, Mekke’ye füze atmadı.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye Suriye’nin birliğini, Arapların birliğini ve Körfez’in gücünü destekledi, Katar’ın işgalini ve Suudi Arabistan’ın yıkımını önledi, Sudan’ın parçalanmasını engelledi, Libya’yı birleştirmeye çalıştı, Somali’yi savundu ve nihayet Mısır’a gitti.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’nin Cumhurbaşkanı açıkça söyledi: “Biz Arap devletlerinin gücü ve birliği yanındayız.”&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, Karabağ’ı geri almak için Azerbaycan’ı Ermenistan’a karşı destekledi, hatta İran’da Türkiye, İran’ın parçalanmasına ve bölünmesine karşı durdu ve Amerika’ya net sözlerle dedi ki: “İran’ın bölünmesini kabul etmiyoruz.” Türk ruhu Osmanlı İmparatorluğu’nu hatırlatan, İslami ve yükselişçi bir ruhtur.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Arap Baharı geldiğinde halkları destekledi, Tunus’tan Mısır’a kadar tüm seçilmiş hükümetlerin yanında durdu, Arap Körfezi ülkelerini halk iradesine karşı tutumlarından dolayı boykot etti ve Körfez’in öfkesinden dolayı milyarlarca dolar kaybetti.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, Katar’ın vurulmasından sonra yapılan son İslam Zirvesi’nde şöyle dedi: “Ey Araplar, Amerikan cephaneliği nedeniyle İsrail’e karşı duramazsınız… Gelin, onu ekonomik olarak boykot edelim. Biz Türkiye’de İsrail’i boykot etmekten 10 milyar dolar kaybettik, ama Gazze’nin çocukları uğruna bunu yapıyoruz…&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gelin, sivil uçakların hava sahamızdan geçmesini engelleyelim… Biz Türkiye’de işgalciye ait gemilerin bile geçişini engelledik…” Ama Araplar bunu reddetti.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, Araplara ve İran’a benzemez; Yusuf Peygamber’e benzer, kardeşleri onu öldürmek isterken onlar için güvenilir bir öğüt verendir. Şimdi Türkiye Araplara diyor ki: “İnşallah Türkiye’ye güvenle gelin, silah ne isterseniz alın, biz kıyamete kadar yeryüzündeki tüm sapkınlara karşı sizin yanınızdayız!”<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/turkiyeyi-iran-ile-karsilastiranlar-cahildir-1774422334.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Yunanistan gerildi</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yunanistan-gerildi-697</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/yunanistan-gerildi-697</guid>
                <description><![CDATA[İsrail’in “Demir Kubbe” hava savunma sisteminin İran füzeleri karşısında son dönemde yetersiz kalması, benzer sistemleri Tel Aviv’den tedarik etmeye hazırlanan Yunanistan’ı gerdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İsrail’in “Demir Kubbe” hava savunma sisteminin İran füzeleri karşısında son dönemde yetersiz kalması, benzer sistemleri Tel Aviv’den tedarik etmeye hazırlanan Yunanistan’ı gerdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yunan basını, İsrail’den 3 milyar Euro’ya alınması planlanan ve Türkiye’ye karşı Ege’de konumlandırılması öngörülen “Aşil Kalkanı” projesini “pahalı” ve “etkinliği tartışmalı” olarak değerlendirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yapılan yorumlarda, “Ortadoğu’daki savaş deneyimi bu sistemlerin sınırlarını ortaya koydu. Hizbullah dahi kısa menzilli füzelerle sistemi aşarak&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;şehirlerinde hasar oluşturdu” ifadelerine yer verildi. Bazı analizlerde ise “<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/demir-kubbe" target="_blank">Demir Kubbe</a>’nin başarısızlığı düşündürücü” denilerek, İran füzelerine karşı zincirleme teknik hatalara dikkat çekildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan “Aşil Kalkanı”nın da içinde yer aldığı 5 milyar&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/euro" target="_blank">Euro</a>’luk savunma paketinin onay süreci Yunan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin de yeşil ışık yakmasıyla tamamlandı. Beş katmanlı sistemin bir yıl içinde devreye alınması hedefleniyor.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/yunanistan-gerildi-1774421739.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ünlülere yeni operasyon</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/unlulere-yeni-operasyon-696</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/unlulere-yeni-operasyon-696</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü ünlülere yönelik 'uyuşturucu' soruşturması kapsamında; eski Beşiktaş Başkanı Fikret Orman ve eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas, İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü ünlülere yönelik 'uyuşturucu' soruşturması kapsamında 16 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Aralarında eski Beşiktaş Başkanı ve iş insanı Fikret Orman ile eski Galatasaray Başkanı Burak Elmas'ın da olduğu 14 kişi gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında iş insanı Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, oyuncu Hande Erçel, model Didem Soydan ve sunucu Güzide Duran'ın da aralarında bulunduğu 16 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Eş zamanlı düzenlenen operasyonda ise 14 şüpheli gözaltına alınırken, 2 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldığı bildirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">'16 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON'<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturmaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan açıklama yapıldı. Açıklamada, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında; Toplumun genel ahlakının ve toplum yapısı ile aile düzeninin korunması amacıyla ilgililer hakkında soruşturma başlatılmıştır. Yapılan çalışmalar, toplanan deliller hep birlikte değerlendirildiğinde, kullanmak için uyuşturucu madde bulunduran veya uyuşturucu kullanılmasını kolaylaştıran toplam 16 şüpheli hakkında gözaltı talimatı verilmiştir. Soruşturmaya konu olay ile alakalı olarak İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Ekiplerince şüphelilerin yakalanması için 16 adreste eş zamanlı operasyon yapılmış olup, 14 şüpheli gözaltına alınmıştır. 2 şüpheli hakkında ise yakalama kararı çıkarılmıştır. Soruşturma tüm yönleriyle ve titizlikle sürdürülmektedir" ifadeleri yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GÖZALTINA ALINAN İSİMLER<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/gozalti" target="_blank">gözaltı</a>&nbsp;kararı verilen isimler ise şöyle:&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/fikret-orman" target="_blank">Fikret Orman</a>, Güzüde Aksoy(Güzide Duran), Hakan Sabancı, Kerim Sabancı, Hande Erçel, Burak Elmas, Sezgin Köysüren, Ferhat Aydın, Lütfiye Tuğçe Özbudak, Koray Serenli, Onur Bükçü, İsmail Behram Perinçekli, Kaan Mellart, Didem Soydan, Onur Talay, Mustafa Tari.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:43:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/unlulere-yeni-operasyon-1774421176.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Savaş yönetilebilir olmaktan çıkıyor</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savas-yonetilebilir-olmaktan-cikiyor-695</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/savas-yonetilebilir-olmaktan-cikiyor-695</guid>
                <description><![CDATA[Ateşkes; bir merhamet değil, kalıcı bir barış arayışı değil, bir zorunluluk gereği ortaya çıktı.
Savaşta ateşkes; yeniden yığınak,
yeniden hizalanma,
yeniden karar ve eylem biçimlendirmesidir.
Unutulmamalı: Ateşkesler savaşları bitirmez.
Savaşları bir üst faza taşır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>Abdullah Ağar'ın 24.03.2026 tarihli makalesi…</strong></span></p><p class="MsoNormal">İran-ABD/İsrail savaşı son evrede sınırlarını zorladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ateşkes ise bir “barış arayışı” değil, kontrolü kaybetmeme refleksidir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın kiminle görüştüğü önemsiz. Çünkü sahada konuşan artık liderler değil, kontrol eşiğini aşan savaştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Düşen F-35, F-16 iddiaları, uzun menzil balistik erişimler, enerji baskısı, kontrolsüz reaksiyon riski…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hepsi aynı şeyi söylüyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu savaş artık yönetilebilir olmaktan çıkıyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ve tam bu noktada ateşkes; bir merhamet değil, kalıcı bir barış arayışı değil, bir zorunluluk gereği ortaya çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşta ateşkes; yeniden yığınak,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">yeniden hizalanma,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">yeniden karar ve eylem biçimlendirmesidir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Unutulmamalı: Ateşkesler savaşları bitirmez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşları bir üst faza taşır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">///<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran-İsrail/ABD Savaşına Dair Bir Durum Okuması…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın Geldiği Nokta…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kontrolsüz Kaosun Eşiği…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ve Trump’ın Ateşkes Manevrası…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Donald Trump, İranlı bir karar vericiyle görüştüğünü, birçok maddede uzlaşı sağlandığını ve 5 günlük ateşkes ilan edildiğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran tarafı ise bunu yalanladı ve Trump’ın süreci manipüle etmeye çalıştığını ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama gerçek şu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın İranlı bir karar vericiyle mi, yoksa bir onbaşıyla mı görüştüğünün önemi yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çünkü savaş ateşkes istedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çünkü ateşkes;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Bir fırsattır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Zaman kazandırır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Dağılmışı toparlama imkânı sağlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Yığınak ve hat düzenlemeye imkân verir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Nefes aldırır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Planları günceller.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Belirsizlikleri ortadan kaldırma fırsatı sunar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Müttefik ilişkilerini ve eşgüdümü yeniden düzenler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Zafiyetleri giderme imkanı sunar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın ürettiği belirsizlikler artık kritik eşiği aşmış durumda:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Bir F-35’in İran hava savunması (Bavar-373, Majid) tarafından vurulmuş olması ve gizde kalan diğer iddialar,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- 4.000 km ötedeki Diego Garcia’na balistik erişim,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Başta İran, savaşa angaje devletlerin “kontrolsüz refleks” üretme riski,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Enerji krizinin savaşın yönünü doğrudan etkilemesi,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Savaşın yan etkilerinin ABD-İsrail ikilisini ve müttefikleri baskılaması ve baskılanan müttefiklerin ABD ve İsrail’i baskılamaya başlaması,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- İran’ın İsrail’de nükleer tesislere yakın hedefleri vurması.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bütün bunlar bize şunu gösteriyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Artık gerilimin arttığı bu fazda;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Kontrollü tepkiler, kontrolsüz tepkilere,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Kontrollü kaos, kontrolsüz kaosa,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Kontrollü tepkiler, kontrolsüz tepkilere,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Kontrollü belirsizlik, kontrolsüz belirsizliğe,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Kontrollü korkular, kontrolsüz korkulara,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">- Kontrollü algılar, kontrolsüz algılara dönüşme eğiliminde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşte bu nedenlerle ABD stratejik aklı ve Trump, savaşı yeniden yönetilebilir bir çerçeveye çekmek için<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“geçici ateşkes” kartını masaya sürdü.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Mar 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/savas-yonetilebilir-olmaktan-cikiyor-1774420763.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrol fiyatları 200 doların üstüne çıkabilir</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/petrol-fiyatlari-200-dolarin-ustune-cikabilir-694</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/petrol-fiyatlari-200-dolarin-ustune-cikabilir-694</guid>
                <description><![CDATA[Çinli akademisyen Jiang Xueqin, İran’la yaşanan çatışmanın kısa sürede sona ermeyeceğini, aksine uzun soluklu bir yıpratma savaşına dönüşeceğini öne sürdü. Xueqin’e göre bu süreçte petrol fiyatları varil başına 200 doların üzerine çıkabilir; bu da küresel ölçekte ciddi bir enerji daralmasına ve gıda krizine yol açabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Çinli akademisyen Jiang Xueqin, İran’la yaşanan çatışmanın kısa sürede sona ermeyeceğini, aksine uzun soluklu bir yıpratma savaşına dönüşeceğini öne sürdü. Xueqin’e göre bu süreçte petrol fiyatları varil başına 200 doların üzerine çıkabilir; bu da küresel ölçekte ciddi bir enerji daralmasına ve gıda krizine yol açabilir.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Çinli akademisyen Jiang Xueqin, İran’la yaşanan çatışmanın kısa sürede sona ermeyeceğini, aksine uzun soluklu bir yıpratma savaşına dönüşeceğini öne sürdü. Xueqin’e göre bu süreçte petrol fiyatları varil başına 200 doların üzerine çıkabilir; bu da küresel ölçekte ciddi bir enerji daralmasına ve gıda krizine yol açabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca ABD’nin bölgeden çekilmesi halinde mevcut petrodolar sisteminin sarsılacağını savunan Xueqin, bunun dünya ekonomisinde köklü bir değişimi tetikleyerek tamamen yeni bir düzene geçişe neden olabileceğini iddia etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünyaca tanınan Amerikalı gazeteci Tucker Carlson’ın, Çinli eğitimci ve akademisyen Jiang Xueqin ile gerçekleştirdiği geniş söyleşide göze çarpan öngörülerde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Xueqin, mevcut İran merkezli çatışmanın, aynı Ukrayna'daki gibi uzun soluklu bir yıpratma savaşına geçeceğini öte yandan küresel çapta ciddi bir enerji arz krizinin olabileceğini ve halihazırdaki mevcut dünya düzenini kökten değiştireceğini iddia etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>GIDA KITLIĞI BAŞ GÖSTERECEK!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Akademisinin öngörülerine göre İran, zafer'e ulaşmadan müzakere masasına geçmeyecek. Son günlerde İran İslam Cumhuriyeti'nin en büyük doğalgaz depolarına yönelik saldırılar gerçekleşti ve körfez ülkelerinin enerji tesislerine karşılıklı misilleme gerçekleşti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın uyguladığı taktik, Hürmüz boğazını kontrol altında tutarak petrol fiyatını varil bazında 200 dolara çıkartmak yönünde. Bu kontrol ucuz enerjiye dayalı küresel ekonomiyi sekteye uğratacak. Güneydoğu Asya'da yakıt krizi ortaya çıkarken, uçuş iptalleri giderek çoğalıyor. Akademisyen Xueqein, kısa bir süre sonra ( 2-3 ay içerisinde) gıda sıkıntısı kaçınılmaz bir duruma gelecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Amerika Birleşik Devletleri'nin ortadağ'daki savaştan Karlı çıkmayacağını belirten akademisyen, İran İslam Cumhuriyeti'nin gerçekleşmesini istediği talepleri sıraladı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1 trilyon dolar tazminat ve Orta Doğu’dan kalıcı çekilme. ABD çekilirse Körfez ülkeleri İran’ın nüfuz alanına girecek, petrodolar sistemi çökecek. Japonya ve Güney Kore kendi başının çaresine bakacak, Avrupa Rusya ile yakınlaşacak. Sonuçta doların rezerv para statüsü bitecek, ABD’nin 39 trilyon dolarlık borcu ekonomiyi batıracak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Xueqin, savaşın tetikleyeceği üç büyük küresel trendi şöyle özetledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">De-endüstriyelleşme: Ucuz enerji ve gıda kalmayınca şehir nüfusu tarlalara dönecek<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeniden silahlanma: Pax Americana sona erdi, Japonya nükleer güç olabilir, Almanya ve Japonya sınırlarını genişletmek zorunda kalabilir<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Merkantilizm: Küresel ticaret durunca ülkeler kendi kendine yeten ekonomilere geçecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>GÜNEY KORE ÇÖKÜŞE GİDİYOR!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Çinli akademisyen Japonya'yı tarih boyunca inanılmaz dayanıklılığıyla öne çıkan bir ülke olarak överken, yatırımlarının oraya aktaracağını açıkladı. Güney Kore'yi ise kuzeyden gelen tehlike ve iç problemler nedeniyle çöküşün kıyısında olarak tanımladı.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"BÜYÜK İSRAİL PROJESİ" (NİL'DEN FIRAT'A)<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Uzman akademisyen, Ortadoğu'daki savaştan Körfez ülkelerinin en ağır bedelleri ödeyeceğine hatırlatarak, Dubai, Katar ve Riyad gibi " çöldeki harikaların" drone taarruzlarıyla Dünya haritasından silineceğini iddia etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bölgeye yapılacak sert bir darbe durumunda İran'ın Hürmüz boğazını elinde tutarak her yıl 800 milyar dolarlık geçiş harcı toplayabileceğini ve bu gelirle 20 yıl içinde toparlanabileceğini iddia etti. Bu durumun İran İslam Cumhuriyeti'nin Ortadoğu'daki ekonomik ve stratejik üstünlüğünü artıracağı anlamına gelir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uzmanın aktardığı analizde göze çarpan bir diğer detay ise Xueqin, siyonist israil'in Nil'den Fırat'a uzanan büyük israil projesini açıkça ortaya koydu. Bu projenin unsurlarından biri olarak el Aksa Camisi'nin tahrip edilip ( yıkılarak) hak iddia ettikleri 3 tapınağın yapımı için zemin hazırladıklarını ileri sürdü. Akademisyen bunun dini bir kıyamet senaryosu şeklinde açıklayarak bu girişimin bölgede devasa bir siyasal ve dini kaosu getireceğini söyledi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İRAN, VİETNAM TUZAĞI'NA DÖNÜŞEBİLİR"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD’nin kara birlikleri göndermesinin “Vietnam tuzağı”na dönüşebileceğini söyleyen Xueqin, Trump’a “yeni dünya düzeni” kurması çağrısında bulundu: "Rusya, Çin ve İran İslam Cumhuriyeti ile masaya oturun, hegemonluk yerine ortaklık kurun."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Analizde Batı medeniyetinin kendi kendini yok ettiği, üniversitelerin klasikleri terk ettiği de vurgulandı. Çin’de Shakespeare’in hala okunduğunu belirten Xueqin, Batı’nın entelektüel çöküş yaşadığını savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu görüşler tartışmalı olsa da enerji krizi, jeopolitik kaymalar ve Batı’nın iç sorunları konusunda uyarı niteliği taşıyor. Dünya, ucuz petrol çağının sona erdiği, ittifakların dağıldığı yeni bir döneme mi giriyor? Gelişmeler yakından izleniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 10:14:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/petrol-fiyatlari-200-dolarin-ustune-cikabilir-1774336522.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Hürmüz&#039;e alternatif rota</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hurmuze-alternatif-rota-693</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/hurmuze-alternatif-rota-693</guid>
                <description><![CDATA[Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Saudi Aramco, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kesintilere karşı Suudi Arabistan'ın batı kıyısındaki Yenbu Limanı üzerinden alternatif sevkiyat rotalarını devreye alarak enerji arzını güvence altına aldıklarını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Saudi&nbsp;Aramco, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı'nda yaşanan kesintilere karşı Suudi Arabistan'ın batı kıyısındaki Yenbu Limanı üzerinden alternatif sevkiyat rotalarını devreye alarak enerji arzını güvence altına aldıklarını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Suudi Arabistan'ın milli petrol şirketi Saudi Aramco'dan AA muhabirine yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan aksaklıklar devam ederken, sevkiyatların farklı rotalardan devam ettiği ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ÖNCELİĞİMİZ, PİYASA İSTİKRARINI DESTEKLERKEN GÜVENLİ VE KESİNTİSİZ OPERASYONLARI SÜRDÜRMEK"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sevkiyat planlarının yeni koşullara göre revize edildiğinin belirtildiği açıklamada, şu ifadelere yer verildi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Saudi Aramco, değişen bölgesel koşullara yanıt olarak Yenbu Limanı üzerinden alternatif ihracat rotalarıyla güvenilir enerji arzını sürdürmektedir. Ekiplerimiz, müşterilerimizle yakın işbirliği içinde çalışarak sevkiyatları güvenli ve verimli şekilde en üst düzeye çıkarmaya devam etmektedir. Sevkiyat planları yeni koşullara uygun şekilde güncellenmekte ve müşteriler düzenli olarak bilgilendirilmektedir. Bu süreçte önceliğimiz, piyasa istikrarını desteklerken güvenli ve kesintisiz operasyonları sürdürmektir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın ABD-İsrail saldırılarına karşılık Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından Yenbu Limanı, Körfez ülkelerinin ham petrol ihracatında başlıca çıkış noktalarından biri haline geldi. Yenbu'dan ham petrol ihracatı son 5 günde ortalama 3,66 milyon varil olarak kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 09:45:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/hurmuze-alternatif-rota-1774334799.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Motorin 80 lira</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/motorin-80-lira-692</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/motorin-80-lira-692</guid>
                <description><![CDATA[Petrol fiyatlarının artmasıyla birlikte benzin ve motorinde fiyat artışı gerçekleşti. Söz konusu zammın yüzde 75'i eşel mobil sistemiyle vergiden karşılandı. Zammın benzinde 1.02 TL'si motorinde ise 6.60 TL'si pompaya yansıdı. Böylelikle bazı illerde motorin fiyatı 80 TL'yi buldu. Benzin fiyatı ise 70 TL'ye yaklaştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Petrol fiyatlarının artmasıyla birlikte benzin ve motorinde fiyat artışı gerçekleşti. Söz konusu zammın yüzde 75'i eşel mobil sistemiyle vergiden karşılandı. Zammın benzinde 1.02 TL'si motorinde ise 6.60 TL'si pompaya yansıdı. Böylelikle bazı illerde motorin fiyatı 80 TL'yi buldu. Benzin fiyatı ise 70 TL'ye yaklaştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ortadoğu'daki savaşın tırmanabileceği endişesiyle petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Brent petrol varil başına 104 dolara doğru yükseldi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Petrol fiyatlarındaki bu yükseliş de akaryakıt fiyatlarına zam olarak yansıdı. Söz konusu zammın yüzde 75'i eşel mobil sistemiyle vergiden karşılandı. Zammın benzinde 1.02 TL'si motorinde ise 6.60 TL'si pompaya yansıdı. Böylelikle bazı illerde motorin fiyatı 80 TL'yi buldu. Benzin fiyatı ise 70 TL'ye yaklaştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">GÜNCEL AKARYAKIT FİYATLARI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İSTANBUL (Avrupa Yakası)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benzin litre fiyatı: 63.01 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Motorin litre fiyatı: 77.68 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">LPG litre fiyatı: 30.49 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ANKARA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benzin litre fiyatı: 63.99 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Motorin litre fiyatı: 78.82 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">LPG litre fiyatı: 30.37 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İZMİR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benzin litre fiyatı: 64.26 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Motorin litre fiyatı: 79.09 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">LPG litre fiyatı: 30.29 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ANTALYA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benzin litre fiyatı: 65.22 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Motorin litre fiyatı: 80.15 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">LPG litre fiyatı: 30.54 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AĞRI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benzin litre fiyatı: 65.54 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Motorin litre fiyatı: 80.36 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">LPG litre fiyatı: 31.59 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DİYARBAKIR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benzin litre fiyatı: 65.47 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Motorin litre fiyatı: 80.40 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">LPG litre fiyatı: 31.06 TL<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 09:39:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/motorin-80-lira-1774334432.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>10 yılda 281 bin kişi bedelli askerlik yaptı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/10-yilda-281-bin-kisi-bedelli-askerlik-yapti-691</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/10-yilda-281-bin-kisi-bedelli-askerlik-yapti-691</guid>
                <description><![CDATA[Güler, bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun “2026 yılının ilk yarısı itibarıyla dövizle askerlik bedelinin 333 bin 89 TL (güncel döviz kuruna göre 6.620 Euro) seviyesinde olması birçok genç için fiilen ödenemez bir yük oluşturmaktadır. Bu durum gençlerimizin yüksek düzeydeki dövizle askerlik bedeli nedeniyle Türk vatandaşlığından çıkmayı tercih etmelerine yol açmaktadır” diyerek verdiği dövizle askerlikle ilgili önergesini şöyle yanıtladı:]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Milli Savunma Bakanı (MSB) Yaşar Güler, dövizle askerlik bedelinin ödemenin yapılacağı gün Merkez Bankası’nca tespit edilen döviz alış kuruna göre belirlendiğini vurgulayarak, “Bakanlığımızın dövizle askerlik bedelinin düşürülmesine yönelik bir çalışması bulunmamaktadır” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Güler, bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu’nun “2026 yılının ilk yarısı itibarıyla dövizle askerlik bedelinin 333 bin 89 TL (güncel döviz kuruna göre 6.620 Euro) seviyesinde olması birçok genç için fiilen ödenemez bir yük oluşturmaktadır. Bu durum gençlerimizin yüksek düzeydeki dövizle askerlik bedeli nedeniyle Türk vatandaşlığından çıkmayı tercih etmelerine yol açmaktadır” diyerek verdiği dövizle askerlikle ilgili önergesini şöyle yanıtladı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">281 BİN KİŞİ YARARLANDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Dövizle askerlik işlemleri, 7179 sayılı Asker alma Kanunu’nun 39’uncu maddesine göre yürütülmektedir. Dövizle askerlik kapsamında ödenecek&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/doviz" target="_blank">döviz</a>&nbsp;tutarı 2015 yılı için 6 bin Euro, 2016-2017 yılları için 1.000 Euro, 2018-2019 yılları için 2 bin Euro ve 2019-2020-2021-2022-2023-2024-2025 yılları için&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/bedelli-askerlik" target="_blank">bedelli askerlik</a>&nbsp;tutarının T.C. Merkez Bankası’nca döviz miktarının yatırılacağı gün tespit edilen döviz alış kuruna göre belirlenen Euro’dur. 2015-2025 yılları arasında dövizle askerlik hizmetinden 20-35 yaş arasında 152 bin 941 kişi, 35 yaş üstünde 128 bin 170 kişi olmak üzere toplam 281 bin 111 kişi yararlanmıştır. Bakanlığımızın dövizle askerlik bedelinin düşürülmesine yönelik bir çalışması bulunmamaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAKAYALARIN YÜZDE 46’SI ALMANYA’DA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yurtdışında oturma ve çalışma izni haiz olduğundan işçi-işveren, gemi adamı veya sanat mensubu statüsünde 35 yaş sonuna kadar erteleme hakkını kullandıktan sonra ertelemelerinin sona ermesine müteakip yoklama kaçağı,&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/bakaya" target="_blank">bakaya</a>&nbsp;durumuna düşen yükümlü sayısı 33 bin 884’dür. Bu yükümlülerin yüzde 46’sı Almanya, yüzde 15’i Fransa, yüzde 6’sı İngiltere, yüzde 5’i ABD, yüzde 5’i Avusturya, yüzde 4’ü Hollanda ve yüzde 19’u diğer ülkelerde bulunmaktadır.”&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Mar 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/10-yilda-281-bin-kisi-bedelli-askerlik-yapti-1774334126.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;de adaylığın bedeli 20 milyon euro</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chpde-adayligin-bedeli-20-milyon-euro-689</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chpde-adayligin-bedeli-20-milyon-euro-689</guid>
                <description><![CDATA[Tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in 15 Ocak 2024'te yerel seçimler öncesinde adaylık için CHP Genel Merkezi'ne 20 milyon euro verdiği iddiaları gündemdeki yerini korurken, CHP'li Antalya Büyükşehir Belediyesi başkanlığına aday olabilmek için CHP Genel Merkezi'ne ödenen tarife, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada deşifre oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Tutuklanan ve görevden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in 15 Ocak 2024'te yerel seçimler öncesinde adaylık için CHP Genel Merkezi'ne 20 milyon euro verdiği iddiaları gündemdeki yerini korurken, CHP'li Antalya Büyükşehir Belediyesi başkanlığına aday olabilmek için CHP Genel Merkezi'ne ödenen tarife, Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmada deşifre oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP'li Manavgat Belediye Başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/niyazi-nefi-kara" target="_blank">Niyazi Nefi Kara</a>'nın, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan adaylığını "garantilemek" amacıyla belediye bürokrasisini bir finans kaynağına dönüştürdüğü ortaya çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ADAYLIK FONU OLUŞTURULDU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP'li Manavgat Belediyesindeki rüşvet ve yolsuzluk iddianamesine yansıyan ifadeye göre, Belediye Başkanı Niyazi Nefi Kara, göreve başlar başlamaz İmar Müdürü Osman Zafer Keçer'i makamına çağırarak stratejik planını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir sonraki seçimde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olmayı hedeflediğini belirten Kara'nın, bu hedefe ulaşmak ve Genel Merkez nezdindeki gücünü pekiştirmek için 20 milyon euro nakite ihtiyacı olduğunu söyledi. Bu devasa bütçeyi oluşturmak için belediye içinde adeta bir "operasyon timi" kuruldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İmar ve şehircilik birimlerine gelen her büyük proje, doğrudan başkanın yakın çevresi tarafından markaja alındı. Manavgat Belediyesi'ne sunulan büyük ölçekli projeler, Yapı Kontrol Müdürü Hüseyin Keçer ve İmar Müdürü Müge Avcı tarafından, "örgüt yöneticisi" olarak tanımlanan isimlere sızdırıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Proje sahiplerinin bilgileri; başkanın yeğeni Hüseyin Cem Gül, Özel Kalem Müdürü Bulem Şahbaz ve Belediye Başkan Yardımcısı Sıla Ceyhan Berkaya'ya iletildi. Bu isimler ve aracı Demir Demir, proje sahipleriyle temas kurarak "adaylık fonu" kapsamında menfaat temin etti. Ödemesini yapmayan firmaların imar dosyaları ise süresiz olarak askıya alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Keçer'in beyanları, CHP'li bir belediyenin kamu hizmetinden ziyade bir siyasi yatırım ofisi gibi çalıştırıldığını gösterdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Büyükşehir koltuğu için belirlenen 20 milyon eroluk "tarifenin" projelerden alınan rüşvetlerle finanse edildiği iddiasının ardından toplanan paraların akıbeti de merak konusu oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BÖCEK BENZİNLİKTE TESLİM ETTİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/muhittin-bocek" target="_blank">Muhittin Böcek</a>'in 15 Ocak 2024'te Manisa'da bir benzinliğe uğradığını ve "adaylık" için belirli bir meblağı söz konusu burada teslim ettiğine ilişkin, "Böcek'in itirafçı olma durumu vardı. Özgür Özel'e kendisinin adaylığı konusunda bir para iddiası var" demişti. Böcek, 10 gün sonra CHP Parti Meclisi'nde alınan kararla aday olarak belirlenmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 10:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/chpde-adayligin-bedeli-20-milyon-euro-1774249710.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özel&#039;in kirli ağı deşifre oldu</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ozelin-kirli-agi-desifre-oldu-688</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ozelin-kirli-agi-desifre-oldu-688</guid>
                <description><![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik sistemli bir saldırı başlatan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Gürlek'in kişisel verilerini hukuksuz ele geçirdiği ortaya çıktı. Gürlek'in tapu kayıtlarını TAKBİS üzerinden sorgulayan 3 ismin PKK/KCK ve FETÖ ile olan bağlantısı ortaya çıkarken, bu isimlerin Özel ve CHP'li vekillerle telefon trafiği de belgelendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik sistemli bir saldırı başlatan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in, Gürlek'in kişisel verilerini hukuksuz ele geçirdiği ortaya çıktı. Gürlek'in tapu kayıtlarını TAKBİS üzerinden sorgulayan 3 ismin PKK/KCK ve FETÖ ile olan bağlantısı ortaya çıkarken, bu isimlerin Özel ve CHP'li vekillerle telefon trafiği de belgelendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Adalet Bakanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/akin-gurlek" target="_blank">Akın Gürlek</a>'in kişisel verilerine yönelik yürütülen sistemli saldırı, güvenlik birimlerinin titiz çalışmasıyla gün yüzüne çıktı. Bakan Gürlek'in tapu kayıtlarını TAKBİS üzerinden hukuksuz şekilde sorgulayan 3 ismin&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/pkkkck" target="_blank">PKK/KCK</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/feto" target="_blank">FETÖ</a>&nbsp;ile bağlantısı ile bu kişilerin verileri CHP Genel Başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ozgur-ozel" target="_blank">Özgür Özel</a>'e ulaştırmasına ilişkin telefon trafiği belgelendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yönelik yürütülen sistematik operasyonda örgüt izi çıktı. Özel'in 20 tapuyu gündeme getirmesine rağmen sadece 4 tapu kaydı olan Gürlek hakkındaki bilgileri TAKBİS üzerinden hukuksuz şekilde sorgulayan 3 ismin PKK/KCK ve FETÖ ile bağlantıları deşifre edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">SABAH'ın ulaştığı bilgilere göre, Gürlek'in bilgilerinin Antalya, Afyonkarahisar ve Çorum'dan sorgulandığı belirlendi. Resmi belgeler ve HTS kayıtları; Adalet Bakanı'na yönelik bu kuşatmanın, terör örgütlerine (FETÖ ve PKK) müzahir isimler eliyle gerçekleştirildiğini ve sonuçların siyasi bir kanala CHP Genel Merkezi ve Özgür Özel'e aktarıldığını açıkça gösterdi. Devletin en üst yargı bürokrasisine yönelik bu "veri operasyonu" hakkında adli mercilerin geniş çaplı soruşturma yürüttüğü öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ÖZEL'E 8 KEZ ÇAĞRI BIRAKTI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Antalya Kaş Tapu Müdürlüğü'nde Tapu Kadastro Teknikeri olarak görev yapan Diyar Akdağ, Bakan Gürlek'in kayıtlarını en fazla 13, 20 ve 23 Şubat 2026 tarihlerinde toplam 7 kez sorguladı. Diyar Akdağ, Özgür Özel ile irtibatı kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek suçundan sabıkalı Ayşegül K. ile sağladı. Ayşegül K.'ya ait hattın, 28 Şubat - 3 Mart 2026 tarihleri arasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e 8 kez cevapsız çağrı bıraktığı saptandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu aramalardan sonra internet tabanlı görüşme yapılıp yapılmadığı araştırılıyor. Diyar Akdağ'ın babası Dursun Akdağ'ın ise Kerim D. üzerinden Yalova Belediye Başkanı Mehmet Gürel ile irtibatlı olduğu belirlendi. Diyar Akdağ'ın babasının ayrıca 2019-2025 yılları arasında Yalova'da HDP eylemlerine katıldığı, CHP Yalova üyesi olduğu, amcası, dayısı ve 3 yakınının terör örgütü PKK'ya üye olmak suçlarından işlem gördüğü, bu suçtan yakınlarının tutuklandığı belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Afyonkarahisar Çobanlar Tapu Müdürü olan Muharrem Demiröz'ün ise 12 Şubat 2026 günü saat 15:38'de Bakan Gürlek'in kayıtlarını sorguladığı belirlendi. Demiröz'ün, Ali Sarıtaş üzerinden CHP Afyonkarahisar eski İl Başkanı Faruk Duha Erhan ile irtibatlı olduğu, sorgulama sonrasında defalarca bir araya geldiği konum birliktelikleriyle saptandı. Oğlu Beytullah D.'nin Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nde şef olduğu, 2025 yılında yapılan çalışmalarda FETÖ faaliyetleri kapsamında emniyette ifadesinin alındığı kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>VERİLERİ SORGULADI VEKİLİ ARADI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çorum Boğazkale Tapu Müdürü Veli Sabancılar ise 31 Ocak 2026'da saat 11:40'ta Bakan Gürlek'in zemin ve mülkiyet bilgilerini sorguladı. Sabancılar'ın sorgulama yaptığı gün CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer adına kayıtlı olan ve CHP Genel Merkezi'nce kullanılan hattan arandığı belirlendi. Sabancılar'ın Mehmet Kurtçu aracılığıyla CHP Çorum Milletvekili Mehmet Tahtasız ve İl Başkanı Dinçer Solmaz ile koordineli hareket ettiği saptandı. Sabancılar'ın kız kardeşi Menşure A.'nın Diyarbakır Silvan'da görev yaparken PKK/KCK terör örgütüne müzahir kişilerle bağlantılı olduğu, ölen eniştesi Mehmet Şeyhmus A.'nın ise 1991'de Şırnak'ta PKK/KCK'nın şehir komitesinde yer aldığı için gözaltına alındığı belirlendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ozelin-kirli-agi-desifre-oldu-1774249147.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Biz de sizinkini vururuz</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/biz-de-sizinkini-vururuz-687</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/biz-de-sizinkini-vururuz-687</guid>
                <description><![CDATA[İran Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail'in saldırılarına eşit ölçüde yanıt vereceklerini, enerji altyapıları vurulursa kendilerinin de ABD-İsrail enerji altyapısını vuracağını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>İran Devrim Muhafızları, ABD ve İsrail'in saldırılarına eşit ölçüde yanıt vereceklerini, enerji altyapıları vurulursa kendilerinin de ABD-İsrail enerji altyapısını vuracağını duyurdu.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump'ın Hürmüz Boğazı'nın açılması için İran'a verdiği ültimatomun son gününe girilirken İran, ABD ve İsrail'in saldırılarına eşit ölçüde cevap vereceklerini duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Devrim Muhafızları, "Herhangi bir tehdide ve saldırıya aynı düzeyde cevap vermeye kararlıyız. Enerji altyapımızı vurursanız biz de sizin enerji altyapınızı vururuz. Biz de misilleme yaparız" açıklamasını yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran devlet medyası, İran Devrim Muhafızları'nın İsrail'in deniz suyu arıtma tesislerine saldırmayı ve bölge ülkelerinin halkına sıkıntı yaşatmayı planladığını iddialarını reddetti. Tüm enerji altyapısı saldırılarının misilleme çerçevesinde gerçekleştirileceği, İran'ın bu konuda ilk saldırıyı yapmayacağı vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, Tahran'ın 48 saat içinde Hürmüz Boğazı'nı tüm gemilere "tamamen açmaması" halinde İran'daki enerji santrallerinin hedef alınacağı uyarısında bulunmuştu. Süre bugün doluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/biz-de-sizinkini-vururuz-1774248342.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump kontrolü kaybediyor</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trump-kontrolu-kaybediyor-686</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trump-kontrolu-kaybediyor-686</guid>
                <description><![CDATA[Trump iyice sıkıştı. Herhangi bir çıkış planı da yok. Hark Adası’na kara operasyonu düzenleyip ucuz bir zafer elde etmeyi planlıyor. Ama onu da başaracak mı belli değil. Savaşlarda en tehlikeli döneme girilmiş durumda.
