Orta vadeli program açıklandı
EkonomiCumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonominin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı açıkladı. Yılmaz konuşmasında "Büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Yılsonu enflasyon tahminimiz 28,4'e yükseldi" ifadelerini kullandı. Yılmaz KKM'den çıkışın sorunsuz şekilde tamamlandığını da sözlerine ekledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, ekonominin 3 yıllık yol haritası niteliğindeki Orta Vadeli Programı açıkladı. Yılmaz konuşmasında "Büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Yılsonu enflasyon tahminimiz 28,4'e yükseldi" ifadelerini kullandı. Yılmaz KKM'den çıkışın sorunsuz şekilde tamamlandığını da sözlerine ekledi.
Ekonominin 2027-2029 dönemi yol haritası niteliğindeki OVP çalışmalarında sona gelmesiyle, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz yeni OVP'nin detaylarını kamuoyuyla paylaştı.
OVP ile finans ve fiyat istikrarı, büyüme, istihdam gibi kritik alanlarda nasıl bir rota izleneceği belirlenecek. Kamu idarelerinin ödenek teklif tavanları da OVP'de yer alacak.
İşte Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın konuşmasından öne çıkanlar:
Ortak aklı ve katılımcılığı esas alan şekilde hazırladığımız programımız politikalarımız ve tedbirlerimize yansıtılmıştır. Öngörülebilirliğin azaldığı ve risklerin tarihi yüksek seviyelere çıktığı bir dönemden geçmekteyiz. Özellikle bölgemizde yaşanan savaşın doğrudan ve dolaylı etkileri yaşanmaktadır.
Geçtiğimiz yıl esas aldığımız varsayımlar, bölgemizde meydana gelen savaş başta olmak üzere hadiseler dolayısıyla güncellenmiştir.
Euro bölgesi büyümesi 1,2’den 0,9’a gerilerken, Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde büyüme yüzde -0,5’e kadar gerilemiştir.
Brent petrol ortalamada 89,3 dolara yükselmiştir. Küresel enflasyon tahmini yüzde 3,6’dan 4,7’ye yükselmiş durumdadır.
Büyüme tahminimizi yüzde 3,3 olarak güncelledik. Yılsonu enflasyon tahminimiz 28,4’e yükseldi. Enerji ithalatı tahminimiz 71 milyar dolara yükseldi. Dış ticaret açığı tahmini 105 milyar dolara çıktı. Bu güncellemeler programımızın yönünde veya ana çerçevesinde bir değişiklik anlamına gelmemektedir.
Türkiye ekonomisi üretmeye, büyümeye ve istihdam oluşturmaya devam etmektedir. 2026 yılı küresel büyümenin ivme kaybettiği bir yıl olarak karşımıza çıkmaktadır.
Küresel büyümenin yüzde 3,4’e yükselmesi beklenmektedir 2027’de.
En büyük ihracat pazarımız olan AB’de büyümenin 2026’da yüzde 1,2’ye gerilemesi 2027’de 1,4 seviyesine yükselmesi beklenmektedir.
MENA bölgesinde 2027 yılında beklenen yüzde 7,3’lük güçlü büyüme 2026’daki sert daralmanın baz etkisi ile gerçekleşecektir.
2026 yılında ihracatçılarımızın oldukça zorlu bir dış talep ortamına rağmen başarılı performans ortaya koyduklarını belirtmek isterim.
Jeopolitik risklerde yaşanan belirgin artış dikkat çekici. Risk endeksi hızlı bir şekilde yükseldi.
Savaşın ardından tarihsel ortalamasının oldukça üzerine çıktı.
Geçtiğimiz yıl 2026 yılı için 63 milyar dolar olarak gördüğümüz enerji ithalatımız 71 milyar dolara güncellememizde bunlar etkili oldu.
Uyguladığımız politikalar çerçevesinde TL’ye güven artarak devam etti. TL mevduat payı yüzde 61,5 seviyesine yükseldi.
