Prof.Dr. Ahmet Şimşirgil
Yaklaşık iki sene kadar önce idi. Camilerin mihrap taraflarına büyük ekran TV’ler konulmaya başlamıştı. Sosyal medyada bu durumu eleştirmiş ve mahzurlarını dile getirmiştim. O zaman DİB Başkanı olan Ali Erbaş Bey arayarak eğitim konularında kullanılacağını ve bunun ne mahzuru olabileceğini söylemişti.
Ben de birincisi kıble yönünde olmasının mahzurlarına değinerek insanın namazda kendisini görmesinden tutarak yarınlarda kolaylıkla farklı noktalara da çekileceğinden bahsetmiştim.
Ali Erbaş Bey de hak vermişti. Artık ne gibi tedbirler alındı onu bilmiyorum.
Fakat geçen gün sosyal medyaya düşen bir haber ne kadar haklı olduğumu gösterdi.
Sakarya’nın Hendek İlçesi Rasimpaşa Camii’nde gençlere yönelik dev ekranda maç izleme etkinliği ilanları yapılıyordu.
Afişlerde, “Haydi gençler! Sabah Namazı Rasimpaşa Camii’ndeyiz”!
“Sabahın bereketini maç heyecanıyla birleştirelim”.
“Namaz, kahvaltı ve Dev ekranlarda Milli Maç Heyecanı bizleri bekliyor” sloganları ile Cami içinde dev ekranlar ve kıbleye karşı gençlerle dolu cami içi fotoğrafı yer alıyordu.
Son dönemlerde çocukları oyunlarla camiye çekme projesi şimdi gençleri maçlarla camiye çekme projesine dönüşüyordu.
Çocukları camiye çekme projeleri kısa sürede nikah salonu, palyaço gösterisi ve nice cami adabına uygun düşmeyen sahnelere dönüştü ve toplumun tepkisini çekmeye başladı.
Şimdi de gençleri camiye çekiyoruz diyerek camileri kahvehaneye çevirecekler, stadyumlarda kahvelerde maç izlerken zaman zaman duyduğumuz galiz küfürleri camilerde işitmeye başlayacaktık.
Diyanet’i ve Başkan Safi Alpaguş’u etiketleyerek “Camide küfür duymak istemiyorsanız yapmayın bunu, Camileri kahvehaneye çevirmeyin” diye attığım X’e büyük destekler geldi. Sosyal mecralarda büyük tepkiye sebep olan bu uygulama sonunda İlçe Müftüsü Dr. Osman Sağlam’ın müdahalesi ile kaldırıldı.
Hendek İlçe Müftüsü Dr. Osman Sağlam imzasıyla yayımlanan yazılı açıklamada, gençleri camiyle buluşturmak amacıyla planlanan sabah namazı programı, kahvaltı organizasyonu ve Dünya Kupası maçının dev ekrandan izletilmesine yönelik etkinliğin müftülüğün bilgisi ve onayı dışında gündeme geldiği belirtildi.
Bu durumda şu suallerin mutlaka cevaplandırılması ve sebebinin araştırılması gerekiyor!
Camide maç izleme işini kim tasarlamış veya planlamıştı. Basına yansıdığı kadarıyla cami içerisinde dev ekran kurularak maç izletilmesi fikrinin, Rasimpaşa Camii Derneği Başkanı ve AKP Sakarya Milletvekili Ali İnci tarafından gündeme getirildiği ifade edilmişti. Bir milletvekili bu tür durumlara neden müdahil olur, anlamak mümkün değildir. Her ne kadar Ali İnci konunun cami içinde olmadığını söylese de ilan edilen afişler kendisini yalanlıyordu. Mesele çevir kazı yanmasına dönüşmüş gözüküyordu.
Keza geçen Ramazan Bayramı’nda da Manavgat Külliye Camiin’de AK Parti Antalya Milletvekili Dr. Tuba Çokal’ın namazın hemen akabinde mihrap önünde erkeklerin arasında bayramlaştığına şahit olmuştuk.
Bütün bunların normal gelişmeler olması mümkün değildir. Camilerle, ibadetlerle, dinimizin temel prensipleri ile oynanmamalıdır.
Şayet tepkiler gelmemiş olsaydı camilerde yükselen maç tezahüratlarının nerelere varacağını düşünebiliyor musunuz?
Diyanet’in bu konularda yerinde ve zamanında karar almaması ve tepkilere göre davranması ayrıca düşündürücüdür.
İbadet mekanlarının maksadını ve adabını bozma girişimleri sinsice yürütülmektedir. Sihirli cümle de “insanları camiye çekiyoruz”dur. Bunlara verilecek cevap, “beyefendi camiye değil namaza insan çekmelisiniz” olmalıdır. Yoksa camiye erkek veya kadın getirmenin yüzlerce yolu vardır. Camiyi tıka basa da doldurabilirsiniz. Bunları söylemeye dilim varmıyor. O zaman oranın adı başka bir mekân olur.
Ali İnci Bey tenkit edenlere karşı caminin diğer müştemilatını göstererek biz burada yapacaktık diyor. Peki orada bilardo ve masa tenisi masalarından şişme oyun parklarına kadar her türlü faaliyetin olduğu görülmektedir. Evet bunlar zaten vardır. Belli ki film de izleniyor, maç da izlenebilir.
Açıklamada müftülük iptal etmiştir denildiğine göre gösterdiğiniz yerin olması mümkün değildir. Müftülüğün bu müştemilat salonlarındaki her faaliyeti onayladığı anlamını çıkarmıyorum. Zira bunlarda da dinimize uygun gelmeyen pek çok oyunun oynandığı anlaşılmaktadır. Zaten faaliyetin, gençlerin cami ortamıyla daha fazla bağ kurmasını sağlamak amacıyla sosyal ve manevi içerikli bir buluşma olarak tasarlandığı belirtilmişti ki bu da cami içerisinde olabilirdi.
Dolayısıyla Ali İnci’nin açıklaması tamamen zevahiri kurtarma yönündedir.
Neticede din adamları ve bu cami dernekleri görevlileri gençleri camiye değil namaza ve cemaate getirmeye odaklanmalıdır.
Camilerimizin maksadı dışında kullanılmasına asla fırsat verilmemelidir. Zira camiler Allahü teâlânın evidir ve ibadet mekanıdır! Burada fıkıh, tefsir, Kur’an-ı kerim dersleri almak da bir ibadettir ve aynı maksadın içerisindedir.
Velhâsıl camiler palyaçoların sahne alacağı bir alan değildir, nikah salonu değildir, sinema salonu değildir, oyun ve gösteri yeri değildir.
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.