Çünkü Trump, kontrolü kaybediyor. Paniklemeye başladı. Panik halinde hareket ediyor. Şimdi bir de NATO kartını devreye sokmaya çalışıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>Hürriyet'ten Abdulkadir Selvi'nin makalesi…</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kapimizdaki-iki-buyuk-tehlike-43134339" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/kapimizdaki-iki-buyuk-tehlike-43134339</strong></span></a></p><p class="MsoNormal">TRUMP’ın savaş planları altüstü oldu. Çünkü İran, çetin bir ceviz çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, “Hamaney’i öldürürüm İran teslim olur” diye düşünmüş. Tam tersi oldu.&nbsp;Hamaney&nbsp;öldü ama İran dirildi. İran kenetlendi. İran, savaşı kontrollü bir şekilde genişletiyor. Bir yandan İsrail’i vuruyor. Diğer yandan Körfez ülkelerine saldırıyor. Hürmüz Boğazı’nı kapatıp petrol silahını kullanıyor. Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı&nbsp;Fatih Birol, gazetemiz Hürriyet’te&nbsp;Sefer Levent’e yaptığı açıklamada, ”Böyle kriz görmedim” diyor.&nbsp;Fatih Birol, 70’lerdeki petrol krizlerinden daha büyük bir krizle karşı karşıya olduğumuzu söylüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Eğer petrol fiyatları bu yıl boyunca yüzde 30 seviyesindeki artışını sürdürürse bunun dünyaya maliyetinin 1.1 trilyon dolar olacağı söyleniyor. O nedenle diyorum ki bu savaş İran bitti demeden bitmez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TEHLİKELİ&nbsp;DÖNEME GİRİLDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump&nbsp;iyice sıkıştı. Herhangi bir çıkış planı da yok. Hark Adası’na kara operasyonu düzenleyip ucuz bir zafer elde etmeyi planlıyor. Ama onu da başaracak mı belli değil. Savaşlarda en tehlikeli döneme girilmiş durumda.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çünkü&nbsp;Trump,&nbsp;kontrolü kaybediyor. Paniklemeye başladı. Panik halinde hareket ediyor. Şimdi bir de NATO kartını devreye sokmaya çalışıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail’in kuyruğuna takılıp girdiği savaşı NATO’nun sırtına yükleyip aradan çekilmeyi planlıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, ABD-İsrail-İran savaşında çok akıllı bir politika uyguluyor. Rusya-Ukrayna savaşında olduğu gibi. Ancak iki önemli tehlike ile karşı karşıyayız. NATO kartı ve İngilizlerin üslerini ABD’ye açma kararı bizim için tehditler içeriyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NATO NE OLUR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1-&nbsp;Trump’ın NATO’yu devreye sokması durumunda NATO üyesi olarak bir karar alma durumundayız. Elbette ki NATO’nun bu savaşa girmesine karşı çıkacağız. NATO üyesi olsak dahi İsrail’in ipine takılıp İran’a karşı savaşa girecek değiliz. ABD’nin Irak işgalindeki gibi 1 Mart tezkeresinde gösterdiğimiz basiretli tutumu sürdürürüz. Hatta savaş karşıtı NATO üyesi ülkelerin liderliğini de üstlenebiliriz. Yeni bir dış politika açılımı yapabiliriz. Bizim o kapasitemiz var.&nbsp;Erdoğan’ın o konudaki liderliğine güveniyorum. Bu şu ana kadar iyi götürdüğümüz&nbsp;Trump’la ilişkileri etkiler. Her fırsatın bir riski, her riskin fırsatı vardır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2-&nbsp;İngilizlerin üslerini ABD’ye açma kararı bizi de yakından ilgilendiriyor. Hint Okyanusu’ndaki Diego Garcia Üssü üzerinde duruluyor ama asıl tehlike Güney Kıbrıs Rum kesimindeki İngiliz üsleri. Bölgedeki en büyük üsleri Kıbrıs’ta. Biz Kıbrıs’ta garantör ülkeyiz. KKTC’nin güvenliği Türkiye’nin güvenliği demektir. ABD, Kıbrıs’taki İngiliz üslerini kullanırsa İran burayı hedef alır. Bu durumda İngiltere NATO’yu göreve çağırır mı? Biliyorsunuz İngilizler kumpasçıdır. İngiliz oyunu boşuna denilmemiştir. Bu durumdan KKTC ne kadar etkilenir? İki önemli tehlike kapımızda duruyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN HÜRMÜZ’Ü AÇAR MI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın durumu tam da “Savaşı başlatırsınız ama nasıl biteceğini bilemezsiniz” sözünde olduğu gibi...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Netanyahu’nun ipine sarılıp İran’a karşı savaşı başlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ancak savaş sürecinde görüldü ki&nbsp;Trump’ın savaştan çıkış stratejisi yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hatta savaşı başlatırken, İran direnirse ne olur? Hürmüz’ü kapatırsa ne yaparız? Petrol fiyatları küresel bir krize dönüşürse hangi önlemleri alırız diye düşünmemiş.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Putin’in 48 saat içinde Kiev’in bir ucundan girip diğer ucundan çıkarız planında olduğu gibi tek taraflı kazanmayı planlamış.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran direnince, İran savaşı Körfez ülkelerine yaymaya çalışınca, İran Hürmüz Boğazı’nı kapatıp petrol silahını çekince&nbsp;Trump,&nbsp;okyanusun ortasında fırtınaya yakalanmış gemiye döndü. O yüzden&nbsp;Trump&nbsp;moralsiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump&nbsp;moral üstünlüğü kaybetmiş durumda.<br>Tehditlerle yol almaya çalışıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’a eğer 48 saat içinde Hürmüz Boğazı’nı açmazsa enerji santrallerini vurma tehdidinde bulundu. Siz, bu yazıyı okurken 24 saat kalmış olacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN NE YAPAR&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki İran ne yapacak? Bu tehdide boyun mu eğecek?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatarak stratejik üstünlüğü ele geçirdi. Altın hisse şu anda İran’ın elinde. Hürmüz, füzelerden daha etkili bir silaha dönüştü. Savaş sürecinde elde ettiği en önemli kozu&nbsp;Trump’a verir mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, İran’ı başka ülkelerle karıştırıyor. İran, 8 yıl savaşmış, 47 yıldır yaptırımlar altında yaşamaya alışmış bir devlet. 8 yıl daha dayanır. Ama Amerika 8 ay dayanamaz. Zaman İran’ın lehine, ABD’nin aleyhine işliyor. İran bu fırsatı yakalamışken Hürmüz Boğazı’nı açar mı? Açmaz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRUMP’I ANLAMA KILAVUZU<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ı anlamak için bir kılavuz hazırladım.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump&nbsp;ne dediyse tersini alıyorum. Şu ana kadar isabetli çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Barışın lideri olarak geldi, savaşların mimarı çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşmayan ülkelerle barışı sağladığını ilan etti. 8 savaşı durdurup barış yaptığını açıkladı ama İran’la iki kez savaşa girdi, Venezuela’ya baskın düzenledi, sırada hangi ülke olduğu ise bilinmiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Barış elçisi değil, savaşların mimarı çıktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çin’le mücadele edeceğini açıkladı; Hürmüz’de Çin’den yardım istedi. Çin haricinde herkesle mücadele halinde.<br>Amerikan ekonomisini büyütmek için geldi, petrol fiyatları Amerikan halkını cebini yakmaya başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cuma günü ABD borsasının 1 trilyon dolar kayıpla kapandığı açıklandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, “Make America great again” dedi. “Amerika’yı yeniden büyük yap” sloganı ile geldi. Küçük İsrail’in peşine takıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump&nbsp;ne dediyse tersini yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 23 Mar 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/trump-kontrolu-kaybediyor-1774247943.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Şarj ederken dikkat!</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sarj-ederken-dikkat-685</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sarj-ederken-dikkat-685</guid>
                <description><![CDATA[Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar ve elektrikli araçlar, enerjilerini lityum iyon bataryalardan alıyor. Ancak bu güçlü enerji kaynakları, yanlış kullanım veya teknik arızalar nedeniyle ciddi birer yangın riskine dönüşebiliyor. Bataryanızın "imdat çığlığı" olarak nitelendirilebilecek bazı işaretleri önceden fark etmek, olası faciaların önüne geçebilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası olan akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar ve elektrikli araçlar, enerjilerini lityum iyon bataryalardan alıyor. Ancak bu güçlü enerji kaynakları, yanlış kullanım veya teknik arızalar nedeniyle ciddi birer yangın riskine dönüşebiliyor. Bataryanızın "imdat çığlığı" olarak nitelendirilebilecek bazı işaretleri önceden fark etmek, olası faciaların önüne geçebilir.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İşte bataryanızın yangın riski taşıdığını gösteren ve asla göz ardı etmemeniz gereken 5 kritik belirti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>1. Aşırı ve Anormal Isınma</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cihazların kullanım sırasında bir miktar ısınması normal kabul edilir. Ancak cihazınız boştayken bile el yakacak seviyeye ulaşıyorsa veya şarj sırasında kontrolsüz bir ısı artışı varsa bu, içsel bir kısa devrenin habercisi olabilir. "Termal kaçak" (thermal runaway) adı verilen süreç başladığında, batarya kendi ısısını besleyerek durdurulamaz bir yangına yol açabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>2. Bataryada Şişme ve Şekil Bozukluğu</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bataryanızın fiziksel görünümündeki değişiklikler en net uyarıdır. Eğer telefonunuzun ekranı dışa doğru kavisleniyorsa veya dizüstü bilgisayarınızın kasasında bir kabarma fark ediyorsanız, batarya hücreleri içerisinde gaz birikmiş demektir. Şişmiş bir bataryaya asla bastırmayın veya delmeye çalışmayın; bu işlem anında patlamaya neden olabilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>3. Keskin ve Tatlımsı Kimyasal Kokular</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Lityum iyon pillerden sızan elektrolitler, genellikle tatlı ama keskin bir kimyasal koku yayar. Eğer cihazınızdan daha önce duymadığınız garip bir koku geliyorsa, bu batarya hücrelerinin bütünlüğünün bozulduğunu ve sızıntı başladığını gösterir. Bu gazlar hem yanıcıdır hem de solunması sağlığa zararlıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>4. Performansta Beklenmedik Düşüşler</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bataryanızın şarjı %80'den aniden %20'ye düşüyorsa veya cihazınız prize takılıyken bile şarj seviyesi azalıyorsa, hücre yapısı bozulmuş olabilir. Kararsız voltaj değerleri, bataryanın kararsız bir yapıya büründüğünün ve her an bir arıza çıkarabileceğinin sinyalidir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>5. Renk Değişimi ve Sıvı Sızıntısı</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cihazınızın batarya yuvası çevresinde korozyon, yanık izleri veya yapışkan bir sıvı fark ederseniz vakit kaybetmeden önlem almalısınız. Sızıntı yapan bir batarya, sadece cihazınıza zarar vermekle kalmaz, aynı zamanda temas ettiği yüzeylerde yangın başlatma riskine sahiptir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Risk Durumunda Ne Yapılmalı?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Eğer bu belirtilerden birini fark ederseniz; cihazı derhal şarjdan çekin, kapatın ve yanıcı maddelerden uzak, sert bir zemine koyun. Bataryayı evsel atık kutusuna atmayın; bu durum çöp kamyonlarında veya geri dönüşüm tesislerinde yangınlara sebep olabilir. En güvenli yol, profesyonel bir teknik servise başvurmak veya atık pil toplama noktalarını kullanmaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Unutmayın, orijinal şarj aleti kullanmak ve cihazı aşırı sıcak ortamlarda bırakmamak batarya sağlığı için hayati önem taşır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 11:46:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/sarj-ederken-dikkat-1774169240.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Demir Kubbe nasıl delindi</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/demir-kubbe-nasil-delindi-684</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/demir-kubbe-nasil-delindi-684</guid>
                <description><![CDATA[İsrail'in "geçilmez" olarak görülen hava savunma sistemi çalıştı… ama durduramadı. Yüzlerce kilogramlık savaş başlığı taşıyan İran füzeleri Arad ve Dimona'ya doğrudan isabet etti. "Alışılmadık değil" denilen mühimmat savunmayı nasıl aştı? Gözler şimdi Demir Kubbe'deki kritik açığa çevrildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İsrail'in "geçilmez" olarak görülen hava savunma sistemi çalıştı… ama durduramadı. Yüzlerce kilogramlık savaş başlığı taşıyan İran füzeleri Arad ve Dimona'ya doğrudan isabet etti. "Alışılmadık değil" denilen mühimmat savunmayı nasıl aştı? Gözler şimdi Demir Kubbe'deki kritik açığa çevrildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>'ın balistik füze saldırıları, cumartesi günü&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>'in güneyinde büyük bir yıkıma yol açtı. Hava savunma sistemlerinin en az iki füzeyi engelleyememesi sonucu, füzeler&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/arad" target="_blank">Arad</a>&nbsp;ve Dimona kentlerine isabet etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"KİTLESEL YARALANMA" DURUMU İLAN EDİLDİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Saldırılarda yaklaşık 100 kişi yaralandı. İlk belirlemelere göre Dimona'da en az 27 kişi yaralanırken, Arad'da 68 kişi çeşitli derecelerde yaralandı. Yaralıların bir kısmının durumunun ağır olduğu belirtilirken, diğerlerinin tedavisi ayakta yapıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Saldırıların ardından Beersheba'daki Soroka Hastanesi'nde "kitlesel yaralanma" durumu ilan edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ENKAZ ALTINDA KALANLAR OLABİLİR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Arama-kurtarma ekipleri birden fazla noktada çalışmalar başlatırken, bazı kişilerin hasar gören binaların enkazı altında kalmış olabileceği bildirildi. Olayın büyüklüğü nedeniyle yetkililer, kayıp kişilerle ilgili endişelerin sürdüğünü açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İRAN FÜZESİ CİDDİ HASARA YOL AÇTI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlk değerlendirmelere göre füzelerden biri, birkaç yüz kilogramlık konvansiyonel savaş başlığı taşıyordu ve yerleşim alanındaki binaların arasına düşerek ciddi yapısal hasara ve çevrede yangınlara yol açtı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, füzenin sirenlerden kısa süre sonra hedefe ulaştığı görülse de bu görüntüler bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİ ÇALIŞTI ANCAK SALDIRI ENGELLENEMEDİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail Hava Kuvvetleri, Arad'a isabet eden füzenin neden engellenemediğini araştırmak üzere inceleme başlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aynı şekilde İç Cephe Komutanlığı da saldırının koşullarını ayrı bir soruşturmayla inceliyor. İsrail ordusu, hava savunma sistemlerinin çalıştığını ancak füzeyi durduramadığını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İSRAİL "ÖZEL DEĞİL" DEDİ AMA O FÜZE SAVUNMAYI NASIL AŞTI?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) sözcüsü Tuğgeneral Effie Defrin, X sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Hava savunma sistemleri çalıştı ancak füzeyi engelleyemedi. Olayı araştıracağız ve bundan ders çıkaracağız. Bu özel veya alışılmadık bir mühimmat türü değil" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir itfaiye yetkilisi, "Hem Dimona'da hem de Arad'da, önleme füzeleri fırlatıldı ancak tehditleri vuramadı. Bunun sonucunda yüzlerce kilogram ağırlığında savaş başlığı taşıyan balistik füzeler iki kez doğrudan isabet etti." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu açıklamalar füzelerin neden önlenemediği sorularını gündeme getirirken, İsrail'in hava savunma sistemi&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/demir-kubbe" target="_blank">Demir Kubbe</a>'nin mühimmat stoklarının azaldığı iddialarını daha da güçlendirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>NETANYAHU: ÇOK ZOR BİR GECE</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, saldırının ardından yaptığı açıklamada "geleceğimiz için yürütülen mücadelede çok zor bir gece" ifadelerini kullandı ve İsrail'in tüm cephelerde karşılık vermeye devam edeceğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>NÜKLEER HASAR OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILIYOR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Dimona'daki saldırı ayrıca inceleme altına alındı. Negev Çölü'nde yer alan ve İsrail'in nükleer programının merkezi olarak görülen Şimon Peres Negev Nükleer Araştırma Merkezi'nin bulunduğu kentte, herhangi bir nükleer hasar olup olmadığı araştırılıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), kente bir füzenin isabet ettiğine dair haberlerin farkında olduklarını ancak nükleer tesiste hasar olduğuna dair bir bulguya ulaşılmadığını açıkladı. Kurum ayrıca bölgede anormal radyasyon seviyesine rastlanmadığını ve gelişmeleri yakından izlediklerini duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'a yakın medya organları ise saldırıların, ABD ve İsrail'in Buşehr ve Natanz nükleer tesislerine yönelik saldırılarına karşılık olarak gerçekleştirildiğini öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gece boyunca Dimona'da hava saldırısı sirenlerinin tekrar tekrar çaldığı bildirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>GÖRGÜ TANIKLARI ANLATTI: İSRAİL BÖYLE VURULDU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">El Cezire muhabiri Nour Odeh, Dimona'da üç ayrı hasar bölgesinin tespit edildiğini, üç katlı bir binanın tamamen çöktüğünü ve birkaç yangın çıktığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">El Cezire'nin doğruladığı görgü tanığı görüntülerinde, şehre bir füze isabet ettiği ve ardından büyük bir patlama meydana geldiği görüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dimona sakini Adva, "Birkaç patlama sesi duyuldu. Sirenler çaldı, güvenli odaya girdik, çıktık ve sonra başka bir alarm verildi. Bu birkaç kez oldu. Parçalar akrabalarımızdan birinin evinin yakınına düştü ve oradaki bir yapı çöktü." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dimona meclisi üyesi Avi Zikri, "Daha önce benzeri görülmemiş, yaralanmaların olduğu bir olayla karşı karşıyayız. Görüntüler ve videolar bazı insanların kendilerini koruyamadığını gösteriyor ve bu korkunç." dedi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/demir-kubbe-nasil-delindi-1774168569.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tünel bir turistin fikriymiş</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tunel-bir-turistin-fikriymis-683</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tunel-bir-turistin-fikriymis-683</guid>
                <description><![CDATA[Beyoğlu'nun simgelerinden biri olan Tünel'in hikâyesi, düşündüğünüzden çok daha ilginç. İstanbul'un en eski ulaşım sistemlerinden biri, aslında bir turistin dikkatli gözlemleri sayesinde ortaya çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Beyoğlu'nun simgelerinden biri olan Tünel'in hikâyesi, düşündüğünüzden çok daha ilginç. İstanbul'un en eski ulaşım sistemlerinden biri, aslında bir turistin dikkatli gözlemleri sayesinde ortaya çıktı. İşte detaylar!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Her gün binlerce kişinin kullandığı Tünel’in ardında şaşırtıcı bir hikâye yatıyor. Dik yokuşları aşmak için geliştirilen bu sistemin fikri, İstanbul’a gelen bir yabancıya ait. Tüm detayları sizin için derledik...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BEYOĞLU’NUN ALTINDAKİ TARİH: TÜNEL’İN DOĞUŞU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul’un en köklü ulaşım hatlarından biri olan Tünel Füniküler Hattı, yalnızca bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda ilginç bir fikrin ürünü. 19. yüzyılda Beyoğlu ile Karaköy arasında gidip gelmek, özellikle dik yokuşlar nedeniyle oldukça zordu. Bu zorluk, bir turistin dikkatini çekti ve sıra dışı bir çözüm fikrinin doğmasına neden oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BİR TURİSTİN AKLINA GELEN FİKİR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Fransız mühendis Eugène-Henri Gavand</strong>, İstanbul’u ziyaret ettiği sırada Galata ile Pera arasındaki yoğun insan trafiğini ve zorlu yokuşu gözlemledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnsanların bu mesafeyi kat etmekte zorlandığını fark eden Gavand, yer altından ilerleyen bir sistem kurma fikrini ortaya attı. Bu proje, dönemin Osmanlı yönetimine sunuldu ve kısa sürede kabul gördü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>DÜNYANIN EN ESKİLERİNDEN BİRİ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1875 yılında hizmete giren Tünel,&nbsp;<strong>Londra metrosunun ardından dünyanın en eski ikinci yer altı ulaşım sistemi olarak tarihe geçti</strong>.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kısa mesafeli olmasına rağmen büyük bir ihtiyaca cevap veren bu hat, Beyoğlu’nun gelişiminde önemli bir rol oynadı. O dönemde buhar gücüyle çalışan sistem, zamanla modernize edilerek günümüzde elektrikli hale getirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BUGÜNE UZANAN BİR MİRAS</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugün hâlâ aktif olarak kullanılan Tünel hem yerli halk hem de turistler için nostaljik bir deneyim sunuyor. İstanbul’un tarihi dokusunu yansıtan bu hat, aynı zamanda şehrin modern ulaşım ağının da bir parçası. Günlük yaşamın bir parçası haline gelen bu kısa yolculuk, aslında bir turistin gözlem gücü sayesinde hayat bulmuş olmasıyla da dikkat çekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/tunel-bir-turistin-fikriymis-1774167902.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Çözerse Türkiye çözer</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/cozerse-turkiye-cozer-682</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/cozerse-turkiye-cozer-682</guid>
                <description><![CDATA[Ukrayna basını, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşında üstlenebileceği kritik rolü yeniden gündeme taşıdı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Başkan Erdoğan'ın Vladimir Putin'i müzakere masasına ikna edebilecek sayılı liderlerden biri olduğunu belirterek, Ankara'nın arabuluculuk gücüne dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Ukrayna basını, Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşında üstlenebileceği kritik rolü yeniden gündeme taşıdı. Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Başkan Erdoğan'ın Vladimir Putin'i müzakere masasına ikna edebilecek sayılı liderlerden biri olduğunu belirterek, Ankara'nın arabuluculuk gücüne dikkat çekti.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Ukrayna basınına göre Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barışın anahtarı olabilir. Ukrinform kaynaklı habere göre, Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celal, Türkiye'nin barış sürecinde kilit aktörlerden biri olabileceğini vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"ERDOĞAN SAYILI LİDERLERDEN"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Celal, Türkiye'nin hem diplomatik tecrübesi hem de taraflarla kurduğu dengeli ilişkiler sayesinde Rusya'yı müzakere masasına çekebilecek nadir ülkeler arasında yer aldığını belirtti. Başkan Erdoğan'ın ise bu süreçte Vladimir Putin ile doğrudan temas kurabilen sayılı liderlerden biri olduğuna dikkat çekildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ukrayna Radyosu'na konuşan Celal, Ankara'nın daha önce de uluslararası krizlerde arabuluculuk kapasitesini kanıtladığını hatırlatarak, Türkiye'nin Ukrayna, Rusya ve ABD'yi aynı masa etrafında buluşturabilecek güçlü bir diplomatik zemin sunduğunu ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ANKARA GÜVENİLİR ARABULUCU</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye'nin, Rusya ile yakın ilişkilerine rağmen 2014'ten bu yana Ukrayna'nın egemenliği ve toprak bütünlüğünü savunmaya devam ettiğine işaret eden Celal, bu dengeli yaklaşımın Ankara'yı "güvenilir arabulucu" konumuna taşıdığını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklamada, Türkiye'nin yalnızca görüşmelere ev sahipliği yapmakla kalmayıp gerektiğinde aktif arabuluculuk rolü üstlenmeye de hazır olduğu vurgulandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Celal, "Türkiye, Rusya'yı müzakere masasına oturmaya ikna edebilecek az sayıdaki ülkeden biri. Sayın Erdoğan da bu süreci yönlendirebilecek liderler arasında yer alıyor" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın da Orta Doğu'daki gelişmelerin, Ukrayna ile Rusya arasında adil ve kalıcı bir barış arayışını gölgelememesi gerektiğini vurguladığı hatırlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 11:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/cozerse-turkiye-cozer-1774080644.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye akıllı davrandı</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiye-akilli-davrandi-681</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/turkiye-akilli-davrandi-681</guid>
                <description><![CDATA[Yunanistan’ın eski Maliye Bakanı ve ekonomi profesörü Yanis Varufakis, Türkiye’nin son dönemde gerilimlerdeki rolüne dikkat çekerek, “Türkiye, Yunanistan’ın başaramadığını yapıyor. Kendini arabulucu olarak konumlandırıyor” dedi. Yunanistan’ın ABD ve İsrail’in güdümüne girdiğini söyleyen Varufakis, çarpıcı açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Yunanistan’ın eski Maliye Bakanı ve ekonomi profesörü Yanis Varufakis, Türkiye’nin son dönemde gerilimlerdeki rolüne dikkat çekerek, “Türkiye, Yunanistan’ın başaramadığını yapıyor. Kendini arabulucu olarak konumlandırıyor” dedi. Yunanistan’ın ABD ve İsrail’in güdümüne girdiğini söyleyen Varufakis, çarpıcı açıklamalarda bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">YANİS&nbsp;Varufakis 2015’te Yunanistan’ı sarsan büyük ekonomik krizin en dikkat çeken ismiydi. Yunanistan’ın eski maliye bakanı ve ekonomi profesörü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugün ise İsrail’i açıkça “soykırımcı” ilan eden en sıra dışı siyasetçilerden biri. Gazze’de yaşananlar karşısında Avrupa’nın sessizliğini sert sözlerle eleştirdi. Bedelini de ödedi: Almanya’ya girişi ve siyasi faaliyetleri yasaklandı. Avrupa’da ve Yunanistan’da ise adeta dışlandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mera25 adlı siyasi partinin lideri de olan Varufakis, Hürriyet’e verdiği röportajda, Türkiye’nin son dönemde gerilimlerdeki rolüne dikkat çekerek, “Türkiye, Yunanistan’ın başaramadığını yapıyor. Kendini arabulucu olarak konumlandırıyor” dedi. Yunanistan’ı ise, ABD ve İsrail’in “uydusu” haline gelmekle suçladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-&nbsp;Türkiye barış için uğraşırken, ABD ve İsrail tarafından savaşa çekilmeye mi çalışılıyor?<br>Türkiye’ye saldırmak, (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu için çok yanlış bir hesap olur. İsrail bir taraftan suçlu, diğer taraftan da korkak. Kaybetme ihtimali olan bir savaşa girmez. Türkiye ise İsrail için çok “büyük bir balık”. İsrail tüm bölge ve insanlık için açık bir tehlike. Filistin’de işlediği soykırım suçunu nihayete erdirmek için, bölgede sürekli bir savaş ortamına ihtiyaç duyuyor. Bir gün uyanacağız ve Filistinlilerin yok olduğunu göreceğiz.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-&nbsp;Yunanistan’ın derin stratejik iş birliği nedeniyle, İsrail’e teslim olduğunu düşünenlere katılıyor musunuz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yunan halkının çıkarlarına zarar veren ve 1999’da başlayan bu ilişkiyi utanç verici buluyoruz. O tarihten itibaren Yunan hükümetleri buna destek verdi. Bundan sonra Yunanistan, İsrail’in uydusu haline geldi. Bağımsızlığımızı kaybettik. Sadece ABD’nin değil, İsrail’in de pençesindeyiz. Başbakan Miçotakis, İsrail teknolojisi ile, kendi bakanlarını ve silahlı kuvvet mensuplarını dinlerken suçüstü yakalandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘TÜRK-YUNAN GERGİNLİĞİ SİLAH TÜCCARLARINA YARIYOR’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-&nbsp;Türkiye ve Yunanistan bugünlerde Kıbrıs üzerinden karşı karşıya mı getirilmeye çalışılıyor?<br>Ben dünyaya gelmeden önce bile buna uğraşıyorlardı. Askerliğim sırasında Yunan donanmasına ait bir gemideydim. Karşımıza Türk donanmasına ait bir gemi çıktı. İki geminin de tıpatıp aynı olduğunu fark ettim. Sonradan öğrendim ki, ikisi de ABD’de aynı tersanede inşa edilmiş. Türkiye ile Yunanistan arasındaki gerginlik silah tüccarları için son derece kârlı. Batı’nın, kendi çıkarları açısından ne Türkiye ne de Yunanistan umurunda.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-&nbsp;Türkiye’nin Ortadoğu’daki konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye, Yunanistan’ın başaramadığını başardı. Biz ABD ve&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>’in güdümüne girdik. Kimse artık Yunanistan’ı ciddiye almıyor. İsrail ve ABD savaş makinelerinin uşaklarıyız, onların uydusu haline geldik. Sizin hükümetiniz ise, mesela Ukrayna savaşında, hem Rusya hem de Ukrayna ile çok iyi ilişkiler sürdürdü. Ukrayna’ya dron gönderirken, aynı anda Rus gazının ticaretini de kolaylaştırdı. Bu işte makul ve akıllı bir politika örneği. Kendisini arabulucu olarak konumlandırdı. Umarım Ankara bu savaşta da arabulucu olur.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“YUNANİSTAN ACINASI DURUMDA”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yunanistan’ın bu savaştaki tutumunu nasıl görüyorsunuz?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Acınası durumda. Başbakanımız sözde, Kıbrıs’ı korumak için dört F16 ve fırkateyn yolladı. Aslında oradaki İngiliz Üssü’nü koruyor. Bu toprağı ABD, Gazze’deki ve İran’daki insanları öldürmek için kullanıyor. Avrupalılar korkak ve Yahudi düşmanlığı konusunda suçluluk taşıyor. Eskiden Yahudi soykırımını desteklediler, şimdi Filistinlilerin soykırımını destekliyorlar.&nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AVRUPA’YA KAFA TUTAN EKONOMİST<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yunan ekonomist, akademisyen ve siyasetçi&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/yanis-varufakis" target="_blank">Yanis Varufakis</a>&nbsp;2015’te, Aleksis Çipras liderliğindeki SYRIZA hükümetinde maliye bakanı oldu. Avrupa ile yürütülen zor müzakerelerde öne çıktı. AB’nin ekonomik kararları halktan kopuk aldığını söyledi.&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/yunanistan" target="_blank">Yunanistan</a>’a dayatılan kemer sıkma politikalarının ekonomiyi küçülttüğünü savunarak reddetti. Bu nedenle “AB’ye kafa tutan ekonomist” olarak anıldı. &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Duygu LELOĞLU/ATİNA<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 10:58:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/turkiye-akilli-davrandi-1774079976.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İlber Ortaylı&#039;yı Fetö parlattı</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ilber-ortayliyi-feto-parlatti-680</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ilber-ortayliyi-feto-parlatti-680</guid>
                <description><![CDATA[İlber Ortaylı’yı parlatanların başında FETÖ geliyordu dedim. Zira Ortaylı FETÖ organizasyonlarının müdafi ve teşvikçisi idi. Abant Toplantılarının en önemli temsilcilerindendi. Gülen okullarının ve FETÖ’nün dünyayı sarmalayan gizli eğitim imparatorluğunun teşvikçisi idi. FETÖ’nün Türk okullarını anlatan Barış Köprüleri kitabının kapağına, Toktamış Ateş, Eser Karakaş ve İlber Ortaylı’nın adlarının taşınması manidardır.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>Prof.Dr.Ahmet Şimşirgil- Türkiye Gazetesi</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/ilber-ortayli-ve-tartismalar-1778335" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file">https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/ilber-ortayli-ve-tartismalar-1778335</a></p><p class="MsoNormal">Geçtiğimiz cuma günü ünlü tarihçi İlber Ortaylı vefat etti. Ortaylı’nın bilhassa Fatih haziresine gömüleceğinin haberi üzerine çok büyük bir tepki de beraberinde geldi. Bu denli büyük tepki pek çoklarını şaşırttı. Ancak bendeniz buna zerre kadar şaşırmadım. Zira uzun bir süredir tepkilerin odağında bulunuyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Elbette tarihçiliği, renkli kişiliği ve yıllardır gündemden düşmeyen söylemleriyle haklı bir ilginin odağındaydı. Bazıları onun yeri doldurulamayacak derecede büyük bir tarihçi olduğunu dile getirip durdular. Ancak tanınmış ve etkili isimlere baktığımızda bunların sayısı şöhretine göre fazla değildi. Kendisini iyi tanıyan ilim âleminin bazı simaları da ağır sayılabilecek tenkitlerden geri durmadılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki bir ilim adamı için bu denli büyük tepkinin sebebi ne idi? Asıl bu noktanın fikredilmesi gerekir diye düşünüyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öncelikle şunu ifade etmek isterim. İlber Bey’i övenler hep Halil İnalcık Hoca ile birlikte ve neredeyse eş değer andılar. Oysa ilmi ve akademik çalışmalar açısından açıkçası İlber Bey Halil Hoca’nın yarısı etmez. Halil Bey bu konuda eserleri ve eserlerinin ciddiyetiyle Ortaylı’nın fersah fersah ilerisindedir. Popülerlik konusunda ise İlber Bey Halil Bey’i beşe ona katlamıştır. Halil Bey popüler söyleme İlber Bey’e göre hem geç katılmış hem de muhtemelen sevememiş ve genelde uzak durmayı tercih etmiştir. İlber Hoca ise bu üslubu seviyor ve insanların hoşuna gidecek şekilde kullanıyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şunu bilmek gerekir ki her ikisini de halk nazarında parlatan FETÖ olmuştur. Tarihî alandaki üst düzey tanınmışlıkları dolayısıyla onların bu yönü hep görmezden gelinmiş ve sümen altı edilmiştir. FETÖ’nün bazı tarih tezlerine ve faaliyetlerine her ikisi de alet olmuştur. Bilhassa Halil İnalcık Hoca’nın “Osmanlı Kayı boyundan değildir” tezi tam bir FETÖ organizasyonu idi. Bunu defalarca söyleşilerimde, yazılarımda hatta eserlerimde dile getirdim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlber Hoca'nın ülkemizde geniş kesimler tarafından tanınması ise 1999 yılı ile başladı. Osmanlının kuruluşunun 700. yıl dönümü münasebetiyle büyük programlar yapılacaktı. Ancak bu sırada 28 Şubat diktasının hem siyaset hem de akademi üzerinde ezici bir tahakkümü vardı. Dolayısıyla kuruluşun 700. yıl dönümü cılız sempozyumlara hasredilmişti. İşte bu devrede İlber Hoca birçok TV kanalına çıktı. Kendine has üslubuyla Osmanlıyı anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zor zamanlarda konuşanlar veya konuşturulanlar bir anda kahraman yapılır. Meral Akşener’i de düşünürseniz mevzu daha iyi anlaşılır. Çıktığı TV programlarında yaptığı Osmanlı övgüsü toplumda tanınıp sevilmesine yol açtı. Üslubu, yorumları ve hakikati dile getirmesiyle insanlar İlber Hoca'ya ayrı bir değer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sonrasında AK Parti iktidara geldiğinde Topkapı Sarayı’na başkan yapıldı. Bu hâl onun daha da tanınmasına, güçlenmesine sebep oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Topkapı Sarayı başkanlığından inişi ile birlikte bambaşka bir İlber Ortaylı dönemi başlayacaktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Türkçülük mü?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ortaylı’nın popüler yönü bir tarafa bırakılırsa bir kısım etkin insanların onun hakkında, “büyük ilim adamı idi” şeklindeki övgüleri çok hamasi kaldı. Zira İlber Bey bu konuda akademi camiası içerisinde çok gerilerdedir. Doktora ve doçentlik tezi gibi üç dört kitabı dışında ilmi bir eseri yoktur. Onlar da fazla bilinmez. Sonraki eserleri ise kendisinden ziyade yayınevlerinin ve editörlerin marifeti ile ortaya çıkmıştır ki bazıları, “onu ben parlattım” diye bu durumu vefatında gündeme dahi taşıdılar. Onların da belirttikleri üzere neredeyse bütün sohbetleri kitap hâline getirilerek parlak isimler ve yaldızlı ifadelerle ilim dünyasına sunulmuştur. Oysa bütün bu eserlere sadece “İlber Ortaylı sohbet serisi” adı verilebilirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlber Ortaylı’yı parlatanların başında FETÖ geliyordu dedim. Zira Ortaylı FETÖ organizasyonlarının müdafi ve teşvikçisi idi. Abant Toplantılarının en önemli temsilcilerindendi. Gülen okullarının ve FETÖ’nün dünyayı sarmalayan gizli eğitim imparatorluğunun teşvikçisi idi. FETÖ’nün Türk okullarını anlatan Barış Köprüleri kitabının kapağına, Toktamış Ateş, Eser Karakaş ve İlber Ortaylı’nın adlarının taşınması manidardır. Oysa içeride Bülent Ecevit, Mümtazer Türköne, Ali Bulaç, Naci Bostancı, Yasin Aktay, Şahin Alpay ve Gülay Göktürk gibi daha pek çok siyasetçi, yazar ve akademisyenin makalesi bulunuyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dolayısıyla 15 Temmuz olayından sonra “FETÖ ve elebaşı” söz konusu olduğunda Ortaylı büyük bir rahatsızlık duyar ve konuşmaktan kaçardı. Hatta CNN TÜRK’te bir programda moderatör Didem Arslan Yılmaz’a bu konuda bir sual sorduğu için “sana ne” diyerek şiddetle çıkışmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bazıları Ortaylı’yı Ermeni meselesine sahip çıkan adamların önde geleni olarak gösterme çabası içine girdiler. Hâlbuki bu konuda üç beş konuşması dışında kayda değer bir çalışması yoktur. Bunu da meseleye ilmî tarzda yaklaşan hemen her bilim adamı dile getirmiştir. Öte yandan Ermeni tehciri, üniversitelerimizde en fazla araştırılan meselelerin başında gelir. Konu hakkında o kadar çok akademisyen ciddi araştırmalar yapmıştır ki bunların ne yazık ki adı esamesi okunmaz. Maalesef yazılı ve görsel basınımız bu konuda kördür. Ayrıca bazı akademisyenlerin önderlik ederek gece gündüz çalıştığı ve 353 ilim adamının yer aldığı bir Ermeni bildirisinde sadece imzaları olduğu için Ortaylı ve İnalcık’ı öne çıkarmak açıkçası diğerlerine hakaret olur.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlber Hoca’yı Türkçülük konusunda da oldukça parlattılar. Evet bu konuda gerçekten pek çok sözü var. Buna rağmen İlber Hoca’nın Türkçülüğü tartışılır. O genelde Türkiyelilik meselesine karşı çıkardı ki bu duruş normaldir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Diğer taraftan Türk’ü en fazla aşağılayan bir adam günümüzde Celal Şengör’dür. Türklerin neredeyse tarihte hiçbir medeniyet geliştiremediklerini savunur. Osmanlıları, Fatih dönemini dışarıda tutarak neredeyse yok sayar. İlimde, teknikte, medeniyette sıfır gibi göstermeye bayılır. O, bunu İlber Ortaylı’nın bulunduğu platformlarda pek çok kez dile getirmekten çekinmedi. Türkçü diye göklere çıkardıkları kişi ise yüzlerce kişinin karşısında her defasında dut yemiş bülbül gibi sustu. Ağzını açıp tek kelime edemedi. Bu nasıl bir Türkçülüktür akıl ermez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Kılavuzu Altaylı ve Şengör olursa!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan Ortaylı’nın fikri bakımdan tartışılacak pek çok görüşü mevcuttu. Nitekim o, Osmanlı Devleti’ni Doğu Roma İmparatorluğu’nun idari ve kültürel bakımdan devamı olarak görürdü. Onun bu sözü her zaman karşıma çıktı. Hâlbuki Osmanlı onlarca devlete son verdi. Onlarca devleti hâkimiyetine aldı. Doğu Roma da bunların en önemlisi olarak tarihe geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şunu unutmayalım. Sultan II. Mehmed İstanbul’u hedef aldığında Bizans sarayında Katolikliğe geçiş tartışmaları yaşanırken Bizans’ın ikinci adamı Lukas Notaras “İstanbul’da Latin külahı görmektense Türk sarığını tercih ederiz” diye haykırmıştı. Osmanlı medeniyeti işte öyle bir medeniyetti. Bu medeniyetin temellerini şanlı Peygamberimizin uygulamalarını sistemleştiren Hazreti Ömer efendimiz atmıştı. Onu tatbik eden yüceliyor ve büyüyordu. Gençlerimize bunu göstermek gerekirken Osmanlıyı Doğu Roma’nın devamı olarak saymak tarihimizi ters yüz etmek ve Osmanlıyı köklerinden koparmaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Diğer taraftan İlber Ortaylı’ya millet nazarında büyük bir teveccüh varken özellikle son yıllarında mütedeyyin kesimde neden bir soğukluk ortaya çıktı. Bu sualin cevabı önemlidir. Zira sayın Ortaylı 28 Şubat ve sonrasındaki duruşundan yıllar geçtikçe koptu. Bilhassa Fatih Altaylı ve Celal Şengör ile yaptığı programlarda pek çok hezeyanlara imza attı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Fatih Sultan Mehmed Han’ı içki içerdi ama kadehlerini saymadım diye alaya aldı. Bir programda ise gizli içerdi diyerek akılalmaz bir iftirada bulundu. Madem gizli içerdi sen nereden biliyorsun diyen olmadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milletimizi heyecanlandıran ve büyük sevince gark eden Ayasofya’nın yeniden camiye dönüştürülmesinde tam tersi bir duruş sergiledi. Müze kalması için yıkıcı bir propaganda yürüttü. Cami olmasını bir türlü hazmedemeyerek bu defa da Ayasofya için ucube bina, gudubet bina gibi tariflere girişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nihayet 7 Ekim’den sonra İsrail’in Gazze’deki insanlık dışı katliamlarını kınayacağı yerde katıldığı bir programda Celal Şengör ile birlikte, Filistinliler topraklarının büyük bölümünü sattılar tezini savunmaya çalıştı. Katledilen on binlerce Filistinli için âdeta “oh” dedirtti. Gerçekte ise Filistinlilerin bahsettikleri devrede sattıkları toprak %1’i geçmiyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ortaylı’nın sanki bir şeylerden intikam alır gibi girişmiş olduğu bu yıkıcı tavrı anlaşılamadı. Onun bu söylemlerini konferanslarımda, TV ve YouTube programlarımda ve köşe yazılarımda birçok kez eleştirdim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kendisini programlara davet eden ve astronomik ücretler ödeyen AK Partili Belediye başkanlarını, “ahmaklar ne istesem veriyorlar” diyerek nitelemesi ve aşağılamasını da bilhassa bazı kültür müdürleri ile ajans sahiplerinden defalarca işitmişimdir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Neticede İlber Hoca solcu, sağcı, Kemalist, Türkçü, ecnebi hemen her kesimin kucağına tepe tepe kullanacağı söylemleri bırakıp bu dünyadan ayrıldı. Dolayısıyla her zaman tartışmaların odağında kalmaya da devam edecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milletimizin ve okurlarımın mübarek Ramazan-ı Şerif Bayramı’nı tebrik ederim.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Mar 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ilber-ortayliyi-feto-parlatti-1774079538.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Bayramımız Mübarek Olsun</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ramazan-bayramimiz-mubarek-olsun-679</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ramazan-bayramimiz-mubarek-olsun-679</guid>