KKM'den çıkış sorunsuz şekilde tamamlandı. Risk primimiz 220’nin altına inmiştir.
Kaydettiğimiz mesafenin önemli göstergelerinden biri de ihracatımızdaki olumlu seyir. Ağustos ayında 280 milyar dolar seviyesine ulaştı. 2024 ağustosunda yüzde 40 olan orta yüksek teknoloji ürün payı yüzde 44,1’e ulaştı.
Enerji ve emtia fiyatlarındaki yükseliş dış dengemizde geçici baskı oluşturdu.Cari işlemler açığının milli gelire oranı, 2025 yılında yüzde 1,6 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılında yüzde 2,3’e yükseldi.
Uzun dönem ortalaması olan yüzde 3,2’nin belirgin bir şekilde altında kaldığını mevcut seviyenin vurgulamak isterim.
Yüzde 75,5 seviyesine yükselen enflasyon belirgin düşüş eğilimine girmiştir. Geçici olarak yataylaşmıştır. Yüzde 31,5 seviyesinde gerçekleşmiştir Ağustos 2026 itibarıyla. Yıl sonu yüzde 28,4 seviyesinde olmasını bekliyoruz.
Savaştan doğrudan etkilenen ana kalemleri dışarıda bıraktığımızda enflasyonun aşağı yönlü olduğunu görüyoruz. MB’ye göre savaşın enflasyon üzerindeki etkisi 7 puana yakın hesaplanmaktadır.
Tasarruf genelgesiyle, bugüne kadar 2016 harcama biriminde denetim gerçekleştirildi, genelge kapsamındaki harcamaların bütçe içindeki payı yüzde 4,6’dan, 2,9 seviyesine geriledi.
2026 yıl sonunda milli gelirimizin 1,8 trilyon doları aşmasını bekliyoruz. 20 bin doları aşan kişi başı milli gelirle 2026 yılında satın alma gücü anlamında 11. Büyük ekonomisi konumumuzu sürdüreceğiz.
Önümüzdeki dönemde temel hedefimiz fiyat istikarını kalıcı hale getirerek enflasyonu tek hanelere indirmek. Enerji başta olmak üzere kritik girdilerde arz güvenliğimizi güçlendireceğiz.
Şimdi de elde ettiğimiz kazanımların üzerine inşaa ettiğimiz OVP hedefleri, yüzde 3,3 olarak gerçekleşmesini beklediğimiz büyümenin 2027 yüzde 4,2, 2029’da yüzde 5 olmasını bekliyoruz.
Tarımda teknoloji ve verimlilik artışı, hizmetlerde bilgi ve teknolojiye dayalı yüksek katma değerli faaliyetlerin öne çıkmasını sağlayacağız.
MEVCUT OVP'DEKİ HEDEFLER
2026-2028 dönemini kapsayan OVP'de ekonominin 2026'da yüzde 3,8, 2027'de yüzde 4,3 ve 2028'de yüzde 5 büyümesi hedeflenmişti.
Enflasyonun bu yıl için yüzde 16, 2027 için yüzde 9, 2028 için yüzde 8 olması öngörülmüştü. Bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılaya oranının 2026'da yüzde 3,5, program dönemi sonunda ise yüzde 2,8 olarak gerçekleşeceği hesaplanmıştı. Söz konusu programda, işsizlik oranında 2026 için yüzde 8,4, 2027 yılı için yüzde 8,2 ve 2028 için yüzde 7,8 hedefi konulmuştu.
İhracatın bu yıl sonunda 282 milyar dolar, 2027'de 294 milyar dolar, program sonunda 308,5 milyar dolar olması hedeflenmişti. İthalatın ise 2026'da 378 milyar dolar, gelecek yıl 393 milyar dolar, 2028'de de 410,5 milyar dolar olması öngörülmüştü.
İlginizi Çekebilir