Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş’un Diyanet TV’de katıldığı “İyilik Vakti” programındaki oturma düzeni, kurumun temsil ettiği dinî hassasiyetlerle bağdaşmaması sebebiyle sosyal medyada tartışmalara neden oldu. Genç kadın ve erkeklerin yan yana, hatta “bir kız bir erkek” şeklinde yerleştirilmesi sosyal medyada çokça eleştirildi. Tepkilerin ardından Mil-Diyanet Sen’den gelen “Başkan son anda katıldı, düzen kendisinin tasarrufunda değildi” şeklindeki evlere şenlik açıklaması ise eleştirileri dindirmek yerine adeta yeni bir tartışmanın kapısını açtı.
Diyanet İşleri Başkanlığı gibi toplumun dinî hassasiyetleri konusunda örnek olması beklenen bir kurumun kendi televizyon kanalında ortaya çıkan görüntü, sosyal medyada ciddi rahatsızlığa yol açtı.
Kullanıcıların yaptığı yorumlar şu şekilde;
Bir kullanıcı; “Diyanet İşleri Başkanının TV çekiminde kadın erkek dinleyicilerin karışık ve baş açık oturtulmasını eleştirdik. Buna ‘Ne var bunda?’ diye karşı çıkanların seküler değil, Diyanet personeli ve muhafazakâr görünümlü kişiler olması karşısında hayretler içinde kaldım” ifadelerini kullandı.
Aynı zamanda eleştirilerde şu soru yöneltildi:
“Bu hususa en çok uymasını beklediğimiz Diyanet kurumu ve başkanından hassasiyet ummak çok mu olurdu?”
Programdaki yerleşim düzeninin rastlantıdan öte, özellikle planlanmış bir görüntü verdiği de dile getirildi:
“Sanki özel oturtulmuşlar... Bir kız bir erkek, bir kız bir erkek. Maksadınız nedir? Üniversite çağındaki gençleri kaynaştırmak mı?”
Bu görüntünün bazı kesimlere 28 Şubat döneminde üniversitelerde uygulanan zorlayıcı düzenlemeleri hatırlattığı da ifade edildi.
Eleştirilerin odağında en çok şu çeşit sorular da yer aldı:
“Kime ne mesaj veriyorsunuz? İslâm akidesinin neresinde var bu? Diyanet eliyle hayata geçirilmeye çalışılan bir şey mi var?”
Diyanet cephesinden gelen açıklama ise evlere şenlik
Tepkilerin ardından Mil-Diyanet Sen tarafından yapılan açıklamada, Prof. Dr. Safi Arpaguş’un yoğun programı nedeniyle yayına “son anda ve adeta apar topar katıldığı”, stüdyo ve oturma düzeninin ise kendisinin tasarrufunda olmadığı savunuldu.
Açıklamada, “Programa son anda yetişen bir Diyanet İşleri Başkanımızın, kendisinden önce hazırlanmış bir stüdyo düzeni üzerinden hedef hâline getirilmesi ne vicdanla ne de hakkaniyetle bağdaşır” denildi.
Ancak tam da bu savunma, Diyanet açısından daha büyük bir soru işaretini ortaya çıkardı:
Başkanın haberi yoksa, Diyanet TV’de bu düzeni kim hazırladı?
Dahası, sendika açıklamasında sorumluluğun programı hazırlayanlar, danışmanlar, müşavirler, TV yönetimi ve ilgili yetkililer tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtilerek aslında ortada kurumsal bir problem bulunduğu da dolaylı biçimde kabul edilmiş oldu.
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın toplumun dinî hassasiyetlerini temsil etmesi beklenirken, kendi ekranında ortaya çıkan bu görüntü ve ardından yapılan savunma, “Diyanet kendi yayınında hangi ölçüyü esas alıyor?” sorusunu cevapsız bıraktı.
Eleştirilerin özeti ise tek cümlede toplandı:
Diyanet’ten hassasiyet beklemek artık fazla mı geliyor?
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.