                <description><![CDATA[İslam Aleminin Ramazan Bayramı Mübarek olsun]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tüm okuyucularımızın Ramazan Bayramı’nı kutluyor, sevdikleriyle birlikte nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyoruz.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 09:08:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ramazan-bayramimiz-mubarek-olsun-1773987134.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel’in 20 milyon dolarlık rüşvet korkusu!</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ozgur-ozelin-20-milyon-dolarlik-rusvet-korkusu-678</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ozgur-ozelin-20-milyon-dolarlik-rusvet-korkusu-678</guid>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, belediyelerindeki rüşvet ve yolsuzluk sarmalını görmezden gelerek yine algı operasyonuna kalkıştı. Yolsuzluk iddianamesinde 'suç örgütü lideri' olarak yer alan Ekrem İmamoğlu'na kefilim deyip Adalet Bakanı Akın Gürlek'e karşı karalama kampanyası başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Özgür Özel’in 20 milyon dolarlık rüşvet korkusu! Dosya derinleşirse o rezaletin altında CHP yönetimi de kalır…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel, belediyelerindeki rüşvet ve yolsuzluk sarmalını görmezden gelerek yine algı operasyonuna kalkıştı. Yolsuzluk iddianamesinde 'suç örgütü lideri' olarak yer alan Ekrem İmamoğlu'na kefilim deyip Adalet Bakanı Akın Gürlek'e karşı karalama kampanyası başlattı. SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür, bugünkü köşe yazısında skandal iddiaları köşesine taşıdı. "Özgür Özel'in ciddi bir inandırıcılık sorunu var ve temiz bir sicile de sahip değil" ifadelerini kullanan Övür, "İşin bir ucunda da bizzat Özel'in kendisi var ve 20 milyon dolar rezaletine kadar uzanıyor. Bu dosya derinleşirse o rezaletin altında sadece Özel değil CHP yönetimi de kalır" vurgusu yaptı. İşte Mahmut Övür'ün bugünkü yazısı…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/chp" target="_blank">CHP</a>&nbsp;Genel Başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ozgur-ozel" target="_blank">Özgür Özel</a>, yine "muhalefet" olarak gündem olmayı başardı. Ama her zamanki gibi büyük bir skandala imza atarak bunu yaptı. Çünkü ciddi bir inandırıcılık sorunu var ve temiz bir sicile de sahip değil.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Buna rağmen büyük havayla çıkıp uzun süredir diline doladığı Adalet Bakanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/akin-gurlek" target="_blank">Akın Gürlek</a>'i hedefe koydu ve ateş etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Adalet Bakanı Akın Gürlek'in 452 milyon değerinde 12 gayrimenkulü var."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tabii bir de Lüksemburg'da yatının olduğunu ekledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu çıkışı, özellikle "İmamoğlu Suç Örgütü" ve CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk rezaleti nedeniyle hortumları kesilen ve çok değil ama biraz da utançla gezen fondaş medyayı sevince boğdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama sevinçleri uzun sürmedi. Zira Bakan Gürlek, kendi üzerine kayıtlı 4 taşınmaz bulunduğunu, taşınmazların değerinin de belli olduğunu belirtip şunu söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Benim verilemeyecek hesabım yok. Bu konuda da zaten bugün manevi tazminat davası açacağız. İşte örnek belgeler sunuyor, tapu belgeleri, bunların hepsi gerçek dışı, sahte belgeler."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu karşılaşma ister istemez CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile Adalet Bakanı Akın Gürlek arasında "İmamoğlu Suç Örgütü" operasyonuyla başlayan kavgayı hatırlattı. Ancak meselenin sadece o davayla sınırlı olmadığını da yine Bakan Gürlek hatırlattı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Özgür Özel'in birinci amacı asrın yolsuzluğu davasını perdelemek. İkincisi ise Muhittin Böcek davasındaki bazı iddiaların üzerini örtmek."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Anlayacağınız işin bir ucunda da bizzat Özel'in kendisi var ve iş Manisa'daki bir benzin istasyonunda verildiği iddia edilen 20 milyon dolar rezaletine kadar uzanıyor. Bu dosya derinleşirse o rezaletin altında sadece Özel değil CHP yönetimi de kalır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Gürlek'in mal varlığı meselesi aslında bir turnusol kâğıdı işlevi gördü. Hem Özgür Özel'in iddialı çıkışlarının hiçbirinin doğru çıkmadığı ortaya serildi hem de fondaş medyanın "İşte sizinkiler de yapıyor" sevinciyle sergiledikleri utanmazlık tescillendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hatırlayın CHP Genel Başkanı Özel, bu yolsuzluk furyasının en somut örneği olan Manavgat'taki baklava kutusunda yakalanan euro'lar meselesinde yeri göğü inletmiş, 32 saatlik görüntünden söz etmişti. Sonra o görüntüleri gören olmadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama en büyük yalanı bu değildi. Yine bu köşede gazeteci Enver Aysever'in İmamoğlu'nun yüzüne karşı söylediği "Hırsızın elini sıkmam" sözünün yalan olduğunu önce iki avukat, Hüseyin Ersöz ve Yiğit Akalın söylemiş, bir süre sonra da CHP Genel Başkanı Özel bizzat soyadımı vererek, "Övür övür övünen, bir karış yalancı" diyerek benim "yalan" yazdığımı iddia etmişti. Oysa asıl yalan söyleyenin kendisi olduğunu anında gazeteci Enver Aysever, avukatı Mikail Dilbaz aracılığıyla açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Siyasi yaşamı incelense kim bilir daha neler çıkacak. Ama bu konuda özür dilemediği gibi ders çıkarma gibi bir derdi de olmadı. Çünkü kendi siyasi ve medya kitlesinin sorgulamadığını iyi biliyor. Düşünün o medya mensuplarından biri hem de felsefecilerle, sosyologlarla zaman zaman ahlaki değerler üzerine söyleşiler yapan, söz söyleyen Kürşad Oğuz, Bakan Gürlek'in mal varlığıyla ilgili açıklamaları şöyle yorumladı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Özgür Özel bugün Türkiye'de bir ahlak devrimi yaptı. Hiçbir şey olmayacak olsa bile bu oldu."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnanılır gibi değil, milyon dolarlık hafriyat rantını, Medya AŞ vurgununu, "jet"giller rezaletini, lüks otoları saymıyorum, İmamoğlu'nun sadece İstanbul Boğazı'na nazır üç villayı 15 milyon TL'ye alması karşısında sessiz kalanlar nasıl bir "ahlaki devrim"den söz eder?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tersi olmasın sakın...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 08:49:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ozgur-ozelin-20-milyon-dolarlik-rusvet-korkusu-1773906342.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuzaklama radar yapmayacağız</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tuzaklama-radar-yapmayacagiz-676</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tuzaklama-radar-yapmayacagiz-676</guid>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı. İçişleri Bakanı Çiftçi, "313 bin 745 personelimiz, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik personelimiz bayramda görev yapacaklar, sahada olacaklar. Kesinlikle tuzaklama suretiyle radar denetimi yapmayacağız. Yani mutlaka uyarı levhalarımız olacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi bayram tedbirlerini açıkladı. İçişleri Bakanı Çiftçi, "313 bin 745 personelimiz, emniyet, jandarma ve sahil güvenlik personelimiz bayramda görev yapacaklar, sahada olacaklar. Kesinlikle tuzaklama suretiyle radar denetimi yapmayacağız. Yani mutlaka uyarı levhalarımız olacak.&nbsp;<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><strong>Multimedya sistemlerine gelince… Birincisi sürücünün görüş açısını etkilemeyecek, engellemeyecek. İkincisi de araç harekete geçtiğinde sürüş başladığında mesela o çoklu medya ortamları kapanacak. Bu ikisinin birlikte gerçekleşmesi gerekiyor. Yönetmelik çıkıp da uygulama netleşinceye kadar rehberlik çalışmalarımız devam edecek. O yüzden vatandaşlarımız rahat olsunlar, yani herhangi bir şekilde endişeye kapılmasınlar" dedi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, bakanlıktaki Güvenlik ve Acil Durumlar Koordinasyon Merkezi'nde (GAMER) haber ajanslarının temsilcilerinin Ramazan Bayramı tatili süresince uygulanacak trafik tedbirleri ve Karayolları Trafik Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'a ilişkin sorularını yanıtladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AA'daki habere göre vatandaşların bayramı huzur ve güven içinde geçirmelerini sağlamak amacıyla valiliklere, kaymakamlıklara ve kolluk birimlerine yönelik kapsamlı bir genelge yayımladıklarını belirten Çiftçi, tüm güvenlik tedbirlerinin alındığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"RADAR DENETİMLERİMİZ OLACAK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Amaçlarının vatandaşların bayramı huzur ve güven içerisinde aileleriyle birlikte geçirmeleri olduğunu vurgulayan Çiftçi, "Emniyet Genel Müdürlüğümüz, Jandarma Genel Komutanlığımız yoğun şekilde trafik denetimleri yapacak. Hız denetimleri yapacağız, radar denetimlerimiz olacak. Vatandaşlarımızın kurallara uymalarını temin etmek için sahada görünür olacağız. Çünkü istiyoruz ki kimse sevdiklerine kavuşmak için acele etmesin. Yani trafik kurallarına uysunlar, hız tahditlerine uysunlar ve güven içerisinde de ailelerine kavuşabilsinler." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Özellikle trafik yoğunluğunun yüksek olduğu güzergahlarda radar denetimlerinin olacağını kaydeden Çiftçi, emniyet kemeri ve alkol denetimleri de yapılacağını ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çiftçi, helikopter ve insansız hava araçlarıyla ana arterlerde, kritik kavşak noktalarında trafik akışını anlık takip edebileceklerini, edinilen bilgilerin sahadaki ekiplere eş zamanlı iletileceğini belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akıllı ulaşım ve trafik yönetim sistemlerinin etkin, verimli şekilde kullanılacağının altını çizen Çiftçi, kamera ve elektronik denetleme sistemleriyle riskli noktaların anlık takip edileceğini, trafiğin akışını sağlamak üzere ekiplerin belirlenen bölgelere yönlendirileceğini, kolluk birimlerinin ihtiyaç duyulan her noktada yardımda bulunacağını anlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>HAVADAN VE KARADAN DENETİM<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Bakan Çiftçi, bayramda görev yapacak ve denetimlerde yer alacak personele ilişkin şu bilgileri verdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"313 bin 745 emniyet, jandarma ve Sahil Güvenlik personelimiz bayramda görev yapacak, sahada olacaklar. Aynı zamanda 50 bin 150 otomobil ve motosikletle Türkiye'nin her yerinde görev başında olacaklar. Karadan yaptığımız denetimlerin yanında 16 helikopter, 1222 İHA ve dron havadan denetim yapacak. Aynı zamanda 390 gemi ve bot da Sahil Güvenlik unsurlarımıza bu denetimlerde iştirak edecek. Onlar da bayramın huzur içerisinde geçmesi noktasında vatandaşımıza yardımcı olacaklar."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Havaalanlarında, otogarlarda, alışveriş merkezlerinde, yaşam alanlarında, turizm merkezlerinde de hareketliliklerin olacağına işaret ederek, "Oralarda da ekiplerimiz yine bütün tedbirleri alacaklar, güvenlik tedbirlerini arttırmış olacaklar." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"BAYRAM EVLERİ MATEM EVİNE DÖNÜŞMESİN"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Sürücülerin ve yolcuların güvenliği için yorgun ve uykusuz araç kullanılmaması gerektiğine dikkati çeken Çiftçi, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Otobüs şoförlerine veya kendi araçlarıyla seyahat edecek vatandaşlarımıza sesleniyorum. Yorgun, uykusuz bir şekilde seyahat etmesinler. Hem kendi canlarını hem de vatandaşlarımızın canlarını riske atmasınlar. Uykuları geldiğinde yolun kenarına, park alanlarına çekip orada dinlenebilirler. Bir müddet dinlendikten sonra yollarına devam edebilirler. Kısa süre içerisinde varacakları yerlere ulaşmak için acele edip de ailelerini, sevdiklerini hüzne boğmasınlar. Bayramın sevinci, hüzne dönüşmesin. Bayram evleri, matem evlerine dönüşmesin istiyoruz. Onun için bu konuda tüm vatandaşlarımızdan da hassasiyet beklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"TUZAKLAMA RADAR DENETİMİ YAPILMAYACAK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Radar uygulamasına ilişkin hedeflerinin vatandaşı cezalandırmak ya da onların canlarını acıtmak olmadığını vurgulayan Çiftçi, vatandaşların kurallara uyarak güven içerisinde evlerine ulaşmasını istediklerini belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Çiftçi, şunları dile getirdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bunun için de kesinlikle tuzaklama suretiyle radar denetimi yapmayacağız, yani mutlaka uyarı levhalarımız olacak. Vatandaşlarımız bu konuda da bilgilendirilmiş olacak. Ben, vatandaşlarımızın bir kez daha hız kurallarına uymasını istirham ediyorum. Böylece hem kendileri idari yaptırımlarla karşılaşmamış olacaklar hem de daha huzurlu, güvenli şekilde memleketlerine varmış olacaklar. Çünkü önceki Kanun'a göre şu andaki hız limitleri de değişti. Önceden yüzde 10'a kadar hem şehir içinde hem de şehir dışında bir limit vardı, hız limiti vardı, artırabiliyordunuz. Şu anda 6 birimle 10 birim arasında değişiyor. Dolayısıyla bu da göz önünde bulundurularak sürücülerimizin hızları ayarlamalarında fayda var diye düşünüyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TRAFİK KANUNU'NDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Karayolları Trafik Kanunu'nda yapılan düzenlemelerin 27 Şubat'ta yürürlüğe girdiğini anımsatan Çiftçi, "Kanunun yürürlüğe girmesiyle beraber memleketim Konya'daydım. Orada özellikle plaka konusunda hem noterlerde hem de şoförler odasında vatandaşların yoğun bir şekilde sıraya girdiklerini, kalabalık oluşturduklarını gördüm." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çiftçi, vatandaşların yapılan düzenlemeleri iki konu hariç gayet yerinde bulduğunu belirterek, "Mesela kırmızı ışıkta geçmeyle ilgili toplumda herhangi bir sıkıntı yok. Trafikte ısrarla kişiyi takip eden veya önünü kesip sopayı alıp sürücülerin üzerine yürüyen, yolda halay çeken, drift atan, makas atan kişilerle ilgili herhangi bir problem yok, bunlar kabul görmüş durumda." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakan Çiftçi, plaka basmaya yetkili kurumun Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) ve buna bağlı odaların olduğunu hatırlattı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Plakaların ne şekilde basılacağının, standartların neler olacağının yönetmelikte belirlendiğini anlatan Çiftçi, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Standart plakalar belli. Buna rağmen şoförler odası iki tip plaka basıyor. Birincisi standartlara uygun plaka, ikincisi de harfleri biraz kalınlaştırılmış olan, yine plakanın taşıması gereken özellikleri taşıyan, mavi şeridi, 'TR' ibaresi, mührü, karekodu bulunan plakalar. Şoförler Odası tarafından verilmesi şartıyla biz kesinlikle bunlarla ilgili herhangi bir işlem yapmayacağız, bunları nizami plakalar olarak görüyoruz, bunlar geçerli, bunlarda herhangi bir problem yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şoförler Odası tarafından verilen plaka üzerinde eğer sürücü tarafından bazı ilaveler, eklemeler yapıldıysa, işte sorun bu alanda başlıyor. Sürücü, Şoförler Odasından plakasını aldı, oradaki harf grubunu veya rakam gruplarını kalınlaştırdıysa veya oradaki mavi şeridi sildiyse, kendine göre birtakım ilaveler, eklemeler, çıkarmalar yaptıysa kanun buna yönelik olarak 4 bin lira ceza öngörüyor. Bir de dışarıda reklamcılarda bastırılan plakalar var. Onlarda herhangi bir şekilde ne 'TR' ibaresi, ne mühür, ne karekod yer alıyor. Rakamlar, harf grupları arasındaki aralıklar tamamen kapanmış durumda. Bunlar da kanun tarafından 140 bin lirayla cezalandırılıyor."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çiftçi, plaka düzenlemesinin ardından şoförler odalarında yoğunluk olduğunu anımsatarak, "Baktık ki vatandaşımız mağdur olacak, yani en azından kendilerine bir süre verelim, bu süre içerisinde de kendilerine rehberlik yapalım. Buna rağmen standartlara uygun plaka takmayanlar olursa, onları idari müeyyideye daha sonra bağlayalım diye bir karar aldık ve bunu da uygulamaya geçirdik." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"MAĞDURUYET OLMASIN DİYE BİRAZ SÜRE VERDİK"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">TŞOF'la görüşmeye de devam ettiklerini belirten Çiftçi, "Mesela ben bir görüşmemde bana şunu ifade ettiler: 'Bizim 573 odamız günde 60 bin plaka basıyor ve buna rağmen talepleri yetiştiremiyoruz.' Demek ki kısa süre içerisinde bunun yetiştirilme imkanı, ihtimali gözükmüyor, vatandaş müracaatını yaptı, Şoförler Odası eğer kendisine plakayı zamanında basıp veremediyse, burada da vatandaşımızı cezalandırmanın çok adil olmadığını düşünüyoruz." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çiftçi, mağduriyeti ortadan kaldırmak için bu konuda biraz süre verdiklerini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Araçlarda multimedya ve görüntü cihazı kullanımına ilişkin ise Bakan Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu da toplumun şu anda tepki gösterdiği konulardan birisi. Bununla ilgili kanunun öngördüğü husus şu: Birincisi, sürücünün görüş açısını etkilemeyecek, engellemeyecek. İkincisi de araç harekete geçtiğinde, sürüş başladığında mesela o çoklu medya ortamları kapanacak. Bu ikisinin birlikte gerçekleşmesi gerekiyor. Orijinal araçlarda bununla ilgili herhangi bir problem yok. Örneğin, fabrika montajlı çoklu ortamlarda araç harekete geçtiğinde, mesela video oynatılamıyor, film seyredilemiyor ama sonradan takılanlarda veya garanti süresi bitmiş, sonradan yapılan montajlarda araç hareket halinde olsa da film izleyebiliyorsunuz, video oynatabiliyorsunuz. Bu, kanunun yasakladığı, idari müeyyideye bağladığı hususlardan birisi."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çiftçi, araçlardaki multimedya ve görüntü cihazı kullanımının açıklığa kavuşturulması için uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerektiğine işaret etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"VATANDAŞLARIMIZ RAHAT OLSUN"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">"Hangileri sürüş emniyetini tehlikeye atıyor, hangileri atmıyor? Ses sistemleri, haberleşme sistemleriyle ilgili bir uygulama yönetmeliğinin çıkarılması gerekiyor." diyen Çiftçi, çalışmaların devam ettiğini, belli bir standarda kavuşturulmuş uygulama belli oluncaya kadar kanunun bu maddesiyle ilgili herhangi bir uygulama yapmayacaklarını duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İçişleri Bakanı Çiftçi, tüm tarafların mutabakatıyla uygulama yönetmeliğini en kısa sürede çıkarmayı düşündüklerini bildirerek, sözlerini şöyle tamamladı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Şu anda çalışmalarımız devam ediyor, yoğun şekilde çalışıyoruz, en kısa süre içerisinde çıkartacağız. Yani fazla da bu süreyi uzatmayı düşünmüyoruz. Yönetmelik çıkıp da uygulama netleşinceye kadar rehberlik çalışmalarımız devam edecek. O yüzden vatandaşlarımız rahat olsunlar, yani herhangi bir şekilde endişeye kapılmasınlar. Hem onların mutlu olabileceği, yani içlerine sinen hem de sürüş emniyetini sağlayabileceğimiz, ikisini bir arada gerçekleştirebileceğimiz bir yönetmelik hazırlayacağız inşallah."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 20 Mar 2026 08:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/tuzaklama-radar-yapmayacagiz-1773905507.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Öğretmene şiddete tolerans yok</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ogretmene-siddete-tolerans-yok-675</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ogretmene-siddete-tolerans-yok-675</guid>
                <description><![CDATA["Bir kelam-ı kibar, 'Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?' Evet, bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu içindeyken, diğer taraftan da Ramazan Bayramı'na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan'a girerken duamız hep şuydu; 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı'na da kavuştur.' 'Hoş geldin Ramazan' diyorduk. Şimdi 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan Bayramı'nın buradaki tüm kardeşlerime ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini rabbimden niyaz ediyorum."]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eğitim Ailesi İftar Programı'nda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır: Öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan, Beştepe Millet Kongre Salonu'nda düzenlenen "Eğitim Ailesi ile&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iftar" target="_blank">İftar</a>&nbsp;Programı"na katıldı. Türkiye'nin dört bir yanında aşkla görev yapan eğitimcilerin, öğretmenlerin Ramazan-ı Şerif'ini tebrik eden&nbsp;Erdoğan, şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bir kelam-ı kibar, 'Muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed'siz muhabbetten ne hasıl?' Evet, bir taraftan rahmet mevsimini uğurlamanın burukluğu içindeyken, diğer taraftan da Ramazan Bayramı'na kavuşmanın sevincini yaşıyoruz. Bildiğiniz gibi Ramazan'a girerken duamız hep şuydu; 'Ya Rab bizleri Ramazan-ı Şerif'e kavuşturduğun gibi Ramazan Bayramı'na da kavuştur.' 'Hoş geldin Ramazan' diyorduk. Şimdi 'Elveda Ramazan' diyoruz. Ramazan Bayramı'nın buradaki tüm kardeşlerime ülkemize, milletimize ve İslam dünyasına hayırlar getirmesini rabbimden niyaz ediyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Erdoğan, 11 ayın sultanı Ramazan-ı Şerif'in dua etmenin, bütün mahcubiyet ve bütün samimiyetle yüce Allah'a el açmanın en güzel iklimi olduğunu dile getirerek, "Temiz bir kalple yapılacak duaların Cenabıhak katında karşılığını mutlaka bulacağına inanıyoruz. Rabbim tuttuğunuz oruçları, yaptığınız ibadetleri, ettiğiniz duaları katında kabul ve makbul buyursun." ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"CENNET VATANIMIZIN HER KARIŞ TOPRAĞI ÇANAKKALE'DİR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çanakkale Deniz Zaferi'nin 111. yıl dönümünü bugün büyük bir gururla idrak ettiklerini vurgulayan&nbsp;Erdoğan, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Vatan topraklarının şahit olduğu en büyük kahramanlık sahnelerinden biri olan Çanakkale'de destanının üzerinden tam 111 sene geçti. Kahramanlıkları tarihe sığmayan ordumuzun tarih kitaplarına sığmayan Çanakkale Zaferi'nin 111. yılında kara toprağı al kanlarıyla sulayan tüm şehitlerimizi rahmetle, şükranla yad ediyorum."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mehmet Akif Ersoy'un "Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker! Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer. Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i. Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? 'Gömelim gel seni tarihe' desem, sığmazsın." dizelerini okuyan&nbsp;Erdoğan, şöyle konuştu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Rabbim hepsinin ruhlarını şad, mekanlarını inşallah cennet eylesin. Merhum Akif, İstiklal Marşı'mızda, 'sen şehit oğlusun incitme yazıktır atanı' diyerek, milletimizin neredeyse her ferdinin şehit ahvadı, şehit evladı, şehit yakını olduğunu söylüyor. Anadolu; her ocağından, her ailesinden şehit veren mübarek toprakların adıdır. Dikkat edin, Anadolu. Baba dolu denmiyor. Burası çok anlamlı. Şehit ahvadı olan aziz milletimizin nazarında cennet vatanımızın her karış toprağı Conkbayırı'dır, Gelibolu'dur, Çanakkale'dir. Ve dost düşman iyi bilir ki Çanakkale geçilmez. İnşallah Çanakkale dünya durdukça Türk milletinin hürriyet tutkusunun, yıkılmaz iradesinin, varoluş mücadelesinin en parlak nişanesi olacaktır. Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum. Türkiye'nin sadece 783 bin kilometrekareden ibaret olmadığının en büyük şahidi Çanakkale'dir. Çanakkale'yi geçilmez kılan iradedir. İttihat fikridir, mücadele azmidir. Çanakkale'de Anadolu'nun her ili, bir ilçesi vardır. Çanakkale'de Saraybosna vardır. Çanakkale'de Balkanlar vardır. Çanakkale'de Kafkaslar, Kuzey Afrika vardır. Çanakkale'de gönül ve kültür coğrafyamızın hemen her köşesinin duası, niyazı, seccadelerini gözyaşlarıyla ıslatan milyonların muhabbeti vardır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Burada milletimizin seciyesini anlatan şu gerçeği de belirtmek isterim. Çanakkale, Bedr'in arslanlarıyla aynı yüreği taşıyan aslanların, Akif'in 'Asım'ın Nesli' diye adlandırdığı o mübarek neslin bize bıraktığı mirastır. Bir destandır. Zaferler silsilesinin altın halkalarından biridir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ÇANAKKALE TÜRKÜSÜ, LİSE VE DARÜLFÜNUN TALEBELERİNİN TÜRKÜSÜ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çanakkale Savaşı'nın epik bir kahramanlık hikayesi olduğu kadar, aynı zamanda "dramatik bir hikaye" de olduğunu dile getiren&nbsp;Erdoğan, "Çanakkale içinde aynalı çarşı. Anne ben gidiyorum düşmana karşı" türküsünün, henüz bıyığı terlememiş delikanlıların, lise ve darülfünun talebelerinin türküsü olduğuna dikkati çekti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kastamonu Abdurrahmanpaşa Lisesi, İstanbul Lisesi, Yozgat Lisesi, Balıkesir Lisesi, Kayseri Lisesi'nin 1914-1918 yılları arasında talebelerinin tamamının Çanakkale'de şehit olması sebebiyle mezun veremediğini belirten&nbsp;Erdoğan, şunları söyledi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Milli şairimiz Akif, 'Şüheda fışkıracak, toprağı sıksan şüheda' derken, işte bu acı hakikati dile getiriyor. 'Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!' derken, sadece Türk şiirinin en güzel mısralarından birini terennüm etmiyor. Bununla birlikte aziz ve asil milletimizin umut güneşi olan gençlerin, sönen ocakların destanını da haykırıyor."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Son nefese kadar Çanakkale'ye sahip çıkacaklarını vurgulayan&nbsp;Erdoğan, "Çanakkale Zaferimizin 111. seneidevriyesinde bizlere bu cennet vatanı miras bırakan, bu büyük Cumhuriyet'i emanet eden, bütün istiklal kahramanlarımızı, şehitlerimizi, gazilerimizi rahmetle anıyor, aziz hatıralarını bir kez daha kemal-i hürmetle yad ediyorum. Yine bu vesileyle bugün külliyemizde sahnelenen 'Şüheda 1915' tiyatro oyunuyla bizlere o günleri tekrar yaşatan kardeşlerimizi tebrik ediyorum." diye konuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir milleti büyük yapanın sadece tarihe şanla, şerefle yazdırdığı zaferleri olmadığını, aynı zamanda eğitimli, özgüven sahibi, iyi yetişmiş fertleri olduğunu aktaran&nbsp;Erdoğan, "Göreve geldiğimiz günden beri bu hassasiyetle çalışıyor, eğitime önem ve öncelik vermeyi ihmal etmiyoruz. Güçlü toplum, güçlü ülke hedefini ancak insan kaynağı iyi eğitim almış, güçlü bir içtimai bünyeyle gerçekleştirebileceğimizin farkındayız. Biliyoruz ki bugünün ve yarının dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, her alanda muzaffer ve muteber bir ülke olmanın yolu eğitimden geçiyor." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"TÜRKİYE YÜZYILI MAARİF MODELİ İLE ÇALIŞMALARIMIZI DAHA KAPSAMLI BİR ZEMİNE OTURTTUK"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan, Türkiye'yi muasır medeniyetler seviyesinin üzerine taşıyacak kaldıracın nitelikli, milli ve zamanın ruhunu yakalamış bir eğitim sistemi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bu yolda son 23 yılda gerçekten çok ciddi mesafe aldık. Tüm engelleme girişimlerine rağmen tarihi nitelikte reformları ülkemize kazandırdık. Başta başörtüsü olmak üzere eğitimde anlamsız yasakları ve katsayıvari adaletsiz uygulamaları ortadan kaldırdık. Her yıl bütçede&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/mahmure/astroloji/aslan-burcu/" target="_blank">aslan</a>&nbsp;payını eğitime ayırdık. Ders müfredatlarını ve kitaplarını gözden geçirerek çağ dışı ve vesayetçi unsurları temizledik. Bunları bilimsel bir anlayışla yeni baştan hazırladık.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Köklerden geleceğe şiarıyla hayata geçirdiğimiz Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çalışmalarımızı daha kapsamlı bir zemine oturttuk. Ailelerimizi her yıl kırtasiye kırtasiye gezmek zorunda bırakmıyor, ders kitaplarını çocuklarımıza eğitim yılı başında ücretsiz olarak dağıtıyoruz. Eğitim kurumlarımızı, spor salonları, dijital kütüphaneler, laboratuvarlar, akıllı tahtalar ile donatarak modern bir çehreye kavuşturduk. 821 binden fazla öğretmenimizin atamasını yaparak eğitim ordumuzun gücüne güç kattık. Atamaların yanı sıra öğretmenlerimizin mali ve sosyal imkanlarında da kayda değer iyileştirmeler gerçekleştirdik."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"SON 23 YILDA EĞİTİMDE ALDIĞIMIZ MESAFENİN LOKOMOTİFİ ÖĞRETMENLERİMİZ OLMUŞTUR"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Daha nice hizmeti öğretmenler ve öğrencilerin istifadesine sunduklarını belirten&nbsp;Erdoğan, "Türkiye'nin son 23 yılda eğitimde aldığı mesafenin lokomotifi kuşkusuz öğretmenlerimiz olmuştur. Merhum Nurettin Topçu'nun öğretmenin ne manaya geldiğini anlatan şu veciz ifadelerini burada altını çizerek hatırlatmak istiyorum. Merhum Topçu şöyle diyor, 'Ademoğlu'nu beşikten alarak mezara kadar götürüp teslim eden dünyanın en büyük mesuliyetine sahip insan muallimdir/Kaderimizin hakikatinin işleyicisi, karakterimizin yapıcısı, kalbimizin çevrildiği her yönde kurucusu odur/Fertler gibi nesiller de onun eseridir/Farkında olsun olmasın her ferdin şahsi tarihinde muallimin izleri bulunur/Devletleri ve medeniyetleri yapan da yıkan da muallimlerdir.' Muallimler yani öğretmenler, devlet ve millet hayatımızda işte böyle hayati bir rol üstlenmekte, varlığımız ve milli bekamız açısından işte böyle bir anlam ifade etmektedir." ifadelerine yer verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhurbaşkanı&nbsp;Erdoğan, kültüre göre anne babadan sonra eli öpülen kişinin&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/ogretmen" target="_blank">öğretmen</a>&nbsp;olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Biz de çocukluk ve gençlik çağımızda aile büyüklerimizden bunu gördük. Öğretmene saygıda kusur etmemeyi gördük. Dolayısıyla öğretmene yönelik bırakın şiddeti en küçük bir saygısızlığı dahi kabul etmemiz, hoş görmemiz mümkün değildir. En son Fatma Nur Çelik öğretmenimizin maruz kaldığı gibi menfur şiddet olaylarını lanetlediğimizi, bunları tasvip etmediğimizi, bunların kökünün kazınması gerektiğini burada tekrar vurguluyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şunu bir defa herkes bilmeli ve anlamalıdır, öğretmene kalkan el, geleceğimize kalkmış demektir. Öğretmene kalkan el, bu milletin istiklaline vurulmuş bir hançerdir. İstikbalimizin güvencesi olan çocuklarımızı ve gençlerimizi bir kuyumcu titizliğiyle yetiştiren kıymetli öğretmenlerimize karşı şiddete toleransımız yoktur, olamaz ve asla olmayacaktır."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"ÖĞRETMENLERİMİZ İÇİN DEVLETİN ÜZERİNE NE DÜŞÜYORSA YAPMAKTA TEREDDÜT ETMEYECEĞİZ"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sayısı azalmakla birlikte zaman zaman karşılaşılan şiddet sorununun üzerine kararlılıkla gittiklerini vurgulayan&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/erdogan" target="_blank">Erdoğan</a>, konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bundan sonra da ödün vermeyeceğiz. Öğretmenlerimizin görevlerini güven ve huzur içinde yerine getirmeleri için devletin üzerine ne düşüyorsa yapmakta tereddüt etmeyeceğiz. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını, kızıl elmamız olan Türkiye Yüzyılı'nı inşallah sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun diyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu düşüncelerle görevleri esnasında şehit edilen hocalarımız başta olmak üzere ebedi aleme irtihal eden tüm öğretmenlerimize Cenabıallah'tan rahmet niyaz ediyorum. Her birine hizmetleri, gayretleri, fedakarlıkları için ülkemize kazandırdıkları değerler için insan kaynağımızın yetişmesine yaptıkları eşsiz katkılar için ayrı ayrı teşekkür ediyor, sizlere yüce Mevla'dan üstün başarılar diliyorum. Ramazan Bayramınız şimdiden mübarek olsun. Aileleriniz ve sevdiklerinizle huzurlu bir bayram geçirmeniz temennisiyle sağ olun, var olun. Allah'a emanet olun."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ogretmene-siddete-tolerans-yok-1773904950.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD bize sorsa savaşa girme derdik</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abd-bize-sorsa-savasa-girme-derdik-674</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abd-bize-sorsa-savasa-girme-derdik-674</guid>
                <description><![CDATA[ALMANYA Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İsrail’in Berlin’e danışsa ‘savaşa girmeme’ yönünde tavsiyede bulunacağını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ALMANYA Başbakanı Friedrich Merz, ABD ve İsrail’in Berlin’e danışsa ‘savaşa girmeme’ yönünde tavsiyede bulunacağını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>&nbsp;ve ABD’nin&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>’ın gelecekte tehdit olmaktan çıkması gerektiği hedefini paylaştıklarını söyleyen&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/merz" target="_blank">Merz</a>, Washington’un kendilerine danışmadığını ve savaş devam ettikçe, bunun bir parçası olmayacaklarını söyledi.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/abd-bize-sorsa-savasa-girme-derdik-1773904481.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD Hürmüz&#039;ü sığınak delen ile vurdu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abd-hurmuzu-siginak-delen-ile-vurdu-673</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abd-hurmuzu-siginak-delen-ile-vurdu-673</guid>
                <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak Basra Körfezi’nden çıkan enerji akışını kesmesiyle küresel ekonomik bir krize dönüşmüş durumda.
ABD Başkanı Donald Trump, Boğaz’ı “yeniden açabilmek için” Avrupa ülkelerinden beklediği “desteği” bulamazken, ABD ordusu İran’daki stratejik hedeflere yönelik ağır bir hava saldırısı gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD ve İsrail’in İran’a saldırısıyla başlayan savaş, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı fiilen kapatarak Basra Körfezi’nden çıkan enerji akışını kesmesiyle küresel ekonomik bir krize dönüşmüş durumda.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, Boğaz’ı “yeniden açabilmek için” Avrupa ülkelerinden beklediği “desteği” bulamazken, ABD ordusu İran’daki stratejik hedeflere yönelik ağır bir hava saldırısı gerçekleştirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2 BİN 274 KİLOGRAMLIK BOMBA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM),&nbsp; sosyal medya platformu X üzerinden yapılan bir açıklamada, Hürmüz Boğazı yakınlarındaki kıyılarda yer alan İran’a ait yer altı füze üslerine hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. Açıklamaya göre, söz konusu üslere yaklaşık 2 bin 274 kilogram (5 bin pound) ağırlığındaki sığınak delici bombalar atıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NEDİR BU ‘SIĞINAK DELEN’LER<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Amerikan CNN’e konuşan bir ABD yetkilisi,&nbsp; söz konusu bombanın, ilk olarak 2021 yılında ABD uçakları tarafından kullanılan GBU-72 Gelişmiş 5K Delici patlayıcısı olduğunu belirtti. GBU-72 bombalarının “çelik bir muhafaza” ile çevrili olduğu ve bu sayede yerin derinliklerine ve beton sığınaklara nüfuz edebildiği biliniyor. ABD, İsrail ve İran arasında geçen yıl haziran ayında gerçekleşen 12 Gün Savaşı sırasında İran’daki nükleer tesisleri GBU-57 bombaları ile vurmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CENTCOM Hürmüz bombardımanıyla ilgili paylaşımında bu haritayı paylaştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran rafinelerine saldırı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail dün de İran ekonomisi için hayati önem taşıyan Güney Pars doğalgaz rafinerileri ve bağlı altyapı birimlerine yönelik hava saldırıları düzenledi. Aynı zamanda bölgedeki enerji endüstrisinin kalbi sayılan Asaluyeh’deki petrol ve petrokimya tesisleri de hedef alındı. Axios’a konuşan İsrailli yetkililer, söz konusu saldırının “Trump yönetiminin onayıyla gerçekleştirildiğini” ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MİSİLLEME GECİKMEDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan İran gece saatlerinde, enerji tesislerine yönelik saldırıya misilleme olarak Suudi Arabistan ve Katar’a füze saldırıları düzenledi. Saldırı sonucu Katar’daki Ras Laffan rafinerisinde yangın çıktı. Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da da art arda patlamalar meydana gelirken 4 balistik füzenin engellendiği açıklandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İSRAİL&nbsp;LÜBNAN BAŞKENTİNDE 15 KATLI BİNAYI HEDEF ALDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İSRAİL’in Lübnan’da Hizbullah’ı gerekçe göstererek mart ayı başında başlattığı saldırılarda da tansiyon düşmüyor. İsrail ordusu, önceki gece Beyrut’ta halihazırda alt katlarını bir hafta önce bombalandığı 15 katlı bir apartmanı yerle bir etti. Ordu, yıkılan binanın bodrum katında “Hizbullah’a ait nakit paraların depolandığını” öne sürdü.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">‘20 YILLIK EMEĞİM GİTTİ’<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan apartman&nbsp;sakinleri de sosyal medyadan tepkilerini gösterdi. Harvard Üniversitesi’nde cerrah olan ABD ve Lübnan vatandaşı&nbsp;Prof. Haytham Kaafarani “3 çocuğumun yazlarını orada geçirmesi için şehir merkezinde küçük bir daireye sahip olmak için 7 yıl boyunca borç ödedim. Bugün, İsrail, vergi paralarımla finanse edilen Amerikan silahlarıyla hayalimdeki evi enkaza çevirdi” ifadelerini kullandı. Paylaşım 3 milyon kez görüntülendi.&nbsp;Kimya Profesörü Bilal Kaafarani ise, “Bu sabah, İsrail dairemin bulunduğu bir apartmanı yerle bir etti. Ben 22 yıl, eşim 20 yıl bu ev için çalıştı. Bu çılgınlık sona ermeli” diye paylaşım yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 19 Mar 2026 10:09:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/abd-hurmuzu-siginak-delen-ile-vurdu-1773904244.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP ezan yasağını Kadir gecesinde başlattı</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-672</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-672</guid>
                <description><![CDATA[Elhamdülillah, Kadir Gecemizi huzurla ihya ettik.
"Sudaki balık" hesabı, bunun ne kadar büyük bir nimet olduğunun farkında değiliz. Ya Allah muhafaza, CHP'nin iktidar olduğu yıllarda yaşasaydık!
"Ne değişirdi ki" diyorsanız, CHP'yi hiç tanımıyorsunuz demektir!]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>Star Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nuh Albayrak'ın makalesi:</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://m.star.com.tr/yazar/bu-chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-yazi-2003523/?fbclid=PAZnRzaAQmhytleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZA8xMjQwMjQ1NzQyODc0MTQAAaerXoSy7XULAUx6S1PjKLbVXYgaePURo9SqCt6VUXtSUs9vqbCcf34Bd565Dw_aem_e6GdQBG9NM1IcxRH2ROUKA" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file">https://m.star.com.tr/yazar/bu-chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-yazi-2003523/?fbclid=PAZnRzaAQmhytleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZA8xMjQwMjQ1NzQyODc0MTQAAaerXoSy7XULAUx6S1PjKLbVXYgaePURo9SqCt6VUXtSUs9vqbCcf34Bd565Dw_aem_e6GdQBG9NM1IcxRH2ROUKA</a></p><p class="MsoNormal">Elhamdülillah, Kadir Gecemizi huzurla ihya ettik.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Sudaki balık"</strong>&nbsp;hesabı, bunun ne kadar büyük bir nimet olduğunun farkında değiliz. Ya Allah muhafaza, CHP'nin iktidar olduğu yıllarda yaşasaydık!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Ne değişirdi ki"</strong>&nbsp;diyorsanız, CHP'yi hiç tanımıyorsunuz demektir!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çünkü özellikle, kandil gecelerinde, bayram günlerinde saldıran İsrail gibi CHP iktidarı da, mübarek gün ve gecelerde Müslümanlara zulmetmekten zevk alıyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Örnek mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İşte CHP'nin, Müslümanlara kâbus yaşattığı bir Kadir Gecesi...</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tarih 3 Şubat 1932 (Ramazan 1350)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müslümanlar, her sene olduğu gibi Kadir gecesini idrak için,&nbsp;<strong>"merkez"</strong>&nbsp;durumundaki Ayasofya Camii'ne akın etmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama bu akşam bir gariplik vardı! Müslümanları camiye almamışlardı! Camidekiler hep şapkalı, fötrlü insanlardı. Üst katı da tamamen Avrupalı büyükelçilere ayırmışlardı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu şaşkınlıkla meydan hıncahınç dolduran ahali, biraz sonra minarelerinden yükselen&nbsp;<strong>"nara"</strong>ları duyunca daha da şaşırmışlardı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Tanrı uludur, tanrı uluduuuuuurrr!.."</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ezan, kamet, namaz hepsi değişmişti...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hafız Yaşar&nbsp;<strong>"Tebareke"</strong>&nbsp;diye başlamış ama&nbsp;<strong>"Türkçe gazel"</strong>&nbsp;çekmişti! Peşinden,&nbsp;<strong>"İstanbul'un meşhur hafızları"</strong>&nbsp;denen 30 kişi, farklı havalar asılmıştı; sanki camide&nbsp;<strong>"panayır"</strong>&nbsp;açılmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hafız Yaşar,&nbsp;<strong>"camideki kâbus"</strong>u,&nbsp;<strong>"Bu inkılabın sahibi Reisicumhura dua"</strong>&nbsp;diye bitirmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Evet... Ezan yasaklanmıştı... Bir süredir konuşulan zulüm "resmen" başlamıştı!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>DİYANET'TEN, "EZAN OKUYORLAR" İHBARI!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu şok, ertesi gün bütün Anadolu'ya yayılmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Herkesin bağrı&nbsp;<strong>"yanardağ"</strong>&nbsp;gibi kaynıyordu. Sesini çıkaramayan Müslümanlar, gizli gizli ağlıyordu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çünkü minare kapılarında sivil polisler pusu kuruyor; camilere giren jandarmalar, cemaatin ne okuduğunu kontrol ediyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca milleti korkutmak için ne gerekiyorsa yapılıyordu.&nbsp;<strong>"Türkçe ezan"</strong>&nbsp;zulmünü protesto edenler, İstiklâl Mahkemelerinde sürünüyordu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Halbuki bu zulüm, şifahen başlatılmış; kanunsuz bir uygulamaydı. Ama&nbsp;<strong>"Kanun yoksa ceza da yoktur"</strong>&nbsp;diye ümitlenmeyin... CHP devrinde, Müslümanlara zulmetmek için kanuna-hukuka ihtiyaç mı vardı?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Anadolu'daki Müslümanların, bütün zulümleri göze alarak ezanı, ezan gibi okumakta ısrar etmesi üzerine,&nbsp;<strong>"paşasının Diyanet Reisi"</strong>&nbsp;Rifat Börekçi,&nbsp;<strong>"Din görevlilerine ezan okutmuyoruz ama sivil halka engel olamıyoruz"</strong>&nbsp;diyerek Müslümanları ihbar etmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Birkaç yıl önce, şapka giymeyenleri bulup cezalandırmak için seferber olan&nbsp;<strong>"tek parti diktatörlüğü"</strong>, şimdi de&nbsp;<strong>"ezancıların"</strong>&nbsp;peşindeydi. Öyle bir cadı avı vardı ki, camide dudağını kıpırdatan&nbsp;<strong>"Arapça okudu"</strong>&nbsp;diye hesaba çekiliyordu. Millet camiye gidemez olmuştu ama evde de rahat yüzü görmüyordu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>KÜRTLERE, TÜRKÇE EZAN ZULMÜ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">En garibi de, ezanla kametle işi olmayanların;&nbsp;<strong>"Türkçe okunsun, anlayalım!"</strong>&nbsp;muhabbetiydi. Sanki anlayınca camiye koşmuşlardı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca madem amaç ezanın anlaşılması ise, tek kelime Türkçe bilinmeyen Arap ve Kürt köylerinde,&nbsp;<strong>"Türkçe ezan"</strong>&nbsp;dayatmasının ne anlamı vardı?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nitekim bu işkenceden kurtulmak için, Fransız işgalindeki Hatay'a kaçmışlardı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İŞGALCİ FRANSIZLARI BİLE ARATTILAR</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama CHP zulmü peşlerini bırakmayacaktı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zira şeytan atına binen, kim bilir nerede duracaktı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nitekim Türk askeri; şehri teslim almak üzere 5 Temmuz 1938 tarihinde Hatay'a girmişti. Kemalist komutan, camiden gelen&nbsp;<strong>"Allahü Ekber"</strong>&nbsp;nidasını duyunca irkilmişti!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlk talimat,&nbsp;<strong>"Ezan, Türkçe okunacak"</strong>&nbsp;olmuştu! Türk askerini karşılamak için sokağa dökülen Müslümanlar neye uğradığını şaşırmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Fransız işgali altındayken serbestçe okudukları ezanı, Türk askerinin niye yasakladığını kimse anlayamamıştı.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"LAİK İSEK KARIŞMAMALIYIZ..."</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İnönü'nün,&nbsp;<strong>"Cezayı kanunlaştırın"</strong>&nbsp;talimatı üzerine, CHP grubu harekete geçmiş ve ezan okuyana ceza için TCK 526. Madde değişikliği Meclise getirilmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP Antalya Mebusu Rasih Kaplan; İttihatçı kalıntısı olmasına rağmen insaflı bir hukukçu olacak ki,&nbsp;<strong>"Bu konu, ceza mevzuu değildir. Lâik isek karışmamamız gerekir"</strong>&nbsp;demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca, canı sıkılanın husumet için&nbsp;<strong>"Bu adam Arapça ezan-kamet okuyor"</strong>&nbsp;diye ihbarda bulunduğunu söylemiş ve çarpıcı bir örnek vermişti...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ziyaret ettiği Antalya savcısının, "kendilerinden" biri olan Antalya Müftüsünü sorguladığını görünce çok şaşırmıştı. Müftü gidince sebebini sormuş, savcı da şöyle izah etmişti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Biri imam olmak istemiş. Adamın, bir 'ayyaş' olduğu anlaşılınca müftü, 'İmam olamazsın' demiş. O da kızmış ve 'Dün öğleyin camide, müezzin Türkçe kamet getirirken müftünün dudakları kıpırdıyordu. Dikkat ettim; Arapça kamet okuyordu' şeklinde ihbarda bulunmuş. Takibat başlattık."</strong><a href="https://m.star.com.tr/yazar/bu-chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-yazi-2003523/?fbclid=PAZnRzaAQmhytleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZA8xMjQwMjQ1NzQyODc0MTQAAaerXoSy7XULAUx6S1PjKLbVXYgaePURo9SqCt6VUXtSUs9vqbCcf34Bd565Dw_aem_e6GdQBG9NM1IcxRH2ROUKA#0" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref1;"><strong>[1]</strong></span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>EZAN OKUYANA 7 AYLIK YEVMİYE CEZASI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Laiklik uyarısı da, bu çarpıcı örnek de "noter usulü çalışan" mebusları ikna edememiş;&nbsp;<strong>"Ezan ve kamet okuyan üç aya kadar hafif hapis veya on liradan iki yüz liraya kadar hafif para cezası ile cezalandırılır"&nbsp;</strong>şeklinde TCK'ya girmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Hafif"</strong>&nbsp;ifadesi sizi yanıltmasın; bunlar o günkü şartlarda çok ağır cezalardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca,&nbsp;<strong>"3 ay hapis"</strong>&nbsp;veya&nbsp;<strong>"200 Lira"</strong>nın, en üst limit olduğunu zannediyorsanız yine yanılıyorsunuz. Şakşakçı hakim ve savcılar, bu "üst" limitleri delik-deşik ediyor, kimse de&nbsp;<strong>"Siz ne yapıyorsunuz"</strong>&nbsp;demiyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu kanundan sonra Anadolu'daki&nbsp;<strong>"Ezan zulmü"</strong>&nbsp;adeta&nbsp;<strong>"cinnet"</strong>e dönüşmüştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cumhuriyet başta olmak üzere bütün CHP matbuatı, her gün farklı&nbsp;<strong>"Arapça ezan cezaları"</strong>&nbsp;aktararak milletin gözünü korkutuyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"İLK İŞİMİZ EZAN YASAĞINI KALDIRMAKTIR"</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP zalimlerinin bilmediği bir şey vardı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Her şey inceldiği yerden ama zulüm en kalın yerinden kopar"</strong>dı...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Demokrat Parti, CHP'nin bütün entrikalarına rağmen 14 Mayıs 1950'de iktidara gelince Başbakan Adnan Menderes,&nbsp;<strong>"İlk işimiz ezanı aslına çevirmektir"</strong>&nbsp;demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama Mason Cumhurbaşkanı Celal Bayar,&nbsp;<strong>"İlk icraatınız ezanı Arapça okutmak olursa, bu son icraatınız olabilir"</strong>&nbsp;diye tehdit etmişti!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"Tek icraatım olsa da, ezanı aslına döndüreceğim"</strong>&nbsp;diyen Menderes, 18 yıllık zulmü 16 Haziran'da<strong>&nbsp;</strong>(29 Şaban)<strong>&nbsp;</strong>buruşturup çöpe atmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Müslümanlar, ertesi gün başlayan Ramazan'a görülmemiş bir coşkuyla girmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ezan sevgisi sebebiyle cezalandırılan Bursalılar, yine Ulucami önünde toplanmıştı. Müezzin Bayram Sarıcan, şahit olduğu muhteşem manzarayı;&nbsp;<strong>"İlk ezan okunurken Müslümanlar hüngür hüngür ağlıyordu"</strong>&nbsp;şeklinde aktarmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bayram hocanın şu tespiti ise, 30 yıllık CHP zulmünü bir cümlede özetliyordu:&nbsp;<strong>"Sanki İslamiyet eskiden varmış, bir ara yok olmuş, şimdi yeniden doğuyormuş gibi bir hal vardı..."</strong><a href="https://m.star.com.tr/yazar/bu-chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-yazi-2003523/?fbclid=PAZnRzaAQmhytleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZA8xMjQwMjQ1NzQyODc0MTQAAaerXoSy7XULAUx6S1PjKLbVXYgaePURo9SqCt6VUXtSUs9vqbCcf34Bd565Dw_aem_e6GdQBG9NM1IcxRH2ROUKA#0" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftnref2;"><strong>[2]</strong></span></a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konya'da Kapu Camii minaresinde, Kağnıcı Hafız'ın ilk ezanını ağlayarak dinleyen Konyalılar,&nbsp;<strong>"Ülen bidâ oku"</strong>&nbsp;diye bağırarak defalarca okutmuştu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bütün Türkiye böyleydi. Ezan okunan camilerin etrafına toplananlar&nbsp;<strong>"şükür secdesi"</strong>&nbsp;için yere kapanıyordu. Başbakan Menderes'e teşekkür telgrafları yağıyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sultanahmet Camii'nin dört minaresinin 16 şerefesinden, aynı anda ezan okuyan 16 müezzin, 18 yıl önce Ayasofya'dan başlatılan zulmün rövanşını alıyordu!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu rövanş, tabii ki Ayasofya Camii'nin hakkıydı. Ama aynı diktatörler, Ayasofya Camii'ni de&nbsp;<strong>"müze"</strong>ye kaldırmıştı!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Neyse ki, yıllar sonra hürriyetine kavuşan Ayasofya Camii, 24 Temmuz 2020 Cuma günü, 16 şerefesinden okunan ezanla, gecikmeli de olsa aynı heyecanı yaşamıştı!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Allahü teala,<strong>&nbsp;"Ş</strong><i><strong>ükrederseniz nimetlerimi artırırım</strong></i><strong>, nankörlük ederseniz bilin ki azabım çok şiddetlidir"&nbsp;</strong>buyuruyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu sebepledir ki, o zulümleri unutmayıp bu günlerimize şükretmeliyiz. Atalarımızın yaşadığı bu zulümleri unutarak armudun sapına, elmanın çöpüne, soğan fiyatına takılan gafillere de hatırlatmalıyız.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zira hadis-i şerifte de, "<strong>Emr-i marufu bırakırsanız; Allahü teâlâ, en kötünüzü&nbsp;</strong>(yani CHP'yi)<strong>&nbsp;başınıza musallat eder"&nbsp;</strong>buyrulmaktadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Başka söze hacet var mı?</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://m.star.com.tr/yazar/bu-chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-yazi-2003523/?fbclid=PAZnRzaAQmhytleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZA8xMjQwMjQ1NzQyODc0MTQAAaerXoSy7XULAUx6S1PjKLbVXYgaePURo9SqCt6VUXtSUs9vqbCcf34Bd565Dw_aem_e6GdQBG9NM1IcxRH2ROUKA#0" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn1;">[1]</span></a>&nbsp;TBMM Zabıtları, 6. Dönem, 55. Birleşim, 23 Mayıs 1941, Cilt 18, s. 144<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://m.star.com.tr/yazar/bu-chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-yazi-2003523/?fbclid=PAZnRzaAQmhytleHRuA2FlbQIxMQBzcnRjBmFwcF9pZA8xMjQwMjQ1NzQyODc0MTQAAaerXoSy7XULAUx6S1PjKLbVXYgaePURo9SqCt6VUXtSUs9vqbCcf34Bd565Dw_aem_e6GdQBG9NM1IcxRH2ROUKA#0" target="_blank"><span style="mso-bookmark:_ftn2;">[2]</span></a>&nbsp;Bayram Sarıcan,&nbsp;<i>Bursa'da Dinî Hayat,</i>&nbsp;Düşünce Kitabevi, Bursa 2003, s. 113.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:44:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/chp-ezan-yasagini-kadir-gecesinde-baslatti-1773816684.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Bayramda köprü ve otoyollar ücretsiz</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bayramda-kopru-ve-otoyollar-ucretsiz-671</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/bayramda-kopru-ve-otoyollar-ucretsiz-671</guid>
                <description><![CDATA[Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücret talep edilmeyecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Ramazan Bayramı tatili nedeniyle Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) sorumluluğundaki otoyol ve köprü geçişlerinden ücret talep edilmeyecek.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Bayram döneminde&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/baskentray" target="_blank">Başkentray</a>,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/marmaray" target="_blank">Marmaray</a>,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/izban" target="_blank">İZBAN</a>, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı ve Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı ücretsiz olacak<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>RESMİ GAZETE'DE YAYIMLANDI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuya ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/resmi-gazete" target="_blank">Resmi Gazete</a>'de yayımlandı. Buna göre, bayram tatili nedeniyle KGM sorumluluğu altında bulunan otoyollar ile 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinden geçişler, bu gece saat 00.00'dan başlayarak 22 Mart Pazar gün sonuna kadar ücretsiz olacak.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yap-işlet-devret projeleri, ücretsiz geçiş uygulamasından hariç tutuldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ŞEHİR İÇİ TOPLU TAŞIMA BAYRAMDA ÜCRETSİZ</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Vatandaşlar, Başkentray, Marmaray, İZBAN, Sirkeci-Kazlıçeşme raylı sistem hattı, Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Arnavutköy metro hattı seferleri ile belediyeler ve bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerce yürütülen toplu taşıma hizmetlerinden de 20 Mart Cuma saat 00.00'dan 22 Mart Pazar gün sonuna kadar ücretsiz yararlanabilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:36:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/bayramda-kopru-ve-otoyollar-ucretsiz-1773815907.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Amerika&#039;nın yalnızlığı</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/amerikanin-yalnizligi-670</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/amerikanin-yalnizligi-670</guid>
                <description><![CDATA[Hürmüz işi Trump’ı ziyadesiyle sıkıştırmış durumda.
Yalnız bu olay çerçevesinde vahim olan şey hangisi karar veremiyorum.
 Trump’ın bunu öngörememiş olması mı,
 İran’ın bunu yapacağına hiç ihtimal vermemiş olması mı,
 Yoksa elde hiçbir çözüm yokken dünyaya çağrı yaptığında dımdızlak ortada kalması mı?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">YUNUS PAKSOY-Hürriyet<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><br>Hürmüz işi Trump’ı ziyadesiyle sıkıştırmış durumda.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yalnız bu olay çerçevesinde vahim olan şey hangisi karar veremiyorum.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;Trump’ın bunu öngörememiş olması mı,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;İran’ın bunu yapacağına hiç ihtimal vermemiş olması mı,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;Yoksa elde hiçbir çözüm yokken dünyaya çağrı yaptığında dımdızlak ortada kalması mı?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İlk iki meseleyi geçen yazıda irdelemiştik.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın tüm planlarını “Hamaney ölecek, rejim düşecek, zafer bizim olacak” gibi oldukça üstünkörü ve basit bir zemine oturtması Hürmüz gibi kaçınılmaz bir krize itti tüm dünyayı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ama asıl mesele bunun sonrasında yaşananlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öyle ki... ABD’nin dünya üzerindeki “yaptırıcı” gücünün nerelere geldiğini görmek açısından oldukça değerli.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump hafta sonu çıkıp Hürmüz krizinin artık bir dünya krizi olduğunu deklare ediverdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Yedik, içtik doyduk; hesabı kim ödeyecek” diye soruyor Trump sormasına da... Başkan ve Netanyahu haricinde kimse ne bu masayı istedi, ne yedi, ne içti ne de masanın yakınından geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">E o zaman dünya Trump’a bir şey mi borçlu?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aslında değil. Hiç de olmadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump uzun bir süredir Avrupa, NATO, Güney Kore ve Japonya’yı zorbalıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu ülkelerdeki his şu... Onlarca yıldır ABD’nin ilmek ilmek ördüğü müttefiklik ruhunu, işbirliği mantığını ve en önemlisi güvenilebilirliği yok etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump bu ülkelere “kendi başınızın çaresine bakın” derken iyiydi de... Şimdi neden “başım sıkıştı yetişin” diyor?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki Birleşik Krallık, AB, Almanya, İtalya, Avustralya, Japonya gibi ülkelerin şimdiden “asla” demeleri tesadüf mü?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın geçen gün bizzat anlattığı şu hikâye gerçeği ortaya çıkarıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Japonya’da 45 bin, Güney Kore’de 45 bin ve Almanya’da 50 bin askerimiz var. Hepsini biz savunuyoruz sonra: ‘Hiç mayın tarama geminiz var mı?’ diyoruz. Onlar da ‘Şey biz bu işe karışmasak olur mu?’ diyorlar.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Akla hemen birkaç soru geliyor...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;Japonya’yı ABD’yi soyan ülkelerden ilan edip Japonya’yı koruma vaadini sorguladığın,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;Almanya’nın seçimlerine karışmak dahil olmak üzere yine ABD’yi soyan ülkelerin başlarında gösterdiğin,<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;Güney Kore’yi koruma taahhüdünü tartışmaya açıp hava savunma sistemlerini çektiğin için olabilir mi acaba?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunlar sadece birkaç örnek...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Daha 14 ay oldu ama dost da düşman da Trump‘ın öngörülemezliğinden ve kendilerine davranılma şeklinden biraz yılmış halde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hele hele tarihi müttefik Birleşik Krallık bile bu maceraya girişmediği için herkesin önünde çocuk gibi azarlanıyorsa...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir de üstüne “Bunu unutmayacağız. Gemi falan da yollamayın ihtiyacımız yok” gibi atarlı giderli cümlelerle trip yiyorsa söylenecek bir şey yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Daha önce Netanyahu’nun kendisini bu maceraya ikna etmesi daha sonra da göreve geldiğinden bu yana yola çıktıklarını her fırsatta yerden yere vurması, aşağılaması ve zorbalaması Amerika’yı derin bir yalnızlığa itmiş halde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın aralık ayında yayımladığı Ulusal Güvenlik Stratejisi büyük ses getirmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Batı ittifakından hızla uzaklaştığı, herkesi kendi başının çaresine bakmaya çağırdığı ve “Donroe Doktrini” duyurduğu bu belgeyi analiz etmiştik biz de 10 Aralık yazısında.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzende ABD’yi mahallenin kabadayısına; Avrupa’yı ve diğer müttefikleri de kabadayıdan koruma alan mahalleliye benzetmiştik.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu yeni doktrin ile mahallelileri satan kabadayıya da iki uyarıda bulunmuştuk.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Kabadayı hâlâ eski saygıyı göreceğini düşünüyorsa hayal görüyor. Batı kavramı denen şey artık sona ermiştir.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şimdi anladınız mı neden Trump “herkes Hürmüz’e” dediğinde bir kişinin bile kapıdan dışarı adımını atmadığını?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşte bütün mesele bu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NEME LAZIM<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sadece&nbsp;Trump Beyaz Sarayı’nda yaşanacak şeyler diye bir kitap yazsak içine mutlaka girecek şeylerden biri ortaya çıktı bu hafta...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İddiaya göre Trump’ın önüne her gün savaşla ilgili planlama koyulduğunda...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Belki Trump‘ın kafası atar da savaşı bitirmek ister diye “çıkış rampaları” ekleniyormuş.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başkanın “savaş bitti bitiyor” laflarının artık petrol piyasalarını kontrol etmek için olduğunu anladık ama...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Herhalde Beyaz Saray’dakiler gerçekten de Trump‘ın bir gün uyarıp “bitirin şu savaşı” diye emir vermesinden endişeleniyorlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Neme lazım diye Trump’a “muhtemel çıkışlar” diye belge koymalarının başka açıklaması yok.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">HABERİM YOKMUŞ GİBİ ÇEK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir&nbsp;araların moda lafıydı şu “haberim yokmuş gibi çek” muhabbeti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Benim aklıma niye geldi peki?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump’ın “kimse bize İran, Körfez ülkelerini vuracak dememişti” deyip bir de üstüne “hiçbir uzman bunu tahmin edemezdi” diye işi iyice abartmasından.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yahu savaştan önce iki saat bizim CNN TÜRK’ü izlesen tartışıldığını göreceğin şeyi nasıl kimse haber vermez?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mesele o değil çünkü...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mesele, Körfez ülkelerini koruyamadıktan sonra ve hatta bu ülkeler harap haldeyken “haberimiz yoktu, gafil avlandık” bahanesini oturtabilmek. Buna kimse inanmaz da... Bundan sonra bu Körfez ülkelerinden trilyonlarca dolar haraç kesmeye gittiğinde bu şeyhler ve krallar “yatırım istediğinizden hiç haberimiz yoktu” demesinler?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">TRUMP TRUMP’LA KONUŞURSA<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump&nbsp;geçen gün dedi ki...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Eski bir ABD başkanıyla konuşmuş. O başkan, Trump’ın İran savaşından o kadar etkinlenmiş ki dertlere düşmüş.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Keşke ben yapsaydım” demiş.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Oğul Bush mu?” diye sorulunca hayır dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Clinton da bunu yalanladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">E... Obama ve Biden ile kanlı bıçaklı zaten konuşmazlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Geriye tek bir eski başkan kalıyor...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">45’inci ABD Başkanı Donald J. Trump.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kuvvetle ihtimal Trump sanıyorum ki 1’inci dönem Trump’ı ile bir gece dertleşip... “Keşke ilk dönemimde vursaydım” demiş olmalı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/amerikanin-yalnizligi-1773815412.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Laricani öldürüldü</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/laricani-olduruldu-669</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/laricani-olduruldu-669</guid>
                <description><![CDATA[İran rejiminin en etkili ve karar verici isimlerinden biri sayılan Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani İsrail’in hava saldırısında öldürüldü. Laricani’ye bağlı ofis haberi doğrularken, uzmanlar, Tahran’daki en etkili siyasi aktörlerden birinin devre dışı kalmasının Devrim Muhafızları’nın artan nüfuzunu güçlendireceğini düşünüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İran rejiminin en etkili ve karar verici isimlerinden biri sayılan&nbsp;Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani İsrail’in hava saldırısında öldürüldü. Laricani’ye bağlı ofis haberi doğrularken, uzmanlar, Tahran’daki en etkili siyasi aktörlerden birinin devre dışı kalmasının Devrim Muhafızları’nın artan nüfuzunu güçlendireceğini düşünüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ortak saldırıları hız kesmeden devam ederken rejimin en kilit isimlerinden olan İran Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani İsrail’in önceki günkü hava saldırısıyla öldürüldü. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Laricani’ye bağlı ofis dün gece saatlerinde yaptığı açıklamayla, Ali Laricani’nin İsrail saldırısında öldüğünü duyurdu. Saldırıda Ali Laricani’nin yanı sıra oğlu Murtaza Laricani, Ulusal Güvenlik Konseyi Güvenlik Sekreter Yardımcısı Alireza Bayat ve bir grup koruma görevlisinin de yaşamlarını yitirdiği belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ARKA ARKAYA AÇIKLADILAR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">68 yaşındaki Laricani’nin hedef alındığına dair ilk&nbsp;<a href="http://www.hurriyet.com.tr/" target="_blank">haberler</a>&nbsp;dün sabah saatlerinde İsrail medyasında ortaya çıktı. Önce İsrail Savunma Bakanı Israel Katz Laricani’nin gece saatlerinde düzenlenen bir saldırıda hedef alındığı ve öldürüldüğünü iddia etti. Ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “Laricani’yi dün sabah etkisiz hale getirdik” açıklamasını yaptı. Akşam saatlerinde ise ABD Başkanı Donald Trump Laricani’nin öldürüldüğünü belirterek, “Protestocuların öldürülmesinden o sorumluydu” ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dün gece saatlerinde Laricani’nin X hesabından yapılan paylaşımda da “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla, Aziz ve onurlu İran milleti! Müslüman halklar ve dünyanın özgür insanları: Allah’ın bir kulu, Allah’a kavuştu. Allah’ın kullarından biri Rabbine şehit olarak kavuştu” denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İKİ HAFTADIR FİİLİ LİDERDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">AFP’ye konuşan İsrailli bir yetkili, Laricani’yi özellikle Ali Hamaney’in öldürülmesinin ardından son iki haftadır İran rejiminin ‘fiili lideri’ olarak nitelendirirken daha önce de Tahran yönetiminde ipleri elinde tutan kişi olduğunu belirtti. Dün gece saatlerine kadar Laricani’nin öldürüldüğüne dair iddialar karşısında sessizliğini koruyan Tahran yönetimi, akşam saatlerinde Laricani’nin sosyal medya hesabından Hindistan açıklarında ABD tarafından vurulan İran’a ait fırkateynde öldürülen askerler için el yazılı taziye mesajı ve şiir paylaşımında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Laricani’nin ölüm haberinin resmi kaynaklardan duyurulmasının ardından Ulusal Güvenlik Konseyi’ndeki halefinin, eski liderin konseydeki ikinci temsilcisi olan Said Celili olması bekleniyor. Celili, Pezeşkiyan’a karşı Cumhurbaşkanlığı seçiminde yarışan isimdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BAŞINA ÖDÜL KONMUŞTU<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar da Estonyalı mevkidaşıyla düzenlediği basın toplantısında, “Ali Laricani’nin başına 10 milyon&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/merkez-bankasi" target="_blank">dolar</a>&nbsp;ödül konulmuştu. Biz bunu bedavaya yaptık” diye konuştu. İsrail Başbakanı Netanyahu da, Laricani’nin öldürüldüğünü belirterek “Bu sabah Laricani’yi etkisiz hale getirdik. Bu rejimi zayıflatarak İran halkına onu devirme fırsatı vermeyi umuyoruz” ifadelerini kullandı. Netanyahu savaş senaryolarında birçok sürpriz olduğunu belirterek ‘Taktiklerimizi açıklamayacağım ama ortada birçok sürpriz bulunuyor” diye de konuştu. Laricani, ABD’nin başına ödül konulmasıyla ilgili “Şehadeti mutluluktan başka bir şey olarak görmüyorum. Zalimlerin dünyasında yaşamak sefaletten başka bir şey değildir” demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrailli Kanal 12’ye konuşan bir yetkili, suikastın pazarı pazartesiye bağlayan gece planlandığını ancak ertelendiğini belirterek, pazartesiyi salıya bağlayan gece için Laricani’nin kullandığı dairelerden birine ulaştığı, oğlu ile buluştuğu bilgisini aldıklarını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BİR GÜN ÖNCE SİTEM ETMİŞTİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Laricani, önceki gün Müslüman ülkelerine ithafen yayımladığı 6 maddelik mektupta, İran’ın ABD ve İsrail saldırılarına karşı yalnız bırakıldığını belirterek, “Kim yardım çağrısını duyup karşılık vermezse Müslüman değildir” sözleriyle sert eleştirilerde bulunmuştu. İran’ın büyük ve küçük şeytana (ABD ve İsrail) karşı direndiğinin altını çizen Laricani, Müslüman ülkelerin tutumunun, Hz. Muhammed’in ‘Kim birinin ‘Ey Müslümanlar’ diye yardım çağrısı yaptığını duyar da ona karşılık vermezse Müslüman değildir’ sözüyle çeliştiğini belirtmiş ve ‘Bu nasıl bir Müslümanlıktır” diye yakınmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DEVRİM MUHAFIZLARI GÜÇLENEBİLİR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Laricani’nin öldürülmesinin İsrail yönetimi açısından yeni riskler doğurabileceği de değerlendiriliyor. Laricani’nin İran rejiminin temel ilkelerine bağlı bir isim olmasına rağmen şuana kadar radikal figürlere kıyasla pragmatik bir çizgi izlediği biliniyor. Uzmanlara göre, Tahran’daki en etkili siyasi aktörlerden birinin devre dışı kalması, Devrim Muhafızları’nın artan nüfuzunu güçlendirebilir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">BESİÇ&nbsp;KOMUTANI DA HEDEF<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan İsrail Savunma Bakanı Katz, İran Devrim Muhafızları’na bağlı Besiç milis&nbsp;güçlerinin komutanı Gholamreza Süleymani ile yardımcısı Seyyed Karishi’nin de öldürüldüğünü duyurdu. Süleymani’nin öldürüldüğü haberi İran tarafından da doğrulandı. Devrimin ardından Ayetullah Humeyni tarafından kurulan Besic, Devrim Muhafızları Ordusu bünyesinde çalışan gönüllü bir paramiliter güç olarak tanınıyor. Genellikle genç ve işçi sınıfına mensup erkeklerden oluşan ve güçlü bir ideolojik yapıya sahip kabul edilen birimin 450 bin mensubunun bulunduğu değerlendiriliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MÜCTEBA KIL PAYI KURTULMUŞ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in babası ve selefi Ali Hamaney ile ailesinden pek çok sayıda ismin hayatını kaybettiği saldırıdan nasıl “kıl payı” kurtulduğu ortaya çıktı. The Telegraph’ın haberinde, Hamaney’in ofisinde protokol başkanı olan Mazaher Hüseyni’nin üst düzey din adamları ve Devrim Muhafızları komutanlarına yaptığı konuşmanın kaydında, “Allah’ın takdiriyle Mücteba’nın bir iş için konutun bahçesine çıkması gerekiyordu. Dışarıdaydı, tam merdivenlere yönelmişti ki bina füzelerle hedef alındı. Eşi Zehra Haddad o an şehit oldu” dediği aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN’IN FİLOZOFU MU&nbsp;REJİMİ AYAKTA TUTAN KİŞİ Mİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’da ‘rejimin filozofu’ şeklinde isimlendirilen ve sistemi ayakta tutan kişi olarak gösterilen Ali Laricani, İran’da 1979’daki İslam Devrimi’nin yetiştirdiği, yönetimin ayarlarına hâkim en kritik isimlerden biri kabul ediliyordu.&nbsp;1958’de Irak’ın Necef kentinde dünyaya gelen Laricani’nin ailesi, devrimden sonra ülkenin dini-siyasi elitleri arasında yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İRAN’IN KENNEDY AİLESİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Babası Mirza Haşim Amuli tanınan bir din adamıydı. Kardeşleri Muhammed Cevad Laricani dış politika alanında Hamaney’e danışmanlık yaptı. Sadık Erdeşir Laricani 10 yıl yargı erkinin başındaki isimdi. Bagher Laricani ise Tahran Tıp Üniversitesi rektörü. O yüzdendir ki Time dergisi yıllar önce Laricani ailesi için “İran’ın Kennedyleri” ifadesini kullanmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">FELSEFE EĞİTİMİ ALDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1980’lerin başında Devrim Muhafızları’na katılarak İran-Irak savaşı sırasında komutanlık yaptı. Sekiz yıllık savaşta elde ettiği ağ, onun siyasi hayatındaki en önemli sermayesi oldu. Laricani’yi İran’daki muhafazakâr siyasetçiler arasında farklılaştıran detay dini eğitimle sınırlı kalmayan okul hayatı oldu. Şerif Teknoloji Üniversitesi’nde matematik ve bilgisayar bilimi okuduktan sonra felsefe ile ilgilendi. Tahran Üniversitesi’nde Batı felsefesi alanında yüksek lisans ve doktora yaparken, tezini Alman filozof Immanuel Kant’ın matematik felsefesi üzerine kaleme aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">PROPAGANDANIN İSMİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Savaşın ardından sivil kamu kurumlarında çalışmaya başladı. 1990’larda kültür bakanlığı yaparken sansürü sertleştiren isimlerden biri olarak gösterildi. Daha sonra devletin yayın kurumu IRIB’in başına getirildi ve rejimin propagandasının arkasındaki isim oldu.<br>2005 yılında cumhurbaşkanlığına aday olmasına izin verilse de<br>Mahmud Ahmedinejad’a karşı kaybetti. Aynı yıl Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Sekreteri ve İran’ın baş nükleer müzakerecisi oldu. Bu görevle, rejimin dış dünyadaki yüzü olurken nüfuzunu arttırdı. Laricani müzakerelerde geri adım atmadı, hem direnç gösterdi hem de diyaloğu açık tuttu. 2007’de Ahmedinejad ile anlaşamayınca istifa etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MECLİS BAŞKANLIĞI YAPTI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mayıs 2008’de vekil oldu ve Meclis Başkanı seçildi. Bu görevi üç dönem üst üste sürdürürken 2020’ye kadar iç siyasetin en güçlü isimlerinden biri olarak dikkati çekti. 2015’te İran ile ABD arasında imzalanan nükleer anlaşmanın meclisten geçmesini sağladı.<br>2009’daki sokak hareketlerinde özgürlükçü bir tavır takınarak göstericilere uygulanan şiddeti eleştiren Laricani, bu yılın başında ekonomik sebeplerle başlayan ve rejim karşıtlığına evrilen protestoların kanlı bir şekilde bastırılmasının arkasındaki isim olarak da gösterildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ADAYLIĞI REDDEDİLDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2021 ve 2024 yıllarında yeniden Cumhurbaşkanı adayı olmak istese de Koruyucular Konseyi tarafından veto edildi. Buna rağmen sistem içinde tutulan Laricani 2025’te Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından yeniden Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi sekreterliğine getirildi. Rejimin ideolojik çekirdeği ile devlet aklı arasında köprü vazifesi gören, rejimin dengesi olarak değerlendirilen Laricani’nin yokluğunun önemli bir güç boşluğuna sebep olacağı düşünülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Mar 2026 09:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/laricani-olduruldu-1773814830.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>TF-2000&#039;de müthiş gelişme</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tf-2000de-muthis-gelisme-668</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/tf-2000de-muthis-gelisme-668</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Tersane Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Türkiye’nin savaş gemisi projeleri ve ihracat faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunarak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi projesinde çalışmaların devam ettiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Türkiye'nin en güçlü savaş gemisi olması beklenen TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi projesinde yeni gelişme yaşandı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İstanbul Tersane Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Türkiye’nin savaş gemisi projeleri ve ihracat faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulunarak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi projesinde çalışmaların devam ettiğini söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Tersane Komutanı Tümamiral Recep Erdinç Yetkin, Türkiye’nin son yıllarda dost ve müttefik ülkelere savaş gemisi inşa ettiğini belirterek çeşitli projelerin tamamlandığını ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yetkin, dost ve müttefik ülkelerle yapılan eğitimler ve tatbikatlarda birlikte çalışabilirlik (interoperability) kavramının büyük önem taşıdığını ifade etti. Aynı sistemler ve yazılımlar üzerinde çalışan gemilerin ortak operasyonlarda önemli bir avantaj sağladığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yetkin, “Çelik Kubbe” hava savunma mimarisinin denizdeki uzantısı olacak TF-2000 Hava Savunma Harbi Muhribi projesinde saç kesimlerinin tamamlandığını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca proje kapsamında geliştirilen test uçuş rampasının da tamamlandığını belirten Yetkin, bu rampanın uçak testleri için bir havalimanına yerleştirileceğini söyledi. TF-2000 muhribinin 2027 yılının sonlarına doğru denize indirilmesinin hedeflendiği ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ASFAT Deniz Programları Direktörü Kerem Orcun Yükseldağ, TF-2000 projesinde ana yüklenicinin ASFAT olduğunu ve sözleşmenin Savunma Sanayii Başkanlığı ile imzalandığını belirtti. Yükseldağ, mart ayı içerisinde TF-2000’in ilk bloğunun kızağa konulmasının planlandığını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yükseldağ, TF-2000’de kullanılacak dikey atım lançer sisteminin tamamen yerli olarak geliştirildiğini ifade etti. Sistemin önceki versiyonunun İstif sınıfı fırkateyn TCG İstanbul’da kullanıldığını belirten Yükseldağ, TF-2000’de 96 hücreli yerli dikey atım sistemi bulunacağını açıkladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yükseldağ’ın verdiği bilgilere göre TF-2000 muhribi: 149 metre uzunluğa sahip olacak 8.500 ton deplasman ağırlığında olacak. 28 knot üzeri hız yapabilecek. Geminin yaklaşık 60 blok halinde inşa edilmesi planlanıyor. Bu bloklar tersanede birleştirilerek gemi denize indirilecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yeni nesil platformların özellikle Ege Denizi, Doğu Akdeniz ve açık denizlerde karakol, keşif ve gözetleme görevlerinde kullanılması planlanıyor. TF-2000 projesinin tamamlanmasıyla Türk Donanması’nın bölgesel hava savunma kabiliyetinin önemli ölçüde artması bekleniyor. Kaynak: Haber Global<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 10:19:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/tf-2000de-muthis-gelisme-1773732012.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Talep arttı ama satamıyoruz</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/talep-artti-ama-satamiyoruz-667</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/talep-artti-ama-satamiyoruz-667</guid>
                <description><![CDATA[İç piyasada dönemsel olarak fiyatın aşırı arttığı gerekçesiyle, fiyatın kontrol altına alınması amacıyla 2025’te yumurta ihracatında Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kesintisi getirildi. Bunun ardından yumurta, ihracatı kayda bağlı mallar listesine alındı. Böylece yumurta ihracatı bir anda durdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD-İsrail ve İran arasındaki savaş nedeniyle Türkiye’den bir ürün konusunda talep patladı. Ancak yurtdışına satış yapılamıyor. İşte sebebi...<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İç piyasada dönemsel olarak fiyatın aşırı arttığı gerekçesiyle, fiyatın kontrol altına alınması amacıyla 2025’te yumurta ihracatında Destekleme Fiyat İstikrar Fonu (DFİF) kesintisi getirildi. Bunun ardından yumurta, ihracatı kayda bağlı mallar listesine alındı. Böylece yumurta ihracatı bir anda durdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yılın tamamında ihracat önceki yıla göre 60 milyon dolardan fazla azalarak yeniden 400 milyon doların altına geriledi. Bir başka ifade ile iç fiyatların terbiye edilmesi amacıyla yasaklanan ihracat, bu kalemdeki geliri en az 60 milyon dolar azalttı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD ve İsrail ile İran arasında Şubat ayının sonunda başlayan savaş ise bir anda dünya ticaretinin dengesini değiştirdi. İran’ın Hürmüz Boğazı'nı kapatması bölge ülkelerinin gıda tedarik yollarını da değiştirdi. Deniz yolu kapanınca bu kez karayoluyla ulaşabilecek Türk yumurtasına talep arttı. Ancak ihracat yasağı sebebiyle sektör ihracat yapamama kaynaklı büyük sıkıntı yaşamaya başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">EKONOMİM’nin edindiği bilgilere göre yumurta üreticileri, savaş kaynaklı dezavantajı avantaja çevirebilmek amacıyla yumurtanın ‘ihracı kayda bağlı mallar’ listesinden çıkarılmasını istediler. Bu konuda Tarım ve Orman Bakanlığı ile Ticaret Bakanlığı’na başvuran sektör temsilcilerinin, yumurtanın ihracı kayda bağlı mallar listesinden çıkarılması yönündeki talebinin Ramazan Bayramı sonrasında mümkün olabileceği ifade ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yumurta Üreticileri Merkez Birliği’nden (YUMBİR) TÜİK Kümes Hayvancılığı istatistiklerine yönelik yapılan açıklamada Türkiye’de yumurta üretiminde rekor seviyeye ulaşıldığı belirtildi. Açıklamada net olarak ifade edilmese de üretim fazlalığının ihracat yoluyla eritilebileceği, dolayısıyla ihracat yasağının kalkması gerektiği mesajı verildi. YUMBİR Başkanı İbrahim Afyon, üretimin yüzde 15,1 artarak 1 milyar 902 milyona çıktığını belirtirken, bunun Türkiye’nin yumurta üretim kapasitesinin sürdürülebilirliğine işaret ettiğini aktardı.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:57:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/talep-artti-ama-satamiyoruz-1773730908.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İBB&#039;ye yönelik 6. duruşma</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ibbye-yonelik-6-durusma-666</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ibbye-yonelik-6-durusma-666</guid>
                <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 19 Mart 2025'te başlatılan yolsuzluk soruşturmasında 6'inci duruşma bugün yapılıyor. Dünkü duruşma oturma tartışması nedeniyle 8 dakika sürmüştü.
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 6'ncı duruşması bugün görülecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 19 Mart 2025'te başlatılan yolsuzluk soruşturmasında 6'inci duruşma bugün yapılıyor. Dünkü duruşma oturma tartışması nedeniyle 8 dakika sürmüştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 6'ncı duruşması bugün görülecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">DÜNKÜ DURUŞMA 8 DAKİKA SÜRDÜ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Duruşma salonuna gelen Mahkeme Başkanı, “Bazı milletvekilleri avukat bölümünde oturuyor. Uyarılara rağmen çıkmıyorlarmış. Lütfen izleyici bölümüne geçin.” dedi. Bunun üzerine avukat bölümünde oturan CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer tepki göstererek, “Burada oturmanın yasak olduğu hangi yasada yazıyor?” dedi. Mahkeme Başkanı ise “Vekaletiniz var mı?” diye sorunca Turan Taşkın Özer, vekaletinin olmadığını söyledi. Özer’in yerini değiştirmemesi ve tartışmanın büyümesi üzerine 8 dakika önce başlayan duruşmaya Mahkeme Başkanı ara verdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İZLEYİCİ SINIRI TALEP EDİLDİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İBB'ye yönelik yolsuzluk davasında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, bugün yaşanan gerginlik nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na güvenlik önlemlerine ilişkin duruşmalarda sanık yakınları dışında izleyicilerin alınmaması için yazı gönderdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İBB davasının ikinci haftasının ilk duruşması, düzen sağlanamadığı gerekçesiyle yarına ertelendi. Yaşanan anlaşmazlığın ardından mahkeme heyeti duruşma düzeni için yeni tedbirler istedi. Mahkeme tarafından gönderilen yazıda, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve sanıkların savunmalarını tamamlayabilmesi için duruşma salonuna yalnızca sanıklar, avukatları, müştekiler, müşteki vekilleri, basın mensupları ile tutuklu sanıkların birinci ya da ikinci derece yakınlarından birinin alınmasının istendiği belirtildi. Mahkemenin yazısı üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na güvenlik tedbirlerine ilişkin yazı gönderdi. Başsavcılık yazısında, yargılamanın seyri, duruşma salonu düzeni ve katılımcılara ilişkin mahkemenin ara kararının uygulanması gerektiğini belirtilerek, bildirilen sınırlamalara uygun tedbirlerin mevzuat çerçevesinde alınması talep edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İDDİANAMEDEN<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden" sıfatıyla, Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca iddianamede, 16 kişi "müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık" olarak bulunuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede, "İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun "suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İddianamede, Keleş'in 48 kez "rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ongun'un "rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken, Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Gün'ün "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme" suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık" hükümlerinin uygulanması isteniyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez "rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:32:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ibbye-yonelik-6-durusma-1773729217.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Trump Hürmüz&#039;de sıkıştı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trump-hurmuzde-sikisti-665</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/trump-hurmuzde-sikisti-665</guid>
                <description><![CDATA[ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşta üçüncü haftaya girilirken Başkan Trump’ı karar vermesi gereken 3 kritik dosya bekliyor. 1- Hürmüz darboğazı nasıl aşılacak? 2- İran’ın can damarı Hark adası işgal edilecek mi? 3- İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ülkeden çıkarmak için özel harekât düzenlenecek mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşta üçüncü haftaya girilirken Başkan Trump’ı karar vermesi gereken 3 kritik dosya bekliyor. 1- Hürmüz darboğazı nasıl aşılacak? 2- İran’ın can damarı Hark adası işgal edilecek mi? 3- İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunu ülkeden çıkarmak için özel harekât düzenlenecek mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dünya İran krizine kilitlenmiş durumda. Krizde üçüncü haftaya girilirken ABD-İsrail saldırıları ve İran’ın misillemeleri şeklinde devam eden savaşın yakında bitip bitmeyeceği ya da nasıl bir yön alacağı büyük merak konusu. Körfez çıkışlı petrolün önemli bir deniz güzergâhı olan Hürmüz Boğazı’nın İran tarafından kapatılması tüm dünyada petrol baskısını arttırırken ABD Başkanı Donald Trump’ı Hürmüz dahil üç kritik dosya bekliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1. DONALD TRUMP HÜRMÜZ’DE SIKIŞTI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Petrol zengini Körfez ülkelerini Umman Denizi’ne bağlayan kriz öncesinde günlük petrol ve likit doğal gaz akışının yüzde 20’sinin sağlandığı Hürmüz Boğazı İran’ın kontrolü altında. İran bir yandan petrol tankerlerine saldırı ve tehditler, öte yanda GPS sistemlerine saldırılar şeklinde en dar genişliği 33 km olan su yolundan geçişleri büyük ölçüde engelliyor. Hürmüz darboğazından çıkış arayan Trump, kriz patlak verdiğinde ABD&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/savas" target="_blank">savaş</a>&nbsp;gemilerinin tankerlere koruma sağlayacağını söyleyerek İran tehdidini önemsememişti. Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması ve İran’ın direnç göstermesi üzerine Trump’ın telaşlanarak başka çözüm arayışlarına girdiği anlaşılıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NATO’YA VE ÇİN’E TEHDİT<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Dün Kennedy Center’da konuşan Trump, ‘yaklaşık yedi ülkeyle’ askeri destek sağlamaları için temas kurduklarını söyleyerek, çok sayıda ülkenin yardım için yola çıktığını belirtti. Trump, destek vermeyenleri de ileride hatırlayacakları uyarısında bulundu. “Biz petrolümüzün %1’inden azını buradan alıyoruz. Bazı ülkeler çok daha fazlasını alıyor. Japonya yüzde 95, Çin yüzde 90. Güney Kore yüzde 35. Onların gelip boğaz konusunda bize yardımcı olmasını istiyoruz” ifadelerini kullanan ABD lideri, Financial Times gazetesine verdiği röportajda ise müttefiklere&nbsp;Hürmüz Boğazı’nda destek vermezse NATO’nun geleceği için ‘çok kötü’ olacağı tehdidinde bulundu. Trump, Çin’e Hürmüz baskısını arttırmak için ay sonu Pekin’e yapmayı planladığı ziyareti de erteleyebileceğini söyledi. Trump’ın özellikle, Çin, Fransa, Japonya, Güney Kore ve İngiltere’den destek beklediği belirtiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">MÜTTEFİKLER YANAŞMIYOR<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump Hürmüz&nbsp;çağrısına umduğu yanıtı pek bulabilmiş değil. İngiltere Başbakanı Keir Starmer, “Gerekli önlemleri alırken daha geniş çaplı bir savaşa dahil olmayacağız” diye açıklama yaptı. Starmer ‘uygulanabilir bir ortak plan’ dahil olabileceklerini, ancak bunun da mayın önleme İHA’ları konuşlandırmakla sınırlı olacağını vurguladı. Almanya Başbakanı Friedrich Merz “Bu savaşın NATO’nun meselesi olmadığı her zaman açıktı” ifadelerini kullanarak “Biz bu savaşa katılmıyoruz” dedi. Japonya ve Avustralya da askeri gemi yollama teklifini geri çevirdi. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de dün yaptığı açıklamada, “Savaşta değiliz, savaşa girmek istemiyoruz ve savaşa girmeyeceğiz” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2. HARK İŞGAL EDİLECEK Mİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump yönetimini meşgul eden bir diğer konunun da İran’ın açıklarında petrolün can damarı olan Hark Adası’nı işgal senaryoları olduğu anlaşılıyor. İran petrolünün yüzde 90’ı Hark Adası üzerindeki tesisler aracılığıyla&nbsp;ihraç ediliyor. ABD’li yetkililer Hark’ın ABD’ye geçmesi halinde İran’ın önemli petrol gelir kaynağını kaybedeceği ve savaşın bu durumda fazla uzamayacağını iddia ediyor. ABD’nin cuma günü Hark adasına düzenlediği saldırılarda sığınaklar, deniz mayınları ve füze sistemi dahil 90 hedefin vurulduğu açıklanmıştı. Saldırıda petrol tesisleri ise hedef alınmadı. Bölgede 50 bin askeri bulunan ABD hafta sonu bir amfibi gemisi görev gücü ile 5 bin deniz piyadesi daha yollama kararı alırken&nbsp;bu da akıllara Hark’a yönelik olası bir işgal planını gündeme getirdi. Öte yandan&nbsp;olası bir Hark işgalinin Amerikan askerlerini İran Devrim Muhafızlarının misillemelerine açık hale getireceği, bunun da Trump’ın seçmen kitlesinin istediği&nbsp;en son şey olduğuna işaret ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">3. İRAN’IN URANYUMU NE OLACAK<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Yönetimi savaşın hedeflerinden biri olarak İran’ın nükleer programını imha etmek olarak açıklamıştı Ancak İran’ın elinde yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 435 kg uranyum bulunduğu biliniyor. Nükleer silah için uranyumun yüzde 90 zenginleştirilmesi gerekiyor.&nbsp; ABD’nin savaşı bitirip bu nükleer malzemeyi İran’ın elinde bırakması halinde rejimin kısa sürede nükleer silah üretebileceği iddia ediliyor. Nükleer malzemenin İsfahan nükleer tesisinin altındaki tünellerde depolandığı&nbsp;tahmin ediliyor. Haziran ayındaki 12 gün savaşında İsfahan dahil İran nükleer tesisleri büyük zarar görmüştü. Nitekim İsfahan’ın da girişinin çöktüğü, ancak sonradan kısmen giriş sağlandığı bilgisi mevcut. Nükleer maddeyi taşıyan silindirlerin İran’dan çıkarılabilmesi için ABD tarihinin en büyük özel harekât operasyonunun yürütülmesi gerektiğine işaret edilirken, bunun aynı zamanda radyoaktif sızıntı ihtimali nedeniyle de hem askerler hem de çevre için riskli olabileceği vurgulanıyor.&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/trump" target="_blank">Trump</a>&nbsp;ise bu konuda karar vermekten henüz çok uzakta olduklarını söyledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 09:25:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/trump-hurmuzde-sikisti-1773728799.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ramazan Kuzularına</title>
                <category>Kitap Kritik</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ramazan-kuzularina-663</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ramazan-kuzularina-663</guid>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Muammer Erkul’un yazıp çizdiği “Ramazan Kuzularına” kitabının gönüllüsü ve destekçilerinden olan, sosyal medya alanında faaliyet gösteren D. Arvasi şöyle diyor:&nbsp;&nbsp;<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">“Ramazan Kuzularını ilk okumaya başladığımda her gün yeni bölümü heyecanla beklerdim.<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Şimdi kitap hâline gelince mutluluğum daha da arttı. Çünkü bu kitap hem kendime saklayabileceğim kıymetli bir hatıra hem de çocuklara verebileceğim en güzel hediyelerden biri.<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">İslamiyet’i anlatırken kullanılan üslup o kadar anlaşılır ve öyle tatlı ki…<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Bence her evde bulunması gereken kitaplardan.”<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">64 sayfalık bu sevimli kitabın belki de en açıklayıcı kritiği budur.<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Küçük bir grup çocukla sohbet eden kitap, kısa konular, net anlaşılır ifadeler ve nokta atışı seçilmiş konuları gayet ustaca anlatıyor.<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Bu kitabı bir iki defa okuyan kişi; kader nedir, ehlisünnet itikadı, temkin vakti, eve resim asmak, rahmet melekleri, namaz adabı, resimli seccadeler, Resulullah efendimizin sevgisi ve daha başka pek çok konuyu öğrenip sindirmiş oluyor…<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Çocuklarına kitap seçemeyen ana babaların, arayıp da bulamadığı kitap.<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Özellikle Ramazan günlerinde çok kimse, Ramazan ve Bayram hediyesi olarak dağıtmak için bu kitaptan toplu olarak aldığını söyledi. Çünkü hep fiyatı çok uygun hem de aynı fiyata alınacak başka bir hediye gibi iki ısırmakla tükenen bir şey değil. Bazı şeylerin karşılığı bu dünyalık değildir.<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Bir tek çocuğa bile, itikada ait verilecek doğru bilginin karşılığı neyle ölçülebilir?</span></span></p><p class="MsoNormal"><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Ramazan Kuzularına; kendi çocuklarımıza, torunlarımıza alabileceğimiz gibi, toplu hediyelere de uygun şekilde tasalanmış ve öyle fiyatlandırılmış.&nbsp;<o:p></o:p></span></span><br><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;">Ramazan için yapılan indirim ise hala devam ediyor.</span></span></p><p><span style="font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;mso-ansi-language:TR;mso-bidi-font-family:Arial;mso-bidi-language:AR-SA;mso-bidi-theme-font:minor-bidi;mso-fareast-font-family:Calibri;mso-fareast-language:EN-US;mso-fareast-theme-font:minor-latin;">Buradan bulmak mümkün =&nbsp;</span></span><a href="https://www.kitapyurdu.com/kitap/ramazan-kuzularina/678894.html"><span style="color:hsl(240,75%,60%);font-family:&quot;Verdana&quot;,sans-serif;font-size:14.0pt;"><span style="line-height:107%;mso-ansi-language:TR;mso-bidi-font-family:Arial;mso-bidi-language:AR-SA;mso-bidi-theme-font:minor-bidi;mso-fareast-font-family:Calibri;mso-fareast-language:EN-US;mso-fareast-theme-font:minor-latin;">https://www.kitapyurdu.com/kitap/ramazan-kuzularina/678894.html</span></span></a></p><figure class="image"><img src="/images/files/kk1(1).jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk2.jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk3.jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk4.jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk5.jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk6.jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk7.jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk8.jpeg"></figure><figure class="image"><img src="/images/files/kk9.jpeg"></figure>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 18:30:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ramazan-kuzularina-1773675206.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Mürşidin peşinde Necip Fazıl</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mursidin-pesinde-necip-fazil-662</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/mursidin-pesinde-necip-fazil-662</guid>
                <description><![CDATA[1976 yılıydı. Meşakkatli bir yolculukla varmıştı buraya. Van’ın Başkale ilçesinden bir gün önce arabayla Yüksekova’ya, oradan da Şemdinli’ye gelmiş, Şemdinli’den de buraya katır sırtında, biraz da yürüyerek varmıştı Seyyit Taha’nın mezarı ve Nehri Tekkesi’nin kalıntılarına. Zahmetli yolculuk sırasında yanındakilere, “Yolda ölürsem eğer beni Seyyit Taha’nın yanına gömün” demişti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>Habertürk Yazarı Muhsin Kızılkaya'nın makalesi…</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.haberturk.com/yazarlar/muhsin-kizilkaya-2291/2507053-mursidin-pesinde-semdinli-daglarinda-necip-fazil" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file">https://www.haberturk.com/yazarlar/muhsin-kizilkaya-2291/2507053-mursidin-pesinde-semdinli-daglarinda-necip-fazil</a></p><p class="MsoNormal"><strong>Mürşidin peşinde, Şemdinli dağlarında Necip Fazıl!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Hakkari’nin Şemdinli ilçesinin&nbsp;<strong>Nehri köyü,</strong>&nbsp;(devlet kadim ismini değiştirdi, değiştirilmiş adını buraya yazmıyorum, bilmiyorum ve merak de etmiyorum çünkü) dağlar arasında bir çukurda yer alır; etrafı meşe ve mazı ormanlarıyla kaplıdır, önünde süt beyazı bir ırmak akar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Nakşibendi</strong>&nbsp;tarikatının<strong>&nbsp;Halidiyye</strong>&nbsp;kolunun kurucusu&nbsp;<strong>Mevlana Halid-i Bağdadî</strong>’nin halifesi&nbsp;<strong>Seyyid Taha</strong>’nın mezarı bu köydedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Üstat Necip Fazıl Kısakürek</strong>&nbsp;mezarın başında durdu, kafasını kaldırdı, gökyüzüne baktı, berraktı; hissettiği şeyin adını aradı bir süre, kelime sarrafı olduğu halde uygun bir kelime bulamadı, avuçlarını açtı, usul usul bir&nbsp;<strong>Fatiha</strong>&nbsp;okumaya başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1976 yılıydı. Meşakkatli bir yolculukla varmıştı buraya.&nbsp;<strong>Van’ın Başkale ilçesinden</strong>&nbsp;bir gün önce arabayla&nbsp;<strong>Yüksekova</strong>’ya, oradan da<strong>&nbsp;Şemdinli</strong>’ye gelmiş, Şemdinli’den de buraya katır sırtında, biraz da yürüyerek varmıştı Seyyit Taha’nın mezarı ve&nbsp;<strong>Nehri Tekkesi</strong>’nin kalıntılarına. Zahmetli yolculuk sırasında yanındakilere,&nbsp;<strong>“Yolda ölürsem eğer beni Seyyit Taha’nın yanına gömün”</strong>&nbsp;demişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Seyyit Taha’nın ayak ucunda bir süre sessizce durdu. Sonra Nehri Tekkesinin kalıntılarına doğru yürümeye başladı. Mezarlığın çıkışında bir pınar vardı. Oluk oluk akan çeşmeden avuç avuç su içti, ağırlığını bir ayağına vererek yorgun bedenini dinlendirdi, köyün üzerine bir kartal gagası gibi abanmış olan yalçın kayalara baktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sağlam kalmış kemerli bir pencere mi, kapı mı belli olmayan bir yerden girdi yıkıntıya.&nbsp;<strong>Güneş, yıkılmış Tekke’nin taşlarını ısıtmıştı. Arsız, yabani otlar bürümüştü her yani.</strong>&nbsp;Bir kertenkele bir taşın üzerinde bir süre kafasını salladı, sonra taştan düştü, kayboldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yıkık duvarlara baktı Şair.&nbsp;<strong>“Son Devrin Din Mazlumları”</strong>&nbsp;kitabında buraya dair bir bahis yoktu. Dersim faciasından bahsetmişti mesela ama yüzyıllardan beri&nbsp;<strong>tekmil Kürdistan coğrafyanın en önemli dini merkezlerinden birisi</strong>&nbsp;olan bu tekkenin yıkılma hikayesini yazmamıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Orada, o yıkıntıların arasında, köyün içinde alev alev gökyüzüne yükselen tuhaf bir ışık huzmesi içinde Mürşidinin burada geçen yıllarını düşünmeye başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şairi; Şemdinli’nin&nbsp;<strong>“nur çeşmesinden içmeye”</strong>&nbsp;daha 30 yaşındayken, 1934’te,&nbsp;<strong>İstanbul Beyoğlu’ndaki Ağa Cami’de</strong>&nbsp;tanıdığı&nbsp;<strong>Şeyh Abdülhakim Arvasi</strong>&nbsp;getirmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Abdülhakim Arvasi Başkaleliydi. Onun şeyh<strong>i Seyyit Fehim</strong>’in türbesi<strong>&nbsp;Müks</strong>’ün Arvas köyündeydi. Şair önce burada türbeye yüz sürmüş, oradan da şeyhinin memleketi Başkale’yi gezip görmüş, arkasından da Seyyit Fehim’in şeyhi Seyyit Taha’nın mezarına kadar gelmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şairin şeyhi Şeyh Abdülhakim; Şeyh Abdülhakim’in şeyhi Seyyit Fehim; Seyyit Fehim’in şeyhi Nehrili Seyyit Taha’ydı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Böylece<strong>&nbsp;Şair, birbirine icazeti devreden üç şeyhin izini sürerek buraya, insanın ruhunda derin bir ferahlık yaratan bu “tarih öncesi” bir ağıt söyleyen köye gelmişti.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şair’in geldiği yoldan 1881 yılında, karlı bir kış günü Osmanlı askerleri yürümüştü buraya.&nbsp;<strong>Van Mutasarrıflığından</strong>&nbsp;yola çıkan askerler, başkaldırmış Seyyit Taha’nın oğlu&nbsp;<strong>Şeyh Übeydullah</strong>’ı almaya gidiyorlardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şeyh Übeydullah, o tarihlerde bir Sünni olan<strong>&nbsp;İran Şahı Muhammet Kaçar</strong>’ın, babası Seyyit Taha’nın Tekkesine gelirlerini bağışladığı iki İran köyünün değişen Şah tarafından geri alınması ve Sünni Müslümanlara baskı yapması üzerine İran’a saldırmış, İran da büyük devletlerden yardım istemiş, onlar da Osmanlı’ya baskı yapmış, Osmanlı da kendisini zor durumda bırakan Şeyh’i almak üzere Van mutasarrıflığından bir müfreze asker göndermişti Nehri’ye.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yaman geçen kışın etkileri hala sürüyordu. Yerde adam boyunda kar vardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Şeyh Übeydullah kendisini almak üzere gelen askerlerin yoluna kar engeli çıktığını duyduğunda, Tekkede onları bekliyordu.</strong>&nbsp;Hemen buyruk verdi, tekmil coğrafyada ne kadar halı kilim varsa toplanacak, Halife’nin askerlerinin yoluna serilecek! Bir Kürt halk türküsünde hadise böyle anlatılır bize.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şeyh Übeydullah’ı, oğlu Seyyit Abdülkadir’le birlikte alıp İstanbul’a götürdüler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şair, Tekke’nin muntazam kesilmiş büyük taşlarından birisine oturdu. Tekke’nin yıkılmamış halini canlandırmaya çalıştı muhayyilesinde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Şeyhi Abdülhakim Arvasi ilk defa bu Tekke’de rüyasında Resulullah’ı görmüştü. Şeyh, tekkenin görkemli halinden birkaç kez bahsetmişti ona.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Bir Nasturi Usta’nın eseriydi Nehri Tekkesi.</strong>&nbsp;Neoklasik üslupla tasarlanmıştı. Üç katlıydı, simetrik iki kanatlı özgün bir binaydı. Her katın pencere çizgileri ve kemerleri farklıydı. Üst kat pencere kemerleri<strong>&nbsp;“at nalı”</strong>&nbsp;denilen üslupla inşa edilmiş, bu tarz hem&nbsp;<strong>Endülüs ve Mağrip</strong>&nbsp;ülkeleri, hem de yer yer&nbsp;<strong>Roman Katolik</strong>&nbsp;mimaride görülen bir tarzdı. Yapının simetrik kanatları, geniş kemerli bir kapı ile girilen çıkıntılı bölüm tarafından dengeleniyordu. Giriş bölümünün iki yanında üç kat yüksekliğindeki, farklı yönlere bakan büyük süslü kemerler hem bina katlarını merdivenli girişe bağlıyor hem de mimari yapının özgün karakterini tayin ediyordu. Çatıda ise ahşap bir alınlık vardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şu anda kalıntıları üzerinde bir taşa oturmuş ve tefekküre dalmış olan Şair bütün bunlardan bihaberdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Onun aklı Mürşidin rüyasındaydı. Belki de o rüya onu buraya getirmişti</strong>.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şair’in aklı, Mürşidine kavuştuğu güne gitti. Uçarı ressam arkadaşı&nbsp;<strong>Abidin Dino</strong>’yla birlikte gitmişlerdi Beyoğlu Ağa Camiye... Yaşadığı bohem hayattan bıkmıştı, entelektüel bir kriz yaşıyordu. Toplumdan uzaktı, daha çok kendi iç dünyasıyla meşguldü. Korku, kaygı, karamsarlık ve tedirginlik ruhuna bir karabasan gibi çökmüştü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Başımda ne sabit fikirler, kurcalayışlar, tırmalayışlar… Bu yarı hikmetli, yarı mecnûn, vehim, tırnaklarını çocuk ruhumun zarına öyle geçirdi ve beni öyle sıkıntılı idrak cenderesine soktu ki haftalarca ondan sıyrılamadım. Teki, tek olanı, mutlakı, mutlak olanı arayan ruhum, aradığımın değil, kendi varlığımın sıkıntısı içinde bunalıyor ve bedahet dediğimiz seziş zevkini kaybettikçe anlamayı da kaybettiği hissini veren cehennemden beter bir azaba dönüştürüyordu.”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu halet-i ruhiye içinde bir gün vapurda farklı bir adamla karşılaştı. Adam elden giden dinden bahsetti ona. O oralarda değildi, dinin bir yere gittiği yoktu, sen tasavvuftan bahset bana! Adam ona bir adres gösterdi, Beyoğlu Ağa Camiye gideceksin, orada vaaz veren Şeyh Abdülhakim Arvasi diye alim bir zat var, ne duymak istersen emin ol ondan duyacaksın!<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu isim hafızasının bir yerinde duruyordu zaten. Mektepten felsefe hocası&nbsp;<strong>Mustafa Şekip Tunç</strong>&nbsp;ondan bahsetmişti birkaç kez.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir Cuma günü Ağa Camiye gitti. Şeyh hemen&nbsp;<strong>“kapıyı”</strong>&nbsp;açtı ona.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Kabul edilmiştik. Ama henüz, iç içe giden iç daireye değil... Dış daireye, güvenilir insanlara mahsus ilk sohbet, konuşma dairesine avluya…”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Zamanla mürşidi tanıdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Hayatımda öyle bir gün doğdu ki; kundaktan patiğe, emzikten kısa pantolona, oyuncaktan boyunbağına, karalama defterinden polis hafiyesi romanına, beştaştan iskambil kâğıdına ve ayva tüyünden kır saça kadar anne, baba, dadı, mektep, arkadaş, kitap, hoca, tabiat, şehir, cemiyet, kimden ne aldımsa hepsini geriye verdim. Ruhuma istifledikleri hazırlop dünya bir sarsılışta yıkıldı gitti.”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Onun gözünde Şeyh’i artık,<strong>&nbsp;“kurtarıcısı, müjdecisi, mürşidi, şeyhi, nuru, ruhu, canı, topyekûn hayatıydı.”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Durumu şöyle şiire döktü:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Bana yakan gözlerle bir kerecik baktınız;</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ruhuma, büyük temel çivisini çaktınız!”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Efendi Hazretleri” onu “avlamıştı.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Maddenin mahpus olduğu kaba bir dört köşe içinde birtakım eşya ve hadiseler düzenleyip Allah yok diyenlere nispet, ruhumda beşeri kanunların tezgahı o türlü devrildi ki, bu devrilişin altında yalnız Allah doğrulabilirdi. Her şeyi o türlü kaybettim ki yalnızca Allah’ı kazandım.”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">O günden itibaren “büyük kapıyı” hiç terk etmedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ruhi sıkıntılarından kurtuldu, aradığı huzuru buldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Tam otuz yıl saatim işlemiş, ben durmuşum;</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Gökyüzünden habersiz uçurtma uçurmuşum…”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yıkıntılardan arasından bir ses duyar gibi oldu. Mürşidi Abdülhakim Arvasi bu Tekke’de<strong>&nbsp;“din ve fen ilimleri tahsili”</strong>&nbsp;görmüştü. Her odasında diz kırmıştı rahlenin önüne. Şeyh’inin fakihlik hallerini gözünün önüne getirmeye çalıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sonra ona uzun, çok uzun bir yolculuktan bahsetmişti mürşit.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1915 senesiydi. Ruslar geliyordu Elbak’a, yani Başkale’ye doğru. Gedika Çuxé’yi geçerlerse eğer artık aralarında mesafe kalmayacaktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Seyyit Abdülhakim bütün aileye tez hazırlanma emri verdi. 150 kişilik aile yanına çok az şey alarak Başkale’yi terk etti. İlk durak İran’ın&nbsp;<strong>Revandız</strong>&nbsp;şehri oldu. Oradan Erbil’e, oradan Musul’a, İngilizler Bağdat’ı işgal edince Musul’dan Adana’ya, oradan Eskişehir’e ve nihayet üç yıl sonra 1919 yılında İstanbul’a vardılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aileden geriye 20 kişi kalmıştı. Seyyit Abdülhakim Eyüp’te<strong>&nbsp;Kaşgari Dergahının</strong>&nbsp;şeyhi, imamı ve vaizi olarak görevlendirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Menemen hadisesi başta olmak üzere başı birkaç kez devletle belaya girdi. 1931’den 1943’te Ankara’da vefat edene kadar İstanbul camilerinde vaizlik yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ağa Cami de bu camilerden biriydi ve Şair Necip Fazıl Kısakürek’le yolları bu camide kesişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şair onu tanıdığında 30 yaşındaydı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Mürşidine kavuşması, Mevlana’nın Şems’e kavuşması gibiydi.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şimdi yıkıntıları arasında dolaştığı Tekke’nin yıkılması hikayesini mürşidi anlatmıştı şaire.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Şahı’na başkaldıran Şeyh Übeydullah’la beraber İstanbul’a götürülen oğlu Seyyit Abdülkadir burada tahsil gördü. Devlet kademelerinde yükseldi.<strong>&nbsp;Şuray-ı Devlet Reisi</strong>&nbsp;oldu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nehri’deki Tekke, Şeyh Übeydullah’ın oğlu Mehmet Sıddık’a kaldı. Ancak Mehmet Sıddık, 1908 yılında bir grup adamıyla birlikte&nbsp;<strong>Helane köyüne</strong>&nbsp;giderken tipiye yakalandı. Müritler Şeyh’i bir atın sırtına bağlayarak yularını serbest bıraktılar. At köye vardı, ancak Şeyh’i atın sırtından indirdiklerinde donmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Onun yerine oğlu 2. Seyyit Taha geçti. Onu da Irak Melik’i faili meçhule gönderdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şeyhler gelip gidiyor, Tekke bütün görkemiyle yerinde duruyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Şubat 1925’te Şeyh Sait Hadisesi patlak verdi.</strong>&nbsp;İki ay sonra Nisan 1925’te isyan bastırıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsyana destek verdiler diye Seyyit Abdülkadir, oğlu Seyyit Muhammet’le birlikte Diyarbakır’da darağacına gönderildi. Son dileği oğlundan önce asılmaktı, ama<strong>&nbsp;oğlunu gözlerinin önünde ondan önce astılar.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Aynı yılın 30 Kasım’ında Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasına dair Kanun kabul edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1926 yılının baharında emir Şemdinli’ye ulaştı.<strong>&nbsp;Nehri Tekkkesi yıkılacaktı!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Obüs toplarını bağladılar. Kaç top atışı yaptılar bilinmiyor, yüzlerce yıldan beri bir ilim irfan ocağı olarak binlerce bilgin yetiştirmiş olan o muhteşem yapı yerle bir edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kanun,<strong>&nbsp;“tekke ve zaviyeleri kapatın”</strong>&nbsp;diyordu, “yıkın” demiyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Onlar yıktılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Nehri’yi yasak bölge ilan ettiler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Seyyit Taha’nın bütün arazilerine el koydular.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">*<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şair ne zamandan beri o yıkıntıların arasında, o taşa oturmuştu bilmiyordu. Kafasının içi allak bulaktı. Önce kelimeler üşüştü beynine, sonra usul usul o kelimelerin her biri mısradaki yerini aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Cebinden küçük not defterini çıkardı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ucu iyice kısalmış kurşun kalemiyle yazmaya başladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ak kağıtta iki dize belirdi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Şemdinli dağlarının içtim nur çeşmesinden,</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Kurtuldum akreplerin ruhumu deşmesinden.”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">(Not: Üstattan yaptığım alıntıların tümü onun “O ve Ben”, “Çile” ve “Tanrı Kulundan Dinlediklerim” kitaplarındandır...)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/mursidin-pesinde-necip-fazil-1773647707.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Petrole bir darbe daha: Üretim durdu</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/petrole-bir-darbe-daha-uretim-durdu-661</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/petrole-bir-darbe-daha-uretim-durdu-661</guid>
                <description><![CDATA[Irak Kürt Bölgesel Yönetimi IKBY Doğal Kaynaklar Bakanlığı, saldırılar nedeniyle bölgedeki petrol ve doğalgaz sahalarında üretimin durduğunu ve ihraç edilecek petrol kalmadığını bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Irak Kürt Bölgesel Yönetimi IKBY Doğal Kaynaklar Bakanlığı, saldırılar nedeniyle bölgedeki petrol ve doğalgaz sahalarında üretimin durduğunu ve ihraç edilecek petrol kalmadığını bildirdi.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Küresel piyasalarda Orta Doğu’daki çatışmalardan kaynaklanan belirsizlikler devam ederken enerji fiyatlarını etkileyecek yeni bir gelişme daha yaşandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Irak Petrol Bakanlığı’nın ülkenin güney sahalarındaki üretim kaybını telafi etmek için Ceyhan Limanı üzerinden günlük 300 bin varil petrol ihraç etme teklifini reddetti. IKBY Doğal Kaynaklar Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, "Federal Petrol Bakanlığı, sorunun gerçek boyutlarını kasten görmezden gelmekte ve gerçekleri çarpıtarak Erbil’e asılsız suçlamalar yöneltmektedir" denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bakanlık, Irak yönetiminin ocak ayının başından bu yana "ASYCUDA" gümrük sistemini bahane ederek bölgeye "boğucu bir ekonomik abluka" uyguladığını ve bu durumun tüccarların dövize erişimini engellediği için ticari hayatı felç ettiği ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bölgedeki petrol sahaları ve rafinerilerin "yasa dışı milis gruplar" tarafından hedef alındığı belirtilen açıklamada, "Saldırılar nedeniyle üretim tamamen durdu ve ihraç edilecek petrol kalmadı. Bağdat hükümeti bu saldırıları engellemek için parmağını bile kıpırdatmıyor. Üstelik bu saldırıları gerçekleştiren bazı unsurlar, maaşlarını ve silahlarını bizzat Bağdat’tan alıyor" denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">IKBY Doğal Kaynaklar Bakanlığı, petrol krizini çözmek için defalarca diyalog çağrısı yaptıklarını ancak Bağdat’ın yapıcı bir adım atmadığını belirterek, teknik ekiplerin mevcut anlaşmazlıkları çözmek ve ulusal çıkarlar doğrultusunda hızlı bir çözüme ulaşmak için acil müzakerelere hazır olduğunu yineledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yazar :&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/turkiye-gazetesi-2680">TÜRKİYE GAZETESİ</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:13:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/petrole-bir-darbe-daha-uretim-durdu-1773645303.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP İstanbul mitinglerini bitiriyor</title>
                <category>Politika</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chp-istanbul-mitinglerini-bitiriyor-660</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/chp-istanbul-mitinglerini-bitiriyor-660</guid>
                <description><![CDATA[Yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla birlikte başlattığı mitinglerin İstanbul ayağını noktalamaya hazırlanıyor.
Saraçhane’de yapılacak miting, 18 Mart’ta başlayacak ve İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’a kadar devam edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>CHP, İstanbul’daki mitingleri Saraçhane’de 18-19 Mart’taki programla noktalayacak. Etkinlikler konserlerle tamamlanacak, partililer otobüslerle alana taşınacak.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Yolsuzluk ve rüşvet iddiasıyla yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla birlikte başlattığı mitinglerin İstanbul ayağını noktalamaya hazırlanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Saraçhane’de yapılacak miting, 18 Mart’ta başlayacak ve İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’a kadar devam edecek. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de 18’ini 19’una bağlayan gece yarısı kürsüye çıkarak konuşma yapacağı ifade ediliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>BAZI SANATÇILAR KONSER VERECEK<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İki gün sürecek mitingin konser havasında geçeceğini ifade eden CHP kurmayları, bir yıl boyunca mitinglerde şarkıları çalınan Zülfü Livaneli, İlkay Akkaya ile birlikte Suavi ve Arif Sağ gibi bazı sanatçıların konser verebileceğini belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İl mitinglerinin devam edeceği öğrenilirken, parti içerisinde artık bu etkinliklerin tamamen bitirilmesi gerektiğini savunanlar olduğu belirtiliyor.</strong>&nbsp;100’üncü mitingin Çanakkale’de yapılacağını hatırlatan parti kurmayları, partide bu konuda da fikir ayrılığı yaşandığını açıkladı. CHP kurmayları, yeteri kadar miting yapıldığı ve artık etkisini kaybettiği yönünde yorumlar yapanlar kadar&nbsp;<strong>“Seçmenle teması artırıyor, devam etmeli”&nbsp;</strong>görüşünü savunanlar olduğunu ifade ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Öte yandan, Saraçhane mitinginin kalabalık gözükmesi için başta çevre iller ve büyükşehirler olmak üzere birçok şehirden partililerin otobüslerle İstanbul’a getirileceği öğrenildi.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Muhabir :&nbsp;<a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/editor/berat-temiz">BERAT TEMİZ</a><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/chp-istanbul-mitinglerini-bitiriyor-1773644870.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Elveda ya şehr-i Ramazan</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/elveda-ya-sehr-i-ramazan-659</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/elveda-ya-sehr-i-ramazan-659</guid>
                <description><![CDATA[Nasıl ki altın madeni; bakır, demir, kömür gibi madenlerden çok üstün ise; yine yâkût taşı, diğer normal taşlardan çok kıymetli ise, Kadir gecesi de diğer normal gecelerden çok üstündür.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0, 75%, 60%);"><strong>Ramazan Ayvallı- Türkiye Gazetesi</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ramazan-ayvalli/gecelerin-en-kiymetlisi-1777395" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file">https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ramazan-ayvalli/gecelerin-en-kiymetlisi-1777395</a></p><p class="MsoNormal"><strong>Nasıl ki altın madeni; bakır, demir, kömür gibi madenlerden çok üstün ise; yine yâkût taşı, diğer normal taşlardan çok kıymetli ise, Kadir gecesi de diğer normal gecelerden çok üstündür.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bilindiği üzere, bazı mekânlar emsâline göre daha mukaddes, bazı insanlar akrânına nisbetle daha muhterem olduğu gibi,&nbsp;<strong>bazı zamanlar da benzerlerine nazaran çok daha kudsî, mukaddes ve mübârektir.</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Bereketli, hayırlı, faydası bol, feyizli”</strong>&nbsp;demek olan&nbsp;<strong>“mübârek”</strong>&nbsp;sıfatıyle sıfatlanan ve&nbsp;<strong>İslâm dîninin kıymet verdiği “on gece”</strong>&nbsp;vardır ki, bunlar, hicrî-kamerî sene içerisindeki sıralarına göre,&nbsp;<strong>“1 Muharrem (Hicrî yılbaşı gecesi), 10 Muharrem (Aşûre gecesi), Mevlid, Regâib, Mi'râc, Berât, Kadir, Ramazân Bayramı, Arefe ve Kurban Bayramı geceleri”</strong>dir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bildirilen bu on geceden başka, Fıtır (Ramazân) ve Adhâ (Kurbân) Bayramlarının diğer geceleri, Zil-hicce ayının ilk on gecesinden kalan 8 gece, Muharrem’in ilk on gecesinden kalan 8 gece ve her Cum’a ve Pazartesi gecesi de mübarektir; yekûnu toplam 133 gece etmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mübârek gecelerden "<strong>Regâib"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"Mi'râc</strong>" kandillerini, üç ayların ilki olan Recep ayında,&nbsp;<strong>"Berât"</strong>&nbsp;kandilini de üç ayların ikincisi olan Şa'ban ayında idrâk etmiştik.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mübârek on geceden bir diğeri olan&nbsp;<strong>“Kadir</strong>&nbsp;<strong>gecesi”</strong>&nbsp;de&nbsp;<strong>“ayların sultânı”</strong>&nbsp;diye anılan ve bitmek üzere olan bu mübârek Ramazân ayındadır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Allahü teâlâ,&nbsp;<strong>“…Kadir gecesi, 1.000 aydan hayırlıdır…”</strong>&nbsp;(Kadir, 3) buyurmuştur.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sevgili Peygamberimiz de buyurdular ki:&nbsp;<strong>“Kim, [fazîletine] inanarak ve sevâb umarak Kadir gecesini ibâdetle geçirirse, geçmiş ve gelecek günâhları affolur.”&nbsp;</strong>(Buhârî)<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Kadir gecesi”</strong>, çok kıymetli, şerefli, mübârek bir gecedir.&nbsp;<strong>Kur'ân-ı Kerîm’de medhedilen en kıymetli gecedir. Kur'ân-ı Kerîmin, Resûlullah Efendimize gelmeye, vahyedilmeye başladığı ve Ramazân ayı içinde olan</strong>&nbsp;<strong>“Kadir gecesi”</strong>nin fazîleti (üstünlüğü), bin aydan daha hayırlı [fazîletli, kıymetli] olduğu, yukarıda naklettiğimiz gibi, Kur'ân-ı Kerîm’de&nbsp;<strong>“Kadir sûresi”</strong>nde, bizzât Allahü teâlâ tarafından açıkça bildirilmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir hadîs-i şerîfte de buyuruldu ki:&nbsp;<strong>“Allahü teâlâ indinde en kıymetli gece, Kadir gecesidir.”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>GİZLENEN BEŞ ŞEY</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kadir gecesi, bu ay (Ramazân ayı) içindedir. [Bakara, 185; Kadir, 1] Ama Kadir gecesinin hangi gece olduğu kesin olarak bildirilmemiştir. Bir hadîs-i şerîfte:<strong>&nbsp;“Allahü teâlâ, 5 şeyi 5 şey içinde gizlemiştir: Rızâsını tâatlerde, gazabını günâhlarda, orta namazı 5 vakit namazda, evliyâsını halk arasında, Kadir gecesini ise Ramazân ayı içinde gizlemiştir”</strong>&nbsp;buyuruluyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">O hâlde, Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için, hiçbir iyiliği küçük görmemelidir. Gazabı günâhlar içinde saklı olduğu için, hiçbir günâhı küçük görmemeli ve işlememelidir. Orta namazı kaçırmamak için, 5 vakit namazı vaktinde kılmalıdır. Evliyâsı insanlar arasında gizli olduğu için de, herkese iyi muâmele etmelidir. Atalarımız,&nbsp;<strong>“Her geleni Hızır, her geceyi Kadir bil”</strong>&nbsp;demişlerdir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hadîs-i şerîflerde,&nbsp;<strong>bu gecenin, Ramazân ayının son on gecesinde yani 20-30. geceleri arasında aranması</strong>&nbsp;bildirilmiştir. Nitekim Eshâb-ı Kirâm, Peygamber Efendimize Kadir gecesinin ne zaman olduğunu sorunca:&nbsp;<strong>"Kadir gecesini, Ramazân ayının son on gününde arayınız"</strong>&nbsp;buyurmuşlardır. Bir başka zaman sorulduğunda ise, Kadir gecesini Ramazân ayının 27’sinde aramalarını emir ve tavsiye buyurmuşlardır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:56:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/elveda-ya-sehr-i-ramazan-1773644325.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İsrail&#039;den Lübnan&#039;a kara harekatı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/israilden-lubnana-kara-harekati-658</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/israilden-lubnana-kara-harekati-658</guid>
                <description><![CDATA[İsrail, Lübnan'a kara harekâtı başlattığını duyurdu.
İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, kara harekatının "kısıtlı ve hedefli" olacağı kaydedildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İsrail, Lübnan'a kara harekâtı başlattığını duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) tarafından yapılan açıklamada, kara harekatının "kısıtlı ve hedefli" olacağı kaydedildi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklamada, "IDF, Lübnan'ın güneyindeki önemli Hizbullah noktalarına yönelik kısıtı ve hedefli kara operasyonlarına başladı." denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın ABD uçak gemisi Abraham Lincoln'ü vurduğu iddialarını yalanladı. Tahran yönetiminin sahte görüntülerle dezenformasyon yaptığını öne süren Trump, İran'ın paylaştığı saldırı görüntülerinin de gerçek olmadığını iddia etti. İsrail'in, Lübnan'a yönelik kara operasyonunu mayıs ayına kadar sürdürebileceği belirtilirken, Litani Nehri'nin güneyindeki işgalin yeni bir tampon bölge oluşturularak genişletileceği bildirildi. İsrail Savunma Kuvvetleri, Lübnan'ın güneyine kara harekâtına başladıklarını duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Mar 2026 09:42:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/israilden-lubnana-kara-harekati-1773643432.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Ucuz kahraman</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ucuz-kahraman-657</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ucuz-kahraman-657</guid>
                <description><![CDATA[Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>Yusuf Kaplan'ın İlber Ortaylı hakkındaki makalesi…</strong></span></p><p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(15,20,25);font-family:TwitterChirp, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:17px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:pre-wrap;widows:2;word-spacing:0px;">MİLLETİ VE TARİHİNİ “TARİHE GÖMEN” ADAM!&nbsp;</span></span></p><p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(15,20,25);font-family:TwitterChirp, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:17px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:pre-wrap;widows:2;word-spacing:0px;">Bir cenazenin arkasından uluorta konuşmayı edeben doğru bulmadım ve konuşmadım şimdiye kadar. Ama bu cenaze, cenazesi çoktan kaldırılması gereken bir “yalan tarih”in mimarlarından birinin cenazesi olunca susmak vebaldir, diyerek usturuplu bir dille birkaç hayatî tespitte bulunmayı bir vatan, millet borcu ve büyük bir mesuliyet olarak addediyorum.&nbsp;</span></span></p><p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(15,20,25);font-family:TwitterChirp, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:17px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:pre-wrap;widows:2;word-spacing:0px;">“GÖREVLİ” BİR ADAMDI Önce hakkını teslim edelim: Osmanlı ile Sultan Abdülhamid Han -ve hatta Sultan Vahdettin- hakkındaki bazı ezberleri yıkmıştı. Eğer bu minval üzere gitseydi, bu milletin boynuna geçirilen prangaların kırılmasına çok büyük katkılarda bulunabilirdi. Aksine o prangaların daha boğucu ve sarsılmaz bir şekilde milletin ve çocuklarının boynuna dolanmasına hizmet etmeyi tercih etti ve mezara çok büyük bir veballe gitti. Çünkü “görevli” bir adamdı: 28 Şubat'tan sonra piyasaya sürülmüştü ve Yaşar Nuri'nin ilâhiyat alanında yaptığı “yıkım” işini o tarih alanında yapmıştı. İsteseydi, dik durabilseydi, yalan üzerine inşa edilen ve dayatılan tarihi yerle bir edecek tarihî bir misyon üstlenebilir ve tarihe kahraman olarak geçerdi. Ama o bu dünyada ucuz kahramanlığı ve alkışlanmayı tercih etti. Kendisi gibi Kırımlı ama pek çok bakımdan büyük tarihçi olan ve milletin boynuna dolanan tapınakçı prangaları güçlendiren Halil İnalcık’ı ucuz kahramanlık konusunda fersah fersah geçen, bu toprakların çocuklarını ve tarihini “tarihe gömen” bir adam olarak mezara gitti.&nbsp;</span></span></p><p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(15,20,25);font-family:TwitterChirp, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:17px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:pre-wrap;widows:2;word-spacing:0px;">UCUZ KAHRAMAN&nbsp;</span></span></p><p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(15,20,25);font-family:TwitterChirp, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:17px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:pre-wrap;widows:2;word-spacing:0px;">Osmanlı tarihinin insanlık tarihindeki öncü ve benzersiz rolünü çok iyi biliyordu ama o sessiz kalmayı, yaşarken bu ülkenin altını oyan, tarihî rolünü bitiren yalan tarihin propagandisti olmayı ve pespaye, döküntü propagandistleri tarafından alkışlanmayı ve daha vahimi de Osmanlı’nın insanlığın önünü açacak benzersiz ilkelerinin dünyaya anlatılması gibi yüce bir görevi üstlenmek yerine Osmanlı’yı Üçüncü Roma ilan etme primitifliği ve “aşağılık kompleksi” sergileyerek Osmanlı’nın dünyaya, insanca yaşanacak yegâne medeniyet modelini sunacak muazzam bir medeniyet tecrübesi ürettiğini anlatma imkânını elinin tersiyle itmeyi tercih etti! Bazı Batılı vicdanlı tarihçiler bile, “gel ey Osmanlı!” diye yazılar ve kitaplar yazarken o Osmanlı’yı bir kez daha “tarihe gömme”yi tercih etmekten tedirgin olmadı! Hiçbir büyük tarihçi böylesine ürpertici bir tercihte bulunamazdı. İsteseydi, Osmanlı medeniyetinin ne denli aşılamaz ve insanlığın önünü açacak temellere ve ruha sahip, bütün dünyayı yeniden silkeleyip kendine getirecek adalet, hakkaniyet ve merhamet ilkeleri üzerinden yükselen benzersiz bir medeniyet tecrübesi olduğunu hem ülkemizin çocuklarına hem de bütün dünyaya çok çarpıcı bir dille anlatabilirdi. Ama bu fazla prim yapmayabilirdi, fazla para kazandırmayabilirdi. O yüzden o işin en kolayını, en kârlı olanını tercih etti ve resmî tarihin yalanlarını deşifre ederek kahraman olarak anılma imkânını kaybetti ve mezara hesabını veremeyeceği kadar ağır bir veballe gitti. Bir milletin boynuna geçirilen prangaları kırabilecek bir donanıma ve etki gücüne sahip bir adam konumuna ulaşmıştı çünkü. O yüzden sırtında hesabını veremeyececeği kadar “tarihin ağır yükü”yle vefat etti gitti bu dünyadan. Artık adı tarihe, bu milletin boynuna geçirilen prangalara kıracak bir imkâna sahipken, o işin kolayını ve en ucuz olanını tercih ederek insanlığın önünü açacak ufka ve derinliğe, ruha ve zenginliğe sahip bu milleti ve tarihini tarihe gömen bir adam olarak geçecek.&nbsp;</span></span></p><p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(15,20,25);font-family:TwitterChirp, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:17px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:pre-wrap;widows:2;word-spacing:0px;">FATİH CAMİİ’NİN HAZİRESİNE GÖMÜLMEMELİ!&nbsp;</span></span></p><p><span style="background-color:rgb(255,255,255);color:rgb(15,20,25);font-family:TwitterChirp, -apple-system, BlinkMacSystemFont, &quot;Segoe UI&quot;, Roboto, Helvetica, Arial, sans-serif;font-size:17px;"><span style="-webkit-text-stroke-width:0px;display:inline !important;float:none;font-style:normal;font-variant-caps:normal;font-variant-ligatures:normal;font-weight:400;letter-spacing:normal;orphans:2;text-align:start;text-decoration-color:initial;text-decoration-style:initial;text-decoration-thickness:initial;text-indent:0px;text-transform:none;white-space:pre-wrap;widows:2;word-spacing:0px;">Şehid Esad Coşan Hocamızın cenazesinin Fatih Camii’nin haziresine gömülmesini reddeden yetkililerin İlber Ortaylı’nın cenazesinin oraya gömülmesine onay vermesini protesto ediyorum. Fatih Camii haziresi millete aittir ve bu milletin altını oyan monşerlere, masonik-baronik çetelere hizmet eden bir adamın cenazesinin oraya gömülmesi oradaki bütün büyük insanların aziz ruhlarını da rencide edecektir. Bu karardan derhal vazgeçilmelidir!</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 12:06:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ucuz-kahraman-1773479516.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Baykar&#039;dan sürpriz</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/baykardan-surpriz-656</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/baykardan-surpriz-656</guid>
                <description><![CDATA[Baykar tarafından öz kaynaklarla geliştirilen milli K2 Kamikaze İHA, 5'li sürü otonomisi ve yapay zekâ testlerini başarıyla tamamladı. 800 kg kalkış ağırlığı ve 200 kg mühimmat kapasitesiyle "sınıfının en büyüğü" olan K2, elektronik harp ortamında GPS olmadan dahi hedefi imha edebiliyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Baykar tarafından öz kaynaklarla geliştirilen milli K2 Kamikaze İHA, 5'li sürü otonomisi ve yapay zekâ testlerini başarıyla tamamladı. 800 kg kalkış ağırlığı ve 200 kg mühimmat kapasitesiyle "sınıfının en büyüğü" olan K2, elektronik harp ortamında GPS olmadan dahi hedefi imha edebiliyor.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Savunma teknolojilerinde "maliyet etkin" ve "yüksek etkili" çözüm stratejisinin en yeni üyesi olan&nbsp;<strong>K2 Kamikaze İHA</strong>, gökyüzündeki sınavını başarıyla tamamladı. Baykar’ın tamamen kendi imkanlarıyla geliştirdiği bu platform, feda edilebilir platform konseptine yepyeni bir soluk getirirken, gelişmiş yapay zeka ve otonomi algoritmalarıyla donatıldığını kanıtladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>SAROS ÜZERİNDE "KURT SÜRÜSÜ" OPERASYONU<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nden havalanan 5 adet K2 Kamikaze İHA, Saros Körfezi üzerinde iki gün boyunca en zorlu senaryolarda ter döktü. Yapay zeka ve gelişmiş sensör altyapısı sayesinde birbirleriyle saniyeler içinde haberleşen İHA filosu; “sağ kademe”, “çizgi” ve “V” dizilimlerinin yanı sıra, Türk harp doktrininin efsanevi&nbsp;<strong>“Turan”</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>“duvar”</strong>&nbsp;formasyonlarını gökyüzüne nakşetti. Platformlar, sürü sinerjisiyle hareket ederek otonom uçuş kabiliyetlerini kusursuz şekilde sergiledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İMHADAN SONRA EVE DÖNÜŞ: RE-USABLE VİZYONU<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Literatürde “feda edilebilir” olarak bilinen kamikaze sınıfına Baykar, devrim niteliğinde bir yaklaşım getiriyor. Ar-Ge çalışmalarının bir sonraki safhasında, mühimmatını hedefe hassasiyetle bıraktıktan sonra kendi başına üsse geri dönebilen ve&nbsp;<strong>yeniden kullanılabilen</strong>&nbsp;bir sürümün hayata geçirilmesi planlanıyor. Bu adım, operasyonel sürekliliği artırırken savunma maliyetlerini minimize edecek.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>DÜŞMANI "EKONOMİK VE ASKERİ" DARBOĞAZA SOKACAK STRATEJİ<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Projenin temel felsefesi, yüksek maliyetli füze ve mühimmatların yerine, çok daha düşük maliyetli ama yıkıcı etkisi yüksek platformları sahaya sürmek üzerine kurulu. Baykar, seri üretime uygun K2 filolarıyla düşmanın en kritik stratejik hedeflerini maliyet etkin şekilde etkisiz hale getirerek modern savaş meydanlarındaki güç dengesini değiştirmeyi hedefliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>GPS KARARTMASINA KARŞI "GÖRSEL ZEKA" KALKANI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">K2’nin en can alıcı yeteneklerinden biri, seyrüsefer güvenliğinde yatıyor. Küresel konumlama sistemlerinin (GPS/GNSS) çalışmadığı ya da yoğun elektronik karıştırmanın olduğu "sağır" savaş bölgelerinde K2, gövde altındaki gece görüş sistemi ve gimbal kamerasıyla yeryüzünü bir harita gibi tarıyor. Yapay zeka destekli görsel kestirim özelliği sayesinde sinyal desteği almadan hedefine otonom olarak ilerleyebiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>NOKTA ATIŞI İMHA: EO/IR GİMBAL VE UYDU BAĞLANTISI<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Gelişmiş EO/IR gimbal kamera sistemi sayesinde sadece keşif yapmakla kalmayan K2,&nbsp;<strong>görsel kilitlenme</strong>&nbsp;yeteneğiyle hareketli hedefleri adeta bir avcı gibi takip ediyor. Koordinat tabanlı hassas vuruş yeteneğiyle birleşen bu teknoloji, operasyonlarda hata payını sıfıra indiriyor. Ayrıca, uydu veri bağı sayesinde görüş hattı ötesinde bile tam kontrol imkanı sunarak operasyonel esnekliği zirveye taşıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>SINIFININ EN BÜYÜK KAMİKAZE PLATFORMU OLARAK TANIMLANIYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Baykar, K2’yi teknik kapasitesiyle sınıfının dünyadaki en büyük temsilcisi olarak tanımlıyor. Lojistik esneklik sağlayan kısa pist kabiliyetiyle öne çıkan dev platformun teknik karnesi ise şöyle:<o:p></o:p></p><ul><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;"><strong>Maksimum Kalkış Ağırlığı: 800 kilogramlık dev gövde.</strong><o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;"><strong>Harp Başlığı:</strong>&nbsp;200 kilogramlık yıkıcı mühimmat kapasitesi.<o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;"><strong>Stratejik Menzil:</strong>&nbsp;2.000 kilometreyi aşan operasyonel menzil.<o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;"><strong>Operasyon Hızı:</strong>&nbsp;Saatte 200 kilometrenin üzerinde tempo.<o:p></o:p></li><li class="MsoNormal" style="mso-list:l0 level1 lfo1;tab-stops:list 36.0pt;"><strong>Dayanıklılık:</strong>&nbsp;13 saati aşan havada kalış süresiyle kesintisiz görev.<o:p></o:p></li></ul><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:51:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/baykardan-surpriz-1773478348.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>1 saat içinde yok ederiz 25 senede inşa ederler</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/1-saat-icinde-yok-ederiz-25-senede-insa-ederler-655</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/1-saat-icinde-yok-ederiz-25-senede-insa-ederler-655</guid>
                <description><![CDATA[İran’ın elektrik kapasitesini bir saat içinde imha edebiliriz ve bunu yeniden inşa etmeleri 25 yıl sürer. Bu yüzden, ideal olarak bunu yapmayacağız" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, Kentucky’deki temaslarının ardından Washington’a dönüş yaparken, Maryland’daki Joint Base Andrews havalimanında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, "Ne zaman duracağız? Bunun yeniden büyümesine izin vermek istemiyoruz. İdeal olarak, orada ne yaptığını bilen birini görmek isteriz. Başka bir deyişle, ülke inşa edebilecek birini. Bir şey daha var. Tahran’ın bazı bölgelerini ve başka yerleri vurabiliriz. Eğer bunu yaparsak, ülkelerini yeniden inşa etmeleri neredeyse imkânsız hale gelir. Fakat bunu yapmak istemiyoruz. Ama elektrik altyapılarını vurabiliriz. İran’ın elektrik kapasitesini bir saat içinde imha edebiliriz ve bunu yeniden inşa etmeleri 25 yıl sürer. Bu yüzden, ideal olarak bunu yapmayacağız" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran ile savaşa ilişkin açıklamalarında Trump, "Savaş, şimdiye kadar görülmüş en iyi şekilde yürütülüyor. Bunu başka ülkeler de söylüyor. Büyük ülkeler, güçlü ülkeler, daha önce buna benzer bir şeye hiç şahit olmadıklarını söyledi. Yaptığım şeye de katılıyorlar. Bunun kötü, şeytani bir ülke olduğunu söylüyorlar" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kendisine ABD içinde kaç İran bağlantılı hücre olabileceği konusunda bir brifing verilip verilmediği yönündeki bir soruya Trump, "Verildi. Biden’ın açık sınır politikası yüzünden çok sayıda kişi içeri girdi. Ama çoğunun nerede olduğunu biliyoruz. Sanıyorum, hepsini göz hapsinde tutuyoruz" şeklinde cevap verdi.<span style="color:#333333;font-family:&quot;PT Sans&quot;,sans-serif;font-size:16.5pt;"><span style="line-height:107%;">&nbsp;<o:p></o:p></span></span></p><p class="MsoNormal">Stratejik petrol rezervlerinin ne zaman devreye alınacağı ile ilgili bir soru alan Trump, "Bunu çok hızlı yapacağız. Sonra da yeniden dolduracağız. Rezervlerimizi yeniden dolduracağız" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’a ilişkin açıklamasında Trump, "Artık neredeyse yolun sonuna geldiler. Fakat bu, hemen bitireceğimiz anlamına gelmiyor. Yine de öyleler. Donanmaları yok, hava kuvvetleri yok, uçaksavarları yok, hiçbir kontrol sistemleri yok. Biz de İran’ın üzerinde tamamen serbest bir şekilde dolaşıyoruz" dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Boğazdaki durumun iyi olduğunu savunan Trump, "Bütün gemilerini yok ettik. Biraz füzeleri var ama çok fazla değil. Bence çok iyi durumdayız. Asıl mesele bunu kazanmamız. Hızlı kazanmamız ama kazanmamız" şeklinde konuştu.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/1-saat-icinde-yok-ederiz-25-senede-insa-ederler-1773474951.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD taşeronu olmayacağız</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abd-taseronu-olmayacagiz-654</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abd-taseronu-olmayacagiz-654</guid>
                <description><![CDATA[40 yıldır ABD'nin terör gücü olan PKK, sahibinin kucağından iniyor mu? Kandil’deki PKK üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, Medya Haber Televizyonu’na verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki çatışmalara ilişkin net bir açıklama yaptı. Kalkan, örgütün bu savaşa karşı olduğunu vurgulayarak, ne ABD-İsrail hegemonyasının ne de mevcut ulus-devlet statükosunun halklara fayda sağlamayacağını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>40 yıldır ABD'nin terör gücü olan PKK, sahibinin kucağından iniyor mu? Kandil’deki PKK üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, Medya Haber Televizyonu’na verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki çatışmalara ilişkin net bir açıklama yaptı. Kalkan, örgütün bu savaşa karşı olduğunu vurgulayarak, ne ABD-İsrail hegemonyasının ne de mevcut ulus-devlet statükosunun halklara fayda sağlamayacağını belirtti.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">40 yıldır ABD'nin terör gücü olan PKK, sahibinin kucağından iniyor mu? Kandil’deki PKK üst düzey yöneticilerinden Duran Kalkan, Medya Haber Televizyonu’na verdiği röportajda, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları ve bölgedeki çatışmalara ilişkin net bir açıklama yaptı. Kalkan, örgütün bu savaşa karşı olduğunu vurgulayarak, ne ABD-İsrail hegemonyasının ne de mevcut ulus-devlet statükosunun halklara fayda sağlamayacağını belirtti.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Hareket Olarak da Halk Olarak da Karşıyız”<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Duran Kalkan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“Biz bu savaşa hareket olarak da halk olarak da karşıyız. Bu savaşın Ortadoğu halklarına herhangi bir faydası yok. Farz edelim ki, ABD ve İsrail savaşı kazandı; ne olacak? İran egemenliğinin yerini ABD-İsrail hegemonyası alacak. Daha özgürlükçü ve demokratik bir yönetim mi olacak? ABD Başkanı açıkça ‘Benim için demokrasinin bir önemi yok’ dedi. Savaşın sermaye ve çıkar çevreleri dışında kimseye faydası yok. İnsanlar ölüyor, halklar en ağır durumu yaşıyor.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kalkan, çatışmanın yeni olmadığını, 1990’dan beri süren 36 yıllık bir “hegemonya savaşı” olduğunu ifade etti. Küresel sermaye ile ulus-devlet statükosu arasındaki bu mücadelenin bölge halklarını olumsuz etkilediğini savundu.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Abdullah Öcalan’ın “Üçüncü Siyasi Çizgi” Vurgusu<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Açıklamasında Önder Apo (Abdullah Öcalan) referansını veren Kalkan, PKK’nın taraf olmadığını belirterek “Üçüncü Siyasi Çizgi”yi işaret etti: “Ne ulusüstü küresel sermaye sisteminin saldırılarının tarafıyız ne de ulus devlet statükoculuğunun tarafıyız. Biz üçüncü siyasi çizgiyiz.”<br>Bu tutum, PKK’nın ABD veya İsrail gibi dış güçlerin taşeronu olmayacağını, bağımsız bir çizgi izlediğini gösteriyor. Kalkan ayrıca Kürtlerin kimsenin askeri ya da çıkar aracı olmayacağını, İran’daki çözümün halklar tarafından ve ülke bütünlüğü içinde aranması gerektiğini vurguladı.<br>Türkiye’nin Gücü ve Etkisi Fark Edilmeli<br>Bölgedeki emperyalist ve Siyonist müdahaleler sürerken, Türkiye’nin artan gücü ve etkisi dikkat çekiyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu süreçte terör örgütlerinin tasfiye eğiliminin devam ettiği yorumları yapılırken, Duran Kalkan’ın açıklaması, PKK’nın ABD’nin taşeronu olmayacağını en yetkili ağızdan teyit ediyor. Bölge halklarının üçüncü yol arayışı, Türkiye’nin bağımsız politikalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 11:53:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/abd-taseronu-olmayacagiz-1773474141.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>NATO&#039;dan füze açıklaması</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/natodan-fuze-aciklamasi-653</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/natodan-fuze-aciklamasi-653</guid>
                <description><![CDATA[İran'dan ateşlenen ve Türkiye'nin hava sahasına girdikten sonra etkisiz hale getirilen mühimmata ilişkin açıklama yapan NATO, "Her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunmaya hazır olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İran’dan Türkiye’ye atılan füzeyle ilgili flaş açıklama…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'dan ateşlenen ve Türkiye'nin hava sahasına girdikten sonra etkisiz hale getirilen mühimmata ilişkin açıklama yapan NATO, "Her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunmaya hazır olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’dan Türkiye’ye atılan füzeyle ilgili flaş açıklama<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'dan ateşlenen ve Türkiye'nin hava sahasına girdikten sonra etkisiz hale getirilen mühimmata ilişkin açıklama yapan NATO, "Her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunmaya hazır olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NATO'dan yapılan açıklamada, "Her yönden gelebilecek her türlü tehdide karşı savunmaya hazır olmaya devam edeceğiz" denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Operasyonel detayların paylaşılamayacağı belirtilen açıklamada, "Balistik füze savunma sistemimizi gelişen tehditlere uyarlamaya devam edeceğiz" bilgisi paylaşıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini açıklamıştı. İran'dan ateşlenen ve Türk hava sahasına yönelen balistik mühimmat, 4 ve 9 Mart'ta da etkisiz hale getirilmişti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Mar 2026 11:52:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/natodan-fuze-aciklamasi-1773473540.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Kuşadası&#039;nda mini İmamoğlu</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kusadasinda-mini-imamoglu-652</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/kusadasinda-mini-imamoglu-652</guid>
                <description><![CDATA[SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür, Kuşadası Belediyesi'ne düzenlenen operasyonun perde arkasını kaleme aldı. "Kuşadası'nı bilenler, Ömer Günel'i tanıyanlar elbette şaşırmadı. Siyaset kulislerinde özellikle belediye başkanı Ömer Günel'e "Mini İmamoğlu" lakabı takıldı" diyerek 6 milyar liralık imar rantındaki kilit ismi de kaleme aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca düzenlenen rüşvet ve 'irtikâp' soruşturması kapsamında CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Kuşadası Belediyesi İmar Müdürü Ahmet Taşkın ve Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş dahil 6 şüpheli gözaltına alındı. SABAH Gazetesi yazarı Mahmut Övür, Kuşadası Belediyesi'ne düzenlenen operasyonun perde arkasını kaleme aldı. "Kuşadası'nı bilenler, Ömer Günel'i tanıyanlar elbette şaşırmadı. Siyaset kulislerinde özellikle belediye başkanı Ömer Günel'e "Mini İmamoğlu" lakabı takıldı" diyerek 6 milyar liralık imar rantındaki kilit ismi de kaleme aldı. İşte Mahmut Övür'ün bugünkü yazısı…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sabah internet, haberi şöyle verdi: "SON DAKİKA... CHP'li&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/kusadasi" target="_blank">Kuşadası</a>&nbsp;Belediye Başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/omer-gunel" target="_blank">Ömer Günel</a>&nbsp;gözaltına alındı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir CHP'li belediyenin daha rüşvetleri ortaya döküldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi" target="_blank">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</a>&nbsp;tarafından 'rüşvet' ve 'irtikâp' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Kuşadası Belediyesi İmar Müdürü Ahmet Taşkın ve Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş dahil 6 şüpheli gözaltına alındı."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Operasyonun perde arkasının hikâyesi ise şöyle:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Operasyon, Kuşadası'nda faaliyet gösteren Florart Peyzaj şirketinin sahipleri Ali Ertan Yurtsever ve Atila Yurtsever, Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı işlerde "rüşvet" ve "irtikâp" suçlarına aracılık ettikleri gerekçesiyle başlıyor ve giderek genişliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yine HTS kayıtları, MASAK raporları ve ayrıntılı bilgi veren tanıklar var.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki şaşırdık mı?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kuşadası'nı bilenler, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel'i tanıyanlar elbette şaşırmadı. Hatta bunun sadece buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyenler daha fazla. Hatırlayın, Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu'nun CHP'den istifa edip AK Parti'ye geçerken deşifre ettiği bir imar rantı olayı vardı. Eğer, Çerçioğlu iptal ettirmeseydi bugün veya yarın Kuşadası'ndaki o 6 milyar liralık imar rantı olayı patlayacaktı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu yüzden geçen yılın 23 Ağustos'unda "Kuşadası'nda 6 milyarlık rant ve bir kilit isim" başlıkla yazıyı şu soruyla bitirmiştik:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Kuşadası'ndaki imar rantı dosyası zincirin son halkası. Soru şu: Bu kez bir milat mı olacak yoksa CHP'nin hafızası yine bir sonraki skandala kadar mı sürecek?"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CHP'liler için milat diye bir şey yok. Belediyelerinde her skandal patladığında sadece Bülent Tezcan gibi şaşırmış gibi yapıyorlar:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Kuşadası'nın iradesi gözaltına alınamaz. Başkanımız Ömer Günel derhal serbest bırakılmalıdır."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sanki Kuşadası'nda neler olup bittiğini Tezcan ve CHP'liler bilmiyor. Kendisi de Kuşadalıların o şarkıyı arkasından söylediğini çok iyi biliyor:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Bülent abinin bir çiftliği var."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Çiftliğin kâhyaları da etkili isimler; biri gözaltına alınan Belediye Başkanı Ömer Günel, diğeri de geçen yılki yazımda "kilit isim" olarak adı geçen Kuşadası Belediye Başkan Yardımcısı Tibet Özer.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu ikili Kuşadası'nın "siyasi baronları" olarak niteleniyor. Bir anlamda ilan ettikleri "Kuşadası Cumhuriyeti" onlardan sorulur.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Her şeye hâkimler... Tam da bu yüzden İBB eksenli "İmamoğlu Suç Örgütü" fotoğrafı ortaya çıktığında, siyaset kulislerinde özellikle belediye başkanı Ömer Günel'e "Mini İmamoğlu" lakabı takıldı. Bunun nedeni ise Kuşadası'nda da İBB'deki gibi belediye eksenli bir "sistem" olması. Hatta daha akıllı bir sistem olduğundan söz ediliyor. Sadece şu hatırlatmayı yapalım: İçişleri Bakanlığı müfettişleri, 2021'de CHP'li Kuşadası Belediyesi'nin iptal ettiği bir ihaleyi incelerken bir not buldu. Adrese teslim notu, uyarı niteliğinde başkana yazılmıştı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peki sonra ne oldu?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İddia şu; dosya kapatıldı. İlgili savcı emekliliğini istedi ve Bodrum'a taşındı. Sonrasını da genç savcılar araştırsın. Bugün gözaltına alınan Belediye Başkanı Ömer Günel'in kurduğu sistemin ikinci önemli ismi ise eski bir emniyet müdürü; Özgür Batçıoğlu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Google'a göre, 2015 yılında Aydın Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdür Yardımcısı'yken Kuşadası'na Emniyet Müdürü olarak atanmış.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sonra ilçeyi çok sevmiş ki emniyet müdürlüğünü bırakıp ilçenin belediye başkan yardımcısı olmuş. Herhalde bir bildiği var. Hâlâ o görevde.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kuşadası, yıllardır rant belediyeciliğinin rol modeli niteliğinde. Daha neler çıkacak göreceğiz. Şaşırmış gibi yapmayın.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 10:12:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/kusadasinda-mini-imamoglu-1773472395.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>Sırada kara operasyonu mu var?</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sirada-kara-operasyonu-mu-var-651</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/sirada-kara-operasyonu-mu-var-651</guid>
                <description><![CDATA[ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in "İran'a en büyük saldırı bugün olacak” dedi. Bu açıklamadan saatler sonra İran’ın petrol üssü olarak bilinen Hark Adası’na saldırı düzenlendi. Adada 15’ten fazla patlama sesinin duyulurken, İran’dan "Hepsi küle dönecek" açıklaması geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>ABD ve İsrail’in müzakereler sürdüğü sırada İran’a yönelik başlattığı askeri saldırı, 15. Gününe girdi. İran’ın misilleme hamleleri ile bölge ateş çemberine dönerken, saldırılar iyice şiddetlendi. ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in "İran'a en büyük saldırı bugün olacak” dedi. Bu açıklamadan saatler sonra İran’ın petrol üssü olarak bilinen Hark Adası’na saldırı düzenlendi. Adada 15’ten fazla patlama sesinin duyulurken, İran’dan "Hepsi küle dönecek" açıklaması geldi. Tüm bu gelişmeler yaşanırken ABD'nin İran'a yönelik kara operasyonu için bölgeye ilk birliği gönderdiği iddia edildi. İşte dakika dakika bölgede yaşanan son gelişmeler…<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD/<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/israil" target="_blank">İsrail</a>-<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>&nbsp;Savaşı, 15. gününe girerken saldırılar şiddetlendi. 28 Şubat'tan beri devam eden savaş, bölgeyi ateş çemberi haline getirdi. İran İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/katar" target="_blank">Katar</a>,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/birlesik-arap-emirlikleri" target="_blank">Birleşik Arap Emirlikleri</a>&nbsp;ve&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/bahreyn" target="_blank">Bahreyn</a>&nbsp;başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi. ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/ayetullah-ali-hamaney" target="_blank">Ayetullah Ali Hamaney</a>'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili hayatını kaybetti,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/hurmuz-bogazi" target="_blank">Hürmüz Boğazı</a>'nın kapatılması dünya ekonomisini de yerle bir etti! Dün ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine'in "İran'a en büyük saldırı bugün olacak" açıklaması sonrası İran'ın petrol üssü olarak bilinen&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/hark-adasi" target="_blank">Hark Adası</a>'na saldırı düzenlendi. Trump "Tüm askeri unsurlar yok edildi" derken, İran'dan tehdit gecikmedi. İşte ABD/İsrail-İran Savaşı'nda son dakika gelişmeleri:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran Devrim Muhafızları Ordusu’na (DMO) bağlı Hatemul Enbiya Merkez Karargahı, İran'ın petrol altyapısına saldırılması durumunda, "ABD’nin hisse sahibi olduğu veya ABD ile işbirliği bulunan şirketlere ait bölgedeki tüm petrol ve enerji altyapısının yok edileceği ve bunların küle dönüştürüleceği" uyarısında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>"PETROL ALTYAPISI ZARAR GÖRMEDİ"<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Fars Haber Ajansı, ABD saldırısının ardından İran’ın Hark Adası’nda 15’ten fazla patlama sesi duyulduğunu ancak petrol altyapısının zarar görmediğini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İRAN: ABD VE İSRAİL'E AİT 5 İHA'YI DÜŞÜRDÜK<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İran Tasnim Haber Ajansı’nda yer alan habere göre; DMO, son saatlerde İsrail ve ABD'ye ait 5 silahlı İHA’nın tespit ve imha edildiğini duyurdu. Tebriz'de gelişmiş bir "Orbiter 4" İHA’sı, Andimeşk ve Tahran'da "Hermes" İHA’ları ve Firuzabad ile Bandar Abbas'ta "MQ9" İHA’larının düşürüldüğü aktarıldı. Ayrıca, savaşın başlangıcından bu yana çeşitli türlerdeki 114 casus, muharebe ve saldırı İHA’sının etkisiz hale getirildiği kaydedildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ABD BÜYÜKELÇİLİĞİ VURULDU!<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Irak’ın başkenti Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği yerleşkesinde bulunan helikopter pistine füze isabet etmesi sonucu yangın çıktığı bildirildi.<br>İran ABD üslerine ev sahipliği yapan bölge ülkelerine yönelik misillemelerini sürdürürken, bu kez Irak’ın başkenti Bağdat yeni bir saldırının hedefi oldu. Irak basınının hükümet yetkililerine dayandırdığı haberlere göre; ülkenin başkenti Bağdat'taki ABD Büyükelçiliği yerleşkesinde bulunan helikopter pistine füze isabet etti. Saldırının ardından yangın çıktığı belirtilirken, sosyal medyada paylaşılan görüntülerde büyükelçilik yerleşkesinden alevler ve dumanların yükseldiği görüldü. ABD Bağdat Büyükelçiliği’nden henüz konuyla ilgili açıklama gelmedi. ABD’nin yurt dışındaki en büyük diplomatik misyonlarından biri olarak bilinen ABD Bağdat Büyükelçiliği, daha önce de füze ve insansız hava aracı saldırılarının hedefi olmuştu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İRAN'A KARA OPERASYONU MU BAŞLIYOR?<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Al Jazeera'nin ABD muhabiri Rosiland Jordan,&nbsp;2 bin 500 deniz piyadesinin, ABD-İsrail'in İran'a karşı savaşında konuşlandırılan ilk ABD kara birlikleri olarak yola çıktığını öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>AMAÇ İRAN TOPRAKLARININ BİR BÖLÜMÜNÜ ELE GEÇİRMEK!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklamasında "31. Deniz Piyade Sefer Birliği mensupları, amfibi hücum gemisi USS Tripoli ile birlikte Japonya'nın Okinawa kentindeki ana limanlarından yola çıktılar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu, deniz piyadelerinin krizlere müdahale etmek veya İran topraklarının bir bölümünü ele geçirmek için 'hareket alanına' konuşlandırılacağı gemidir. Esasen, kara ve deniz kuvvetlerinin her iki tarafında da Deniz Piyadeleri bulunmasına rağmen, bu birlikler ABD-İsrail'in İran'a karşı yürüttüğü savaşa konuşlandırılan ilk kara birlikleri olarak adlandırılıyor. Bundan çıkarılacak sonuç, ABD'nin savaşı yürütme açısından askeri varlığını çok yavaş da olsa artırdığı ve işleri yakın zamanda bitirme niyetinde olmadığıdır" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İSRAİL'DEN TEBRİZ'E SALDIRI UYARISI: DERHAL BOŞALTIN<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İsrail ordusu, planlanan hava saldırısı öncesinde Tebriz bölgesindeki İranlılara acil uyarıda bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">X hesabından yapılan açıklamada, "Önümüzdeki saatlerde, İsrail Savunma Kuvvetleri, son günlerde Tahran genelinde yaptığı gibi, İran rejiminin askeri altyapısına yönelik saldırılar düzenlemek üzere bölgede faaliyet gösterecektir. Bölgeyi derhal boşaltın" denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>TRUMO: İRAN ANLAŞMAK İSTİYOR<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump’tan İran’a karşı yürütülen savaşa dair bir açıklama daha geldi. Trump, Truth sosyal medya platformu üzerinden yayınladığı mesajda ABD basınına sitem ederek, "Yalan haber medyası, ABD ordusunun tamamen yenilgiye uğrayan ve bir anlaşma yapmak isteyen İran karşısında ne kadar başarılı olduğunu haber yapmaktan nefret ediyor" dedi. Trump, İran’ın istediğini öne sürdüğü anlaşma hakkında, "Ancak bu, benim kabul edeceğim türden bir anlaşma değil" ifadelerini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 10:04:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/sirada-kara-operasyonu-mu-var-1773471935.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İlber Ortaylı vefat etti</title>
                <category>Ekonomi</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ilber-ortayli-vefat-etti-650</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/ilber-ortayli-vefat-etti-650</guid>
                <description><![CDATA[Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Sağlık sorunları sebebiyle bir süredir yoğun bakımda tedavi gören 78 yaşındaki Prof. Dr. İlber Ortaylı hayatını kaybetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1947 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1969) ile Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü’nü bitirdi. Chicago Üniversitesi′nde master çalışmasını Prof. Halil İnalcık ile yaptı. “Tanzimat Sonrası Mahalli İdareler” adlı tezi ile doktor, “Osmanlı İmparatorluğu′nda Alman Nüfuzu” adlı çalışmasıyla da doçent oldu. Viyana, Berlin, Paris, Princeton, Moskov&nbsp;a, Roma, Münih, Strasbourg, Yanya, Sofya, Kiel, Cambridge, Oxford ve Tunus üniversitelerinde misafir öğretim üyeliği yaptı, seminerler ve konferanslar verdi. Yerli ve yabancı bilimsel dergilerde Osmanlı tarihinin 16. ve 19. yüzyılı ve Rusya tarihiyle ilgili makaleler yayınladı. 1989–2002 yılları arasında Siyasal Bilgiler Fakültesi′nde İdare Tarihi Bilim Dalı Başkanı olarak görev yapmış, 2002 yılında Galatasaray Üniversitesi′ne geçmiştir. Uluslararası Osmanlı Etüdleri Komitesi Yönetim Kurulu üyesi ve Avrupa Iranoloji Cemiyeti üyesidir.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 16:10:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/ilber-ortayli-vefat-etti-1773407460.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;ı aklama gayreti</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/irani-aklama-gayreti-649</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/irani-aklama-gayreti-649</guid>
                <description><![CDATA[Öldürülen Ali Hamaney ve yanındakiler için gazete manşetleri "şehit oldular" diyerek süsledi... İran ile kıblemiz bir vurgusu yapılmaya başladı. "İsrail büyük düşman" denilerek İran’a şu an en büyük desteğin verilmesi dile getirildi. İran’ın 40 yıldır işlediği melanetler, “onlar basit hatalardı” denilerek geçiştirilmeye çalışıldı. “Herkes hata yapamaz mıydı canım” edebiyatına döküldü iş.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil- Türkiye Gazetesi</strong></span></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/irani-aklama-gayreti-1776747" target="_blank" rel="noopener noreferrer" download="file"><span style="color:hsl(0,75%,60%);"><strong>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/kose-yazilari/prof-dr-ahmet-simsirgil/irani-aklama-gayreti-1776747</strong></span></a></p><p class="MsoNormal">ABD-İsrail İran savaşı memleketimizde bir gerçeği daha ortaya çıkardı. Aslında öteden beri bunu hep dile getiriyorduk. Ancak ne kadar dikkate alındığı belli değildi. 47 yıldır&nbsp;<strong>"Şii Hilali", "Şii Ekseni"</strong>&nbsp;kurma adıyla İslam ülkelerini karıştıran, ABD hangi İslam ülkesine girerse kendisi de giren ve kurdurduğu Şii terör tugaylarına katliamlar yaptıran böylece neredeyse her ülkenin içerisinde terör devletleri oluşturan İran, en büyük düşman ve rakip olarak gördüğü Türkiye’yi boş bırakır mıydı?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Elbette ve asla bırakmazdı. Bırakmadı da. İran terör grupları eliyle Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye, Yemen ve Somali'de korkunç katliamlara imza atarken Türkiye’deki propagandistleri bunları hep küçültmeye, üzerini örtmeye çalıştı. İran’ın İsrail ve ABD düşmanlığı öne çıkarılarak perdelenmeye çalışıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu katliamlarda parmağı olan katiller öldürüldüğünde anında şehit diye manşetlere taşıdılar. ABD veya İsrail tarafından öldürülmesi aklanmasına yetiyordu çünkü. Kasım Süleymani, Hasan Nasrallah, Ali Hamaney ve diğerleri öldürüldüğünde bu plan ülkemizde tıkır tıkır işledi. Basınımızda bunların taşeronluğunu yapan o kadar çok kişi var ki…<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bunlar suret-i Haktan görünürler. İran karşıtı imiş gibi dururlar. Hatalarını arada bir dile getirirler. Fakat ilk İran-İsrail atışmasında İran’ın bütün günahlarının üzerine koskoca bir çizgi çekerek görünmez kılarlar. Hatta,&nbsp;<strong>“İsrail’e biz bir taş dahi atmadık”</strong>&nbsp;diyerek İran’ı İslam adına daha fedakâr göstermekten dahi çekinmezler.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şu son savaş, bunu bütün çıplaklığıyla bir kez daha gözler önüne koydu. Öldürülen Ali Hamaney ve yanındakiler için gazete manşetleri&nbsp;<strong>"şehit oldular"</strong>&nbsp;diyerek süsledi... İran ile kıblemiz bir vurgusu yapılmaya başladı.&nbsp;<strong>"İsrail büyük düşman"</strong>&nbsp;denilerek İran’a şu an en büyük desteğin verilmesi dile getirildi. İran’ın 40 yıldır işlediği melanetler,&nbsp;<strong>“onlar basit hatalardı”</strong>&nbsp;denilerek geçiştirilmeye çalışıldı.&nbsp;<strong>“Herkes hata yapamaz mıydı canım”</strong>&nbsp;edebiyatına döküldü iş.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu düşüncedeki adamların Irak ve Suriye’deki korkunç katliamları sadece acıdan reyting devşirmek için kullandıkları ve zerre ders çıkarmadıkları hatta daha ileri söyleyeyim üzülmedikleri anlaşılıyor. Evet zaman zaman yürek yakan manşetler attılar, ne kadar reyting yaptı diye baktılar ve bir üst makamlara gelmek için sağa sola göz kırptılar. Hepsi bu. Gazze şovmenlerini de görmedik mi?<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Neticede İran bir daha aklandı ve paklandı. Hâlbuki İran’ın kırk yıldır yaptıklarından en ufak bir nedameti dahi yok. Şayet ABD, İsrail veya bir başka ülke Türkiye ile savaşa girse siz İran’ın diğer İslam ülkelerinde gerçekleştirdiği o korkunç yüzünü işte o zaman göreceksiniz. Siz yere çömeldiğinizde boynunuzu vurmak isteyen cellat gibi harekete geçecektir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mülkte zelzele gaflettendir. Uyuyanlar ölünce uyanırlar.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Ali Şeriati!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran ajan ve propagandistleri Türkiye’de bu kadar kolay nasıl başarılı oluyorlar! Nasıl böyle bir gündem meydana getirebiliyorlar. Bunca katliamın üzerini nasıl örtebiliyorlar. İnanılması güç katliamların üzerine bir kalemde sünger çekmeleri nasıl oluyor? Bunun etkisini biraz derinlerde aramalıyız...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran’da 1979 yılında&nbsp;<strong>"molla rejimi"</strong>&nbsp;kurulurken Türkiye’de sanki bir İslam devletiymiş gibi şaşaalı reklamlar yapıldı. Öyle ki meydanlarda gençler,&nbsp;<strong>“Allahü Ekber Humeyni rehber”</strong>&nbsp;diyerek sloganlar attılar. Bunlar siyasal Alevi gençleri değildi. Sünni ve hatta İmam Hatiplerde okuyan gençlerdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Peşinden İranlı bir kısım yazarların kitapları Türkçeye çevrilmeye ve pazarlanmaya başladı. İran bu iş için büyük fonlar ayırdı. Bu yazarların başında ise&nbsp;<strong>Ali Şeriati</strong>&nbsp;geliyordu. Ali Şeriati sıradan birisi değildi. İran’daki&nbsp;<strong>"devrimci İslam’ın babası"</strong>&nbsp;olarak görülüyordu. 1977’de Londra’daki evinde şüpheli bir şekilde ölü bulunduğundan parlatmak zor olmuyordu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hâlbuki Ali Şeriati’nin dinî alanda doğru dürüst bir eğitimi olmamıştı. Sosyolog, yazar ve bir düşünce insanı idi. Sadece liseli yıllarında klasik Şii eğitimi almıştı. Aktivist bir kişiliğe sahipti. Fikir dünyasının oluşmasında babası Muhammed Taki başta olmak üzere Muhammed İkbal ve Şii Cemaleddin Efgani’nin yanı sıra Massignon Sartre, Fanon ve Bergue gibi Batılı düşünürlerin etkisi olmuştur. Ülkesinde siyasi yapıyı tenkit ettiği için takibata uğramıştır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ali Şeriati’nin Şiilik üzerine de çeşitli eleştirileri olmuştur. Bir anlamda kendisi Efgani ekolündeki gibi İran dünyasında reformcu bir şahsiyet olarak ortaya çıkmıştır. Fikirlerini&nbsp;<strong>öze dönüş, İslam’a dönüş</strong>&nbsp;olarak ortaya koymuş ancak hangi İslam’ı savunduğu meçhul kalmıştır. Şii inancının bir reformcusu olarak görülse de Sünni İslam inancı ile hiçbir ilgisi yoktur.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ali Şeriati, Şah devriminin yıkıldığını görmedi ancak adı hep Humeyni ile birlikte anıldı. Fakat sonrasında bir kısım Şiiliğe aykırı fikirleri sebebiyle büyük bir saygı görmedi. Ne gariptir ki ülkesinde görmediği ilgiyi belki on katı ile Türkiye’de görecektir. Türk gençlerine sanki kendisini İslam müdafii bir kahraman gibi pazarlayacaklardır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ali Şeriati’yi ülkemizde parlatanların başında ise&nbsp;<strong>Mustafa İslamoğlu</strong>&nbsp;geliyordu. Kendisini üstad ve önder olarak nitelendiren İslamoğlu şu parlak ifadelerle gençlere servis ediyordu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><i>“Şunu söyleyeyim Merhum Üstadımız Ali Şeriati benim nezdimde de üstadlarımdan sayılır. Allah gani gani rahmet etsin. Ruhu şâd olsun. Onun defteri âmâline Cenab-ı Hak dünyalar kadar sevap yazsın. Bizler onun öğrencileri sayılırız.”</i><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bir diğeri ise gençlerin FETÖ’lü yıllarda eserlerini elinden düşürmedikleri&nbsp;<strong>Ali Bulaç</strong>&nbsp;idi.&nbsp;<strong>"FETÖ’nün İran ile ne ilgisi olur?"</strong>&nbsp;diyenler&nbsp;<strong>İslamoğlu, Ali Bulaç, Ali Şeriati çizgisine dikkat etmeliler!..</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Türkiye’de FETÖ’nün kurdurduğu masaları göremeyenler ya doğuştan kördür veya idrakten acizdir. Abdülhamid Han’a karşı Ermeni'yi, Yahudi'yi, Türkçüyü, Ümmetçi Akif ve avanesini bir araya getirenleri düşününüz. Müslümana düşen,&nbsp;<strong>“olamaz canım demek”</strong>&nbsp;değil feraset ve basiret üzere gözünü açmaktır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ali Bulaç da FETÖ elebaşı için şöyle diyordu:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Hocaefendi, Türkiye’nin yetiştirdiği birkaç önemli âlimden biridir. Yerel ve ulusal sınırları aşmış, küresel bir vizyona ulaşmıştır. Tefsir, fıkıh usulü, kelam, tasavvuf ve özellikle hadis ve siyer alanında muazzam bir birikime sahiptir.”</strong>&nbsp;Şu sözleri söyleyen kişi yıllarca Türkiye’de kanaat önderi gibi yazdı, oysa burnunun ucunu görmekten acizdi!..<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Zehir saçan, iman yıkan bir dil!</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bugün İran güzellemesi yapmak için yarışanların, Ali Şeriati tartışmalarının devreye girmesiyle birlikte kimden nasıl etkilenmiş oldukları bir anda ortaya çıkıverdi. Ali Şeriati’yi savunurken sanki çağın İslam kahramanı gibi pazarlıyorlar. Hâlbuki fikirlerine vâkıf olduğunuzda,&nbsp;<strong>“ya bu herif zındık mıdır”</strong>&nbsp;kelimeleri dilinizden istemeseniz de dökülecektir. Zira kendisinin hezeyanları suskun kalınacak gibi değildir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">O, İbn Teymiyye’den daha beter bir şekilde Allahü teala hakkında&nbsp;<strong>tecsim</strong>&nbsp;ifadelerini pervasızca kullanıyor. Öncelikle -hâşâ- Allahü tealayı bir puta benzeten şu hezeyanı görünüz:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>“Allah gerçek bir Janustur. İki çehreli tanrı! Yehova çehresi, Teos çehresi. İki seçkin ve çelişik sıfatı 'Kahhar' ve 'Rahman'dır. Yehova gibi intikamcı, müstebit, cebbar, mütekebbir ve azabı şiddetli olan, muhteşem arşına yaslanmış, melekût örneklerine bürünmüş, makamı fizikötesidir.”</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ali Şeriati, akaid ilminden yoksun olduğu için Allah hakkında diline hoş gelen her ifadeyi kullanabilme salahiyetini kendisinde bulacak kadar şuursuz hâle gelmiştir. Allah’ın ruhu, kokusu, arşa oturması, Kâbe tavanının altında olması, Hacer’in evinde olması, gölgesinin olması, elinin olması gibi akidevî anlamda cinayet sayılabilecek onlarca ifadeyi zehir saçan, iman yıkan diline dolayabilmektedir.&nbsp;<strong>Hac</strong>&nbsp;isimli eseri böyle hezeyanlar ile doludur.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şimdi düşünelim. Bir yanda Cenab-ı Hakk’a en ufak cisimliği vehmettirecek şeyleri izafe etmekten sakınan bütün bir ümmet, diğer yanda bir noktayı tespit ederken teşbîhî bir üslupla Allahü tealayı çift çehreli roma putuna benzeten ve her türlü cisim isnat eden Ali Şeriatî. Şu ifadelerin ucunun anında küfre varacağını eskiden daha başlangıç seviyesindeki bir sıbyan talebesi bilirdi. Fakat günümüzde İran aşkıyla gözleri şaşı olanlar anlamıyor!..<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Şeriati’nin hemen her kitabı itikadi açıdan sıkıntılıdır. Onun, Peygamber Efendimize karşı edepsiz, Hazreti Ebubekir, Hazreti Ömer, Hazreti Osman ve daha birçok sahabeye karşı hürmetsiz ve hatta her türlü iftiraya varan ifadeleri karşısında insan dehşete kapılıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İşin en vahim bir yanı da son dönemde Ali Şeriati’nin kitapları Millî Eğitim Bakanlığı projelerinde (Oku-yorum Öğretmenim) okullara tavsiye edilme noktasına kadar geldi. Sayın Millî Eğitim Bakanı bunun sorumlularını mutlaka tespit etmeli ve gereğini yapmalıdır. Projeden bilhassa gençlerimizin fikir dünyasını altüst edecek yazar ve kitapları mutlaka çıkarmalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran hadiseleri çok yönlü olarak gözleri açmalıdır.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/irani-aklama-gayreti-1773404604.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MSB&#039;den son dakika açıklaması</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/msbden-son-dakika-aciklamasi-648</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/msbden-son-dakika-aciklamasi-648</guid>
                <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">Milli Savunma Bakanlığı (MSB), İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren üçüncü balistik mühimmatın, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurlarınca etkisiz hale getirildiğini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/msb" target="_blank">MSB</a>'den yapılan yazılı açıklamada, şu ifadeler yer aldı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/iran" target="_blank">İran</a>'dan ateşlenip Türk hava sahasına giren bir balistik mühimmat, Doğu Akdeniz'de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hale getirilmiştir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"TÜM TEDBİRLER KARARLILIKLA VE TEREDDÜTSÜZ BİR ŞEKİLDE ALINMAKTA"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ülkemizin topraklarına ve hava sahasına yönelen her türlü tehdide karşı gerekli tüm tedbirler kararlılıkla ve tereddütsüz bir şekilde alınmakta, olayın bütün boyutlarıyla aydınlatılması için ilgili ülkeyle görüşülmektedir.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Milli güvenliğimiz öncelenerek bölgedeki tüm gelişmeler dikkatle takip edilmekte ve değerlendirilmektedir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Daha önce de iki balistik&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/fuze" target="_blank">füze</a>&nbsp;etkisiz hale getirilmişti. Mühimmat parçaları Hatay ve Gaziantep'te boş araziye düşmüştü.<o:p></o:p></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 13:15:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/msbden-son-dakika-aciklamasi-1773397322.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>MASAK raporları rüşveti gün yüzüne çıkardı</title>
                <category>Haber</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/masak-raporlari-rusveti-gun-yuzune-cikardi-647</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/masak-raporlari-rusveti-gun-yuzune-cikardi-647</guid>
                <description><![CDATA[Bir CHP’li belediyenin daha rüşvetleri ortaya döküldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “rüşvet” ve “irtikâp” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günnel, Kuşadası Belediyesi İmar Müdürü Ahmet Taşkın ve Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş dahil 6 şüpheli gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Bir CHP’li belediyenin daha rüşvetleri ortaya döküldü. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “rüşvet” ve “irtikâp” suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günnel, Kuşadası Belediyesi İmar Müdürü Ahmet Taşkın ve Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş dahil 6 şüpheli gözaltına alındı.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi" target="_blank">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı</a>&nbsp;tarafından CHP'li&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/kusadasi" target="_blank">Kuşadası</a>&nbsp;Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve irtikap suçlarından soruştrma başlatıldı. Soruşturma dosyasına giren tanık ve müşteki beyanları, şüpheli ifadeleri,&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/hts" target="_blank">HTS</a>&nbsp;kayıtları ve mali veriler detaylı şekilde incelendi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>MASAK RAPORLARI RÜŞVETİ GÜN YÜZÜNE ÇIKARDI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında özellikle para trafiği mercek altına alındı.&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/mali-suclari-arastirma-kurulu" target="_blank">Mali Suçları Araştırma Kurulu</a>&nbsp;tarafından hazırlanan raporlar ve hesap hareketlerinin incelenmesi sonucu soruşturmaya konu rüşvet ve irtikap suçlarının işlendiğine dair makul şüphe oluştuğu değerlendirildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>CHP'Lİ BAŞKAN DAHİL 6 ŞÜPHELİYE GÖZALTI</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yapılan incelemeler sonucunda CHP'li Kuşadası Belediye Başkanı&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/omer-gunel" target="_blank">Ömer Günel</a>&nbsp;başta olmak üzere 6 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Operasyon kapsamında İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan ile Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş de gözaltına alınan isimler arasında yer aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>EŞ ZAMANLI OPERASYON</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Sabah saatlerinde&nbsp;<a href="https://www.sabah.com.tr/haberleri/aydin" target="_blank">Aydın</a>, İzmir ve Antalya'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin adreslerinde arama ve el koyma işlemleri yapılırken haklarında gözaltı kararı bulunan 6 isim yakalanarak gözaltına alındı. Şüpheliler İstanbul'a getiriliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İŞTE GÖZALTINA ALINAN İSİMLER</strong><o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Ömer Günel- Kuşadası Belediye Başkanı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Ahmet Taşkan - Kuşadası İmar ve Şehircilik Müdürü<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Mustafa Burak Gündeş- Kuşadası Yapı Kontrol Müdürü<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Meral Celep -Belediye Mimarı - Şehir Plancısı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Ferdi Zenginoğlu- İş İnsanı - Kuşadası eski Spor Kulübü Başkanı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">-Hüseyin Kabasakal- İş İnsanı<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Kuşadası Belediyesiyle bağlantılı olarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına yönelik soruşturma yürütüldüğü belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Soruşturma kapsamında elde edilen tanık ve müşteki beyanları, şüpheli ifadeleri, soruşturma dosyasında bulunan bilgi ve belgeler, HTS kayıtları ile MASAK tarafından hazırlanan raporlar neticesinde incelenen hesap hareketleri birlikte değerlendirildiğinde, soruşturmaya konu suçların işlendiğine ilişkin makul suç şüphesine ulaşıldığı aktarılan açıklamada, şunlar kaydedildi:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"Yapılan değerlendirmeler sonucunda Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan ve Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş başta olmak üzere tespit edilen 6 şüpheli hakkında 13 Mart'ta, Aydın, İzmir ve Antalya olmak üzere 3 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonla gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirilmiş, haklarında gözaltı kararı verilen şüpheliler yakalanarak gözaltına alınmış olup, soruşturma kapsamında maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla çalışmalar titizlikle yürütülmektedir."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan gözaltına alınan diğer şüphelilerin belediye mimarı ve şehir plancısı Meral Celep, iş insanı ve eski Kuşadasıspor Kulübü Başkanı Ferdi Zenginoğlu ile iş insanı Hüseyin Kabasakal olduğu öğrenildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/masak-raporlari-rusveti-gun-yuzune-cikardi-1773385465.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>ABD&#039;nin yakıt uçağı düştü</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abdnin-yakit-ucagi-dustu-646</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/abdnin-yakit-ucagi-dustu-646</guid>
                <description><![CDATA[ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), KC-135 tipi bir yakıt ikmal uçağının Irak'ta düştüğünü duyurdu.
Kazanın Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) sırasında dost hava sahasında meydana geldiği belirtilen açıklamada, kurtarma çalışmalarının devam ettiği ifade edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal"><strong>Trump'tan İran'a yeni tehdit: Başlarına ne geleceğini izleyin... Mücteba Hamaney açıklaması.<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile başlayan savaş, 14. gününde füzelerin ateşlenmesi ile devam etti. İran'ın füze yağmurunun ardından İsrail'deki çok sayıda kişinin yaralandığı bildirildi. ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik tehditlerine bir yenisini ekledi. Trump, "Başlarına bugün ne geleceğini izleyin" ifadesinde bulundu ve İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney hakkında açıklama yaptı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Trump: ABD'nin 47. Başkanı olarak öldürüyorum<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik saldırılara ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Trump, İran’ın askeri kapasitesinin büyük ölçüde yok edildiğini savunarak sert ifadeler kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Truth Social medya hesabından yaptığı açıklamada Trump, İran’a yönelik operasyonların askeri, ekonomik ve farklı alanlarda sürdüğünü belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump şu ifadeleri kullandı:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">“İran'ın terörist rejimini askeri, ekonomik ve diğer her şekilde tamamen yok ediyoruz. Ancak The New York Times’ı okursanız kazanmadığımızı düşünebilirsiniz.”<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı, İran’ın askeri kapasitesinin ciddi şekilde zayıflatıldığını savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump, “İran Donanması yok oldu, Hava Kuvvetleri artık yok. Füzeler, insansız hava araçları ve diğer her şey imha ediliyor ve liderleri yeryüzünden silindi” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump sözlerine, “Eşsiz bir ateş gücüne, sınırsız mühimmata ve bolca zamana sahibiz. Bu akıl hastası alçakların başına bugün ne geleceğini izleyin” ifadeleriyle devam etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran yönetimini sert sözlerle eleştiren Trump, “47 yıldır dünyanın dört bir yanında masum insanları öldürüyorlardı. Şimdi ben, Amerika Birleşik Devletleri’nin 47. Başkanı olarak onları öldürüyorum. Bunu yapmak ne büyük bir onur! Bu konuya gösterdiğiniz ilgi için teşekkür ederim” dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump ayrıca, Ayetullah Ali Hamaney'in yerine İran'ın yeni dini lideri olarak seçilen Mücteba Hamaney'in "yaralı ama hayatta" olduğuna inandığını şu sözlerle belirtti:<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"İran'ın yeni dini lideri Mücteba'nın bir şekilde hâlâ hayatta olduğuna inanıyorum, yaralı olduğunu düşünüyorum ama muhtemelen hayatta."<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İsrail basını hasarı görüntüledi<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Tel Aviv merkezli Kanal 12, İran'ın füze saldırılarının ardından İsrail'de meydana gelen hasarı görüntüledi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Füzenin&nbsp;yerleşim yerlerinin birkaç metre yakınına düştüğünü belirten Kanal 12, saldırı nedeniyle çok sayıda can kaybı olduğunu söyledi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">60 kişinin yaralandığı vurgulanan haberde,&nbsp;birçok binanın hasar gördüğü ve bir binada yangın çıktığı aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ABD medyası: Yaralı askerlerin bir kısmı tahliye edildi<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD'nin, İsrail ile birlikte İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışmalarda yaralanan personelinden yaklaşık 20 askerin Orta Doğu'dan tahliyesi için uçuş düzenlediği ileri sürüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">CBS News kanalının haberine göre, ABD, İsrail ile 28 Şubat'ta başlattığı saldırıların ardından bölgede yaralanan askerlerinin tahliyesi için harekete geçti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Konuyla ilgili bilgi sahibi kaynaklar, Suudi Arabistan'dan havalanan uçağın önce Umman'da durduğunu ve daha sonra Almanya'daki ABD üssüne gittiğini savundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsimleri açıklanmayan kaynaklar, uçakta yaklaşık 20 yaralı ABD askerinin bulunduğunu, bunlardan ikisinin insansız hava aracı (İHA) patlamasında yaralandığını öne sürdü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kaynaklar, askerlerin Almanya'daki Landstuhl Bölge Tıp Merkezi'ne travmatik beyin hasarı, hafıza kaybı ve beyin sarsıntısı gibi "acil" kodlu yaralanmalarla getirildiğini iddia etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İran, en çok Birleşik Arap Emirlikleri'ne füze ve İHA fırlattı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Körfez ülkelerinin savunma bakanlıkları, İran'daki kuruluşlar, İsrail ordusu ve açık istihbarat-analiz kaynaklarından bölgedeki saldırıların dağılımına ilişkin derlenen verilere göre, İran bağlantılı saldırılarda Körfez ülkelerine yaklaşık 3 bin 186 füze ve İHA yöneltildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın mühimmatı, ABD-İsrail saldırılarının başladığı 28 Şubat'tan bu yana Körfez ülkeleri arasında en çok BAE topraklarını hedef aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'a ait 1797 füze ve İHA, 28 Şubat-11 Mart tarihlerinde BAE'ye doğru fırlatıldı. Bu sayı, Tahran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarının yaklaşık yüzde 56'sını oluşturdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İkinci sıradaki Kuveyt, 682 füze ve İHA ile hedef alınırken Bahreyn'e 285, Katar'a 237'den, Suudi Arabistan'a 170'ten ve Umman'a 15'ten fazla füze ve İHA fırlatıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Öte yandan, İran bağlantılı saldırılarda İsrail de 650'den fazla füze ve İHA'yla hedef alındı ancak ne İran ne de İsrail, kayıtlarındaki rakamları tam olarak paylaşmadı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hedef alınan ülkelerdeki savunma sistemleri, bunların büyük bölümünü etkisiz hale getirdi, bir kısmı isabet kaydetti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Dubai'de patlama sesleri: Finans merkezi vuruldu<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">Dubai hükümeti, kent merkezindeki bir binanın cephesine hava savunma sistemlerinin müdahalesi sırasında oluşan şarapnel parçalarının düştüğünü belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kent merkezindeki bir binanın cephesine, hava savunma sistemlerinin müdahalesi sırasında oluşan şarapnel parçalarının düştüğü belirtilen açıklamada, olayın “basit bir kaza” olduğu aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklamada ayrıca, olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadığı bilgisine yer verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">"FİNANS MERKEZİ VURULDU"<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Yerel kaynakların aktardığı bilgiye göre, Finans Merkezi'nde şiddetli bir patlama sesinin duyulmdu ve binadan dumanlar yükseldiği görüldü.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın olası bir insansız hava aracı saldırısına işaret eden yetkililer, soruşturmanın sürdüğünü belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Trump'tan Rus petrolü kararı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, mevcut petrol arzının küresel erişimini artırmak için denizde mahsur kalmış Rus petrolünün satın alınmasına geçici olarak izin verildiğini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bessent, sosyal medya hesabından konuya ilişkin paylaşımda bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Başkanı Donald Trump'ın küresel enerji piyasalarında istikrarı teşvik etmek için kararlı adımlar attığına dikkati çeken Bessent, İran'ın oluşturduğu "tehdit ve istikrarsızlıkla" mücadele ederken fiyatları düşük tutmak için çalıştığını vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bessent, "Mevcut arzın küresel erişimini artırmak amacıyla Hazine Bakanlığı, ülkelerin halihazırda denizde mahsur kalmış Rus petrolünü satın almalarına izin veren geçici bir yetki sağlıyor." ifadesini kullandı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bu önlemin "dar kapsamlı ve kısa vadeli" olduğunu kaydeden Bessent, yalnızca sevkiyat halindeki petrol için geçerli olacağını belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Bessent, "Bu önlem, enerji gelirlerinin çoğunu, çıkarma noktasında uygulanan vergilerden elde eden Rus hükümetine önemli bir mali fayda sağlamayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Trump'ın enerji yanlısı politikalarının ABD'nin petrol ve gaz üretimini rekor seviyelere çıkardığının ve çalışkan Amerikalılar için yakıt fiyatlarının düşmesine katkıda bulunduğunun altını çizen Bessent, petrol fiyatlarındaki geçici artışın "kısa vadeli ve geçici bir aksaklık" olduğunu, uzun vadede ülkeye ve ekonomiye büyük fayda sağlayacağını ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">ABD Hazine Bakanlığının yayımladığı genel lisansa göre, yaptırımlar kapsamında yasak olan Rusya menşeli petrol veya petrol ürünlerinin satışı, teslimi ya da gemiden boşaltılması için gerekli işlemlere, bu ürünlerin 12 Mart'a kadar bir gemiye yüklenmesi şartıyla 11 Nisan'a kadar izin verildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>Irak İslami Direnişi, ABD’ye ait yakıt ikmal uçağını düşürdüğünü iddia etti<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD ordusuna ait KC-135 tipi bir yakıt ikmal uçağının Irak’ta düştüğünün açıklanmasının ardından Irak'taki&nbsp;İslami Direniş, olayın sorumluluğunu üstlendi.&nbsp;<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Telegram üzerinden bir mesaj yayınlayarak saldırıyı üstlenen Irak İslami Direnişi, üyelerinin uçağı hava savunma sistemleriyle hedef aldığını ve bunun da uçağın düşmesine neden olduğunu iddia etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İran'dan yapılan misillemede İsrail'in kuzeyinde 59 kişi yaralandı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İsrail acil yardım servisi Kızıl Davut Yıldızı'ndan yapılan açıklamada, İran'dan yapılan yeni füze saldırısında 58'i hafif 59 kişinin yaralandığı belirtildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Açıklamada, İsrail'in kuzeyindeki Zarzir beldesinde yalnızca 35 yaşında bir kadının sırtına şarapnel parçası isabet etmesi sonucu orta derecede yaralandığı aktarıldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'dan gönderilen füzelerin ardından sirenlerin çaldığı İsrail'in kuzey bölgesinde gökyüzünde patlama seslerinin duyulduğu basına yansıdı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail basını, İran'ın misillemesi nedeniyle bazı evlerde hasar meydana geldiğini bildirdi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NETANYAHU'NUN AÇIKLAMASI SIRASINDA SİRENLER ÇALDI<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun basın toplantısı devam ederken İran'dan yapılan misilleme nedeniyle İsrail'de sirenler çaldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Netanyahu'nun çevrimiçi basın toplantısı İsrail televizyonlarından canlı yayınlanırken önce telefonlara uyarı alarmları gönderildi, ardından İran füzeleri nedeniyle başta başkent Tel Aviv olmak üzere İsrail'in birçok kentinde sirenler çaldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan: İran, savaşı başlatmadı ve sürdürmeyi de istemiyor<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve Hindistan Başbakanı Narendra Modi telefonda bölgedeki son gelişmeleri ele aldı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Pezeşkiyan, "İran, savaşı başlatmamıştır ve sürdürmek istememektedir. Ancak meşru savunma hakkı çerçevesinde, saldırının kaynağı olan bölgedeki ABD üsleri hedef alınmıştır." dedi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">İran'ın bölgede güvensizlik oluşturmak istemediğini dile getiren Pezeşkiyan, BRICS'in bölgesel barış, istikrar ve güvenliğin korunmasında aktif rol oynaması gerektiğini vurguladı.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Hindistan Başbakanı Modi ise çatışmanın tırmanmasının hiçbir tarafın yararına olmadığını ifade etti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Ayrıca Modi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Pezeşkiyan'a "Gerilimin tırmanması, sivillerin hayatını kaybetmesi ve sivil altyapıya verilen zarar nedeniyle derin endişe duyduğunu aktardığını." belirtti.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Mal ve enerji sevkiyatının kesintisiz devam etmesinin Hindistan'ın öncelikleri arasında olduğunu ifade eden Modi, diyalog ve diplomasi çağrısında bulundu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><strong>ABD ordusu, KC-135 tipi yakıt ikmal uçağının Irak'ta düştüğünü açıkladı<o:p></o:p></strong></p><p class="MsoNormal">ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), KC-135 tipi bir yakıt ikmal uçağının Irak'ta düştüğünü duyurdu.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kazanın Epic Fury Operasyonu (Destansı Öfke Operasyonu) sırasında dost hava sahasında meydana geldiği belirtilen açıklamada, kurtarma çalışmalarının devam ettiği ifade edildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">Kazaya 2 uçağın karıştığı belirtilerek, "Uçaklardan biri Irak'ın batısında düşmüş, diğeri ise güvenli bir şekilde iniş yapmıştır. Bu, kaza düşman ateşi veya dost ateşi nedeniyle yaşanmamıştır. Daha fazla detay ortaya çıktıkça kamuoyuna detaylı bilgi verilecektir" denildi.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:48:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/abdnin-yakit-ucagi-dustu-1773384617.webp"/>
            </item>
                                <item>
                <title>9 adımda balistik imha</title>
                <category>Analiz</category>
                <link>https://www.medyamit.com.tr/index.php/9-adimda-balistik-imha-645</link>
                <guid>https://www.medyamit.com.tr/index.php/9-adimda-balistik-imha-645</guid>
                <description><![CDATA[NATO Avrupa’daki nüfusunu, topraklarını ve kuvvetlerini balistik füze tehditlerine karşı koruyabilmek için kapsamlı bir savunma mimarisi oluşturdu. Geçen günlerde İran’dan Türkiye’ye yönelen balistik füze tehditleri de 9 dakikada, 9 adımla imha edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p class="MsoNormal">NATO Avrupa’daki nüfusunu, topraklarını ve kuvvetlerini balistik füze tehditlerine karşı koruyabilmek için kapsamlı bir savunma mimarisi oluşturdu. Geçen günlerde İran’dan Türkiye’ye yönelen balistik füze tehditleri de 9 dakikada, 9 adımla imha edildi. İşte o adımlar...<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NATO balistik füze savunması çok uluslu bir sistem. Müttefik ülkelerde bulunan radarlar, komuta merkezleri ve önleyici sistemler arasında eşgüdüm içinde yürütülmesine dayanıyor. Bu ülkeler Patriot veya SAMP/T gibi hava ve füze savunma sistemleri, radarlar veya savaş gemileri ile savunmaya katkı sağlıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">1&nbsp;Tehdit füzesinin fırlatıldığının tespiti:&nbsp;Uydular, erken uyarı radarları ve diğer sensörler sayesinde füzenin fırlatıldığı mümkün olan en erken anda belirleniyor. Füzenin motor ateşi, ısı izi ve ilk uçuş hareketleri izlenerek bir tehdit olup olmadığı anlaşılmaya çalışılıyor. Bu erken tespit, karar verme ve müdahale için kritik zaman kazandırıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">2&nbsp;Takip sensörlerinin hedefe yönlendirilmesi:&nbsp;İlk tespitin ardından daha hassas radar ve sensörler hedef bölgeye yönlendiriyor. Böylece füzenin konumu, hızı ve istikameti daha ayrıntılı biçimde izlenmeye başlanıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">3&nbsp;Füzenin motorlu uçuşunun bittiğini belirleme ve takibe başlanması:&nbsp;Bu aşamada füzenin itici motorunun çalışmayı bıraktığı an belirleniyor. Motorlu uçuş sona erdiğinde füze artık balistik yörüngede ilerlemeye başlıyor. Savunma sistemi bu noktadan sonra füzenin gideceği yönü ve muhtemel hedef bölgesini daha net hesaplayabiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">4&nbsp;Gerçek savaş başlığının ayırt edilmesi:&nbsp;Füze, savaş başlığına ek olarak bazı parçalar veya aldatıcı unsurlar da taşıyabilir. Bu nedenle sistem, çeşitli radar ve iz verilerini kullanarak gerçek savaş başlığını diğer cisimlerden ayırmaya çalışıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">5&nbsp;Önleyici füzenin fırlatılması:&nbsp;Tehdit yeterince netleştiğinde önleyici füze ateşleniyor. Uçuş sırasında ilk hızlanmayı sağlayan kademeler ayrılıyor ve sistem hedefe daha hassas şekilde yönelmeye devam ediyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">6&nbsp;Uçuş sırasında veri güncellemesi yapılması:&nbsp;Önleyici füze uçuş halindeyken komuta-kontrol unsurları tarafından sürekli güncelleniyor. Böylece hedefin hareketine göre rotada gerekli düzeltmeler yapılıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">7&nbsp;Vurucu unsurun ayrılması ve son manevralar:&nbsp;Önleyici füzenin içindeki vurucu unsur, uygun aşamada ana gövdeden ayrılıyor ve hedefe son yaklaşmayı gerçekleştirmek üzere hassas manevralar yapabiliyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">8&nbsp;Vurucu unsurun hedefe çarpması:&nbsp;Vurucu unsur, tehdit başlığına yüksek hızla çarparak onu havada imha etmeye veya görev yapamayacak duruma getirmeye çalışıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">9&nbsp;Önlemenin başarılı olup olmadığının belirlenmesi:&nbsp;Son aşamada radarlar ve komuta-kontrol sistemi, tehdidin tamamen etkisiz hâle getirilip getirilmediğini değerlendiriyor. Gerekirse ek tedbirler alınıyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">NATO HAVA SAVUNMA MİMARİSİ<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal"><a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/nato" target="_blank">NATO</a>&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/balistik-fuze" target="_blank">Balistik Füze</a>&nbsp;Savunması (Ballistic Missile Defense–BMD), NATO’nun Entegre Hava ve Füze Savunması (IAMD) sisteminin bir parçası. Tamamen savunma amaçlı olan bu sistem, NATO’nun temel görevlerinden olan caydırıcılık ve savunmayı desteklemeyi hedefliyor. Balistik füze savunması, NATO’nun güvenlik mimarisinde konvansiyonel kuvvetler ve nükleer caydırıcılık ile birlikte önemli bir rol oynuyor. Ayrıca, uzay ve siber alanlardaki kabiliyetlerle desteklenerek İttifakın çok katmanlı savunma yaklaşımının bir parçasını oluşturuyor.<o:p></o:p></p><p class="MsoNormal">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 13 Mar 2026 09:35:00 +0300</pubDate>
                <enclosure type="image/jpeg" url="https://www.medyamit.com.tr/index.php/images/haberler/2026/03/9-adimda-balistik-imha-1773383813.webp"/>
            </item>
            </channel>
</rss>
